Nişanlımdan Önce Beni Müdürüm Sikti!

Merhaba. İsmim Sevim. Memlekette doğdum büyüdüm ve liseyi okudum. Güzel ve çekici bir kadınım, manken gibiyim. 1,70 boyundayım. Nişanlımla bir akraba düğününde karşılaştık, İstanbul’dan gelmişti ailesiyle. Beni görüp beğenmiş, hemen ailemden istediler. Ben de kabul etmiştim, nişanlımı sevdiğimden değil, köyden gideceğimden. Nişanlım içine kapalı, biraz saf bir adam. Nişanlanmıştım bir yıl sonra ise düğün yapacaktık. İki ay geçmeden nişanlımın ailesi babamı da kandırdılar İstanbul’a göç ettik…

İstanbul’da maddi problemlerden dolayı benimde çalışmam lazımdı. Nişanlımın bir tanıdığı tekstil firmasında müdürmüş, onunla konuşmuş, beni kalite kontrolcu olarak işe alacakmış. Sabah nişanlımla tanıdığının çalıştıgı firmaya gittik, bizi yazanesine aldı. Müdür Erol 35-36 yaşlarında biriydi. Beni görünce nişanlıma “Oğlum nişanlın çok güzelmiş, nerden buldun bunu?” diye sordu. Nişanlım, “Memleketten geldi.” dedi. Erol, “İstanbul’da böyle güzel kız yok harbiden.” dedi. Nişanlım övünerek, “Eee, boşuna mı memleketten nişanlandım?” dedi. Söze ben girdim, “Memleketten ama, şehirde büyüdüm, Liseyi şehirde okudum. Beni işe alıyor musun?” dedim. Erol, “Nişanlının hatırını da bir kenara bırak, senin gibi güzeli kim işe almaz?” dedi, bana bir form doldurttu, “Kural bu… Yarın sabah gel, işe başla!” dedi.

Nişanlımla yanından çıktık. Erol çok hoş bir adamdı, nişanlımın yanında bana asılmştı. Nişanlım ise “Erol beni sever kırmaz.” dedi. Sabah güzelce giyindim, firmaya gittim. Erol beni yazanesine aldı, önce biraz havadan sudan konuştu, sonra çok güzel olduğumu söyleyip, iltifat üstüne iltifat yağdırıyordu. Kalite kontrol ustasını yazanesine çağırdı, “Sevim benim akrabam olur ona göre, ilk ankara escort bayan işi öğrensin.” dedi. Erol’un akrabası dahi olmuştum, ustayla gittim işe başladım. Erol günde on defa geliyor yanıma, bir isteğim olup olmadığını soruyor, bana kur yapıyordu. Aslında bu benimde hoşuma gidiyordu…

Bir gece yükleme vardı, vakit çok geç olmuştu, yemekçi kadın gitmişti. Erol yanıma geldi, “Sevim mutfağa git çay yap, elemanlar içsin uykuları açılsın.” dedi. Ben mutfağa gittim çay suyunu koydum. Gece işçiler yemek yediklerinden dolayı, masalar ve mutfak leş gibi pisti. Mutfağı temizledim, bulaşıkları yıkıyorum, arkamdan biri belimden sarıldı. Korkuyla döndüm ki, Erol idi. Benim dudaklarıma yapıştı, mutfakta çılgın gibi öpüyordu beni. Dudağımı çektim, “Dur gelen olur, rezil oluruz!” dedim. “Benimle buluşmaya söz ver bırakayım.” dedi. “Söz buluşalım, yanlız beni adalara götür.” dedim. “Neden adalara gitmek istiyorsun?” dedi. “Okulda da hep merak etmişimdir adaları.” dedim, Cumartesiye sözleştik.

Cumartesi işe gider gibi evden çıktım, Erol ile buluşup, Sirkeci vapuruna bindik, Heybeli adaya gitik. Adada yiyecek içeçek aldık yürüyoruz. Ormana girdik gözden kaybolduk, (bir çift göz hariç). Issız bir yere oturur oturmaz, Erol dudaklarıma yapıştı. Beni uzatıp üstüme çıktı, öpüyordu. Göğüslerimi açtı, emiyor. Vucudumu, karnımı yaladı. Sonra eteğimi kaldırdı, bacaklarımı yalıyor, öpüyordu. Sonra iki eliyle kilotumu çıkarmak isteyince, “Yapma, ben kızım!” dedim. Erol elini bacakaramdan kilotumun içine soktu, amımı okşuyordu. Hoşuma gitmişti, “Çıkar kilotumu, ama ileri gitmek yok!” dedim. Çıkardı kilotumu, amımı yalamaya başladı. O sırada ben bitmiştim…

Erol sonra beni escort ankara yüz üstü çevirdi ve götümü yalamaya başladı. Amımı, götümü, bacaklarımı, her yerimi deli gibi yalıyordu, ben tekrar boşaldım. Sonra sırt üstü çevirdi beni, dudaklarıma yapıştı. Pantolonunu indirdi, kazık gibi en az 20 cm yarağını çıkardı, amıma sürtüp, kafasını soktu. Hemen yarağını tuttum, “Yapma kızım ben!” dedim. Yarağının yarısı avucumda, diğer yarısını amıma sokuyordu. Bir iki dakika sonra yarağğını çıkarıp bütün döllerini göbeğime boşalttı. Krem gibi vucuduma yayıp sürdüm. Kilotumu giymek istedim, elimden aldı, “Dur daha yeni başladık!” dedi. Aldıklarımızı yedik içtik. Sonra bana, “İster götten sikeyim seni, ister ağzına al!” dedi. Duyardım götten zor olduğunu, “Ağzıma alayım!” dedim. Koca yarağı ağzıma aldım, yarısı dahi sığmıyordu. Erol saçlarımı okşuyordu, birden ağzımda döllerinin sıcaklığını hissettim, bütün tohumlarını yutmuştum.

Erol, “Sağ ol sevgilim, harikaydın!” dedi. Sonra oturmuş sohbet ediyoruz, öpüşüp sevişiyoruz, bana, “Ne olur götten sikeyim seni!” dedi. “Korkuyorum!” dedim. “Alış kızım, evlenene kadar ağzınla mı boşaltacaksın? Evlenince amdan da sikerim seni!” dedi. Erol’a götümü döndüm, bolca tükürükledi yarağını götüme soktu, sikmeye başladı götümü. Ama nasıl sikiyor, soktukca otları yolduruyordu bana. Kaç defa acıyla birlikte boşaldım bilmiyorum. Sonunda Erol da götüme boşaldı. Artık tamamdı, ben kilotumu giyiyordum, orman görevlisi başımızda bitti, “Ne yapıyorsunuz kardeşim siz? Sabahtan beri doymuyorsunuz, ayıp, burası aile yeri, yürüyün karakola!” dedi. Erol, “Abi idare et bizi ne olur!” dedi. Adam, “Olmaz!” diyor, başka birşey demiyor. Ben bu arada kilotumu ankara escort giydim, adama alyansımı gösterdim, “Abi biz nişanlıyız, gidecek yerimiz yoktu! Anla halimizden…” dedim. Adam insafa geldi, “Tamam ama hemen gidin!” dedi. İkimizde kaçar gibi uzaklaştık ordan ve iskelede nefesi aldık.

Erol’a, “Biliyor musun nişanlım beni daha öpmedi, sen götümü siktin, teşekkür ederim!” dedim. Erol, “Nişanlın eşek, senin gibi nişanlım olacak hergün götünü sikerim, bu yarım sikişti, daha neler göreceksin sen!” dedi. Düğüne bir ay kalaya kadar Erol fırsat buldu mu götümü sikti. Bazı zamanlar ustamdan izin aldırıp buluşup sikişiyorduk. Düğünden 1,5 ay önce nikahım oldu, nikah şahidim Erol olmuştu benim. Ev tutmuştuk, eşyaları taşıyoruz, benim ailem nişanlımın ailesi var, nişanlımın aklı başına yeni gelmiş ki, odanın birinde ikimiziz, pantolonunu indirmiş, “Sikeceğim seni.” dedi. “Delirdin mi, ailemiz var içeri gelen olur!” dedim. Belki kimse olmasa kabul ederdim, kıyameti kopardım boşanmaya karar verdim. Aile büyükleri araya girdi, barıştık nişanlımla. Sonra ben Erol’u ardım, “Yarın sabah buluşalım!” dedim. “Olur buluşalım.” dedi.

Buluştuk, bir pastanede oturduk, anlattım. “Üzülme canım, evde kimse varmı senin?” dedi. “Yok!” dedim. “Gidelim senin eve o zaman.” dedi. Eve gittik, hemen soyunduk. Erol yatağa uzandı, kıllı vucudunu yaladım, yarağını ağzıma aldım emiyorum. Erol saçlarımı tuttu, dudaklarımız birleşti, beni altına aldı memelerimi emiyor, inliyorum. Erol amımı yalıyor, Erol’a “Sik beni, senin olmak istiyorum!” dedim. “Saçmalama, nikahın oldu, düğünün olacak, ne yaparsın sonra?” dedi. “Sana ne, sik beni!” dedim. Erol kalın yarağını amıma sürttü, kafasını soktu, bir defada kökleyip kızlığımı aldı. Amım yanmıştı, çığlığı kopardım, kadın olmuştum artık. Çarşaf kan olmuştu, Erol ile banyoya gittik yıkandık. Banyoda ters çevirdi beni, arkadan amıma girmişti, akşama kadar sikti beni. Amım sızlamıştı artık!

[Sevim]

Am Sikmeye Günübirliğine Türkiye’ye gittim!

Ben burada Gurbette, Hacer’im Memlekette, hasrettik birbirimize. Çok da özlemiştik birbirimizi. Hacer orada, ben burada düz duvarlara tırmanıyorduk. Birbirimizle görüşürken bile boşalıyorduk, değil dokunmak, sesimiz bile yetiyordu azmamıza. Dayanılmaz hal almıştı hasretlik. Hacer’imi görmem, ona dokunmam lazımdı. Hacer’im de aynı durumda diye düşünüyordum. Aman ne olursa olsun! deyip, Hacer’ime sürpriz yapmaya karar verdim. Günübirliğine Türkiye’ye gidecektim.

Uçakta hayaller kuruyordum, planlar yapıyordum, nasıl yapsam da Hacer’imi doruklara ulaştırsam diye. Biliyordum, karşılaştığımızda düşündüklerimin hiçbirini gerçekleştiremezdim. Seks’in, hele azmış iki kişinin, hemde hasret olunca, rotası, planı, düşünülmüşü olmaz. Havaalanına iner inmez aramayı düşündüm, ama vazgeçtim, sürpriz yapmak çok daha eğlenceli olacaktı. Direk ona gitmek, çat kapı yapmak çok iyi gelecekti Hacer’ime, buna emindim. Kapının önüne gelince, elim ayağım kesilmiş, yarağım taş gibi olmuştu, heyecanım doruktaydı. Heyecandan terleyen titreyen ellerimle zili çaldım. Çok beklemeden kapı açıldı. Hacer’im beni beklemediğinden, çok sıradan ev kıyafetiyle kapıyı açtı. Güzel dudaklarından, “Aaa Aaaaaaaaaaa!” sincan escort sesi yükseldi ve ben o dudakları dudaklarımla kapadım. Benzin gibi birden parlamıştı herşey.

Hacer’imin üzerindekileri parçalamıştım, onu hatırlıyorum, biranda çıplak kaldı çünkü. Dudaklarından göbeğine, oradan amına inmiş, emiyordum, yalıyordum, çölde susuz kalmış Bedevi gibi. Hacerimin, “Aşkım, birtanem!” sesleri beni delirtiyordu, doymuyordum ıslaklığına. Amına neredeyse dilimin tamamını sokmuştum. Parmağımla da arkadaki küçük kara deliğini keşfediyordum. Hacer’imin sesi soluğu kesilmeye başlamıştı. Ben de patlamak üzereydim. Artık Hacer’imin içine girmeliydim, onca yoldan ona tohum getirmiştim, ekmeliydim. Ama, zevkini, tadını çıkarta çıkarta, Hacer’ime de zevkin en güzelini yaşatmalıydım. Islak amından göbeğine, oradan da göğüslerine çıktım, aç Bebeler gibi emdim birbir uçlarını, pembeden koyu pembe oldu renkleri. Ağzıma tatlı tatlı sıvılar gelmeye başladı. Bu beni dahada azdırdı, aşağıdan benim yarak ritim tutmaya başladı, tüm damarlarını hissediyordum.

Hacer’imin dudaklarını dudaklarımla hapsedip, sıcacık, ıslak, ‘Hadi!’ diyen amının ağzını da benim yarak öpmeye başladı. Dayanabilmek sincan escort bayan zorlaşmıştı, zaten beni dinleyen yarağım da yoktu artık, usul usul içine giriyordu, her noktasını hissediyordum, ateş gibi, kıpır kıpır ve ıslak Hacer’im beni içine alıyordu. Kopmuştuk dünyadan, iniltiler, bağırmalar artık duyulacak yükseklikteydi. Aman, bu zevke duyulursa duyulsun! Hacer’im boşaldı. Beni mest ediyordu onun boşalması, yüzünün pembeliği, yanaklarının kızarması, dudaklarının büzülmesi, dilinin dışarı çıkması. Hacer’im birdaha doruklara çıkmaya başladı, “Hadi sen de, sen de boşal içime, hadi!” diye inlemeye başladı. Onca hasretliğe, bunca güzel an’a, dayanma gücümün fazla olmayacağını biliyordum zaten. Hacer’im, “Boşal! Ben geldim! Sen de gel!” deyip dudaklarımı emmeye başlayınca, ben de bıraktım. Hacerimin amı emiyordu sanki yarağımı. Boşalmışlığın rahatlığıyla tekrar tekrar öptüm, sarıldım Hacer’ime.

