Xhamsterdan

Xhamsterdan
Öncelikle bu yazıyı kendisinin isteği ile yazdığımı belirteyim. İsimler uydurulmuştur.

Yaklaşık 1 sene önce xhamster da bir selamla başladı ilişkimiz. yaklaşık 6 ay boyunca adını oturduğu şehri hatta yaşını bile farklı biliyordum selenin. 6 ay geçmiş güvenini kazanmıştım. Bir seviye ileri atlayıp telefonla kamera ile görüşmeye başladık. Ufak internet ve telefon sevişmeleri ile birbirimizi rahatlatıyorduk. Evli olması ve mesleği nedeni ile reel görüşmeden yana değildi. Çünkü tüm hayatı değişebilirdi bir aksilik olması halinde. Her geçen gün birbirimizi daha çok arzuluyor olacakların önüne geçemeyeceğimizi daha iyi anlıyorduk.

Görüşmelerimiz hep böyle telefon ve internet üzerinden sürdü gitti taki 1 hafta öncesine kadar. Selen 3 günlüğüne seminer nedeni ile il dışına çıkacağını eşinin çocukların okulları ve işi nedeni ile yanında olamayacağı haberini verdiğinde kendisine kaldığı otelde yanına gitme fikrini açtım. Tüm iş arkadaşlarının orda olacağı bunun mümkün olmayacağını söyleyeceğini daha teklif etmeden tahmin edebiliyordum. Ama içimde ki ona karşı olan arzu tarif edilemeyecek kadar çoktu. Gün içinde kesinlikl görüşmemek sadece geceleri gizlice odada görüşmek fikrini seminerden 1 gün önce kendisine zorla kabul ettirmiştim. Daha sonra kendisininde artık bundan kaçmak istemediğini söylemesi beni daha da mutlu etmişti.

Seminer için şilede bir otel seçilmişti. Güzel kaliteli bir oteldi gidilen otel. Onlar henüz gelmeden ben otele gitmiş odama yerleşmiştim. Otele devamlı insanlar geliyordu. İş arkdaşları olduğunu tahmin edebiliyordum ama henüz seleni görememiştim. Yaklaşık 1 saatlik beklememin ardından selen gelmişti. Onu eşi bırakmıştı. Açıkçası eşinin yakışıklı oluşu kendimi rahatsız hissettirmişti içten içe. Akşam yemeğinde yemek salonunda ilk defa birbirimizi yakından gördük. O ilk heyecanı hissini hala unutmadım. Elimdeki çatalı istem dışı önümdeki tabağa vuruyordum. O ise bana bakmaktan kaçmaya çalışıyor ama bir taraftan da incelemek ister gibi her fırsatta bana bakıyordu.

Yemekten sonra odama gidip selene oda numaramı mesaj attıp beklemeye başladım. Saat 23:00 civarlarında tıklayan kapım kalbimin atışını değiştirmişti. Kapıda beklememesi gerektiği için acele ile kapıyı açtım. Kapıyı açmam ile selenin kendisini odaya atması kapıyı kapatmaya çalışması bir olmuştu. İkimizde sessiz bir şekilde birbirimize baktık. Tek kelime bile etmeden dudaklarımız buluşmuştu. Ne kadar kendi vücut ısım yükselmişte olsa selenin teni ateş gibi geliyordu parmaklarıma. Kapıdan çok fazla uzakta olmayan yatağa giderken üzerimizdeki bir çok fazlalıktan kurtulmuştuk.

Boynunu emerken çıkardığım sütyeninden kurtulan göğüsleri harika görünüyorlardı. Avuçlarım arasına alıp hafif çe sıkarak uçlarını açığa çıkartıp emiyor, dişliyor dudaklarımdan hiç ayrılmamalarını, o tadı hiç yitirmemem gerektiğini düşünüyordum. Uzun uzun emdiğim göğüslerinden tenini tadarak göbeğine ordan kasıklarına inmiştim. Dilime dudaklarıma bulaşan sıvısı ılıktı ve bu tat benim sertleşmeme yetiyordu.

15 dakika o güzelliği tadarak, emerek geçmişti. Selen orgazm olmuş benim devam etmem nedeni ile inlemelerine engel olamıyor hale gelmişti. “Yalvarırım gir içime” demesi ile doğru zamanın geldiğini anlamış bacakları arasında yerimi almıştım. Dudaklarını öpmek için uzanırken aletimin başını girişine sürtüyor, selenin suları ile aletimi kayganlaştırıyordum. Tek hamlede yüklenerek tamamını selene sokmuştum. İçi dışından da fazla sıcaktı. Kollarını boynuma dolamış, bacaklarını iki yana ayıra bildiği kadar ayırmış beni içine alıyordu selen. O aylardır arzuladığım kadınla birlikte idim. Her anı büyülü gibi geçiyordu.

Bacaklarını omzuma almış içine girip çıkmaya devam ediyordum. Artık benimde orgazm olmam yaklaşmıştı. Boşalmak için aletimi içinden çıkartırken “çıkarma içime boşal korunuyorum” demesi ile boşalmaya başlamam bir olmuştu. Bir süre içinden çıkmadan o şekilde kaldık.

Bu selen ile ilk birlikte oluşumuzdu. O gece ve önümüzdeki diğer 2 gece boyunca defalarca birlikte olduk. Unutamayacağım kadar güzel bir 3 gündü benim için. Şimdilik telefon ve internet üzerinden görüşmeye devam ediyoruz. Ama yeni fırsatlar için ikimizde can atıyoruz.

Bu yazı isimler hariç (yer ismi dahil) tamamıyle yaşanmış bir olayın anlatımıdır.

Abimin Kirli Çamaşırları

Abimin Kirli Çamaşırları
Biz iki kardeşiz. Ben Murat, on dokuz yaşındayım. Benden sekiz yaş büyük bir de Alper abim var. Aramızda bu kadar yaş farkın olmasının nedeni, abim doğduktan sonra babamın Suudi Arabistan’a inşaatlarda ustalık yapmaya gitmiş olması. Neyse, bundan iki yıl kadar önce bizim yan apartmana, bizim katın hizasındaki daireye yeni evli bir çift taşındı. Adlarını sonra öğrendiğim otuzlu yaşlardaki Kerem abi ve eşi Leyla abla, o zamanlar yeni evlenmişlerdi. Kerem abilerin yatak odasıyla benim yatak odamın pencereleri birbirine bakardı. Genellikle perdeleri kapalı olduğundan pek bir şey görülmezdi ama yatak odalarını merak ederdim. Yeni evli oldukları için abim “Ulan şimdi o evde ne sikiş dönüyordur ha!”, diyerek henüz hiçbir seks tecrübesi olmayan beni epeyce meraklandırmıştı bu konuda. Bazen odamın tül perdesinin arkasından odalarını dikizler, boşu boşuna kalın güneşliklerin arkasında olan bitenleri hayal etmeye çalışırdım.

Abim, üniversiteye başladığı sene vücut geliştirmeye de merak sarmış ve spor salonuna kaydolmuştu. Babam biraz ince yapılı olduğum için beni de göndermek istiyordu ama ben herkesin içinde giyinip soyunmaktan, duşa filan girmekten çekindiğim için hiç istemiyordum. Oysa abim zaten salonda duş almıyor, eve terli terli dönüyordu. Abim çok azimliydi, kullandığı takviyelerle filan iki sene içinde ciddi anlamda kas yaptı. Beslenmesine de çok dikkat ediyordu. Abim üniversitenin ikinci senesinde lap top da almıştı. İnternetten sürekli vücut geliştirme sporu yapanların resimlerine bakıyorduk. İşte o zamanlarda bu fotoğraflara bakmak beni abimden daha farklı etkiemeye başladı. Abimin de güzel bir vücudu vardı ama hiç ilgimi çekmiyordu diyebilirim. Bazen geceyarısı ben uyurken lap topunu alıp odama gelir, pencerenin önündeki masama koyup kulaklıklarını takar, porno izleyerek otuzbir çekerdi. Odam evin en uzak ucunda olduğundan ancak böyle rahat ediyordu. Bazen pencerenin kenarındaki sandalyeden kalkıp otuzbir çekerken aletini lap topunun kamerasına doğru tuttuğu olurdu. Karanlıkta lap top ekranının ışığıyla idare eder, odanın ışığını da açmazdı. Bir kez ne yaptığını anlamak için başımı kaldırıp baktığımda, yirmi santimlik aletini neredeyse kameraya sokuyordu. “Senin ağzını yüzünü sikerim piç, dön arkanı yat zıbar”, dedi. Bir daha da bakamadım.

Bir gece abim arkadaşlarında kalınca fırsat bu fırsat diyerek, annem ve babam yattıktan sonra abimin lap top’ını alıp odama getirdim. Şifresini biliyordum, kız arkadaşının adı yani Seren1907’ydi şifresi. Lap top’ı masama koyup açtım, amacım abimin indirdiği kaslı adamların fotoğraflarına bakarak otuzbir çekmekti. Fotoğraflara bakarken dışarıdan gelen bir sesle birden gözüm dışarıya kaydı. Karşı pencerede perde aralanmış, cam açıktı. Kerem abi yatak odalarındaki abajurun ışığında giysi dolabının karşısına geçmiş ayna da kendisine bakıyordu. Abajurun ışığında kıllarla kaplı mantar başlı heybetli aletini sağa sola sallayarak göğüslerini ve karnını okşuyordu. Anında sertleşmiştim, lap top ekranını unutmuş bütün dikkatimi beni hipnotize eden bu yarrağa vermiştim. Fakat daha net görmek istediğimden tülü hafifçe kaldırıp bakmaya başladım. “Kerem abi evde yalnız heralde”, diye düşünürken odaya kafasında havluyla çırılçıplak giren Leyla ablayı gördüm, duştan yeni çıkmıştı. Yürürken göğüsleri hopluyordu, Kerem abinin yanından geçerken kocası kalçalarını avuçladı. Kadın koşarak perdenin arkasında kalan yatağa atladı. Bu sırada heyecandan başımı pencerenin camına gürültüyle vurunca hemen başımı eğdim. Birkaç saniye bekledikten sonra yavaşça başımı kaldırdım ve Kerem abinin bana göz kırparak yatak odasının camını kapatıp perdeyi kapattığını gördüm.

İki hafta sonra apartmanın otoparkının duvarına oturmuş telefonumda oyun oynarken Kerem abi yanıma yaklaşıp: “Yardım eder misin bana abisi? Şunları eve çıkarmam gerekiyor”, dedi arabasının bagajında market torbaları vardı. Beraber torbaları bagajdan alıp eve çıktık. Ben kapıdan torbaları verip dönecektim ki, “Gel bir şey konuşucam senle”, dedi. O anda biraz panik oldum, evlerini röntgenlediğim için ağzıma sıçacağını düşünüyordum. “Al bu parayı dedi”, bana 20 lira uzatarak, “kendine bir şeyler alırsın”. Ben parayı elinden alacakken para yere düştü. Ben eğilip parayı almaya çalışırken bir eliyle kapıyı iterek kapattı, öteki eliyle de kafamı tutup pantolonun önüne bastırdı. Sikinin sertliğini yanağımda hissediyor, taşaklarının mis gibi kokusunu içime çekiyordum. Kapıyı ittiği eliyle fermuarını açıp donunun üzerinden iyice sertleşmiş aletini yüzüme ve ağzıma sürdü. Utançta kıpkırmızı olmuştum. “Geçen gün bunu pencereden gördüğünden beri canın çekiyor değil mi?”, diye sordu Kerem abi. Beni dövüp kapıya atacağına emindim, sessizce dayak yemeyi bekliyordum.

Penisinin mantar başıyla dudadklarımın arasında sadece bir kumaş parçası vardı. Taşaklarının kokusuyla büyülenmiş gibi donunun üzerinden tadını almak için donuna dilimi dokundurdum. “Acıkmışsın…”, dedi Kerem abi, “Seni taşınırken ilk gördüğüm gün anlamıştım senin yumuşak bir çocuk olduğunu. Senin gibileri tanırım”. Nefes alış verişim hızlanmıştı, yüzüm kıpkırmızıydı ama yüzümü taşaklarına bastırıp daha da koklamamak için kendimi zor tutuyordum. “İlk defa olacak değil mi? Şimdi donumu sıyırıp da şu etli kafası ağzına almak için neler vermezdin ki… Kokusu seni çıldırtıyor biliyorum, hiç yalan söyleme”, dedi. Utançtan sadece yere bakabiliyordum. Çenemi tutup başımı kaldırdı, “Onu sana vereceğim ama bir tek şartla…”, dedi. İçimden bir ses, “Dile benden ne dilersen Kerem abi”, diyordu, “Senin için her şeyi yaparım”. Artık bedenimin kontrolünü yitirmiştim, sanki onun elleriyle oynattığı bir etten kukla olmuştum.

“Bana o kas yığını abinin donunu getireceksin”, dediğini duydum ama duyduklarımı anlama konusunda problem yaşıyordum o andaki heyecandan. “Çekmecesindeki temiz donlardan değil, spordan geldiğinde çamaşıra attığı terli donunu getireceksin. Adı ne abinin?”. “Alper”, dedim. “Demek o kaşı pencerede lap top karşısında otuzbir çeken boğanın adı Alper ha, güzel isim. Ne dediğimi anladın mı?”, diye bir kere benden abimin çamaşıra attığı donunu ona getirmemi Kerem abi. “Bana telefon numaranı ver…” “0532 610 17…”, dedim. “Tamam, ben sana ne zaman getirmeni istediğime dair mesaj atıcam, sen de o gün getirirsin. Beni de telefonuna Kerem abi diye kaydet. Haydi şimdi git, Leyla ablan da işten dönmek üzeredir şimdi.” Ben burnumda hala Kerem abinin erkekliğinin baharatlı kokusuyla merdivenlerden inerken az önce yaşadıklarımın gerçek olup olmadığını sorguluyordum. Hayal mi gördüm diye telefonumu çıkardım, Kerem abiden gelen ilk mesajı gördüm. “Bu telefonu kaydet, ben K”. O gece rüyamda Kerem abinin yatağıma gelip yüzümü kucağına bastırdığını, bana penisini emdirdiğini gördüm.

