Bir Erkeğin Gizli Dünyası

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir Erkeğin Gizli Dünyası

Merhabalar… Hikâyeme başlamadan önce bir şeyi belirtmek istiyorum. Bu yazılanlar ve paylaşılan her şey bir erkeğin gizli dünyasıdır. Sıradan bir insanım aslında. Sizler gibi sizlerin içerisinde olan, kiminiz doktor olduğumu düşünebilirsiniz kiminiz ise öğretmen. Ya bir mühendisim ya da avukat… Her gün görebileceğiniz yüzlerce kişiden biriyim. Yazacağım hikaye de tıpkı benim varlığım gibi gerçek ve yaşanmış bir olaydır…

Birçok hikâye okudum bu sitelerde. Ve yine birçoğu yalan ve saçma sapan şeylerdi. Hiç bir hikâye insanların anlattıkları gibi basit ve sıradan olmuyor maalesef… Mesela ben. Sizinle paylaşacağım hikâyeyi yaşamadan önce nasıl gelişti bunlar. Ya da bu zamana gelene kadar nelerle yüzleştim. Önceleri ne kadar kıskanç bir adam olmam.

Eşimle evlenmeden önce bir başka erkekle göz temasında bulunduğunda bile kıyametleri koparacak kadar tutucu bir adamdım aslında. Ya da tanıdığı birini görüp selamlaşırken yanak yanağa öpüştü diye onlarca kez yüzünü yıkatacak kadar da psikopat bir adamdım… Travestilerle birlikte olanları duyardım çevremden hep. Ya da gay olduğunu duyduğum insanlar olurdu. İğrenirdim. Öfkelenirdim. Ama bir süre sonra ya da söyle diyeyim yasadığım bazı olaylar benim daha geniş düşünmem gerektiğini öğretti bana. Hiç bir insanı tanımadan yargılamamam gerektiğini, insanların yaşam tarzlarıyla ya da düşünceleriyle olduğu gibi kabul etmemiz gerektiğini öğretti.

Ve asıl önemlisi de bir insanın yasadıklarının, seçimlerinin aslında ne kadar basit olduğunu öğrendim… Evet, bunları öğrenmem zaman aldı belki ama artık biliyorum ki, yolda yürürken gördüğümüz yüzlerce insanın akıllarından geçeni hiç birimiz bilemiyoruz. Ve eminim ki her insanın zihninde belki hayata geçirdiği, belki de sadece kendisiyle paylaştığı birçok ahlaksızlıklar gizliydi… Bunlara ahlaksızlık demek haksızlık olabilir belki. Ama içinde barındırdığı heyecan karsı konulmaz bir tat gibi kendine çekiyor insanı… Ben de buna karsı koyamadım işte. Heyecan delisi olan bir insan için kaçınılmaz bir sondu benim için…

Karım Buse 23 yasında. Uzun boylu beyaz tenli ve simsiyah saçları olan harika bir kadındır. Güzel olduğu kadar da zeki biridir. Şu an ikinci üniversitesini bitirmek üzere. Ben ise eşimin aksine kumral ve mavi gözlü 1.75 boylarında bir erkeğim. Biz birbirimizi severek evlendik. Öyle flört falan için de çok vaktimiz olmadı aslında. Birbirimizi gördük, aşık olduk ve çok kısa bir sürede de evlendik. Yani birbirimizi tanımamız evliliğimiz için geçirdiğimiz 3 yılda oldu diyebilirim.

Karım rahat biridir. Rahat ve oturaklı. Girdiği ortamlarda çok çabuk dikkat çekecek türden. Soğuk bir mizacı vardır aslında. Ama güzelliğiyle birleştiğinde çok fazla çekici bir hal alır. Alışverişte ya da herhangi bir yerde bir şeyler içerken karımı görseniz mutlaka pür dikkat izlersiniz onu. Bir erkek olarak ne tür bayanların dikkat çektiğini çok iyi bilen biriyimdir. Dışarıdan gören biri için ağır başlı, insanlara tepeden bakacak kadar havalı ve üzerine ne giyinirse giyinsin, fazlasıyla yakıştıracak kadar da kadınsıdır.

Birçok kez şahit olmuşumdur, karımla yemeğe çıktığımız akşamlarda sipariş almak için gelen garsonların karımla konuşurlarken ne kadar dikkatli olduklarına… Ya da herhangi bir kafede buluştuğumuz anlarda kapıdan girdiği anda bütün masalardaki insanların mutlaka karımı süzdüklerine şahit olmuşumdur göz uçlarıyla. Böyle bir kadınla evliyim ben işte. Yani hikaye anlatanların abarta abarta bitiremedikleri karım manken gibi demelerinden çok daha fazlasına sahip bir erkeğim ben.

Haliyle böyle bir kadına sahip kim olursa olsun kıskanmaması kaçınılmaz bir durum olurdu. Hikayeme başladığımda üç yıllık evli olduğumdan bahsetmiştim size. Bu üç yıl içerisinde çok güzel anılarımız oldu tabi ki. Birbirimizi yeterince de tanıma fırsatımız oldu. İkimiz de çılgınlığı yenilikleri ve heyecanı seven insanlarız. Seks hayatımız çok renklidir bu yüzden. Tabi seviştiğimiz gecelerde de bu özelliklerimizi sonuna kadar yaşadık birlikte. Romantizm, alkol sabahlara kadar sevişip yatağın içinde sızmalar, sırtımda günlerce geçmeyen tırnak izleri… Karımın boynundaki sayısız morluklar…

Tabi bu anlattıklarım sizi yanıltmasın. Dışarıda yatak odamızdan çok uzakta bir görüntü çizdik hep. Ağır başlı, birbirine saygılı, girdiğimiz her ortamda da örnek gösterilen bir çiftizdir biz. Gelelim bu günlere nasıl geldiğimize…

Her şey evliliğimizin ikinci yılında başladı. Eşimle ilk defa ayrılmamız gerekiyordu. Benim işlerim dolayısıyla şehir dışına gitmem gerekti. İlk bir hafta hal hatır iş güç konuştuk telefonda hep. Sonra bir gece kaldığım otelde bir iki kadeh alkol alıp öyle çıkmıştım odama. Kafam hafif çakır keyifti ve aşırı derecede seks istiyordum. Biz öyle telefonda mesajlaşma falan pek hoşlanmayız. Ama o gece karıma mesaj attım bir anda.

“Şu an odadayım kafam da güzel… Seni çekti canım” dedim. Ve ondan gelen cevapla bir anda mesajlaşmaya başladık. Tabi bu arada kafamın güzel olduğunu ve onun da bir şeyler içmesini aynı dili konuşmamız için istedim öncelikle. Yaşadığımız gecelerden örnekler, altındaki iç çamaşırlarından birbirimizi azdırıp durduk saatlerce. Mesajlaşırken birden

“bugün ne giydin” diye bir mesaj attım karıma. O da giydiği kıyafetleri anlatmaya başladı bana.

“Buz mavisi kotum, beyaz v yakalı badim altına da topuklu beyaz ayakkabılarımı giydim” diye cevap verdi.

Gözümün önüne getirdim karımı hemen. Ama yüzüm de asılmıştı biraz. Çünkü buz mavisi kotu streç olandı. Ve o kotu ne zaman giyse ben bir kıskançlık tribine girmişimdir. Yine gözümün önüne getirdim o kotu. Bacakları uzun ama zayıftır karımın. Beli de bacakları gibi incedir, fakat kalçaları o bel ve bacaklara göre biraz daha topludur. Yani o seksi kalçalar o kotun içinde çok fazla dikkat çekici hale geliyordu.

Bir yandan karımla mesajlaşıyordum bir yandan da o kotun içindeki halini düşünüyordum. Kıskançlık kızgınlık ve alkol bir araya gelince bir anda karıma söyle bir mesaj çektim.

“Çok merak ediyorum Buse, o kotu neden giyme dediğimi biliyorsun. Hem çok dar hem de çok seksi. Yüzlerce kıyafetin var. Hoşuna mı gidiyor dikkat çekmek?” Buseden gelen mesaj aynen şuydu,

“Hayır o kotumu ben de çok seviyorum. Senin de söylediğin gibi çok ta yakışıyor bana. Hem ben ne giyersem giyeyim bakıyor yinede erkekler. Kotla bir alakası yok yani” dedi.

O mesaj nedenini bilmesem de çok garip düşüncelere yöneltti beni. Kıskançlıktan kudurmam, karımdan nefret etmem, öfkelenmem ve alkol kadehlerini birbiri ardına devirmem… Artık iyice sarhoş olmuştum. Belki de karıma o güne kadar hiç olmadığım kadar rahat hiç söyleyemeyeceğim şeylerden birini söylüyordum.

“kadın milleti değil misiniz, iş felsefeye geldiğinde üstünüze yok. Erkeğin çirkini baksın abaza sapık, yakışlısı bakınca medeni oluyor. Bundan sonra hiç bir kıyafetine karışmıyorum. Ne istersen onu giyin aşkım. Kıskançlık falan da yok. Ne kendimi sıkıntıya sokup kıskanacağım. Karışmıyorum artık kıyafetine de sana da. Takıl kafana göre” deyip kapattım o konuşmayı.

Tabi içim içimi yedi o an. Söylediklerimi de yapacaktım. Karım ne kadar güzel ve çekiciyse benim de çıktığım ilk kadın değildi o tabi ki. Öyle güzel bir kadına sahip olmak ta her erkeğin harcı da değildir. O yüzden kendimle ilgili yorumları yapmadım bile. Tabi o geceki konuşmalarda da kendi egom ağır basıp o son mesajları attım bir anda.

Bir kaç gün sonra işlerimi halletmiş dönmüştüm tekrar yaşadığım şehre. Karıma sürpriz yapıp geleceğimi haber vermemiştim, ama asıl sürpriz bana olmuştu, çünkü karım evde yoktu. Telefon açtım. Alışveriş merkezindeymiş, ayakkabı alması gerekiyormuş kendine. Bana da

“Hazırlan gel ayakkabıyı aldıktan sonra birlikte yemek yiyelim” diye teklifte bulunmuştu.

Ben de duş ve üzerime yeni bir şeyler giydikten sonra alışveriş merkezine gittim. Karım incide ayakkabı deniyormuş kendine. İçeri girdiğimde gördüğüm manzara bir anda gerilmeme sebep oldu zaten. Karım arkası bana dönük ayakkabı deniyordu. Ona yardımcı olan satıcı da önünde dizlerinin üzerine çökmüş, karıma ayakkabıyı giymesinde yardımcı oluyordu. Tabi bir yandan da gülerek konuşuyorlardı.