Hacerim kendine gelir gelmez beni üzerinden itti. Daha, “Ne oluyor?” demeden, az önce amına boşalmış, amının ve benim tohumlarımla ıslanmış yarağımı ağzına aldı. Hacer’imin amı sıcaktı, ama ağzı da sıcaktı. Adeta özlemini anlatıyordu, dudaklarıyla, diliyle. Bazen dişleriyle escort sincan yarağıma masaj yapıyor, bazen diliyle şeker gibi yalıyor, bazen gırtlağına kadar değdirip emiyordu. Zaten dudakları değer değmez taş gibi olmuştu yarağım. Keyfini çıkartıyordum Hacer’imin yarağımla Dans’ının. Ama hasretlik vardı. Yine damarlarım tık tık atmaya başlamıştı. Hacer’im de burnundan soluyordu. İyice ıslatıp yarağımı, üzerime çıktı. Amının sıcaklığını duyacağım diye sevinirken, indi üzerimden, domaldı önüme. Bacaklarının arasından elini uzatıp, tık tık atan yarağımı yakaladı, amına bir iki sürdü. Kaptan Hacer’imdi, hangi rotadan gitmek isterse oradan gidebilirdi. Yarağımın başı pırıl pırıl olmuştu. Kalçalarının arasındaki küçük kara deliğe yarağımın başını dayadı…

En sevdiğim pozisyonda, o mükemmel kalçalar gözümün önündeydi. Çıldırmıştım, düşünmeden dayanmıştım tüm gücümle. Daracıktı Haceri’min göt deliği. Belli ki özlemişti, ama ağzından bir ‘Ahhhh!’ da çıkmadı değil, acımıştı belki de. O biçimli sırt, kadeh kıvrımı bel, mükemmel kalçalar ve daracık, sıcacık götdeliği beni delirtti. Dayanmaya gerek yoktu, Hacerim de kasılıp gevşiyordu, sanki götüyle yarağıma masaj yapıyordu. Boşalmaya başladım! Hacerim de boşalıyordu. Yarağım sanki götü tarafından emiliyordu. Dizlerimizde derman kalmamıştı saldık kendimizi…

Hacerimi çok seviyorum, ona tapıyorum, sikmeye doyamıyorum! Ah birde aramızdaki uzaklık olmasa!

[Levent]

Kocam Artık Beni Sikmiyordu, Kayınbabamın Yarağı Sağolsun!

Merhabalar ‘Kaymak Gibi Sikilen Amlar’ sitesinin fanatikleri, ben Semragül. Buğday tenli, simsiyah saçlı, sexy vücuda sahip bir kadınım. Evliyim ve bir çocuk annesiyim. Kocamla 10 yıldan fazla evliyiz, fakat yarağa tam olarak doymadım. Son zamanlarda heyecan denilen şey sıfırlandı gibi bir şey, erkenden seks hayatımız bitti. Kocam artık beni sikmiyordu, kocamın işyerinde çalışan genç bir sekreterle sikiştiğinden şüpheleniyordum, fakat elimde kanıtım yoktu. Bir gün artık evdeki gerilimli atmosfere dayanamdım ve kocama boşanmak istediğimi söyledim. Kocam da, “Hayatım, sen Depresyona girmişsin, senin uzun ve güzel bir tatile ihtiyacın var. Sana bir teklif, al çocuğu da şöyle bir babamın yanına git, bir süre kal orda, tatil yap, gez eğlen!” dedi. Ben, “Tamam da, bu bizim durumumuza çözüm mü şimdi? Ömür boyu orada mı kalacağım, sorunumuza çare arasak daha doğru değil mi?” dedim. Kocam, “Sen şimdi bir git, hem havan değişir, eski arkadaşlarını falan da görmüş olursun, sıkıldığında atla gel, o zaman bir çaresine bakarız!” dedi. Daha fazla üstelemedim, işime de geldi, bekarlık arkadaşlarımı ve hatta ve hatta eski sevgilimi, ilk göz ağrımı da görebilme umuduyla “Peki tamam!” dedim.

Kayınbabam 54 yaşında, sırım gibi, her gün yürüyüşünü, koşusunu yapan sportmen biri. Aslında az rüyalarıma girmedi. Kocamla yapamadığım sevişmelerimin, yaşayamadığım orgazmlarımın kahramanı düşlerimde kayınbabam olmuştur. Kaynanamın vakitsiz ölümünden sonra, bir çok adaylar olmasına rağmen evlenmeyerek, yaşamını tek başına sürdüren, gününü gün eden biri. Üstelik evine bekar ve dul kadınların seks amaçlı ziyaretleri hiç eksik olmaz. Bu durumda evinde çocuklu bir kadını ister mi, isterse ne kadar süre ile tahammül edebilir, sormadan gitmek olmazdı. Kocam meğer daha önce kayınbabamla konuşmuş, ayarlamış, bizleri bekliyormuş. Gittiğimizde çok sevecen ve istekli karşıladı bizi, “Hoşgeldiniz güzelim, yeriniz hazır, ev senin, ne istiyorsan, nasıl istiyorsan o şekilde hareket et, rahat ol!” diyerek beni gerçekten de ilk günden çok ama çok rahatlattı.

Kayınbabamın evi iki katlı, üst katta yatak odaları, altta geniş bir oturma grubu, açık mutfak ve küçük bir yatak odası daha olan yazlık tipi evlerden. Çocuğum bebekliğinden beri ayrı odada yattığından, üçümüze de yukarıda birer oda düşmüş oldu. Yanyana üç yatak odasından benim odam ortada, bir uçta kayınbabamın, bir uçta da çocuğumun odası olmak üzere odaları paylaştık. sincan escort Banyo tam da benim odamın karşısındaydı. Daha ilk geceden kayınbabamın ziyaretine o meşhur kadın arkadaşlarından biri geldi. Bizi tanıştırdı. Kadın kocasından ayrılmış normal bir evkadını idi, fakat kıyafetleri ve hareketleri Orospu gibiydi ve kayınbabamla sikişmeye geldiği her şeyinden belli oluyordu. Kendime inanamıyordum, kayınbabamı o kadından kıskanmıştım, fakat belli etmedim ve gece biraz ilerleyince onları yalnız bırakarak odama yatmaya gittim. Fakat sıcaktan uyuyamadım, odamın kapısını açtım ve tekrar yattım. Yarım saat sonra da kayınbabamla o kadın yukarı kayınbabamın odasına çıktılar. Nasıl sikiştiklerini malesef göremiyordum, fakat her nekadar sessiz olmaya çalışsalarda inleme sesleri benim odamdan duyuluyordu, kayınbabam kadını tam iki saat inlete inlete sikti…

Beni uyuyorum biliyorlardı, sikişmeleri bittikten sonra kadın giyinik, kayınbabam da çırılçıplak bir şekilde çıktılar alt kata indiler, kayınbabam kadını gönderdi. Sonra sikini sallaya sallaya yukarı çıktı ve banyoya girdi, (ben uyuyorum diye herhalde) banyonun kapısını kapatmadan duşunu aldı, sonra da gitti yattı. Aklım başımdan gitmişti. Hemen o saat karar verdim, ne yapıp edip kendimi kayınbabama siktirmeliydim. Birkaç gün bilerek ve isteyerek, odamın kapısını açık tutarak ve üstümü güya delice uyur numarasıyla açarak, her bir yerlerimi kayınbabama sergiledim…

O haftanın sonunda kayınbabam, “Yavrum, bu akşam seninle kafaları bir çekelim, çok güzel balık ayırttım, özlemişsindir, gecenin keyfini çıkaralım!” dedi. “Oh, harikasın babacığım!” deyip, hemen fırlayıp sarıldım. Ama ne sarılma. Tüm bedenimi, göğüslerimi, göbeğimi olduğu gibi kayınbabamın vücuduna yasladım. O da ister istemez, düşmemek için, elleriyle beni sarmaladı. Epey bir süre öylece birbirimize sarılı kaldık. Ayrıldığımızda ikimiz de titriyorduk, nefes alış verişlerimiz değişmişti. Kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu sanki. Kayınbabam, “Ben balıkları alıp geleyim!” diyerek hemen dışarı çıktı. Kocama ilk kez dua ettim, iyi ki beni buraya göndermiş diye. Artık ne eski sevgilim, ne de eski arkadaşlarım gözümdeydi. İllaki kayınbabamla olacaktım. Geceleri oram buram açık, sereserpe kendimi röntgenletirken, az mı azıp azıp kendimi tatmin etmiştim. Artık bugün bu iş tamamdı. Hemen banyoya seğirttim, zaten kaymak gibi olan amcığımı bir kez daha güzelce traşladım, escort sincan kayınbabamın ağzına layık duruma getirdim ve en sexy kıyafetimi giyip hazırlandım…

Kayınbabamla yemeğimizi yerken, içkimizi de hafif hafif yudumluyorduk. Çocuğum karnı doyduktan sonra alışkın olduğu erken saatte, uyumak için odasına çıktı, artık sabaha kadar deliksiz uyurdu. Ben, göğüs dekoltesi oldukça derin bir giysiyle, bilerek ve bildirerek, eğilerek kayınbabama göz banyosu yaptırıyordum. Hiç konuşmuyorduk. Bir kez kadehlerimizi tokuşturmuştuk, ondan sonra herkes istediği gibi içkisini yudumluyordu. Gözlerimiz gözlerimizde, ben boyuna frikikler verirken, kayınbabamın gözleri memelerime kayıyor, diliyle dudaklarını yalıyor ve tekrar gözlerini gözlerime dikip kadehinden yudumunu alırken, ben de aynı onun gibi dilimle hem dudaklarımı hem kadehimin kenarını yalıyor ve içkimden yudumlar alıyordum. Konuşmasak da, ikimiz de birbirimizi arzuluyorduk…

Yeterli bir süre flört ettikten sonra kadehimden birkaç damla içkiyi göğsüme memelerime döküp, ayağa kalkıp kayınbabamın yanına geldim, eğildim. Kayınbabam elindeki içki kadehini bırakıp, iki eliyle memelerimi yandan sıkıştırıp, burnunu ve ağzını memelerime gömüp, koklamaya, dillemeye emmeye ısırmaya başladı. Elleri göbeğime ve bacaklarıma indi. Yukarı çıkıp eteğimin kopçalarını alışkın bir şekilde açıp eteğimi ayaklarımın dibine indirdi. Ağzını bir anda külodumun üstünden amıma vantuz gibi yapıştırdı. Gerçekten bir vantuz gibi emiyordu. Sanki amım olduğu gibi kayınbabamın ağzının içine akıyor çekiliyordu. Heyecandan nefes alamıyordum, içim gidiyor, kendimden geçiyordum. Bir anda külodumun sırılsıklam olduğunu farkettim, sarsıla sarsıla boşalıyordum, sanki işiyordum. İlk defa böyle bir orgazm yaşıyordum…

Kayınbabam beni, “Canım gelinim, güzel kızım benim!” diyerek dizine oturttu ve “Demek sen de istiyordun ha? Biliyor musun ben de seni çok arzuluyordum!” dedi. “Hayır babacığım, hiç hissettirmedin. İnsan şöyle bir yoklar, hissettirir, ben de bunca zamandır sensiz ve yaraksız kalmazdım babacığım!” dedim. Kayınbabam da, “Canım gelinim benim, kocan söndüremiyor mu ateşini?” dedi. “Kocamla seks hayatımız bitti, artık beni sikmiyor! Hatta oğlundan boşanmayı bile düşünüyorum babacığım!” dedim. “Vay benim aptal beyinsiz oğlum vay, böylesine güzel ve ateşli bir kadın sikilmez mi! Güzelim, canım, birtanem, seni oğlum yerine kendime istiyorum? Seni sincan escort bayan her gün ve gece sabahlara kadar evire çevire, heryerini sikmek istiyorum, dünyalar güzeli gelinim benim!” dedi. Ben de kayınbabamın dudaklarını öperek, “Babacığım, ben de senin artık gelinin kızın değil, karın olmak istiyorum! Erkeğimsin artık sen de benim, nerelerimden nasıl ne istiyorsan hepsi senindir, emrine amadedir!” dedim.

Kayınbabam beni kucağında taşıyarak yatak odasına götürdü, yatağa yatırdı. Çok nazik ve yavaş hareketlerle önce sırılsıklam olan külodumu çıkardı. Sonra halen üstümde olan süeterimi çıkardı. “Canım benim, çok güzel bir tablo gibisin. Seni önce sindire sindire seyrederek, görüntünü beynime nakşedeceğim!” dedi. Ayağa kalktı, gözleri bende, kendi üstündekileri yavaş yavaş çıkarmaya başladı. En son külodunu sıyırdığında, kayınbabamın yıllardır hayalini kurduğum yarağı, dimdik kalkmış bir şekilde göbeğine değiyordu. Yarak diye bildiğim kocamınkinden çok daha büyük ve kalındı. Kayınbabam yavaş, arzulu ve ritmik hareketlerle üzerime abandığında, yarağı da bir anda amımın girişini kendiliğinden buldu. Nasıl olacak demeye kalmadı, doğa arzu ve istek hükmünü yerine getirdi, hepsini içime aldım ve neredeyse (Daha yok mu?) diye bağırasım geldi. Derin bir nefes aldığımı hatırlıyorum…

Kendime geldiğimde halen sarsıntılarla kramplar yaşıyor, vücudumun hiçbir yerine hakim olamıyordum. Orgazm üzerine orgazm dedikleri bu olsa gerekti. Kayınbabam amımın hakkını verdikten sonra, “Canım yavrum, güzelim benim!” diyerek beni yan çevirerek, o devasa yarağını kara kutumun ağzına getirerek, götüme badana fırça çekmeye başladı. Daha ben, (Nasıl girer o kocaman yarak götüme?) diye telaşlanırken, kayınbabam küçük küçük ama kararlı vuruşlarla, yarağının başını götüme gömmüştü bile. Yine nefesim kesildi, bıçakla yarılıyorum sandım. Kayınbabam işini iyi biliyordu, bir müddet durdu, bekledi, elleri amımda ve memelerimde beni rahatlattı. Küçük bir yüklenmeyle bir daha girdiğinde, öyle bir noktama geldi ki, sonsuz zevk kaynağım götümdü herhalde. “Hepsini sok babacığım! Nazik davranma, dilediğin gibi sik götümü!” diye bağırırken, ilk defa götümde bir yarak, kaçıncı kez orgazm olduğumu hatırlamadan, titremelerle amımdan da bir şelale gibi boşalıyordum…

Kayınbabam da sert sert pompalayarak sikiyordu götümü. Sonunda götümü dölleriyle doldururken, “Canım benim, güzelim benim, artık sen buralısın, hiçbir yere gitmiyorsun, o aptal oğlumdan da boşanıyorsun! Artık benim karımsın, benim sevgilimsin, benim Orospumsun! Ben de o siktiğim karıların hepsini siktir edip, bundan sonra sadece seni sikeceğim!” diyordu 🙂

[Semragül]

Yarağımı Kocası Kaldırıyor Hatice İndiriyor!