Birkaç gün sonra Kerem abiden bir mesaj daha geldi: “Bugün teslimatı yapacaksın. Eve gelir gelmez duşa girip çıktıktan sonra, banyoyu kontrol et. Sonra alıp doğruca bana getir. Evde yalnızım. K”. Abimin spordan eve dönmesini sabırsızlıkla beklemeye başladım. Abim tam eve geldiğinde annem beni markete yolladı aksi gibi. Alışverişi bitirip döndüğümde abim duştan çıkmıştı. Koşa koşa banyoya gittim, çamaşır sepetine baktım ama oradaki donlardan hiçbiri terli ya da ıslak değildi. Sonra hatırladım, abim kirli çamaşırları odasında bırakıp beline havluyu dolayıp öyle duşa giriyordu. Evet aptalcaydı ama tam olarak yaptığı buydu. Odasına girdiğimde yarı çıplaktı. “Destur!”, dedi, “Ne dalıyorsun lan odama yarrak gibi?” Yerde yatan kirli donu gözüme çarptı. “Abi… seni annem çağırıyor, mutfakta üst raftan bir şey isteyecekmiş”, dedim. “Ulan spor salonuna gide gide evde mutfak merdiveni olduk”, diyerek odadan çıktı. Yerden donunu kaptığım gibi odama koştum. Onu sırt çantama tıktığım sırada abim içeri daldı. “Lan göt! Sen benle kafa mı buluyorsun, annem çağırmamış ki?”, dedi. “Ben yanlış duydum o zaman”, dedim. “Kulağını sikeyim senin!”, diyerek gitti.

“Arkadaşlar çağırıyor!”, diyerek kapıdan tüydüm, soluğu Kerem abinin kapısında almıştım. Kerem abi beni içeri alıp, “Ver hadi!”, dedi sertçe. Çantamdan abimin terli donunu çıkarıp ona uzattım. Kokladı ve yüzüne esrar çekmiş gibi bir gülüseme yayıldı. “Diz çök!”, dedi. Hemen dizlerimin üzerine çöktüm. “Aç ağzını!” Pantolonunun önünü açıp donundan aletini çıkarıp açık bekleyen ağzıma itti. Dilim etine değdiği o ilk anda yaşadığım heyecan ve zevk patlamasını anlatamam. Dudaklarım mantar başının etrafına yapışmıştı adeta. “Ahhh ısırma!”, dedi, “Tamam acıkmışsın ama sakin ol çocuk”. Ben aletini daha da derin almaya çalışırken o da sırtıma doğru eğilip ensemden bastırdı. O enfes kokulu taşakları alt dudağıma değerken burnum sikinin kıllarına gömülmüştü. “Isırma! Yavaş! Hafifçe em!”, diyordu ama hem heyecandan, hem de ilk oral seksim olduğundan dişlerim yarrağının etine batıyordu arada. Öne doğru iyice eğilerek pantolonumun içine eline soktu. İşaret ve orta parmaklarıyla deliğimi okşuyor, “Aaaahhh, aaahhh”, diye inliyordu ben emerken. Kerem abiyi zevklendirmek çok hoşuma gitmişti. Bir ara emerken başımı kaldırıp yukarı baktığımda yüzüne abimin çamaşırını geçirdiğini gördüm. Abimin kokusu da onu çıldırtıyor olmalıydı. “Boşalıyorum!!!”, dedi aniden ve ensemden bastırarak bütün döllerini bana yutturdu. Nefisti tek kelimeyle.

Sonraki buluşmamızda Leyla abla yine ablasını ziyarete gitmişti. Beni yatağa yatırıp başımı aşağı salarak gırtlağımı sikerken yine yüzünde abimin terli bir başka iç çamaşırı vardı. Aleti boğazıma kadar inerken o da deliğimi okşayıp kalın baş parmağıyla parmaklıyordu. “Sen hiç sikilmedin değil mi?”, dedi bana. “Hayır”, dedim. “İstersen sikerim”, dedi, “Çok zevk alırsın eminim”. “Evet lütfen Kerem abi, hemen şimdi siker misin?” “Hak ettin mi sikilmeyi sence?”, diye sordu hemen. Ona bunu bilmediğimi söyleyince. “Abinin otuzbir çekerken boşaldığı her neyse onu istiyorum”, dedi, “Nereye boşalıyor?” “Sikine o gün giydiği spor çorabını geçirip ona boşalıyor galiba”. “Tamam, istiyorum onu”, dedi Kerem abi, “Ne zaman olursa artık, onu aynı gün getirmen zor ama taze taze getirmeni planlayacağız. Senin de abini bu konuda gaza getirmen lazım”. “Nasıl?” Çalışma masasının çekmecesini anahtarla açıp birkaç yabancı porno dergi çıkardı. “Bunları al, sana mesaj atacağım günün akşamı ona göstereceksin. Bunların arkadaşına ait olduğunu, ertesi gün geri vereceğini söyle. Muhtemelen o akşam otuzbir çeker… Sonra da gece herkes yatınca bana geleceksin”. “Yapamam Kerem abi!”, dedim. “Yaparsın canım, merak etme, bu göt sikilmek için her şeyi yapar”.

Kerem abinin mesajı bir hafta sonra akşam saatlerinde gelmişti: “Operasyon bu gece. Bekliyorum”. Kısa ve öz bir mesajdı. Kerem abi tarafından sikilmeyi çok istiyordum, o nedenle dediklerini yapacaktım. O gece abimin odasına gittim. “Abi bak bunları sınıftan arkadaşım Cenk verdi”, diyerek porno dergileri masasına koydum, “Ama yarın geri götürmem şart. Babasının çekmecesinden almış, hemen yerine koyması lazım… Bu gece istersen sen de bir göz at”. Abim dergilerden birini alıp sayfalarını çoktan çevirmeye başlamıştı. “Hadi sen odana git…”, dedi Apler abim, “İşim bitince alırsın”. Otuzbir çekeceğine emindim. Sabırla beklemeye koyuldum. Abim otuzbir çektikten sonra cenabet dolaşmayı sevmediğinden hemen duşa girerdi. “Ben banyoya giriyorum anne, işin var mı banyoda!?”, diye bağırdığında sinyali almıştım. O banyoya girip anahtarı çevirir çevirmez odasına girdim, dergileri alıp sırt çantama attım. Sonra da yatağın altındaki tek çorabı farkettim. Bir poşetin içine atıp onu da çantaya attım. Annemle babam salonda bir tartışma programına dalmışlardı. Usulca kapıyı açıp çıktım. Sonradan anahtarı almadığım geldi aklıma ama artık yapacak bir şey yoktu.

Koşa koşa gidip Kerem abinin kapısını çaldım. Hemen içeri girdim. “Halletin mi?”, dedi. Evet anlamında başımı sallayınca beni kucaklayıp yatak odasına taşıdı. “Aferin sana! Sen harikasın, benim ikinci karım olacaksın bu akşam”. Ben yatağın ayak ucuna doğru göğsümün üzerine uzanıp, ayakta duran Kerem abinin yarı sert sikini emmeye ve yalamaya başladım. Kerem abi çantamı açıp içinde abimin sperm dolu çorabının olduğu torbayı çıkardı, torbayı açıp derin bir nefes çekti: “İşte bu!”, dedi, “Harika”. Elini torbaya sokup çorabı çıkardı, çorabı ters çevirdiğinde henüz kumaşı spermin tamamını ememişti. Ağzına götürüp Alper abimin spermlerini iştahla yaladı Kerem abi. Daha sonra abimin kirli çorabını emerek kumaşın emdiği spermleri de yedi. Kerem abinin aleti ağzımın içinde taş gibi olmuştu. Sırtıma doğru uzanıp bana bir süre daha masaj yaptıktan sonra başımı yatağın baş ucuna doğru çevirip bacaklarımı omuzlarına aldı. Kalın parmaklı elini ağzıma bastırarak koskoca organının kafasını içime batırdı. Hayatımda hiç bu kadar canım yanmamış ama aynı zamanda bu kadar da zevk almamıştım. “Ohhhh bekaretin uçtu gitti şu anda”, dedi.

Bekaretimi Kerem abi gibi bir adama verdiğim için hiç önemi yoktu. Damarlı sapı kanırta kanırta içime kayarken kalçalarımı tokatlayıp okşuyor, bazen aletinin sapından tutarak daha da bastırıyordu. Bir süre sonra da üzerimde “Ahhhh! Ahhhh!”, diyerek sikmeye başladı daha önce hiç sikilmemiş körpe deliğimi. Öyle çok zevk alıyordum ki “Kerem abi nolursun içime boşal!”, dedim. Kerem abi hiç duymamış gibi penisini deliğimden çıkarıp kalçalarıma attırmaya başladı. O da güzel bir duyguydu. “Neden içime gelmedin abi?”, dedim. “Sence hak ettin mi bunu Murat?”, diye sordu kalçalarıma damlayan döllerini parmaklarıyla ağzıma uzatıp bana yedirirken… Böylece Kerem abinin bütün isteklerini yaptım, benden daha neler istedi neler ama bunları yazamayacak kadar utanıyorum. Kerem abiyle hala görüşürüyoruz. Ne de olsa artık ikinci karısı oldum. Tabi Leyla abla evde yokken görüşebiliyoruz sadece… Bu arada o gece eve nasıl döndüğümü merak ediyorsanız, anahtarlarım olmasa da telefonum yanımdaydı, kapıyı abime açtırdım. “Abi Cenk dergileri almaya geldi de onları verdim, babası durumu çakozlamış da…”, diye yalan söyleyerek. Abimin derdi başkaydı tabi: “Lan siktir ya!”, dedi, “Okula gitmeden önce bir posta daha asılacaktım sabah erkenden be offf!”…

gercek bir olay

gercek bir olay
Basimdan gecen, ve hala devam eden, hic kimseyle paylasamadigim ve paylasmadigim olayi sizlere anlatmak istiyorum.
Almanyanin Batisinda yasiyorum, Evliyim 45 yasindayim. Karim 40 yasinda. 20 senedir evliyiz. Bir Okuyan 20 yasinda oglumuz var. Karimin bir 42 yasinda evli 4 cocuklu abisi ve bir 51 yasinda, 165cm boyunda biraz kilolu, bosanmis ablasi var. Ablasinin Almanya disinda calisan 26 yasinda tek bir oglu var.
Abisi Hamburgda, bizden 300km uzakta yasiyor. Ablasi bizim kaldigimiz sehirde.
2011 Senesinin paskalya tatilinde karim oglum ile beraber abisine tatile gittiler. Ben iseEvi badana yapmak icin süpriz olsun diye bir bahane uydurup gitmedim . Ablasi ise bel agrisi oldugu icin araba yolculugunu yapmak istemedi. Böylece yalniz baslarina bir haftaligina Hamburg a yola ciktilar.
Karimin gittiginin ertesi günü ablasi bana telefon acip yemek yaptigini gelip alabilecegimi söyledi. Ben de evi badana yaptim icin, zamanimin olmadigini, evde yemek oldugunu söyleyip tesekkür ettim.
Ertesi günü badana isini bitirip, ortaligi temizledim, dusumu aldim. Aksam üstü sarabimi actim ve yaptigim isleri degerlendirdim. Bi ara evin zili caldi kapiyi actim. Baldiz yemek getirmis, beraber yaptigi yemeklerden yeyip, birer kadeh sarap daha ictik. Orda burdan muhabbet ettik.
Aksam saat 21:00 olmustu, beraber 2. Sise sarabi bitiriyorduk, sordum niye gitmedigini Hamburg a. O da bana belinin bir haftadir agridigini, araba yolculugunun onu daha kötü yapa bilecegini söyledi.
Hafif cakir kafayla ona isterse belini masaj yapabilecegimi söyledim. Belinin agrisina iyi gelir diye oda kabul etti. Kaslarinin yumsamasi icin sicak dus almasini önerdim. Dusunu alip benim bornozumu giyip iceriye girdi. Yere yastik koyup, karninin üstüne yere yatti ve masaja koyuldum.
Bornozu üstünden beline kadar siyirip, südyenini de izni ile cözüp, belini ve sirtini 15dakika kadar masajyagi ile masaj yaptim. Poposuna yaklastikca tanga kilotlardan giydigini farkettim. Sonra kilodum yaglanmasin diye biraz daha assagiya indirdi. Poposunun yarisi ortada idi. Bende yavas yavas poposunun üstüne kadar yaklastim masajimla. Hic ses sikarmiyor ve itiraz etmiyordu. Isterse Kilodunu birazdaha assagiya cekebilecegini söyledim, daha rahat masaj yapa bilmek icin. Ozaman bacaklarininda masaj yapmami istedi. Kendini tamamen ciplak his etmesin diye bornozu sirtina örtüp,zaten assagida olan kilodu kendisi dahada assagiya indirdi. Bende izni ile tamamen cikarttim kilodnu. Iste o kocaman ve güzel göt ortaya cikmisti. Bacaklarini yaglayip bacak kalca masajina basladim. Bastan bacaklarini araliksiz tutarken sonra gevseyip hafiften aralamaya basladi. Aminin hafif killi dudaklari görüküyordu. Ben poposuna yag döküp göt deligine kadar parmaklarimi gezdiriyordum. Zevklendigi belli idi. Hafif hafif göt deliginin üstünden parmagimi gezdiriyordum. Benim üstümde sadece t-short ve shot vardi. Biraz geriye cekilip t-shordumu cikardim. Masaj yaparken bir elimle shordumu assagiya indirdim. Ben de arkasinda simdi ciplak halde onu masaj yapi yordum. Yagli parmaklarimla aminin dudaklarini masaj yapiyordum. Kendisinden hafif hafif inlemeler geliyordu.Hafiften üzerine egilip sikimi poposuna degirdim. Bastan ürktü, ve ciplak oldumu anlayinca oda poposunu hafif yukariya kaldirdi. Artik girmemi bekliyordu. Biraz aminin üstünden öyle sürtünüp icine girdim. Sonra sirtinin üzerine yatirip oral sex yaptik. 69 , arkadan, her posisionda sevistik……güzeldi…
Kac senedir sex yapmadigini, neyazikki itiraz edemedigini söyledi. Söz verdik ne olursa olsun ikimizin arasinda kalacagini herseyin.
Bazen bulusup hafta sonu uzaklara saunaya gidiyoruz. Ona yine bir kadin oldugunu hatirlatiyorum.
Sex e mahrum kalacagina, veya her hangibi birilerine dost olacagina, böylesi daha iyi oldugunu düsünüyoruz.
Benim ikinci karim artik….

