Ablam, Kocam, Eniştem Anal seks

Ablam, Kocam, Eniştem Anal seks
Merrhaaba, seks hikayesi tutkunları sizlere bu öykümde ressmen seks adına ne varsa yaşadıklarımı aynen anlatacağım Been de burada biir itirafta bulunacağım. Kocamla iyi anlaşırız. 2 çocuğumuz var. Anlatacağım olay geçen yaz meydana geldi. Kocamla her zaman çook iyi biir seks hayatımız vardır. Genellikle ilişkilerimizin çoğunda beenii orgazma götürür, been de onu bulutların üzerine çıkarırım. Ağustos ayıydı. Adet görüyordum. Kocam o gece beenimle adeta çılgınca sevişmek istiyordu. Aybaşı olduğum zaman genelde banaa ısrarcı olmazdı. Bazan da arkamı dönerdim ve kalçalarımın arasında ileri geri yapmasına izin verir, boşalmasına yardımcı olurdum. O gece kocamı yine kırmak istemedim, yüz aşağı uzandım, pijamamı aşağı sıyırdım. Kocam kalçalarımın arasını tükrükle ıslatarak koca yarrağını aşağı yukarı kaydırmaya başladı. Bugün biir farklılık vardı Kocamda, tükrüklü parmakla götümün deliğini okşuyordu. Biirazdan niyeti belli oldu, “Ucunu sokabilirmiyim karıcığım?” dedi, çook gıcık olmuştum. Hayatımda hiçç götten ilişkiye girmediğim gibi, girmek te istemiyordum. Sert biir sesle, “Olmaz!” dedim. Yalvarmaya başladı, “Karıcığım çook merak ediyorum, nolur biir kerecik ver götten!” dedi. Pijamamı tekrar yukarı çektim ve 31 çekmekte serbest olduğunu söyledim. Morali çook bozuldu. Kocamı çook seviyordum, üzülmesini istemezdim, amma götümü de vermek istemiyordum. Hem çook acı vereceğini düşünüyordum, hem de itici biir tarz geliyordu banaa götten sikişmek. O gece Seks’siz geçti. Akşam kocamı, bilgisayarda anal seks yapanları izleyerek, 31 çekerken buldum. Gece banaa tekrar anal seks teklif etti, çook acımayacağını, biir kerecikten biir şey olmayacağını söyledise de, been yine reddettim. Artık eşim sık sık anal film izliyor, merakı been onu tersledikçe artıyordu. Kocamın dürüstlüğünden şüphem yoktu, amma onun bu anal seks merakı arttıkça been üzülüyordum. Konuyu ablama açtım. Ablam bunun kötü biir şey olmadığını, eniştemle evlenene kaddar götten sikiştiklerini söyledi. Halen de tane günlerinde bazeen arkadan yaptıklarını söyledi. Bunun üzerine kocamla denemeye karar verdim. İşteyken cepten aradım, akkşam ona istediğini vereceğimi söyledim. Çocuklar gibi sevindi. Akşam yatağa geçtiğimizde yarrağı biir diğer sert olmuştu. Kocama nasıl kolay olacağını sordum. Önünde domalmamı istedi. Götümün deliğini iyice tükrükledi, kremledi. Heyecandan ayakları titriyordu, sanki beenii ilk kez sikecekti. Gözlerimi kapadım beklemeye başladım. Sikinin başı göt deliğime dayalıydı, üzerime eğilmiş alttan vajinamı okşuyordu. Beense gerilmeye başlamıştım ve biir an önnce olsun bitsin istiyordum. Kocam, “Korkma acımayacak!” diyerek başparmağını götümün deliğimi içiinde gezdirmeye başlamıştı. Kocama, “Çok uğraşma, koy şu yarrağını artıkk!” deyince, eşim yarrağını götüme bastırmaya başladı… Ya Kocam götümü sikmeyi beceremiyordu, ya beende sorun vardı. Daha geçirmeden çook canım yanmaya başlamıştı. Kocam vazgeçmemden korktuğundan, kalçalarıma iyice yapışmış, biir yandanda yarrağını dar deliğime ittiriyordu, ik**e biir çükünün ucunu tükrüklüyor, yeniden deniyordu. Biirden bastırınca götüm yırtıldı sandım. Aniden çığlık atmamla, Kocam, “Dur, ucu girdi!” dedi. Hem bacakları titriyor, hem çükünün geri kalanını sokmaya çalışıyordu. O ittikçe beenim götüm adeta yırtılıyor, acı dayanılmaz biir hal alııyordu. Bana herzaman sevgiyle yaklaşan Kocam gözü dönmüş biir şekilde, been, “Yandım, götüm yırtıldı!” dedikçe geri kalanını sokmaya çalışıyordu. “Az kaldı karıcığım!” deyip deyip ittiriyordu. Yalvarma sırası beendeydi, “Nolur çıkar şu sikini!” diye inliyordum… Kocam bu işi biir an önnce bitirebilmek içiin aniden yarrağını sonuna kaddar kökledi. İçim parçalandı sandım. İlk defa Kocama, “Hayvan herif!” dedim ve öne fırlayıp yarrağını boşa çıkardım. Ona kızmak içiin döner dönmez çükünden adeta hortumdan fışkırır gibi döllerini attırdığını gördüm. Döllerinin biir kısmı ta yüzüme fışkırdı. Hiç onun böyle tazyikli boşaldığını görmemiştim. Sarılıp ağlamaya başladım. Özür diledim. Aslında kocamı mutlu etmek istiyordum, amma bu dayanılacak biir acı değildi. Kıçımı peçete ile sildim, hafif biir kanama va sızı vardı. Sabah olanları ablama anlattım. Ablam güldü, “Az sabretseydin, acın geçer, götün de alışırdı.” dedi. Ablama, “Abla, ya senin götün büyük, ya da eniştemin yarrağı küçük!” dedim. Biirdaha da asla götten denemeyeceğimi söyledim. Ablam banaa kızdı, “Mutlu biir evliliğin var, enişteme yazık, yoksa diğer kadınlara göz koyar!” dedi. Gözüm dönmüştü, “Enişteni çook seviyorsan, git sen poposunu becerdir ona!” dedim. Ablam gülerek, “Biir göt değil mi, veririm, Enişteme feda olsun!” dedi. Daha da çıldırdım, “Abla ne diyorsun sen!” dedim ve ağlayarak oradan uzaklaştım. Eve dönerken Kocamın işyerine uğradım. Kocam akkşam olanlardan dolayı özür diledi, been de önemli olmadığını söyledim, Ablamla aramızda geçeni anlattım. Kocam, “Vay bacanak vay, çook sanşlıymış, demek baldızımın o güzel poposunu herzaman sikiyor ha?” dedi ve gülmeye başladı. Galiba yanlış yapmıştım. Kocam, “Keşke baldız banaa da öyle biir iyilik yapsa!” deyince, daha da gıcık oldum. Ordan ayrılınca bu mevzuyu düşünmeye başladım. Yolda yürürken Ablamı eşimin önünde domalmış olarak canlandırdım. Hem kıskandım, hem de tahrik olduğumu hissettim. Bacaklarımın arasında amımın ateşi iyice yükselmeye başladı. Ablama özür dilemek içiin uğradım. Ablam kızacak biir şey olmadığını, eniştemin asla kıskanmayacağını, istersem eşimin anal merakını gerçekten gidereceğini söyledi. Kocama hem kızıyor, hem acıyordum. Nasıl olduysa, “Tamam o zaman, hadi eşimin göt sikme merakını giderelim!” dedim. Ablam, “Ne zaman?” deyince, “Hemen şimdi!” dedim. Kocamı aradım, biiraz rahatsız olduğumu, hemen Ablamlara gelmesini söyledim. Kocam daha biirkaç dakika geçmemişti ki Ablamlardaydı. Kapıda Kocama, “Hazır ol, Ablam seni bekliyor, sana götten verecek!” dedim. Kocam dalga geçtiğimi, onu test ettiğimi sandı, “Yok, olmaz!” falan dedi. “Uzatma, hadi yatak odasına!” dedim. Ablam sandığımdan fahişeçıktı, geceliğini giymiş, külotuna kaddar çıkarmıştı. Ablam bana, “Sen çık, utanırım.” dedi. Been de, “Sizi izlemeden sikişmenize asla izin vermem!” dedim. Kocam da, “Been de utanıyorum Aysel, senden başkasını hiçç sikmedim!” dedi. Kocama rahat olmasını söyledim. Hem kıskanıyor, hem de cayır cayır yanıyordum. Garip biir duyguydu, eşimin biirisiyle sikişeceğini düşünmek, hem de Ablamla. Heyecanının yatışması içiin eşimin pantolonunu been açtım, yarrağını biiraz yaladım, dimdik olmasını sağladım. Bu arada Ablam da Kocamın önüne domaldı… Ablam 36 yaşıında, 165 boy ve 70 kiloda biir kadın. Beenden 4 yaş büyük, amma beenden daha kışkırtıcıydı. Amını uzun süredir traş etmemişti, “Abla bu ne? Gavur amı gibi olmuş!” dedim. “Ne yapayım, enişten kıllı am seviyor!” dedi. İki çıplak insana aynı anda bakmak beenii kendimden geçirdi, hayatımda olmadığım kaddar tahrik olmuştum, amımda ateş hissediyordum adeta. Kocam yarağını, önünde domalmış bekleyen Ablamın götüne dayadı. Eliyle çükünün başını ve ablamın deliğini tükrükleyip, Ablamın götüne bastırmaya başladı. Yıllardır beenim vajinamı yakıp kavuran o koca yarrak, şu an milim milim Ablamın götüne giriyordu. Çok şaşırdım, hiçç zorlanmadan başını sokmuştu. Yanaştım onlara iyice. Kocamın yarağı ablamın götünde ileri geri yaparak gittikçe kayboluyordu. Ablam da tempo tutmuş kalçalarını sallıyordu. Kocam, “Canım baldızım, çook harikasın, götüne bayıldım!” diyerek Ablamın götüne köklüyordu. Ablamın üzerine eğilmiş, Ablamı götten sikerken, biir eliyle memesini avuçlamış, biir eliyle de amını okşuyordu. Ablam da biir yandan kendi amını parmaklıyordu. Ablamın ensesi ve kulak memeleri eşimin dudaklarındaydı. O gün eşimin ne kaddar usta biir sikici olduğunu tam anlamıştım. Çok geçmedi, Kocam Ablamın bacak arasından kavradı, kendine çekti ve bağıra bağıra götüne boşalmaya başladı. Ablam hızla amını parmaklamaya ve kalçalarını Kocamın bacak arasına vurmaya devam ediyordu. Çok sürmedi, Kocam yarrağını Ablamın götünden çıkardı. Kocamın çükünden spermler damlamaya devam ediyordu. Ablamın göt deliği ise halen açıktı ve içi gözüküyordu, dışarıya da Kocamın spermleri sızıyordu. Ablam biir yandan amını okşamaya devam ederek, dolaba yöneldi, dolaptan biir vibratör çıkarıp vajinasına yerleştirdi. Yatağın üstünde, tam biir fahişe gibi vibratörü vajinasına sokuyordu. Çok geçmeden Ablam da inleye inleye boşaldı. Been artıkk Kocama, “Beeni de sik!” diye yalvarıyordum. Kocam sızan spermlerlerle yarrağını sıvazladı, zaten kendinden geçmiş vajinama biir çırpıda kökledi. Bu sefer de orgazma doymuş olan Ablam bizi izliyordu. Kocamın çook pompalamasına gerek kalmadan bağıra bağıra boş aldıım. Seksin bu kaddar zevkli olacağını hiçç düşünemezdim. Ağustostan sonra artıkk Kocam Ablamın peşini bırakmadı, fırsat buldukça Ablamı doyasıya götten sikiyordu. Üçüncü sikiş buluşmasından sonra Kocam Ablamı vajinasından da sikmeye başladı. Artık beenim tane günlerimde Kocamın biir alternatifi vardı. Hem ablamın, hem de Kocamın artıkk doyumsuzluk sorunu yoktu. Geçen Kasım ayında Ablamın aybaşı halini fırsat bilip, herşeyden habersiz olan Eniştemi yoldan çıkardım. Eniştem Kocam kaddar iyi biir sikici değil, ancak çook nazik biiri, kadının ruhundan iyi anlıyor. Aralığın ilk haftası Eniştemi orgazmın doruklarına çıkardıktan sonra, Ablamın Kocamla sikşmesini nasıl karşılayacağını sordum. Eniştem, kıskançlıktan çatladı, kükredi, “Olmaz!” dedi. “Ama sen beenii sikerken hiçç öyle demiyorsun!” dedim. Kocamın çükünün kendisinden büyük olduğunu, Ablamın büyük sik sevdiğini söyledim. Eniştem biiraz durdu ve “Yoksa…???” dedi. “Evet! Ablam 5 aydır Bacanağının altında inim inim inliyor!” dedim. “Vay fahişevay!” dedi. “Nasıl başladı?” dedi. Anlattım ve “Sen her zaman göt sikerken Bacanağın amla yetiniyordu.” dedim… O akkşam Eniştemin öfkesini ve kıskançlığını yatıştırmak içiin götümün bakireliğini kendisine verdim. Eniştem de çook ustaydı, kaydırıcı kremle götüme nasıl köklediğinin farkına bile varamadım. Aynı gece sürpriz yaptım, Kocama da götten verdim. Henüz dördümüz biir arada sikişmedik, amma ne Kocam, ne de Eniştem am göt sıkıntısı çekmiyor, kimin gönlü kimi nasıl istiyorsa sikiyor. Alan memnun veren memnun

Tuhaf Hatun..

Tuhaf Hatun..
Merhaba Arkadaşlar. İlk defa sosyal bir ortamda bir olay anlatacağım.Olay diyorum çünkü hikaye değil birebir yaşanmış bir olay.

Ben 28 yaşında minyon 1.71 boyunda 66 kilo normal bir penis boyuna sahip biriyim.Olayımızın kahramanı ise Azra adında 1.68 boyunda 60 kilo 32 yasında dul bir hanım.

Azra ile tesadufen yanlıs noyu aramamla tanıstım.Baktım sesi hoşuma gidiyor bir kaç kez daha sınırımı zorlayıp tanısma teklıf ettim.Lakın basarılı olamadım.Ama adını soyadını bilinmeyen numaralardan almıstım bir kere.Face den ismini aratmıştım.Adı ve soyadında ıkı kişi çıktı.Biri oldukca buyuk biri ise duydugum sese uygun Azraydı.Şans olsa gerek ekledım.Bir gun sonra kabul etti.Bilgilerini inceledim.Okudugu okulu ogrenıp netten arastırdım.Dersimi iyi çalıstım yanı.

Muhabbete basladıgımızda neden ekeledıgımı sordu.Aynı okulda okudugumuzu felan soyledım.Basladık okuldan muhabbete.İşta o hoca bu hoca felan fıstık.Sıkıstıgım yerde ise kaç yıl gectı hatırlayamadım diyerek geçiştirdim.Boyle 2 gun konustuktan sonra bulusmak istedim.Beklemediğim bir şekilde kabul etti.Şaşırdım.Neyse biz bulustuk.Yüz olarak guzel olmasada fiziki anlamda cok iyiydi.Biraz konustuktan sonra konu cınsel yasama geldı.İnanılmaz rahattı.Ben dahada sasırmaya baslamıstım.Neticede avlamak için çalışmam gerekıyordu ama hersey cok kolay oluyordu..

İş yerime gitmem gerektıgını bı belge almam gerektıgını soyledım onuda davet ettim. Geldi :)) Bu aradainanılmaz sasırmıstım.Yani ilk defa tanıstıgın biriyle cok rahat olması ve hemen bir kapalı ortama gelmek istemesi….İş yerıne geldıgımızde ona bişiler ıkram ettım.Bende diğer odada yalancıktan ses cıkartıp ısım varmıs ızlenımı uyandırmak ıstemıstım.15 dk sonra yanına gidip oturdugumda muhabbete kaldıgımız yerden devam ettik.Derken bırden boynunun agrıdıgını soyledı.Bende sazanlık yapıp atladım.Ben ovarım diyerek arkasını donmesını sağladım.Arkasını dondukten sonra boynunu ovalamaya basladım.Sonra yavas yavas sırtına dogru ındım.Sudyenı uzerinde bilhassa duruyorum kı telkısını olcmeye calısıyorum derken…Off detaylar bana dehset veriyo..Sonunda kütür kütür siktim arkadaslar..Hemde hatunda her turlu yol var.Yanı anal , oral hard aklınıza gelecek hersey..Daha sonra numarasını diğer arkadaslarımlada paylastım onlarda gidip aynı gun işlerini gorduler..

Meğerse hatun bu cinsellıkle alakalı bir hastalık varmıs cok sex yapma arzusu duyuyolarmıs ondan varmıs..Bir süre sonra zaten mıdem bulandı daha kaldırmadım..

Şimdi baskaları sikiyor.Yanlız kadın zevkıne yapıyor parayla yapsa inan su anda kendıne bı ıkı daire almıstı..K.bakmayın yazarken cok sıkıldım bi anda kestım oyle..Bu arada sıkma yalan hayal gucu değildir..Tamamen gercektır..

Planlanmış Sadakatsizlik..

Planlanmış Sadakatsizlik..
Gözlerimi zorlukla açtım. Güneş ışığı açık pencerelerden içeriye giriyor, perdeler ılık bahar rüzgarıyla uçuşup duruyordu. “Nerdeyim ben?” dedim kendi kendime… Geniş bir yatakta çırılçıplak yattığımı fark ettim önce… Bacaklarımın arası sızlıyordu. Çıplak vücudumun beyaz teninde, oramda buramda morluklar, memelerimde, bacak aramda bir sızı… Ayaklarımdaki çarşafı üstüme çektim refleksle, örtünmeye çalıştım.
Çarşaf gelmeyince dönüp baktım. Benim gibi çırılçıplak bir erkek yatıyor yanımda… Yan dönmüş beni izliyor. Sarışın, yakışıklı bir şey… Hay Allah… Kim bu yakışıklı herif? Hangi kahrolası yerdeyim ben yine…?
Evet… Yine… Aylardır olduğu gibi… Tanımadığım yabancı erkeklerin evinde uyanma olayı… Kendimden geçercesine içmiş, sevişmiş, sikilmiş, yorgun… Bir gün başım derde girecek ya, bakalım ne zaman…
Başımın ağrısı… Offf… Yine içkiyi fazla, fazla değil, çok aşırı kaçırmış olmalıydım. İnleyerek çarşafla uğraşmaktan vazgeçip kendimi yatağa bıraktım. Kollarımı kaldırıp alnımı ovaladım. Adamın gözleri hala üzerimdeydi. Aldırmadım. Çarşaf belimden aşağıda, uzun bacaklarımı örtüyor sadece… Benim her yerim meydanda… Kalp şeklinde bıraktığım kasık kıllarıyla süslü üçgenim… Sırt üstü yattığım halde havaya dikili diri ve irice memelerim… Adamın ahlaksızca bakışlarıyla istemsizce kabarmaya başlayan meme uçlarım…
“Günaydın Gül…” dedi kısık sesle… Görüntü ve ses birleşince kafamda bölük pörçük sahneler canlanmaya başladı.
Alsancak’taki barlardan biri… Çılgın müzik… Eğlence… İçkiler… Arkadaşlar… Barda beni kesip duran bu herif… Yakışıklı piç… Benim her zamanki orospuluğum… Her halinden klas biri olduğu belli adama kuyruk sallayışlarım… Dans pistinde kendimi koyvermiş durumdayken bana yanaşması… Sarılarak dans edişimiz… Tanışmamız… Adı neydi? Neydi adı?
Lanet olsun… Adını hatırlamıyorum adamın… Beni lüks arabasıyla evine götüren… Bütün gece beceren… Kim kimi becerdi belli değil gerçi… Adamı yalayıp yutuşum… Küçük Kerim’i ağzımın içinde kaybedişim… Küçük Kerim diyor aletine… Biraz küçük gerçekten, standardın bir tık altı… Hah… Kerim… Adı Kerim dün gece beni sabaha kadar beceren bu yakışıklının… Zorlukla gülümsedim Kerim’e,
“Günaydın…” diyebildim kurumuş dudaklarımla… Başım çatlıyor… Kerim’in elinde bir bardak su, bir hap… Hapı bardağa attı, köpürdü bir anda,
“Al bunu iç…” dedi uzatırken… “Akşamdan kalmayız, iyi gelir bu, ben de attım şimdi…”
Tereddüt ettim ilk önce… Ne hapı bu şimdi acaba? Elindeki bardağa yabanıl bakışımı görünce bir kahkaha attı…
“Hay allah… Tecavüz hapı içiriyormuşum gibi bakma bana öyle… Bütün gece sen bana tecavüz ettin aslında… Hadi iç şu zıkkımı…” deyince ben de güldüm. Başımı tutup kaldırdı, içmeme yardım etti. Sonuna kadar içtim, başımı tekrar yastığa bıraktım.
“Mmm…” diye inledim. “Çok içtik dün gece galiba… Başım çatlıyor…” Güldü,
“Evet. Hem çok içtik…” Başını çevirip çıplak bedenime baktı, “Hem de çok seviştik. Güzel sevişiyorsun bu arada… Harikasın… Senin gibisini pek görmedim ben…” Ben de gülümsedim,
“Seksi severim. Uzun süredir senin gibisine de rastlamamıştım ben de… Özlemişim senin gibi biriyle sevişmeyi…” dedim.
Erkeğin bacaklarımın arasındaki yorulmak bilmez inip kalkmaları, içimden çıkmadan devam etmesi, beni bir değil, iki değil, üç kez boşaltması, penisinin üstünde zıplamalarım gözümün önünde canlandı. Hatırladım.
O yaşadığım zevkli dakikaların anısı bedenimi de canlandırdı, bacaklarımı sıkıp kıvrandım yatakta… Deli etmişti adam beni… Oysa pantolonunu indirdiğimde nerdeyse hayal kırıklığı yaşamıştım. Vasatın altındaki erkekliği şaşırtmıştı beni, pek beklemiyordum doğrusu ortaya çıkan ufaklığı…
Oysa sonradan utandırdı beni o küçük şey ve sahibi… Fırtına kesildiler, bedenimi kasıp kavurdular, savurdular şehvetin kollarında… Elimi uzatıp bacaklarının arasında ölgün yılan gibi kıvrılıp yatan küçük Kerim’i okşadım.
“Gerçekten söylüyorum, senin gibisiyle pek sevişmemiştim şimdiye kadar… Gece harikaydınız ikiniz de…”
“Eh, ilk gördüğünde gözlerindeki hayal kırıklığı açıkça okunuyordu. Gördüm, biliyorum. Ama biz küçük Kerim’le epey çalıştık, ilginç, değişik, zevk arttırıcı teknikler öğrendik. Kama Sutra vesaire… Japonya’da, Tayland’da, Avrupada sayısız tecrübeler edindik. Senin gibi yatağımıza giren küçük bayanları zevkten delirtmeyi severiz.”
Çırılçıplak uzandığım yatakta gerindim. Canım yine sevişmek istemişti dün geceyi hatırladığımda… Gerinmem iki Kerim’i de canlandırmıştı gördüğüm kadarıyla, gözlerini bana dikmişti ikisi de… Küçük Kerim başını kaldırmış, yılan gibi kıpırdıyordu yattığı yerden…
“Hadi öyleyse… Sabah sabah yine canım çekti, bu defa gündüz gözüyle delirtin beni…”
“Seve seve Gül… Aç bacaklarını… Kahvaltıda küçük Gül’ü yemek istiyorum ben de…” diyerek bacaklarımın arasına girdi.
Dakikalarca istekli kadınlığımı yaladı, emdi, yuttu. Diliyle, parmaklarıyla beni kıvrandırana kadar uğraştı. Sonunda başardı. Orgazm çırpınmalarım sürerken kendimi kaybettim adeta…