O an aşırı bir kıskançlık hissettim içimde. Tabi karım asla öyle bir satıcıyla falan art niyetli olarak konuşacak muhabbetlere girecek biri değildir. Başta da dedim ya havasından yanına yaklaşamazsın normalde. Ama yine de erkeklik hormonların fazla salgılanmıştı o an işte.

Neyse yavaş yavaş yaklaştım yanlarına doğru. Sonra karım başını çevirip bana dönünce gülümseyerek

“Hoş geldin aşkım. Bak çok güzel bir ayakkabı beğendim.” falan derken ben de yanlarına gelmiştim artık.

O an karımın tam önünde ayakta duruyordum. Karım ayakkabısına bakarken ben de bir an karımı süzmekle meşguldüm. Üzerinde beyaz bir v yakalı penye vardı. Normalde üzerine yapışan penye öne eğildiği için bollaşmıştı ve nerdeyse göğüslerinin tamamı ortadaydı. Altında krem rengi bir koton etek vardı. Etek çok kısa değildi aslında ama karım ayakkabıları denerken bir dizini kırıp diğerini uzattığı için ayakkabı giydiren çocuk baktığında karımın baldırına kadar görebilirdi.

Ben hiç bozuntuya vermedim. Ayakkabı güzelmiş gibi şeyler söylerken, karım bir anda aynaya bakmak için ayaklandı. Kalkarken ben göremedim, fakat dizlerinin hizasında duran çocuğun bir anda karımın etek arasına doğru baktığını fark ettim. Karımın o kalkışıyla da külodu olmasa da kasıklarına kadar gördüğüne emindim. Yine kan beynime sıçramıştı, ama hiç bir tepki vermeden ayakkabı hakkında yorum yaptım sadece.

Neyse ayakkabı faslı bittikten sonra yemek için restorana geçtik karımla. O bir yandan yemeğini yerken bir yandan da ben yokken yaptıklarını anlatıyordu. Ben ise gözüm üzerinde olmasına rağmen ayakkabıcıdaki görüntüyü düşünüyordum. Karımın göğüsleri, bacak arası, çocuğun tam karımın dizi dibinde ayakkabıyı giydirmesi… Karımın baldırına kadar açılan eteği… O ana kadar sadece kıskançlık varken içimde bir anda içimde bir sıcaklık hissettim. Tarifini yapamıyorum şu an ama bir karıncalanma gibi bir şeydi sanki. Ve ben o anı düşündükçe sertleşiyordum. Hem de penisim pantolonumu yırtacak hale gelene kadar sertleştim durdum.

Sonra karım anlatacaklarını bitirip yemeğine döndü tekrar. Gözüm bir anda üzerindeki badının v yakasına takıldı. Öne eğildiği anda bembeyaz göğüslerinin yarısı ortaya çıkıyordu. Karımın göğüsleri küçük sayılır aslında. 85 falandır yani. Ama çok dik oldukları için çok dikkat çekiyor gerçekten. Ayakkabıcı çocuğun o manzaraya bakışını düşündüm tekrar. Ve sonra baldırına kadar acılan etek…

Film şeridi gibiydi o görüntüler benim için. Başa sarıp sarıp duruyordum. Ama inanılmaz bir heyecan duruyordum bir yandan da. Karımın ise hiç bir şeyden haberi yoktu o an. Yemeğimizi bitirdikten sonra eve geçecektik. Fakat bir anda

“Gel sana bir şeyler alalım hadi…” dedim bir anda.

Tabi benim alışveriş delisi karım çok sevindi bu teklifime. Mağazanın birine girip birinden çıkıyorduk. Neden böyle bir şey istediğimi de bilmiyordum ama karımla birlikte biraz daha gezmek istiyorum ki network un vitrininde beyaz saten bir gece elbisesi gözüme çarptı.

“Bak şu çok güzelmiş, gel bir dene istersen… dedim.

Karım da beğenince içeri girdik o elbiseye bakmak için. İçerisi kalabalık sayılmazdı. Bizden başka bir karı koca daha vardı. Çalışanlardan bayan olan diğer müşteriyle ilgileniyordu. Bizim yanımıza ise bir bey geldi.

“Buyurun size ben yardımcı olayım.” diyerek.

Karım vitrinde gördüğü elbiseyi tarif etti ona. Elbise gelince önce bir askısında baktık sağa sola çevirerek. Beyaz satenden, altı dar ama tam diz altı hizasında, üstünde gümüş renk taşlı bir penyesi var bir de beyaz ceketi olan bir elbiseydi. Neyse karım

“Denemek istiyorum bunu…” diyerek kabine doğru ilerledi.

O arada bize yardımcı olan arkadaş da elbiseyle karımın peşinden gitti. Ben ise sağa sola bakarak oyalanıyordum. Bir süre sonra karım kabinden çıkıp yanıma geldi. Elbisenin ceketi elindeydi.

“Onu neden giymedin?” dedim.

“Küçükmüş bunun bedeni, etekle penyesini zor giydim. Şöyle bir deneyeyim, içerisi çok sıcak, beğenirsek bir büyük bedenini alırız” dedi.

Sonra da aynaya doğru ilerlemeye başladı. O an arkasından bakarken eteğin vücuduna tamamen yapıştığını, eğilse mutlaka bir yerinden yırtılacağını düşünürken az önce bize yardımcı olan arkadaş geldi yanımıza.

“Nasıl oldu beğendiniz mi?” gibisinden sorular soruyordu. Ben de,

“Bilmiyorum bakıyor karım daha…” dememle birlikte yanımdan ayrılıp karımın yanına doğru gitti.?”

Bu sırada karım bir sağa dönüp bir sola dönüyor elbiseyi inceliyordu. Tabi benim gibi satıcı çocuk ta karıma bakıyordu pür dikkat. O ana kadar her şey gayet normaldi. Ta ki karımın istem dışı

“Üüff çok sıcakladım şu çantamdan tokamı verir misin?” demesiyle birlikte tokasını çıkarıp ona uzattım. O da ellerini kaldırıp arkadan saçlarını toplamakla uğraşırken o anda üzerindeki penyenin askılarının çok ince ve dar olmasından dolayı göğüslerinin iyice belirginleştiğini, uçlarının ise tamamen ortaya çıktığını fark ettim. Tabi bunu gören de yalnızca ben değildim. Çalışan çocuk ta gözlerini hiç ayırmadan karımın göğüslerine bakıyordu. Karım ise haberi olmamasına rağmen ağır ağır saçlarını toplarken yanındaki adama ziyafet sunuyordu resmen…

Bu manzara beni yine etkilemeye başlamıştı. İçimde bir şeyler akıyor ve gitgide ateş basıyordu bana. O anda çocuk eşime yaklaşıp bel hizasını falan ayarlamaya çalışıyordu ki, karımın bir anda bana dönüp

“Nasıl beğendin mi?” demesiyle çocukla burun buruna gelmeleri bir oldu.

Tabi ikisi de bunun farkına varıp ayrılsalar da ben o sahneden tarif edemediğim bir şekilde tahrik olmuştum. Penisim öyle hızlı sertleşiyordu ki pantolonumun içinde kalp gibi atmaya başladığını hissedebiliyordum.

“Güzel oldu aşkım” demekten başka bir cümle çıkmadı ağzımdan.

Karım da aynanın karsısında bir iki defa daha döndükten sonra çıkartmak için kabine doğru gitti. O ara istem dışı gözüm satıcı çocuğun pantolonunun önüne takıldı gözüm. O da kıyafetleri düzler gibi yaparak önünü saklamaya çalışıyordu. Ve belli belirsiz siyah kumaş pantolonundan kalkan penisinide görebiliyordum. Karım kabinden cıktı ve eve dönmek için yola koyulduk.

Arabada aklımdan o görüntüler çıkmıyordu. O mesajlaşmadan sonra ne olduğunu anlamadığım düşünceler girmişti aklıma. Kendimden nefret ediyordum ama heyecandan da ölecek gibiydim. Neden bu kadar heyecanlandım onu da bilmiyordum ama bildiğim tek şey kasıklarıma ağrılar girdiğiydi. Arabayı otoparka koydum sonra da asansöre bindik. Karım aynada saçını başını düzeltirken bir yandan da benimle sohbet ediyordu. Ben ise onu izlemekle meşguldüm.

Asansör bulunduğumuz kata geldi ve biz eve girdik. Karım ayakkabılarını çıkartmak için eğildiğinde onu öyle bir hızla sarılıp havaya kaldırdım ki attığı çığlık apartmanda yankılanmıştır eminim ki. Kucağımda dudaklarımız yapıştı. Öyle azmış ve öyle istiyordum ki karımı, nefes bile almadan parçalıyorduk dudaklarımızı. Kucağımda salona kadar götürdüm. Sonra da koltuğun üzerine birlikte uzandık. Ağzını boynunu omuzlarını dudaklarımla emip yalarken bir yandan da ellerimle kalçalarına sarılmış deli gibi sıkıyordum. Taş gibi sertlerdi. Eteğin altına elimi sokup amını avucumun arasına aldım. Ve daha önce hiç sıkmadığım gibi sert sıkıp okşuyordum. Ben amını avucumun içinde ezdikçe o koltukta yılan gibi belini bir sağa bir sola oynatıyordu.

Öyle kudurmuştuk ki ikimiz de birbirimizi soyacak kadar bile bekleyemiyorduk. Pantolonumu bir çırpıda yere düşürdüm. Sonra da karımın bacaklarını ayırıp kilodunu yırtarak çıkarttım. Öyle sert hareket ediyordum ki bir yandan öpüşürken bir yandan da sürekli karımın “yavaş yavaş” diye inlediğini duyuyordum sadece.

Sikimi bacak arasına soktum önce sonra da tam amının üzerine getirip bıraktım. Karım sırılsıklamdı zaten. Sikim amının üzerinde kayıyordu sanki. İçine girmemiştim daha ama o sıcaklık ve ıslaklık beni kudurtmaya yetmişti bile. Sikimi amına öyle bir bastırıyordum ki ne kadar sertleştiğimi ne kadar azdığımı görsün istiyordum. Bir süre sonra da karım daha fazla dayanamayarak sikimi avucuna alıp kendisi soktu içine.

Bir anda dibine kadar girdim. Kayıyordu resmen içinde. Vıcık vıcık olmuştu. Sikimi öyle bir sarmıştı ki amı, tamamen doldurmuştum içini. Normalde erken boşalma gibi bir sorunum yoktur ama o gün yaşadığım için hiç bir şey normal değildi benim için. Boşalmam da normal olmadı yani. Bir iki git gelden sonra karımın üzerine uzandım.