Temizlikçi Emine Teyze 5

Temizlikçi Emine Teyze 5
Emine teyzenin yüzü bembeyaz olmuştu. Bu yaptığım tam bir çılgınlıktı. Yaptığıma inanmakta bile güçlük çekiyordum ancak artık olmuştu. Bir anlık deli cesareti ile gerçekleştirmiştim. Belki daha sonra pişman olacaktım ancak şu anda hiç değildim. Kan resmen kalbimden, vücuduma deli gibi pompalanıyordu. Son tokatla beraber, onun bir şekilde yola gelmesini sağlamıştım. Sesini kesmiş, hızlı hızlı nefes alıyordu. O anda ne diyeceğimi ben de bilmiyordum. Sadece, onun tam üzerindeydim. Bacaklarımın iç tarafından yavaşça güç alarak onun bacaklarını açmaya çalıştığım anda kendini kastı. Onun gözlerine baktım. Bana aynı şekilde bakıyordu, yüzü bembeyazdı.

Yine elimi kaldırdığım anda hemen kendi elini kendini korumak istercesine engel oluşturmak için kaldırdı. Vurmamdan gerçekten de korkmuştu.

“Dur vurma! Vurma!” dedi, nefes nefese kalmış bir haldeydi.

O anda gerçekten acıdım kadına. Ona hiç bu gözle bakacağımı hayal etmezdim. Teyze dediğim için, gerçekten de hoşuma gitmişti. Onun böyle saf ve masum hali, aynı zamanda ne kadar yaramaz olabileceğini çokça düşünür olmuştum.

“Yapma! Tamam… Bir şey yapmıyorum tamam… Bağırmayacağım…” dedi.

Nefes alışverişimi yavaşlatmaya çalışarak gözlerinin içine baktım. Türbanı biraz daha geri gitmiş ve saçları daha fazla gözüküyordu. Hızlıca nefes aldığı için göğsü inip kalkıyor, zaten güzel olan göğüsleri daha çok gözüme batıyordu. Sütyeni, giysinin altından gözüktüğü için böyle daha da hoş olmuştu.

İşin garibi o noktadan sonra ne yapacağımı bilemedim. Sadece eğilip, dudaklarımı hep öpmek istediğim o dudaklara değdirdim. Hiçbir tepki vermiyordu. Hatta dudakları titriyordu. Benden korkmuştu. Tabi ki korkacaktı, kadına tokat atmıştım. Dudaklarım değdiği andan itibaren ben de vücudumu biraz daha rahat bıraktım ve onun üzerine ağırlığımı daha fazla verdim. Aynı anda bacaklarımı biraz daha içeri doğru ittirdim ve onun bacaklarını açmak için zorladım. Ancak eteği oldukça gerginleşmişti ve bu noktadan sonra üzerinde bir şey varken bunu yapmak zor olacaktı.

Elim yavaşça eteğine indiği sırada kendini geri çekti ve elimden tuttu. Anında vurmak aklıma geldi, yine kaçacağını düşündüm ama o benden hızlı davrandı.

“Dur dur… Öyle olmaz… Günah…” dedi.

“Günahı sevabı mı kaldı Emine teyze, bunun bir şekilde inmesi lazım…” dedim ve yavaşça boynunu öpmeye başladım. Aynı anda erkekliğim onun göbeğine doğru baskı yapıyordu. Beni hissettiğine yüzde yüz olarak emindim.

Nefes alışverişi değişiyordu. Zevk mi alıyordu yoksa sakinleşiyor muydu tam olarak anlayamadım. Ancak bir şekilde bana boyun eğmesi benim için iyiye işaretti.

“Öyle yapma… Dur… Başka türlü yap…” dedi

“Ne başka türlü yapayım? Bunun başka türlüsü mü olur?” dedim. Kendini benim altımdan kurtarmaya çalışıyordu ama bundan sonra imkanı yoktu. Bir şekilde ya olacaktı, ya olacaktı. Emine teyze benimdi. Benim olacaktı.

“O zaman ben yapayım ama o şekilde olmaz…”

“Hayır… Sen benimsin, hem senin de hoşuna gidecek bak görürsün.” dedim ve bacağını açmak için hamle yaptım. O sırada hemen kendini biraz daha geri çekti ve kafasını duvara hafifçe çarptı. Daha gidecek bir yeri kalmamıştı. Mecburen altımda öyle yatacaktı. Benimle daha fazla mücadele etmesinin bir anlamı yoktu aslında. Zaten tokadı yemişti. Bu saatten sonra umurumda bile olmazdı. Ben de hemen elimle eteğini sertçe çekmeye başladım. Umurumda değildi, onu uyarmıştım. Üzeri başı yırtık bir şekilde buradan çıksa ben biterdim, o da biterdi. Bu karşılıklı bir durumdu ve çocuklu, evli bir kadın bunu göze alamazdı.

“Yapma yapma yırtılacak…” dedi ve hemen elini elimin üzerine attı. Beni çekiştirirken bunu bir işe yaramayacağını fark etti ve eli benim karnıma geldi. Beni geri ittireceğini düşündüğüm için hızlıca ona doğru bir hamle yaptım. Ancak o anda parmakları, erkekliğime kumaşın üzerinden dokundu. O haldeyken onun dokunuşuyla resmen havalara uçmuştum. Gözlerimin içine bakıyor ve parmakları ile yavaşça dokunmaya devam ediyordu.

“Ohhh… Emine teyze…” dedim ve eğilip dudaklarından öpmeye başladım. Bana karşılık vermiyordu ama parmakları erkekliğimi okşamaya başlamıştı. Kumaşın üzerinden bile olsa rahatlıkla onun o güzel, dolma parmaklarını hissediyordum. Güçlü ve kuvvetli bir kadındı. Bu durum başta bana zorluk çıkarsa da sonrasında büyük bir avantaj olacaktı demek ki.

Yavaşça dilimi çıkardım ve dudaklarına değmeye başladım. Ağzı kapalıydı ama zorla da olsa aralamak zorundaydım onu. Gerçekten delirecektim. O kadar zevkliydi ki. Ancak şu anda boşalmak istemiyordum. Kendimi tutmaya çalışarak yavaşça kendimi ileri geri hareket ettirmeye başladım. Giysimin üzerinden Emine teyzeye kendime mastürbasyon yaptırıyordum. Normalde ilk geldiği gün aklıma bile gelmeyecek bir durumdu. Aslında direk olarak zorla da olsa ona sahip olmak vardı aklımda. Ancak bana böyle dokunması, hiç ondan beklediğim bir hareket değildi. Mutfağa doğru yürürken belki aklımda binlerce senaryo vardı ancak hiçbiri bu duruma yakın bile sayılmazdı. Onun bana karşı böyle bir hamle yapacağını düşünmedim. Belki tamamen teslim olur da kendi içinde bana karşı duyguları vardır, bana karşı harekete geçer diye düşünmüştüm. Ancak şu anda yapmaya çalıştığı şeyi hiç aklıma bile getirmemiştim.

O anda deli gibi sürtünmeye başladım. O da bacaklarını rahat bırakmıştı ve etek biraz daha geriye doğru çekildi. Süt beyazı bacakları meydana çıktığı sırada biraz geriye çekildim ve ona şöyle bir baktım. Gerçekten de güzel bir kadındı aslında. Tabi ki güzellik, nereden baktığınıza göre çok değişen bir konuydu. Onu hayallerimde böyle düşünmemiştim ancak çıplak kaldığı zaman düşündüğümden daha çekici bile olabilirdi. Yavaşça elimle hamle yapıp türbanını çıkarmaya başladım. Aynı anda da eğilip öpmeye devam ettim. Bana karşı gelmesini istemiyordum. O sırada parmaklarının daha çok baskı yapmaya başladığını hissettim. şortumun üzerinden ellemesine rağmen delirmiştim. Şortum yırtılacaktı sanki. Erkekliğim içeriden çıkmak için yırtınıyordu. Sanki şortumu parçalayacaktı. Zincirlerini kırmak isteyen bir pitbull gibiydi o anda. Türbanını çıkardığım zaman o güzel yüzünü ilk defa böylesine görme şansım oldu.

“Ahhhh… Emine teyze… Çok güzel… Devam et…” dedim.

Onun da nefesi tekrardan hızlanmıştı. Zevk alıyordu. Bundan yüzde yüz emindim. Gözlerini kapatmıştı. Bunu gördüğüm anda bir anda öpmeye başladım. Aşırı tutkuluyduk. Yavaşça onun dudaklarının hareket etmeye başladığını fark ettiğim zaman dilimle dudaklarını ayırmaya çalıştım. Dilimi, ağzının içine ittirirken direnmemesi çok hoşuma gitmişti. Kalçalarına doğru ellerim giderken zevkten ölüyordum. Eteğinin üzerinden de olsa böyle okşamak, onları hissetmek paha biçilemezdi. Parmaklarım etine batarken, yavaşça kavradım. Çok güzellerdi. Dolgun kalçalarını böyle ellemek… Hayalini kurduğum kalçalar şu anda elimdeydi. Tam olarak avucumun içindeydi.

O anda titremeye başladım. Şortumun içine boşalırken deli gibi öpüşmeye başladık. Şaşırmıştım. Dilini ağzımın içinde hissettiğim zaman daha da sertçe surtunmeye başladım. Boşalmam ilk defa bu kadar uzun sürmüştü. Hayatım boyunca böyle bir şey yaşamamıştım. Gerçekten müthişti ve de bağımlılık yapıcı bir olaydı. Porno izlemekten ve kendi kendine dokunmaktan çok farklıydı.

Üzerinden kalktığım zaman, Emine teyze de kalktı ve üzerini başını düzeltmeye başladı.

“Bundan kimseye bahsetme… Laf söz olur önüne geçemeyiz.” dedi.

“Merak etme bir tanem benim. Sen boşaldin mi Emine?” dedim.

“Hayır.” dedi. Hala mahçup gibi bir hali vardı. Aslında böyle olması gerçekten insanı azdiriyordu.

“Bir daha bana öyle deme…” dedi hemen arkasından.

“Ne deneyeyim?” diye sordum.

“Direk ismimi söyleme. Saygılı ol bana.” dedi. O anda dudaklarında gülümseme yakaladım.

“Tamam Emine teyze, bir dahakine söz seni bosaltacagim sen hiç merak etme.” dedim.

“Konuşma öyle şeyler… Yemek yanacak çekil…” dedi ve yemeği yapmaya koyuldu.

Sortum deli gibi ıslanmıştı. Ama benimle konuşması çok iyi bir isaretti. Emine teyze artık benimdi. Buna kesinlikle emindim.

Cinsel Hayat-16 (Lise)

Cinsel Hayat-16 (Lise)
Önceki hikayeler için ; http://xhamster.com/user/amanbea/blog/1.html

Tekrar merhabalar.

Aybüke gittikten sonra duş almaya devam ediyordum. Bundan sonra ne olacak diye düşünüyordum, ikisi arasında seçim yapmam gerekiyordu. Ya da bu şekilde ikisine de bir şey çaktırmadan ikisini birden götürmeye devam edicektim. İşte çalışmıyor olsam ikisine de yetecek kadar enerjim olabilirdi ama çalıştığım için fazla güçlü kalamıyordum.

Duştan çıktığımda giyinip aşağıya indim fidan abla gelmiş aybüke ile birlikte yemek hazırlıyorlardı. Yanlarına doğru giderken ikiside bana bakıyor gülüyorlardı. Fidan abla nerdesin baya uzun bir duş oldu dedi. Çok yorulmuşum bugün ılık su masaj gibi geldi dedim. Aybüke annesine çaktırmadan baya güldü.

Yemekten sonra . Bahçeye geçip oturup muhabbet ediyorduk. Karanlık olmuştu artık. Aybüke birden hadi beni buranın gece kulübüne götür dedi. Yorgunluktan ölüyordum istemedim ama çok ısrar etti. Fidan abla da gidin gidin eğlenirsiniz diyerek destekledi. Onun da gelmesini istedik ama kabul etmedi.

Aybüke hazırlanmaya odasına çıkınca yanımda oturan fidan abla elini direk aletime attı. Çok özledim bunu diyerek yanağımdan boynumdan öpmeye başladı. Abla dur görcek yakalanıcaz bak dediysem de durmadı.Şortumun fermuar kısmını açtı. Boxerı aşağıya çekerek aletimi o küçük alandan çıkardı. Hızlıca aşağıya eğilip ağzına aldı. Boxer bi yandan sıkıştırıyor, fermuar aletime değiyordu o yüzden hiç rahat değildi. Ne kadar uğraşsa da kalkmadı aletim.