Merhaba, ben Bülent. 32 yaşında, esmer, iri yapılı bir beyim. Gültepe’de oturuyorum. Birahaneden arkadaşım Hamza ile zaman zaman sohbet ederdik. Karısı Hatice’nin kendisine kötü davrandığını ve pek seks hayatları olmadığını anlatırdı hep. Bir gün yine Hamza ile konuşurken, karısını bir başkasıyla izlemek istediğini söyledi. Karısının kapalı giyinen, çok tutucu biri olduğunu ve ara sıra fantazi olarak başka erkekleri hayal ettiğini, ama asla bu tür olayları gerçekten yapmaya sıcak bakmadığını, eğer bu olanlardan haberi olursa evliliğinin biteceğini söylemişti. “Sen karımı ayartabilir misin? Ayartabilirsen karımı sikmeni istiyorum Ortak!” dedi. Ben pek inandırıcı bulmamıştım, baya bir süre konuştuk. “Karının resmi varsa göstersene bir!” dedim. “Yanımda yok şu anda, ama yarın getireyim!” dedi…

Ertesi gün karısının resmiyle birlikte geldi. Hatta küçük bir kayıt cihazına karısının sevişirken sesini de kaydetmişti. Bana dinletti. Karısı, “Sikin beni! Erkeklerim!” diye inliyordu. Bana bunların sadece bir fantazi olduğunu, kendisinin çok istemesine rağmen karısının bunları gercekten yapamıyacağını, yapmıyacağını anlattı. Ben de, Telefon numarasını vermesini ve karısını benim tesadüfmüş gibi arayıp, görüşeceğimi söylediğimde, “Çok zor Ortağım, ama peki vereyim.” dedi, verdi. Kendisinin işte olduğunu bildigim bir anda karısına telefon açtım. Çok tatlı bir kadın sesi, “Efendim?” dediğinde çok heyecanlanmıştım. Bu yaptığım şey benim normalde asla yapmadığım bir şeydi. Ama yapacaktım, Hatice’nin öyle tatlı bir sesi vardı ki, bir anda sanki (Sik beni Bülent!) dediğini düşündüm. Sikim dimdik olmuştu bile. Ben, “Pardon sanırım yanlış aradım, bir arkadaşımı arıyordum!” dediğimde, yine o tatlı sesiyle, “İyi günler.” deyip telefonu kapattı.

Bekledim biraz. Birdaha arayıp ta, acaba konuya nerden girebilirim diye düşünüyordum. Sonunda karar verdim ve tekrar aradım, “Kusura bakmayın rahatsız ediyorum, ama sesiniz öyle hoş ve tatlı ki, sizi aramadan duramadım!” dedim. Hatice, “Beyfendi ben sizi tanımıyorum!” dedi. Ben, “Evet biliyorum, ama sesiniz öyle tatlı ki, amacım sizinle sadece sohbet etmek.” dedim. Hatice, “Teşekkür ederim, ama ben evli bir kadınım!” dedi. Ben de, “Eşiniz çok şanslı bir adam olmalı!” dedim. Hatice, “Bilmem? Bunu ona sormak lazım!” dedi. Ben de, “Bence sormaya gerek yok, öyle olduğuna eminim!” dedim. (Ama, resminizi gördüm diyemedim tabii). Hatice bana sordu, “Peki siz evli misiniz?” diye. Ben de, “Bir zamanlar evli idim, ama 3 yıldır dulum!” dedim. “Neden ayrıldınız? Ben ayrılanlara hep üzülmüşümdür!” dedi. “İsterseniz bunu size daha sonra anlatırım, siz kendinizden bahseder misiniz?” dedim. “Bakın size evli bir kadın olduğumu söylemiştim ve isterseniz konuyu daha fazla uzatmıyalım, ne dersiniz!” dedi.

“Lütfen, eğer sizi rahatsız etmiyorsam, sizinle sadece sohbet etmek istiyorum. Sosyal Medya adresiniz var mı?” diye sordum. “Evet var, ama dedim ya, evli bir kadınım. Size dürüst olacam, sesiniz etkileyici, fakat sohbetin sonunun nereye gideceği belli ve ben bunu istemiyorum!” dedi. “Eşiniz çok kıskanç galiba? Ben de size dürüst sincan escort bayan olacam, sizin de sesiniz çok hoş ve bir o kadarda sexy!” dedim. Durdu durdu ve “Eşim kıskanç birisi değil, tamam size Sosyal Medya adresimi verecem, ama telefonu hemen kapatacaksınız!” dediğinde, sevinçten nerdeyse çığlık atacaktım. Neyse fazla uzatmıyayım, internetten uzunca bir süre Chat yaptık. Karısıyla her Chat yaptıktan sonra Hamza’ya SMS atıyordum, “Ortağım karını sikeceğim, az kaldı!” diyordum. O da, “Sik ortağım, karım sana feda olsun, o artık senin de karın sayılır!” diye bana SMS gönderiyordu. Chat’ta karısıyla işi öyle ilerlettik ki, “Senin amını götünü sikecem Orospu, dağıtacam seni!” diyordum. Hatice de bana, “Sik beni erkeğim, amımı götümü parçala, yarağına kurban olurum!” diyordu. Karıyı o duruma getirmiştim yani!

Artık Hatice ile reelde görüşmeye karar verdik. Kocasına soylediğimde, nerdeyse zevkten bayılacaktı pezevenk. Plan buydu: Ben evine gidecektim, Hatice kocasını işte sanacaktı, ama Hamza sonra eve gelecek ve ben karısını sikerken, bizi yakalayacaktı. Evine gittiğimde Hatice beni kapıda karşıladı, “Hoş geldin erkeğim!” diye bana sarıldı, öpüştük. Üzerinde bir kazak, altında ise bir etek, başında da eşarp vardı. Ayakta sevişmeye başladık. Hatice’yi bir an önce sikmek istiyordum, çünkü daha oyunun devamı vardı. Yatak odasına geçtik, öpüşerek soyunduk. Hatice’ye, “Yarağımı ağzına al orospu, o artık senin yeni sikicinin yarağı! Bu yarak senin amını götünü sikecek yarak!” dediğimde, “Evet aşkım, evet yarağına kurban olduğum, bu yarak benim artık! Amımı Hamza bozdu, götümü de sen bozacaksın! Ama korkuyorum, yavaş ol ne olur!” diyerek yarağımı ağzına aldı ve yalamaya başladı. Yalarken de öyle bir inliyordu ki, sanki hiç yarak görmemiş gibiydi. Öyle tatlı vücudu vardı ki, balık etli, ama çok diri ve sexy! Tüm vücudu sanki, ‘Sik te nerden sikersen sik!’ diyordu.

Hatice kudurmuş gibi yarağımı kemirirken, yatakodasının kapısında bir karartı gördüğümde, kocasının evde olduğunu anlamıştım. Hatice farketmemişti, yarağımı yalamakla meşguldü. Hamza’ya karısını ne duruma getirdiğimi duyurmak ve onu iyice azdırmak için Hatice’yi konuşturuyordum, “Söyle bana, benim neyimsin?” dediğimde, Hatice, “Senin orospunum, senin kölenim!” diyordu. Ben de, “Bundan sonra anca ben izin verirsem kendi kocana siktireceksin! Tamam mı?” diyordum. “Evet aşkım tamam, sana söz bundan sonra benim sikicim sensin, sen nezaman istersen Hamza’ya ozaman verecem!” diyordu. “Ha şunu bileydin Orospu!” diyerek, Hatice’yi yan çevirip, arkadan amına kökleyerek, kanırta kanırta sikmeye başladım.

Deminden beri kapının dışında bekleyen Hamza, daha önceden anlaştığımız gibi, birden yatakodasına girdi. Hatice paniklemiş, beni ittirmiş, ne yapacağını bilmez bir durumda, utancından kıpkırmızı olmuş yüzünü saklıyordu. Hamza’nın, “Ben yokmuşum gibi devam edin Ortağım!” demesine, Hatice çok şaşırdı, ama bir okadar da rahatladı. Hatice yatakta büzülmüş, çaresizce bundan sonra olacakları bekliyordu. Hatice’yi öpmeye başladığımda, “Yapma ne olursun! Hayır istemiyorum!” diyordu. Orospu, sincan escort kocasına karşı suçsuz görünmek için, nağme yapıyordu. Bir elimle ensesininden tutarak yüzünü yastığa bastırdım, diğer elimi de amına attım. Amı su içindeydi, amının suları bardak bardak boşalmıştı, ama halen, “İstemiyorum, bırak beni!” diye debeleniyordu. Kocası bu arada yatağın ayakucuna dikilmiş, pantolonunun üzerinden sikini avuçluyordu.

Hatice’yi sırtüstü yatırıp, bacaklarını havaya diktim, yarağımı amına sokmaya başladığımda, sesi, “Yapma! İstemiyorum!” demekten kısılmış, ama nedense bacakları belime dolanmış, beni iyice kendine çekiyordu. Yaklaşık 20 dakika siktim Hatice’nin amını bu pozisyonda. Hatice’nin artık sesi kesilmiş, kolları yana düşmüştü. Ama ben halen amına pompalıyordum. Boşalacağımda yarağımı amından çıkartıp ağzına verdim. Hatice ise biryandan, “Hayır istemiyorum!” diyor, bir yandan ağzını açıyordu. Ağzına yüzüne boşalmaya başladım. Döllerimin birçoğunu da yutmuştu, yutkunmasından anlayabiliyordum. Hamza’nın ise gözleri zevkten yerinden fırlamış, siki dimdik olmuş, pantolonundan belli oluyordu.

Hamza’ya, “Gel sen de katıl bize ortağım!” dediğimde, Hamza nerdeyse sevincinden ağlayacaktı. Bir çırpıda soyunup aramıza girdiğinde, Hatice arkasının bana dönmüş yatıyordu. Hamza Hatice ile benim araya yerleşip, arkadan yarrağını Hatice’nin amına gömdü ve sikmeye başladı. Hamza karısını sikerken gidip geldikçe, her seferinde götü de yarağıma sürtüyordu. Acaba Hamza kasıtlı mı sürtünüyordu yarağıma diye düşünürken, yarağımın tekrar kalktığını farkettim. Yarağımın Hamza’nın götüne değmesinden uyarıldığına inanamıyordum. Fakat nedense kasıt olmadığını düşündüm ve kalktım, yarağımı Hatice’nin ağzına verdim. Hatice zevkin doruklarında inlerken, Hamza belkide karısını ilk defa bu kadar rahat sikmenin rahatlığı içindeydi.

Hamza Hatice’yi amından sikerken, Hatice bana, “Seni de götümde istiyorum aşkım!” dedi. Hamza’ya, pozisyon değiştirmesini ve karısını kucağına almasını söyledim. Hamza sırtüstü uzandı ve karısı da arkası bana dönük olarak Hamza’nın yarrağına bindi. Hatice’nin götü iyice açılmıştı. Yarrağımı Hatice’nin götüne dayadım, yarrağım birkaç itmeden sonra götünün bileziğinden ‘Kırt’ diye geçti ve karnına kadar girdi! Hatice derin bir, “Ohhhhhhhh!” çekti. Hamza alttan Hatice’nin amını pompalıyordu devamlı. Ben de götünü şakırdatmaya başlamıştım. Hamza ile yarraklarımız birbirine sürtüyor gibiydi. Hatice, zevkten uçuyor, “Geçirin kocalarım!” diye inliyordu. Bir eliyle de belimin gitgellerini ayarlıyor, “Götümün kızlığını bozdun aşkım, geçir, vur dibine dibine!” diye inliyor. Hamza heyecandan fazla dayanamadı ve derin hırıltılarla karısının amına boşaldı. “Siz devam edin, ben sizi izlemek istiyorum!” deyip karısının altından çıktı, geldi yanımda diz çöktü. Bir eliyle karısının göğüslerini okşuyor, diğer eliyle girip çıkan yarrağımı sıvazlıyordu.

Ben karısının götünü kanırta kanırta sikmeye devam ettikçe, Hamza iyice tahrik olmuştu ve karısına, “Ben de götünden sikebilir miyim karıcığım?” diye yalvarıyordu. Karısı da, “Sikicim izin verirse escort sincan ancak sikersin!” dedi. Hamza yalvaran gözlerle bana bakıp, “He ortak?” diye sordu. Haline dayanamadım, “Gel hadi!” dedim. Karısının rahatlamış götünden yarrağımı çıkarttığımda, Hamza kolayca yarrağını karısının götüne soktu. Ben daha boşalamamıştım, bir sigara yaktım ve Hamza’nın karısını götten sikişini izlemeye başladım. Hamza’ya üzülmüştüm. Demek ki Hatice bana sunduğu götünü Hamza’ya koklatmıyordu bile. Sonunda Hamza hırıltılarla karısının götüne boşaldı ve yığıldılar yatağa. Hatice terden sırılsıklam olmuştu, kalktı, “Banyoya gidiyorum…” deyip, yanımdan geçerken yarrağımı eliyle sıvazladı ve “Geç kalmam, indirme bu Kocaoğlanı!” dedi.

Yatakodasında Hamza ile yalnız kalmıştık. Hamza bitkindi. Yanına oturdum, “Oldu mu? Memnun musun Ortağım?” dedim. “Teşekkür ederim ortağım! Ama…” dedi. “Ne aması?” dedim. Yarrağımı tuttu ve “Çok etkilendim seninkinden… Ağzıma alsam kızarmısın?” dedi ve ben cevap dahi vermeden yarrağıma yumuldu. İnanılmaz bir beceriyle yarrağımı yalıyor ve somuruyordu. Birkaç kez oğlan sikmiştim, ama pek sevmiyordum. Hamza, “Hatice gelmeden siker misin beni?” dedi. Gözlerinde yine aynı yalvaran ifade vardı. Ben, “Olur…” der demez, önümde domaldı. Ağzında ıslattığı parmaklarını götünün ağzına sürdü ve yine eliyle yarrağımı götünün ağzına yerleştirdi, “Hadi Ortak!” dedi. Ben daha şaşkınlıktan kurtulamadan, götünü yarrağıma dayamaya başladı. Ben de azıcık itince, benim yarrak Hamza’nın götüne ‘Haşırt’ diye geçti. Benim hareket etmeme bile gerek kalmadan, Hamza götüyle sert git-geller yapıyor ve inliyordu.

Doğru söylemek gerekirse, Hamza’nın götü karısınınkinden daha dardı ve beni çok etkilemişti. Dayanamdım ve sarsıntıyla boşaldım. Hamza aldığı zevki uzatmak için götünü sıkıyor ve yarrağımı bırakmıyordu. Birden kapıda karısı belirdi ve şaşkınlıkla, “Vay ibne vay!!!” dedi. Sonra yanımıza gelip, Hamza’nın suratını tekmelemeye, “Lan götveren, ben seni boşamazmıyım şimdi ha! Siktir git evimden Orospu çocuğu, senin gibi ibne koca istemiyorum!” diye bağırmaya başladı. Hamza resmen karı gibi ağlamaya başladı ve Hatice’nin ayaklarına kapandı, yalvarmaya başladı, “Affet beni karıcığım, boşama beni, dayanamadım, senin yediğin yarrağı ben de yemek istedim.” diye. Hatice öfkesinden burnundan soluyordu, “Birdaha bana elini sürmeyeceksin! Bundan sonra beni sadece Bülent sikecek! Tamam mı!” dedi. Hamza boynunu büktü, “Tamam karıcığım! Sen nasıl istersen!” dedi, kabul etti.