Kollarımın arasına aldım onu. Altımda kaybolmuştu sanki. Ellerime gelen sadece sırtının etleriydi. Öyle sıkı sarılıp sıkıyordum ki onu havasızlıktan boğulabilirdi. Dudaklarını dişlerimle kemirmeye başladım. Ve en sonunda kendimi çekip öyle hızlı girdim ki içine amından çıkan o ıslak sese daha fazla dayanamadım. Hırıltılarla zevkten ölerek boşaldım karımın amına. Normalde karım boşalırken titrer sürekli ama o gün ben tutamıyordum kendimi. Dizlerim titriyordu nefesim kesilmişti, içimden akan sperm olamazdı. Öyle çok çıkıyordu ki sikimin damarlarından spermin oluk oluk aktığını hissedebiliyordum… Ve bir süre sonra da yığıldım kaldım karımın üzerinde…

Karım nefes almak için kalktığında bana bakıp gülümsüyordu. Bir yandan saçlarını toplarken bir yandan da

“Sana ayrılık yaramıyor hayvan” diye sesleniyordu.

O arada gözüm bacaklarına takıldı. Baldırlarından aşağı doğru spermlerim akıyordu. Karım bunu fark edince

“Ben bir duşa gireyim” dedi. Ben de,

“Hayır girme duşa… Gel içeri geçip bir şeyler içelim…” dedim.

“Dur, şu üzerime rahat bir kıyafet giyip geleyim sen koy içkilerimizi…” diyerek yatak odasına doğru gitti.

Ben salona geçip yer minderlerimizi koltuğun önüne koydum, slow bir müzik açtım. Ve karımla içmekten en çok keyif aldığımız tekila ile limon ve tuzu da hazırlayıp mindere uzandım. Üzerimdeki iki parça kıyafet atletle gömlegimi de çıkardım tabi. Sigaramı yaktığım sırada karım göründü kapıda. Loş ışıkta tanrıça gibi görünüyordu. Esmer teninin üzerinde patlıcan moru iç çamaşırları vardı sadece. Altı slip tarzı üzerindeki sütyeni ise şeffaf ve dantelliydi.

“Dur gelme de biraz seni izleyeyim hayatım…” dedim. O da gülümseyerek poz verdi bana. O ara ilk tekilamı içmiştim o manzarayla. Daha sonra karım da gelip sırtını bana yaslayarak oturdu. Sohbet etmeye başladık. Bana

“Beni aldatmadığın belli oldu. Çok özlemişsin” dedi gülerek. Ben tam yanıt verecekken de devam etti.

“Aşkım, hakikaten ne oldu bugün sana, bir tuhaftın…” dedi. “Bu pek özleme işini benzemiyordu” dedi gülerek. Ben de

“Yok askım gerçekten özledim” dedim lafı geçiştirerek. O an sessizlik olunca yine aklıma bir kaç gündür aklımdan çıkmayan o düşünceler girmişti. Sonra sessizliği bozan yine ben oldum.

“Buse bir şey söylemek istiyorum sana. Hani ben senin kıyafetlerine karışıyordum seni çok kıskandığımı söyleyerek ya, geçen konuştuğumuz konuda ciddiydim ben. Bundan sonra seni sıkmak itemiyorum. Beni sevdiğini biliyorum seni ilk gördüğümde de rahat biriydin o halinle asık olmuştum ben sana seni kendi istediğim gibi yönlendirmek ve başka biri haline sokmak istemiyorum” dedim.

Karım da buna karşılık bizim birbirimize asık olduğumuzu böyle basit şeylerle tartışmak bile istemediğini bunların önemsiz şeyler olduğunu söyleyip durdu. Bu arada da dörder tane shot yapmıştı bile tekilalarımızdan. Bir yandan sohbete devam ediyorduk biryanda da birbirimizi okşuyorduk. Onun eli benim kasıklarımdaydı benim ki ise kilodunun üzerinden amını okşamakla meşguldü. Bir ara okşamalarımı hızlandırdığımda karım gözlerini kısmış sigarasını çekiyordu içine derin derin. Tam bu sırada ağzımdan su kelimeler dökülüverdi…

“Aşkım bir kadın seksi şeyler giydiğinde, dışarıda o bakışlardan çok etkileniyor mu? Yani bu size bir şey hissettiriyor mu yoksa sizin kıyafet seçiminiz tamamen sıradan mı sizin için?

“Canım bak şimdi” diye lafa başladı karım. “Ben bir kıyafeti giyerken hiç kimseyi düşünmem. Ama kendimi iyi hissetmek isterim. Yakışsın üzerime isterim. Bir erkek nasıl ki arabasıyla saatiyle gözlüğüyle kıyafetiyle bir bütünse kadın da bana göre zekasıyla kariyeriyle giydiği kıyafetiyle ve vücuduyla bir bütündür. Yani bunlar insana güven verir. Kendine güveni olan bir insan da hayatın her döneminde mutlu ve başarılı olur” dedi.

“Peki o zaman sunu sorayım” dedim ben. “Sen mesela bugün ayakkabı denerken sıradan bir kıyafet giymiştin. Ama ilk geldiğim anda göğüslerinin açılmış olması ve baldırlarına kadar görünen bacakların dikkatimi çekti. Ki ben ayaktaydım önünde eğilen çocuk nerelerini görmüştür kim bilir. Bunu siz bayanlar bilmiyor musunuz yoksa bilerek mi yapıyorsunuz. Tamam belki istem dışı ama o kıyafeti giydiğinde illaki böyle boş bulunduğunuz anlar olacaktır. Ve bunun karsınızdaki erkeği etkileyeceğini bilmiyor musunuz ya da bilip te hoşunuza mı gidiyor?” diye bir soru sordum. Buse önce güldü sonra da

“Ya tabi her kadın giydiği kıyafetten mutlaka bazı yerlerinin açılacağını ve bunun da başka bir erkeği etkileyeceğini bilir ama birçoğu bilerek ve isteyerek oram buram açılsın da göstereyim millete diye düşünmez. Ha ama şu da var kendine güvenen kendini güzel bulan vücuduna güvenen bir bayanda istem dışı da olsa bir yerleri açıldıysa abartmadan tabi, aman hemen kapatayım da kimse görmesin diye bir telaş içine de girmez yani…” Bu son cümlesi beni yine tuhaf şeyler düşündürmeye yetmişti bile.

“O zaman bugün sen de bacaklarının ve göğsünün açıldığını biliyordun ama bundan hoşlandın ve örtme gereği duymadın. Yani kendini göstermek hoşuna bile gitti öyle mi?” diyecektim ama dilimin ucuna gelen şeyi soramadım tabi. Birer tane daha tekilamızdan shot yaptıktan sonra iyice kafam güzel olmuştu. Karım ise bana

“bu kadar yeter” deyip içmeyi bırakmıştı. Ben tam elimi slibinden içeri amına sokacağım sırada karım birden

“aa askım ne diyeceğim sana, bir film gelmişti sinemaya bugün son günü kaç gündür gidecektim de seni bekledim. Gel hadi saat daha erken sinemaya gidelim mi?” dedi. Aslında o an hiç bir yere gidecek halim yoktu. Evde kalıp karımla sabaha kadar sevişmek istiyorum ama öyle hevesli söyledi ki o an kıramadım onu.

“İyi de aşkım şu halime bak azdırdın beni iyice bu halde sinemaya mı gideyim?” dedim gülerek. O da

“Az daha dayan gelince acısını çıkartırız hem zaten aksam beni de boşaltmadın” dedi gülerek… Ve bir anda kucağımdan fırlayıp

“Ben hazırlanayım bari hadi sen de bir şeyler giyin üzerine de 11 matinesine yetişelim bari” dedi. Tam kapıdan çıkacağı sırada

“Aşkım bu saatte kimse olmaz sinemada seksi bir şeyler giy de bu gece beni çıldırt çıldırtabildiğin kadar geceyi düşünmekten başka bir şey olmasın aklımda…” dedim. O da gülerek

“Valla ben karışmam sen istedin” deyip gitti yatak odasına doğru…

“Karım Buse evde çocuk gibidir. Sırnaşır nazlanır sürekli şakalaşır ama dışarıda da bir o kadar soğuk ve asildir. Yani çok farklı iki insan gibi olur. Ben kafamın güzel olmasından dolayı ne diyecek diye öyle bir teklif yaptım ama aslında bir kot bir tişört çıkacağını da iyi biliyordum karımın… Ama yanılmıştım…

Ben hazırlanıp ayakkabılarımı giyerken karım cıktı yatak odasından. Uzun siyah saçlarını atkuyruğu yapmış tepesinde. Üzerine beyaz atlet tarzı bir penye giymiş. Altında ise normalde evde bile çok dar rahat edemiyorum diye giymediği adidastan aldığım streç tayt tarzı bir eşofmanı vardı.

“Aşkım bu ne hal?” dedim gülerek.

“Napim askım giyecek bir şey bulamadım hem sinemaya gidiyoruz kim görecek beni bu halde?” diyerek ayakkabılarını bağlamaya başladı bile.

O ayakkabılarını bağlarken ben kalçalarına bakıyorum o an. Ve o eşofmanı parçalayıp içine girmemek için zor tuttum kendimi. Ayağa kalkıp bana döndüğünde ise kabarık amı olduğu gibi belliydi eşofmanın önünde. Neyse çıktık evden. Arabada elim sürekli bacaklarında geziniyordu. Arada birde amına götürüp avucumun içinde sıkıyordum hafif hafif. Buse de

“Biraz daha sabret film biter bitmez istemediğin kadar senin olacak o…” diyordu…

Busenin de dediği gibi sinema bomboştu. Bizden başka bir iki kişi daha vardı filme giren. Koltuk seçerken bakmıştım en boş olan sıradan almıştık biletlerimi. En arka sıranın bir önü. Film başladı ve biz izlemeye başladık. Ben hem yol yorgunluğu hem de alkolün etkisiyle esnemeye başlamıştım. O sırada Buse pür dikkat filme odaklanmıştı. 5 10 dakika derken sinemanın kapısının açıldığını hissettim. Kafamı çevirdiğimde ise bir kişinin daha girdiğini fenerle yer gösterdiklerini fark ettim. Fener sönmüştü ama gelen kişinin nereye geçtiğini görememiştim.

Ben can sıkıntısından sağa sola bakınırken bir anda yeni gelen kişinin bizim arka sıramızda olduğunu hatta benim tam arkamda olduğunu otururken koltuğunun çıkarttığı sesten anlamıştım. Benim sağa sola baktığımı gören karım da

“Nereye bakıyorsun, filmi izlesene…” deyince filme verdim kendimi.