Rahat olmadığımı söyleyerek çekilmesini istedim fidan abladan. Bozulmuştu ama durumu anlatınca bişey demedi. 10 dakika sonra aybüke hazırlanmış bir şekilde geldi. Siyah askılı eteği dizlerine kadar olan şık bir elbise giymiş. Çok da güzel bir makyaj yapmış. Topuklu ayakkabısı, Gözlüğüyle beraber tam bir sekreter fantezisinde sikilecek hatun gibi olmuştu. Gözlerimi ondan alamadım gerçekten çok güzel olmuştu.

Ben hazırım gidelim diyince kendi halime baktım. Şort ve tshirt vardı üzerimde. Bu halde onun yanına hiç yakışmıyordum. Ben bu kadar güzel olacağını tahmin etmedim günlük şeyler giyeceksin sandım dedim. Yanımda pantolonum vardı ama tshirt giyeceğimden gene yanına yakışmayacaktım.Pantolunu giyerek geldim.

Giderken bir mağazada durup gömlek almak şartıyla evden çıkarttım. Kapıdan çıkarken fidan abla arabasının anahtarlarını uzattı. Her ne kadar babam sağolsun araba kullanmasını çok iyi bilsemde henüz ehliyetim olmadığı için almak istemedim ilk başta. Aybüke atlayarak ben kullanırım o zaman diyerek aldı. Ehliyetin var mı diye sordum. Yok ama istanbulda bile kullanıyorum burda hiç bişey olmaz dedi. Tamam madem dedim. Ardından kredi kartını uzattı kızına fidan abla. Cenke gömlek al benden olsun dedi. Paramın olduğunu gerek yok ben alırım desemde tabiki kabul etmedi.

Arabaya bindik aybüke ile. O kullanacaktı. Kemerini takarken demek güzel olmuşum öyle mi dedi. Harika görünüyorsun dedim ve elini tutarak dudaklarıma doğru getirdim ufak bir öpücük attım elinin dışına . Aynı zamanda gözlerine bakıyordum. Gözleri parladı. Ağzı kulaklarına varacak şekilde gülmeye başladı. Çok hoşuna gitmişti bu hareketim.

Hadi diyerek yola çıktık. Yolu tarif ediyordum. Önce mavi mağazası vardı onun orda durdurttum. Arabayı park edip mağazaya girdik. İnsanların özellikle abazan erkeklerin aybükeye aç gözle baktıklarını hissetmiştim. Rahatsız oldum nedense ama bir şey yapmadan mağazaya girdik.

Şanslıydık 15 dakika sonra kapanıcakmış son anda yakalamışız. Mağaza da çalışan bir kıza gömlek almak istediğimizi söyledik. Erkek reyonu üst katta diyerek bizle beraber çıktı. Kimse yoktu üst katta. Kız bedenime uygun gömlek getiriyor. Benim yerime aybüke karar veriyordu. Bunu beğendim bunu da beğendim diyerek. Daha sonra görevli kız ben seni nerden tanıyorum diye sordu. Kıza dikkatli bakınca bende bi yerden tanıyordum. Lisemin adını vererek burdansın dimi dedi. Evet dedim. Sonra liseden konuşmaya başlayınca çıkardım kızı ama ismini hatırlayamamıştım.Benden 1 dönem üstteydi. Bizi gören aybüke kıskandı heralde yanıma gelerek koluma girdi. Hadi hayatım seç de gidelim dedi.

Bu hareketten sonra görevli kız kendini çekerek gömlek göstermeye devam etti. Bu kızları anlamak zor aralarında nasıl bir telepati varsa görevli kızı hemen uzaklaştırdı. Kıskanılmak , hayatım demesi de hoşuma gitmişti açıkçası. 5 farklı gömlek beğendim. Hepsini teker teker deneyerek 5 seçeneği 2e indirmeyi başardım. İkisini de alıyoruz diyerek hızlıca çıkarttı beni ordan. Ben en beğendiğim gömleği giyerken o kasaya giderek ikisini de almış. Gömlekle beraber level atladım resmen. Şimdi yanına yakışmıştım işte aybükenin. Tekrar rahatsız edici bakışlar arasında arabaya bindik. Bu sefer ben kullanmak istedim. Gece kulübüne girdik saat 10.30 11 arasındaydı.

Masa bulduk ama ayaktaydık tabiki. Aybüke dj performansı ile eğleniyor zıplıyor oynuyordu. Ne kadar ayak uydurmaya çalışssam da yorgunluktan dizlerimde derman kalmamıştı. İçki de içince iyice uyku moduna girmiştim. Bi yere uzansam anında uyuyakalırdım. Yabancı bir parça çalarken aybüke yanıma sokuldu. Sağ elimi tutarak kaldırdı. Arkasını döndü. Sol eliyle de sol elimi tuttu. Ben kollarımı açmış bir şekilde o önümde vücudumuz birbirine temas halinde dans ediyordu. Kalçalarını aletime sürtüyordu. Anası gibi oynamaya bayılıyor teşhir etmesini iyi biliyordu aybüke.

Aletim hareketlenmişti. Poposunu iyice dayayınca pantolonu elbiseyi delip içine gircek gibi olmuştu. Hissetmişti aletimi. Bana doğru döndü. Ellerini omzuma koydu gözlerimiz birbirine kitlenmişti.Hala oynamaya devam ederken sağ elini boynuma sonra kafamın arkasına attı. Saçımla oynadıktan sonra kafamı eğdirtti. Boynumda nefesini hissediyordum. Diliyle boynumda yol çizmeye başladıktan hadi gidelim dedi. Canıma minnet gidelim dedim.

Arabaya bindik. Yola koyulmamla beraber elini bacaklarıma doğru attı. Bacaklarımı okşadıktan sonra aletime doğru getirdi elini. Pantolon üstünden okşuyordu. Issız kimsenin olmadığı bir yere gidelim dedi. Niyetini belli etmişti. Pelinle yaptığımız, kızlığını bozduğum o yere götürmüştüm. Arabayı hemen oraya yol kenarına çektik. Topuklu ayakkabılarını çıkarttı hemen.

Koltuğunun üstüne çıkarak arka koltuğa geçti. Buraya gel dedi.Aynı şekilde bende ayakkabılarımı çıkararak arkaya doğru geçtim. Koltuğa yanına oturdum. Bacaklarını açarak kucağıma oturdu. Gene göz göze geldik. Dudaklarımı dudaklarına doğru götürürken kendini geri çekti.Noldu der gibi baktım gözlerine. Sözünü tutacaksın dimi dedi. Fidan abla ile yakınlaşmam hakkındaki sözden bahsediyordu. Evet dedim sadece. Ellerini saçlarıma attı. Dudaklarıma yapıştı. Ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık aybüke ile.

Boynuma iniyor emiyor yalıyor tekrar dudaklarıma çıkıp öpüyordu. Benim de ellerim belindeydi. Yavaşça aşağıya inerek kalçalarına doğru attım. Bu sefer o kafasını kaldırdı. Ben boynuna indim. Emerek öpüyordum boynunu hem de kalçalarını sıkıyordum. Aletim kalkmıştı. Aletimin üstünde oturduğu için amıyla temas ediyordu.Ellerini gömleğimin düğmelerine atarak yavaş yavaş çözmeye başladı.

Bütün düğmeleri çözdükten sonra hızlı bir şekilde çıkardı. Ardından pantolonumun düğmelerinide çözdü. Yana doğru geçti ve pantolonumu çıkarmama yardımcı oldu. Boxer ile birlikte çıkardım. Çırılçıplaktım şimdi. Tekrar kucağıma geldi ve aletimin üstüne oturdu. Oturur oturmaz ohh diye dinledi. Eteği açıldığı için direk külodu üstünden amına temas ediyordum. Külot olmasına rağman sıcaklığını hissedebiliyordum. Kalçalarını hareket ettirdikçe ohluyor ince ince inliyordu. Dudaklarımız tekrar birleştiğinde ellerimi elbisesinin askı kısmına atarak aşağıya doğru indirdim. Askısız bir sütyen vardı krem renginde. Hemen onu da çıkararak harika göğüslerini ortaya çıkardım. Elimi kalçalarından yukarıya göğüslerine doğru götürdüm. Harika bir yumuşalığı vardı. Uçları da sertleşmişti. Kafamı eğip uçlarını emmeye yalamaya başladım. Hızlı hızlı inlemelere başladı aybüke. Memelerinden zevk aldığını anlamıştım.

Aybüke doğrularak kalktı üstümden beni yana doğru ittirerek arka koltuğa uzanmamı istedi. Tekrar üzerime çıkarak dudaklarıma yapıştı. Tekrar ateşli bir şekilde öpüştükten sonra boynuma indi. Memeleri vücudumla temas halindeydi. Boynumda göğüslerime inerek yalamaya devam etti. Göğüs uçlarımı da yaladı. Gerçekten çok zevk alıyordum bundan. İki kısmı da emdikten sonra göbeğime bir öpücük koyarak aletime doğru indi. Göbeğime doğru uzanan aletimi sağ eliyle kavradı. Taşaklarımın ordan kafasına kadar uzanan kısma diliyle yalayarak çıktı.

Dilini kafasının etrafında döndürdü. Ardından komple ağzının içine aldı. Akşam üstü olan o acemice tavırlar gitmiş profesyonel tavırlar gelmişti resmen. Her şey çok güzel giderken rahatsız hareketler yapmaya başladı. Bacaklarımla kapı arasında küçük bir alan olduğu için sığmamıştı oraya. Bacaklarından tutup kendime doğru çektim. Tam üstüme yatırdım 69 pozisyonuna geçmiştik. Etraf karanlık çok fazla ışık olmadığı için bir şey göremiyordum. Biraz doğrulup arabanın üst kısmında bulunun ışığı açtım. Kalçaları bütün güzelliğiyle karşımdaydı.

Eteğini kaldırarak elbisenin belinde toplanmasını sağladım. Daracık ufak siyah bir külot kalçalarına sığmamıştı. Mükemmel görünüyordu. Külodunu aşağıya doğru çektim. O da bacakları üstüne çıkarak külodunu çıkarmama yardımcı oldu. Tazecik amı karşımdaydı şimdi. Annesininkine benziyordu ama onun gibi sarkmamıştı. Kalçarından tutup kafama doğru bastırdım aybükeyi. Tertemiz bir amı vardı. Harika da kokusu .

Dilimi üzerinde gezdirince hafif bir ürperdi. Kalçalarını kaçırmak istedi. Daha çok bastırdım bu sefer. Am dudaklarını emmeye başladığımda off harikaa diye inledi.Sırılsıklam olmuş beyaz sıvıları dışına çıkmıştı. Clitorisini emmeye başladığımda ise resmen çığlık atacak şekilde inliyordu. Ben yaladıkça o da beni daha sert emmeye başlamıştı.

Harika bir şeymiş bu diyerek inliyordu daha sonra da aletimi yalamaya devam ediyordu. İlk defa yalandığının farkına vardım o sözüyle. Yeter dayanamıyorum dedi. Koltuklar arasındaki boşluğa inerek üzerimden çekildi. Ellerimden tutarak doğrulmamı sağladı. Tekrar üstüme çıktı. Aletimin üstüne oturarak sürtünmeye başladı. Gene mi sürtünme diye geçiriyordum içimden. Biraz kendini doğrultarak elini aletime attı. Sabit tutarak amını hizaladı. İçine almayı düşünüyordu. Ama diyebildim sadece çünkü cümlemi bitirmeme izin vermeden değilim dedi. Soracağım soruyu anlamıştı.

Nedensiz bir şekilde sevinerek kontrolü ona bıraktım. Çok yavaş bir şekilde ağırlığını bana vererek içine almaya çalıştı. Amı resmen aletimin kafasını yakıyordu. Aşırı sıcaktı annesi gibi. Canının acıdığını görebiliyordum gözlerini kapatmıştı. Çok zorlansada kafasını almayı başardı.Çok hızlı bir şekilde nefes alıp veriyordu. İçi de çok dardı. Aletime sıcacık bir baskı uyguluyordu.

Alışmaya başlayınca acı çığlığı zevk çığlığına dönüştü. Çığlık çığlığa bağırıyor çok güzel çok güzel diyerek inliyordu. Tam en güzel yerindeyken telefonum çaldı. Pantolunuma uzanarak çıkardım teli yakın arkadaşlarımdan biri arıyordu. Açmayarak firlattım kaldığımız yerden devam ederken bidaha çaldı. Normalde aramazlardı böyle kesin önemli bir şey olmuş diyerek izin aldım ve açtım telefonu. İbo arıyordu ercanı sordu. Yanımda değil çabuk söyle işim var noldu dedim. Yarın ahmetle gelip sizin orda çalışmaya başlicaz siz çıkcakmışsınız galiba dedi. O kadar çok sevindimki anlatamam adamsınız lan diyerek sevincimi belli ettim hadi görüşürüz yarın diyerek kapatıcaktımki. Çok karı kız oluyo mu lan diye sordu. Gülerek oluyo oluyo diyerek kapattım suratına.

Aletim hala dik ve içindeydi. Demek çok karı kız oluyo he senin karında kızın da benim diye çıkıştı. Ciddiye almamıştım geçiştirmek için öylesin bebeğim dedim. Kalçalarını sertçe tutarak inip kaldırmaya başladım aybükeyi. Sik beni aşkım sik beni diye inlemeye başladı. Altta olmama rağmen kontrolü elime almıştım sertçe inip kaldırıyordum. Birden durmaya ver titremeye başladı. Bacakları kasıldı orgazm oluyordu. Deli gibi çığlık atıyordu.

Harika bir şeymiş bu diyerek içten içe gülüyordu. Şaşırarak baktım Neden şaşırıyorsunki ilk sexim çok kötüydü hiç zevk alamadım sen hayatımdaki ikinci kişisin dedi. Sana daha çok zevkler yaşatıcam dedim. Yaşat aşkım sik beni istediğin kadar dedi. Çok aşırı bağlanmıştık birbirimize oysaki bir kaç saat önce annesini sikmemem için yalvarıyordu.