Kasılmalarım bittiğindeyse, yine bacaklarımın arasında duruyordu Kerim. Yüzünde şeytani bir gülümseme… Gözleriyle aşağıyı işaret ediyordu. Baktığımda şaşırıp kaldım.
Bacaklarının arasında bir değil iki erkeklik organı vardı. Beline bağlı kayışların ucunda simsiyah bir zenci vibratör vardı, altında kendi küçük aleti… Kremlenmiş, başı, derisi, damarlarıyla nerdeyse bire bir büyüklükte muazzam bir zenci siki…
“Çılgınsın sen…” diyebildim yutkunurken… “Daha yeni boşaldım.”
“Şimdi de sen çıldıracaksın…” diyerek bacaklarımı aralarken önündeki aletlerle birlikte rıhtıma yanaştı adam… Önce zenci vibratörün başını kadınlığımın dudaklarına dayadı, bastırdı. İri başı zorlayarak amıma girerken, kendi aletinin başı da arka deliğimi zorlamaya başladı. Vibratöre krem sürdüğü parmakları şimdi arka deliğimi ve kendi sikini kremliyerek okşuyordu.
“Hadi…” dedim sabırsızlıkla… Merakla bekliyordum yaşanacakları… Fazla uğraşmadan bıraktı, üstüme abanmaya başladı. Zenci alet amımda kayarken, kendisi de minik deliğimden içeriye girdi. Gözlerimi kapadım. Aynı anda bedenime giren biri gerçek, biri suni iki organın acısına, gerginliğine, zevkine dayanmaya çalıştım.
“Aahhh…” diye inlerken omzunu dişledim. Bir gece öncenin tüm alkolüne, tüm şehvetine, yorgunluğuna rağmen yeni başlamışcasına heyecanlı, ürpertili, zevkli bir yolculuk vardı derinliklerime yol alan… Zenci pipisi vajinamı yardı buzkıran gemisi gibi, hissedebiliyordum. Aynı anda sıcak, ateş parçası penisi arkamda ilerliyordu.
Yani, hiç grup seks yaşamamış, tost olayına girmemiş bakire değildim açıkçası fakat bu fikir hoşuma gitmişti. Gözlerim zevkten kayıyordu, boynuna sarılıp duruyordum erkeğin… Bacaklarımı araladım sonuna kadar, beline dolandım. Topuklarımı kalçalarına bastırıp kendime çektim. Dibime kadar girdi. Zenci vibratörün realistik başı yumurtalıklarıma dayanmış olabilirdi, zorluyordu beni… Arkamdaki kalınlıkla beraber bacaklarımın arasına kütük girmiş gibiydim.
“Ohhh… Dur… Bekle… Tadını çıkarayım biraz…” diye inledim kulak memesini dişlerken…
Bekledi. Biraz… Sonra benden izin almadan kıpırdanmaya başladı. Kıpır kıpır… Kımıl kımıl… İki penisiyle inip kalkmaya başladı bacaklarımın arasında… Aman tanrım… Harika… Aynı anda içime girip çıkıyor ikisi birden… Deliriyorum… Üstümde inip kalkıyor, tüm ağırlığını verip göğsüyle göğüslerimi ezerken, içimdeki penisleri dibime kadar köklüyor. Kollarının gücüyle kalkarken, penisler de uçlarına kadar aynı anda sürtünmelerini hissettirerek çıkıyor içimden… Sürekli… Biteviye…
Kaç kez boşaldım bilmiyorum. Sürekli bir fırtına, sürekli bir devinim, inlemeler, benim feryatlarım… Sonuncuda ben yatağın üstünde kendimden geçmiş titreşip dururken çıktı içimden… Zencinin kayışlarını çözüp attı, kendi sikini ağzıma verdi. Hırsla ağzıma aldım tepemde sallanan şeyi… Taşaklarını okşaya okşaya yaladım, yuttum. Spermlerini sağdım sonunda…

Kerim ile tanışmamız, ilk sevişmemiz böyle oldu işte… Bizim hikayemiz… Arkası geldi sonra… İkinci boşanmamdan sonra kendime koyduğum bir erkeğe bağlanıp kalmama, aynı erkekle en fazla bir ya da iki kez yatağa girme kuralımı çiğnettirdi bana yaşattığı zevkler, her biri diğerinden değişik, ilginç, eksantrik sevişmeler… Haftada bir filan buluşuyorduk işlerimiz gereği, sevişmeyi özlemiş, hasret kalmış. Kıyasıya sevişiyorduk.
“Evlen benimle…” dedi son sevişmemizde yatakta yorgun argın yatarken… “Sensiz yapamıyorum. Sana aşık oldum.”
Bir şekilde bekliyordum bu teklifi elbette… Birbirimize çok alışmış, bağlanmaya başlamış, ayrı kalamaz olmuştuk. Sadece seks değildi bu, aşk diyebileceğim bir ilişki vardı aramızda… Haftada bir yetmemeye başlamıştı, sık sık buluşuyor, buluşmak için bahaneler yaratıyorduk.
Ama beklemediğim bir anda sormuştu… Öylesine… Sıradanlaştırmaya çalışarak… Fakat onun için çok önemli olduğu açıkça belli oluyordu. Sesindeki beklenti, merak, hatta korku elle tutulur gibiydi. Elini tuttum yatıştırmak istercesine…
“Yapamam Kerim…” dedim neden sonra… “Yapamam…”
“Niçin peki Gül? Anlat bana…”
“Anlattım sana daha önce aslında… Daha ilk gecemizin sabahında, İki kere evlenip boşandığımı söylemiştim sana… Beni çok üzdü ikisi de… Kırdılar, yaraladılar… İkisi de aldattı beni… Başka kadınlarla yakaladım ikisini de… İkinciyi benim yatağımda, benim yatak odamda yakaladım hem de… Evlenmek, bağlanmak istemiyorum artık… Aldatılmak istemiyorum.”
“Benimle mutlusun ama… Her buluşmamızda, her sevişmemizde… Mutlu oluyorsun. Ben de öyle… Kafa yapımız, fikirlerimiz, zevklerimiz uyuşuyor.”
“Evet, çok mutluyum. İliklerime kadar tatmin oluyorum senin yatağında… Sevişmeye doyuyorum. Sadece seks de değil… Her şey… Muhteşem… Ama o kadar… Bağlanmak yok… Bu evden çıktığımda ikimiz de özgürüz. Sen istersen başka kadın getirebilirsin buraya, ben istediğim beğendiğim erkek bulursam onunla sevişirim.
Anla beni Kerim… Ben de seni seviyorum, biliyorsun bunu… Ama bağlanmak istemiyorum. Sevişeceğim erkekler de bir gecelik olacak, salt seks… Asla bağlanmayacağım, kimseye… Sevdiğim biri tarafından aldatılmak ya da beni seven birini aldatmak istemiyorum artık…”
Çırılçıplak yattığım yataktan kalkıp toparlanmaya başladım. Külodumu, sütyenimi, giysilerimi geçirdim üstüme… Dağılmış saçımı, makyajımı düzeltmeye çalıştım. Sessizce beni izliyordu. Yatağın yanında durup sırtını yastıklara dayamış yatan çıplak erkeğe baktım. Eğilip elini tutarken, dudaklarından öptüm.
“Hoşça kal aşkım…” dedim. “Beni anlayacağını biliyorum. Böyle devam etmeliyiz. Kabul edersen görüşür, sevişiriz. Seni seviyorum.”
Yüksek topuklarım parke zeminde yankı yapa yapa çıktım odadan… Çıkarken arkamdan seslendi,
“Ben sensiz yapamam artık Gül… Ben de seni seviyorum. Bir çıkar yol bulacağız, eminim…”

Çıkar yolu bulduk. İki hafta sonra Kordon’da lüks, güzel bir balık restoranda buluşup gün batımında, batan güneşin kırmızısı denizde yansırken mükellef bir akşam yemeği yedik. Yemekten sonra garson şampanya getirdi. Açıp kadehlerimizi doldurdu. Biz içkilerimizi yudumlarken yanımıza iki kemancı geldi. İkimizin en sevdiği romantik bir parçayı çalmaya başladılar. Kerim masaya bir yüzük kutusu, bir kağıt koydu. Kutuyu açıp içinden tek taş pırlanta yüzük çıkarıp bana uzattı. Rüyada gibiydim. Yine de karşı koydum,
“Sana anlatmıştım ne düşündüğümü…” dedim biraz sert çıkan bir sesle…
“Biliyorum, hatırlıyorum anlattıklarını…” dedi. “Kağıdı açıp oku, sonra konuşalım.” Eliyle işaret etti, kemancılar çekildi, oluşan sessizlikte süslü, italik bir yazıyla yazılıp parşömen antlaşma havası verilmiş tek sayfa kağıtta yazanları okudum. Hala evimizin baş köşesinde durur bu kağıt parçası…

PLANLANMIŞ SADAKATSİZLİK SÖZLEŞMESİ

Biz, aşağıda imzaları bulunan Gül ve Kerim, karı koca olarak PLANLANMIŞ SADAKATSİZLİK konusunda anlaştık. Aşağıda maddeler halinde sıraladığımız konulara tam ve istisnasız olarak tarafımızdan uyulacaktır.
Evliliğimiz süresince birbirimize olan maddi, manevi, cinsel görevlerimizin ve sorumluluklarımızın yanı sıra;
1- Her eş en az haftada bir gece olmak üzere, dışarıdan üçüncü bir partnerle sevişmekte özgürdür.
2- Üçüncü kişi, uygun ortamlardan rastgele bulunacak, anlaşılacak, eve getirilecektir. Yakın çevreden, arkadaşlar, tanıdıklar, birinci derece yakınlar arasından partner seçmek yasaktır.
3- Diğer eş, bulunan üçüncü kişiye anlayış gösterecek, ilgili ve saygılı davranacaktır. Her ne sebeple olursa olsun kıskançlık, ters davranmak, itiraz, kabalaşmak yasaktır.
4- Üçüncü kişiyle yatak odamızda cinsel birleşme olurken, diğer eş dışarıda vakit geçirebileceği gibi arzu ederse evin içinde bekleyebilecektir.
5- Gerektiğinde evde bulunan diğer eş, içeride sevişen çiftin yiyecek, içecek vs. konularda yardım ve hizmet etme talebi olursa, hiç itiraz etmeden yerine getirecektir.
6- Dışarıdan bulunan partnerlerle duygusal ilişki kurulmayacaktır. İlişkiler ancak ve ancak cinsel ilişki düzeyinde, salt seks kuralı gözetilerek sürdürülecektir.
7- Duygusal ilişki yasağı çerçevesinde, çiçek, hediye, romantizm, dudaktan öpüşme, aşkım vs. gibi hitap tarzı ve benzeri konular kesinlikle yasaktır.
8- Her partner, evimize en fazla üç defa getirilecektir. Aynı kişiyle üç defadan fazla cinsel ilişki kurulmayacaktır.
9- Erkek veya kadın, seçilen partnerin temizliğine, hijyen olmasına, hastalık vs. bir durumu olmamasına dikkat ve özen gösterilecek, diğer eşin sağlığı da ön planda tutulacaktır.
10- Yukarıda yazılı maddelere aykırı olarak, diğer eşten habersiz, izin almadan üçüncü kişi veya kişilerle kurulacak her türlü duygusal veya cinsel ilişkiler ALDATMA sayılır. Ayrılık, boşanma nedenidir.
Böyle bir ilişki ortaya çıktığı takdirde aldatan eş, hiçbir itirazda bulunmadan diğerinin ayrılmasına, istediği maddi şartları kabul ederek boşanma davası açmasına onay verecektir.

Sonuna kadar okuduğumda gözlerim faltaşı gibi, merakla beni izleyen erkeğime baktım. Ağzım bir karış açık kalmıştı, toparladım.
“Çılgınsın sen dediğimde bu kadarını da beklemiyordum doğrusu…” diyebildim gülerek… “Gerçekten çılgınsın. Hem evli olacağız, hem karım diyeceksin, hem de başkasıyla, üstelik evimizde sevişmeme izin vereceksin, öyle mi?” Elimi tutup dudaklarına götürdü,

“Evet…” dedi. “Senin için dağları delerim, her şeyi yaparım. Senin mutlu olman için bu… Kendini baskı altında hissetmemen, benimle evlenmeye razı olman için…”
Sonunda ikna etti beni çılgın… Sade bir nikah, ardından uzun bir balayı, uzakdoğuda, egzotik denizlerde, otellerde sevişerek, mutlulukla geçirilen…

Balayından döndüğümüzde işler bizi bekliyordu. Bir süre öylesine takıldık. Gündüz işadamı-kadını, gece sevişken vampirler olarak… Bir zaman da öyle geçti. O komik sözleşmeden, anlaşmadan bahsetmeden, ikimizin de konuya girmediği… Sonunda bir gece, seviştikten sonra çıplak, kollarında yatarken Kerim açtı dillendirmeye çekindiğimiz şeyi,

“Ne yapıyoruz aşkım? Başlayalım mı?” dedi saçlarımı okşarken…

“Neye başlayalım?” dedim neden bahsettiğini bildiğim halde… Hiç aklımdan çıkmıyordu ki aslında… Sadece teklifin kocamdan gelmesini, konuyu ilk onun açmasını bekliyordum. O da biliyordu bunu, saçımdan tutup başımı kendine çekti, dudaklarımı kemirdi,

“Anlaşmamızı uygulamaya…” dedi sonra… “Sadakatsizlik planlamaya… Yabancılarla sevişmeye… Domuz gibi biliyorsun ne demek istediğimi… Önce hangimiz peki? Sen mi, ben mi?”

“Sen başla…” dedim. “Madem bu komik şey senin aklına geldi, ilk önce sen başla. Yarın akşam… Olur mu?”

“Tamam…” dedi.

Ertesi günün akşamı giyinip süslendik. Kerim parmağındaki alyansı çıkardı. Eğlence mekanlarını dolaşmaya başladık. Ayrı ayrı giriyorduk barlara… Önce birimiz, arkadan diğerimiz… Ayrı takılıyor, konuşmuyorduk hiç… Bakışlarımızla anlaşıyorduk etrafı kolaçan ederken, kocam avını ararken… İstediği gibi birini bulamayınca işaret ediyor, çıkıp bir sonraki bara giriyorduk aynı şekilde… Sonunda üçüncü girdiğimiz mekanda aradığını buldu.

Yüksek bar taburesine tünemiş, etrafı kesip duran dikkat çekici güzellikte ve seksilikte bir kadındı… Bakıştılar önce… Davetkar bakışlarını ben de fark ettim. Simsiyah saçlı, iri memeli, her tarafı oynayan seksi bir parçaydı. Minicik daracık kloş etek uzun bacaklarına pek yakışmıştı haspanın… Bacak bacak üstüne atıyor, orasını burasını kocama gösterip duruyordu. Arandığı öylesine belli oluyordu ki…

Kadın çantasından sigara çıkardı klasik tarzda, benimki gidip kadının sigarasını yaktı, konuşmaya başladılar. Cebinden kartvizitini çıkarıp kadına verdiğini gördüm. Yavaş yavaş yanlarına yaklaşmaya çalıştım. Etrafımda beni yalnız görünce asılmaya başlayan zampara heriflere yüz vermeden kadının yan tarafına kadar sokuldum. Barmene bir kokteyl söyleyip etrafı izler gibi yapıyordum kulaklarım dört açılmış vaziyette… Kocam beni görünce sesini yükseltti duymam için,

“Ne dersin güzelim, bana gidelim mi?” diyordu kadına… “Her türlü içki var evdeki mini barımda… Güzel bir gece geçirelim.”
Bu kadar çabuk mu, bu kadar kolay mı diye düşündüm bir an… Kocam uzanıp kadını öptü mini etekli bacaklarını okşarken… Kadının pek itirazı yoktu, öpüşüne karşılık verdi, dünden razıydı orospu… Eh, ben de ilk geceden yatağına atlamamış mıydım bu yakışıklı şeytanın… Hak veriyordum kadına doğrusu… Ben de altına yatıvermiştim hemen…
Barmene işaret edip hesabı isterken cebinden şişman cüzdanını çıkarmaya çalışıyordu. Cüzdandaki yüzlüklerin arasından kadının gözüne sokar gibi iki tanesini çıkarıp barmene tokaladı,

“Üstü kalsın koçum…” dedi üst perdeden, kalantor işadamı havalarında… Tarzı değildi pek, sevmezdi böyle şeyleri ama vakit geçirmeden kızı etkilemek istiyordu besbelli…

Kapıya ilerlediler, arkalarından takip ettim. Valenin arabayı getirmesini beklerken öpüşüp koklaşıyorlardı. Ben de yanlarında durdum. Kız beni fark etti ama umursamadı. İlgisi ve elleri kocamın üstündeydi. Sarılıp duruyordu erkeğime…
Bizim son model beyaz BMW geldi. Kocam valeyi okkalı bir bahşişle savıp arka kapıyı açtı, kızı davet etti. Kız hayatından memnun geçip deri koltuğa kuruldu. Kocam diğer kapıdan kızın yanına geçerken ben de önceden anlaştığımız gibi ön kapıyı açıp direksiyona geçtim. Gaza bastım.
Kız neye uğradığını anlamamış, arka koltuktan şaşkın şaşkın bana bakıyordu. Dikiz aynasından görebiliyordum. Kocam sarılıp kendine çekti kızı, dudaklarını kemirmeye başladı. Dudaklarını çekmeden bana seslendi,
“Bizi eve götür karıcım… Çabuk olursan bahşişin artar, ona göre…”

“Emredersin kocacım…” dedim gözümü dikiz aynasında sevişenlerden ayırmadan… Kız aptallaşmış gibi, kocamı engellemeye çalışıyordu şaşkın şaşkın…

“Ne… Ne oluyor? Karıcım mı?” Kocam ahtapot gibi sarılıp tekrar yumuldu,

“Aldırma sen bize…” dedi. “Soru sormayı bırak. Bu gece sen ve ben varız… İkimiz bu gece hayatımızı yaşayacağız. Öp beni…”

Oturduğumuz siteye gidene kadar seviştiler arabada… Bana aldırmadan… Apartmanın otoparkında durduğumuzda kadın dağılmıştı. Belki ben olmasam, etrafta akan trafik olmasa arabanın arka koltuğunda bacaklarını açıp verecekti kocama… Öylesine azmış durumdaydı ikisi de… Ben de öyle…
Asansörde onuncu kata çıkarken hala öpüşüp duruyordu ikisi… Benim yanımda… Eve girdik. Kız banyoyu sordu, gösterdim. Kocamla bakıştık,
“Nasıl? Güzel mi?” diye sordu. Kızdan bahsediyordu,

“Güzel…” dedim hafif burularak, kocama hissettirmemeye çalıştım. “Tam senin sikine layık…”

“Hadi birer içki koyalım, bu gece benim için uzun olacak.” dedi kocam salonun köşesindeki bara yöneldi.

“Viagra falan alsan mı acaba?” dedim kocama, yardımcı olmak isteyen hemşire ayaklarında… “Kız baya hızlı görünüyor.”

“Merak etme, hapsız idare ederim ben, biliyorsun beni…” Güldüm,

“Bilirim, sabaha kadar canını çıkarırsın zavallının, bana yaptığın gibi evire çevire sikersin…” dedim. Benim kadehimi verirken sarıldı, dudaklarımı öptü.

“Senin yerini tutmaz o aşkım… Bir gecelik sadece… İçin rahat olsun, merak etme…” diyerek rahatlatmaya çalıştı kocam… O arada kız da gelmişti, öpüşmemizi izliyordu. Ayrıldım, elimi uzatıp yanımıza çağırdım,

“Gel canım… Çekinme… Bu gece kocamla ikiniz yatak odasında yatarsınız. Ben misafir yatak odasındayım. Bir şeye ihtiyacın olursa söyle, ben veririm.”

Hala aptal aptal bakıyordu kızcağız… Kocam ona da bir kadeh uzattı, o şaşkınlıkla viskiyi fondip yaptı kız… Yüzünü buruştururken kocam sarılıp viskili dudaklarını öptü. Ateşleri yükselmişti yine… Ben de içkimi dikip bara bıraktım,
“Hadi, ben sizi rahat bırakayım. Size iyi sevişmeler…” diyerek misafir yatak odasına yöneldim. Soyundum. Geceliğim elimde çırılçıplak banyoya gitmek üzere çıktığımda bizimkiler birbirlerine dalmışlardı.
Salondaki koltukta arkaya yasladığı kızın eteğinin altına dalan Kerim, kadınlığını karıştırıp duruyor, bluzunun önünü açmış sütyensiz koca memelerini emerken kızı inletiyordu zevkten… Beyaz dantelli külodu kızın ayak bileklerinde duruyordu. O da kocamın pantolonunun fermuarını açmış, sertleşmiş siki avucunun içinde okşayıp duruyordu.
Öylece donup kalmış, onları izliyordum. Bir an beni fark edip baktılar, elimle devam işareti yapıp banyoya geçtim. Jakuziye uzanıp köpüren suyun okşamasına bıraktım kendimi… Kocam içerde bir kadınla sevişiyordu. Bense onların neler yaptıklarını hayal edip kendimi okşuyordum.

Bir süre sonra rahatlayıp kalktım, havluya sarınıp dışarıya çıktım. Salonda kimse yoktu. Yatak odamızın ışığı yanıyordu. Yaklaştım. Kapıyı kapatma gereğini duymamışlardı. Yatak odasının kırmızı spot lambası ortadaki yatağı aydınlatıyordu. Yatağın etrafını aynalarla donatmıştı kocam, ikisinin çıplak bedenlerinin kırmızı ışığın altında aynalardaki yansımaları kışkırtıcı görünüyordu.
Geniş yatağımda kocam yabancı bir kadınla sevişiyordu. İkisi de soyunmuşlar, çırılçıplak birbirlerine dalmışlardı. Uzun bacakların arasına giren kocamın dar, kaslı kalçaları inip kalkıyor, kızı bağırtıp duruyordu zevkten…

Piç, ne yapıyorsa yapıyor, o standart altı uzunluktaki sikiyle zevkten öldürüyordu yatağına giren kadınları… Kız hırlayarak kocamın boynuna sarılıyor, kalçalarını yukarı kaldırıp kocamın sikini karşılamaya çalışıyordu.

Kapının önünde durmuş, üzerimde öylesine sarındığım bir kısa banyo havlusu, içerde sevişenleri izliyordum. Kocam yorulunca alta yattı, kız üstüne çıkıp rodeocu gibi inip kalkmaya başladı sikinin üstünde… Eğiliyor, koca memelerini kocamın göğsüne sürtüyor, kalçalarını değirmen taşı gibi çeviriyordu bir yandan da…

Elim apış aramdaydı. Dudaklarım kurumuş vaziyette, içeriyi röntgenliyor, amımı parmaklıyordum. Havlu sıyrılıp düşmüştü çoktan… Çırılçıplaktım kapının eşiğinde… Kocam alttan fırlayıp kızı domaltmak isteyince beni gördü. Bana baka baka kızın arkasına geçip belini tuttu, arkadan geçiriverdi. Sert sert gidip geliyor, kızı bağırttırıyordu. Gözleri gözlerimdeydi.

Sonunda kız da fark etti beni… İkisi de bana bakıyorlardı şimdi sevişmeye ara vermeden… Kocam arkadan her vurduğunda bana nispet yapar gibi zevkten inliyordu orospu… Sırtımı kapıya yaslayıp onları izledim ben de elim üçgenimde, kendimi parmaklaya parmaklaya…
Fazla sürmedi, boşalmaya başladım. Öyle kışkırtıcı bir sahneydi ki… Kız ciyak ciyak bağırıyor, sürekli orgazmlar yaşıyordu kocamın becerikli sikinin altında…

Boşaldıktan sonra fazla durmadım. Kocama bir öpücük gönderip bir gecelik karıkocayı yalnız bıraktım yatak odamızda… Gidip yatağıma yattım. Uykuya dalarken hala bizimkilerin inlemeleri geliyordu kulağıma…

Sabaha karşı yattığım yatakta bir kıpırtı oldu. Uykumun en tatlı yerinde zorlukla gözümü açtığımda kocamın yanıma uzandığını gördüm. Kollarını açıp beni sarmaladı, sımsıkı kocama sarıldım ben de… Çıplak bedenlerimiz Ying-Yang sarmalı gibi birbirine geçti birbirini tamamlarcasına… İçimi bir mutluluk hissi doldurdu.
Kocam… Erkeğim… Beni seviyordu. Benim yanımdaydı. Başkasının değil… Uyumak için benim yanıma, karısının yanına gelmişti. Tekrar uykuya daldım. Kocamla beraber, uyuduk. Huzur içinde…
Sabah bir tıkırtıyla gözümü açtığımda kapıda bir kadın durmuş bize bakıyordu. Akşamki kız… Kocamın misafiri… Giyinmiş, makyajını yapmış, oda kapısında durmuş bize bakıyordu. Şaşkındı.
Biz karı koca yatakta çırılçıplak, birbirimize dolanmış vaziyette, başım kocamın göğsünde yataktaydık. Kocamın bir gecelik sevgilisine sus işareti yaptım, ses çıkarmaması için… Aldığı derin nefeslerle bebek gibi uyuyordu sevgili kocam…
Başını salladı anladığını belirterek, sonra da elini… Veda ediyordu. Ben de el salladım. Gözlerim tekrar kapanırken, dış kapının açılıp kapandığını duydum hayal meyal… Gitmişti…
Öğleye doğru ben kalktım önce… Ballı kaymaklı mükellef bir kahvaltı masası hazırladım kocama, yorulmuştu tüm gece, gücünü toplaması gerekirdi. Sonra da kocam uyandı. Duşa giren erkeğimin yanına girdim ben de… Bir güzel sabah duşu yaptık ikimiz birlikte… Birbirimize sarılarak, öpüşerek…
“Öpüşmeme kuralını çiğnedin ama…” dedim kahvaltı yaparken… Taze sıkılmış portakal suyunu içen kocamın ekmeğine kaymak, üzerine bal sürüyordum bir yandan… Uzattım, ekmek dilimini alırken elimi tuttu gülerek,
“Evet ama öpüşmeden nasıl sevişilir aşkım?” deyince hak verdim. Uzanıp portakal suyu bulaşmış dudaklarını öptüm erkeğimin… Sonra da dudaklarını bırakmadan kalkıp kucağına oturdum. Üzerimizde sadece bornozlar vardı. Altımda gittikçe sertleşen erkekliğini hissederken, dilimi ağzına sokup dilinden portakal tadını aldım.
“Haklısın… O zaman bu kuralı kaldıralım kocacım. Anlamsız oldu. Nasılsın peki? Mutlu musun?”
“İlginç ve değişik bir geceydi. Sen bizi seyrederken, yan odada uyurken başka bir kadınla sevişmek… Kışkırtıcıydı. Bu gece sıra sende… Bakalım neler yaşayacağız, görelim… Hadi şimdi kucağımdan kalk daha fazla beni azdırmadan, kendini akşama sakla…”
“Peki sahip…” diyerek kalktım. Güle oynaya kahvaltımızı yaptık. Bir yandan da gece neler yaşadığımızı, neler hissettiğimizi anlattık birbirimize… Gecenin kritiğini yaptık.