Aksiyon filmiydi izlediğimiz film ama arada da erotik sahneleri oluyordu. Hele birisinde kadınla erkek öyle bir sevişmeye başladılar ki karımın eli önce benim kasıklarıma oradan da sikime kadar çıkmıştı. Aslında bu fırsatı hiç kaçırmazdım normalde ama arkamızda ki adam bize çok yakındı ve rahatsız etmişti beni. Karım ise adamdan habersiz sikimi sıkıp sıkıp bırakıyordu yavaş yavaş. Eğilip kulağına

“Beni biraz daha azdırırsan filmi izleyemeyeceksin bak zaten zor duruyorum burada…” dememle birlikte, karım daha da sıkmaya başladı benim sikimi.

O anda arkamda ki adam geldi aklıma. Karımın kolunu mutlaka görüyordur filmin düşen ışığından. Ne yaptığını da biliyordur. Ve o da belki bizi izliyordur diye düşündüm. Tabi bunu düşündüğüm an yine kasıklarımda bir sızlama oluştu. Sertleşmiştim karımın eline öyle bir bastırıyordum ki karım bile şaşırmış arada dönüp bana bakıyordu gülümseyerek. Ama beni neyin bu kadar tahrik ettiğini o bilmiyordu tabi ki.

Bir süre böyle devam ettik daha sonra pantolonumun fermuarını açıp sikimi dışarı çıkardım. Karım ise eline almış aşağı yukarı okşamaya devam ediyordu. Kulağına eğilip

“Aşkım biraz ıslatsana sızlıyor böyle” deyince bir anda eğilip kucağıma doğru yattı. Ben aslında elini tükürüklemesini söylemiştim ama o bir anda eğilince kucağıma doğru sikimi ağzına aldı emmeye başladı. Ben de bu ani hareketle bir anda panik olup başımı arka tarafa doğru çevirip adama baktım.

Adam pür dikkat bizi izliyordu. Sinemanın ışığında gözlerinin çok iyi seçebiliyordum. Başımı öne çevirip karıma baktığımda bası bir aşağı bir yukarı hareket ediyordu. Bizden önceki sıralarla aramızda çok mesafe olduğu için sikimden çıkan sesleri kimse duymaz diye düşünen karım tam arkamızdaki adamdan da habersizdi. Öyle bir yalayıp emiyordu ki sikimi kaskatı oldum zevkten resmen. Asıl beni tahrik eden ise bizi izleyen birinin olmasıydı.

Tam boşalacağım sırada karımın basını kaldırdım. Dudakları çenesi sırılsıklam parlıyordu zevk sularımdan kırmızı ruju da onlara karışmıştı tabi. Öyle seksi görünüyordu ki anlatamam size şu an.

Onu öyle görünce tekrar ağzına sokmak istedim sikimi. Kafamız zaten güzeldi birde o azgınlık ikimizi de çıldırmaya yetmişti bile. Bir anda elimi karımın kalçalarına attım. Götünü sıkıp okşuyordum. Kabarık amını avucumun arasına alıp eziyordum. Ve bunları yaparken bizi izleyen adam beni resmen kudurtmustu. Harika karımın yaptıklarını bir başkasının görmesi beni çok tahrik etmişti gerçekten.

O an daha da ileri gitmeye karar verdim. Şuan bunları yazarken bile nasıl yaptığımı bilmiyorum ama çıldırmıştım gerçekten, gözüm dönmüştü, çok büyük bir heyecandı bu ve ben karsı koyamadığım gibi sürekli fazlasını yaşamak istiyordum.

Karımın saçlarından tutup başını kendime çevirdim. Dudaklarını ağzımın içine alıp emmeye başladım. Zevk sularım benim dilimdeydi artık. Sıcak ve kayganlaşmıştı karımın ağzı. Öpüşmüyor sanki birbirimizi yalayıp yutuyorduk. Bir süre öpüştükten sonra karımı kucağımdan kaldırıp yüzünü perdeye doğru çevirdim. Kollarını öndeki koltuğun üzerine koydurup kalçalarını geriye doğru çıkarttı.

“İlk başta yavaşça okşadım. Sonra sıkmaya başladım. Karım kalçalarını sağa sola oynattıkça ben daha çok sıkıyordum. Dizleri yapışık kalçası ağzımın içindeydi resmen. Elimi iki dizinden arasına doğru soktum. Ve yavaş yavaş baldırlarını okşayarak yukarı doğru kaydırdım. Tam arasına geldiğimde amının sıcaklığını parmaklarımda hissettim. Hafifçe araladım iki bacağını. Avucumu acıp amını tam üstüne getirdim.

O arada bir anda basımı çevirip arkama baktım. Arkamdaki adam öne doğru eğilmiş burun buruna geldik bana gülümsüyordu. Ben de ona güldüm o an yapacak başka bişey gelmedi aklıma. O arada yüzüne baktım 40 45 yaşlarında iyi giyimli bir adamdı. Yakışıklı da bir şeydi. Sonra tekrar önüme dönüp karımın amını okşamaya devam ettim. Ama adamın da izlediğini düşünerek daha sert ve daha çok sıkıyordum.

O taytın içindeki amı ne hale gelmişti kim bilir. Çünkü avucumu her çektiğimde ıslak bir ses geliyordu bacak arasından karımın. Biraz daha okşadıktan sonra eşofmanın lastiklerine parmağımı sokup hafifçe kaydırmaya başladım aşağı doğru. Karım ilk başta itiraz etti hatta yapma gibisinden bana bakacak oldu ama bir anda yerimden kalkıp kulağına eğildim ve

“kimse yok askım rahat ol daha filmin arasına da çok var” deyince tekrar önüne döndü.

Ben karımın eşofmanını çıkarıp çıkarmamak arasında kararsızken omuzuma dokunan elle irkildim bir anda. Parmaklarım karımın eşofmanında basımı arkaya cevirdim. Adam kulağıma doğru yaklaşmış

“Ben de elleyebilir miyim? Fantezi yapıyorsunuz herhalde…” dedi.

Neye uğradığımı şaşırdım. Bir yanda ağzının ortasına bir tane indireyim dedim kendi kendime bir yandan da adama bu saate kadar izlemesi için fırsat vermiştim yok desem asıl o zaman saçmalamış olacaktım. O anki kararsızlığımı fırsat bilir adam koltuktan öne doğru uzandı. Gözüme baka baka karımın kalçalarını okşamaya başladı. Tarif edilmez şeyler yasıyordum. Adamın karımın kalçalarına dokunduğu an ben ellerimi çekmek zorunda kaldım. Karım arkasını dönse kıyamet kopabilirdi.

Ben korkudan ve heyecandan kendimden geçmiş adamın elinin karımın kalçalarını okşamasını izliyordum. Burnumun dibinde oluyordu bu olay. Adam karımın kalçasını okşadıkça karım ben olduğumu sanıp kalçalarını bir geri doğru itiyor bir sağa sola oynatıyordu. Sonra adam daha da ileri giderek benim az önce yapıp yapmamakta tereddüt ettiğim şeyi yapmaya başladı. Karımın eşofmanının kenarlarına parmaklarını geçirdi ve aşağı doğru sıyırdı. Küloduyla birlikte eşofman baldırlarına kadar inmişti. Adam da ben de karımın tam kalçalarının dibindeydik. Karımın kabarık amı iki kalça arasından olduğu gibi görünüyordu.

Adam bile öyle heyecanlanmıştı ki elleyip ellememekte kararsız kaldı bir an. O an ne olduysa birden sinirlendim ve adamı geriye doğru itekleyip “tamam yeter kalk geç yerine” diye çıkıştım. Adam da şaşırdı ama bir şey de diyemeden yerine geçip yaslandı. Bu arada karım hala gözümün önünde çırılçıplak duruyordu. Kasıklarım sancıdan ölüyordu artık boşalmak istiyordum ama arkamdaki adamı karım görürse çok kötü şeyler olabilirdi.

“O ara filmin bir sahnesinde iyice aydınlık oldu etraf ve ben de karımın amının ne kadar sulandığını o ara fark etmiş oldum. Tabi benimle birlikte arkadaki adam da o sahneyi kaçırmamıştır kesinlikle. Artık kendimden geçmiştim zevk, heyecan, korku, kafamın da güzel olmasıyla birlikte daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Bir anda karımın kalçalarını ellerimle ayırıp arasına ağzımı soktum. Yalıyordum ama nasıl bir yalama, resmen dudaklarımın için eziyordum karımın amını. Ağzıma o kadar çok su geliyordu ki çenem ve burnum bile sırılsıklam olmuştu.

Ben yalamaya devam ederken karım bir anda arkasını döndü basımı kaldırdı ve dudaklarıma yapıştı. ÖpüŞürken de kucağıma ata biner gibi oturdu. Artık sırtı ekrana dönüktü. Ve nefes bile almadan benimle öpüşüyordu. Ben ellerimi kalçalarına attım parmaklarım arasında ezerken işaret parmağımla da göt deliğini okşuyordum. Ve bir anda karım durdu. Dudakları ağzımın içinde ama öpüşmüyordu. Ben ne olduğunu anlamıştım ama ben de korkudan kımıldayamıyordum. Sonra hiç bozuntuya vermeden geri çekildim

“Noldu askım?” diye gözlerine baktım. Eğilip kulağıma

“Arkamızda bir adam var” dedi. Ben de sanki ilk defa görüyormuşum gibi bir anda arkamı döndüm. Tabi karım da hızla üzerimden kalkıp üstünü başını düzledi giyindi. Ben daha hiç bir şey demeden

“Kalk çabuk çıkalım ışıklar yanmadan…” dedi. Ben de sanki hiç bir şey haberim yokmuş gibi mecburen

“Hadi hadi hemen çıkalım” deyip takip ettim onu…

Bu hikaye tabiî ki burada bitmedi… Asıl hikaye bundan sonra başlıyordu bizim için. Karmakarışık duygular karmakarışık heyecanlar… O gün evde eşimle olan konuşmamız, eşimin benimle sevişirken söyledikleri… Bizim için yepyeni bir başlangıç olacaktı.

Bir pazar akşamı karımla oturmuş TV izliyorduk. Bütün gün evde olmaktan sıkılmış havanında kötü olmasından dolayı yapacak bir şeyler düşünüyorduk. Sonra karım internette gezinirken okuldan arkadaşlarıyla konuştuğunu, müsaitsek bizi okey oynamaya çağırıyorlar diye bir teklifte bulundu. Okey oynayasım yoktu pek.

“Bilmiyorum” diyerek geçiştirdim lafı.

O arada da 3 yaşında ki oğlumuzu bahane edip “evde kalalım” diye seslendim. O ise çok sıkıldığını, bari onları bize çağıralım gibisinden bir teklifte bulundu. Ben de

“Tamam onlar bize gelsinler” demek zorunda kaldım…

Saat 8 gibi evden çıkıp bir kaç yere uğradım. Zamanın nasıl geçtiğini de anlayamadan karım Buse aradı beni.