Bunun üzerine Hatice, “İyi ozaman, hadi şimdi de Bülent’in o indirdiğin yarağını kaldır bakalım pezevenk, ben daha sikilmeye doymadım!” diyerek, Hamza’nın saçlarından asılarak, yerde dörtayak üzerinde emekleterek, sürükleye sürükleye benim yarağıma kadar getirdi. Hamza taşaklarımdan başlayarak yarrağımı yalaya yalaya kaldırdı. Hatice yine kocasının saçından asılarak, “Yeter bu kadar! Şimdi de otur, karın nasıl sikiliyor seyret!” diyerek, kocasını yarrağımdan uzaklaştırdı. Sonra bana, “Gel aşkım sik beni, doyur beni yarrağına, Gavat kocam da seyretsin!” dedi. Geçtik yatağa ve kocası seyrederken, 2 saate yakın am göt siktim Hatice’yi!

Artık nerdeyse her akşam sikiyorum Hatice’yi! Yarağımı kocası kaldırıyor, Hatice indiriyor! Ama sanki benim yarrağı Hatice’den çok Hamza özlüyor gibi geliyor 🙂

[Bülent]

Rus Sevgilim Yüzünden Travestiye Götümü Siktirdim

Slm, ben Seyfi, 28 yaşında, parlak beyaz vucutlu, kız kadar güzel, vücudunda kıl olmayan, kızları peşinden koşturan bir erkeğim. Benim Rus bir sevgilim var, 22 yaşında, adı Tatyana. Kendisi Türkçe biliyor, tam bir sex manyağı. Sevgilim Tatyana için Merter’de garsoniyer olarak bir ev tuttum. Hem Tatyana’yı sikiyordum, hem de kendisi yokken eve gelen kız arkadaşlarını sikiyordum. Bazen de alkolü biraz fazla kaçırınca Tatyana ve kız arkadaşlarıyla toplu seks yapıyoruz. Tatyana ile seks yaparken her zaman götümün deliğini yalar, götüme parmağını sokar, bir eliyle de sikimle oynar. Sonra da sulanmış amcığını götüme sürter, çok zevkli oluyor.

Yine birgün içkiyi fazla kaçırdık, sexten konuşurken, Tatyana, “Sevgilim, bugün değişiklik olsun, sikişirken aramıza hoş bir travesti alalım.” dedi. Ben de içkinin etkisiyle olacak, “Tamam.” dedim. Gece saat 23:30 civarı Taksim’de travestilerin takıldığı bir Club’e girdik. Orda içmeye devam ediyoruz. Saatler ilerledikçe Club dahada kalabalık oldu. Masamıza gelip giden travestilerin sayısı fazlalaştı. Sonunda, hoş, sexy bir travesti geldi, yanımıza oturmasını kabul ettik. O da içki içmeye başladı. İçerisi nerdeyse karanlık sayılır, sadece loş ışıklar yanıyordu. Konuşurken bir ara, sevgilimin elini travestinin eteğinin altına sokup travestinin sikiyle oynadığını ve aynı zamanda travestinin de elini sevgilimin eteğinin içerisine sokup, eryaman escort sevgilimin amcığını karıştırdığını farkettim. Heyecanlanmıştım.

Travestiyle eve gitmek için anlaştık. Birlikte Club’ten çıktık, arabamıza bindik. Travestiyle sevgilim arka koltukta oturuyorlar, ben arabayı kullanıyorum. Arabayı yavaş yavaş sürüyorum ki, eve varana kadar ortam dahada ateşlensin diye. Dikiz aynasından arkaya baktığımda, sevgilim travestinin dolgun silikonlu memelerini yalıyor, travesti de eteğini aşağı indirmiş, sikiyle oynuyordu. Aksaray civarlarına geldiğimizde, sevgilim travestinin sikini yalıyordu. Bir ara travestinin, “Çok güzel, ahh, ohhh!” seslerini duydum, aynadan baktığımda, travestinin sevgilimin ağzına boşaldığını gördüm. Sonra başladılar öpüşmeye.

Eve geldikten sonra, hepimiz sırayla duş aldık ve içkilerimizle beraber, çırıl çıplak yatak odasına geçtik. Yatakta önce ben sevgilimle sevişiyordum, sevgilim sikimi ağzına alıp yalamaya başladı. Travesti de sevgilimin götünü yalıyordu. Hepimizden, “Ahh, Ohhh!” sesleri çıkıyordu. Sonra travesti de yanıma uzandı, sevgilim ikimizin de siklerini yalamaya başladı. Bu arda travestinin de çok güzel siki vardı. Travesti dudaklarıma yapıştı, sevgilim de siklerimizi yalamayı bıraktı, üçlü öpüşmeye başladık. Ben yavaş yavaş travestinin memelerini yalıyordum. Travesti elimi tutup sikine götürdü. Travestinin sikiyle elimle oynarken, eryaman escort bayan sevgilim kafamı travestinin sikine doğru bastırdı. Ben de travestinin sikini ağzıma aldım ve yalamaya başladım. Sevgilim de travestinin ağzına amcığını verdi, yalatıyor. Ben sanki sik yalamaya hasret kalmışım gibi travestinin sikini yalıyordum, yaladıkça da zevk alıyordum.

Sürekli pozisyon değiştiriyorduk, sevgilim herzaman yaptığı gibi yine götümü yalamaya başladı, götüme parmak sokuyor. Travestinin siki kalktı taş gibi oldu, sikini götüme değdirip değdirip çekiyor. İlkdefa götüme sik değiyor onun için midir bilmiyorum, travestinin siki götüme değdikçe okadar çok zevk alıyordum. Gardrobun aynasından arkamda ne yapıldığını görüyorum. Sevgilim hem götümü parmaklıyor, bir yandanda travestinin sikini yalıyor. Travesti götüme bolca tükürdü, tükürüğünü götümün deliğine sürerken bile aldığım zevki tarif edmem. Sonra travesti bana sırtüstü yatağa uzanmamı soyledi. Bacaklarımı omuzuna aldı, götümü biraz daha kendine çekti. Sikini kaygan götüme sürtüyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Sevgilim de bu arada sikimi yalıyor, zevkten inliyordum. Travestiye, “Ne olur, hadi sikini sok götüme!” diye nerdeyse yalvarıyorum.

Travesti bir iki kere daha sikini götüme sürttü, sonra nasıl yaptı anlamadım, o sikinin tamamını bir seferde götüme soktu. Az bir acı duydum, hepsi o kadar. Sonra o acı yerini escort eryaman zevke bıraktı. Travesti çok güzel sikiyordu götümü, “Hepsini sok, taşaklarını da sok!” diye zevkten inliyordum. Travesti götümü sikiyor, sevgilim sikimi yalıyor, fazla sürmedi, travesti inleyerek içime sıcacık boşaldı. Sevgilim de sikimi yalayarak ağzına boşalttı, iki zevki bir anda tattım. Sonra birlikte duşa gittik. Sevgilim, “Nasıl oluyormuş gördün mü benim götümü sikerken!” dedi.

Temizlendikten sonra tekrar yatağa geçtik. Yatakta biraz sohbetten sonra, ben travestinin sikini yalamaya başladım. Sonra 69 vaziyeti aldık travestiyle, o da benim sikimi yalamaya başladı. Sevgilim de bir benim bir travestinin götünü parmaklıyordu, ikimizinde sikleri taş gibi oldu. Sevgilim, “Şimdi sıra bende, birlikte beni sikeceksiniz!” dedi. Travestiye sordum, “Sevgilimin götünü mü, amını mı sikmek istiyorsun?” diye. Travesti, “Ben göt sikmeyi severim!” deyince, ben sırtüstü uzandım, sevgilim de amıyla sikimin üstüne oturdu, öne eğildi. Travesti de sevgilimin götüne soktu. Sevgilim aynı anda hem amına hem götüne yarrağı yeyince zevkten kudurdu. Yaklaşık 20 dakika kadar sevgilimi tost şeklinde siktikten sonra, sevgilimin amını ve götünü dölle doldurduk. Kalktığımızda sevgilimin amından ve götünden döller akıyordu.

O gece ben travestiyi sikmedim. Gitmeden önce travesti, sevgilimi ve beni birer kere daha sikti. O gün zaten götümü ilk ve son siktirmem oldu. Ondan beri anal seks yapmıyorum. Bazen aramıza aldığımız travesti veya erkeğin sadece sikini yalıyorum, ağzımla boşaltıyorum. Sonra birlikte seks manyağı sevgilimi sikiyoruz…

[Seyfi]

Tek Arzum Yengemi Sikmekti Sonunda Siktim!

Selam. Ben 23 yaşında, bekar, 1.80 boylarında, gayet yakışıklı, esmer biriyim. Malum, çalışıyorum. Annemler köyde olduğu için ben abimlerde kalıyorum. Yengem herzaman çıldırtıyordu beni. Tek arzum yengemdi, küçüklüğümden beri her zaman yengemi hayal ediyordum. Yengemle aramızda pekde yaş farkı yok, yengem benden 3 yaş büyük, yengem gelin geldiğinde ben 17 yaşımdaydım.

Abim işten gece geç gelirdi, bense aksine akşam 18:00 dediği zaman evde oluyorudum. Aslında gezmeyi de severim, ama sadece yengemi rahat rahat süzebilmek için erken gelirdim eve. Ne zaman fırsat bulsam yengeme sürtünürdüm. Yengem fiziği ile, hafif balık etli vucudu ile dehşet bir şeydi ve beni delirtiyordu. Bazen ben işten geldiğimde yengem evde olmazdı, ben de direk yengemin yatak odasına gider ve hemen çekmecelerde iç çamaşırlarına bakarak 31 çekerdim. Canıma tak etmişti, ne olursa olsun bir gün yengemi sikecektim…

Günler böyle hayal kurmakla geçti. Abim birgün köye gitti, yengem, ben ve yeğenim evdeydik. Benim yeğen daha küçükütür. Yengemin de o gece üzerinde askılı bir penye ve altta dar bir eşofman vardı, sanki inadına yapar gibiydi. Oturuyoruz, (yengemle aramız iyidir) muhabbet eryaman escort ederken kız meselesinden falan açıldı konu. Yengem, “Çıktığın kız varmı?” dedi. Ben de, “Yok ama olsa iyi olur, artık canıma tak etti.” dedim. Yengem, “Canına tak eden ne?” dedi. Ben de, “Anla işte, söyletme beni!” dedim. Yengem beni zorladı, “Söyle!” diye. Ben de söyledim, “Birileriyle sevişmek istiyorum!” dedim, artık dayanamadığımı söyledim. Yengem de bana, “O kadar canın sevişmek istiyorsa, git otellerde bir sürü orospu var!” dedi.

“Yenge, ben orospulara gitmek istemiyorum, bana karşılık verecek, benimle sevişecek birilerini istiyorum.” dedim ve ekledim, “Hem sen nerden biliyorsun otellerdeki orospuları yenge?” dedim. Yengem hemen lafı değiştirdi. Bu arada aklım yengemin göğüslerinde olduğu için sikim kazık gibi olmuştu. Yengem, “Sen de az malın gözü degilsin!” dedi. “Neden yenge?” dedim. Yengem, “Baksana orospu falan da beğenmiyorsun!” dedi. Ben şaşırıyordum, yengemle nerdeyse ilk defa böyle uzun sohbet ediyor, biraz koyu muhabbet ediyorduk. Benim yarak yerinde durmuyor, artık beni boşalt diyordu. Kalktım, tuvalete gidip 31 çektim geldim, ama sikim halen eryaman escort bayan kalkıktı.

Tuvaletten geldim, yengem, “Geç oldu, ben yatıyorum.” dedi ve yatak odasına gitti. Ben biraz TV seyredip yatağa uzandım, aklımda halen yengem vardı. Biryandan da çocuk ağlıyordu, yengem daha yatmamıştı. Aklıma birden çocuk bahanesiyle yengemi görmek geldi ve yatak odasına gittim. Kapıyı vurdum yengem toplansın diye, ama nerde, yengem yatakta sere serpe yatıyordu. Yengem, “Ne oldu? Niye geldin?” diye sordu. “Hiç, Bebişi sevecem…” dedim ve yatağa oturdum, ama aklım arkamda yatan yengemdeydi. Çocuğu kucağıma alıp, ben de yengemin yanına uzandım. Bedenim yengemin bedenine değiyordu ve adeta ateş gibi yanıyordu.

Artık dayanamıyordum, “Yenge bu acıkmış, emzirsene.” dedim. Yengem, “Emmiyor!” dedi. Ben de muzurluk olsun diye, “Ver ben deneyeyim, belki bende emer?” dedim. “Al, emerse ver!” dedi. Ben de, “Alırım bak!” dedim. Yengem de, “Al!” dedi. Ellerimi yengemin göğüslerine götürüyorum ama içimde bir korku var. Bu arada yengeme doğru dönmüştüm ve sikim yengemin götüne dayanmıştı. Yengemin göğsüne dokunduğumda sesini çıkarmadı, şaşırmıştım. Biraz escort eryaman okşadım, halen sesi çıkmıyordu. Bu arada çocuk nasıl olduysa sustu ve ben hemen bir espiri patlattım, “Bak sustu!” dedim, yengem güldü. Dayanamıyordum, bir yandan yengemin göğüslerini okşuyor, bir yandanda sikimi kalçalarına bastırıyodum. Birde boynundan öptüm, nasıl oldu anlamadım, ama yengem yine birşey demedi…

Dahada cesaretlenmiştim, tekrar öptüm ve yine sesi çıkmıyordu. Yanaklarını öptüm, derken yengem dudaklarıma yapıştı birden, “Off be, beni çıldırttın!” dedi, şasırmıştım. Ama nasıl emiyordu dudaklarımı! Ben nasıl olduysa yengemin bacaklarının arasına girmiştim, deli gibi öpüşüyor ve sikimi yengemin amına sürtüyordum. Yavaş yavaş aşağılara inmenin zamanı gelmişti. Boynuna ve göğüslerine geldim, yaladım emdim onları. Göğüslerinin ucu kıpkırmızı olmuştu.

Eşofmanını çıkardım, yengemin amı sulanmıştı, harikaydı. Hemen yengemin amını yalamaya başladım. Yengem bir ara kendinden geçti, inim inliyordu, “Hadi bitir artık!” diyordu. Ben de dayanamıyordum, sikimi çıkarıp amına dayadım, ama hemen girmedim, biraz üzerinde gezdirdim. Yengem dahada çıldırmıştı, “Sok artık!” diyordu. Sikimin başını yengemin sulu amına soktum, yengem nasıl inliyordu anlatamam. O gün yengemi sabaha kadar siktim! Daha sonraki günlerde yengemle her fırsatta sikiştik. Yengem benim biricik aşkım, yengemi deli gibi seviyorum!

[Serkan]

Ev sahibinin karısını sikerek kirayı ödüyorum! (Haydar 41 Y., Mosbach / Almanya)

Selam arkadaşlar, ismim Haydar, yaşım 41, Almanyada yaşıyorum ve oldukça sempatik bir erkeğim. Burdaki itirafları okuduktan sonra ben de bu itirafımı sizlere yazmaya karar verdim. Başımdan geçen olay 2 yıl önce başladı ve halen devam ediyor.