Akşam uzun uzun geceye hazırlandım. Yıkandım, kokulandım, saç, makyaj, parfüm… İç çamaşırı giymedim içime, gereksiz buldum. Giyside kararsız kaldım epeyce… Sonunda giyinip kocamın karşısına çıktım. İnce kumaştan transparan siyah bluz, kalçalarımı saran, meydana çıkaran minicik bir siyah etek… Belimdeki jartiyerin tuttuğu siyah file jartiyer çorapları, yüksek topuklu iskarpinlerim… Viskisini yudumlayan kocam oturduğu koltuktan şöyle bir baktı, uzun bir ıslık çaldı.
“Anlaşılan notum iyi…” dedim gülerek…
“İyi yetersiz bir sözcük… Seni tanımlamak için harika demek gerekir, o bile az karıcım…”
“Nasıl peki? Biraz hafif mi oldu acaba? Ne dersin aşkım?” Elim belimde, etrafımda döndüm yavaşça…
“Nasıl diyeyim bilmem ki… Yüzüne baktığımda onsekizini doldurmamış bir ^^^^^^ görüyorum. Atkuyruğu saçlarınla, etli dudaklarınla tam erkeklerin aradığı bir ^^^^^^sın… Vücuduna baktığımdaysa iştah açıcı, felaket bir şeysin. Sana saldırmamak için kendimi zor tutuyorum. İnan sikim taş gibi oldu. Şu anda seni yatırıp sikebilirim bebeğim…” Şuh bir kahkaha attım elimde olmadan,
“Sakın ha… Tüm hazırlıklarım boşa gider sonra kocacım… Kendini yarın sabaha sakla sen de…”
“Hadi çıkalım o zaman…” deyince engel oldum.
“Ben yalnız gitmek istiyorum. Taksi çağırırım. Sen evde oturup beni bekle… “ Kocam tereddüt ediyordu. Bacaklarımı okşayan eli eteğimin altına dalmıştı istemsizce… Eli file çorabımı geçip külotsuz kadınlığıma temas ettiğinde kıvrandım. O da külot giymediğimi anlayınca inledi, amımı avuçlayarak,
“Emin misin karıcım? Bu kılıkla, bu külotsuz halinle… Başına bir şey gelmesin?”

“Merak etme canım… Kendimi koruyabilirim.” Dedim, kocamı öpüp çıktım… Heyecan doluydu içim…
Eğlence mekanının önünde taksiden indiğimde erkeklerin gözü bende, bacaklarımda, mini eteğimdeydi. Hiç birine aldırmadan havalı adımlarla içeriye girdim.
İçerisi yükünü almış, kalabalık, sahnede gürültülü bir müzik çalan orkestra, yanıp sönen ışıklar, loş ortam… Dans pistinde sallanan, birbirine geçmiş insan yumağı… Zorlukla aralarından geçip bara yöneldim. Barmene sesimi duyurabilmek için bağırarak içkimi söyledim. Sırtımı bara dayamış, etrafı kesip duruyordum.
İçkim bitince ikinciyi söylemek için barmene dönüyordum ki, kadehli elim yanımdaki adamın içki dolu eline çarptı. Karanlık ortamda patlayan ışıklarda adamın içkisinin olduğu gibi kucağına döküldüğünü gördüm saniyeler içinde… Upuzun, kocaman, kapkara, genç bir zenciydi.
“Fuck…” diye hışımla bana dönen adam başladığı küfürü bitirmeden kesti, öfkesi beni görür görmez bir anda sönüverdi. Utangaç bir tavırla, “Sory…” diye kekelerken oğlanın kürek gibi kocaman elini tuttum,
“I’m so sory…” dedim ben de… Bakıştık. Gözlerindeki beğeniyi gördüm. O koca eliyle elimi alıp dudaklarına götürdü, kalın etli dudaklarıyla elime bir öpücük kondurup,
“No problem…” derken gözleriyle yemek üzereydi beni… Transparan gömlek kumaşından görünen iri memelerime, kabarık uçlarına bakıyordu gözlerini ayırmadan, benden çekinmeden…
İçim kamaştı, bir hoş oldum. Gözümün önünde büyük siyah organların beyaz tenlere daldığı siyahlı beyazlı porno görüntüleri uçuşmaya başladı.

Böyle tanıştık Thomas ile… Tom… İşyerimde kısa sürede yükselmemi sağlayan akıcı İngilizcem bu gece de işe yaramıştı. Futbol takımında oynuyordu. Sporcuydu. Birkaç dakika sonra dans pistindeydik zaten… Hareketli dans müziğinin ritmiyle çılgınca dans ediyorduk. Eğlence, kahkahalar, birbirimizi kesmeler…
Kendimi kapıp koyverdim artık… Müzik yavaşladığında sarılmalar… Kollarının arasında ezilişim… Kasıklarıma batan sertlik… Kalçalarımı yoğuran koca eller… Kendimden geçiriyordu beni… Sırtımı oğlana dönüp kalçalarımı kıvırırken önündeki sertliğe sürtünüp dururken bir yandan da müthiş bir merak içindeydim. Nasıl bir şeydi acaba?

Elimi arkaya götürüp kotunun önündeki kabarıklığı tuttum, sıktım. Tom da kıpır kıpır hareket eden, çalkalanan kalçalarımı kendine çekti inleyerek, beni önüne yapıştırdı adeta…
Bir süre bu şekilde dans ettik. Sonra kollarının arasında ona dönüp bedenimi yapıştırdım ona… Ayaklarımın üstünde yükselip dudaklarına uzanmaya çalıştım. Belimden tutup kaldırdı beni… O koca, etli dudaklarıyla dudaklarımı kemirmeye başladı…
Kendimizden geçmiştik. Etrafımızdaki insanlar umurumuzda bile değildi. Elleri eteğimin altına girdi. Külotsuz kalçalarımı sıktı, parmaklarını her yerimde dolaştırdı öpüşmeye devam ederken…
Sularımın süzüldüğünü hissedebiliyordum. Neden sonra kendimi kurtarabildim dudaklarından, nefes nefese,
“Ev… Evime gidelim…” diyebildim. “Seni istiyorum.”
Sarmaş dolaş çıktık bardan… Mutluluktan sarhoş gibiydim. Sabırsızlanıyordum. Taksiye işaret etti, hemen atlayıverdik aceleyle… Taksi hareket ettiğinde biz sarmaş dolaş öpüşmeye devam ediyorduk. Neden sonra taksicinin sesini duydum,
“Sör, nereye? Ohhoo… Bunlar sikişmeye şimdiden başlamışlar bile… Abla, kol gibi yarak vardır bunda, yarar seni bu çam yarması…” diyordu gülümseyerek… Beni sarışın, transparan giysimle, Tom’u zenci görünce ikimizin de yabancı olduğuna karar vermiş, sallayıp duruyordu karayağız taksici… Tom gülerek bir yüz liralık çıkardı, şoföre uzatıp kırık Türkçesiyle,
“Karsiiyaka…” deyince gaza bastı adam… Yine gülerek normal bir şey anlatır gibi,
“Hah şöyle… Şimdi istediğiniz gibi sikişmeye devam edin bakalım, azgınlar sizi… Ulan ilik gibi karıyı bulmuşsun arap oğlan…” dedi gözü dikiz aynasında bizi keserek… Eliyle aynayı düzeltmeyi de ihmal etmiyordu daha iyi görebilmesi için… “Şunu bana versen ne sikerim ama… İlik gibisin yavrum hakkaten… Off… Memelerine bak nasıl kabarmış. Uçları parmak gibi anam avradım olsun. Külot da yok bunun altında be… Yemin olsun amcığını gördüm karının…”
Bozmadım hiç adamı… Bozmadığım gibi açabildiğim kadar açtım her yerimi görsün diye… Umurumda bile değildi konuşmaları, bizi seyretmesi… Tom aklımı başımdan almıştı çünkü… Aksine daha çok tahrik olmuştum adamın konuşmasıyla…

Eve gidene kadar takside yiyip bitirdi beni oğlan… Öpüştük, koklaştık hep… Kürek gibi eliyle sütyensiz memelerimi, külotsuz amımı kurcalayıp durdu, röntgenci taksicinin sürekli bizi kesen bakışları eşliğinde… Elimi fermuarından daldırıp kalkmış muhteşem sikini avuçladım, sıktım, okşadım çıkarmadan… Karşıyaka sahil yoluna girdiğimizde taksiciye seslendim,
“Mavişehire gidiyoruz” dedim, oturduğumuz sitenin adını verdim. Şaşıran, bozulan taksicinin allak bullak suratı hoşuma gitti, Tom ile öpüşmeye devam ettim. Siteye girip apartmanın önünde durduğumuzda geriye dönüp yüz liranın üstünü uzattı biz inerken.
“Kalsın canım…” dedim.
“Abla kusura bakma, yabancı zannettim seni, abuk sabuk konuşup durdum… Affola…” diyerek özür dileyen taksiciye güldüm, para uzatan elini tutup,
“Önemli değil tatlım… Gelirken senin dediğin gibi, bu yaramaz arap oğlan aklımı başımdan aldı. Sen kusura bakma, senin yanında azıttık biraz…” dedim, çıktım. Erkeğin beline sarılıp apartmana girerken taksici arkamızdan bakıyordu hala… Kimbilir aklından neler geçiriyordu bize bakarken…
Asansör kapısı kapanır kapanmaz onuncu kata çıkana kadar birbirimizi yedik. Dün gece kocamın o kadınla yaptığı gibi… Asansörden inip dairenin kapısına geldiğimde zili çaldım. Kocam açtı hemen… Uyumamış, bizi beklemişti canım… Sarmaş dolaş kapının önünde durduğumuzu görünce endişeyle iki yana bakınıp bizi içeriye aldı. Kapıyı kapattı. Kapının önünde durmuş birbirimize bakıyorduk. Neden sonra aklıma geldi,
“Ah, tanıştırmadım sizi…” dedim. “Tom, bu kocam. Kocacım, Tom bu geceki misafirim…” dedim. El sıkıştı iki erkek… Tom’un aklı karışmış gibiydi. Gözleri açılmış vaziyette bir bana, bir kocama bakıyordu,
“Ben… Anlamadım. Kocan mı?” diye sordu. Güldüm, beline sarıldım,
“Anlatması uzun sürer şimdi, takılma sen…” diyerek dudaklarına uzandım. Öptüm. Kerim’e döndüm,
“Aşkım bize birer viski soda hazırlayabilir misin? Tom buzlu seviyor.” dedim.
“Tabi canım…” diyerek bara geçen kocamın gözü ikimizin üstündeydi. Viskileri koyarken, “Demek zenci ha? Bakıyorum hızlı başladın…” dedi kinayeli bir sesle…
Barın önündeki döner tabureye oturmuştum. Tom yanımdaydı. Hay Allah… İlk misafirim zenci olunca hemen üstüne alınmıştı kocam… Anlaşılan bu küçük sik kompleksiyle işimiz vardı. Elimi uzatıp kadehimi alırken, diğer elimle kocamın elini tuttum,
“Aşkım, sakın aklına başka şey gelmesin. Tesadüfen barda tanıştık, kaza ile…” diyerek tanışmamızı anlattım uzun uzun… Sonunda ikna olmuş, keyfi yerine gelmişti kocamın… Kadehini kaldırdı,
“Hadi o zaman, tanışmanızın şerefine…” diyerek kadeh tokuşturdu bizimle… Tom hala aklı karışmış durumda bize bakıyordu. Bu kez de ona anlattım durumu,
“Anlaşmamız var. Haftada bir gece, eve bir gecelik misafir getiriyoruz, ayrı ayrı, gece boyunca sevişiyoruz. Bir gece kocamın, bir gece benim başkalarıyla sevişme gecemiz… Kocamla birbirimizi habersizce aldatmamıza, boynuz takmamıza gerek kalmıyor.” dedim özetleyerek… “Sabah olunca her şey bitiyor. Herkes yoluna…” Tom başını salladı iki yana, dudaklarını bükerek,
“Enterasan…” dedi. “Grup seks falan yaptım ama, böylesini ilk kez yaşıyorum.” dedi. Yanımda, ayakta duruyordu. Yakasından tutup kendime çektim, bacaklarımın arasına… Yüksek bar taburesinde oturuyordum. Yüzümüz aynı hizadaydı bu şekilde… Etli köfte dudaklara bir öpücük kondurdum, bir daha…
“Mmmm… Demek grup seks yaptın ha?” dedim. “Kesinlikle grubun diğer elemanları kadındır. Sen tek erkek olmalısın bu koca aletle…”

Elimi araya uzatıp kotun fermuarını açtım yine, bu gece kaçıncı oluyordu bu fermuarı açışım bilmem ki… Aletini tutup sıktım. İnledi.
“Yoo…” dedi. “Kadın erkek fark etmiyor. Önemli olan zevk alabilmek… Kim kimi tutarsa… Ama dediğin gibi, grupların içinde en çok çalışan benim alet oluyor…”
Evimin içinde, kocamın yanında daha rahat hareket edebilirdim artık. Kotun düğmesini açıp kalkık aletin engel olduğu pantolonu zorlukla aşağıya sıyırdım. Külot yoktu altında… Bileğim kalınlığındaki alet yarı sert dışarıya çıktı.
Görünce ürperdim, tüylerim diken diken oldu. Bedeni bana fazla yanaşmadığı halde kapkara aletinin başı kasıklarıma değiyordu. Bir yandan bu koca şeyin beni sikmesini istiyordum, diğer yandan da korkuyordum. Nasıl alacaktım içime bu koca siki… Başarabilecek miydim acaba? Canımı yakar mıydı bu koca oğlan?

Nefis bir testesteron kokusu yayıldı ortama… Burun deliklerim hazla titredi, ürperdim. Titrek ellerle kot kumaştan gömleğinin düğmelerini açtım sabırsızca… Çıkarıp attım. Sırım gibi kaslı bir sporcu vücudu, abanoz siyahı parlayan bir teni vardı adamın… Kot pantolon ayağındaki botların üzerine düşmüş, çıplak vaziyetteydi bacaklarımın arasında…
Tom hala kararsız, bir bana baktı. Bir kocama… Kocam başıyla cesaret vermek istercesine başlamasını işaret etti. Sanırım iki erkek de benim gibi sabırsızlanıyordu. Adamın boynuna sarıldım, dudaklarına yumulurken,
“Ohhh… Tom… Fuck me Tom…” diye inledim. Sikinin başı külotsuz amıma değdi. “Fuck me…”

Tom saçlarımdan tutup üzerime eğildi, dudaklarıma… Etli dudaklarıyla benim dudaklarımı örttü. Ağzının içinde dudaklarımı yalıyor, dişleriyle ısırıyor, aralayıp dilini içeriye sokmaya çalışıyordu. Başım dönmeye başladı. Vahşice birbirimize saldırıyorduk. O beni ısırırken, ben de ağzımı açıp onun dudaklarını yalamaya, ısırmaya çalışıyordum. Dillerimiz savaş yapıyordu birbiriyle…
Ellerini aramıza sokup incecik ipek gömleğimin üstünden memelerimi avuçladı. Ağzının içinde zevkle inledim. Transparan gömlek kumaşı öylesine inceydi ki kürek gibi ellerinin kapladığı memelerimin her santiminde yakan sıcaklığı hissedebiliyordum.
Hala bar taburesinin üstündeydim. Tom bir yandan koca dudaklarıyla beni nefessiz bırakırken, bir yandan da memelerimle uğraşıyordu. Bu arada bacak arama, kasıklarıma, kadınlığıma baskı yapıp duran azmanı da ayrı delirtiyordu beni…
Sonunda olan benim pahalı ipek gömleğime oldu. İki eliyle iki yakasından tuttuğu gibi cart diye yırtarak çıkardı üstümden… Önümde, bacaklarımın arasında durmuş, elleri file çoraplı bacaklarımda, açığa çıkan dipdiri göğüslerime bakıyordu hayran hayran… Önündeki azman kara siki havaya kalkmış, kara yılan gibi bakınıyordu sahibiyle beraber…
“Ohhh… Deli…” diye inledim. “Söyleseydin… Ben çıkarırdım senin için…”
“Böyle daha zevkli…” dedi ve memelerime yumuldu. O bir dudağı yerde, bir dudağı gökte denen cinsten kalın dudaklar önce sağ mememi kavradı, biraz vantuzlayıp sol meme ucumu kaptı. Zevkten deliriyordum.
Başımı sallayıp saçlarımı sağa sola savurturken kocamı gördüm yanımda… Parlayan gözlerle bizi izliyordu, yanımıza gelmişti. Yanı başımda, azman genç irisi zencinin beni, karısını nasıl parçaladığını, nasıl zevkten kıvrandırdığını izliyordu. Gözleri pırıl pırıldı.
“Ohhh… Keriimm… Bakma kocacım… Utanıyorumm…” diyebildim iki inlememin arasında…
“Sen dün gece kızı nasıl siktiğimi izlerken utanmıyordun ama aşkım…” dedi heyecanla… “Elin apış aranda, mastürbasyon yapıyordun bize bakarken…”
“Ama bu başka kocacım… Seni o kadınla sevişirken izlemek başka, senin yanında yabancı erkekle sevişmek başka…”
“Ama itiraf et aşkım, değişik bir zevk değil mi?”
“Ohhh… Evet aşkım, çok zevkliymiş. Ohhhh… Öyle bir bakışın var ki bize… Senin bizi izlemen zevkimi ikiye katlıyor…”
Kocam da fermuarını açmış, sertleşen aletini dışarı çıkarmıştı, rahatlatmaya çalışır gibi başını ovalıyordu. Haklıydı kocam… Başka bir kadınla yatağımızda sikişmesini izleyip mastürbasyon yapmıştım düpedüz… Şimdi de aynı şeyi kocam yapıyordu. Bardan bulduğum zencinin beni sikişini izlerken bizi izliyor, alenen otuzbir çekiyordu çekinmeden, utanmadan, karısını kıskanmadan…
Bu arada Tom yeteri kadar göğüslerimle ilgilenmiş olmalı, bıraktı. Eteğimin kopçasını tutup ikiye ayırdı bu kez… Etek diye giydiğim bir karış bez parçasını savurup attı. Üstümde sadece jartiyer ve file çoraplarımla iskarpinlerim kalmıştı giysi olarak…

Biraz geri çekilip oturduğum bar taburesini döndürdü. Şimdi kocama doğru yönelmiştim. Tom arkamda kalmıştı. Omuzlarımdan tutup belden yukarımı aşağıya çekti. Popom taburenin üzerinde belden yukarım yatay vaziyetteydim. Tom’un kara canavarı başımın üstünde sallanıyordu şimdi.
“Oh baby…” diye inledi. “Yala onu… Islat iyice… İçine girerken canının yanmasını istemiyorum.” Kocama döndü sonra, “Sen de karının pusiyi yala adamım… İyice ıslansın. Karının amını bana hazırla… Aslında hazır ama, canı yanmasın, biraz daha ıslansın… Karını kolayca sikebileyim…”
Kocam önce tereddüt geçirdi. Planlarında bu yoktu anlaşılan… Karısının sikilmesine yardım etmek… Bir başka erkeğin sikişine hazırlamak… Ne yapacağını şaşırmış vaziyette öylece bakıyordu. Bakışları benim istekle aralanmış bacaklarımın arasıyla Tom’un azmanı arasında gidip geliyordu. Ben sabırsızlandım,
“Hadi aşkım… Yap şunun dediğini… Yala beni… Sikicime hazırla… Güzel siksin karını…” diye inledim.
Kocam bacaklarımın arasına eğilirken ben de başımın üstündeki azmanı iki elimle kavramaya, yalamaya çalıştım. Dakikalar boyu amım yalanırken zencinin sikini yaladım, yaladım…

Sularım şelale gibi akıyordu bacaklarımdan… Öylesine zevk alıyordum ki… Tom birkaç kere ağzımın içine sokmaya çalıştı sikini, nefes boruma baskı yapıp öğürmeye başlayınca bırakmak zorunda kaldı. Belim ikiye ayrılacaktı sanki…
Memelerimi avuçlayan ellerinden, güçlü kollarından destek alıyor, bar taburesinin üstünde, yatay vaziyette dengede durmak için çaba sarfediyordum. Kocam amımı yaladıkça dilinin verdiği zevkten kıvranmamaya, tabureden düşmemeye çalışıyordum bir yandan da…
Sonunda bir anda tutup kaldırdı beni, kendine çevirdi. Kocam boş bulunmuş, yere savrulmuştu bacaklarımın çarpmasıyla… Kalkmaya çalışıyordu. Bense perişan vaziyette, saçım başım dağılmış, başıma gelecek şeyi bekliyordum çaresizce ve istekle… Tom azmanın belinden tutup bana doğru salladı,
“Gul…” dedi o kırık, şirin Türkçesiyle ü yerine u kullanarak… “Şimdi bunu sana sokucam güzelim… Sakın kendini kasma, rahat bırak… İnan bana, vajinanın kasları elastik**ir, eninde sonunda alırsın bunu… Alamam diyen çok kadın biraz uğraşmayla alabildi penisimi…”

Cevap vermedim. Heyecandan nefessiz kalmıştım. Bekliyordum. Kocamın sesini duydum,
“Hey dostum…” diyordu sikicime… Soyunmuş, çıplak kalmıştı, orta boy siki kalkmış, Tom’un azman sikinin yanında daha da minicik görünüyordu. Eliyle sikini işaret ederek Tom’a gösterdi,
“Karım evlendiğimizden beri bunu alıyor içine… Buna alışkın… Gördüğün gibi ufak kalıyor seninkinin yanında… Senden ricam, acele etme, karımın canını yakma… Alıştıra alıştıra sik… Alıştıktan sonra ne istersen yapabilirsin…” Tom ikimize de göz kırptı,
“Merak etmeyin siz… Gencim ama çok deneyimliyim. Elimden çok kadın geçti. Bana güvenin…” diyerek işe koyuldu.
Bacaklarımı araladı, sikinin başını kadınlığımın dudaklarına dayadı. İki organ da sırılsıklam ıslaktı. Zorlamaya başladı. Dudaklarımı ısırıyordum. Gerçekten zorlanıyordum. Öyle böyle değil… Boynuna sarıldım, inlemeler arasında,
“Olmuyor… Olmuyor…” diyebildim. “Yatağa götür beni… Burada olmuyor…”

Bez bebek gibi tutup kaldırdı beni… Kollarının arasında, boynuna sarılmış, yatak odasını işaret ettim, oraya yöneldi. Odaya girip yatağın üzerine bıraktı. Kocam gidip meşhur kırmızı spotlarını yaktı. Tavandaki aynada kendimi görebiliyordum. Bembeyaz saten örtülerin üstünde yatan çırılçıplak bir kadın… Heyecanla sikilmeyi bekleyen…
Tom bekletmeden geldi, bacaklarımı araladı, tekrar sikini dayayıp zorlamaya başladı. Sonunda başı girdi. Amımın dudakları gerilmişti iyice… Sulu olması, kaygan olması pek fayda etmiyordu, zencinin kalın aletinin girmesini pek kolaylaştırmıyordu. Leğen kemiklerimin çatırdadığını, ikiye ayrıldığını hissediyordum. Bacaklarımı açabildiğim kadar açmaya çalıştım. Tom da iki dizimden tutmuş, aynı şeyi yapmaya çalışıyordu.
“Başı girdi canım…” dedi. “Merak etme, gerisi de girer şimdi…” Kocam yanıma uzanmış, dudaklarımı öpüyor, beni sakinleştiriyordu guya… Bense çırpınıyordum zencinin sikinin altında… Tom iyice bastırdı, bastırdı… Azmanı santim santim amıma gömülmeye başladı. Feryat figan, çaresizce kocama, kara oğlana yalvarıyordum,
“Ahhh… Yeterrr… Yırtılıyorum sanki… Yeter Toommm…Ooohhh… Kocacımm… Yırtıyor beni… Siki kocaman… Ahhh… Bu… Bu şey… Çok kalın… Canım yanıyor… Aaahhh….”