“Misafirler gelmeden evde ol” diyordu. Bir kaç tanede sipariş verdi o arada. Saat 9 gibi uzun zaman görmediğim bir arkadaşla karsılaşınca baya bir lafa dalmışız. Saatime baktığımda 10 a geliyordu. Hemen karıma tel açayım durumu haber vereyim demiştim ki, telimin şarjı olmadığını fark ettim. Apar topar arkadaşımın yanından ayrılıp eve doğru yol aldım. Saat 22. 30 gibi eve gelmiştim. Belki çocuk uyuyordur uyandırmayayım diye zile basmadım. Anahtarımla kapıyı açtığımda ise oğlumun hala uyumadığını, misafirlerin de gelmiş olduklarını gördüm.

Karım arkadaşlarıyla salonda sohbet ediyorlardı. Gelen arkadaşlarını ilk defa görüyordum. 19 20 yaşlarında üniversite öğrencileriydi. Beni kapıda gören eşim

“Hoş geldin neden bu kadar geciktin?” falan derken biryandan da misafirleriyle tanıştırıyordu beni.

Birinin ismi Serdar diğeri de Mehmet ti. İkisi de kendi halinde efendi görünüşlü birer öğrencilerdi. Neyse tanışma faslından sonra mutfağa geçtim ben. Hem aldıklarımı koyayım hem de bir sigara içeyim diye düşünürken peşimden gelen karımı gördüm. Ben sigaramı yaktığımda karım da aldıklarımı yerleştirmekle meşguldü. Sigaramdan ilk nefesi çektiğim anda karıma baktım söyle bir.

Üzerinde krem renkli v yakalı bir yün kazak, altında ise siyah tayt vardı. Normalde taytın üzerine giydiği kıyafetler hep karımın poposunu örterken bu defa kazağı tam belinin hizasında kalıyordu. Saçlarını atkuyruğu yapmıştı. Yüzünde makyaj yoktu ama parfümünün şeker kokusu mutfağı kaplamıştı sanki. Poşetleri almak için yere eğildiğinde üzerinde ki bol kazağının yakası olduğu gibi açılmış ve içine giydiği siyah sütyenin nerdeyse yarısı ortaya çıkmıştı…

Ben onu izlemeye devam ederken o aldıklarımı yerleştirmeye devam ediyordu. Tam işini bitirip içeri gideceği sırada bana dönüp

“Hadi sende gel artık ayıp oldu çocuklara…” diye seslendi.

“O önde ben arkada mutfaktan çıkarken karımın kalçaları ilk defa gözüme çarptı. Tayt kalçalarını öyle bir sarmıştı ki, üzerinde bir şeyler olmasının bile karımın kalçalarının çıplak halinden hiç bir farkı yoktu sanki. Bütün hatları ortadaydı karımın. Salona gidene kadar karımın kalçalarına bakmaktan alamıyordum kendimi. Her adım attığında kalçasının bir yanağı sağa sola oynuyor ya da titriyor gibi görünüyordu… O önde ben arkada içeri girdik. Bir süre sohbet ettik çocuklarla. Sonra karım oğlanı uyutmak için içeri geçti bizde içecek bir şeyler aldık kendimize. Ben her zaman ki gibi votka redbul çocuklar ise biralarını içmeye başladılar.

Bir saat kadar sonra karım geldi yanımıza. Misafirlere tabaklarını getirdikten sonra da okey için yere masa hazırlıyordu. Hazırlıklar bitince masaya geçtik hepimiz. Oyun eşli olsun dediler. Ortaklar içinde taş çekiştik. Benle Mehmet, karımla Serdar eş çıktı. Oyunda cezalı olacaktı. Biz bir yandan oynuyor bir yandan da içmeye devam ediyorduk. Bu sırada karım da kendine içmek için şarabını getirmişti.

Bir kaç el sonra gözüm karıma takıldı. Yer pufunun üzerinde oynadığımız için herkes öne doğru eğilerek oynamak zorundaydı. Karım da öne eğik durduğu için göğüslerinin çatallarına kadar görünüyordu. Ama taş çekmek için uzandığında nerdeyse sütyeninden sonrası bile görünüyordu. O her taş çektiğinde ben karıma bakmaya devam ediyordum. Siyah sütyeninden taşan göğüsleri, sütyenin danteli ve sütyenden sonraki teni bile görünüyordu. Ben karımın solunda bu kadar görebiliyorsam karsısındaki Mehmet kim bilir nerelerini görüyordur karımın diye düşündüm.

O an yarım olan bardağımı bir dikişte bitirdim. Sonra da karıma sıra gelmesini bekledim. Karım taş çekmek için eğildiğinde bu defa karıma değil karşısında ki Mehmet’e baktım çaktırmadan, o da bası önde olmasına rağmen çaktırmadan karımın göğüslerine bakıyordu. Heyecanım artmaya başlamıştı. O an aklıma acaba karım bilerek mi yapıyor yoksa oyuna kendini kaptırmış farkında mı değil diye düşünürken elime telefonu alıp karıma mesaj attım.

“siz bu oyunu kaybedeceksiniz, sen zaten bilmezsin okey oynamayı, ortağın da göğüslerini dikizlemekten oyuna baktığı yok” diye bir mesaj yazdım.

Karım mesajını okuduktan sonra bana bakmadan gülümsedi. Ve oyununa devam etti. Bu şekilde bir yarım saat geçtikten sonra ilk eli biz kazanmıştık. Sıra ceza vermeye gelmişti. Serdar,

“Abi ne ceza verelim sen bir karar ver” demişti.

Hepimiz artık çakır keyif olmuştuk zaten. Hele çocuklar alışkın değiller içkiye ki dilleri bile peltekleşmeye başlamıştı iyice. Ben düşünürken aklıma birden geçenlerde izlediğim bir video geldi. Karım göstermişti bana aslında facebookta. Bu yeni moda apaçi dansını yapan çocuklardı izlediğimiz. Benim de aklıma o an, “hadi kalk Mehmet’le birlikte apaçi dansı yapacaksınız” demek geldi.

Tabi ben cümlemi bitirdiğim an kahkahalar havada uçuşuyordu. Karımla Mehmet itiraz ederken Serdar da

“Abi süpersin” diye gülmeye devam ediyordu.

Nazlanmaları bittikten sonra karımla Mehmet ayağa kalktı. Karıma

“Önce su masamızı kenara itekle de yer açılsın biraz” dedim.

Karım eğildiğinde Serdar’ın tam önündeydi. Serdar ise koltukta oturmuş önünde eğilen karımın kalçalarına bakıyordu. Ben verdiğimiz cezayı unutmuş sertleşmeye başlamıştım o an. O daracık tayt giyen karım yürürken bile tüm hatları belliyken eğildiğinde nasıl görünüyordur acaba diye merak etmeye başlamıştım bile. Karım masayı çektikten sonra ortaya geldi ikisi de. Müziği açtım. Biraz gülüşmelerden sonra dans etmeye başladılar. Mehmet gerçekten apaçi gibi oynuyordu. Ne müziğin ritmi ne de yaptığı hareketlerin alakası vardı. Karım ise içkinin de verdiği rahatlıkla kendini eğlenceye bırakmış gibiydi. Zaten diskoyu barı çok seven karıma ceza değil eğlenceli bir şey yaptırıyordum. Mehmet’te dahil olmak üzere bir anda karımı izlemeye başlamıştık. Buse ise kendinden geçmiş gibi beliyle ve kalçalarıyla kıvrak hareketler, müziğin ritmiyle kendini bırakmışçasına dans ediyordu. Ama öyle bir görüntü vardı ki gerçekten, üç erkek pür dikkat karımı izlemekle meşguldük. Karım etrafında her döndüğünde gözlerimi kalçalarından alamıyordum. Tayt öylesine sarmıştı ki karımın kalçalarını, sağa sola her salladığında sanki çırılçıplak dans ediyor gibi görünüyordu. Onu izlerken taş gibi sertleşmiştim. Ben de diğer çocuklar da hiç ses çıkarmadan karımı izliyorduk. Karım bir süre sonra oynayarak yanıma yaklaştı.

Yeter mi bu kadar bitti mi cezamız?” diyordu gülümseyerek. Ben ise

“tamam bitti dememe rağmen karım oynamaya devam ediyordu.

Karım benim tam önümde ayakucumdaydı. Arkasında kalan çocukları göremememe rağmen karımın kalçalarını izlediklerine emindim. Tam o sırada karım hiç beklemediğim bir şey yaparak bana doğru eğildi ve dudağıma küçük bir öpücük kondurdu. O arada hala oynuyordu. Ama oynayan sadece beli ve kalçalarıydı. O an karımı öpen kişi değil de arkasındaki çocuklardan biri olmayı çok isterdim gerçekten.