Ben genelde evkirasını evsahibine banka kanalıyla yolluyordum. Benim kiracı olarak kaldığım ev iki katlı, altta evsahibi, üstte ben kalıyorum ve yalnız yaşıyorum. Bu arada evsahibi de Türk, Nurettin bey. 2 sene önce, çalıştığım firma iflas etti ve artık banka hesabıma para gelmiyordu, yani işsiz kalmıştım. Birgün sabah erkenden kapımın zili çaldı. Kapıyı açmadan kapının dürbününden baktığımda, benim evsahibi Nurettin bey. Hemen anladım kirayı istemeye gelmişti. Hiç sesimi çıkarmadım. Birkaç kez daha zile bastı, ben kapıyı açmayınca tekrar alt kata indi ve karısına “Hanım, Haydar daha yatıyor galiba, ben işe geç kalıyorum, sen bugün kendisinden kirayı iste, bizimde ödemelerimiz var.” diye tembihleyerek işe gitti.

Öğlen vaktiydi, ben salonda koltukta uzanıyordum, üzerimde sadece şort vardı. TV’de uydudan seks filimi izliyordum, sikim kazık gibi olmuştu. Kapının zili çalınca hiç düşünmeden o halde kalktım kapıyı açtım. Tahmin ettiğim gibi karşımda evsahibinin karısı Neşe hanım. Neşe hanım çok sempatik, güzel, zayıf, ince belli ve zarif bir hanımefendi. Yaşı 30 – 31 civarında. Karşısında birden beni şortla görünce şaşırdı. Şaşkınlığı geçince, “Merhaba Haydar bey, eşim işe giderken (Haydar beyden rica et de bugün kirasını ödesin) diye tembihledi.” dedi. Bu arada benimle konuşurken şortumun içinde dimdik duran sikime bakıyordu sürekli.

Ben, “Neşe hanım, içeri buyurun.” dedim hemen, hiç itiraz etmeden içeri geldi. “Neşe hanım kusura bakmayın, size kapıyı bu halimle eryaman escort açtığım için. Hemen iki dakika üzerimi giyinip geleyim.” dedim. Neşe hanım, “Yok yok, giyinmenize gerek yok, önemli değil, kirayı alıp hemen gidecem zaten.” dedi. Bu arada televizyondaki seks filmi daha devam ediyordu. Neşe hanımın gözü filme takılınca hemen TV’yi kapattım. Fakat o anda aklımdan değişik değişik şeyler geçti. Tüm cesaretimi topladım ve Neşe hanımın oturduğu koltuğa oturdum. “Neşe hanım TV’de izlediğim filimden dolayı da özür dilerim. Siz çok şanslısınız, kocanız var yanınızda, bense yalnızım bu dört duvar arasında. Eee naparsın başka?” dedim.

Neşe hanım hemen, “Koca da koca olsa, nerdeee. 3 ayda en fazla bir yada iki sefer ilişkimiz oluyor. Evden işe, işten eve derken yoruluyor zavallım ve benle eğlenmeye fırsat bulamıyor.” dedi ve saçlarını düzeltti, tişörtünü ve eteğini çekiştirip koltuğa daha rahat oturdu. Ben Neşe hanımın göğüslerini ve bacaklarını süzerken, O da şortumun içinde hareketlenen sikime bakıyor ve kuruyan dudaklarını ıslatıp yutkunuyordu. Daha da cesaretlendim ve elimi koltuğun arkasına atıp Neşe hanımın saçlarını okşamaya başladım. Neşe hanım da elini yavaşca şortumun üzerinden sikime attı ve sikimle oynamaya başladı.

Artık ok yaydan çıkmıştı, Neşe hanımı kendime çekip yapıştım dudaklarına ve öpüşmeye başladık. Bu arada tişörtünü ve sütyenini çıkardım ve göğüslerini yalamaya ve emmeye başladım. Aynı zamanda da bacaklarını ve bacak arasını okşuyordum. Elimi küloduna götürdüğümde külodunun ıslanmış olduğunu farkettim. Hemen doğruldum, eteğini ve külodunu sıyırıp çıkardım. Neşe hanımı koltuğa uzatıp bacaklarını ayırdım ve amını, amının sularını yalamaya başladım. Dilimi amının deliğine eryaman escort bayan soktuğumda inlemeye başlamış, saçlarımı yoluyordu. “Ohhh, Haydarım, erkeğim, bitir beni. Seni istiyorum, sikini istiyorum!” diyordu.

Neşe hanımı kucağıma alarak yatak odasına geçtim. Kucağımdan indirince Neşe hanım önüme çömeldi ve şortumu sıyırıp sikimi eline aldı. Sonra, “Hmmm, tam düşündüğüm gibi.” deyip sanki aç kurtlar gibi sikime saldırdı. Görseniz nasıl yalıyor sikimi, sanki ömründe hiç sik görmemiş gibi. Kendimizi öyle bir kaptırdık ki, bir ara telaşlandım ve “Kocan aniden gelmez dimi?” diye sordum. “Telaşlanma, kocam tam 10 senedir hep aynı vakit, yani akşam saat 19:00’da gelir. Bol bol vaktimiz var daha.” demesi beni rahatlatmıştı. Amının tadı damağımda kalmıştı, Neşe hanımı yatağa uzattım ve ben de üzerine, 69 pozisyonuna geçtim.

Uzunca bir süre birbirizi yaladıktan sonra, “Sikini içimde istiyorum, sik beni.” diye inlemeye, yalvarmaya başladı. Ben birden hamle yaparak doğruldum ve bacaklarının arasına geçtim. Bacaklarını ayırarak, sikimi Neşe hanımın o daracık amına sokmaya çalıştım. “Yavaş yavaş sok Haydar, amım iki aydır yarak yüzü görmedi, alıştıra alıştıra yap lütfen.” deyince, “Tamam aşkım, merak etme.” dedim ve sikimi amının dudakları arasında gezdirerek, incecik belinden tuttum ve sanki gresyağı sürmüşüm gibi amının en derin noktalarına kadar indim. Neşe hanım zevkten neredeyse uçacaktı. Daha birkaç kez anca gidip gelmiştim, baktım Neşe titreye titreye, sarsıla sarsıla öyle bir boşaldı ki, böylesine orgazm olan bir kadın hayatımda ilk defa görüyordum.

“Haydar, ben bittim, tükendim, sende boşal erkeğim.” dedi, fakat ben biraz geç boşalırım, sikmeye devam ettim. Benim hemen boşalmadığımı escort eryaman görünce çok şaşırmıştı, zira kendi kocası çok çabuk boşalıyormuş. “Bekle biraz.” deyip posizyon değiştirdi, arkasını dönüp domaldı. Amı öyle kayganlaşmıştı ki, sikimi soktuğumda sikim zırt pırt dışarı çıkıyordu. Neşe, “Dur bir saniye.” deyip sikimi eline aldı ve sıvazlayıp göt deliğine götürdü. Ben hemen, “Yanlış yere götürdün.” deyince, “Orayı da sikmeni istiyorum.” dedi. “Memnunuiyetle.” deyip sikimi Neşenin göt deliğine bastırdım. Sikimin tamamı götüne girdiğinde Neşe yastığı kemiriyordu. Ne demişler, kendi düşen ağlamaz!

Ben yine de biraz hareketsiz bekledim. Az sonra Neşe kıpırdanmaya başladı, anladım ki Neşe benden hareket bekliyordu. Yavaş yavaş Neşenin götüne git gel yapmaya başladım. Bir elimle de amıyla oynuyordum. 10 – 15 dakika kadar götünü siktikten sonra Neşe birden, “Haydar ben geliyorum, lütfen sende boşal hadi canım.” dedi. Ben de zaten boşalmak üzereydim, var gücümle götüne birkaç kez sokup çıkarınca iniletilerimiz birbirine karıştı ve götünün derinliklerine boşaldım.

İkimiz de terden su gibi olmuştuk. Yan yana yatakta biraz uzandık ve konuştuk. Neşe gülümseyerek, “Haydar biliyormusun, aslında taa kiracımız olduğun günden beri gözüm sendeydi, seni istiyordum, kısmet bu güne imiş. Artık bundan sonra, her ay kirayı almaya ben gelecem, haberin olsun.” dedi. Ben de, “Kira meselesi var daha dimi?” deyince, “Kirayı dert etme, her ay gizlice kendi hesabımdan çeker kocama veririm. Sen yeter ki her ay kirayı almaya geldiğimde bugünkü kadar güzel anlar yaşat bana.” dedi. Yatakta biraz daha kalıp öpüştükten sonra kalktık birlikte duş aldık. Bir kere de banyoda beni ağzıyla boşalttıktan sonra giyinip bankaya gitti, kocası gelmeden kira parasını çekmeye.

Tabi bu iş sadece ayda bir kere kira almakla kalmadı, nerdeyse hergün kocası işe gittimi bana gelmeye başladı. Tam 2 yıldır Neşenin kocası ben oldum sanki, kocasından çok ben sikiyorum…

[Haydar]

Alman Lisa’yı bakire olduğunu bilmeden siktim! (Erkan, 44 y., Frankfurt / Almanya)

Askerden henüz yeni dönmüştüm ki, eniştem, yani halamın kocası aldı beni Almanya’ya götürdü. Bana orda bir kız bulmuşlar ve orda kalabilmem için evlendireceklermiş. Gerçi amına geçirdiğimin kızı, işi yokuşa sürdü ama… Neyse, benim asıl anlatmak istediğim, yaşadığım başka bir şey ki, bu beni halen hem düşündürür hemde o tatlı duygulara yeniden götürür ve her defasında sikim kalkar…

Almanya’daki günlerim, beni evlendirmek istediklleri o Stuttgart’lı kızdan gelecek olan haberleri beklemekle geçiyordu. O gün evde iyice bunalmıştım, kendimi dışarıya attım. Niyetim yakınımızdaki kasabaya doğru uzanmaktı. Çünkü birkaç gün önce, o taraflarda bir tenis kortu görmüştüm. Kızlar tenis oynuyorlardı, öyleki o tenis şortlarının altındaki çıplak, körpe bacakları görünce sikim kalkmış, hemen oracıkta otuzbir çekmistim. Üç aydır buralardaydım, dolmuşum taşaklarıma kadar. Karı çok ama bende Almanca nanay, sadece “Guten Morgen”, “Ja”, “Nein” gibi bir kaç kelime biliyordum.

Tenis kortuna götüren yolun üzerinde bir altyol geçiş köprüsü var. Ben tam o köprüye yaklaşırken baktım bir Alman kız, ayağının birini köprünün korkuluklarından dışarıya sarkıtmış, etrafına bakınıyor. Beni gördü ama hiç oralı olmadı. Benim de aklıma bir muziplik geldi. Sanki o intihar ediyormuş zannetmişim gibi, telaşlı telaşlı ellerimi açarak, koşar adımlarla o tarafa ilerledim, ankara escort bayan bir taraftan da kıza “Nein, nein!” diye sesleniyordum.

Kızın yanına yaklaştığımda başını bana doğru çevirmiş gülümsüyordu. Birşeyler söyledi ama tek kelimesini bile anlamadım. Bu ara elimi, kızın parmaklıklar üzerindeki bacağının üzerinde unutmuş olmalıyım ki, önce bana ve sonra bacağının üzerindeki elime doğru baktı. Anlamıştım… Çekmeye kalkışırken tuttu elimi. Yine bir şeyler söylüyordu. Kıza tarzanca, el kol hareketleri ile Almanca anlamadığımı ifade etmeye çalıştım, tekrar gülümsedi.

Oynadığım rol tutmuştu anlaşılan. Fakat elim halen kızın bacağının üzerinde, o dolgun ve uzun bacağını sıvazlıyor ve okşuyordum, canıma minnet. Kız kütük gibi maşallah kocaman bir şey. Poposunda, baldırlarına kadar uzanan, paçaları geniş, kısa bir şort pantolon, üzerinde de ince bir tişört vardı. Memeler testi gibi, uçları kara dut gibi, adeta gel beni ısır ye diyordu.

O belki anlarım umuduyla halen bir şeyler anlatmaya devam ediyordu, ben se işi ileriye götürmeye kararlı idim. Elimi yavaşça, daireler çizerek, yukarılara yani amcığına ulaştırmaya çalışıyordum. Adını sonradan ögrendiğim Lisa, oralı olmadığını ıspatlarcasına, sadece başını hafifçe kaldırmış, alttan geçen yola dogru bakıyordu.

Bu arada sikim patlayacak gibi, pantolonumu tokmaklıyordu, çıkar escort ankara beni dışarıya dercesine. O da bunun farkında idi. Baktım suratına, Lisa’da ses seda kesilmiş, geniş geniş soluk alıp veriyordu. Zaten sarı olan teni tamamen sararmıştı. Bir tek yanakları şehvetin ateşinden al al olmuş, burun delikleri açılıp kapanıyordu. Alnındaki terler adeta küçücük incileri andırıyordu.

Bu böyle ne kadar sürdü bilmiyorum, ama amcığına henüz ulaşamamıştım ki, elimi tuttu, aldı sol memesinin üstüne şehvetle bastırdı. Ayağını çekti, parmaklıkların üzerinden aşağıya indirdi. Bana doğru döndüğünde, boyunun uzunluğunun beni bir karış geçtiğini gördüm. Elim hala memesinde idi, hala memesini avuçluyor, okşuyor ve hoplatıyordum…

Elimden tutup, beni sürüklercesine çekti, yola inilen basamaklardan aşağıya gotürdü. Ağaçlıklı ve yeşil bir yere geldik, otların üzerine çöktü oturdu. Bende yanına çökmek isterken, göğsümden ittirerek beni sırtüstü yatırdı yeşilliğe. Çenesi açılmıştı Lisa’nın yine. Kimbilir neler anlatıyordu, anlamıyordum. Sonra zıpladı ve dizlerimin üstüne oturdu. Kızın altında kıpırdamak bir yana, nerdeyse ezilmiştim. Ve koca götünün sıcaklığı dizlerimi yakıyordu.

Biraz sonra benim kemer çözülmüş, fermuar aşağıya çekilmiş, benimki hürriyetine kavuşmustu. Lisa büyük bir hayretle “Mein Got! Was ist das?” dedi, “Ne var kızım, bu Türk ankara escort yarağı!” dedim. Bu ne iş böyle, önce büyük gördü benim 22 cm’lik yarrağımı, şimdi de gırtlağına kadar sokup çıkarıyordu. Birkaç pompalamadan sonra atışa hazır top infilak etti, ağzına patladım.