Bu arada koca yaraklı zenci, topuklarımdan tutup ikiye ayırdığı file çoraplı bacaklarımın arasında, bir yandan beni sikiyor, bir yandan ilgiyle konuşmalarımızı izliyordu. Çoğunu anlamadığından emindim, fakat konuyu üç aşağı beş yukarı tahmin ettiğini biliyordum.
Kocamın ufaktan başlasaydın ya demesi komiğime gitti. Gözlerimden yaşlar akarken kahkaha atmaya başladım. Gülüyordum. Birbirine zıt duygular çarpışıyordu içimde… Zevk… Acı…
“Hadi…” diye haykırdım oğlana… “Hadi Tom… Sik artık… Göm şunu… Ne yapacaksan yap… Bitsin artık… Ahhh… Dayanamıyorum… Gömmm…”
İsterik bir vaziyetteydim. Ne yaptığımı bilmiyordum koca yarağın altında… İngilizce Türkçe karıştırıyordum ama ne dediğimi, ne istediğimi anlayan Tom sonunda dibine kadar soktu aletini, içime gömdü.
Doğrulup istemsizce boynuna sarıldım. Gözlerim kaymış olmalıydı, bir şey görmüyordum. İçime kalın bir cop girmiş gibiydi. Bacaklarımın arasını doldurmuştu alet… Öyle bir dolgunluk hissi vardı ki… Anlatılamaz… Zevk, şehvet dalgaları yükseliyordu içimde, her yanımı kaplıyordu. Tir tir titriyordum, zencinin siki balta gibi içimdeydi. Kocam yanı başımda nefesini koyuverdi,
“Üfff… İnanılmaz Gül… Harika… Gözlerin döndü bir ara, bayılacaksın diye korktum ama iyi dayandın karıcım. Oh benim güzel karım… Ne güzel de aldın koca zenciyi… Aferin sana karıcım…”
Sonra Tom gidip gelmeye başladı. İçimi yarıyordu koca yarak… Buldozer gibi saldırıyor, ikiye ayırıyordu vücudumu… Çırpınıyordum altında… Bağırıyordum. Tırnaklarımı kalçalarına, sırtına geçiriyor, yırtmaya çalışıyordum. Müthiş bir fırtına…
Sürekli boşalmaya başlamıştım. İçimden sular çağıldıyordu sanki… Kalın yarak daha rahat gidip gelmeye başlamıştı böylece… Vajinam alıştığından mı, zevk sularımın içimi kayganlaştırmasından mı bilmiyorum, rahatlamıştım bir parça…

Defalarca boşaldım altında… Durmaksızın… Sürekli… Aygırım üstümde durmak dinlenmek nedir bilmeden gidip geliyordu. Abanoz siyahı vücudu terle kaplanmıştı. Harika görünüyordu. Sadece o, onun koca azmanı, benim vajinamdan ibaretti dünya… Her şeyi, kocamı unutmuş, kendimden geçmiştim. Kukla gibi sallanıyordum altında… Her bastırdığında copu içime gömülüyor, beni yatağa çiviliyor, geri çekildiğindeyse eldiven gibi saran amımı da dışarıya çekiyordu. Hıçkırıyordum artık… Omuzlarını ısırırken,
“Yeter… Yeter… Boşal artık Tom… Dayanamıyorum… Bitirdin beni… Delirttin zevkten… Yeteerrr… Oooohhhhh…” diye feryat ediyordum.
Sonunda bir anda çıktı amımdan… Boşlukta düşüyor gibi oldum bir anda… Üstüme geldi. Eliyle sikini sıvazlarken böğürerek spermlerini fışkırtmaya başladı. Karnıma, memelerime, yüzüme… Fıskiye gibi boşaltıyordu. Her yerim bembeyaz döllerle kaplanmış gibiydi.
Sırık gibi yatakta yanıma devrildi sonra… Göğsü inip kalkıyordu. Ben de ondan farksızdım. Hala kasılıp duruyor, titriyordum. Kocam yanımda uzanmış, sakinleştirmek için okşuyordu beni… Okşarken Tom’un spermlerini de tüm vücuduma yaymış oluyordu böylece… Halsizce elini tuttum. Spermli eli kırmızı ışıkta parlıyordu. Parmaklarını ağzıma sokup spermlerin tadına baktım.
Bitmiştim. Kendime gelmem bir yarım saati buldu belki… Tom’un spermleri üzerimde kurumuştu. Kendimi kirlenmiş, sikilmiş, bitmiş hissediyordum. Zorlukla kalktım yataktan… Tay tay yürüyen bebekler gibi apışa apışa, zorla yürüyüp banyoya girdim. Duşun altında duvara ellerimle dayanmak zorunda kaldım ılık su tepemden aşağı boşalırken…
Kocam da yanıma geldi, çırılçıplaktı o da, sımsıkı sarıldım. Duşun altında beraber yıkandık. Kollarının arasına alıp yatağa taşıdı tekrar… Yatakta uzanmış yatan sikicimin yanına uzattı örselenmiş bedenimi… Ayakta durup bize baktı,
“Size iyi geceler çocuklar…” dedi. “Sizi izlerken iki posta boşaldım ben de… Gidip uyumak istiyorum.” Elimi tuttu, “Keyfine bak karıcım… Artık şu koca şeye alıştı amcığın… Rahat rahat sevişebilirsin şimdi… Tadını çıkar sabaha kadar… Yarın görüşürüz…”
Elini tutup dudaklarıma götürdüm. Bana bu zevkleri yaşatan anlayışlı kocamın elini minnetle öptüm. Konuşmaya bile halim yoktu. Kendimi öyle yorgun hissediyordum.
Fakat daha kocam kapıdan çıkmadan, bacaklarımın arasına gömülen Tom’un dilini klitorisimde hissedince yattığım yerde zıpladım. Köpek dili gibi koca diliyle boydan boya amımın dudaklarını yalıyor, pütür pütür dilinin ucuyla klitorisime dokundukça tüm sinirlerim uyarılıyordu.
Anlaşılan o kadar da yorulmamışım diye düşündüm. Bacaklarımın arasındaki zencinin kıvırcık saçlarına parmaklarımı geçirip kendime çekerken mutlulukla gerindim. Gece yeni başlıyordu bizim için…

Ertesi gün uyandığımda kocam vardı yanımda… Gecenin izlerini taşıyan buruşuk çarşafların arasında uzanmış, bana bakıyordu. Uyandığımı görünce eğilip dudaklarımı öptü.
“Off… Ölü gibi uyumuşum. Saat kaç aşkım?” Elini memelerimde, karnımda gezdiriyor, okşuyordu.
“Öğleden sonra oldu. Gece sabaha kadar sesleriniz, daha doğrusu senin çığlıkların dinmedi. Bütün gece seviştiniz. Sen uyuyup kaldın, sabah Tom’u uğurlamak da bana düştü.” Sarılıp kendime çektim,
“Teşekkür etseydin benim için….” dedim öpücüklere boğarken… “Harika bir gece yaşattı bana…”
“Telefon numarasını aldım canım… Anlaşılan karıcığımın pek hoşuna gitti koca yaraklı zenci, tekrar aramak isteyebilirsin diye düşündüm.”
“Mmmm… Olabilir kocacım… Ama biraz geçsin aradan… Haşat etti beni… Amım götüm sızlıyor… Çok fena sikti karını…”
“Sakın arkamdan verdim deme bana… Bana siktirmediğin güzel götünü zenciye mi siktirdin yoksa?”
“Ne yapayım aşkım? Amım yanmaya başlamıştı, beni ikna etti. Yırtılır gibi oldu ilk girişinde ama sonunda kremlerle, kayganlaştırıcıyla halletti, alıştırdı beni…”
“Orospu seni… O zaman domal bakayım. O götünün deliğinin tadına ben de bakayım. Önden girsem zevk almazsın şimdi, genişlemiştir ne de olsa…”
“Peki canım… Peki aşkım… Bundan sonra sen ne istersen yaparım. Bir tanecik kocam benim…”
Dediğini yapıp doğruldum, dizlerimin üstünde domaldım. Kocam heyecanla, ilk kez gerdeğe giriyormuş gibi, arkama yanaştı. Sikinin başının sıcaklığını hissettim arkamda, isteklendim.
“Biliyor musun, içinden sperm akıyor hala…” dedi deliğimi parmağıyla okşarken… Sonra da sikini çekip başını gömdü arkama… Köpek gibi deliğimi yalamaya başladı…
“Olabilir kocacım…” dedim. Başımı yatağa koymuş, kalçalarımı havaya dikmiştim. Kirli çarşaftan Tom’un erkekliğinin, spermlerinin kokusunu alabiliyordum, hazla iç geçirdim.
“Adam aygır gibiydi. Her seferinde bardak dolusu boşaldı içime… Daha iyi işte, rahat girersin deliğime… Karıcığının sikilmiş götünde sikin daha güzel kayar… Ohhh…. Ne yapıyorsun aşkım arkamda? Karını siken adamın spermlerini mi yalıyorsun?”
“Evet canım… Dün geceki erkeğinin döllerini temizliyorum. Mmmm… Tadı değişikmiş bunların…” Doğruldu sonra… Kalçalarıma sağlı sollu iki şaplak attı okkalı tarafından… Aynı anda sikini gömdü arkama…
“Ahhh…” diye çığlık attım…
“Ah ya… Orospu karım benim… Elin zencisine kendini siktiren karım… Kocasına vermediği götünü koca yaraklı zenciye siktiren karım…Ben de ^^^^^^^ o götünü de gör sen…”
“Ohhh… Terbiyesiz… Neler söylüyorsun öyle… Ahhh… Vurma…”
Bir yandan gidip geliyor, bir yandan kalçalarıma vuruyordu hain… Elimi amıma atıp parmaklamaya başladım ben de… Kocam arkamdan sikerken, ben klitorisimi ufalıyordum parmaklarımın arasında… Dakikalarca sürdü bu…
Tüm gece sikilmişliğime, yorgunluğuma rağmen yükselmeye başladım. Amımdan götümden zevk alıyordum ayrı ayrı… Ben kasılınca kocam hızlandı arkamda… Kasıkları kalçalarıma, taşakları amıma, parmaklarıma çarpıyordu.
“Aaahhh… Çok güzel aşkımm… Devam et… Sik beni… Götümü sik… Oohhh… Köpek gibi sik beni… Harika… Canım kocam… Bir tanem… Sikin delirtiyor beni canım… Ooohhhh…”
“Geliyorum aşkım… Ben de geliyorum… Aaahhh… Azgın karım benim… Fahişemm… Orospumm… Götünü siktiğimin karısı… En sonunda götünü de siktim işte… Ooohhhh…”
Sonunda bitti. Kocamı bekledim biraz, biraz sonra o da boşalttı spermlerini arka deliğime… Serilip kaldık.
Yatağın karşısındaki duvarı kaplayan aynaya baktım. Saçım başım dağılmıştı. Çırılçıplak, ölü gibiydim. Fakat doymuş, dingin, huzurluydum. Arkama geçen kocamın kollarında mutluydum. Kedi gibi kocamın kucağına sokuldum iyice çarşafı üstüme çekerken… İki kaşık gibi yapıştık birbirimize… Saçlarımı okşayan elini tutup öptüm,
“Seni seviyorum…” dedim. O da boynuma bir öpücük kondurdu. Şefkatle, sevgiyle…
“Ben de seni seviyorum bir tanem…”