Hadi sıra bende diyerek devam etmek istediğimi belli ettim. Üstümden kaldırdım. Yana doğru yatırarak domalmasını söyledim. İkiletmedi. Arkasına geçerek aletimi amına dayadım. Yavaşça içine girerek kaldığım yerden devam ettim. Yaklaşık 5 10 dakika da bu pozisyonda sikmeye devam ettim. Geliyorum dediğimde içinden çıkardı aletimi bana doğru dönerek eline aldı. Tek eliyle boşalmam için 31 çektirirken diğer elini de evde ki gibi aletimin kafasının oraya getirdi gene avuç içine boşaltcaktı beni.

Tam boşalırken o boştaki elini tutarak çektim. Çenesine boynuna doğru oluk oluk akmaya başladığımda gözlerimin içine baktığını gördüm. Benimde bacaklarım kasılmıştı. Gene yoğun bir şekilde boşalmıştım. Döllerim boynunda memelerine doğru akıyordu. Beraber koltuğa yığıldık. Hemen çantasına uzanarak ıslak mendil çıkardı. Vücudumdaki dölleri bolca ıslak mendil kullanarak temizledi.

Pencereden dışarı attıktan sonra utangaç bir bakış attı. Bende ona bakıp gülüyordum. 1 tane daha ıslak mendil çıkararak seni de temizliyeyim dedi. Son anda tuttum elini. Şaşırmış bir bakış attı. Elimi kafasına doğru götürüp aletime doğru çektim. İtiraz edecek gibi oldu ama dudaklarını aletime değdirmiştim bile. İlk önce açmadı dudaklarını açmassan bidaha bu zevki tadamazsın diyerek tehdit ettim.

Zevkten yoksun kalmamak için açtı. Yarı inmiş aletimi komple ağzına aldı. Em onu şimdi diyerek emir verdim. İkiletmeden emmeye başladı. Kafasını hala bastırıyordum çıkartmaması için. Tadı güzel mi dedim. Hı hı diye bir ses çıkarabildi sadece. Ağzı dolu konuşamıyordu.

Elimi çekerek beni böyle temizleyeceksin bundan sonra tamam mı dedim. Tamam aşkım dedi sadece. Çok yorgun ve uykusuz olduğumu söyleyerek eve gidelim dedim. Tamam hayatım nasıl istersen diyerek giyinmeye başladı. Giyindikten sonra eve doğru yola koyulduk.

Bu da buraya kadar olsun tekrar görüşmek üzere..

Lüks Villada Seks! (7) ALINTI.

Lüks Villada Seks! (7) ALINTI.
Üstümü başımı düzeltip bir sigara içtikten sonra eve geçtim. Hanife mutfakta yemeği hazırlıyordu. Beni görünce, “Nerdesin, gene ne haltlar çeviriyorsun?” dedi, sinirli bir hali vardı. Cevap vermek yerine, “Ne oldu, sen neye kızdın?” diye sordum. Fısıltılı bir sesle, “Bu orospuya kızdım!” dedi. Meliha Hanımdan bahsediyordu. Arkada ne yaptığımızı görmüş ya da anlamış mı yoksa diye korkuya kapıldım, ama öyle olmadığını anlayınca rahatladım.

Hanife, “Çorbanın üstüne salçalı sos yaptım, kavurdum tereyağında. Yok, bana sormadan niye yaptın, yok bize dokunuyor, öğrenemedin mi falan filan bir sürü şeyler deyip gitti. Sinirimi bozdu!” deyince omzuna vurup, “Tamam üzülme, sen de bundan sonra yapmazsın olur biter!” dedim. Hanife dudaklarını büzüp, “O kadını senin yanında görünce zaten cinlerim tepeme çıkıyor, bir de böyle söylemesi daha da sıktı canımı!” dedi sözlerim üzerine. Oflayıp pufladıktan sonra, “Ne yapalım, gidelim o zaman buradan, madem istemiyorsun!” dediğimdeyse, “Manyak mısın, yağlı kapıyı bulmuşum bırakır mıyım?” dedi gülerek. Saniyeler içinde değişiyordu karakteri.

“Ben banyoya gidiyorum, gelirim biraz sonra!” diyerek bizim kata çıktım. Tuvaletimi yaptıktan sonra yıkandım, gündüz vakti cenabet gezmek istemiyordum. Aynı giysilerimi giyinip aşağı indiğimde Hanife sofrayı hazırlamıştı. Numan Bey ve Meliha Hanımın gelmesini bekliyordu. “Senin yemeğini vereyim onlar gelmeden!” deyince küçük masaya oturdum. Hanife çorbamı koyarken, Numan Beyin, “Tahsin geç bizim masaya, beraber yiyelim!” diyen sesi çınladı koca salonda. Aynı telefon ekranındaki gibi gülümsüyordu. Eliyle işaret edip, “Al çorbanı geç masaya, Hanife sen de gel!” dedikten sonra kendi sandalyesine oturdu.

Meliha Hanım da banyo yapmış gibiydi. Beyaz yanakları pembeleşmişti. Kahverengi pardesüsü ve başındaki türbanını çıkarmıştı. Şimdi turkuaz rengi önü fermuarlı bir ferace ile sarı renkli desenli büyük bir türban vardı başında. Kocasının yanındaki sandalyesine oturdu. Ben karşısındaki sandalyeye geçerken Hanife de benim yanıma oturdu. Numan Beyin her zamanki duasından sonra yemeğimizi sessizce yemeye başladık. Meliha Hanım kocasının yanında ağzı var dili yok bir haldeydi yine. Kaçamak bakışları zaman zaman bana ve Hanife’ye yöneliyordu. Numan Bey ise ailenin reisi olarak bizleri gözetliyordu sanki. Yemek sırasında birkaç soru sordu bahçeyle ilgili. Yemeğin ardından ben bahçeye çıkarken, onlar Hanife’nin yaptığı kahvelerini yudumluyordu.

Akşama doğru Hanife yanıma geldi. Yüzünde anlamını iyi bildiğim gülümsemesi vardı. “Ne oldu, ne arıyorsun burada?” diye sorduğumda, “Seni özledim!” dedi. Küreği tutan koluma sarıldı. “Ne o kız, azdın mı yoksa?” dediğimdeyse, “He, azdım!” dedi küçük bir kahkaha atarak. “Deli olma, görecekler bizi!” deyince, “Onların götünde pireler uçuşuyor şimdi, karı koca yattılar. Akşama yemek yapmamı da istemediler, işim yok. Bu gece zaten yapamayız. Hadi be, özledim seni!” diyerek kedi gibi sırnaştı. Ardından da elimdeki küreği alıp yere attı. Tuttuğu elimi sol memesine götürdü.

Çiçekli bol gömleğinin altındaki sutyensiz memesini hissedince yarağım hareketlenmeye başladı birden. Meliha Hanımın tadını aldığımdan beri karımı unutmuştum. “Yukarı çıkalım o zaman!” deyince itiraz edip, “Ses edip de uyandırmayalım şimdi, bahçede yapalım!” dedi. “Bahçede nerde yapacağız be, delirdin mi?” diyerek itiraz edecek oldum, ama Hanife, “Gel benimle!” diyerek halen tuttuğu elimden çekiştirip beni arkaya doğru sürükledi.

Birkaç saat önce Meliha Hanımın ağzına verdiğim yere gelmiştik. Köpek kulübesinin yanındaydım yine, ama şimdi yanımda Hanife vardı. Meliha Hanımın üstüne oturduğu kova aynı şekilde duruyordu, içtiğim sigaranın izmariti de yerdeydi. Ama Hanife bunları fark etmedi bile. Yeşil çimlerin üzerinde diz çöktü hemen önümde. Pantolonumun kemerini, düğmesini ve fermuarını açtı. Ayaklarıma inen pantolonumu çıkartmamı istedi. Yarım botlarımı çıkardıktan sonra pantolonumu, ardından da aşağı sıyırdığı külotumu çıkarttı çabucak. Yarağımı kavradı hemen. İnik haldeki yarağımın kafasını emmeye başladı. Meliha Hanımdan sonra yarağım karımın ağzındaydı.

Hanife hızlı hızlı emiyor, yalıyordu. Sağ eliyse taşaklarımdaydı, her ikisini usul usul canımı acıtmadan sıkıp bırakıyordu. Gözleri üzerimde, neşesi yerindeydi. Başını ensesi ve boynu açık kalacak şekilde tepesinden bağlamıştı yine. Siyah beyaz desenli türbanını açmak istedim, ama iğnelerle uğraşmak istemediğim için bıraktım. Yanaklarını okşadım. Yarağım sertleşmişti, boşalmamın üstünden çok zaman geçmemişti, ama karımın hünerli ağzı sayesinde eski haline dönmüştü. Yarağımı boğazına kadar alıyordu Hanife. Uzun bir süre ağzının içinde tutuyor, sonra da kendini geri çekip çıkarıyordu ağzından. Bunu daha önce de yaptığı olurdu, ama şimdi Numan Beyin etkisinde kalıp yaptığı anlaşılıyordu.

Elleri kalçalarımda ve tıpkı Meliha Hanımın yaptığı gibi götümde gezinmeye başladı. Hanife’nin ıslak ve yoğun saksosu yarağımın üstünde tükürük katmanı oluşturmuştu. Ağzından çenesine akan tükürüğüyle ıslanmış yarağımı kolayca sokup çıkarıyordu ağzına. Sonunda işini bitirdiğinde yarağım şaha kalkmış haldeydi. Çabucak kalktı ayağa ve şalvarını lastiklerinden tutup sıyırdı altındaki beyaz pamuklu külotuyla beraber. Sırtını dönüp köpek kulübesinin çatısına attı ellerini ve domaldı.

Arkasında yerimi aldığımda, “İstersen götümden sik, kaç zamandır oradan yapmadın!” dedi başını çevirip. “Tamam!” dedim heyecanla. Uzun zamandır götünden sikmemiştim gerçekten de. Daha önce defalarca yapmıştım, ama ne zaman götünden sikecek olsam kalbim küt küt atıyordu. Yine aynısı oldu ve kalbim atmaya başladı. Hanife açmıştı bacaklarını iyice. Siyah minik kılların bir çiçek gibi süslediği çukurlaşmış göt deliğine sürttüm yarağımın kafasını. Hanife minik bir inilti çıkarırken ben de inlememek için kendimi zor tuttum. Yavaşça bastırmaya başladım. Göt deliği lastik gibi gerilip açıldığında yarağımın kafası da içine girmişti. “Ihhh!” diye derin bir inilti döküldü dudaklarından.

Bense ses çıkartmamak için kendimi kasıyor, dudaklarımı ısırıyordum. Bastırdıkça yarağım giriyordu içine. Götüne giren yarağımın her bir milimi Hanife’nin aldığı zevki ve iniltilerini çoğaltıyordu. Sonunda kendimden geçercesine inledim, yarağım köküne kadar götüne girmişti çünkü. Bir süre o halde bekledim. Hanife götten vermeye alıştığından herhangi bir acı duymuyordu. Onun yerine başını çevirip, “Yapsana!” dedi fısıltıyla. “Acelen ne?” dedim tepki gösterip, ama ufak ufak götünde gidip gelmeye başladım. Kolayca girip çıkıyordu yarağım. Hanife köpek kulübesinin çatısından tutunmaya devam ediyordu. Ellerini iki yana iyice açmıştı.

Akşamüstü soğuyan hava çıplak götümü, bacaklarımı titretiyordu. Ancak Hanife’nin götünden aldığım sıcaklık soğuğu bir nebze olsun unutturuyordu. Yavaş hareketlerim gittikçe hızlanmaya başladı. Beyaz, dolgun göt yanakları ve kalçaları titriyordu. Çiçekli gömleğini yukarı sıyırdım. Çıplak sırtını okşadıktan sonra ellerimi öne atıp memelerini avuçladım. Belimi ve götümü oynatarak fazla güç harcamadan sikiyordum, ama Hanife’nin götünün verdiği zevke karşı koyamıyor aralarda hızlı hızlı pompalıyordum. İkimizden de hırıltılı inlemeler çıkıyordu. Meme uçlarını sıkıyordum parmaklarımla, hamur gibi yoğuruyordum durmadan. Yıllardır sikiyordum götünü, ama halen dar geliyordu ve bu darlık fazlasıyla zevk almamı sağlıyordu.

Adım adım boşalmaya yaklaşıyordum. Yaklaştıkça da hızlanıyordum. Beyaz göt yanakları ve kasıkları kızarmıştı. Belinin ve götünün yağlı etleri titreyip löpürdedikçe ‘Şlop şlop şlop!’ sesleri çıkıyordu sürekli. Yüksek bahçe duvarları ve yakınlarda ev olmamasının verdiği rahatlıkla sikişimizi açık havada yapmakta sıkıntı görmüyorduk. Hava kararıyordu ama Hanife’nin yuvarlak beyaz götü kararan havayla tezatlık oluşturuyor, önümü bir fener gibi aydınlatıyordu.

Hanife’den çıkan, “Ahhh, ımmm, Tahsiinnn, uhhhh, ayyyy!” sesleri eşliğinde boşalmaya başladığımda tüm vücudum titredi. Kaslarım gerilmişti iyice, memelerini var gücümle sıkıyordum. Boşalmam sona erdiğinde yüklendim götüne iyice. Hanife’den derin bir hırıltı çıktı bu anda, “Ne ettin lan, götümü delecen!” dedi acıyla karışık. Birkaç saat arayla iki defa boşalmıştım. Tüm gücüm çekilmiş gibiydi. Yarağımı çıkardığımda Hanife’nin göt deliğinin ağzının epey bir genişlediğini gördüm. Kendi kendine açılıp kapanır gibi oynuyordu deliğin ağzı, kızarmış ve morarmıştı. Akan döllerim deliğin ağzından amına süzülüyordu.