Üzülmüştü mermi boşaldı diye. Oysa ben taşaklarıma kadar doluyum be gavurun kızı. Baktı benimki hala demir gibi sert ve dimdik yıldızları sayıyor, döndü götünü bana doğru domaldı ve büzüğünü karıştırarak bir şeyler söyledi. Bu sefer anlamıştım galiba, “Yeni traş ettim.” demek istiyor herhalde diye düşündüm. Amı da, götü de tamamen tertemizdi. Amcığı, yarılmış bir şeftali gibi burnumun ucunda duruyordu.

Bunca beklemeye değermiş demek. Kime nasip, kime kısmet Şefika. Hemen bir yalama faslına başladım. Büzüğünü güzelce bir yaladım, ama dilimle amcığına tam ulaşamıyordum, işaretlerle belini kırmasını söyledim, iyice domaldı. Bu sefer amcığına ulaşabiliyordum ve deli gibi yalıyordum. Bu ne güzel bir lezzet, bu ne güzel bir tat…

Göt deliğini ıslata ıslata iyice bir yaladıktan sonra, büzüğü iyice açılmıştı. Fazla uzatmadan sikimin kafasını göt deliğine dayadım. Hafifçe kafasını soktuktan sonra, ani bir hamleyle tamamını dipledim. Benim malafat, büzüğü deldi geçti. Nasıl inliyor altımda gavurun kızı. Biraz götünü siktikten sonra, götünde patladım Lisa’cığımın.

Sonra sıra geldi amına. Lisa amından sikmemi istemiyordu, ama ben zorla siktim! Siktim sikmesine ama, meğersem bizim Lisa henüz bakire imiş, ve bekaretini ben bozmuş oldum, çok üzüldüm…

Entschuldigen Sie Bitte Lisa, hakkını helal et.

[Erkan]

Karımın Metres Olmasına Sesim Çıkmadı! (Kerem 23 Y., İstanbul)

Evlilik yıldönümümüzde, karım Pelin’e sürpriz yapmak istiyordum. Hep istediği, ama bütçemizin çok üstünde, yeni açılmış ünlü bir bara götürdüm. Maddi durumum elvermediği için, bunun için karımdan habersiz bankadan ihtiyaç kredisi çekmiştim. Ama o gece barın özel bir parti için kapalı olduğunu öğrenince üzülmüş, kapıdaki görevliyi ikna edip girmeye çalışıyorduk. O sırada yanımızda beliren iyi giyimli orta yaşlı bir adam, kapıdaki görevliye, “Onlar benimle beraberler!” deyince, görevli elindeki listeye bile bakmadan yana çekildi…

Adamla birlikte içeri giriverdik. Çok sevinmiştik. İltimaslı bir durumda olmak da çok hoşumuza gitmişti. Pelin’le birbirimize bakıp gülüyorduk. Karım Pelin varlıklı bir ortamda, oldukça şımarık büyümüştü. 4 yıl önce babasının iflasından sonraki hayatına halen alışamamıştı. O zengin rahat hayatı doğal hakkı olarak görüyordu. Ben de Pelin’in hak ettiği hayatı yaşamasını istiyordum. Onun için buraya girmiş olmak bizi özellikle mutlu etmişti. Kalabalığın çok seçkin olduğu belliydi…

İçerde adama gülümseyerek elimizi uzattık. “Ben Kerem!” dedim. Karım da, “Ben de Pelin!” dedi. Adam da kendini tanıttı. İsmi Nusret imiş. Benimle el sıkıştı. Sonra da karımın gözlerinin içine bakarak, iki eliyle tuttuğu elini öptü. Pelin’in ürperdiğini gözlerimle gördüm…

Bardaki parti, yayına yeni başlayan bir derginin tanıtımı içinmiş. Nusret beyle sohbete başladık. Eski bir İstanbul ailesinden geldiği belliydi. Yakışıklı değildi, ama başka bir çekiciliği vardı. İçkiler su gibi içildikce samimiyet artıyor, ama ilişkinin dengesi hiç değişmiyordu. Biz ona hep Nusret bey diyorduk, o da bize Pelin ve Kerem. Nusret beyin 45 yaşında ve evli olduğunu, bizim yaşlarımızda bir oğluyla bir kızının olduğunu öğrendik. Biz de ona üniversiteyi bitirir bitirmez evlendiğimizi ve şimdi 2 yıllık evli olduğumuzu söyledik.

Nusret bey anlattığı hikayelerde çapkınlığı konusunda hiç çekingen değildi. Ama direkt olarak da Pelin’e asılmıyordu. Sakin ve ağır tavrı ona gittikçe daha çok saygı duymamızı sağlıyordu. Karım bu tür erkeklere her zaman ilgi duyardı. Nusret beyin esprilerine gittikçe daha çok gülüyor, anlattığı hikayelere gereğinden fazla olumlu tepki gösteriyordu. Her halinden onu etkilemeye çalıştığı belliydi. Nusret bey garsona sürekli içkilerimizi tazelemesini söylerken, bize gösterdiği ilginin benim de hoşuma gittiğini hissettim…

Nusret bey bir ara bize, “Siz keyfinize bakın, ben biraz ayrılacağım!” dedi. Yakınımızdaki bir grubun yanına gitti. Onlar konuşurken uzaktan seyretmeye başladık. Herkes ne kadar saygı gösteriyor, önem veriyordu Nusret beye. Karım gözlerini ona dikmiş, “Ne kadar etkileyici biri. Deli gibi istiyorum onu!” dedi. O anda artık benim engelleyebileceğim bir şey olmadığını biliyordum. Karım kıvırtarak benden uzaklaştı. Dans eden kalabalığın arasına karıştı. Herkesin ilgisini çekmesi fazla vakit almadı.

Pelin’in üstündeki mavi dar mini elbise sütun gibi bacaklarını cömertçe sergiliyordu. Etrafta başka çekici kızlar olmasına rağmen, bütün erkeklerin ilgisi ondaydı. Dans ederken incecik kumaşın altında titreyen diri göğüslerinin sütyensiz olduğu belliydi. Etrafındaki erkeklerin sayısı kısa zamanda üç olmuştu. Uzun dalgalı sarı saçları dağılırken ışıkta parlıyordu. Yuvarlacık çıkık poposu her salınışında başka bir güzel görünüyordu. Pelin etrafındaki erkeklere pas verirken, ara sıra da Nusret beye çapkın bakışlar atıyordu. İstediğinin Nusret bey olduğu aşikardı.

Nusret bey bir süre sonra icinde olduğu gruptan ayrılıp yanıma geldi. Benimle beraber karımı seyretmeye başladı. Bana dönüp, “Karın tam bir felaket. Çok sexy. Fıstık gibi!” dedi kendinden emin bir gülümsemeyle. Sanki karımdan değil de, satışa çıkardığım bir fahişeden bahsediyordu. Çocukça bir sevinçle gülümseyerek, “Teşekkür ederim. Öyledir benim karım!” dedim. Sevincim karımın istediği oluyor diye miydi, yoksa benim de saygı duyduğum biri ondan hoşlandı diye miydi bilemedim.

15-20 dakika sonra Nusret bey gözünü ayırmadan izlediği karıma eliyle gel işareti yaptı. Karım dans etmeye devam ederek diğer erkeklerin arasından süzülüp yanımıza geldi. Yüksek sesli müzikten sesini duyurabilmek için karımı belinden tutup kulağına bağırarak, “Ne kadar güzel dans ediyorsun sen!” dedi. Pelin müziğin ritmiyle halen oynatıp durduğu kalçalarında okşarcasına dolaşan ele aldırmadan, “Güzel dans ederim. Özellikle hoşuma giden bir erkeğin önünde olursam!” diyerek yanıtladı. Nusret bey sanki anlamamış gibi, “Kimmiş o şanslı erkek?” diye sordu. Pelin elini uzatıp Nusret beyin kalçasını okşayan kürek gibi elini tuttu, sımsıkı poposuna bastırdı ve gözlerinin içine bakarak, “Sizin!” dedi.

Nusret bey zaten görebildiği şeyi karımın ağzından duymaktan mutlu gülümsedi. Ne benden, ne de etraftakilerden çekiniyorlardı. Pelin artık konuşurken ona dokunuyor, gözlerinin içine bakıyor, genç kız gülücükleriyle ve arada isterik kahkahalar ile süslüyordu sözlerini. Bu hale geldiğinde karımın karşısındaki erkeğe teslim olduğunu biliyordum. Yaşlı kurdun da bunu benden çok daha iyi bildiğinden hiç şüphem yoktu.

Nusret beyin arkadaşı olduğunu tahmin ettiğim bir yaşıtı bir erkek yaklaşıp, “Nasılsın Nusret?” diyene kadar bir birlerine kur yapmaya devam etiler. Nusret bey arkadaşını başından çabuk savmasını bildi. Sonra da karımın elinden tutup, “Gelin çocuklar, daha sakin bir yere gidelim!” dedi. Nusret bey Pelin ile el ele, ben de yanlarında, çıkışa doğru yürüdük. Şef garson yanımıza gelince, Nusret bey karımın elini bıraktı, cebinden kalın bir cüzdan çıkardı. Nerdeyse benim 2 aylık maaşım kadar olan hesabı ödedi. Sonra da garsonundan vestiyerine kadar Yüzlük banknotlar halinde bahşişler dağıta dağıta mekanın kapısına kadar geldik. Sanırım bizim için bu son darbe oldu. Karımla göz göze geldik bir an, kocaman kocaman açılmıştı gözleri, adamın dağıttığı paraları gördükten sonra.

Nusret beyin arabası hemen geldi. Son model, kocaman, siyah bir arabaydı. Şöför arka kapıyı açtı. Nusret bey Pelin’i nazikçe arabaya bindirdi. Karım son derece hoşnut, mini eteğinin kasıklarına kadar açılmasına, şoför dahil hepimizin küloduna kadar görmemize aldırmadan rahat hareketlerle geçti, oturdu. Nusret bey kendisi de bindi. Ben de arkalarından binmeye yeltendim, ama şöför kibarca beni ön koltuğa yöneltti, “Burada daha rahat edersiniz beyefendi!” dedi. Biraz bozularak, “Ha, tabii…” dedim. Ön koltuğa oturdum. Araba yeni deri kokuyordu.

Şöför kapımı kapattı. Kendisi de bindi, “Villaya mı beyefendi?” diye sordu. Evet cevabını alırken hareket etmiştik bile. Arabanın sessizliğine rağmen Nusret beyin kalın boğuk sesini duyuyor, ama çoğu zaman ne dediğini anlamıyordum. Karımın ara sıra (Evet, Hayır) dediğini ve gülüşlerini duyuyordum.

Sesleri kesildiğinde öpüştüklerini anladım. Yan gözle şoföre baktım, yüzünde pis ankara escort bir sırıtmayla dikiz aynasından arkada olanları izliyordu. Kendimi kötü hissettim. Benim azgın fingirdek karım, ucuz bir fahişe gibi, şoföre ve bana aldırmadan başka bir erkekle arka koltukta fingirdiyor, sevişiyordu. Sonra gözümün önüne Nusret beyin barda dağıttığı banknotlar, kalın cüzdanının görüntüsü geldi. Boş verdim herşeye, kendimi deri koltuğun rahatlığına bıraktım.

Yol fazla sürmedi. 15 dakika sonra demir bir kapıdan girip, güzel bir villanın önünde durduk. Şöför hemen inip arka kapıyı açtı. Önce Nusret bey indi, elini uzattı ve Pelin’in inmesine yardım etti. Ben de indim arabadan. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Bekçi olduğunu tahmin ettiğim bir adam evin yan tarafından koşarak geldi, “Hoş geldiniz Nusret bey!” dedi, villanın gösterişli ön kapısını açtı. Nusret bey Pelin’in beline sarılıp içeri girdiler. Ben de arkalarından girmeye yeltenirken, Nusret bey, “Seni ben sonra çağıracağım. Şimdilik burada bekle!” dedi.

Bir şey söylemeden aptal aptal durdum, arkalarından baktım. Kapı kapandı. Şimdi geriye dönmem gerekiyordu, ama şöförle yüz yüze gelecegimi düşünerek utandım. Onun da bekleyeceği belliydi. Şöförün, “Gel koçum arabada otur!” diyen sesiyle kendime geldim. Artık bana beyefendi demiyordu. Patronu yoktu ortalıkta. Bu duruma aşina olduğu besbelliydi. Pek fazla göz göze gelmemeye çalışarak arabaya girdim. Onunla muhattap olmak istemiyordum. Süklüm püklüm, konuşmadan oturdum.

Sessizliği o bozdu, “Yenge de pek hoşmuş. Karın mı?” dedi. İsteksizce, “Evet…” dedim. Şöför, “Nusret bey böyle ufak tefek genç kızlara bayılır. Çoğu zaman böylesi çıkmıyor. Onun için keyifli görünüyor bu akşam…” dedi. Karımın güzelliği, sexyliği onun da hoşuna gitmişti sanki. Hoş, Pelin’in, aynı anda hem masum bakire, hem sexy fahişe olabilen görüntüsünü görüp de iç geçirmeyen, siki kalkmayan erkeğe rastlamamıştım ya…

Şöför, “Zor geliyor mu sana?” diye sordu. Sesinde samimiyet ve sıcaklık vardı. Biraz daha yakın hissettim kendimi ona. Birinin yakınlığına ihtiyacım vardı açıkcası. “Eh, tabii ağır geliyor…” dedim. Şöför babacan bir gülüşle, “Alışırsın oğlum, zevk de alırsın. Sen öyle birine benziyorsun. Buraya gelinceye kadar ağzını açıp bir şey diyemediğine göre…” dedi. Sonra aynı gülümsemeyle, “Nusret bey senin hatundan hoşlanırsa seni de ihya eder!” dedi.

Zevk alacağımı söylemesine gerek olmadığını, zaten o utanç verici zevki aldığımı ona itiraf edemedim. Ama anlamış olacak ki, “Sessiz olursan seni onları duyabileceğimiz yere götürürüm.” dedi. “Peki…” dedim uysalca. Eliyle gel işareti yaparak yürümeye başladı. Arkasına takıldım. Evin arkasına doğru yürüdük. Etrafta başka bir ev olmadığı için sessizliğin içinde karımın haykırmaları duyulmaya başladı. Hafif bir ışığın geldiği ikinci kattaki pencerenin altındaydık. Ne çabuk başlamışlardı. Nasıl hemen karım böyle bas bas bağırır hale gelmişti?

Karım normalde sikilirken inlerdi, ama böyle bağırdığı pek nadirdi. Zevk haykırışları yükseldikçe sikimin kalktığını, sertleştiğini hissettim. Şöförün de eli de apış arasına gitmişti. Pantolonunun üzerinden sikini düzeltti. Sonra da sessizce, “Üff… Ulan senin orospu iyi bağırıyor!” dedi ve pantolonunun üstünden yarağını avuçlayıp oynamaya başladı. Gayri ihtiyari ben de aynı şeyi yaptığımı fark ettim. O daha fazla beklemedi, pantolonunun kemerini çözdü, donuyla birlikte aşağı indirdi. Elini tükrükleyip, dışarı çıkan yarağına asılmaya başladı.