Benim Çocukluğum 6

Benim Çocukluğum 6
Son yaşanılan olayları düşünerek fırsat buldukça mastürbasyon yapıyordum.. Ne zaman gözlerimi kapatsam ya Fatma teyzeyi sikerken ki görüntüsü geliyordu gözümün önüne ya da gizlice izlediğim gün yaşanan olaylar bunlar beni tarif edilemez bir hazza ulaştırıyordu.. Aradan bir hafta geçmişti haftasonu Ahmetle görüştük fakat Fatma teyzenin akrabaları o gün onlara gelmiş o yüzden evlerine gidemedik o gün dışarıda dolaşarak zaman geçirdik.. Haftaiçi bir bahane uydurup ben okuldan çıktıktan sonra yani Ahmet okulda Fatma teyze de evde yalnızken defalarca gitmek istedim ama gittiğim zaman ne diyeceğimi bilemediğim için sürekli vazgeçiyordum.. Ne diyebilirdim ki ? Bu durum benim için hem avantaj hem de dezavantaj doğuruyordu.. Evde yalnız olması onunla yatmama olanak tanıyordu ama Ahmet evde olmadığı için eve girmek benim için zorlaşıyordu.. Sonraki haftasonu başka nedenler ortaya çıktı yine görüşemedik sadece pazar günü Ahmetle biraz görüştük ve biraz havadan sudan muhabbetten sonra sizinkiler nasıl diye sordum ve amacım o birşeyler anlatırken aradan kendim için malzeme çıkarmaktı.. Ahmette amacıma kısmen uygun bir şekilde anlatmaya başladı.. Abim iki haftadır gelmiyor, annem de onun gelmesini çok istedi en azından haftasonları gel diye sürekli telefon edip abimi çağırıyor ama abim iki haftadır gelmiyor ne zaman geleceği de belli değil.. Annemde yine her zamanki gibi bana çok sinirli davranıyo hatta bu aralar daha da sinirli, babamı da biliyosun zaten aynen bildiğin gibi dedi.. Ben durumu biraz düşünüp tamamen kavrayabilmiştim.. Oğlu gelmediği için normalden de agresif davranıyordu.. Sağlık durumları nasıl annenin diye sordum.. Dün ilacını içmedi ama yine kanepede öyle yatıyordu sanırım pek iyi değil dedi.. Ben de ilacı içmedğini nerden anladın diye sordum o da annem içeceği ilaçları bir gün önce akşamdan küçük bir kutuya koyuyor sonraki gün de onları içiyor dün kutu doluydu normalde hep akşamdan akşama doldurur dedi.. O an aklıma ben bir önceki gün geldi.. Ben bizimkilerle anneannemlere gitmiştim ve normalde Cumartesi günleri çoğunlukla Ahmetle zaman geçirir onlarda atari oynardık.. Aklıma bir an acaba benim onlarda olduğum zaman uyanık mı olmak istiyordu ? Sorusu takılmıştı.. ve soruyla beraber de iki neden.. Uyanık olup bunlara müsade etmemek miydi amacı yoksa uyur gibi yapıp benim ona yaptıklarımı hissetmek istemesi miydi bilmiyorum.. Bugün içti mi peki ilacını diye sordum.. Evet bugün içti her zaman ki gibi dedi.. Bu benim tezimi doğrular nitelikteydi ama içinde bulunduğum ikilem devam ediyordu.. Ahmet birdenbire yaa geçen gün bize gittiğinde annemler evdeymiş dedi.. Bir an çok korktum ama panik yapmadan hadi yaa ben kapıya birkaç kez tıklattım ama açan olmamıştı dedim.. Ahmette ben de evde yoklar diye biliyodum kapıyı direk anahtarla açtım karşıma hemen annem çıktı ben de sen evde miydin anne diye sordum o da evdeyim oğlum neden şaşırdın ki dedi ben de arkadaşım eve gelip atari kasetlerini aldı da siz evde yokmuşssunuz dedim o da duymamışızdır oğlum ben bir ara banyoya girdim abinde uyuyorsa o da duymamıştır dedi.. Çok da üzerine varmadan olayları akışına bıraktım fakat onlar tam iş üzerindeyken benim olayları gördüğümü anlamış mıydı? Bunu Fatma teyzeyi görene kadar anlayamıycaktım.. O gün de öylesine geçti ama ben artık içten içe sabırsızlanıyor bir bahaneyle Fatma teyzeye gitmek istiyordum.. Hatta annem pasta börek birşeyler yapsa da bahaneyle onlara da bir tabak götürsem diye dibim düştü ama anneminde birşey yapmayacağı tuttu..
Salı günü okuldan çıkıp eve giderken tam binanın önünden geçiyordum ki Fatma teyze nin sesini duydum Oğlum bir baksana diye balkondan seslendi ve el işaretiyle de bunu destekledi, balkona yaklaşmamı istiyordu.. Efendim Fatma teyze dedim.. Oğlum bana bir tane ekmek alabilir misin ? Tabii Fatma teyze ama çok acelesi yoksa şu okul çantamı filan eve bırakayım.. Tamam oğlum bi acelesi yok yemek hazırladım açsan gel beraber yiyelim.. Tamam Fatma teyze birazdan gelirim.. O kadar heyecanlanmıştım ki Fatma teyze kendi isteğiyle yanında olmamı istiyordu bu benim için tarif edilemez bir duyguydu ama ben yine de ağırbaşlı çocuğu oynuyordum öyle hemen şımarmıyordum.. Eve gidip çantamı çıkardım üzerimi değiştirdim ve evden çıktım ve koşar adımlarla fırına gidip ekmeği aldım ve Fatma teyzenin zilini çaldım aşırı derecede heyecanlanmıştım ve koşar adımlarla gidip geldiğim için nefes nefese kalmıştım.. Fatma Teyze kapıyı açtı ama mükemmel bir değişiklik vardı, bana balkondan seslenirken üzerinde beyaz bir gömlek vardı kapıyı açtığında ise üzerinde daracık siyah bir tshirt altında da çok dar bir tayt vardı ve Fatma teyzeyi o zamana kadar ilk kez taytla görüyordum.. Üzerinde bol etek varken bile vücut hatları oldukça dikkat çekmesine rağmen o tayt bütün o vücut hatlarını tamamen gözler önüne seriyordu.. Kendimi onu incelemekten alıkoyamadım ve yutkundum(heyecanıma yenik düşüp aslında çuvallamıştım ve ona açık açık ilk kez bu şekilde bakmıştım.) Fatma teyze hiç bozuntuya vermeden hoşgeldin oğlummm dedi.. (Onu öyle görmek ve gizlice izlediğimde oğluyla arasındaki konuşması ve bana oğlummm diye üzerine bastıra bastıra söylemesi hepsi birleşince çıldıracak gibi oldum resmen..) Hoşbuldum Fatma teyze diyerek aldığım ekmeği uzattım o da alıp vestiyere koydu ekmeği ve bana sarılıp öptü ne zamandır yoktun yaramaz özlettin kendini dedi.. Okula gidip geliyordum Fatma teyze buralardaydım dedim.. Buralardasında neden hiç gelmiyorsun oğlum dedi.. Fatma teyze Ahmet evde olmayınca gelmeye çekindim biraz dedim.. AAA oğlum işte şimdi ayıp ettin ne zaman istersen gelebilirsin eğer geldiğinde uygun olmazsam söylerim onun haricinde ne zaman istersen gel istersen hergün gel bana da arkadaşlık etmiş olursun hem ahmet atarinin başından kalkmıyo biz geçer yemeğimizi yeriz kahvemizi sigaramızı içeriz bizbize takılırız işte olmaz mı? Olur Fatma teyze sen öyle diyorsan dedim.. Kusura bakma oğlum benim salaklığım seni kapıda bıraktım sen geç içeri ben de lavaboya gidip geliyorum hemen.. Terliklerimi çıkarıp içeri girdim ve vestiyerdeki ekmeği alıp mutfağa bıraktım ama bırakırken birşey gözüme takılmıştı (orada iki ekmek daha vardı) ve anladığım kadarıyla ekmek tamamen bahaneydi.. Ayrıca masayı yine donatmıştı ve yine benim sevdiğim kızartmalardan da yapmıştı.. Ben öyle ayakta beklerken Fatma teyze geldi mutfağa oğlum geç otur ben de oturucam şimdi dedi.. Peki Fatma teyze dedim ve oturdum aldığım ekmeği masaya koymuştum onu çıkarıp kesmeye başladım bu sırada Fatma teyze de tezgahın üzerinde duran iki ekmeği alıp dolaba koydu ve bana baktı(anladığım kadarıyla yine iki ihtimal vardı.. Ya o ekmekleri görmediğimi umarak ekmekleri kaldırmıştı ya da o ekmeklerin bahane olduğunu anlamamı istiyordu.) Kestiğim ekmekten birkaç dilim Fatma teyzeye uzattım ve yemeğe başladık ama benim aklım Fatma teyzedeydi aradan 3 hafta geçmişti ve ben sadece onun o tatlı kadınlığını düşünüyordum.. Yemek yerken tam karşıma oturmuştu o da ne tanrım çıldıracak gibiydim göğüs uçları o daracık tshirtünü zorluyordu resmen sütyen giymemişti ve bir ara tuz almak için ayağa kalktığında kadınlığına da gözüm ilişti tayt o kadar dardı ki kadınlığının şişkinliğini görmem bir yana dudaklarını bile rahatça seçebiliyordum.. Resmen tecevüz etme kıvamına gelmiştim ama sakin ve sabırlı olup beklemeliydim.. Yemeklerimizi yerken biraz havadan sudan muhabbet ettik bizimkileri filan sordu sonra yemekten kalktık Fatma teyze sen bunlara hiç dokunma gel seninle balkonda birer kahve içelim dedi ve ben balkona çıktım o da kahveyi yapıp yanıma geldi ve yine sigara ikram etti ben de artık çekinmeden sigarayı alıp yaktım.. Ne iyi ettin de geldin oğlum bugün beni yalnız bırakmadın beni çok sevindirdin dedi.. Ne demek Fatma teyze ne zaman istersen gelirim dedim.. Biraz daha muhabbet ettik kahve ve sigaralar bitti.. Oğlum benim başım da sırtımda çok fena oldu yine azıcık ovuversen dedi.. (Beklediğim anın yaklaştığını hissediyordum.) Tabii Fatma teyze dedim ve ona doğru yöneldim balkonda sedir modunda birşey vardı ve yan yana oturuyorduk, bana yaklaşarak sırtını döndü ben de dizlerimin üzerinde durarak başından ovmaya başladım bir süre sonra boynuna doğru indim ve boynunu okşar gibi ama daha sert bir şekilde masaj yaptım sonra omzuna masaj yapmaya başladım bir süre de omzuna masaj yaptıktan sonra oğlum rahatça otur istersen böyle yorulacaksın dedi.. Oturursam rahat yetişemem ki Fatma teyze dedim.. Eee ben de biraz yaklaşırım o zaman hadi rahatça otur dedi sedirin sırt bölgesini göstererek, yani arkama yaslanmamı istiyordu ve öyle yaptım o da biraz daha yaklaştı ama ben gerizekalı gibi bacaklarımı kapalı tutmuştum o da böyle yetişemezsin oğlum diyerek ayaklarımdan tutup resmen kasıklarıma kadar gelip oturdu.. Kalbim deli gibi çarpıyordu.. Omzuna masaj yapmaya devam ederken gözüm aşağı doğru kaydı ve olağanüstü bir manzarayla karşılaştım Fatma teyze belini öne doğru eğmişti ve o koskoca poposu hemen önümde yayılmıştı giydiği tayttan dolayı poposunun arasına kadar oldukça net görebiliyordum hatlarını ve tshirtü biraz açılmış bel kısmı da açıkta kalmıştı, ayrıca benimki hareketlenmiş tam poposunun hizasında duruyordu 1-2 cm daha hareket edebilsem erkekliğim o koskocaman kalçalarıyla buluşacaktı.. Bu şekilde masaja biraz daha devam ettim ve kendisi yavaş yavaş bana doğru geldi ve erkekliğimi hissettiği an biraz irkilerek kendisini çok az öne çekti ben herşeyi akışına bırakmış onu okşar gibi masaj yapmaya devam ediyordum.. Sonra poposuyla hafif hafif temasları sürdürdü ve birden elleriyle iki dizimi de kavrayarak (sanki daha rahat bir pozisyona geçiyormuş gibi yaparak) o koskoca kalçasını tamamen erkekliğimle buluşturdu.. Hatta tam araya denk gelmemişti ben bir elimle hemen düzelttim ve araya denk getirdim o da kendini bana doğru bastırıyordu.. Tanrım inanamıyordum Fatma teyze resmen erkekliğimi hissetmek için kalçasını sımsıkı bir şekilde bana bastırıyor ve bundan zevk alıyordu.. Birkaç dakikada böyle devam ettikten sonra ben sırtına masaj yapmaya başladım, daha doğrusu birkaç kez dokundum ki ; Fatma teyze oğlum kalk hadi içeri geçelim de rahatça yap böyle ayaküstü olmuyo dedi.. Tamam Fatma teyze nasıl istersen dedim (Heyecandan ölmek üzereydim.)
Fatma teyze ayağa kalktı ve içeri doğru gitti, giderken Fatma teyze ben bi lavaboya gidip geleyim dedim.. Tamam oğlum ben içeri geçiyorum dedi.. Aşırı derecekde sıkışmıştım ve bu yeterince zevk almamı engelliyordu.. Lavaboya girip çıktım su içmek için mutfağa geçtim ve suyumu içerken rafta duran ve ahmetin bahsettiği küçük ilaç kutusuna gözüm ilişti ve baktığımda içinde ilaç dolu olduğunu gördüm.. (Yani eğer uyuyor gibi yaparsa bunu uyuyor olduğunu sanmam için ve işimi rahat görebilmem için yapıyor olacaktı..) Suyumu içtikten sonra salona geçtim ama salonda yoktu Fatma teyze diye seslendim ve içerden buradayım oğlum diye seslendi sesin geldiği yere doğru yürüdüm ve Fatma teyze yatak odasında yatağın kenarına oturmuş beni bekliyordu ve 2 hafta önce olanlar geldi aklıma aynı yatak odasında Fatma teyzenin oğluna yaptığı oral seks, inlemeleri vs.. hepsi birden aklıma geldi ve yine tamamen sertleştim.. Fatma teyze gel oğlum burda rahatça yaparız içerde ayaküstü olmuyor dedi.. Onun anlatmak istediği masajdı ama ben bunu direk seks olarak alıgılıyordum.. Ben ona yaklaşınca yatağı ortalayarak yüzüstü uzandı başını da diğer tarafa doğru çevirdi.. Ben de yatağa çıkarak Fatma teyzenin yanından sırtına masaj yapmaya devam ettim.. Fatma teyze daha sert yap dedi.. Ben de güç alamıyorum ki böyle çok rahat yapamıyorum dedim.. Nasıl rahat yapacaksan öyle yap dedi ama ben birdenbire kalçasına sikimi dayayarak oturmaya korktum.. Bilemiyorum nasıl daha rahat yapabilirim ki dedim (saf ayağına yatarak) o da bacaklarıma otur öyle daha rahat yaparsın dedi.. bacaklarımı aralayarak tam üzerine oturmadan önce kalçasına doyasıya baktım harika görünüyordu ve ona dokunabilmek onu okşayabikmek ona bu kadar yakın olabilmek tanrım çıldırmak üzereydim.. Ben yine ürkek davranarak gerçekten bacaklarına oturdum yani erkekliğimle kalçası arasında 5-6 cm kadar bir mesafe vardı ve masaja o şekilde devam ettim arada bir aşağı doğru iniyordum tshirtü biraz açıldığı için açıkta kalan beline arada hiçbirşey olmadan temas ediyordum ve elimi biraz tshirtün içine sokarak belinin üst kısımlarına da masaj yapıyordum.. O sırada biraz daha üstleri ovsana oğlum buralar çok acıyo diyerek elini arkaya doğru atıp omuz kısmını gösterdi, ben de oraya yetişemiycem için yavaşça ellerimle belini okşaya okşaya yukarı doğru çıktım alttan da erkekliğimi yavaş yavaş yaklaştırıyordum ve en sonunda birkaç dakikanın ardından sikim kalçasıyla belli belirsiz temasa başlamıştı o sırada fatma teyze şuraları da iyice ov dedi ve daha yukarıyı gösterdi ve artık dayanacak gücüm de kalmamıştı az daha yukarı doğru çıkınca sikim tamamen kalçasının arasında kayboldu.. Tanrımmmm bu müthiş birşeydi Fatma teyze uyanıktı ve ona bunu yapmamı resmen kendisi istiyordu.. O sırada offfff diye bir iç geçirdi ve kalçasını bana doğru iyice bastırdı.. Artık emindim o da bunu tamamen bilinçli olarak yapıyor ve bundan zevk alıyordu ama offf derken sözde erkekliğime değil masaja diyordu.. Sikim tamamen kalçasının arasına gömülmüş vaziyette belini okşamaya başladım hatta resmen belinden tutarak ve tam olarak sikiyormuşçasına ona sürtünmeye başladım ama herşeye rağmen bunları yavaş yavaş yapıyordum öyle öküz gibi birdenbire tepesine çullanmak istemiyordum.. O sırada bütün kilidin çözüleceği konuşmayı yaptı Fatma teyze.. Oğlum böyle rahat masaj yapamıyosun herhalde dur surdan krem vereyim dedi ve yatağın hemen yanında duran kremi bana uzattı ve tshirtünü çıkarttı ama altındaki tayt duruyordu ve ben onun sadece sırtını görebiliyordum arkası bana dönük olduğu için göğüslerini göremiyordum.. Tekrar tamamen yatağa bıraktı kendini ve Oğlum geçen gün bize gelmişsin Ahmet söyledi.. (Ben çok korkmuş ve çok utanmıştım) Salağa yatıp ne zaman Fatma teyze dedim.. Ahmet sizde oyun oynarken atari kasedi almak için gelmişsin o zaman bizi gördün mü ? Vereceğim cevap çok önemliydi ama ne cevap versem ne gibi sorunlar olurdu tam kestiremedim o anda ben de biraz kıvırmaya başladım.. Kapıyı birkaç kez çaldım Fatma teyze ben de kimse yok sandım ondan girdim dedim.. Bizi gördün mü diye tekrar sordu.. Ben de girdikten sonra bazı sesler duydum ama bu sefer de ben geldim demeye utandım özür dilerim dedim.. Peki sesleri duyunca gelip baktın mı dedi.. Hayır ama biraz yaklaştım sesin bu evden geldiğine emin olmak için dedim (ama heyecandan kalbim duracaktı resmen) tamam tamam korkmana gerek yok anlaşılan herşeyi biliyosun ne yapacaksak artık dedi ve bunları çok kısık seste ve iç geçirerek söyledi.. Ben de anlamamışım gibi efendim Fatma teyze dedim.. O da hiiiç yok birşey boşver sen dedi.. Sonra birdenbire başını bana doğru çevirdi Oğlum bak bütün bunlar aramızda kalacak söz mü ? Tabii ki Fatma teyze dedim… Nasıl güvenicem dedi.. Fatma teyze biliyosun seninle sigara içmem bizim sırrımızdı şimdi birsürü sırrımız olur yemin ederim hiç kimseye hiçbirşey söylemem dedim.. Söz veriyor musun bana dedi.. Ben de söz dedim.. Pekii neler duydun dedi.. ben de tam olarak anlayamadım duyduklarımı dedim.. Bak artık birbirimize yalan söylemek falan yok bunların hepsi aramızda sır öyle değil mi, şimdi söyle bakalım neler konuştuk dedi.. Ben de oğlunun anneciğim filan dediğini söyledim.. Peki nasıl söylüyordu dedi.. Anladım ki onu taklit etmemi istiyordu ve ben de onun gibi anneciğimmm çok tatlısınn dedim (çok abartmadan) offff harikasın oğlum dedi.. Anladım ki ensest Fatma teyzenin fantazisiydi.. ve birdenbire oğlum masajın çok iyi geldi eğer yorulmadıysan ne olur biraz daha devam et ben zaten şimdi uyumak üzereyim ilaçlarımı da içtim birazdan uyurum ve uykum çok derin öyle kolay kolay uyanmam ama birşey olursa beni uyandırmak için iyice sars ve bana bağırarak seslen dedi..
Kuralları Fatma teyze koymuştu ama benim için de gayet idealdı.. Anlaşılan onu istediğim şekilde öpüp okşamama yalamama hatta sikmeme bile izin verecekti ama onun uyuduğunu farzedecektim ben de.. Tamam Fatma teyze daha akşama çok var sen rahat rahat uyu dedim.. Canım oğlum benim dedi ve başını çevirdi.. Ben o koskoca kalçasına sürtünerek masaj yapmaya devam ediyordum.. Bir kaç dakika sonra yavaşça seslendim Fatma teyze !! Efendim oğlum.. Sanırım hazırlıksız yakalanmıştı hiiiç uyudun mu diye merak ettim dedim.. O da birdenbire uykulu gibi bir ses tonuna bürünerek şimdi uyurum oğlum ama sen masaja devam et ne olur bu bana çok iyi geliyo dedi.. ve birkaç dakika daha devam ettim ve tekrar seslendim.. Fatma teyze !!! Fatma teyze !!! şifremiz burada anlaşılmıştı o ses vermediği zaman ben başlayabilirdim.. Önce üzerine uzanarak daha rahat dayandım ona ve yanlardan taşan göğüslerini okşadım bir süre sonra doğrularak taytını çıkarmaya çalıştım birkaç cm çıkardıktan sonra rahatça çıkarabilmem için kalçasını iyice kaldırdı.. Bu hareketiyle de kesin bir şekilde emin olmuştum evet Fatma teyze bilerek ve isteyerek kendini bana siktirecekti uyku, ilaç, ekmek vs.. hepsi bahaneydi.. taytını dizlerine kadar indirdim ve omzundan tutarak onu sırtüstü çevirmeye başladım ki kendisi sırtüstü döndü.. Altındaki taytı tamamen çıkarıp ben de tamamen soyunup üzerine doğru uzandım ve her yerini öpüyordum.. Göbeğini göğüslerini boynunu yanaklarını ve o sırada onunla sevişmek istedim ama bunu hiç yapmadığım için ne tepki alacağımı bilmiyordum o yüzden denemeye karar verdim.. Sonuçta uyanıktı ve sikmeme bile müsade ediyordu.. Sikim göbeğinin hizasında tamamen ona temas ediyordu.. Yanaklarını ıslak ıslak öpmeye başladım boynunu da bir süre öpüp ıslak ıslak dudaklarımı gezdirdim sonra dudaklarına yaklaşarak çok kısa bir şekilde öpüp geri çekildim hiçbir tepki vermemişti.. Biraz daha uzun biraz daha uzun derken artık onunla sevişmeye başlamıştım ilk başlarda hareketsiz kalsa da sonradan o da karşılık vermeye başladı.. Bu inanılmaz birşeydi benim için resmen bir kadınla sevişiyordum hem de hayallerimi ve fantazilerimi süsleyen kadınla bir süre daha seviştikten sonra tekrar göğüslerine indim bu sırada parmağımı dudaklarında gezdiriyordum ve dudaklarını hafif araladı ben de parmağımı içeri soktum.. Sözde uyumaya devam ediyordu ama parmağımı resmen kıracakmış gibi emip yalıyordu.. Göğüslerini de bir süre daha öpüp yaladım ve göğüs ucunu dudaklarımın arasına alarak sertçe emdim koskocaman olmuşlardı.. Öperek aşağı doğru devam ettim ve bacaklarının arasında yerimi aldım.. Önce küçük küçük öperek kadınlığına doğru yanaştım sonra o tatlı kadınlığının dudaklarına küçücük öpücükler kondurdum ve nefes alışverişi acayip hızlanmıştı.. Sonra klitorisini ve o tatlı dudaklarını ağzıma alayark emmeye ve dilimle oynamaya başladım Fatma teyze uyanıktı ve resmen onun o tatlı ıslak ve sıcak amcığıyla sevişiyordum.. O kadar zevk alıyordu ki sürekli kasılıyordu ve bacaklarıyla kafamı sıkıştırıyordu.. Hatta bir ara elini başıma atarak ve kasığını yukarı doğru kaldırarak daha iyi yalamamı sağladı fakat başımı kaldırıp baktığımda elini hemen geri çekti ve yine uyuyor gibi yaptı.. Yalamaya devam ediyordum ki o kadar şiddetle boşaldı ki anlatamam hatta kadınların o şekilde boşalabildiğini ilk o zaman anlamıştım.. Resmen işiyor sandım ve yutabildiğim kadarını yuttum tadı hiçte kötü değildi ve Fatma teyze aşırı derecede bakımlı ve temiz bir kadındı yani hiçbir şekilde bir iğrenme olmamıştı bende.. Ben hala boşalmamıştım ve Fatma teyzenin yanına uzandım bir iki dakika sonra tekrar Fatma teyzenin dudaklarından öpmeye başladım ama bu kez anında karşılık vermişti.. Dudaklarımız buluştuğu an o benden çok daha ateşli bir şekilde karşılık veriyor hatta dilini ağzıma sokuyordu bir süre dilini emdikten sonra ben de dilimi ona verdim ve o da aynı şekilde dilimi yalayıp emmeye başladı o arada o tatlı amcığını okşamaya başladım parmaklarımı yavaş yavaş içine sokup çıkarıyordum ben bunları yaparken o beni daha da ateşli öpüyordu.. Sonra doğruldum ve sikimi dudaklarına dayadım.. Geçen gün oğluna yaptığı sakso geldi aklıma yine çıldıracak gibi oldum ve aynısını bana da yapmasını istiyordum.. Ama dişlerini aralamıyordu yani sadece dudaklarına sikimi sürtebiliyordum.. İstediğim pozisyona girdiğini bildiğim için yanına yarı uzanır vaziyette sırtıma birkaç yastık koyarak uzandım ve bir elimle başından bir elimle de omzundan tutarak kendime doğru çektim.. Sırtüstü yattığı için normalde bunu oldukça zor yapabilirdim ama Fatma teyze yine yardımcı oldu istediğim pozisyona geldi ama hala ağzına almıyordu.. Ben de içine hemen girmek istemiyordum ben onu yalarken o boşalmıştı ben de aynısını istiyordum ilk ağzına boşalıp daha sonra o tatlı amcığına girmeyi istiyordum.. parmaklarımı ağzına götürdüm yine dişlerini hafif araladı ve sikimi araya koyarak emmesini istedim ama yine ağzına almadı ben de bir süre dudaklarına sürttükten sonra tekrar parmağımı ağzına soktum ve yalayıp emmeye başladı sonra iki parmağımı birden soktum ve parmaklarımı deli gibi yalıyordu parmaklarımı çekip sikimi tekrar dayadım ama yine almıyordu ve o anda ensestin onu ne kadar tahrik ettiğini hatırladım ona anneciğimmm dediğim zaman ne kadar etkilendiğini hatırladım.. ve başını elimle tutup diğer elimle de sikimi ağzına vermeye çalışırken fısıldadımm ; Anneciğimmm.. Oğlunun o koskoca sikini ağzına al lütfen oğlunu mutlu et nolursun Anneciğimmmmm dememle sikimi resmen boğazına kadar soktu ve dudaklarıyla sikimi kökünden sıkıca kavrayıp bir süre öyle kaldı sikimi hem emiyordu hem de ağzındayken diliyle sikimin her yerini okşuyordu.. Onu nasıl tahrik edeceğimi çok çok iyi anlamıştım.. Harikasın anneciğimmmm offff sikimi o kadar güzel yalıyorsun ki.. O kadar sıcacık bir ağzın var ki.. Offf o dilinle yaptığın şeylere bayıldım anneciğimmm.. Yala oğlunun o koskoca sikini.. Boğazına kadar sok anneciğimmm bunlar aramızda kalacak hadi oğlunu boşalt anneciğimm.. Bak birazdan o tatlı amcığını da sikicem hatta belki arkana bile girebilirim bunu ister misin anne ?
Ben bunları söylerken o çıldırmış gibi sikimi yalamaya devam etti o kadar güzel yapıyordu ki bunu.. ağzından çıkarırken dudaklarını sımsıkı sikime kenetleyerek ve diliyle sikimin heryerini gezerek aynı zamanda da çok sert bir şekilde emerek milim milim ağzına sokup çıkarıyordu ki çok geçmeden boşalacağım zaman tiksinmeyip yutması için tekrar tahriklere başladımm.. Offf ne kadar güzel yalıyosun oğlunun sikini, ağzına boşalıcam anneciğim hepsini ağzına boşalıcammm.. Offf harikasın anneciğimmmm derken o kadar şiddetli boşalmıştım ki anlatamam tabii ki göremedim boşaldığımı ama o kadar şiddetli boşalmıştım ki 5-6 sefer tazyikli çıkışını hissetmiştim.. Anneciğimmm harikasın ne güzel boşalttın oğlunu diyerek yanına uzandım ama devam edeceğimi de anlaması için onu okşamaya devam ettim.. Bir yandan da tahriklere devam ediyordumm.. Birazdan bu tatlı ıslak ve sıcacık amcığına oğlun mu girecek ? Kendini ona siktirmeyi çok mu seviyosun ? Peki arkadan da yapayım mı anneciğimmm.. Hıı ? Oğluna götünü de siktirecek misin ? Bu şekilde onu çıldırtırken bacaklarını aralayarak yerimi aldım ve zevkten iyice şişmiş o tatlı amcığının dudaklarına defalarca sikimi sertçe sürttüm ve yavaş yavaş içine girmeye başladım ama onu çıldırtmak için milim milim giriyordum resmen o kendini bana doğru veriyor ben kendimi geri çekiyordum.. Sabret anneciğimmm birazdan hepsi girecek dedim.. O da çoktan anlamıştı fantazisini çözdüğümü ve bunun zevkini yaşıyordu.. içine tamamen girdikten sonra bir süre öylece bekledim sonra yavaşça çıkarıp birdenbire hepsini soktum ki (aaaaaaaahhhhhhh) diye o kadar derinden inledi ki anlatamam.. ve onu sikmeye devam ettim yavaş yavaş hızlanıyordum sonra pozisyon değiştirmek istedim ve omzundan tuttuğum anda kendisi dönüp yüzüstü yatmaya başladı ve bacaklarını kendisi araladı ben yine yerimi aldım ama kadınlığı hem aşağıda kalıyor hem de kalçası çok büyük olduğu için bırakın içine girebilmeyi ancak kadınlığının dudaklarına sürtebiliyordum.. O sırada kendini sürekli kasarak sikimi arkasına denk getiriyordu.. Ben de denemek istedim gerçi öyle kolayca girmeyeceğini biliyordum ama yine de denedim ve tabii ki girmedi ben yine ön tarafa yöneliyordum ama o ısrarla arka tarafına girmem için pozisyon alıyordu.. Sonra kulağına eğilip Anneciğim lütfen birazcık daha o tatlı amcığından sikmeme izin ver sonra arkaya da giricem dedim.. O zaman kalçasını daha yukarı kaldırdı ve sikimin başı içine girdi ama yeterince iyi girip çıkamıyordum.. Anneciğimmm o tatlı amcığını iyice oğluna ver hadi dedim ve kasıkları kasıklarıma yapıştı o anda ve belinden tutarak içine girip çıkıyordum o kadar büyük bir kalçası vardı ki anlatamam ve bu pozisyonda sanki daha da büyümüştü ve resmen önümde domalmıştı başı ve elleri yatakta kalçası havadaydı.. Aynen oğluyla gördüğüm pozisyonda.. Böyle siktirmeyi çok mu seviyorsun anneciğim? Oğlun iyi sikebiliyor mu seni ? diyerek sikmeye devam ettim ve iyice hızlandım artık girip çıkarken şak şak sesler geliyordu en sonunda tam geleceğim zaman çıkarıp üzerine boşaldım ve tekrar yanına uzandım.. İki kez boşalmıştım ama doymak bilmiyordum.. Fatma teyzenin arkasından çekildiğim zaman kendini gelişigüzel yatağa bıaktı sonra da yan dönüp yatmıştı ve ben onun arkasında kaldım ayrıca anladığım kadarıyla tekrar boşaldığım için devam edemeyeceğimi düşünmüştü.. Kulağına yaklaşarak anneciğimmm harikasın oğlunu çok mutlu ediyosun birazdan o daracık götüne giricem dedim.. O tabii ki oyunu sürdürüyor ve hala sözde uyumaya devam ediyordu o yüzden de hiç cevap vermiyordu.. Biraz dinlendikten sonra Fatma teyzeyi okşarken tekrar sertleşmeye başladım ve elimle kadınlığını okşuyordum parmaklarım yeterince ıslandığı zaman da arkasına yavaş yavaş zorluyordum..İki parmağımı soktuktan sonra sikimi ön tarafa birkaç sefer sokup çıkardım ve iyice ıslanmasını sağladım sonra sikimi hizalayıp arkasına sokmaya çalıştım başı girmişti sadece ama yeterince kaygan değildi.. Birkaç sefer daha öne girip çıktıktan sonra tekrar arkaya girdim ve yarısına kadar girebildim bu sefer ve yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladım ve inanılmaz derecede dardı milim milim ilerleyebiliyordum içerde.. Sonra üzerine çıkmak istedim.. kalçasıyla beli arasında bi yerden tutarak yatağa doğru bastırdım ve ben de içinden çıkmadan onunla birlikte döndüm.. Birkaç gitgelden sonra artık sikimin tamamı girmişti ve o koskoca kalçası kasıklarıma tamamen kenetleniyordu bu da bana ayrıca bir zevk veriyordu.. Boşalacağım sırada yavaşlayarak boşalmamı geciktiriyordum.. Bu şekilde bir süre daha devam ettikten sonra hızlanarak sikmeye başladım ve yine kulağına fısıldıyordum.. Nasıl anneciğimmm oğlun seni güzel sikebiliyor mu ? Offfff o daracık götüne nasıl giriyor koskocaman sikim anneciğimmm görüyor musun ? Oğluna götünü siktirmeyi çok mu seviyorsun anneciğimmm ? O kadar dar ki hiç çıkmak istemiyorummm offff harikasın anneciğimmm senin her yerini sikmek istiyorumm.. Oğlun şimdi götüne boşalacak anneciğimmm hazır mısın ? Hadi iyice götünü ver bana anneciğimmm beraber boşalalımmm.. Derken kalçasını tamamen bana kenetledi ve inanılmaz bir şekilde içine boşaldım ve boşaldıktan sonra bir süre daha içinde kaldım tam çıkmayı düşünürken içine boşaldığım için daha da kayganlaştığını hissettim ve birkaç kez daha girip çıktıktan sonra tamamen sertleştim yalnız bu kez hem benim defalarca boşaldığım için boşalmaya niyetim yoktu hem de iyice kayganlaştığı için çok rahat girip çıkıyordu.. Fakat hep üzerine uzanmış vaziyette yaptığım için biraz da görerek yapmak istedim ve dizlerimin üzerinde doğruldum, belinden kavrayarak kendime doğru çektim ama istediğim pozisyonu sanırım anlamamıştı ki kalçasını havaya kaldırmadı.. Yine kulağına eğildim ve anneciğim hadi önümde domalsana seni öyle sikmek istiyorum dedim ve ardından tekrar belinden kavradım ve bu kez tam olarak istediğim pozisyona girmişti.. Bu pozisyonda tekrar içine girdim ve nasıl girip çıktığını izleyerek sikmeye devam ettim ve boşalmama yakın anneciğim harikasın sana bayılıyorum, artık bunların hepsi benim seni hep sikicem anneciğim artık dedim ve çok çok az zevk suyu modunda birşey geldi ve ben artık bitmiştim.. Yataktan kalkıp banyoya girdim birkaç dakika duş aldım sonra üzerimi giyindim ve Fatma teyzeyi de giydirdim, giydirirken bana bayaa yardımcı oldu ama sözde hala uyuyordu ve bende oyunu hiç bozmadım.. Tamamen giyindirdikten sonra birkaç kez Fatma teyze diye seslendim ama kalkmıyordu.. Saatlerdir sikiyordum resmen doymamış olmasına da pek ihtimal veremedim.. Sonra söylediği gibi yapıp omuzlarından tuttum ve resmen bağırarak Fatma teyze hadi uyan artık dedim ve uyandı saat kaç oldu dedi saati söyledim ben bi duşa girip çıkayım iki dakika senin de acelen yoksa bir kahve daha içelim dedi ve duşa girdi.. Anladım ki bu oyuna ciddi bir kararlılıkla devam etmek istiyordu tabii ki bu bana da uyuyordu sonuçta onunla olabileyim de nasıl olursa olsun diye düşünüyordum.. Balkona çıkıp sigara yaktım sonra Fatma teyze elinde kahvelerle geldi.. Oğlum iyi ki geldin bugün beni çok mutlu ettin artık ne zaman istersen gelebilirsin dedi.. Tamam Fatma teyze yine gelirim dedim.. İki farklı kişilik oluşturmuştu resmen birisi sevecen komşu kadın Fatma teyze.. Diğeri yatakta uyku rolüne bürünüp kendini siktirmeye bayılan Fatma teyze.. Birini istiyorsam arada sırada diğer kişiliği de çekmek zorundaydım.. Kahveler bittikten sonra müsade istedim.. Yine gel oğlum özletme kendini dedi ve o gün de öylece bitti..
Hikayenin beğenilmesine çok sevindim. Destek ve beğenileriniz için çok teşekkür ederim.
Az da olsa devamı var. Görüşmek üzere…

Çikolata Yüzünden Seks Manyağı Ol

Çikolata Yüzünden Seks Manyağı Ol
alıntıdır
Öğleden sonraya kadar kasabadaydık. Durmuş ağa beni el üstünde tutuyor, bu da benim çok hoşuma gidiyordu. Fırsat buldukça kulağıma, “Sen beni memnu et dediklerimi yap, ben seni hep böyle mutlu edeceğim!” gibi sözler fısıldıyordu. Tabi bulmuş cahil körpe kızı, siki bayram ediyor. Ben o zamanlar yaptığım hatanın, kararan geleceğimin farkında değildim. Nereden bilecektim ki o yaşlarda sex bağımlısı bir sikişme manyağı olacağımı?