Bir süre böyle dans ettikten sonra bir bana baktı gülerek bide önümde ki kabarıklığa, geri çekilirken ise saçlarındaki tokayı bir anda çıkartıp atarken saçlarını sağa sola savurmaya başladı. Bu arada müziğin de ritmi öyle hızlanmıştı ki karım saçlarını sağa sola savurup kalçalarını çevirdikçe, müzik daha da hızlanıyordu sanki. Karımın bu görüntüsü filmlere bile konu olabilirdi gerçekten. Ben böylesine tahrik olmuşken Serdarla Mehmet’i düşünemiyordum bile. Müziğin bitmesiyle karım kendini yere bıraktı ve derin derin nefes almaya başladı. Üç erkek de hipnotize olmuş gibi karımın inip kalkan göğüslerine bakıyorduk. Kimse konuşmuyordu. Karım ise sanki bu bakışları biliyormuş ay çok sıcakladım gidip üstüme ince bir şeyler giyeyim diye kalktığı gibi yatak odasına gitti. Biz sessizce karımın arkasından bakakalmışken sessizliği bozan Serdar oldu. Hadi yine iyisin Mehmet, Buse dans edince sende arada kaynadın hiç oynarken göremedim seni diyordu. Biz bu söze gülüşürken odanın kapısından karım göründü. Üzerine siyah ince bir atlet giyinmiş. Normalde atletti gerçekten giyindiği. İnce askıları olan göğüslerinin tam üzerinde ise siyah dantelleri olan bir atletti. Bunu böyle anlatmamın sebebi artık anlamıştım ki karım bunları bilerek yapıyordu. Salonun ortasına kadar gelip saçlarını topladı. Kollarını havaya kaldırdığı an göğüsleri daracık atletin içinde füze gibi görünüyordu. Saçlarını toplarken gözüm aşağı kaydı bir anda. Taytını biraz daha yukarı çekmişti sanki, çünkü bacak arasındaki kabarıklık daha da bir belirginleşmiş gibiydi. Saçlarını topladıktan sonra çok yorulmuşum diyerek koltuktan bir minder alıp yere attı. Sonra da sırt üstü uzanıp telefonuyla oynamaya başladı. O ara Serdar PC ile uğraşıyordu, Mehmet ise karımın yanındaki koltukta TV izliyordu. Hepimiz içkinin de etkisiyle mayışmış bir yerlere uzanmıştık. Ben ise sigaramı yakıp karımı izlemeye başladım. Ayaklarını birleştirip dümdüz uzatmıştı. Dik göğüsleri sırt üstü yatmasıyla daha da belirginleşmiş ve çıkmıştı dışa doğru. Göğüs uçları ise sivri sivri belirginleşmişti iyice atletinin üzerinden. Yavaş yavaş aşağılara kaydığımda iki parmak kadar acılan göbeğini gördüm. Biraz daha aşağı indiğimde ise aklımı oynatmak üzereydim o an. Karımın amını ilk defa böyle kabarık görüyordum gerçekten. Bazılarına abartılı gelebilir bu yorumum ama inanın öyle bir görüntü vardı ki tahrik olmaktan çok şaşırmıştım ilk fark ettiğim anda. Bacaklarını birleştirip uzattığı için arasında sıkışmış gibiydi. Taytı hem çok dar hem de yukarı çekik olduğu içinde karımın amı olduğu gibi ortadaydı sanki. O görüntüden sonra kalp atışlarım hızlanmaya başladı bir anda. Beni heyecanlandıran aslında karımın o halinden daha çok Mehmet’le Serdar’ın bu durumu anlayacak olmasını düşünmemdi. Düşünsenize bir hangi erkek karısının o halde yere uzandığında evde misafir olmasını kabul edebilir ki… Heyecan ve tereddütle karıma mesaj çektim hemen. Aşkım çok mu abarttık ne? Bütün hatların olduğu gibi ortada. Çocuklar anlayacaklar benim bu durumu bildiğimi… Karımdan gelen mesaj ise aynen su oldu. “izle işte“ mesajı okuduktan sonra ne yapacağımı bilemedim. Heyecan kalbimin hızla atması tamamen sertleşmem ve pantolonun içinde penisimi saklamak için uygun pozisyon yaratmaya çalışmam… Hepsi bir anda oluyordu sanki… Boş boş oturup karımı izlediğim anlaşılmasın diye hemen yanımdaki diğitürkün dergisine uzanıp onu karıştırıyor gibi yaptım. Arada birde önümüzdeki ay gösterime girecek filmleri karımla paylaşıyordum. Bu arada ise çaktırmadan hem karımın vücudunu izliyordum hem de göz ucuyla Mehmet’le Serdara bakıyordum. Mehmet’in sırtı bana dönük olduğu için yüzünü göremiyordum. Ama Serdar kucağındaki laptopun üzerinden göz ucuyla sürekli karımı izliyordu. Bir kaç dakika sonra Buse’nin kımıldadığını fark ettim. Tekrar göz ucumla ona baktığımda bacaklarını dizlerinden kırıp yukarı doğru kaldırdı ve aynı anda da bacaklarını hafifçe araladı. Ben Buseyle aynı hizadaydım bacak arasını göremiyordum. Ama ayakucunda oturan Serdar’ın karımın bacak arasına bakışlarını daha da sıklaştırdığını görebiliyordum. Bir karıma bir de yakalanmamak için bana bakıyordu sürekli… Ben ise önümdeki dergiyle ilgileniyormuş gibi kaçamak bakışlarla izliyordum olanları. O sırada karıma mesaj yazdım.

“Bu kadar yeterli hadi şunları postalayalım da içine al beni. Çok azdırdın…”

Ona baktığımda ise mesaj yazmıyor tavana bakmaya devam ediyordu. Sonra bir anda da

“benim avea hattım su kutunun içinde mi ya?” diyerek uzandığı yerden önce toplandı sonra da dizlerinin üzerinde tv sehpasına kadar ilerledi.

“Ben bilmiyorum” derken, Buse köpek pozisyonunda tv sehpasının en alt çekmecesine öyle bir eğildi ki aklım yerinden çıkacak sandım. Karım dizlerinin üzerinde vücudu ile başı ise nerdeyse yere değecek şekilde vazoyu karıştırıyordu. O anda beni çıldırtan şey ise öne doğru eğilmesiyle tayt öyle bir esnemişti ki, normalde sadece hatlarını ortaya çıkaran tayt öne eğildiğinde içindeki siyah kilodunu bile olduğu gibi belli olmasını sağlamıştı. Tayt bir anda şeffaflaşmıştı sanki.

Karım başı yere yakın bir halde, dizleri dik kalçaları ise arkaya doğru çıkık sim kart aramaya devam ediyordu. O an gerçekten elim ayağım birbirine dolaştı sanki. Hemen karıma mesaj atmak istedim yeter kalk artık diye. Çünkü Serdar da Mehmet de zaten tv ye dönüklerdi. Ve en önde ben olduğum için ne karsımdaki koltukta uzanan Mehmet’i ne de arkamdaki koltukta PC ye bakan Serdar’ı göremiyordum. Ama eminim ki onlar da akıllarını oynatacaklardı.

Tam karıma yeter çok belli ettik diye mesaj atacakken gözüm halının üzerindeki tele kaydı. Karımın telefonu arkada kalmıştı. Hiç şansım yoktu yani. Artık her şeyi oluruna bırakmıştım ben de. Karım ise sanki o anı uzattıkça uzatıyordu. Nerdeyse altta ki tüm çekmeceleri karıştırıp bütün ıvırı zıvırı dökmüştü ortaya. Ben ise yapabileceğim bir şey kalmayınca karımın kalçalarını izlemeye başladım.

İçine siyah yarım tanga bir külot giymişti. Öne eğildiği için iki kalça arasında bir kabarıklık sarkmıştı. Üstündeki atlet iyice sıyrılmış göbeğini tamamen açıkta bırakıyordu. Şu an o görüntüyü kelimelerle anlatamıyorum gerçekten. Belki sayısız kez karımla sevişmemize rağmen o an ayağa kalkıp karımın o halde içine girmek için kuduruyordum oturduğum yerde. Mehmet’le Serdar’ı ise hiç düşünemiyordum bile gerçekten.

Artık dayanacak ne gücüm kalmıştı ne de saklayabilecek bir penisim kalmıştı… Hızla yerimden kalkıp lavaboya doğru yürüdüm. O sırada gözüm Mehmet’e takıldı elinde kumanda pür dikkat karımın kalçalarına bakıyordu. Ben lavabonun kapısından girerken karımın da

“burada yokmuş ya…” dediğini duydum en son. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra hemen karıma mesaj yazdım.

“E oldu olacak bunlarla grupta yapalım istersen, benim haberim olmadığını düşünmelerini bekleme ya da kim bilir neler geçiyordur benim hakkımda biraz fazla mı abarttık ne” dedim. Ondan gelen cevap ta suydu,

“dur yeni başlıyoruz daha” aklımı kaçırmak üzereydim neler düşünüyordu acaba. Sarhoş oldu galiba diyeceğim ama Buse öyle bir iki kadeh şarapla da sarhoş olacak biri değildir. Lavabodan çıkıp odaya girdiğimde karım Serdar’ın oturduğu koltuğun yanında bir şeyler bakıyorlardı birlikte. Serdar’ın yüzü PC ye eğik olduğu için beni göremiyordu. Ben ise onların tam karsısındaki koltuğa geçmiş dergiye bakmaya devam ediyordum. Serdar’ın bir eli kucağındaki klavyede diğer eli ise koltuğun kol koyma yerindeki maustaydı. Karım da ayakta eğilmiş PC nin ekranına bakıyordu. Bir süre sonra bak Buse apaçi dansı yapanlara diye seslendiğini duydum Serdar’ın. Karım ise dur sunu açalım diye mause uzanınca elleri üst üste geldi. Serdarda gayri ihtiyarı elini biraz geriye kaçırdı. Bu arada Buse de dizlerinin üzerine çöküp PC ye doğru uzanınca göğüsleri tam Serdar’ın elinin üstüne geldi. Buse de Serdarda ekrandan bir şeyler izleyip gülüyorlardı, ama karımın göğüsleri Serdar’ın tam elinin üstüne baskı yapıyordu. Ben ise kaçamak bakışlarla o görüntüyü izleyip sertleştikçe sertleşiyordum. Bir süre bu şekilde durdular, sonra Busenin uff dizlerim ağrıdı ya diyerek ayağa kalktığını fark ettim. Ve daha ne olduğunu anlayamadan koltuğun koy koyma yerine kalçalarını koyup yan oturdu. Ama asıl şok olduğum şey ise Busenin oraya oturacağını düşünmeyen Serdar elini çekmeyi bile düşünmemişti. Karım ise Serdar’ın tam elinin üzerinde oturuyordu. Evet ben ise çıldırmak üzereydim. Karımın kalçaları Şu anda Serdar’ın elini eziyordu. Eli ters dönüktü belki ama yumuşak kalçalarını tamamen hissediyordu Busenin. Karım gülerken sağa sola kayıyor Serdar ise put gibi oturmuş keyfini çıkartıyordu. Arada bir bana baktığını görsem de Serdar’ın, ben ise basımı öne eğmiş baktığımı belli etmeden Serdara bakıyordum. Karımın ayağa kalktığını fark edince ben de onlara doğru kaldırdım basımı. O an Serdarla göz göze geldik ama ikimizde hiç bir şeyden habersiz gibi tekrar Buseye cevirdik basımızı. O da arkalarında duran pencereyi acarken çok sıcak oldu biraz hava gelsin diye konuşuyordu. Ben basımı tekrar öne eğmiş dergiye bakarken Buse camı açmış perdeyi düzlüyordu. Göz ucuyla Serdara baktığımda ise koltuğun üzerinde elini ters çevirip tekrar aynı yere koyuyordu. Buse camı açtıktan sonra tekrar arkasını dönüp koltuğa yaklaştı ve aynı yere tekrar kalçalarını koydu. Onlara baktığımda ne Buse ne de Serdar hiç bir şeyi belli etmemeye çalışıyordu. Ama biliyordum ki artık karımın yumuşak kalçası Serdar’ın avucunun içindeydi. Bir süre sessizlik oldu tekrar basımı kaldırıp o yöne doğru baktığımda ise karım hafif öne eğilmiş gibiydi. Artık ikisi de gülmeden sadece ekrana bakıyorlardı… Serdar’ın o an karımın kalçalarını sıktığını, amını avuçladığını emindim. Karım ise belli belirsiz bir öne eğilip bir tam koltuğa oturuyordu… Bir kaç dakika böyle geçti. Ben kaçamak bakışlarla onları izlemeye devam ettim. Karımla Serdar ise kendilerinden geçmiş gibilerdi. Sonra bir anda Buse’nin kalktığını bana bakarak gözüyle işaret yaptığını fark ettim. Buse odadan çıktıktan bir 5 dakika sonrada ben cıktım odadan. Nerde olduğuna bakarken yatak odasında olduğunu fark ettim. İçeri girdiğim anda da da nerde kaldın diye beni hızla çekip dudaklarıma öyle bir yapıştı ki kontrolümü kaybettim nerdeyse. Kollarımla ince belini kendime çekip öpüşmeye başladık deli gibi. O sırada da kollarım belinden kayıp kalçalarına indi. Avucumun içinde öyle bir sıkıyordum ki benim her sıkışımda karım parmaklarının ucuna yükseliyordu. Kendimizden geçmiş gibiydik resmen. Dillerimiz birbirimizin ağzında kayıyor, karımın kalçaları ise avuçlarımın içinde eziliyordu… Nefes nefese kalana kadar öpüştük karımla. Benim artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Karımı kucağıma aldığım gibi yatağa yatırdım. O ise acele etme çocuklar şüphelenecekler hadi sen içeri git ben birazdan geleceğim demişti. Bende sevişmeye başladığımız taktirde zamanın su gibi geçeceğini bildiğim için mecburen kabul etmek zorunda kaldım. Salona döndüğümde Serdar PC ye bakmaya devam ediyordu. Ben ise balkonun kapısı açıp dışarı cıktım. Biraz hava almaya ihtiyacım vardı gerçekten. Hem olaylar çok hızlı gelişiyordu hem de tarif edilmez bir zevkin içine çekmişti bizi. Kendimizi tanıyamıyorduk gerçekten. Ama yaşadığımız heyecana da karşı koyamıyorduk. Ben sigaramı içerken bu düşüncelere dalmıştım. O anda Busenin balkonun kapısından bana seslendiğini duydum. İçerisinin soğuduğunu ve içeri girmemi istiyordu artık. Sigaram bittiğinde içeri girmiştim ve benim girmemle birliktede Serdarla Busenin konuşmalarını duymuştum. Serdarlar gitmek için müsaade istiyordu. Sonra toparlandılar ve gece için teşekkür edip ayrıldılar bizden. Onların gitmeleriyle birlikte karımla birbirimize nasıl saldırdığımızı anlatamam size gerçekten. Sanki yıllardır birbirimizi görmemiş gibiydik. O erkeksiz kalmış ben ise yıllardır kadınsız kalmış gibiydim. Sabaha kadar uç orgazmları en inanılmaz zevkleri yaşadık birlikte… Yatak odasına geçtiğimizde başucumuzdaki saate baktığımda ise 5 e geldiğini öğrenmiş oldum. Ama o kadar yorgun ve bitkindim ki gözlerimi kapattığım an uykuya dalmıştım… Bizim için unutulmaz ve eşsiz bir geceydi gerçekten…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karımın Misafire “Alles İnclusive” Hizme