Artık kendimi engelleyemiyordum, ben de aynısını yaptım. Asılmaya başladım. Öyle garip, anlatılmaz bir durumdu ki! Kendimi tanıyamıyordum. Bugüne kadar hiç tanımadığım bu adamla yan yana, pencerenin altında karımın sikilirken çıkardığı seslere 31 çekiyordum. Şoför kulağıma yaklaşıp, “Acele etme… Nusret bey boşalmadan uzun uzun siker senin karıyı! Tadını çıkar!” dedi. Bir şey söylemeden başımı salladım. Kulaklarımda karımın çığlığı ve vücutlarının birbirine çarpmasının sesiyle kendimden geçiyordum…

Birazdan karımın haykırmaları arttı. “Aahhh! Nusret’im! Erkeğimmm! Sik beni!” diye bağırdı. Artık sadece çığlık atıyordu. Karım geliyordu. Bir kaç dakika sürdü gelmesi. Onun böyle kendini kaybetmiş bir halde boşaldığını hiç duymamıştım. Nusret bey, “Offff… Amına koduğumun küçük orospusu!” diye soluya soluya basıyordu karıma. “Daracıksın amcık! Şimdi beni de getireceksin…” dedi, hemen ardından da böğürürcesine sesler çıkartarak boşaldı. Sonra sesleri duruldu.

Şöför hızla pantolonunu toparlamaya başladı. “Hassiktir! Senin orospu karın patronu çabuk getirdi! Toparlan, gitmemiz lazım hemen!” dedi. Şöförün paniğini anlamadım, ama ben de telaşlandım. Pantolunumu çektim aceleyle. Sessizce kaçtık ordan. Evin önüne geldiğimizde, “Nusret bey asla bu kadar çabuk gelmezdi, senin karının muamelesi çok iyi olmalı! Nusret bey bir şey istemek için telefon eder bazen, onun için korktum. Pencerenin altındayken benim telefon çalsaydı boku yemiştim!” dedi.

Nusret beyden telefon gelecek diye bekleyerek bir daha arkaya gitmedik. İki saate yakın konuştuk. Şöförün adı Kemal imiş. Nusret bey çok güvenirmiş kendisine. Ben de kendimden bahsettim. Karımın erkeklerden ne kadar hoşlandığını ve benim bunu bilerek evlendiğimi anlattım. Aklı almadı, ama dinlerken eğlendiğini hissettim. Benden 5-6 daha büyüktü. Bekardı. Şimdi gönlünü eğlendiriyordu. Ama, temiz bakire bir kız bulup evlenmeye niyetliydi. “Ben namusuma düşkünüm! Karı dediğin evinin, erkeğinin kadını olur. Bir erkeğe yan gözle baksın öldürürüm valla. Nusret bey de öyledir. Bakma, önüne gelene kayar, ama karısının yeri başkadır. Sen de biraz karına sahip çık diyeceğim, ama geç kaldın galiba!” deyip gülmeye başladı. “Senin karı mal canım… Sen ona sahip çıkamazsın zaten! O yolun yolcusu o!” derken, ben sadece dinliyordum.

Sonunda Kemal’in telefonu çaldı. Hemen açtı. “Tabii Nusret bey!” dedi. Birkaç defa daha, “Tabii… Tabii…” dedi. Telefonu kapatınca, bana, “Gel bakalım!” deyip kapıya doğru yürüdü. İçeriye girdik. Gösterişli bir antrenin ardından loş aydınlatılmış büyük ve etkileyici salona girdik. Zenginlik evin her köşesinde hissediliyordu. Modern, beyaz ağırlıklı dekorasyon çok hoşuma gitmişti.

Merdivenin ardındaki bölümü göstererek, “Bak burası bar…” dedi. İçkileri, bardakların yerlerini gösterdi. “Ben bir şey istemiyorum!” dedim. Güldü, “Senin için değil salak! Nusret bey talimat verdi. O istediği zaman götüreceksin!” dedi. Bunu düşünemediğim için kendime kızdım. Mutfağı ve diğer yerleri gösterdikten sonra üst kata çıktık. Heyecanlanmaya başlamıştım. Yanlarına gidiyorduk galiba. Nasıl davranacaktım? Ne yapacaktım? Nasıl konuşacaktım? Ağzım kurumuştu heyecandan. Holün sonunda, hafif ışık gelen odaya yaklaştıkça kalbim yeriden çıkacak gibiydi. Az önce altında karımın sikişme ankara escort bayan seslerini dinleyerek 31 çektiğim oda olmalıydı bu.

Kemal öksürerek geldiğimizi belli etti. İçeriden, “Gelin, gelin!” diyen Nusret beyin sesini duyduk. Kemal önde ben arkada içeri girdik. Kocaman yatak odasının ortasında onunla orantılı büyüklükte bir yatak vardı. Odanın içinde yoğun bir seks kokusu vardı. Yarı oturmuş vaziyetteki Nusret beyin göğsüne başını dayamış olan karım çok mutlu görünüyordu. Narin elleri onun kıllı göğsünü okşuyordu. İkisi de gögüslerinin üstüne kadar örtülüydü. Herhalde biz gelmeden örtmüşlerdi üstlerini. Saçı başı dağınıktı karımın. Dudaklarında ruj kalmamış, bulaşmıştı. Bana bakıp yorgun yorgun gülümsedi. Nusret beye ayıp olmasın diye karşılık veremedim.

Nusret bey bir eliyle karıma sarılmıştı, diğeriyle omuzunu okşuyordu. Muhabbetlerini kesmiş gibi suçluluk duydum, ama kendisi çağırmıştı bizi. Nusret bey kendinden emin, ama artık daha sevecen sesiyle bana, “Kemal sana her şeyin yerini gösterdi mi?” dedi. “Evet, Nusret bey.” dedim. “Hadi bakalım o zaman bana bir buzlu Viski getir!” dedi. Karıma da birşey içmek istiyor mu diye soracaktım ki, “Pelin’e de aynısından getir!” dedi. Sonra da karıma döndü, “Seni istediğim gibi yeniden yaratacağım!” dedi gülümseyerek. Karım da kıkırdayarak kıllı göğsüne öpücük kondurdu ve “Ben bilmem, beyim bilir!” dedi.

Nusret bey bana, “Hadi bakalım, git getir şimdi!” deyip, Kemal’e de, “Kerem içkileri hazırlayıncaya kadar bekle, bir yanlış yapmasın, sonra evine gidebilirsin!” dedi. Kemal, “Tabii Nusret bey!” dedi. İkimiz tam odadan çıkıyorduk ki, “Dur bak, seninle biraz oyun oynayalım. Aşağıda soyun ve Pelin’in külodunu giy, öyle gel!” dedi. Etrafa bakınıp karımın külodunu aradı. Bulamayınca, “Durmayın orada! Arasınıza!” diye kızdı. Kemal’le ben yatağın etrafında dolaşıp karımın külodunu aramaya başladık. Sonunda Kemal yatağın dibinde buldu, “Buldum Nusret bey!” dedi.

Karımın minik pembe külodu Kemal’in elinde, beraberce odadan çıktık. Aşağıya ininceye kadar Kemal karımın külodunu koklayıp, “Off, çok güzel kokuyor yaa!! Halen sırılsıksam!” deyip durdu. Aşağıdaki bara indiğimizde, “Hadi Kerem, giy bakalım karının külodunu!” dedi. “Sen gittikten sonra giyerim…” dedim. Ama ısrarlarına sonunda daha fazla karşı koyamadım. Kemal şu anda bana burada destek olabilecek tek kişiydi. Soyunmaya başladım. Gömleğimi, pantolonumu, külodumu, çoraplarımı tek tek çıkardım. Çırılçıplak Kemal’in önünde duruyordum. Sikim kalkmaya başlamıştı. Elimi uzatıp, “Ver de giyeyim bari…” dedim.

“Dur bekle!” dedi, kemerini çözdü. Pantolonunun önünü açtı. Yarağını çıkarttı, karımın küloduna sürtmeye başladı. Dışarıda azıp da boşalamamanın acısını çıkartacaktı belli ki. Ara sıra da bana bakarak, “Ohhh, Kerem karın tam sikilecek bir karı! Tam bir orospu!” diye fısıldıya fısıldıya 31 çekmeye başladı. Çok sürmeden karımın külotuna fışkırttı döllerini ve “Ooohhhhh!” çekti. Sonra da dölleriyle vıcık vıcık olmuş külotu elime verdi ve pantolonunu toplamaya başladı. Gülerek, “Giy hadi!” dedi. Öylece durduğumu görünce, “Giysene lan gavat!” dedi.

Tek ayağımla mermer zemin üstünde dengemi sağlayarak bir bacağımı geçirdim. Sonra da ötekini. Külodu belime kadar çektiğimde, Kemal’in ılık dölü sikime, taşaklarıma bulaştı. Bu nedense sikimin daha da kalkmasına sebep oldu. Kemal’in bunu farketmesi ihtimalinden rahatsız oldum. Kalkmış sikimin ucu karımın külodundan dışarı taşıyordu. Arkasındaki ip ise popumun arasına girmişti. Kemal’in karşısında gerçekten utandığımı farkettim. O ise bana bakıp eğleniyordu, “Dön şöyle bir de arkadan bakayım!” dedi. Gayri ihtiyari dediğini yaptım. “Ohhh yavrum, göte bak!” deyip kıçıma bir şaplak attı. Hafifçe yana kaçtım. “Genç kız gibi cilvelisin valla! Hadi içkileri götür gecikmeden, yoksa kızacak Nusret bey sana!” dedi.

Haklıydı. Ellerim titreyerek bardaklara Viskiyi, buzlarını koydum. Bardakları Kemal’in verdiği tepsiye yerleştirdim, ona bir şey demeden arkamı dönüp, üstümde sadece karımın minik pembe külodu olduğu halde, yalın ayak, serin mermerin üstünde yürümeye başladım. Kemal’in arkamdan halen baktığını biliyordum. Merdiveni çıkarken külodun sürtünmesiyle Kemal’in dölü iyice bulaşıyordu. Hole geldiğimde kalbim tekrar hızlı hızlı çarpmaya başladı. Odalarına yaklaşıyordum. İçerden seslerini duymaya başladım. Seks sesleri değildi. Konuşuyorlardı.

Odanın açık kapısına geldiğimde durdum. Onların odasına giriyordum, izin almam gerektiğini düşündüm. Beni hemen fark ettiler. Nusret bey, “Gel Keremciğim!” dedi. Geç kaldığıma kızmadığı için sevindim. Yanlarına gittim, tepsiyi uzattım. Ama Nusret bey kendi eline daha yakın olduğumu fark etti ve “Önce bayanlara sunulur!” dedi. “Haklısınız, özür dilerim!” deyip tepsiyi karıma uzattım. Pelin bardağı alırken beni süzerek, sevimli bir tavırla, “Kocacım, çok yakışmış külodum sana!” dedi. Ardından Nusret bey aldı içkisini. Bardaklarını tokuşturup birer yudum aldılar.

Nusret bey bana, sandalye çekip yatağın yanına oturmamı söyledi. Dediğini yaptım. Diken üstünde, dimdik sandalyeye oturdum. Yatakta biraz daha doğruldular. Artık biz bize olduğumuz için üstlerini örtmeye çalışmıyorlardı. Karımın güzel göğüsleri ortaya çıkmıştı bile. Onlara bakmak istiyordum, ama Nusret Bey’den çekiniyordum.

Nusret bey, “Kerem’ciğim…” diye söze başladı ve “Durum şöyle… Pelin’den çok hoşlandım. Çok güzel, taş gibi, işveli, cilveli…” deyip, beni tartmak ister gibi yüzüme baktı. Tepki göstermediğimi, can kulağıyla dinlediğimi görünce devam etti, “Hadi daha açık konuşayım. Karın sevişmesini, sikişmesini de çok iyi biliyor. Daracık amcığı var karının… Bitirdi beni… Metresim olmasını istedim, karın da bunu severek kabul etti!” dedi.

Bana sormadan kabul ettiği için karıma kızmama rağmen, karımın bu güçlü zengin erkeğin metresi olacağı düşüncesi hoşuma gitmişti. Bir yandan da bunun hayatımızı nasıl değiştireceğini, ne zorlukları olacağını bilemediğim için korkuyordum. Yine de olumsuz bir şey demeye cesaret edemedim, “Siz nasıl uygun bulursanız…” dedim. Karım duygularımı biraz fark etmiş olmalı ki, “Güzelim, ben senin karın olarak kalacağım. Çekineceğin bir şey yok. Sadece Nusret beyin de kadını olacağım. Tabii bazen seninle olamayacağım. Ama onun karşılığında lüks, rahat bir hayatımız olacak!” dedi.

Nusret bey, “Sikinin haline bakılırsa hoşuna da gidiyor zaten!” deyip güldü ve “Hadi itiraf et Keremcim, karının pembe külodunu giyip yanımıza gelmeyi kabul ettiğine göre, karını becermeme, metres yapmama hiç bir itirazın yok senin!” dedi. Adam doğru söylüyordu. Karımın pembe külodundan fırlamış sikimle orada öylece oturmuş, başımı sallayarak, az önce karımı siken adamın dediklerini onaylıyordum. Kekeleyerek, “Şeyy… Pelin ilk evlendiğimizden beri böyle davranıyor. escort ankara Ben de onu kaybetmek istemiyorum. Alıştım artık. Bir yerden sonra hoşuma gitmeye başladı diyebilirim. Haklısınız, başka erkeklerin karımı sikmesinden, karımı başkalarıyla sevişirken izlemekten zevk alıyorum, ne yalan söyleyeyim…” diye içinde bulunduğum durumu anlatmaya çalıştım.

Bu sırada Pelin, örtünün altında kalan elini hareket ettirerek, “Aaaaa! Bu kocaman olmuş yine!” diye kıkırdadı. Eliyle o kocaman olmuş siki okşadığını, kavradığını anladım. Nusret beye, “Hadi sevgilim, bırak konuşmayı artık! Bu koca şeyi yerleştir bana!” diyerek kıvrandı yattığı yerde. Nusret bey benimle konuşmayı bırakıp karıma döndü, “Bebeğim, Pelin’im, sana doymuyor o kocaman şey!” dedikten sonra isterik karımın dudaklarına yumuldu. Bir yandan da eliyle memesini avuçlamaya başladı. Üstlerindeki ince örtü hareketleri arttıkça açılıyordu. Karımın çıplak, güzel vücudu tamamiyle ortaya çıkmıştı. Nusret bey de üstünü örten son kısmını ittirerek üzerinden attı.