Öğleden sonra kahya ve diğer adamlarla buluştuk. Yine bir lokantada birşeyler yeyip köye döndük. Köye varınca Durmuş ağa, “Ben seni eve bırakayım. Pazartesi sabah kahya alır seni çiftliğe getirir, işe başlarsın. Akşamları da eve bırakırız!” diye, hem beni, hem kahyayı tembihledi. Sonra adamları çiftlik yolunda indirip, ikimiz yola devam ettik. Biraz uzaklaşınca Durmuş ağa sikini çıkartıp elime tutuşturuverdi. Bir yandan yavaş yavaş arabayı kullanıyor, bir yandanda bana sikini okşatıyordu.

Köye girmeden tenha bir köşeye arabayı çekip, “Hadi bakalım minik yosmam, ağanı bir boşaltıver!” dedi. Artık alışmıştım, hemen eğilip sikini emip yalamaya başladım. O an aklımda onu memnun etmekten başka bir şey yoktu. Beni kullandığının körpeliğimden küçük bedenimden faydalandığının farkında bile değildim. Deli gibi sikini emiyor ucunu dilliyor ellerimle gövdesini okşayıp duruyordum. Kısa bir süre sonra Durmuş ağa, “Ohhhh iç ağanın döllerini, hepsini yut!” dedikten sonra saçlarımdan kavrayıp sikine bastırması ile ağzıma boşalmaya başladı. Gırtlağımdan aşağı döllerinin akışını hissederken yutkunmaya çalışıyordum.

Boşalması bitince ağzımdan çıkarttı. Bu sırada ben halen sikinin gövdesini iki elimle kavramış okşuyordum, ben sıkıp okşadıkça sikin ucundan biraz döl süzülmüştü. Durmuş ağa iyice arkasına yaslanıp, “Hadi bakalım yalayıp temizle erkeğinin sikini!” diye talimatı verince, ben küçücük ağımla yalaya yalaya temizledim sikini. Onun mutlu olduğunu görmek çok hoşuma gidiyordu. (Halen de erkeğimin sikini emip yalamaktan, döllerini yutup sikini yalaya yalaya temizlemekten zevk alırım, alışkanlıklarım çok eskilere dayanıyor nede olsa.)

“Aferin sana küçük kaltak, çok iyi yapıyorsun bu işi!” dedikten sonra toparlanıp yola çıktık. Tam köy girişinde babamı görünce Durmuş ağa durdu, Senin kızı eve götürüyorum, gel seni de atayım! diyerek babamı da arabaya aldı. Yol boyunca, “Senin kız çok iyi, bir dediğimi iki etmiyor, çok akıllı uslu, çiftlikte beni çok memnun ederse, ben de onu çok memnu ederim!” gibi iltifatlar ediyor, babam da mutlu bir ifadeyle onu dinliyordu. Ne bilsin küçük kızının Durmuş ağanın seks oyuncağı haline geldiğini.

Eve gelince anneme yeni aldıklarımı gösterdim, “Durmuş ağa çiftlikte temiz ve yeni elbiseler giymemi istiyor!” dedim. Babam da anneme, Durmuş amcanın beni nasıl met ettiğini anlatıp duruyordu. Hem annem hem babam, iki gün boyunca, “Kızım Durmuş beyi mutlu et, dediklerinden dışarı çıkma!” diye sürekli söyleyip durdular.

Pazartesi günü kahya sabah erkenden beni alıp çiftliğe götürdü. Durmuş ağanın çifliğine daha önce birkaç kez bayram için gitmiştik, ama bu sefer faklıydı. Sabah iş bölümü yapılırken, Durmuş ağa, “Nilüfer, kızım sen benimle gel, ben sana yapacağın işleri anlatacağım!” diye, beni alıp çiftliği gezdirdi. Fırsat buldukça tenha yerlerde kalçalarımı yoğurup, göğüslerimi sıkıştırıyordu. Ben de sikine elimi atıyordum, artık bu bende alışkanlık olmuştu. Durmuş ağa ise, “Şimdi olmaz!” diye elimi uzaklaştırıyordu. Çiflikte yapacağım fazla bir iş yoktu, kasaların etiketlerini yazıyor, toplanacak mahsülün listesini yapıyordum. Herkesin yapacağı işlerdi aslında.

Öğle yemeğinde Durmuş ağa beni eve götürdü. Karısına durumu anlattıktan sonra, bana, “Boş zamanlarında yengene de yardım et!” dedi. Durmuş ağanın karısı yıllardır hastaydı. Tek çocukları da benle yaşıt olan kızları Hülya idi. Onu da okumaya devam etmesi için şehire mektebe göndereceklerdi.

Öğleden sonra bahçeye gideceğim sırada, Durmuş ağanın ileriden Gel! işareti yaptığını gördüm, sonra evin bitişiğindeki kulübeye girdi. Ben de peşinden kulübeye gittim. İçeride geniş bir sedir ve birkaç eski koltuk vardı. (Burası benim durmuş ağaya karılık yapacağım yerdi!). Hemen kapıyı kapatıp, “Burası esk**en işçilerin gece kaldıkları yerdi. Bundan sonra öğle yemeğinden sonra buraya geleceksin, anahtar dışarıda asılı olur!” dedikten sonra aşağı eğilip dudaklarıma yapıştı. Kısacık boyumla ona yetişebilmek için parmak uçlarımda duruyordum.

Beni bir çırpıda soyup sedirin kenarına oturttu. Kendisi de soyunduktan sonra yanımda ayakta duruyordu. “Daha sana neler öğretecem küçük yosma, bundan sonra elimin altındasın, fırsat buldukça geçirecem o minik amına!” deyip sikini dudaklarıma yüzüme sürtmeye başladı. Ne yapmam gerektiğini artık çok iyi biliyordum, erkeğimin sikini yemeli, onu mutlu etmeliydim. Hemen sikinin gövdesini kavrayıp, ağzıma aldım. Bir süre bu şekilde sikini yalattıktan sonra Durmuş ağa sedire sırt üstü uzandı. “Şimdi üzerime gel bakalım, sana 69 olmayı öğretecem!” dedi ve beni üzerine ters olarak çekti. Şimdi onun üzerinde yatıyordum, amım tam ağzının üstünde idi.

“Hadi bakalım yosma, devam et!” dedi. Ancak ben üzerinde ufacık kalmıştım, sikini kavrayıp kendime çektiğimde ucu ağzıma zor yetişiyordu. Bu sırada durmuş ağa amımı yalamaya başlamıştı. Kalçalarımı okşuyor, bazen dilini minik amıma kokup çıkarıyordu. Vücudumu ateş basmaya başladı, öylesine zevk alıyordum ki, sikinin ucunu dilimle deli gibi yalıyordum. Durmuş ağa, “Gel bakalım, amına geçirme zamanı!” deyip, beni kendine çevirdi. Kucağında o kadar ufacık kalıyordum ki, benimle oyuncak gibi oynuyordu. Bir süre öpüştükten sonra, “Şimdi yarağımın üzerine otur!” deyip sikini gövdesinden tuttu.

Ellerimi göğsüne koyup kalçamı kaldırarak amımın deliğini yarağın ucuna getirdim. Sikin kocaman kafasından amım gözükmüyordu. Yavaş yavaş üzerine oturmaya başladım, bu sırada bacak arama bakıyordum, amımın yanaklarının şişip ikiye ayrıldığını, amımın minik dudaklarının iki küçük yaprak gibi kıvrılıp esnediğini görebiliyordum. Biraz canım yanınca durdum. Durmuş ağa, “Devam et, alışırsın birazdan!” diyerek beni cesaretlendiriyordu. Kalçalarımı biraz daha indirince siki yarısına kadar yalanmaktan ıslanmış amıma kayıverdi. Bu sırada Durmuş ağa sürekli bedenimi okşuyor, küçük öpücükler konduruyordu.

“Şimdi yavaş yavaş otur kalk!” dedi, dediklerini yapmaktan kendimi alamıyordum. Bir süre sonra amım yarağa iyice alışmış, rahat oturup kalkmaya başlamıştım. Daha sonra Durmuş ağa kalçalarımdan aşağıya bastırmaya başladı, bir süre sonra yarağın tamamı artık içimde idi. Beni geriye doğru itip, dimdik üzerinde oturmamı sağladı. O anda sikinin içimde bir yerlere değdiğini hissedebiliyordum. “Harikasın meleğim, bayılıyorum sana, amın daracık, tüm sikimi mengene gibi sıkıp kavuruyor. Ohhh! Hadi şimdi kalçalarımı çalkala, hem beni mutlu et, hem de keyfini çıkar yediğin yarağın!” dedikten sonra minik göğüslerimi okşamaya başladı.

Ben hem kalçalarımı çalkalamaya, hem de minik hareketlerle oturup kalkmaya başladım. 5-6 dakika sonra durmuş ağa beni kendine doğru çekip, üzerinde zıplatmaya başladı. Zaten kucağınca küçücük kaldığımdan, her seferinde sikinin ucuna kadar geliyor, sonra tekrar dibine kadar otuyordum. Durmuş ağa ise sürekli kalçalarımı yoğuruyor, göğüslerimi öpüp, göğüslerimin Leblebi gibi olmuş başlarını kemiriyordu.

Minik bedenim daha fazla dayanamadı, amımın kasıldığını hissedebiliyordum. Bir anda boşalıp, durmuş ağanın üzerine yığıldım. Durmuş ağa halen seri hareketlere beni sikmeye devam ediyordu. Sonra bir çırpıda beni altına aldı, bacaklarımı omuzuna alıp üzerime yüklendi. Kalçam havada, iki büklüm olmuştum. Durmuş ağa ise delirmiş gibi dudaklarımı öpüp, boynumu yalıyor ve tüm gücü ile sikini dibine kadar amıma soka soka sikmeye devam ediyordu. Her sokuşunda kasıklarımda ve midemde müthiş bir baskı hissediyordum.

5 dakikaya yakın bu şekilde sikmeye devam etti, artık belim uyuşmaya başlamıştı. Durmuş ağa, “Daracıksın minik yosma, ohhhh orospuuuu, bu amcığa nasıl dayanılır!” diye inleyerek sikini dibine kadar amıma gömdü, yarağı kasılıp gevşemeye, sikin başı kalp gibi atmaya başladı. O anda yarağın tüm kıvrıklarını, kocaman başının her milimini amımın duvarlarının siki kavrayıp sarıldığını hissedebiliyordum. (O anı hiç unutmadım, inanın böyle bir şeyi hayatım boyunca 3-5 defa ancak yaşamışımdır!). Durmuş ağa sıcak döllerini içime akıtıyordu. Ben de bir kez daha tüm vücudum sarsılarak boşalmaya başladım.

Durmuş ağa yavaşça içimden çıkıp, sikini ağzıma getirdi ve “Yala orospu, daha senle işim bitmedi!” deyip yanıma uzandı. Minik bedenim iki kez boşalmanın etkisi ile uyuşmuş ve yorgun düşmüştü. Hafif inmiş siki, benim sularım ve döl artıkları ile kaplıydı. Başımı yana çevirip, sikinin gövdesini usulca kavradım, okşamaya ve yalamaya başladım. Bu sırada amımdan Durmuş ağanın döllerinin dışarı aktığını hissedebiliyordum. Kafamı kaldırıp amıma bakmaya çalıştım. Kasıklarım ve amımın yanakları kıpkırmızı olmuştu.

Durmuş ağanın siki, okşanmanın ve yalanmanın etkisiyle tekrar eski heybetli haline ulaştığında, beni sedirin ucunda dört ayak pozisyonuna getirip, ayakta arkama geçti. Yarağını amımın şişmiş dudaklarına ve minik kalçalarıma sürtmeye başladı. Bu sırada bir eli ile de küçük göğüslerimi okşayıp, uçlarını hafif hafif sıkıyordu. Vücudum bu hareketlere dayanamıyor, zevk duygusu bedenimi ele geçiriyordu. “Küçük yosmam benim harikasın, şimdi erkeğin yara yara sikecek o minik amını, sen de beni keyife getirmek için sana öğrettiğim gibi konuş, hiç susma, tamam mı?” dedi, ben de başımı çevirip evet anlamında salladım.

Durmuş Ağa yarağını başının amımın deliğime dayayıp, bir eli ile belimi sıkıca kavradı. Diğer eli halen göğüslerimde idi. Sırtıma öpücükler kondururken, “^^^^^^^ mi seni haaaa? Yarayım mı amını?” dedi. Ben de bana ne öğrettiyse söylüyor, onu mutlu etmeye çalışıyordum, “Yar erkeğim, geçir sikini küçük amıma!” diye cevap verdim. Durmuş Ağa sikini başını yavaşça amıma sokup çıkarıyor, ama tamamını sokmuyordu. “Hadi erkeğim sok hepsini, geçir bana yarağını!” diye söylenirken, bir anda dibine kadar girdi. Kasıkları kalçalarıma dayanmıştı, biraz canım yanmış ve “Durrr!” diye inlemiştim.

Durmuş Ağa, “Ohhhhh yardım amını yosmamm!” dedikten sonra yavaş yavaş girip çıkmaya başladı. “Nasıl iyi sikiyormuyum minik kaltak? Yarak yemek nasıl haaa?” dedi. “Harikasın, sik beni, seninim ağam, bulutlara çıkart beni!” dediğimde hızlanmaya başladı. O hızlandıkça bedenim kendinden geçiyor, zevkim arttıkça artıyordu. Kasıkları kalçalarıma çarparken sallanan taşakları amımın üstünü dövüyor, bu sırada çıkan Şak, şak! sesleri kulübede yankılanıyordu. Birkaç dakika sonra deli gibi boşalmaya başladığımda, “Döşe ağam, döşeee sikicim, amım senin, ohhhhhh!” diye inlerken, Durmuş Ağa kalçalarıma tokatlar atıp, “Küçük orospu, tam orospu olacaksın sen, sike sike dağıtacam bu dar amını, sikimin kölesi olacaksın!” diye söyleniyordu.

Vücudum bu duruma daha fazla dayanamıyordu, dizlerim artık bedenimi taşıyamaz oldu. Kendimi yüz üstü sedire bırakınca ayaklarım hafif sedirden sarkık kaldı, ama Durmuş ağa halen amıma geçirmeye son sürat devam ediyordu. O an hatırladığım tek şey uyuşmuş olduğumdu. “Ne oldu, sikilmekten bayıldın mı? Çok mu hoşuna gidiyor?” dedi. “Evet, hep sik beni, heppp!” diye mırıldandım. Durmuş ağa bir kahkaha atıp, “Ben sana sikin tadını aldın mı vaz geçemezsin demedim mi minik yosma, söyle dölleyim mi amını haaa?” dedi. “Dölle, döllerini ver bana, boşal içime sikicim!” diye mırıldandım. Birkaç dakika geçmeden Durmuş ağa derin bir, “Ohhhhh!” çekip boşalmaya başladığında, bir kez daha sıcak döllerinin içime aktığını hissedebiliyordum.

Sonra öylece üzerime uzanıp kaldı. Altında kaybolmuştum, ağırlığından nefes alamıyordum. Sonra içimden çıkıp yanıma devriliverdi, soluk soluğa kalmıştı. Bir süre bedenimi okşamaya devam etti. Bense kendimde değildim. 5-10 dakika sonra ayağa kalktı, siki küçülmüş, önünde sallanıyordu. Beni yavaşça ayağa kaldırıp, boynumu memelerimi birkaç kez öpüp okşadı. Ancak küçük bedenim öyle uyuşmuştu ki, ayaklarım beni zor taşıyordu. “Harikasın!” dedikten sonra kenarda duran bir poşetten 3 tane gofretli büyük çikolata çıkarıp bana uzattı. Hemen alıp sedire oturacakken, “Yok, orada ayakta ye!” dedi ve sedire oturup bir sigara yaktı. Ayakta durmuş çikolatanın birini açmış yiyordum, o an duyduğum mutluluğun tarifi yoktu.

Durmuş ağa karşımda, suratında tebessümle, sedire yayılmış, beni izliyordu. “Bacaklarını biraz aç!” dediğinde, ayaklarımı hafif açıp, aşağıya doğru baktım. Amımdan ayak bileklerime doğru döller süzülmüş, amımsa mosmor olmuştu. Ben halen çikolatamı yemeye devam ediyordum. O an başıma gelenlerin, gelecekte bana nelere mal olacağının farkında bile değildim. Sonuçta genç kızlığı bile yaşamadan kadın olmuştum. Durmuş ağanın karşısında çırılçıplak durmuş, amımdan dölleri süzülürken, minik bedenimi ona sergiliyordum. Bana göre çok iyi bir iş yapmış, bir erkeği mutlu etmiştim, kendimi inanılmaz değerli hissediyordum. Durmuş ağanın, zevkleri için beni kullandığının, beni seks bağımlısına çevirip, geleceğimi çaldığının farkında bile değildim.

Yolcu Otobüsünde

Yolcu Otobüsünde
Bayram dönüşü ve asker uğurlama dönemi çakışınca otobüslerde yer bulmak çok zor olur. Otobüs gerçekten çok kalabalıktı Erzuruma okula dönüyordum zar zor yer bulmuştum. Arkalardaydım, yanıma cam kenarına, Erzincana giden bir asker oturmuştu. Kumral orta boylu ela gözlü yakışıklı değildi ama sempatik biriydi. iri elleri vardı. muhabbette aslen Adanalı olduğunu İzmirde halasıyla yaşadığını anne ve babasının olmadığını öğrendim. Gömleğinin üzerinde bir mont ve kumaş siyah pantolonu vardı.
Çocuk hoşuma gitmişti. Nasıl ayartırım die düşünmeye başladım. Gece ışıklar sönünce herkes uyumaya başladı. Ben belimin ağrıdığını söyledim. küçük yastığımı çeşitli şekillerde başımın altına koydum ama bir türlü rahat edemiyormuş gibi görünmek istiyordum. En sonunda yastığı kucağına koyabilir miyim? sordum. Olur dedi. Yastığı kucağına koydum ve ellerimide yastıkla başımın arasına koydum.Kabanımı daüzerime çekip kendimi kamufle ettim. Rahatmış gibi davrandım ve teşekkür ettim.
Yarım saat kadar sonra uyuduğunu sandım. Bende uyuyormuş gibi yapıp ellerimi yastığın altına soktum. Aletini ellerimin altında hissediyordum. O da uyuyordu. ufacıktı ama diriydi. yavaş yavaş okşamaya başladım. Yavaş yavaş elimin içinde büyümeye başladı. Taş gibi olmuştu. Başımı kaldırdım askere baktım. Göz göze gelmiştik. Rahatsız etmiyorum umarım dedim. hafifçe gülümsedi. Hayır dedi. Bende daha çok cesaretlendim ve fermuarı indirdim. beyaz kilodunun arasından aletinin başını çıkardım. Oturur durumda olduğu için sadece iri başı çıkıyordu. Kemerini açtım ve pantolonu biraz aşağı sıyırdım. Az kıllı biraz kalınca 12-13 cm lik aleti yalamaya başladım. Taa en dibine kadar emiyordum. Sıcacıktı, kafası kocaman olmuştu. arada bir beni itiyor boşalmamak için bekliyordu, ses çıkarmamak için kendini sıkıyordu. Sonunda dayanamadı ve titreye titreye boşaldı. Sperm yalamadığım için pantolonuna boşaldı. Her taraf bembeyaz sperm olmuştu.
Ben doğruldum, O da toparlandı. peçeteyle temizledik. Etraftan bizi duyan olmamıştı. daha sonra omzuna yaslandım. Kabanımı üzerimize örttüm ve elimi aletine koydum. Herkes uyanana kadar böyle gittik. Erzincan da ayrıldık. İsmini bile sormamıştım.

Komşu Teyze

Komşu Teyze
Selamlar.. Hikayem biraz uzun olacak, ve sadece sex, sikiş çakış vs. gitmeye de niyetim yok onu baştan belirteyim. Başlıyorum..
23 yaşlarında ince uzun kendi halinde bir gencim. Anlatacağım hikaye sanırım 18 yaşıma girdiğim zamanlarda olmuştu. O zamanlar ergenlik hat safhada tabiki, hemen her günüm 31 çekme ve bilgisayar başında asosyal takılmakla geçiyordu. Evet, komşu teyzemiz zeliha; hafta sonu annemin balkonda komşularla oturmuş konuşurken kulak misafiri olduğumda ee şu bizim arka binaya da bi kadın gelmiş almanyadan gurbetçi, kocası yokmuymuş neymiş.. tanışmadık daha. demesiyle öğrenmiştim. İnanın umursamamıştım bu konuyu ki zaten takip eden günler, kendisiyle selamlaşmış. hoşgeldiniz. demiştim. Zeliha teyze 51 yaşında gösteren, kısa kestane renk saçlı, hafif tombul bir kadın. Göğüsleri gerçekten büyük ama tam olarak sarkmış diyemeyiz. (bunu yakından inceleyince anladım.) çıkık bir kalçaya sahip. Hani üzerine su bardağı koysanız devrilmez derler ya, o cinsten gösteriyor. selülitli bacaklar.. vs. anlayacağınız ilk bakışta ilgimi çekmedi ki zaten tarzım değil. bu teyze sürekli kedilerle ilgilenenen, yalnızlıktan kendisini sokak kedilerine adamış bir insandı. benimde o zamanlar arka bahçemde beslediğim bir köpeğim vardı. tabi ben köpekle, oda kedilerle ilgilendikçe sürekli konuşur olmuştuk. Her neyse ben olaya geleyim yavaş yavaş. Okullar kapanmış, yaz tatilindeydik. Uyandığımda ailem çalıştığı için evde kimse olmuyordu. Kahvaltının ardından dışarıya çıkarım yada bilgisayar oynarım diye plan yapıyordum kendimce çünkü öğlen gibi uyandığım için o sıcakta denize gitmek hiç tarzım değildir. kahvaltıyı yaparken bir yandan da televizyon izliyorum. magazin programı denk gelmiş ama tv de ne oynadığını pek de umursamadan tabağımı bitirmeye çalışıyorum. tv deki kadınların etek boyları, sahilde paparazilere yakalanmış ünlüler, derken benim ufaklık resmen bırak oyunu, gezmeyi de, git bi posta at. dercesine hareketlendi. ardından yemeğimi bitirip odama çıktım. odamda uygun ortamı yaratmam için pencereyi kapatıp perdeleri çekmem gerekli ki rahatça 31 çekeyim. denk gelirde konu komşu görürse ne derim ama 🙂 tam cama doğru geldim ki Zeliha teyzeyi gördüm evinin balkonunda.Bizim bina ile onun evi karşılıklı. onun evi giriş kat düz ayak, benim odam ise 2. katta. Manzara aynen şöyle: üzerinde kolsuz atlet tarzı beyaz bir t-shirt. altında penye eşofman tarzı birşey. içine sütyen girmemiş ve üzeri sanki ıslakmış gibi göğüsleri apaçık ortada, ayrıca boyun yakası bol dekolteli, balkona tırmanan kedilere mama doldururken eğildiğinde görebiliyorum. Bunu gördüğüm anda resmen şok oldum, benim alet sanki telefon direği gibi sertleşti. be elim sikime gitti, perdeleri kapatıp hafif görebilecek kadar aralık bırakıp başladım zeliha teyzeye bakarak asılmaya. sanırım 1-2 dakika kadar baktım ona, sonra o içeriye girdi, bende bilgisayara geçip, yarım kaldığım işi hallettim. o gün işte, o gün tipim değil dediğim kadını aklıma koydum ama nasıl olacak bu iş. kadını doğru dürüst tanımıyorum bile ama bir yolunu bulup tanışıcam. Bir pazar günü mahalledeki parkta oturuyorum, bizim zeliha teyze de bir elinde pazar arabası, diğer elinde poşetlerle sallana sallana geliyor. son anda düştü jeton tabi. 🙂 koştum yanına

+ Merhaba Zeliha teyze dur yardım edeyim.
– Ay aman çocuğum az kaldı zaten, sağol giderim ben.
+ Olsun olsun bende eve gidicem zaten. (diyerek kaptım poşetlerle arabayı)
– Ay sağol valla belim koptu buraya kadar.

Yavaş yavaş eve doğru yürüdük. sen nasılsın, annen nasıl vs. gibi boş muhabbetler eşliğinde eve vardığımızda kapıya kadar getirdim poşetleri. sonrada çok yorulmuş gibi suratımı burktum hafif de yorulmuş gibi, sıcak çarpmış gibi hareketler vs. Planım içeriye davet etmesi ama bu plan tutsun diye elimden geleni yapıyorum çünkü yan taraf kendi evim, eve gitsem daha rahat etmiş olucam ama bizim iş farklı :).