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karımın Misafire “Alles İnclusive” Hizme
Karımla sex konusunda aklımızdaki her türlü fantaziyi birbirimize anlatıp, benim seçtiğim pornofilmleri izleyerek çılgınlar gibi sikişiyorduk. İzlediğimiz filmlerde genelde 2 erkeğin 1 kadınla sikişiyor olmasının etkisinin yanısıra, benim de, “Karıcığım, sen de iki tane erkek tarafından sikilmek istemezmiydin?” diye telkinlerimle, karımda da böyle bir istek meydana çıkmış oldu. Bu filmlerden karımın etkilendiğini görmem beni daha da azgınlaştırıyor, karımın da istekli olması daha çok hoşuma gidiyordu. Onlarca film getiriyordum ve hepsi de 2 erkeğin bir kadını siktiği filmler oluyordu. Karım böyle bir şeyi hem merak edip, hem alabileceği zevki düşünürken, ben de karımı başkasıyla sikerek karımın çığlık çığlığa orgazmlar yaşadığını hayal ederek ve beraberce çeşitli fantaziler üretmeye devam ediyorduk. Ama böyle bir şeyi gerçekleştirecek ne cesaretimiz, ne de ortamımız oluyordu.

Bir gün bir düğüne davet edilmiştik. Düğün karımın yakın arkadaşlarından birinindi. Bu sebeble karım erkenden düğün evine gitmişti, ben de akşam gidip karımı alacaktım. Düğün evinde karımı diğer misafirlerle tanıştırmışlar. Karım, içlerinden ismi Burak olan, çok kibar, nazik ve beyefendi birisinin kendisine kaçamak bakışlarla baktığını fark etmiş ve içi bir tuhaf olmuş. Burak bir fırsatını bulup karıma yaklaşmış ve sohbet etmeye başlamışlar. Ben gidene kadar da sohbeti koyulaştırmışlar. Akşam üzeri vardığımda karım hemen beni Burakla tanıştırdı ve Burağın daha önceleri bulunduğumuz bir şehirde çalıştığını anlattı. Düğün içkili idi, erkeklere alkollü içki, bayanlara ise gazoz ve meşrubat servisi başlamıştı. Ben Burakla muhabbet edip alkol alırken, karım kulağıma, “Ben de içki istiyorum!” diye mırıldandı. Ancak, “Erkeklerin arasında içki alıp içmen hoş karşılanmaz aşkım, birazdan sana bir şeyler ayarlarım!” diyerek karımın bu isteğini geri çevirmiştim.

Derken dans ve oyunhavaları, ardından halay başladı. Halaya bay ve bayanlar karışık katılmışlardı. Düğün sahibi bizi de halaya kaldırmıştı. Karımın bir yanında ben diğer tarafta Burak vardı. Bu karımı baya bir heyecanlandırmış, bir o kadar da germişti. Ben karımın heycanına ve gerginliğine bir anlam veremezken, karım bana, “Nasılsa senin kafan güzel, ben de birşeyler içip rahat olmak istiyorum!” dedi. Bu konuşmalarımızı Burak ta duymuştu. Halay bitip yerimize oturduğumuzda Burak içerden meşrubat bardağı dolu bir tepsi getirdi. Bardakların bir tanesini karıma kendi elleriyle vererek diğerlerini bayanlara dağıttıktan sonra ban, “Eşinize Vodkalı meşrubat verdim, umarım sakıncası yoktur?” dedi. Ben de sorun olmayacağını belirttim. Karım ilk yudumda içinde Vodka olduğunu anlayınca, Burağa ‘teşekkür ederim’ işareti yaptı. Biz Burakla hem içip hem muhabbeti koyulaştırmıştık. Karım da bu arada 3-4 bardak Vodkalı meşrubatı bitirmiş ve biraz çakırkeyf olmuştu. Sanırım alkolün etkisi ile cesaretlenmişti, halaya kalkıyor, Burakla beni de kaldırıp aramızda oynuyordu.

Gece ilerleyip düğün bitmiş, eve dönme vakti gelmişti. Burak, düğüne gelen yatılı misafirlere ayarlanmış bir yerde diğer misafirlerle kalacağını söyleyince, karım da bana, “Orası çok kalabalık olur, rahat edemez, istersen Burak beyi bize götürelim misafirimiz olsun?” diye bir teklifte bulundu. Ben de olur deyince, karım heyecanını gizleyemeyerek, “Hadi ozaman biran önce eve gidelim!” dedi. Düğün evinden ayrılarak evimizin yolunu tuttuk. Eve varınca, rahat olmamız için ben Burağa benim tişört ve şortlardan verdim ve kendim de üzerimi değiştirdim ve salona oturduk. Karım da mutfakta hazırladığı mezeleri getirip, ortaya iki şişe Vodkayı da koyunca biz Burakla şaşkın bir şekilde karıma bakakaldık. Karım da gülerek, “Düğün evinin hediyesi, almasaydım ayıp olurdu! Hadi buyrun!” diyerek bize içki servisi yaptı.

Birer kadehten içtikten sonra karım, “Ben de üzerime rahat bir şeyler giyeyim!” diyerek kalktı ve yatak odasına gitti. Karımda bir tuhaflık olduğunun farkındaydım ama bir anlam verememiştim. Bir iki dakika sonra ben tuvalete gitmek için kalktım. Geçerken yatak odasının kapısının açık olduğunu ve karımın üzerini çıkarmaya başladığını gördüm. Seslenmeden tuvalete girdim. Çıkıp salona geri dönerken, karım yatak odasında çırılçıplak bir şekilde iç çamaşırı beğeniyordu. Artık kafamda şimşek çakmış ve karımın bu gece bir şeylerin peşinde olduğunu anlamıştım. Salona geldiğimde Burak da tuvalete gitmek için kalktı. Ve tabii ki tuvalete giderken yatak odasının önünden geçeceği için Burak da karımı çırılçıplak görecekti. Ben meraklanarak çaktırmadan arkasından baktım, tam düşündüğüm gibi olmuştu, yatak odasının önünden geçerken karımı gördü ve 1-2 dakika izledikten sonra tuvalete girdi. Çıkınca tekrar yatakodasına bakarak salona geldi.

Az sonra karım yanımıza askılı bir badi ve kısa bir mini etek giymiş halde geldiğinde küçük dilimi yutacaktım adeta. Karım tam bir sex bombası olmuştu. Göz ucuyla Burağa baktığımda, Burağın gözleri yuvasından çıkacak gibi olmuş, ağzı açık bir şekilde karıma bakıyordu. Karım içkileri tazeleyip karşımızdaki koltuğa cömert bir şekilde oturduğunda dantelli külotu bütün güzelliği ile görünüyordu. Karımın bu hareketine şok olmakla birlikte, aynı zamanda da müthiş tahrik olmuştum. Burak, “Bu güzelliğe içilir!” diyerek kadehini kaldırdı. Bardakları fondip yapmıştık. Karım bana, “Aşkım, canım dans etmek istiyor!” deyip kalktı, müzik setine slow bir parça koyarak beni dansa kaldırdı. Biraz dans ettikten sonra, “Beni öpsene!” dedi. Ben de, “Karıcığım misafirimiz var!” deyince, karım, “Sen öpmezsen ben öperim!” dedi ve benim dudaklarımdan öpmeye başladı. Karım dans ederken hafiften benimle sevişiyordu ve Burak şaşkın şaşkın bizi izliyordu. Ben de heycandan ne yapacağımı şaşırmış bir halde karıma karşılık vermeye çalışıyordum.