Hanife ahlayıp ıhlayarak doğruldu. Ayaklarına inmiş külotunu ve şalvarını giyinip üstünü düzeltti. “Hoşuna gitti mi?” diye sordu kıkır gülmesi eşliğinde. Cevap vermemi beklemeden, “Götümü yırttın ayı!” dedi göğsüme vurup. “Özlemişim seni!” dedim yanağından öptükten sonra. Çıkardığım kıyafetlerimi giydim. Ardından birlikte eve geçtik. Saat 18:00 olmuştu.

“Ben yemek ısıtayım, sen otur!” dediğinde oturdum küçük masaya. Öğlen yaptığı yemekleri iştahla yedik. Sikişmek ikimizi de acıktırmıştı. Sonrasında yıkanmak için üçüncü kata çıktık. Karı koca banyoda güzelce yıkandık, birbirimizi sabunladık. Geceyi ayrı odalarda geçirecektik, o nedenle vedalaşır gibi sarılıp öpüştük birkaç kez.

Hanife, “Gene yapalım, hadisene!” deyince, “Deli olma, gece karıyı sikemezsem ne olacak sonra?” dedim. “Sikme, ne olacak, sonuçta karın değil!” dedi dudaklarını büzerek. “Manyak manyak konuşma. Kadın gidip kocasına anlatıyor, memnun kalmazsa atarlar bizi işten!” dediğimdeyse, “Aman Allah göstermesin, sen o zaman bu gece o orospuyu iyice bağırta bağırta sik ki memnun kalsın Tahsinim. Yoksa atarlar bizi işten, dımdızlak kalırız vallahi!” dedi.

Hanife sözlerimden sonra korkmuştu. Çocukça korkusu ona sevimli bir görüntü kazandırıyordu. “Sen o zaman bundan sonra bana elini hiç sürme, devamlı o karıyı sik!” dediğinde alnından öpüp, “O kadar da değil, deli karı, korkma hemen, kimsenin bizi attığı yok, ama bunlar karı koca manyak tipler, ne yapacakları belli olmaz. Biz eşeğimizi sağlam kazığa bağlayalım yeter!” dedim.

Hanife sıcak suyun yumuşattığı amının kıllarını keserken, ben de etek tıraşı oldum, ardından birkaç günlük sakallarımı kestim. Sonrasında kurulanıp yatak odasına geçtik. Hanife’nin dolaptan çıkarıp verdiği temiz çamaşırlarla gömlek ve pantolonu giyindim. Verdiği gömlek Meliha Hanımın aldığı gömlekti. Ama ona Meliha Hanımın aldığını söylememiştim. Kendisi uzun mavi bir etekle siyah dar bir gömlek giydi. Başını ise bağlamayıp saçlarını atkuyruğu yaptı. Gene sutyensizdi, atlet de giymediğinden gömleğin düğmelerinin arasındaki boşluktan beyaz eti ve memeleri görünüyordu. Etli büyük uçları da gömleğin parlak kumaşını delecekmiş gibiydi.

“Hanife Hanım çok şıksınız, hayırdır?” dediğimde, “Meliha Hanım böyle giyinmemi istedi, etekle gömleği de o verdi zaten!” diye yanıt verdi gülerek. Ardından, “Sen bekle, ben geliyorum!” diyerek aşağı indi. Yatağa uzandım, gözlerimi kapattım. İçim geçmişti ki Hanife elinde bir tepsiyle geldi. “Bu ne kız?” dedim şaşkınca. Bir kabın içinde bulamaca benzeyen yiyecek bir şey hazırlamıştı.

“Hadi Tahsinim ye şunu!” deyince, “Bu ne, ne var bunun içinde?” diye sordum. “Bal, pekmez, fındık, fıstık, badem, ceviz, kuru üzüm, kuru kayısı ne bulduysam koydum içine. Hepsini iyice dövüp çektim. Hadi aslanım, ye şunu da o karının icabına bak bu gece. Bak ki memnun kalsın, belki fazladan para da verirler hem. Hadi Tahsinim, iki kaşıkta bitirirsin sen bunu, hadi aşkım!” dedi heyecanla.

“Ya sen kafayı mı yedin, deli misin Hanife?” dedim ama nafile. Hanife’nin yine inatçılığı tutmuştu. Getirdiği ekmekle birlikte kaşıkladım bulamacı. İnanılmaz tatlı ve yoğundu tadı. Hanife kendine göre bir kuvvet macunu hazırlamıştı. Adeta küçük çocuğunun ağzına kaşığı tıkayan bir anne gibi zorla yedirdi. Dibinde kalanları da kendisi ekmeği banarak yiyip bitirdi. Aşağı indiğimizde birkaç bardak su içtim. İçim yanıyordu yine de.

Saat 20:00’e gelirken Meliha Hanım ve Numan Bey aşağı inmeyince, “Ne oldu kız, başlarına bir şey mi geldi bunların, niye gelmediler?” diye sordum Hanife’ye. “Ne bileyim, sen bir gidip bak istersen!” dediğinde, “Tamam!” diyerek yukarı çıktım. Kapılarının önüne gelip kulağımı dayadım kapıya. İçerden konuşma sesleri geliyordu ama net duyamadım. Aynı zamanda dolap kapağının ve çekmecenin seslerini duydum.

Aşağı indim, “Kalkmışlar, gelirler birazdan!” dediğimde, “İyi tamam!” dedi Hanife. Televizyonun karşısındaki büyük koltuğa oturduk. İkimiz de çok heyecanlıydık. Hayatımızda ilk defa yaşayacağımız bir şeydi bu. Birkaç dakika sonra mermer merdivenlerden ‘Tak tuk!’ sesleri geldiğinde Hanife kalktı hemen ayağa. Ben de gayrı ihtiyari doğruldum.

Derken Meliha Hanım merdivenin başında göründü. Numan Bey yoktu yanında. Vücudunu saran ve diz altına gelen siyah kadifeden tek parça bir elbise giymiş, başını da parlak kırmızı bir türbanla bağlamıştı. Boynuna beyaz büyük incilerle süslü uzun bir kolye takmıştı. Her iki bileğinde de taşlı bileklikler vardı. Siyah deri çantasını elinde tutuyordu. Sanki bir düğüne ya da davete gider gibi hazırlanmıştı. Çorapsız beyaz bacaklarının üstünde salına salına gelirken ben de ayağa kalktım. Yüzünde hafif bir makyaj vardı ayrıca.

Meliha Hanım küçümser bir eda ile baktı Hanife’ye. Sonra da, “Hanife Numan Bey gelmeyecek, sen onun için ekmek arasına bir şeyler koyup hazırla. Maden suyunu da unutma sakın, sonra yukarı çıkabilirsin!” dedi soğuk ve üstten alır bir tonda. Hanife kekeleyerek, “Şey, tamam!” dedikten sonra göz ucuyla baktı bana. Ardından tezgahın başına geçip sandviç hazırlamaya koyuldu.

Meliha Hanım baştan aşağı süzdü beni. Sonra da, “Gömlek yakışmış, güzel olmuş!” dedi gülümseyerek. Nazikçe teşekkür ettim. Karşıma geçip oturdu, Hanife’nin yukarı çıkmasını bekliyordu. Tedirgin gibiydi. Nihayet Hanife bir tepsiyle yukarı çıktığında Meliha Hanımın tedirginliği kayboldu. Bacak bacak üstüne atıp geriye yaslandı. “Ayakta durma öyle, gelsene!” diyerek elini uzatınca yanına oturdum.

Başını omzuma koyup sarıldı. Şişkin memeleri vücudunu saran kadife elbisenin altından fırlamış gibiydi, koluma değiyordu. Sağ elimi omzuna attım. Yanağından öptüm. “Çok mutluyum, iyi ki buraya geldin. İyi ki seninle tanıştım. Hayatım çok monoton, çok boştu, seninle anlam kazandı!” dedi yanağımdan öperek. “Teşekkür ederim, ben de seninle tanıştığım için çok mutluyum!” dedim.

Hanife’nin zorla yedirdiği bulamacın gücü damarlarımda akmaya başlamıştı sanki. İki defa boşalmış olsam da kendimi zinde hissediyordum. Omuz başını, elbisenin sıktığı kolunu okşarken o da sağ eliyle göğsümü okşuyordu. Derken dudaklarımız kenetlendi, Meliha Hanım gözleri kapalı halde dudaklarıma asılmış, onları emiyordu. Uzattığım dilimi vakumlarken ben de onunkini emiyordum. Bir yandan da sol elimi elbisenin üstünden memelerine attım. Hanife gibi o da sutyen takmamıştı anlaşılan, memelerinin yumuşaklığını ilk anda hissettim. Onun elbisesi gibi benim de pantolonum kadifeydi. Kalın yeşil pantolonumun altında yarağım hareketlenmeye başlamıştı.

Deli gibi öpüşüyorduk, liseli aşıklar gibiydik. Derken Meliha Hanım kalktı ayağa, “Bu geceyi hemen başlayıp bitirmeyelim, sabaha kadar çok vaktimiz var nasılsa, olmaz mı?” deyince, “Olur, nasıl istersen!” dedim. Ama aslında böyle elimden kaçıp gitmesine bozulmuştum. Tezgahın başına geçti. Hanife’nin her sabah onlar için sıktığı taze portakal suyundan büyük bir bardağa doldurdu. Sonra da minik bir peynirli sandviç hazırlayıp önümdeki sehpaya koydu. “Bu gece sana hizmet etmek istiyorum, bu gece Hanife’nin yerine ben karın olacağım, sen de benim kocam olacaksın!” dedi gülümseyip.

Getirdiği sandviçi iki ısırıkta bitirdim. Kuvvet macunundan sonra çok aç değildim, ama Meliha Hanımı kırmak istemiyordum. Bardağı aldı, uzun pembe dilini çıkarıp bardağın ağzını yaladı tıpkı bir mektup zarfını yalar gibi. Ardından portakal suyunu kendi elleriyle içirdi. Hanife’den sonra Meliha Hanım da beni elleriyle besliyordu bu akşam.

Kısa yemek faslının ardından tekrar ateşli öpüşmenin kollarına bıraktık kendimizi. Dilimi yutacakmış gibi emiyordu. Bense memelerini avuçlamakla meşguldüm. Ne dün ne de bugün memeleri ile ilgilenmemiştim, ama şimdi beni vücudunda en fazla tahrik eden yeri memeleriydi. Memelerindeki sol elimi aşağı kaydırdım daha sonra. Elbisesini yukarı sıyırıp çorapsız bacaklarını, kalçalarını okşamaya başladım.

Meliha Hanım kendini geriye atmıştı ki çantasındaki telefon çalmaya başladı. “Pardon canım!” diyerek uzanıp çantasını aldı, içinden telefonunu çıkardı. Numan Bey arıyordu, görüntülü bir aramaydı yine. Meliha Hanım başını göğsüme yasladı, ekranı benim de görebileceğim şekilde tuttuktan sonra aramayı açınca ekranda Numan Beyin yüzü göründü. Gülümsüyordu tıpkı öğlendeki gibi.

Telefon hışırtılı seslerle sallandıktan sonra Hanife’yi çekmeye başladı. Numan Bey çırılçıplak halde koltukta oturmuş, Hanife ise önünde dizlerinin üstüne çökmüştü. Hanife Numan Beyin kalkık yarağını almıştı ağzına, sakso çekiyordu. “Kocan bakıyor, el salla ona, hadi gülümse biraz!” diyen Numan Beye baktı, ardından da yarağı emmeyi bırakıp gülümseyerek el salladı ekrana doğru. “Nasılsın Tahsin?” dedikten sonra kaldığı yerden devam edip Numan Beyin sallanan yarağını aç bir kurt gibi kaptı. Zaman zaman hızlanıp yavaşlıyor, dilini çıkarıp kökünden kafasına kadar yalıyordu yarağı. Numan Bey ise bu anları bir film yönetmeni gibi çekiyordu.

Öğle vakti aynı olayın tersini yaşamıştım. Meliha Hanım bana sakso çekerken Numan Bey izlemişti. Şimdiyse Hanife Numan Beye sakso çekiyor, ben izliyordum. Garip şekilde iğrenç bir olay gibi gözükmedi gözüme. Zaten dün sikişmelerine canlı şahit olduğumda da öyle görünmemişti. Hatta heyecan verici bulmuştum kendime bile itiraf etmekte zorlansam da.

Numan Beyin yarağı benimkinden biraz daha uzun ve kalın gibiydi ya da telefon ekranında o şekilde görünüyordu. Yeni tıraş etmişti. Hanife kılsız taşaklarını emiyor, dondurma gibi yalıyordu. Halinden çok memnundu. Kocasının olmayan bir yarağı iştahla alıyordu ağzına. Ekrana gözümü kırpmadan bakarken, Numan Bey, “Meliha siz de gelin, dörtlü yapmak istiyorum bu gece, hadi gelin buraya!” dedi ve kapattı telefonu.

Meliha Hanım telefonu sehpanın üstüne koyarken, “Anlamadım, ne olacak, oraya mı gideceğiz?” dediğimde, “Evet, bizi de çağırıyor, birlikte yapalım istiyor!” dedi gülümseyerek. “Nasıl yani, dördümüz birden mi?” dediğimdeyse beni sakinleştirmeye çalışır gibi, “Hayatım, bizler artık Allahın huzurunda karı koca olduk, aramızda ayrım gayrım kalmadı. Çok şükür odamız da yatağımız da büyük. Numan Bey ayrı ayrı yapmaktansa birlikte yapalım istiyor!” dedi yanağımı okşayıp.