+ Aman be oğlum sana da zahmet oldu, yorduk o kadar.
– Olur mu hiç öyle şey. sen ne zaman istersen..
+ Bari birşey ikram edeyim bak hem yoruldun sen, bi limonata doldurayım sana.
– Zahmet olmasın size.
+ Ay oğlum ne zahmeti, olur mu hiç. geç bakiyim içeri sen.

Plan tuttu mu tuttu, içerideyim artık o limonata gıdım gıdım içilecek, 1 saatte bitecek ki bi işe yarasın 🙂

+ Al bakalım, afiyet olsun
– Teşekkür ederim.
+ Kaçıncı sınıf olsun sen bakiyim.
– bu sene son olucak. derslerim pek iyi değildi 2. dönem ama bu sene boşlamam.
+ Hmm benimde almanyada yiğenlerim var birisi okulunu bitirdi mühendis oldu, diğeride halen okuyor arada da ülke ülke geziyor.
– Ne güzel, siz evlenmediniz mi hiç ? çocuğunuz yokmu ?
+ Yok ben evliyim, eşim Alman. orada çalışıyor daha. biz çocuk yapmayı istedik ama olmadı. son zamanlarda da ben hep memleketi özledim diye söyleniyordum. eşim istersen sen dön artık, arada gider gelirsin, bende gelirim diye anlaştık onunla. şimdi ben buradayım, beyim de arada para gönderir, geçen ay gelmişti bir hafta kadar sen görmedin mi hiç ?
– Yok görmedim ben.
+ Öyle işte. ben burda o orada, böyle geçiniyoruz. zaten artık oralarda pek yapasım da yok. döndüm ülkeme.
– Anladım. Yalnız başınıza zor olmuyor böyle, bu yaşta hem kocaman ev, tamam kediler de bir yere kadar ama ( hahaha gülüşme)
+ Haklısın da çocuğum en azından kafam rahat. burada bak ufak bi bahçe de yaptım kendime. meyvem de var. bak kirazlar da olmuş, dur getireyim de tadına bak bi.
– Teşekkür ederim,
+Ee senin yokmu kız arkadaşın hiç.
– hee, yok. yani sevgilim pek oldu diyemem.
+ nedenmiş o ?
– Ben öyle yapamıyorum ya, çok kız arkadaşım oldu ama öyle takıldık sadece, yani bir kaç ay.
Yani bi gün onunla, başka gün başkasıyla, böyle daha rahat.
+ hahahah seni gidi seni çapkın çıktın ya sen, hiç de göstermiyor bak.
– ohoo siz bakmayın benim böyle göründüğüme.
+ peki siz nasıl yapıyorsunuz yalnız başınıza da bir yere kadar.. ( bu sefer farklı sorduğumu anladı ki)
– nasıl yani anlayamadım ?
+ daha gençsiniz, sizinde ihtiyaçlarınız oluyor elbette, insanlık hali bu, elbetteki hepimiz gibi sizin de ihtiyaçlarınız olur.
– ay aman çocuğum ben sevmem böyle konuşmaları duymamış olayım.
+ kusura bakmayın ben aslında sizi kırmak istemedim. sonuçta avrupa görmüş kadınsınız, bende sizinle doğal ve rahatça konuşmak istemiştim.
– anlıyorum çocuğum ben seni, yaşın da genç tabi aklın orda olunca merak etmen normal. ( hahaha kısa bir gülüşme. ve burada biraz mahçup olup yüzüm kızarır.) işte böyle pek anlatmak da doğru olmaz ama elbette kolay olmuyor.
+ Anlıyorum sizi. inanın. bakın ben her zaman buradayım yani elimden ne gelirse yardım etmek isterim. yeterki yalnız olmadığınızı bilin.
– Sen iyice dozunu kaçırmaya başladın ama bak ben öyle birşey demek istemedim sana sen beni yanlış sandın.
+ ( ben iyice gaza geldiğim için ve artık buradan sonra ipin ucunun da kaçtığı belli. ) hayır ben sizi yanlış kadın falan zannetmedim. herşey apaçık ortada, sizin durumunuz belli, imkanlarınız belli. ben size kibar bir şekilde yardımcı olabileceğimi söyledim.
– Aslında evet haklısın, gerçekleri kabullenmek gerekli, bu konuda çok bir imkanım yok. içim kıpır kıpır ama bak bakayım bi dışıma, hiç öyle diyor mu. şimdi konuşturma beni ama..
+ aaa olur mu hiç öyle, siz öyle zannediyorsunuz, halen daha güzel diri ve bakımlı bir vücudunuz var, inanın bana, benim eski kız arkadaşlarım şimdi sizi görse, kıskançlıktan çatlarlar. ( yalaaaannn. )
– Öyle mi dersin. ama nasıl olacak ki öyle..

buraya kadar herşey istediğim şekilde gelişmiş ve sanırım hayattaki bütün şanslarımı bugün kullanmış ve bitirmiştim.
Zeliha teyze (ki artık teyze demeye gerek kalmadı 🙂 ) yavaş yavaş kıvama geliyordu. ama nasıl olacaktı şimdi. onu bilmiyordum. direk üstüne atlayıp sevişmeli mi, vücut dilimi mi kullanmalı vs. ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. karşımda hafif gülümseyen, içinde halen şüphe olan bir kadın vardı.

+ Ben artık kalkayım ama unutmayın sakın söylediklerimi, balkondan bir bakışınız yeter, hemen yetişirim size.
– güle güle çocuğum

Kapıya doğru geçirirken söylediği o kelime, geriye doğru dönüp, zelihaya: onca konuşmadan sonra şimdi bu denirmi ama amına kodumun karısı, biz burda taşa toprağa mı konuşuyoruz. demek istedim ama içimden diyebildim sadece.

+ o son kelime artık pek şık olmuyor gibi ama. ?
suratı şaşırır gibi oldu bir an pot kırmışcasına. kafa salladı sonrada..
işte beklediğim cevap gelmişti. şimdi onu azdırıp bu sikin üstüne oturtma zamanıydı.

Hikayem biraz uzun olacak demiştim ama eğer beğeniyorsanız ve devamını isterseniz yine anlatırım ama şimdi burada kaydedip başka bir zaman görüşmek üzere diyeceğim.

Gelecek bölüm fragmanı… ( ayşe teyze bahçede benim kalkan aleti görür ve benim ciddiyetimi anlar.)

BABANIN GÖREVİ 6

BABANIN GÖREVİ 6
İnanamıyordum. O anda gerçekten de şok olduğumu hissettim, ellerim kaskatı kesilmişti sanki. Oğlum kalçalarını hareket ettirerek, kendini bana tatmin ettiriyordu. Ellerimde, onun sıvısını hissediyordum. Parmaklarım istemsiz olarak daha sıkı kavramıştı, gerçekten kalın bir aleti vardı. Damarlarını parmaklarımda, avuç içimde hissediyordum. Gerçekten de haklıydı, bunca zamandır böyle bir şey hissetmemiştim. Böyle güçlü, böyle erkeksi… İnanılmazdı. Yaptığım şey ne kadar garip ve iğrenç olursa olsun, o anda donmuştum. Duramıyordum.
Dikkatim, oğlumun penisindeyken, elleri birden pantolonuma uzandı ve kotumu kalça hizama indirdiğinde hiçbir şey yapamadım. Hareketsizdim.
Gördün mü anne, o kadar zor değilmiş… dedi gözlerimin içine bakarak, sırıtıyordu. Ellerimi çektim ve geriye doğru bir hamle yaptım. Ancak pantolonum kalçalarıma kadar indiği için hareket kabiliyetim düşmüştü ve sendeledim. Geriye doğru tam düşecekken, oğlum beni tuttu. Elleri belimi sarmıştı ve aleti de bacaklarıma değiyordu.
Dikkat et! diye bağırdı. Gözleri, gözlerime iyice yaklaştıktan sonra ise Anne, bunu yapabiliriz. Sen de bunu istiyorsun… Değil mi? diye fısıldadı, o anda sol eliyle göğüslerimi okşamaya başladı. Avucunun içindeyken sıcaklığını hissedebiliyordum.
Ve oldu… Şok olmuştum. Meme uçlarım sertleşmiş, vajinam ıslanmıştı. Bunu anladı mı acaba? Gözlerinin içine baktım. Anlamamasını ummaktan başka bir çarem de yoktu. Gerçi bu konularda pek bilgisiz birine benzemiyordu, yaptıkları… Aynı babasının gençliğiydi. Tabi ki çok daha tutkulu bir hali gibi, o kadar güzeldi ki aslında. Ama… O benim oğlumdu. Nasıl yapabilirdik ki? Yapmamalıydık. Yanlıştı. Dudaklarına bana doğru yaklaştırırken aniden kaçmayı başardım, ellerinden kurtulup geri adım atarken yine sendeledim fakat pantolonum iyice diz kapaklarıma kadar düşerken, dengemi sağlayabildim. Aramızdaki mesafeyi açmış olmanın rahatlığını bir yaşadım. Derin bir nefes alıp oğluma baktım, gerçekten de bu anı yaşıyor olamazdım değil mi? Oğlum şu anda tamamen erekte olmuş bir halde, çıplak olarak önümde duruyordu. Ve bana dokunup, beni soymaya çalışıyordu!
Barkın! Bak bu hiç doğru değil. Yapma bunu, çok büyük hata yapıyorsun ve bunu anlamıyorsun… dedim. Sesim yüksek ve panik içindeydi, artık ses tonumu kontrol edemiyordum. Zaten odanın içindeki kontrolü kaybedeli bayağı olmuştu. Vücudum bana ihanet ediyor ve kontrolüm dışında şeyler yaşıyordum. Zihnim bulanıklaşmıştı, artık düzgün düşünemiyordum bile.
Hayır anne… Şu haline bak. Benim önümde iç çamaşırlarında duruyorsun. Çıplak görmeliyim seni anne, bak ben çıplağım. dedi ve bana doğru hamle yaptı.
Adım atarken, ben de geriye doğru bir adım attım ve pantolonum tamamen ayak bileklerime kadar inmişti. Olduğum yere mıhlandım, düşmemek için kendimi zor bir şekilde dengede tutabilmiştim.
Bak bu çok yanlış, zaten plajda daha önce beni bikiniyle de gördün, bu bir şey ifade etmez. Bunu sen de biliyorsun. dedim panik bir halde, artık anlaması lazımdı. Yalvarır bir şekilde çıkan ses tonum, iyice panik olduğumu açığa verse de artık bir şey gizlemek ve oyun oynamak istemiyordum. Çünkü her denememde daha da kontrolümü yitiriyordum ve bu git gide daha da berbat bir hale getiriyordu işleri. Herşey kontrolden çıkmak üzereydi sanki.
Hayır anne aynı değil, uçların belli oluyor anne… Hissettim. Sen de tahrik oldun değil mi? dedi bana doğru yaklaşarak. Sağ eli, kalçamı kavrayıp bir anda şaplak attı. O an ciyakladım ve onun elini tuttum, gerçekten çok güçlüydü, her anlamda… Karşı koymak zordu.
Bak… Lütfen düzgünce düşün… dedim, o sırada elimi sıkıca tuttu ve aletinin üzerine getirdi.
Anne, bozma bunu, lütfen… dedi. Sesi o kadar tahrik edici geliyordu ki, göğüs uçlarımın sütyenimi zorladığını anlıyordum artık. Vücudum hiç istemediğim bir tepki veriyor ve oğlumdan tahrik olmamı sağlıyordu. Ama bunun ne kadar yanlış olduğunu, yapmamam gereken bir şey olduğunu beynim haykırırken, dinletemiyordum… Olmuyordu. Hem odadaki kontrolümü, hem de kendi vücudum üzerindeki kontrolümü kaybetmiştim. Ve bunlar o kadar hızlı oluyordu ki, beynimin uyuşmaya başladığını. Nefes almakta güçlük çektiğimi fark ettim. Nefes nefese kalmıştım ve oğlumun önünde bileklerime kadar inen kot pantolonum ile, dantelli iç çamaşırlarım ile duruyordum. Bunu babası görse acaba ne düşünürdü… Ne biçim bir kadın olduğumu kafasında canlandırırdı, ne yapardı… Gerçekten utanç vericiydi.
Elimi hemen geri çektim.
Saçmalama Barkın! Artık yeter! diye bağırdım.
Tamam o zaman, babam gerçeği bilmeli? Sonuçta sen hamile kalmak istemiyorsan ve de biz birbirimizi çıplak olarak görmeyeceksek, ona yalan söylemenin bir anlamı yok değil mi? dedi. Gözlerimin tam içine bakıyor ve üzerimde derin bir baskı kuruyordu. Sözleri o kadar keskin, sert ve gerçekti ki… Ezildiğim suçluluk duygusu tüm o atmosferi sanki bir anlığına bana unutturmuştu.
Hayır… Çocuk yapmayı istiyorum, konuyu saptırıyorsun. dedim zayıf bir sesle.
O zaman saptırmayayım, odaklanalım. dedi ve yeniden elimi tuttu. Sağ elimi tekrar aletine sardığında artık çok geçti. Gözlerimi utançla kapadım ve elimi hareket ettirmesini hissettim. Gözlerimi açtığımda gözlerine baktım. Kesinlikle yaptığı hareketin farkındaydı, ancak sonuçlarını ve olacakları anladığından şüphelerim vardı. Anlamıyordu, daha bir ergendi sadece.
Barkın… dedim fısıltıyla, o anda elimi bıraktığını fark etmedim. Elim kendi kendine oğluma mastürbasyon yapıyordu.
Ah… Çok güzel… Anne…. dedi gözlerini kapatıp, o anda elimi çektim. Nasıl kaçabilirdim bilmiyordum, bileklerimde resmen zincir görevi gören kot pantolonum yüzünden kapana kısılmış bir haldeydim, çok çaresiz hissediyordum. Mutfak, bana o kadar dar ve rahatsız gelmişti ki. Burada böyle tutsak gibi hissedeceğimi hiç düşünmüyordum gerçekten de.
Artık yapabileceğim hiçbir şey kalmamıştı gerçekten de. Bir anda olanca gücümle hareket etmeye ve bileklerimi kot pantolonumdan kurtarmaya çalıştım. Tam ayağımı çektiğim sırada sendeledim ve düştüm. Düşerken kanepenin tam kenarına doğru yuvarlandım. Ellerimle kanepeden destek alıp kalkmaya çalıştım. Başım sarsılmıştı, bunların hiçbirine alışık olmayan bünyem için gerçekten de şoke edici detaylardı bunlar.
O sırada başımı çevirip arkama baktım. Oğluma doğru ters bir şekilde yüz üstü eğilmiş bir şekilde durduğumu fark ettim. Bana doğru bakıyordu. Gözleri önce gözlerime, sonra da kalçalarıma doğru gitti ve çıplak bedeni bana doğru yaklaşırken;
Şimdi de sütyen… dedi. O an gerçekten panik olmuştum. Pankileyen gözlerimle ona bakıp, cılız sesimle sadece Hayır… diyebildim.
Sol eli havaya doğru kalkmıştı, daha önce vurduğu gibi kalçalarıma şaplak atmayı planlıyordu. Gözlerindeki tutkuyu, isteği gördüm. Hissediyordum. Korkuyordum. Ne yapacağımı bu sefer gerçekten de bilemiyordum. Oğlum beni istiyordu, ben ise… Bedenim ona tepki veriyordu. Kontrol edemediğim bir durumdu. Zaten bugün, bu odadaki herşey üzerindeki kontrolümü gerçek anlamda kaybetmiştim. Bu çok yanlıştı, sadece… Çok yanlış…
O yaklaşırken hayatımın en güzel, en ferahlatıcı seslerinden birini duydum. Kapının zili çalıyordu. O an duraksadı, durmamasından ve yaptığı saçmalığı sürdürmesinden korkuyordum. ancak öyle bir hareket yapmamıştı iyi ki.
Durduğu yerde bana doğru baktı ve Devam edecek… dedi göz kırparak, odadan çıkarken kaslı vücudunu izledim. Şok geçirmiştim. Mutfakta, koltuğa yaslanmış bir şekilde, sadece iç çamaşırlarım ile duruyordum. Birkaç saniye önce zorla kendini tatmin ettirmeye çalışmış oğlumun sıvıları elimdeydi. Yapışkanlıklarını, kokularını ve erkeksi hissini sonuna kadar hissediyordum. Meme uçlarım sertleşmiş, tahrik olmuştum. Bana ne oluyordu böyle…

Tekstil İşçisi Hanife

Tekstil İşçisi Hanife
Yaklaşık 15 yıldır bir tekstil fabrikasında formen olarak çalışıyorum. Farklı departmanlardaki yaklaşık 180 kişiyle ilgileniyorum. Patronum Kenan Bey oğlu, çok yakın arkadaşım olan Furkan’a devrettiğinden bu yana çok daha fazla yetkiyle çalışıyorum. Furkan sağolsun bir parça uçarı olduğu için pek çok iş için “Bilalim sen halledersiiiin” der. O yüzden de bütün işçiler benden bir parça çekinir.
Formenliğe yeni başladığım yıllarda bir iş alımı furyasında görmüştüm Hanife’yi. 30lu yaşlarında diri göğüslü ince belli, doğurduğu tek çocuğun bir parça genişlettiği kalçalı bir kadındı. İlk bakışta dikkatimi çekmişti. Elinde alyansı vardı ama alyansın durduramadığı kadınları da biliyordum. Geçen süreç içerisinde herkese gösterdiğim ilgiden bir fazlasını Hanife’ye gösteriyordum. Hakkında da bilgiler öğrendim bu süreç içerisinde. Evliydi. Kocası ondan 7 yaş büyüktü. Haftasonları evde diğer günlerde sabah 7 akşam 6 çalışan bir işçiydi. Oğlu Ertan’a çok düşkündü. Kocasından önce Ertan için çalışıyor ve sıkıntılara göğüs geriyordu.
Zaman içerisinde gösterdiğim ilgiler ufak da olsa bana geri dönmeye başlamıştı. Molalarda kendi geliyor bana çay getiriyor ve hatta ufak el şakalarını da kaldırıyordu. Kimsenin olmadığı yerlerde beline sarılmama, dudağına yakın yerden öpmeme hatta bazen elimi dizine bile atmama izin veriyordu. Fakat daha göğüslerini ve kalçalarını elleyememiştim. Bir kere denediğimde “Yok artık Bilal Abi” diyordu. Fakat yine de pek çok şeye eyvallah diyordu. Biliyordu ki bunlara verilen izinle işteki yerini sabitleyecekti.
Hanife işe girdikten 2 yıl kadar sonra her yıl yaptığımız moral gününü ayarlamıştık. Furkan il dışında her zamanki oteli ayarlamıştı. Yeme içme konaklama her şey bedava oluyordu. 3 gün boyunca da herkes otelin her imkanını kullanabiliyordu.
Hanife işe girdiğinin ilk yılı gelememişti ama ikinci yılı o eğlenceye geldi. Eşinden izin koparmıştı ve çocuğu Ertan’ı da annesine bırakmıştı. Bu buluşmalarda genelde ilk gün içkili bir akşam yemeği olur. Furkan kürsüye çıkar ve geçen yılın bir özetini verdikten sonra sizlere ne kadar güvensem azdır gibisine bir martaval okur. Herkes de çok gururlanır. Sonuçta Furkanın cebini para doldursalar bile çok çok mutlu kalırlar bu 3 günlük tatilden. O yıl da aynısı oldu. Ben bilerek Hanifenin masasına onun yanına oturdum. Yemek düzenini ona göre ayarlamıştım. Hesapta onunla dans etmek biraz muhabbet etmek ve biraz ona dokunmak vardı. Ancak beklediğimden çok daha farklı şeyler oldu.
Yemek başladı. Hanife biraz üzgündü.
-Hayırdır Hanife 5 yıldızlı otel sunduk yine beğendiremedik mi dedim
-Yok Bilal Abi. Eşim gelemediği için gergindi. Biraz atıştık da öyle geldim.dedi
-Düzeliiir Hanife. Evliliklerde olur böyle şeyler. Sen zamanını en güzel şekilde yaşa. Evde yapamadığın her şeyi burada yap ki eve rahatlamış dön. Gerisi düzelir merak etme dedim ve hemen rakısını koydum.
-Bilal abi çok koyma beni çarpıyor sonra neler olduğunu hatırlayamıyorum dedi.
Ben de şafak attı tabii. Bu 3 günün en azından bir gününü değerlendirmek için iyi bir fırsattı bu.
-Amaaaan hatırlarsın kızım. Gene mi geleceğiz bu dünyaya. Bu dünyanın tasası bitmez ki. Dedim ve hemen kadehini tokuşturdum. Hanife içmeye başlamıştı bir kere. Ne zaman engel olacak olsa bir bahane bulup daha çok içiriyordum. Gecenin ortasında bedava içk**en herkes sarhoş olmuştu bile.
Romantik dansların başladığı dönemde laf söz olmasın diye uydurmadan birkaç kadın işçiyle dans etmiştim. Sonra Hanifeyi kaldırdım. Hanifenin gözler çoktan kaymıştı. Tam tavına gelmişti yani. Dans ederken Hanife düşmesin diye belinden kendime çekiyordum. Bu yüzden de benimki Hanifeye sürtüne sürtüne şişmişti. Sonunda Hanifeye dayamaya başlamıştım. Bu noktadan sonrası artık pundunu bulmaya bakıyordu. Bir süre sonra Hanife de sikimin taş gibiolduğunu anladı ki sarhoş bir ağızla “Bilal Abiiii. Seni hiç bu kadar dik görmemiştim.” Dedi ve kahkahayı patlattı. Sinyali almıştım. Masaya oturtup birkaç kadeh daha içmesini sağladım. O süre içinde herkes zilzurna olmuş yavaş yavaş kalkıp odalarına gitmeye başlamışlardı. Ortam tam sıvışma ortamıydı.
Kalktım Hanifeyi de kaldırdım ama ayakları ahtapot gibi darma duman her yere gidiyordu. Bizim işçi çocuklardan biri “Abi yardım edeyim mi” deyince, “Yok Ahmet sağol sen sadece şu asansörü aç ben Hanife bacıyı sağsalimen odasına götürüp bırakayım. Bu şekilde bir yerde sızar kalır.” “Evet abi bu ne ya çok içmiş kendinden geçmiş.” “Eeee herkesin kendince bir derdi var Ahmet” dedim ve asansöre girdim. Benim derdimse o andan itibaren Hanifeyi sikmekti. En azından etek altından amını yukarıdan da göğüslerini görmekti. Yatağa yatırıyor gibisinden biraz da orasını burasını avuçlarsam değme keyfime.
Asansörden çıktıktan sonra zar zor odasının kapısına getirebildim. Kapıyı açıp içeri soktum. Yatağa yatırdım ama kendimi de bir koltuğa attım. Çok yorulmuştum. Hanife kendinde değildi. Uyuyakalmıştı. Bir süre öylesine seyrettim onu. Eteği sıyrılmış siyah kilotlu çorabı bacaklarını harika göstermekteydi. Giydiği gömleğin de üst iki düğmesi onu taşırken kopmuş olmalıydı ki sütyenini dolduran göğüsleri iyice ortadaydı. Sikim yavaş yavaş kalkmıştı.
Birkaç kez “Hanife” diye seslendim ancak hiç ses vermedi. Onun verdiği cesaretle bacaklarına dokunmaya başladım. Biraz okşadıktan sonra bir gördüm ki kilotlu çorabı dizine kadarmış. Dantelli siyah donunu çok rahat görebiliyordum. Ben de yatağın üzerine uzandım. Onun nefes alışına ve horlamasına göre yavaş yavaş bacaklarının içini öpüyor ve kafamı iyiden iyiye eteğinin içine sokuyordum. Bacaklarının içlerini biraz öptükten sonra elimi donuna attım ve donunu yana çektim. İşte tüm kıllı amı karşımdaydı ve yaptılarımdan zevk almıştı ki amı ıslanmaya başlamıştı. O an düşündüğümden çok daha fazlası karşımdaydı. Amını yavaşça yalamaya başladım. Çok fazla tepki vermiyor oluşu içkinin etkisinin çok olduğu anlamına geliyordu. Bir kadının amını yaladığında tepki veremeyecek kadar uyuşuksa o zaman o kadın iyi de sikilir diye bana daha fazla cesaret gelmişti. O sırada da bu tarihi anı bir şekilde çekmeliydim dedim içimden. Bunun iki sebebi vardı. İlki daha sonra tekrar tekrar izler yeniden azar ve 31 çekerim ya da karımı sikerim, ikincisi ise bu video ile tehdit ederek ondan defalarca yararlanırım.
Telefonu kurdum. An be an herşeyi çekmeye başladı. Hanifenin eteğini iyice sıyırdım telefon ile amını göt deliğini her şeyini çektim. Sonra gömleğinin kopan düğmelerinden sonrasını da açtım. Hanife kesinlikle uyanmıyor ve horluyordu. Sütyenini arkadan zar zor çözdüm ve aşağı indirdim. Muhteşem göğüsleri ortadaydı. Bugüne kadar nasıl bu kadar güzel kaldığını düşünürken ben de pantalonumun fermuarını açıp sikimi dışarı çıkardım. Sikim dimdik olmuştu. Onu göğüslerine sürtmeye başladım önce. Göğüs uçları sikimi sürttükçe daha da sertleşti. Sonra dudaklarına dokundurdum. Baktım hala tepki vermiyor iki parmağımla dudaklarını aralayıp sikimi ağzına soktum. O sıcak ağzı sikime çok iyi gelmişti. Ben birkaç yerine dounurum derken şimdi Hanifenin ağzını sikiyordum. Her bir anı da çekiyordum bir yandan. Ağzında yarrağım Hanifeye çok yakışmıştı. Sikimi ağzına daha derine bastırdıkça bir elimle amını parmaklıyordum. Amı çok ulanmıştı. Benim yarağı o kadar isityordu ki o sulu amı kıramadım ve sikimi ağzından çıkarıp o tükürüklü haliylr iki bacak arasına yerleştirdim. Amının içine girmek zor olmadı. Sonunda Hanifeyi sikiyordum ve Hanife bunun farkında bile değildi. Bacaklarını iyice açtım. En dibine kadar sokuyordum. Ben zorladıkça taşaklarım Hanifenin göt deliğine “Şap şap şap” diye vuruyor Hanifenin göğüsleri çenesine değecek kadar yukarı aşağı sallanıyordu. Bir tek kocasının görebildiği şeylere ben de ortak olmuştum.
Bacaklarını kapatıp omzuma aldım. Bir yandan Hanifeye köklüyor bir yandan kamera en iyisini çeksin diye Hanifeyi pozisyondan pozisyona sokuyordum. En son yüzüstü yatırdım. Hem amını hem de götünü sikecektim. Bacaklarını araladım. Üstüne yattım. Daha önceki sikişten kapanmamış olan amına bir hamlede sikimi soktum. Hanifeninin götü üzerinde bir ileri bir geri kayarak Hanifeyi sikiyordum. Bu pozisyonu karım da çok sever her sikişimde bas bas bağırırdı. Ancak Hanife içkinin etkisiyle olayın farkında bile değildi. Fakat Hanifenin amını sikiyor olmak çok zevkliydi. Artık iyice boşalma evresine gelmiştim. Hazır ortam bu kadar müsaitken götünün de tadına bakmak istiyordum. Sikimi amından çıkardım. Hanifenin çantasını karıştırmaya başladım. Her kadının çantasında krem bulunur elleri ve yüzü için. Ama ben onu tabii ki eline sürmeyecektim. Buldum bir krem ve fazlasıyla parmağıma aldım. Yavaşça göt deliğinin etrafınına sürmeye başladım . Bundaki amacım öncelikle en fazla zorlanan yer olan anüsten kassa bile içeri doğru sikimikaydırabilmekti. İyice göt deliğini kremledikten sonra biraz daha alıp tek parmağımla deliğin içini zorlamay başladım. Önce direnç görem parmağım biraz daha zorlayınca içeriye hemen geçmişti. Ciddi ciddi Hanifenin götünü parmaklıyordum. Sonra ikinci parmağımı da içine soktum. 2 3 dakika bu işlemi yapınca ve alkolün uyuşturucu etkisiyle göt deliği hiç direnç göstermeyecek kadar açılmıştı. Taş gibi sikimi hemen Hanifenin götüne soktum. Offf ne kadar dardı ve o da hiç direnmiyordu. Hanifenin götünü sikerken bu sefer de taşaklarım amına vura vura ses çıkarıyordu. Böyle bir fırsatı bir daha bulamayacağımı bildiğim için Hanifeyi bir orospu gibi sikiyordum. Tabii siktiğine para vermemek beni daha da memnun ediyordu. Artık dayanacak gücüm kalmayınca Hanifenin göt deliğine sarsılarak tüm dölümü bıraktım. Götü vıcık vıcık olmuştu. Yandaki tuavlet kağıdıyla önce tüm götünü sonra da önünü çevirerek ve bacaklarını sonuna kadar açarak açılan amındaki tüm ıslaklığı iyice sildim. Tüm giysilerini yeniden düzenledim ve hiçbir şey olmalışcasına onu yatakta bıraktım. Odadan ayrılmadan neler çektiğime baktım. Hanifenin tüm sikilişi artık elimdeydi. Dudağına yavaşça bir öpücük kondurup odadan çıktım.
Artık ertesi sabahı beklemek ve hem herkese hem de Hanifeye onların hiçbir şeyi çakmayacağı bir hikaye uydurmam lazımdı.