İlk defa vücudunun ne kadar kıllı olduğunu gördüm. Yarağı çok heybetliydi. Kalın, uzun ve kapkaraydı. Damarlarını görebiliyordum oturduğum yerden. Kıllı iri taşakları da kapkaraydı. Karımın narin eli sımsıkı kavramıştı yarağının gövdesini adeta kaçmasından korkar gibi. Az sonra Nusret bey karımı altına aldı. Pelin bacaklarını aralayıp dizlerini kaldırdı. Nusret bey eliyle koca yarağını tutup karımın amına dayadı. Dudaklarını karımın dudaklarından ayırıp gözlerinin içine baka baka ittirmeye başladı…

Karımın yüzünde bir gerginlik oldu. Saatlerce girip çıkmasına rağmen halen büyük geldiği belliydi. Karım koca yarağı içine tamamiyle alır almaz bir, “Ohh!” çekti, ardından bacaklarını kaldırıp iki yandan erkeğinin beline doladı. Kırmızı ojeli küçük güzel ayaklarını birbirine dolayıp kilitledi. “Seninim erkeğim! Seninim! Kökle dibine kadar!” diye soludu arzuyla…

Nusret bey zaten bekleyecek değildi. Kıllı poposunun karımın bacakları arasına doğru alçaldığını seyrederken içim cız etti. Karımın bir başka erkek tarafından sikilmesini izlemekten aldığım büyük zevke rağmen, kıskançlık ve burukluk duygusu da yok değildi içimde. Karımın aldığı zevki tekrar tekrar isteyeceğini, ona bağlanacağını biliyordum. Nusret beyin kalçaları aşağı yukarı hareket etmeye başladığında bu düşünceleri unutup önümde gerçekleşen muhteşem çiftleşmeye konsantre oluvermiştim. Yumuşak başlayan hareketler gittikçe daha sert ve acımasız oluyordu. Adeta Pelin’e acı vermek ister gibi sikiyordu artık.

Pelin onun altında zangır zangır sarsılıyor, nefes nefese inliyordu. Kırmızı ojeli küçük ayakları Nusret beyin kıllı poposunun üstünde fırtınada sallanan yapraklar gibiydi. O kocaman yarağın biricik aşkımın amına girip çıkmasını kıpırdamadan seyrediyorum. Adeta büyülenmiştim. Karım kolları yettiğince ona sımsıkı sarılıyor, dişlerini sıkarak altında debeleniyordu. Başını iki yana sallayarak haykırmaya başladığında geldiğini anladım. Ama duramıyordu. Nusret bey de durmuyordu. Karım, “Yeter! Yeter!” diye yalvarmaya başladı.

Nusret bey daha gelmemişti. Dakikalarca daha hayvan gibi sokup çıkardı. Karım tekrar deliler gibi bağırmaya başladı. Yine geliyordu. Vücutların birbirine çarpma sesine Nusret beyin küfürleri eşlik etmeye başladı. “Amına koyuyorum kaltak! Daracık deliğini sikiyorum! Amına koduğumun orospusu!” diyerek o da kendini kaybetmişti. Öyle güçlü koyuyordu ki, karıma bir şey olacak diye korktum. Karım artık ona sarılamıyor, altında boş bir çuval gibi duruyordu. Az önce Nusret beyin beline kilitlenen ayaklarını salmış, adam yarağını dibine vurdukça bacakları kukla gibi iki yana sallanıyordu.

Sonunda Nusret bey böğüre böğüre karımın içine boşaldı. Bütün ağırlığıyla, nefes nefese yatan karımın üstüne yığıldı. Sonra yavaşça yana kaydı. Yumuşamış, ama halen kocaman yarağı karımın amından kayarak çıkmıştı. Pırıl pırıldı. Sırt üstü uzandı. O da nefes nefeseydi.

Biraz sonra karımın güzel amından Nusret beyin dölleri dışarıya taşmaya başladı. Gecenin kim bilir kaçıncı boşalması olmasına rağmen Nusret beyin döllerinin bu kadar çok olduğuna şaşırdım. Gözlerim, karımın amından yavaşça süzülen döllere kilitlenmişti. Kim bilir daha ne kadarı karımın rahmindedir diye düşünürken, Nusret beyin yattığı yerden sesini duydum. “Amına koduğumun orospusu bitirdin beni!” dedi. Halen nefes nefeseydi. Pelin’imin ise cevap verecek hali yoktu, yarı baygın hareketsiz yatıyordu sırtüstü. Diri, dolgun memeleri inip kalkıyordu sadece. Terden sırılsıklamdı. Loş ışıkta parlıyordu. Ter ve seks kokusu iyice sarmıştı odayı…

Ben sesimi çıkartmadan onlara bakıyordum. Sikim de halen dimdikti, sızlıyordu. Elime alıp boşalmak için deli oluyordum, ama bir yandan da kızacak diye adamdan korkuyordum. Nusret beyin, “Kerem, git bize birer bardak soğuk su getir!” sözüyle kendime geldim. Konuşacak halde değildim. Hemen kalkıp odadan çıktım. Mutfağa doğru pür telaş yürürken, olanları tekrar yaşıyordum kafamda. Hemen geri dönmek için acele ettiğimi fark ettim.

Odaya elimde tepsiyle geri döndüğümde, Pelin daha tam kendine gelmemişti, bardağı alacak durumu yoktu. Nusret beye içine buz da attığım soğuk suyunu verdim. Kana kana içti. Karıma tepsideki diğer bardağı alıp uzattı, “Bebeğim, su iç, biraz kendine gel!” dedi. Yine o kibar beyefendi olmuştu. Karım hafifçe gülümsedi. Dirseklerinin üzerinde güçlükle doğrulup, Nusret beyin elinden suyu içti. Bitap görünüyordu. Suyu içip kendini tekrar bıraktı, sırtüstü, çırılçıplak.

Nusret bey bana dönüp baktı ve gülümsedi. O an utandım. Karımın külodundan fırlayan sikimi görmüştü. “Bizi sikişirken izlemek seni iyice azdırdı galiba Kerem. 31 çekmek ister misin?” diye sordu. Yüzüne bakmadan utana utana başımı salladım. “Hadi çek o zaman! Karına baka baka çek! Haa, avucunun içine boşalacaksın. Bir yeri kirletirsen çok kızarım. Tamam mı?” deyip güldü.

Tamam anlamında başımı salladım. Avucuma tükürüp, küçülmüş haliyle bile benimkinden büyük bir yarağın önünde 31 çekmeye başladım. Karımın, içinden halen döl sızan güzel kılsız amına bakıyordum. Daha ikinci sıvazlamada sessizce boşaldım avucuma. Herif yattığı yerden, bir çocuğun yaptığı marifeti seyredermiş gibi eğlenmişti 31 çekmemden. “Hadi şimdi git temizlen. Sonra şu karşıdaki kanepeye uzan uyu. Bir şey istersem uyandırırım seni!” deyip, yerdeki yatağın örtüsünü fırlattı bana.

Efendisinin emrinde bir köle gibi emirlerine itaat ettim. Banyodan döndüğümde ikisi de uyumuşlardı. Çırılçıplak yatıyorlardı. Adamın iri simsiyah kıllı gövdesi ile, ona sımsıkı sarılan karıcığımın minyon narin bedeni ve bembeyaz teni çok güzel bir tezat oluşturmuştu. Başını adamın göğsüne koymuş, sarı uzun saçları adamın göğsüne dalgalar halinde yayılmıştı. Eli, inikken bile hayli iri görünen sikin üzerinde, bir bacağını Nusret beyin üstüne atmış, minik pembe amcığı, içinden süzülen zevk sıvıları ve adamın dölleriyle halen ıslak ıslak parlıyordu. Öyle güzel bir manzaraydı ki!

Nusret beyin dediği gibi, kanepeye uzandım, örtünün altında büzülüp uyudum.

[Kerem]

Hayatımda İlk Kez Hamamda Sikildim! (Tuncay 34 Y., İstanbul)

Merhabalar. Anlatacağım bu olay bir yıl önce oldu. Karımla 10 yıllık evliydim ve evlendiğimiz günden itibaren, geçen seneye kadar, hemen hemen her gece karımı çok güzel sikerdim. Ama bu durum geçen sene değişti. Geçen sene bir gün, erkek arkadaşlarla, erkek erkeğe içkili yemek yedik. Sonra, hadi hep beraber hamama gidelim dendi, gittik. Hamamın girişinde, “Kese yapalım mı abi?” diyen birkaç tellak vardı. Arkadaşların çoğu tellak istemedi. Ben, sırtımı kirli hissettiğimden bir tellak istedim. Hamamda özel bölmeli yerler vardı, herkes tek tek özel bölmelere dağıldı…

Peştemalli olarak, sıcak mermere uzandım ve terlemeye başladım. Yemekte çok rakı içmiştim ve kendimi baya sarhoş hissediyordum. Az sonra tellak yanıma geldi. O da peştemalli idi, iri kıyım, kıllı, 40 yaşlarında bir adamdı. Beni başımdan başlayarak, yıkamaya, kese yapmaya başladı. Sıra vücudumu sabunlamaya geldi. Önce sırtüstü yatıyordum. Her tarafımı sabunlayan tellak, elini peştemalimin altına sokup, sikimi ve taşaklarımı da sabunlayarak yıkadı. Sonra beni yüzükoyun döndürdü. Sırtımı ve bacaklarımı yıkadıktan sonra, yine peştemalimin altına elini sokup kalçamı yıkamaya başladı. Kalçamı kocaman avuçlarıyla okşar gibi sabunluyordu. Biraz da sarhoş olmamın etkisiyle, yaptığı hareketler bana masaj gibi gelmişti. ankara escort Tellak, parmaklarını ara sıra, sanki kazara yaparmış gibi götüme de değdiriyordu. Ufaktan ufaktan yoklama çekiyordu ve her halde benden itiraz etmemi bekliyordu. Benim de o an yaptığı işler hoşuma gittiğinden ve bana masaj gibi geldiğinden sesimi çıkarmıyordum. Mayışmıştım, uyuklama pozisyonundaydım…

Ben itiraz etmedikçe, tellak daha da ileri gitmeye başladı, parmaklarını götüme iyice değdirmeye başladı. Tabi insan bu durumda ister istemez tahrik oluyor. Ben de tahrik olduğumun farkındaydım, o yüzden itiraz etmedim, bir de sarhoşum üstelik… Tellak en sonunda parmağını götüme sokmaya başladığında, inanılmaz bir şekilde zevk almaya başladım. Parmağını götüme iyice sokmuş, içimde oynatıyordu. Bir ara, adamın peştemalinin önü yüzüme değmeye başladı. Ne oluyor diye, gözlerimi biraz araladığımda, adam sikini çıkartıp dudaklarıma değdirmeye başladı. Siki kocaman ve sertti. Göz göze geldik, beni sikecek gibi bakıyordu. Kısa bir şaşkınlıktan ve tereddütten sonra, ömrümde ilk defa bir sik yalamaya başladım…

Her şey yavaş yavaş gelişiyordu, önce beni yavaş hareketlerle tahrik etti, itirazci olup olmadığımı yokladı, benden ses çıkmayınca da, olayı götümü parmaklamaya ve ağzıma sikini vermeye escort ankara kadar getirdi. Tabi bu yorumu ertesi gün kendi kendime düşününce yaptım. Tellak kocaman sikini gırtlağıma kadar sokuyordu ve beni çok heyecanlandırıyordu. Artık onun esiri olmuştum, ne yaparsa yapsın, itiraz edemiyordum. Artık ikimiz de çırıl-çıplak’tık. Bana, “Sana şimdi ağırlık masajı uygulayacam!” deyip, beni yüzükoyun yatırdı ve üzerime sabunlu sabunlu uzandı. Vücuduyla üzerimde aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya kaymaya başladı. Tabi kayarken, sert siki sürekli götüme değip geçiyordu. O ana kadar hiç sikilmeyen ben, hatta aklına hiç bir zaman sikilmek gelmeyen ben, o pozisyonda, ister istemez tellağın o sert sikinin içime girmesini arzulamaya başladım. Adam sanıyorum bu konuda çok ustaydı, beni kıvamına nasıl getirdi, halen hayret ediyorum! Bu arzumu anlamış gibi, önce sikini götüme dayadı, biraz sokar gibi yaptı. O an, dayanılmaz bir ağrı duydum ve ister istemez, “Ahhh!” diye çıkardım. Hemen çekti sikini…

Kısa aralıklarla böyle birkaç kez alıştırma yaptı. Artık götüm ilk sefer ki gibi ağrımıyordu. Kulağıma yaklaşıp, “Şimdi sikecem seni, hazır ol!” dedi ve birden soktu. Kazık gibi sert ve kalın siki taa götümün derinliklerine kadar ulaştığında, ikimiz de inliyorduk. Durmaksızın ankara escort bayan sokup sokup çıkarıyordu… Sokuyordu, çıkarıyordu… Taşaklarına kadar sokuyor, beni inlete inlete sikiyordu. Hayatımda ilk kez sikiliyordum, çok müthiş bir olaydı bu benim için. Birden nefes alış verişi hızlandı ve hırlamaya başladı. “Ahhhkk, Ohhhk!” diye inleyerek, içime akmaya başladı, sıcak dölleri içimi doldurdu. Boşalmıştı ama halen gidip geliyordu içimde. Siki halen kazık gibi sertti, çıkmıyordu içimden ve beni sikmeye devam ediyordu….

Az sonra bir kez daha inlemeleri değişti ve bir kez daha akmaya başladı içime, sonra üzerime yığıldı kaldı. Bir iki dakika sonra üzerimden kalkınca, “Uzun süredir böyle erkek sikmemiştim. Farkındasın değil mi? Sikimi çıkarmadan seni iki defa siktim!” dedi. Ben de ona ilk kez milli olduğumu söyleyince, “Anlamıştım zaten götünün darlığından. Ondan dolayı sikimi çıkarmak istemedim içinden!” dedi ve dudaklarıma bir öpücük kondurduktan sonra gitti…

Büyük şaşkınlık içindeydim. Arkadaşların hepsi de yıkandıktan sonra, hep birlikte hamamdan çıktık, eve doğru yürüyorduk. Yol boyunca, onların konuşmalarına hiç katılamıyordum, kafam az önce beni siken tellakta idi ve götüm müthiş ağrıyordu. O gece ve ertesi sabah, evde karımı sikerken, ilk kez sikim hemen sertleşmedi, hep o olay, sikilmem aklımdaydı. Birkaç gün sonra götümün ağrısı iyice geçince, inanılmaz bir şekilde sikilmeyi arzulamaya başladım. Zamanla da tam bir ibne oldum ve sürekli götümü siktiriyorum…

[Tuncay]

play casino kaçak bahis kaçak bahis canlı bahis bahis bahis canlı bahis webmaster forum bursa escort kocaeli escort bursa escort eskişehir escort bursa escort mersin escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan sakarya escort