“Grup seks mi yapacağız yani?” deyinceyse, “Hayatım, dediğim gibi bizler artık birbirimize yabancı değiliz. Numan da benim kocam, sen de. Hanife de senin karın, ben de. Aramızda yabancılık yok. Yabancılar arası bir şey değil bu, bizler Allah huzurunda karı kocayız, hepimiz birbirimizin helaliyiz. Bırak şimdi bunları. Hadi gel yukarı gidelim!” diyerek kalktı ayağa. Elimden tutup önüme geçti.

Aynı yatakta dördümüz birden sikişecektik…

Barda Kafayı Buldum Arabada Sikildim! (Jale, 18 Y.

Barda Kafayı Buldum Arabada Sikildim! (Jale, 18 Y.
ALINTI

Hiç tanımadığın, ama yakışıklı biriyle yatmak nasılsa, öyle hissediyorum kendimi. Sikişeli daha 5 saat geçmedi 🙂

Sabah okula gidiyorduk arkadaşlarla. Okuldan kaçmak için hazırlanmıştık akşamdan, herkes etek giycekti. Sabah herkeste bir karış etek. Ayıptır söylemesi çok güzel kızlarız. Neyse 4 kız gidiyorduk, takılcaktık bir yerlerde. Kızlardan biri, “Şeker isteyen var mı?” dedi. Biz de, “Oha kızım, yolda şeker mi yicez? Azacak millet :)” dedik, güldük. Sonra öyle şeker olmadığını anlayınca, herkes çıkardı dilini, hepimiz haplandık. Sonra bara gittik, hapların üstüne bir de bira falan içince, dağıtmışız ortalığı, kopmuşuz yaa! Barda resmen milletin kucağında oynuyoruz…

Bir ara Gizem bana, “Sen şu sarışın çocuğu yatağa atamazsın!” dedi. Ne bileyim kafam iyi herhalde, “Atarım!” dedim. Neyse ben gittim çocuğun yanına, “Naber?” dedim, o da “Naber olsun, iyidir! Senden?” dedi ve anında sokuldu zaten işte. Elindeki birayı verdi, ben de içtim, iyice uçtum. Sonra takıldık filan. Bana, “Az önceki çocuk kimdi?” dedi. Ben de, “Hangisi?” dedim, o da “Kucağında oturuyordun!” dedi. Ben de, “Senin de kucağında otururum, istersen tabi?” dedim…

Piste ilerledim, çıktım oynuyorum, etrafımız erkeklerle çevrili. Sarışın çocuk geldi arkamdan sarıldı, oynuyoruz. Bilerek sürtünüyorum ona. Okadar azdım ki, anlatamam, öyle böyle değil. Sonra işte birtane de önüme geldi çocuk, öpmeye çalışıyor boynumdan. Sonra sarışın çocuk (Cem), öteki çocuğu itti ve bana, “Buranın havası kaçtı, istersen gidelim?” dedi. Ben de, “Dur çantamı alayım da gidelim!” dedim ve yanından ayrıldım. Kızların yanına gittim, çantamı alırken kızlara, “Ayarladım, idda benim, ben gidiyorum!” dedim. Kızlar, “Nereye?” dedi. “Bilmem? Yol nereye götürürse!” dedim ve çocugun koluna girdim ve gittik 🙂

Bizim çocuk zengin birşey çıktı, arabası varmış, arabaya bindik. Ben arka koltuğa geçtim. Müzik son ses, ben arabada oynuyorum halen, benim etek iyice açılmış, iç çamaşırım görünüyor nerdeyse. Kısa çoraplar ve Converse’ler vardı üzerimde, okadar sexi hissediyorum ki kendimi… Tenha bir tepeye çıktık, kimse yok sabaha karşı. Arabanın camları filmliydi. Arabayı park etti, sonra müzigi kıstı. Ben tam ortada oturuyordum, elimde Sigara (!) vardı. Cem, ön koltuktan arkaya doğru uzandı, bacaklarımı açtı ve baktı, “Of oof!” dedi. Güldüm, kafam iyi. Sigarayı elimden aldı, kendisi çekti birkaç kez. Sonra bacaklarımı ikiye ayırdı ve ayak bileğimden başlayıp, içten yaladı, sonra diğerine geçti. Onu da okadar güzel yaladı ki, öldüm sandım, uçtum iyice. Sonra iç çamaşırımı çıkardı aldı, elinde salladı, sonra ağzına aldı, köpek gibi hırlıyordu. Sonra koltuğa attı iç çamaşırımı…

Arka koltuğa geldi, yanıma oturdu, beni kucağına oturttu. Zaten 50 kiloyum, boyum da 1.70 tahmin edin artık. Neyse, sikini hissedebiliyordum, okadar sert ve kalın ki anlatamam, öyle böyle değil. Biraz elleştikten sonra kucağından indim yanına oturdum. Kemerini, pantolonun düğmelerini açtık. Pantolonunu çıkardı, altında Sponge Bob’lu Boxer vardı, güldüm 🙂 Sonra çıkardı sikini ve sallıyor. Ben zaten iyice kudurmuştum, sikini aldım elime, önce alttan başladım yalamaya, toplarını ağzıma alıp bırakıyorum. Cem fazla dayanamadı, zevkten ve sabırsızlıktan kudurdu iyice, kafamı tuttu, “Hadi, sikimi ağzına al!” dedi. “Acele etme!” dedim. Sabırsızlanıyordu, kafasını geriye yasladı ve derin bir, “Offf!” çekti. Bense yavaş yavaş, nefesimi vererek yalıyordum. Siki iyice ıslandıktan sonra ağzıma aldım, koparacak gibi içime çekiyordum. Ağzıma zor alabildim, taa gırtlağıma kadar değiyordu…

Kendi kendime, (Bu kocaman aleti ağzıma zor alıyorum, amıma nasıl girecek bu yaa?) diyor ve kara kara düşünüyordum. Daha sonra kafamı kaldırdı, gözlerime bakıyordu. Sonra çekti beni tam köşeye attı, bir ayağım koltuğun üstünde, diğeri de ön koltuğun kafa koyma yerindeydi. Bu sefer bu başladı amımı yalamaya. Zevkten öldüm yaa, böyle birşey olamaz, süperdi. Dakikalarca yaladı. Amım iyice ıslandıktan sonra, ben de orgazm oldum, boşaldım. Mahvoldum iyice. Hele göğüslerimi param parça etti, kopardı resmen. Okadar sert ki, aynı siki gibi! Sonra üstüme doğru geldi, bacaklarımın arasında oynadı biraz. Derken sikini amıma sokmaya başladı. Ben “Acıyor!” deyince çekti. Sonra parmağını soktu. Bir, iki, üç parmak derken, baktım tekrar sikini sokmaya hazırlanıyor. Ve soktu da! Okadar canım yandı ki! Bu arada bekaretimi, kızlığımı kaybettim!

“Bırak, yapma!” dedikçe daha da sertleşiyordu. Acı birkaç dakika sonra zevke dönüştü. Okadar hızlı ve sert sikiyordu ki, uyuştum resmen. Bir yandan gidip geliyor, bir yandan da dili dışarda. Nerem denk gelirse yalıyordu, çok zevk aldım, ama bu arada okadar yorulmuşum ki, kıpırdayamıyorum bile. Bir de bu yetmezmiş gibi, oturdu koltuğa, ve beni üstüne çekti. Ben onun bacaklarının üstündeydim, sikini tam dikti, dayadı götümün deliğine ve “Hadi otur bebeğim!” dedi. “Ooof dur biraz, bende hiç hal kalmadı!” dedim. Tuttu beni, “Hadi dedim sana, hadi!” diyordu. Bir yandan da kulağımı yalıyordu, okadar zevk veriyordu ki, karşı koyamadım ve oturdum sikinin üstüne. Daha öncede götten çok verdiğim için zorlanmadım. ‘Larç!’ diye bir ses çıktı ilk sokuşunda. Daha sonra beni zıplatıyordu. Götten sikilmeye alışık olduğum halde, resmen acıdı, çünkü onun yarrağı bayağı bir kalındi. Hani bileğim kadar vardı yani, çok ta şekilliydi…

Oof oof! Sikerken bir de yeşil yeşil gözlerime bakıyordu, kopardı beni, sarıldım boynuna. Beni hala zıplatıyordu, yorgunluktan öldüm sandim. Ama o hala sikmek istiyordu. Sonra yine çevirdi beni, amcığımı yalamaya başladı aşağı yukarı. Amcığıma tükürüyor, sonra ağzıyla amcığımın dudaklarını öyle bi çekiyor ki, sanki bütün organlarım yer değiştiriyordu. Sonra amcığımı sikmeye başladı tekrar. Amcığım baya bi sulanmıştı zaten, kaç kez boşaldım bilmiyorum 🙂 Süper sikmişti beni, süper! Aylardır kendimi parmaklamaktan usanmıştım zaten, sikilmek iyi geldi. Gerçi kızlığım gitti, ama olsun, herşeye değer! Böyle yakışıklı biri sikti ya, gurur duyuyorum. Yarın da yine okuldan kaçacam, çok fena azdım yine, oof oof! Bugün arayacam onu, sabah alsın beni okulun ordan. Yine sikişeceğiz 🙂

Daha 5 saat önce sikildim, kıçımın üstüne oturamıyorum, ama olsun, sikişmek gibisi yok! Bu arada herkese yasal uyarı: Sikiş sikişebildiğin kadar bu fani dünyada 😉 Hadi sikişelim 🙂

[Jale]

Eski sevgilim ile kocama yakalandım

Eski sevgilim ile kocama yakalandım
Merhabalar, ben Ankaradan elif ben 1.70 boylarında kumral ve balık etli evli bir bayanım. Ben evlenmeden önce bir tane erkekle sadece aşk ilişkisi yaşamıştım ve bu kişi ile kesinlikle cinsel konuda ilişkim olmamıştı. evlendikten sonra bu insanı düşünür oldum çünkü kocam bana istediklerimi veremiyor gece 1 defa ilişkiye girip yatıyordu. bu durum iyice aklıma düşürüyordu onunla beraber olmayı. Bir gün telefon açıp ilk erkeğimle konuştum. adı (Burak) ve kendisiyle buluşmak istediğimi söyledim. burak ilk önce evli olduğum için tereddütle karşıladı sonrada kabul etti, beni kızılaydan aldı ve A.O.Ç.ye gittik.

biraz havadan sudan muhabbetten sonra derdimi anlattım ve mutsuz olduğumu anlattım. burakta bana zamanla alışmamı söyledi. saatte epeyce ilerlemiş olduğunu farkettim ve beni evime bırakmasını söyledim. burak beni eve bırakırken elini tuttum, hiç tepkisi yoktu. evimin yakınına bıraktı ben ona inmeden bir gün mutlaka bana gelmesini söyledim, kabul etti hemen. Gece mesajlaşmalar başladı burakla aramda, bana çok çılgın mesajlar yazıp beni azdırmaya başladı. kontrolümü kaybetmeye başlamıştım iyice. Burak bana kıllı amdan hoşlandığını ve jartiyere bayıldığından bahsediyordu.

Bu olaylar kafama kazındı ilk işim bir jartiyer almak oldu ve amımın kıllarını uzatmak oldu. Yaklaşık buluşmamızdan 2.5 hafta sonra Burak’ı evime davet ettim, yalnız sabah 8 de gelmesini söyledim. kocam işe gittikten sonra gelmesi daha güvenli olduğu için o sabah kocamı işine uğurladıktan sonra hemen soyunup jartiyerimi giydim ama külotumu giymedim kapı çaldı burak karşımda duruyordu bacaklarımın titrediğini hissettim burak durumumu fark etmedi ve içeri girdi sarıldık öpüştük üzerindeki hırkayı çıkartıp astı ve arkasına döndüğünde karşılaştığı manzara karşısında çok etkilendi bana ben senin altında külot var zannetmiştim dedi ve eğilerek kıllı amımı yalamaya başladı

kocam bunu hiç yapmamıştı acayip zevk alıyordum bu durumdan kocamın işyerine gittiğini öğrenmek için iş yerini aradım burakta bu sırada durmuş idi ben konuşmaya başladığım sırada yalamaya tekrar başladı telefona eşimin arkadaşı çıktı ?henüz gelmediğini? söyledi ben konuşurken zevkten inlemeye başladım ve telefonu kapattım burak beni kucağına alıp yatak odasına götürdü yatağa uzatıp yaklaşık 10 dakika kıllı amımı yaladı sanki yutacakmış gibi yalıyordu bütün kıvrımlarında dilini gezdiriyordu hemen 69 pozisyonuna geçtik 5 dakikada böyle birbirimizi yaladık bir ara beni domalttı ve götümü yalamaya başladı.

Ben biraz huylandım ama çok zevkli idi sonra aynanın karşısına getirdi beni burak yatağa sırt üstü uzandı bende aynayı karşıma alıp üzerine oturdum kalmış yarrağın hızlı bir şekilde kendimi sikiyordum bir ara bana ? seni götten de istiyorum? dedi Burak ben de ? olur? dedim ve amımdan çıkartıp yavaş yavaş götüme zorlamaya başladım Burakı’ın ki biraz kalın olduğu için biraz uğraştıktan sonra içime almaya başladım götüm genişledikçe zevk alıyorum ve aynadan giriş çıkışını gördükçe iyice azıyordum iyice kendimizi kaybetmiştik.