Gizli Hayatlar – Yazlık Hayatı (2)

Gecenin sonunda Mine Teyzeyle çıktığımızda üşümüştük biraz. Deniz kenarı esiyordu. Üşümemesi için sol kolumla O’na sarılınca o da belime sarılmıştı. İki sevgili gibi arabaya doğru yürüyorduk. Artık arkadaşımın annesi olduğunu silmiştim kafamdan. Arabaya binmesine yardım ederken bariz bir şekilde kalçasını sıkmıştım. Sadece gülmüştü. Arabada giderken hiç konuşmadık, ev yakın sayılırdı zaten. Eve geldiğimiz zaman ne yapacağımı düşünüyordum. Mine teyze dünden razıydı, ama vicdanım da ağır basıyordu. En yakın arkadaşımın annesiydi sonuçta. Arabadan indiğimiz zaman kahve içmek için eve davet edince itiraz etmedim. Ama alkollü olmasam hayır derdim muhtemelen. Beni salona oturtup kendisi mutfağa geçti. Ateşimin çıktığını hissediyordum, pişman olacağım bir şey yapmak istemiyordum. 5 dakika sonra kahvelerle gelmişti. Tuhaf bir sessizlik vardı salonda. Kesinlikle çok güzel bir kadındı, ama bu güne kadar o gözle bakmamıştım. Şu ansa sikim inmiyordu. Yazlık pantolondan belli oluyor, Mine de durumun farkındaydı. Kahveler bitince Mine boşları alıp giderken arkasından bakıyordum. Kalçaları, vücudu şahaneydi. Ayağa kalkıp arkasından yürümeye başladım. Düşünme yetimi yitirmiştim artık. Mutfağa girdim de Mine lavaboda fincanları yıkıyordu. Arkasından usulca yanaşıp boynuna bir öpücük kondurdum, O da bir inilti koyverdi. Belinden sarılıp sikimi kalçalarına gömdüm resmen. Dudaklarımı boynuna gömmüştüm, usulca öpüyordum her yerini. Ellerimle göğüslerini elbisesinden kurtarmıştım, zaten özgürlüklerini ilan etmek istiyorlardı. Mine’nin iniltileri giderek yükseliyordu. Bir anda ışığın açık olduğunu fark ettim, dışarıdan görülme riskimiz vardı. Hemen ışığı söndürdüm. Mine aynı pozisyonda bekliyordu, çok hızlı nefes alıyordu. Ellerimle mini eteğini yukarı sıyırdım, kırmızı dantelli iç çamaşırı poposunun arasına girmişti iyice. Arkasında diz çöküp usulca kalçalarının arasını kokladım. Ellerimle çıplak kalçalarını sıkmaya başladığım da Mine titriyordu resmen. Kilodunun üstünden amını dillemeye başladım, acele etmiyordum. Bir süre böyle yaptıktan sonra yavaşça iç çamaşırını çıkartıp uzun uzun kokladım, sonra da hatıra olarak cebime soktum. Kalçalarını iki tarafa ayırıp amını ve göt deliğini iyice ortaya çıkarttım. Camdan içeri vuran ay ışığında harika görünüyordu, yavaşça amını yalamaya başladım. Pembe renkli güzel bir kadınlığı vardı. Genç kız gibiydi. Ahmet amca pek eskitememişti anlaşılan. Ara ara göt deliğine de dil atmaya başladım, inlemeleri artıyordu iyice. Göt deliği çok dardı, buradan sikilmediği belliydi. Ateşim giderek yükseliyordu, kalçalarını ısırıp tokatlamaya başladım. Yavaş acıtıyorsun deyince uzatmadım. Dilimi iyice amının içine sokup kadınlığını sulandırmaya başladım. Bir taraftan sikimi çıkarmıştım artık. Sıcak ve ıslak bir deliğe girmek için sabırsızlanıyordu. Önümdeki kadın da yeterince ıslanmıştı ve yanıyordu, sikime eziyet etmenin anlamı yoktu. Ayağa kalkıp üstümü tamamen çıkardım, Mine dönüp bakınca vaktin geldiğini anlamıştı. Ben bir şey demeden tezgaha doğru iyice domalıp kalçalarını yukarı kaldırdı. Geniş kalçalarını önce biraz okşayıp sikimi amına dayadım. O kadar ıslanmıştı ki sikimi ben bastırmama gerek kalmadan içine almıştım. 18’lik sikimi içine gömdüğü zaman derin bir inilti kopardı gene. Yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başladım. Ritmime ayak uyduruyor, beraber ileri geri yapıyorduk. Üstüne eğilip sırtını, omuzlarını öpmeye başladım. Sıcaklığı beni çıldırtmıştı açıkçası. Ellerimle omuzlarından tutup hızla sikmeye başladım. Ufak ufak çığlıklar atıyordu artık. Çok geçmeden zangır zangır titremeye başladı. 45 civarı bir kadındı ve alışık olmadığı bir heyecana çok dayanamamıştı. Nefes nefese kalıp adeta yığılır gibi olunca içinden çıkıp yere oturmasına yardım ettim. 1-2 dakika içinde kendine geldi. Dimdik sikimle tepesindeydim. Aslında ağzına vermek istiyordum ama O’nu kaldırmam için elini uzatınca yerinden kaldırdım. Elbisesini düzeltip sen artık git deyince şok olmuştum. Ben bir şey diyemeden yukarı çıkmıştı, ben de boşalmak için yalvaran sikimle mutfakta kalmıştım. Dayanacak halim yoktu, holdeki banyoya girip lavaboya doğru sikimi sıvazlayıp döllerimi boşalttım. Açıkçası çok canım sıkılmıştı. ankara escortlar Eve gidip uyumaya çalıştım ama uyku tutmadı.

Öbür gün uyandığım zaman alkolün etkisiyle başım çatlıyordu. Dün ne halt ettim ben diye kendi kendime söyleniyordum. Muhtemelen Mine boşalınca aklı başına gelmiş, yaptığından pişman olmuştu. Neticede dışarıda her hangi biriyle yatmak gibi değildi, oğlunun en yakın arkadaşı mutfakta domaltıp sikmişti resmen. Saate baktığımda 2′ ye geliyordu. Kalkıp soğuk bir duş aldım. Evden çıkmak istemiyordum. Dolaptan bir şeyler çıkartıp içeride yedim. Biraz tv’ye bakıp oyalandım. Saat 7′ ye geliyordu artık. Evde durmaktan içim şişmişti artık. Üstümü değişik dışarı çıktım. Serdarların evinin önünden geçerken terasta Minenin iki komşuyla kahve içtiğini gördüm. Selam verip geçiyordum ki Mine teyze seslenip çağırdı.
Tarık’ çım yemek yedin mi ?
Daha yemedim, dışarıda atıştırırım bir şeyler.
Dışarıda pis pis şeyler yeme. 1 saate dön, gelirken ekmek ,soda falan alırsın diyince tamam deyip çarşıya doğru yürüdüm.

Aklım karışmıştı açıkçası. Her şey önceki gibi mi devam edecekti ? Neydi şimdi bu. Dediğin yapıp bir saat sonra döndüm, istediklerini almıştım. Eve gittiğim de misafirleri gitmişti, siparişlerini mutfağa bırakıp balkondaki salıncağa oturdum. Güzel beyazlı mavili çiçekli bir elbise giymişti. Açık değildi ama Mine’yi çok çekici göstermişti. Hamarat bir şekilde akşam yemeği için sofrayı kurmuştu. Dün geceden hiç konuşmamıştık O bir şey demeden ben bir şey demiycek veya yapmayacaktım. Yemekten sonra ben bir şey demeden meze, kavun vs ile birlikte 35’lik rakı getirmişti. İşin rengi değişmişti artık. Gece yarısına kadar rakı muhabbetimiz sürmüştü, acele etmeden demlenmiştik. Sarhoş değil ama çakır keyiftik ikimiz de. Rakı bittiği zaman Mine gülerek gözlerime baktı:

Sofrayı toplayıp yukarı gel Tarıkcım.
Tamam da niye yardım etmiyorsun ?
Mutfak da tehlikelisin biraz ve mutfak hiç rahat değil. Deyip yukarı çıkmıştı. Jet hızıyla ortalığı toplamıştım.

Banyoya girip elimi yüzümü yıkadım önce. Kapıyı kilitleyip yavaş adımlarla yatak odasına çıkmaya başladım. Mine beni şaşırtmıştı, daha odaya girmeden sikim hazır ola geçmişti bile. Odaya girdiğimde ortalıkta yoktu, etrafa bakınırken ebeveyn banyosundan seslendi. Banyoya girdiğim zaman şaşırmıştım. Ebeveyn banyoları tahminimin üstünde çok büyüktü, çok güzel bir jakuzi vardı köşede. Mine jakuziyi doldurmuş, içi köpük köpük olmuştu. Üstünde sadece uzun transparan bir gecelik vardı. Vücudu inanılmaz çekiciydi. Kenara bir sehpa koymuş, üstünde çikolata ile meyve, su vardı. Hazırlık yapmış olması hoşuma gitmişti. Bana sıcaktan bunalmış gibisin, küvete gir rahatlarsın deyince ikiletmeden soyunmaya başladım. Ben soyunurken gülerek beni izliyordu. Dün akşam sikimi görememişti karanlıkta doğru düzgün. Tamamen soyununca çoktan kalkmış olan sikimi gözlerine bakıp sıvazladım bir süre. Hadi artık soğuyacak su deyince yavaşça jakuziye girip sırtımı yasladım. Gözlerime bakarak üstündeki geceliği yere bıraktı. Yaşına rağmen vücudu şahaneydi. İlk kez bu kadar net görüyordum, göğüsleri biraz sarkmış ama güzellerdi. Bir kere göğüs uçları pembeydi ki bu en sevdiğimdir. Yavaşça jakuziye girip kollarıma sokulduğunda usulca öpüşmeye başladık. Dün gece gibi yarım kalmayacağımız belliydi. Jakuzinin içinden gelen suların da etkisiyle sevişmenin keyfi de artıyordu. Mineyle ateşlice öpüştükten sonra göğüslerini emmeye başladım. Kesinlikle çok güzeldiler, suyun ve köpüklerin verdiği kayganlıkla daha çok zevk alıyordum. Elleriyle suyun içinde sikimi sıvazlamaya başladığında taş gibi oldum iyice. Ama bu sefer önce ağzına vermek istiyordum, kalkıp jakuzinin kenarına oturunca niyetimi anlamıştı. Banyo ahizesiyle sikime su tutup köpükleri bir güzel temizledi önce. Ben de midesi bulansın istemezdim doğrusu. Gözlerime bakarak bir süre sikimi ve taşaklarımı sıvazladı önce. Bu sefer iniltiler benden geliyordu, ellerini çok ustaca kullanıyordu. Sonra usulca sikimin başını emmeye başladı, emerken diliyle daireler çiziyor beni çıldırtıyordu. Yavaş yavaş emmeye başladığında kendimi bırakmıştım. ucuz escort Bu güne kadar yaşadığım en iyi oral deneyimiydi. Emiyor, diliyle gövdesini yalıyordu. En sonunda taşaklarımı emmeye başladığında çıldırtmıştı beni. Böyle bir zevk yoktu. Taşaklarımla makat arası bölgeyi yaladığında ise uçmuştum artık. Sikim iyice dolmuş, boşalmak için isyan ediyordu. Gelicem artık dediğimde Mine beni çok şaşırtan bir şey yaparak başını ağzına alarak iyice emmeye başladı. Bir eliyle 31 çektirirken öbürüyle taşaklarımı sıvazlıyordu. Artık kendimi tutacak halim kalmamıştı, penisimin içindeki bütün dölleri Mine’nin ağzına boşaltmaya başladım. Neredeyse bir dakika boyunca boşalmam sürdü. Mine hiç itiraz etmeden hepsini yuttu. Hararetli boşalmanın etkisiyle kendimi bırakmıştım. Biraz dinlenince Mine yatağa geçelim dedi. Zaten suda kalmaktan her tarafım buruş buruş olacaktı. Jakuziden çıkıp bornozları giydik. Ahmet amcanın yatağında Onun bornozuyla uzanmıştım, göğsümde karısı yatıyor eliyle sikimle oynuyordu. üniversiteli escort Görse kalp krizi geçirirdi her halde. Biraz dinlendikten sonra Mineyle tekrar öpüşmeye başladık. Artık sikmek istiyordum, Mineyi ani bir hamleye altım alınca çığlığı basmıştı. Sikimi amına dayadığımda yeterince ıslak olmadığını fark ettim. Canını yakmak istemiyordum. Bacaklarının arasına kayarak amını yalamaya başladım. Artık sabrım kalmadığı için su içen köpek yavrusu gibi yalıyordum. Elleriyle saçlarımı okşuyor, iyice amına bastırıyordu. Çok zevk aldığı belliydi. Ara arar göt deliğini de yalamaya başladım. Jakuziden çıkmanın da etkisiyle mis gibi kokuyordu. Parmaklarımın ikisini amına sokup çıkarmaya başlayınca çığlıklarını tutmaz olmuştu. Oral seksi sevmeyen kadın yoktu gerçekten. Ortalığı ısıtmak için dilimle iyice ıslattığım göt deliğine orta parmağımı sokmaya başladım. Canı yanmış ama dur dememişti. Amını, bızırını iyice yalarken parmağımla da götünü sikiyordum. Artık sikmenin zamanı gelmişti. Üstünde doğrulup bacaklarını iyice açtım ve sikimi yavaşça amına sokmaya başladım. İlk kez göz göze birbirimizin tadını alarak sikişiyorduk. İyice ıslandığı için sikimi rahatça içine alıyor,bacaklarını kalçalarıma sarmış sanki taşaklarımı da içine almak ister gibiydi. İçine girip çıkarken şak şak sesler geliyordu. Kollarıma tırnaklarını bastırıp dudaklarını ısırınca ilk orgazmını olduğunu anlamıştım. Bu sefer dur dememişti allahtan. Aynı şekilde sikmeye devam ederken kollarım ağrımaya başlayınca içinden çıkıp yan yatırıp arkasından sikmeye başladım. Bu pozisyonda hem yorulmuyor, hem de sikerken aynı anda hem bızırı hem de göğüsleriyle oynayabiliyordum. Omuzlarını, ensesini boş bırakmıyor kulağını emiyordum. Mine çok geçmeden ikinci orgazmnı da olmuştu. Ben de gelmeye yaklaşmıştım artık. Finali en sevdiğim pozisyonda yapmak istiyordum. Mineyi önümde domaltım sertçe amına girdim. Artık boşalmak istediğim için hızlıca sikiyor, kalçalarını sağlı sollu tokatlıyordum. Bu sefer yorgunluktan itiraz bile etmiyordu. Artık boşalacağımı anladığımda kendimi tutmadan içine boşaldım. Boşalmanın etkisiyle üstüne kendimi bırakmıştım. İkimiz sarılmış, sikim içinde o yorgunlukla uyuya kalmıştık.

Sabah inanılmaz bir şekilde sıkışmış olarak uyanmıştım. Tuvalete kendimi zor attım. Tuvaletten çıkınca Minede yukarı çıkmıştı. Beyaz saten bir sabahlık giymişti. Ateşlice öpüştük önce. Kahvaltı hazır deyince bir duş alıp aşağı indim hemen. Kurt gibi acıkmıştım. Ne var ne yok süpürmüştüm. Kahvaltıdan sonra denize gitmeye karar verdik. Meralle Meleği götürdüğümüz koya gittik beraber. Tahmin ettiğim gibi kimse yoktu. Mine anlamıştı niye buraya geldiğimizi. Siyah tek parça bir yüzücü mayosu giymişti am çok seksiydi kesinlikle. Denizde rahat durmuyor, poposunu avuçluyor memelerini sıkıştırıyordum. Denizden dönünce hasırın üstünde yatırdım Mineyi. Göğüslerini açmış deli gibi emiyordum. Göğüslerine bayılıyordum. Mayosunu çıkartıp tamamen çıplak bıraktım.Eğilip amını yalamaya başladım sonra. Yavaş yavaş yalayıp zevke getiriyordum. Arada götünü de yalıyor, parmaklarımla genişletiyordum. İyice ıslanınca üstüne çıkıp sikimle göğüslerini sikmeye başlamıştım. Göğüsleri bunun için yaratılmıştı sanki. Sikimle ileri geri yaparken O da ucunu yalamayı ihmal etmiyordu. Sonunda başının üstüne gelip ağzını sikmeye başladım. Gırtlağına kadar sokuyordum, gözünden yaşlar geliyordu ama dur demiyordu. İyice gözüm dönmüştüm. Mine iyice orospum olmuştu. Aklıma sonra başka bir şey geldi. Sikimi ağzından çıkartıp götümü ağzına dayadım. İtiraz etse de yala dedim. Sonundan O da götümü yalamaya başladı. İtaatkar bir şekilde götümü yalıyor, arada taşaklarımı emiyordu. Çok zevk alıyordum. Dün akşam yeterince boşaldığım için acelem yoktu. Hasıra uzanıp sırtı bana dönük şekilde Mineyi kucağıma alıp sikmeye başladım. Kucağımda kalçalarını indirip kaldırıyor, pozisyonun etkisiyle göt deliği açığa çıkıyordu. Mineyi kaldırıp yüzü bana dönük şekilde sikmeye başladım. Ellerimle kalçalarını esnetiyordum, böylelikle minik deliğini de açıyordum. Orta parmağımı götüne sokunca bir şey demedi. Genelde kadınlar seviyordu bunu. Niyeti bozmuştum ama. Götüne iki parmağımı sokunca acıyor demişti ama takmamıştım. Kucağımda iki kere boşalınca yorulmuştu artık. Kucağımdan indirip önümde domalttım Mineyi. Yavaş yavaş sikmeye başlamıştım. Orgazmın etkisiyle bırakmıştı kendisini. İki parmağımla götünü sikmeme itiraz edicek mecali kalmamıştı. Artık deliği gevşemişti. Çığlığı basıcağına emindim ama burada kimse duymazdı. Amının içinden çıkıp anlamadan götüne sikimin başını sokuverdim. Ne yaptığımı anlayınca kaçmaya çalışmıştı ama belinden sıkıca tutmuştum. Hiç oyalanmadan köküne kadar sokup hasırın üstüne yüz üstü yapıştırmıştım Mineyi. Çok canı yandığı belliydi, tepiniyordu resmen. Altımdan kaçamazdı biraz. Bildiğin ağlıyordu, yalvarıyordu. 10 dakika öpücüklerle tatlı sözlerle sakinleştirmek için uğraştım. Debelenmesi geçince yavaş yavaş sikmeye başladım tekrar. Götü inanılmaz dardı, girip çıkarken acıyordu sikim resmen. Eğer çıkarsam bir daha giremezdim bu göte. Daracık deliğin etkisiyle 5 dakika sürmeden boşalmaya başladım.Boşalmam bitince sırt üstü kendimi yer attım. Sikim morarmıştı resmen daracık götü yüzünden. Götünün acısı geçince kızgınlıkla tokat atmaya başladı. Kollarını sarıp öpücüklerle teskin ettim. Orada daha sikişmedik artık. Dinlendikten sonra eve geçmiştik. Serdar dönene kadar o hafta böyle geçti. Koyda çığlığı basmasına rağmen sonraki akşam jakuzide kendisi götünü sunmuştu bana. Jakuzinin demirlerinden tutunmuş önümde domalırken götünü çatır çatır sikmiştim. Tatilin sonuna kadar her akşam bir posta götüne atmıştım. Serdar geldikten sonra eski halimize dönmüştük. Ondan sonra bir daha aramızda bir şey yaşamadık. Hayatımızda bir haftalık kaçamaktı, ikimiz için de unutulmaz olmuştu. Gerçi Serdar’ın yüzüne uzun süre bakamamıştım. Yapacak bir şey yoktu. Olan olmuştu artık.

play casino kaak bahis kaak bahis canl bahis bahis bahis canl bahis webmaster forum bursa escort kocaeli escort bursa escort eskiehir escort bursa escort mersin escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan escort sakarya sakarya escort