çılgınlar gibi inliyorduk bu arada kapı açılmış ve kocam içeri girmiş bunda haberimiz yoktu seslere doğru geldiğinde ise gördüklerine çok şaşırmış ve kızmış olmalıydı ben bir ara aynadan baktığımda eşimin kapının arasından bize .bakıp mastürbasyon yaptığını gördüm ilk başta çok korktum ama eşimden tepki gelmeyince görmemiş gibi devam ettim burak bu sırada götümden çıkıp amıma tekrar girdi eşim genişlemiş olan götümü görünce dayanamayıp içeri girdi ve kalkmış olan yarrağını götüme soktu ve bana ?orospu demekki seni her zaman iki erkek sikecek yoksa zen zevk almazsın?

dedi kocam 5 dakika sonra götüme sarsıla sarsıla boşaldı burakta altımdan kalkıp ağzıma doğru yarrağını sıvazlamaya başladı oda ağzımın içine menilerini doldurdu biraz ağzımda oynadıktan sonra menileri hepsini yuttum. Kocam bundan sonra beni her zaman iki erkekle olmamın şart olduğunu söyledi halen burak, ben ve kocam deliler gibi sex yapıyoruz .bunu bütün kadınlara tavsiye ederi

türbanlı rabia..

türbanlı rabia..
Merhaba arkadaşlar. Daha önce size hep hayal ürünü hikayelerimi yazdım ama şimdi %100 gerçek bir hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Ama yine de her ihtimale karşı isimlerde ufak oynamalar yaparak yazıcam.
Mağazamın karşısında eczanede çalışan bir kız vardı. İsmi rabia. 150 boylarında zayıf ama sıska değil tesettürlü beyaz tenli güzel hoş bir kızdı. Yaklaşık bir sene eczanede çalıştı hep bakar beğenirdim ama hiç ileriye gitmemiştim. Sohbetimiz sadece ben ilaç almak için girdiğimde kısa sohbetler oldu. Bir gün yine ilaç almaya gittiğimde yoktu. Rabia yok mu dedim. Arkadaşı evleneceğini söyledi. Şaşırmıştım hayırlısı diyip işime baktım
Ama asıl hayal kırıklığını birkaç hafta sonra rabia ve müstakbel nişanlısı ve ailesi mobilya almak için mağazaya girdiklerinde yaşadım. Nişanlandığı kişi aynı cadde üzerinde kuyumculuk ve müteahhitlik yapan salih abi nin en büyük oğlu saf emreydi. Deli değildi ama kendine bakmayan saf saf konuşan halk arasında yarım akıllı denen bir tipti. Salih abiyle esk**en beri samimiyetimizve arkadaşlığımız vardı. Onlar eşya bakarken salih abiyleben çay içip sohbet ediyorduk. Abi hayırdır dedim. Hayır ibocum dedi. Bu kız benim bina da kiracı. Babası kirayı ödeyemiyor bana da borcu var. Bana bu işi teklifetti. Bizim emre saftır ama temizdir. Rabia da onu çevirecek kız. Anlaştık tamamdedik bakalım belki bizim emrede iyice bile girer. Hem aynı binadayız göz kulak oluruz dedi. Başka bir binadan da rabianın babasına bir daire hediye etmiş. Bir nevikızı satın almışlar. Ürünler seçilirken bende biraz işe katıldığımda rabia nın bu işe ne kadar isteksiz olduğunu gördüm. Her şeye tamam ne olursa olsun modundaydı. Sözleşmemizi yaptık ve satışımızı yaptık.
Birkaç gün sonra Merkeze siparişleri geçerken bir hata olduğunu farkettim. Emreyi aradım olayın farkında bile değildi. Salih abiyi aradım ben karışmam ibocum vereyim gelinin numarasını onla hallet dedi. Rabiayı aradım hatayı anlattım abi kafam karışık anlamadım dur yanına geliyim o caddedeyim dedi ve 5 dk sonra mağazadaydı. Yanlışlığı anlattım ben anlatırken gözlerini benden kaçırıyordu abi sen bilirsin ne yaparsan yap çok da umrumda değilzaten dedi ve ağlamaya başladı. Hemen bir su verdim. Ve de çay yaptım. Biraz sakinleşti ve babasının istemediği halde ev ve para için o deliye kendini evlendirdiğini anlattı. Başta karşı çıkmış ama sonra annesi için tamam demiş. Açıkçası çok üzülmüştm. Ben ürünleri teslim edene kadar birkaçdefa daha telefonda konuşmuştuk ama bu müşteri satıcı ilişkisinden öteye gitmedi. Ama asıl olaylar düğünden birkaç ay sonra başladı.
Salih abi eleman aradığımı duyunca yanıma geldi. Bizim gelin rabia dedi çalışmak istiyor bende kuyumcuya falan sokmak istemiyorum eğer tamam dersen gelsin bi görüş işine gelirse çalışmaya başlar. Hem burası güvenilir yer hem de o evde sıkılmış bizim yarım akıllıyla biraz hava değişimi olur dedi. Tamam abigelsin bi görüşelim dedim. Ertesi gün emreyle beraber geldiler. 3-5 dakikalık bir sohbetten sonra ben şartlarımı anlattım. Rabia da her şeye tamam yaparım dedi. Onun tek derdi evden kaçmaktı zaten.
Hafta başında çalışmaya başlamıştı rabia. İlk önceleri sessiz sadece işine bakan bir kızdı. Eşimde bu durumu beğenmişti çünkü kıskançtır. Ama gün geçtikçe rabia açılmaya başladı. Benle daha sık sohbet etmeye gülmeye ikili ilişkiler kurmaya başladı. Bir gün bir kahve yapmış yanına çikolata koymuş benim yanıma geldi. Söyle bakalım ne istiyorsun dedim. Aşk olsun abi sen istedin de ne zaman yapmadım dedi. Bu senden ve çikolatalı hadi söyle dedim. Abi tamam ama aramızda dedi sana güveniyorum.merak etmiştim. Abi bizim emreyi biliyorsun. İyice sıktı beni burası çok iyi geldi ama eve gidince beni hiç durdurmuyor her akşam istiyor bazen birkaç defa istiyor. Ee ne var bunda kocan değil mi.. herkadının istediği bu dedim. Abibırak allah aşkına.. pisadam bir günden bir güne dişini fırçalamaz sigaradan ağzı kokar pis ben kaçmaya çalışıyorum dedi. Ben ne yapabilirim dedim. Bir hap var dedi. İsmini söyledi erkekliği azaltıyor. Ben onu düzenli olarak içirdim mien azından haftada bire düşer katlanması daha kolay olur dedi. Rabia ile yaptığım bu sohbet bile sikimi kaldırmıştı. Tamam dedim ahpı getirttim. Bir haftaya kadar rabiainanılmaz değişmişti. İşe daha dinç geliyor ve daha neşeliydi. İşe yaradı galiba dedim. Güldü evet dedi. Artık erken uyuyor bende dinleniyorum dedi. Sohbetlerimiz ilerlemişti.. süreklisohbet eder halegelmiştik. Hatta o kadar rahttı ki benim yanımda türbanını bile düzeltiyordu benim yanımda. Siyah saçlarını sallıyor mis gibi elidor kokusu geliyordu.
Bir gün diiş fırçalarken koridordan geçiyordu döndü uzun uzun bana baktı. Ne güzel dedi. Sigara içmiyorsun dişlerin ağzın temiz kokmuyorsun ne kadar şanslı eşin… hoşuma gitmişti. Aynı gün ben yemek yerken ne yiyorsun abi dedi. Tarhana çorbası gel kaşık al ye dedim. Yok ben tokum ama tadına bakarım dedi elimden kaşığı alıp yedi. Kız senin miden bulanmaz mı dedi. Senden neden bulansın abi dedi. Tekrar kaşığı bana verdi bende aynı kaşıkla yemeğe devam ettim. Bir şeylerin değiştiği ve ters gittiği belliydi ama hoşuma gidiyordu.
Bir gün mağazanın alt katında dekoru düzenliyorduk. Hem sohbet ediyor hem de şakalaşıyorduk. Rabia şalını çıkarmış saçları açık çalışıyordu benim yanımda. Benim ağzımda sakız vardı. Kasıtlı olarak şaklata şaklata çiğnedim ve bu sese sinir oldu. Versene şu sakızı dedi. Hayır vermem dedim. Ver ben çiğnicem canım çekti dedi. Olmaz dedim. Sakızı ağzımından çıkararak dudaklarımın arasına çıkardım alacaksan böyle al dedim. Yanıma yaklaştı başımın iki yanından tututp çekti parmak uçlarına yükseldi ve dudaklarıma yapıştı. Rabia ile öpüşüyorduk. Tabi bu arada sakız onun ağzına girmiş sakızla beraber benim dilim de ağzındaydı. Belinden tutup kendime çektim. Tadı çok güzeldi. Sonra kendini çekti ağzındaki sakızı gösterdi aldım işte dedi. Sikim dimdikti. Gözleri ona kaydı ve hafif gülümsedi. Arkasını dönüp gitti..
İyice azmıştım. Mağazada azıp azıp evde karıma patlıyodum. Karım bu işten memnundu. Her akşam rabiayı düşüne düşüne sikiyordum. Öpüşmemizin üzerinden birkaç gün geçmişti. O konu hiç açılmamıştı. Tuvalete sıkıştığım bir gün lavoboya çıktım. Rabia ortalığı toplamış makyajını ve şalını düzeltiyordu. Çabuk çık sıkıştım dedim. Banane dedi. Altıma yapıcam dedim. Beni ilgilendirmez ne yaparsan yap dedi. Sen bilirsin o zaman dedim. Pantolonumu indirip işemeye başladım. Ben bunun heyecanını yaşarken rabia gayet sakindi ve yıllardır berabermişiz gibi hareket ediyordu. İşedim kalktım baxerım hala dizlerimde dal taşak duruyordum karşısında. Göz ucuyla bana bakarken üstünü düzeltiyordu. Sikim aşağı doğru hacim kazanarak sallanıyordu. Arkasından hafifçe yaklaştım bedenimi dayadım nefes nefeseydi rabia.. hafifçe sürttüm bedenimi yaklaştırdım ve lavoboda elimi yıkayıp pantalonumu giydim ve banyodan çıktım. Sikim kalkmıştı ve azmıştım. Rabia üst kattan inerken ben bi eve gidip geliyorum dedim. Ne yapacaksın evde bu saatte dedi. Sert olan sikimi gösterdim pantalonumun üstünden. Kime kalktı o dedi. Sana dedim. Gel benimle indir o halde dedi. Elinden tuttuğum gibi bodrum kata çektim.
Dudaklarına yapıştım. İnanılmaz öpüşüyordu. Nefesimiz dillerimiz ağzımızın suları birbirine karışmıştı. Elim sırtında ve kalçalarında geziyordu. İçinde pamuklu normal bir külot vardı. Teşhirde ki yatağın biriine sırt üstü yatırdım. Her an üst kata biri gelebilirdi ve acele etmeliydim. Pantalonunu ve çamaşırını bir arada hafifçe sıyırdım. Ağzımı bacak arasına uzatıp hafifçe kıllı amcığını yaladım. Hafif ekşimsi bir kokusu ve tadı vardı. Birkaç dil darbesinden sonra bacaklarını diktim. İkimizde nefes nefeseydik. Tek hamlede amına geçirdim. Çok dardı. Emre yeterince açamamıştı anlaşıan amı. Ayak bileklerinden kavradım ve sert ve hızlı hareketlerle sikmeye başladım. Türbanı başındaydı sadece yukarı sıyrılan badisinden karnını görebiliyordum. Siyah gözleri yarım açıktı. Kesik kesik inliyordu. Yatağın üzerindeki dekor yastığını ağzına tıkadı. Bende yerdeki ayaklarımdan destek alıp daha hızlı sokup çıkarmaya başladım. Kaç dakika siktim hatırlamıyorum ama bütün gücümle boşaldım yere…rabia yan dönmüştü hareketsizdi. Ben yere oturdum nefesimi kontrol etmeye çalışıyordum. Birkaç dakika sonra kendimize geldik. Ayağa kalktı beyaz teninin içinde siyah kıllarıyla ince bir çizgi gibiydi amı. Dudakları etliydi. Üstünü düzeltti bana doğru eğildi ve öpüştük. Hadi birileri gelecek yukarı çıkalım dedi. Bende kendimi toparladım.ve yukarı çıktık.
Rabi benim yanımda bir sene çalıştı. Ve bunun yaklaşık 10ayı beraber olduk. 5 katlı mağazanın her yerinde seviştik. Evde karımla iş yerimde rabia ile karı koca gibiydik. Ve bir sene sonra başka şehre taşındıkları için işten çıktı. Sabri abinin rahatsızlığı nedeniyle havası temiz olan şehirlerine yerleştiler. Hala özlüyorum. Ama bir bebeiği olacağını öğrendiğimden beri telefonda yada başka şekilde yaklaşmıyorum.

GERDEK GECESI(ALINTI)

GERDEK GECESI(ALINTI)
Selam, ben Antalyadan Derya. Kendimden biraz bahsedeyim. 24 yaşındayım ve muhasebeciyim. Tam 3 sene çıktığım ve deliler gibi sevdiğim, evlenmeyi düşündüğüm erkek arkadaşım beni bırakınca çok üzüldüm ve hayata küstüm. Artık bundan sonra ailemin uygun gördüğü kişiyle evlenecektim. Çünkü ailem kendi istediğim birisiyle evlenmem için bir şans vermişti, bu olmayınca onların dediği oldu. Yakın aile dostlarından Ali isminde bir makine mühendisine istediler beni ve babam da verdi.

Ben çok ateşli bir bayanım, sevişmeyi çok seviyorum. Eski erkek arakadaşım çok azgındı. Yine de her nekadar seviştiysek hep yüzeysel sürtünme şeklinde oldu. Arkadaşımın söylediğine göre bu yaptığımıza ‘Fırça atmak’ veya ‘Boya Badana Yapmak’ deniyormuş

play casino kaak bahis kaak bahis canl bahis bahis bahis canl bahis webmaster forum bursa escort kocaeli escort bursa escort eskiehir escort bursa escort mersin escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan escort sakarya sakarya escort