İkinci parça başlayınca karım, “Misafirimize ayıp olmasın, biraz da Burakla dans edeyim!” diyerek beni koltuğa oturtup Burağı dansa kaldırdı. Dansa başlar başlamaz karım hemen vücudunu Burağın vücuduna yapıştırdı, kollarını boynuna doladı. Artık ok yaydan çıkmıştı, karım iki erkeğin arasına bir an önce girmek istediğini her haliyle belli ediyordu. Karım Burağın boynunu okşamaya başlayınca, Burak biraz tedirgin olarak geri çekilir gibi oldu ve bana baktı. Benim kafamla onayladığımı görünce, dans etmeyi bıraktılar ve salonun ortasında ayakta çılgınlar gibi öpüşmeye başladılar. Burak karımın dudaklarını öpüyor, kulaklarını, boynunu yalıyordu. Karım badisini çıkarıp benim üzerime fırlatınca, ben de yerimden kalkım ve onlar yiyişirken karımın sütyenini çıkartıp, o iri ve diri göğüslerini özgürlüğüne kavuşturuverdim. Karımın memeleri Burağın kolları arasında kalınca Burak hemen onlara yumuldu. Öpüp emiyor, adeta aç kurtlar gibi karımın memelerini kemirip ısırıyordu…

Burak karımın memeleriyle ilgilenirken ben de karımın götünü okşayarak, sırtını, omuzbaşlarını ve ensesini öpüp yalıyordum. Nihayet olay karımın da benim de epeydir arzuladığımız şeye, karımı bir başka erkekle birlikte sikmeye doğru gidiyordu. Karım, “Hadi aşkım parçalayın beni bu gece, yarağa doyurun beni, aranızda tost yapın!” deyince hemen götüne sarıldım ve eteğini çıkarıp atarak, arkadan külodunun içince sırıl sıklam vıcık vıcık olmuş götünü ve amını yalamaya başladım. Karım da hemen Burağın önüne eğilerek şortunu indirdi ve Burağa sakso çekmeye başladı. Ben karımın külodunu çıkarınca, Burak yere sırt üstü yattı ve karımı üzerine çekerek yarağının üstüne oturttu ve alttan amına geçirmeye başladı. Ben de soyunup sikimi karımın ağzına verdim. Karım yarağımı deli gibi emiyordu, sanki daha önce hiç yarrak görmemiş gibiydi. Sonra yarağımı bırakıp Burağın dudaklarına yumuldu. Burak da karımın memelerini avuçluyor, bir taraftan da bana, “Çok hoş ve inanılmaz bir çiftsiniz, harika süper bir karın var!” diyordu…

Karım, “Hadi aşkım sen de arkama gir!” deyince, ben de yarağımı karımın götüne yerleştirdim ve öyle bir bastırdım ki, karım aldığı zevkle karışık acıdan çığlık atarak Burağın dudaklarını ısırıyor, kesik kesik soluyup, hırıltılı seslerle çığlıklar atıyor, inliyordu. Alttan Burak karımın amına sokmuş, arkasında ben karımın daracık götüne sokmuşum, ikimiz de tarifsiz bir zevk içinde pompalıyorduk. Karımı hiç böyle istekli ve arzulu, kendimi ise hiç bu kadar azmış görmemiştim. Karım kendini iyice salmış ve çılgınlar gibi bağırıyordu, “Parçalayın beni!” diye. İkimiz de boş durmuyor karımın amına götüne çalışıyorduk. Bir süre devam ettikten sonra hepimiz nefes nefese kalmıştık. Burak, “Ben gelmek üzereyim!” dedi. Karımın, “Ağzıma boşalın!” demesiyle, ikimiz de karımın içinden çıkarak yaraklarımızı karımın ağzına verdik. Sonra da sıra ile karımın ağzına yüzüne ve göğüslerine boşaldık.

Biz Burakla banyoya gidip siklerimizi temizleyip gelince karım banyoya gitti, amını götünü ve ağzındaki yüzündeki döllerimizi temizleyip geldi ve aramıza oturdu. Hep birlikte birer sigara ve birer kadeh daha içtikten sonra karım Burağın elinden tutarak onu sırt üstü yatırıp yüzüne oturarak Burağa amını ve götünü yalatmaya ve yarağının üzerine eğilerek onu emmeye başladı. Tam 69 olmuştular. Müthiş bir manzara idi. Ben de oturduğum koltuktan onları izlerken yeniden canlanan sikimle oyunuyordum. Sonra Burak karımı kaldırıp kucağına aldı. Karımın dudaklarını öpüp göğüslerini yalarken, götüne de tokat atıyordu. Sonra karımı kalçalarından kaldırıp amına hızlıca girdi ve hızlı hızlı pompalamaya başladı. Pompalarken çıkan şap şap sesler eşliğinde karım zevkten adeta çıldırmış gibi hareket ediyordu. Burak sonra karımı tekrar kaldırıp ters döndürdü, kucağına tersten oturtup bu sefer karımın götüne girdi. Hızlı hızlı karımın götünü sikerken, bir eliyle göğüslerini sıkıyor, diğer eliyle de amını okşuyordu. Karım transa girmiş gibi gözlerini kapatmış, aldığı zevkle inliyordu sadece.

Bu arada ben de karımın sikildiğini seyrederken iyice tahrik olmuştum, yarağım müthiş sertleşmişti. Yanlarına gidip, Burağın yarağı karımın götündeyken, karımın sırtını Burağın göğsüne yasladım, karımın bacaklarını iyice açıp yarağımı amına yerleştirdim. Bir taraftan da karımın göğüslerini öpüp dudaklarını emiyordum. Karım Burakla aramızda çığlık çığlığa defalarca orgazm olmuştu. Karımı birlikte bu pozisyonda bir süre siktikten sonra, Burak hırıltılar çıkartarak, “Geliyorum!” dedi ve karım üzerinden kalkamadan karımın götüne patladı. Ben halen karımın amını sikmeye devam ediyordum. Burağın yarağı küçülüp karımın götünden çıkmıştı. Biz pozisyon değiştirken, Burak geçmiş koltuğa oturmuştu. Ben de karımı yüzü Burağın önüne gelecek şekilde domaltmış, arkadan bir amına bir götüne giriyordum. Bu arada karım Burağın aletini ağzına almış onu tekrar uyandırmaya çalışıyordu. Harika bir manzara idi, çok geçmeden ben de hırıltılar çıkararak karımın amına boşaldım…

Karım biraz soluklandıktan sonra duşa gitmişti. Biraz sonra arkasından biz de duşa geçtik. Burak karımın önüne geçti suyun altında ayakta öpüşmeye başladılar. Ben de arkan karıma sarılıp, karımın ensesini, boynunu, kulaklarını öpüyor, kalçalarını sıktırıyordum. Burak karımın dudaklarından göğüslerine, ordan da amına inmiş, amını diliyle dolduruyordu. Karım götünü bana yaslamış sikime sürtünüyordu. Sonra Burak karımı kucakladı ve amının içine güzelce yerleştirdi. Karım bacaklarını Burağın beline dolamış, ufak ufak hareket ediyorlardı. Ben de arkasından usulca karımın götüne girdim. Duşun altında karım Burakla ikimizin kucağında, karımın pestilini çıkarıyorduk. Üçümüz de boşalana kadar karımı siktik ve yıkanarak duştan çıktık. Salonda birer yorgunluk sigarası daha içip yatak odasına geçtik. Uyuyacaktık, ama karımın bizi rahat bırakmaya niyeti yoktu, sağında ve solunda yatan iki tane ufalmış aletle oynamaya başlamıştı bile. Artık sabahın ilk ışıklarına kadar, değişik pozisyonlarda karımı birkaç kez daha siktik ve uyuduk.

Öğleye doğru karımın iniltileriyle uyandığımda, karım Burağın kucağında zıplıyordu. Uyandığımı gören karım elini sikime atarak sikimi de uyandırmıştı. Burakla birlikte karımı son bir kez tost yaparak siktik ve bu maceramızı bitirdik. Güzel bir duş ve kahvaltıdan sonra Burağı uğurladık. Burak gittikten sonra karım beni öperek, “Aşkım, yatağımda 2 çıplak erkeğin arasında uyandığımda bu görüntünün beni ne kadar azdırdığını anlatamam! Bana yaşattığınız gece inanılmaz derecede güzeldi!” diyerek defalarca teşekkür etti. Ben de, “Aşkım asıl senin bana yaşattığın zevkler için ben sana teşekkür ederim, harikasın karıcığım!” deyip, karımı kucaklayarak yatağa götürdüm. Bir güzel öpüşüp seviştikten sonra yaşadığımız gecenin yorgunluğu ve mutluluğu ile birbirimize sarılarak derin bir uykuya daldık.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 25. Bölüm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 25. Bölüm
Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 25. Bölüm! ( 30 Y., Konya / Türkiye)

Dilber erkenden gelmiş, çocuklar işyerini açmıştı. Bir sandalyede oturuyordu. Beni görünce ayağa kalktı; biraz işle, maaşıyla ilgili konuştuk. Çok para veremeyeceğimi söyledim, yine de kabul etti. Yemeklerimizi ya dışardan söylerdik, yada ekmek arası yapardık. Ama Dilber’in gelmesiyle artık öğlenleri ev yemeği yiyecektik. Arkada mutfak olarak kullandığımız küçük bir yer vardı, orayı gösterdim. Dilber, “İsterseniz önce temizlik yapayım?” dediğinde, “Nasıl isterseniz!” dedim. Kendisini diğer çalışanlara tanıttım, hepsi, “Abla hoş geldin, hayırlı olsun, sayende güzel yemekler yeriz artık!” deyip duruyordu.

Dilber, “Şey, ben üstümü değiştireceğim, ama nerde değiştireyim?” dediğinde, Özge, “Abla sen banyoya git, başka yer yok!” dedi. Ben yazıhaneme geçtim. MSN’i açtım, ama Refiye online görünmüyordu. Yarım saat kadar geçmişti ki, Dilber içerdeki temizliği bitirmiş, bana, “İsterseniz sizin odanızı da sileyim?” dedi. “Olur, ben dışarda beklerim!” dediğimde, “Gerek yok, siz çalışmaya devam edin, ben sizi rahatsız etmem!” dedi.

Uzun, bol bir etekle, önü düğmeli bir bluz giymişti. Düğmeleri neredeyse zor kapanmıştı. Başını da arkadan bağlamıştı. Eline bez, kova vs. şeyleri alıp temizliğe girişti. Dolabı, rafları silerken eteğinin altındaki koca götünün löpür löpür sallandığını görüyordum. Ben masamda telefonla konuşurken, Dilber tam önümde domalmış elindeki bezle sehpayı, çekmeceleri siliyordu. Götünün yarığı belli oluyordu, eteği baldırlarına kadar açılmış, altından beyaz bacakları görünüyordu. Büyük bir güçle siliyordu etrafı, götü sağa sola sallanıyordu. Masanın altında kalan sikim sertleşti bir anda. Ardından bana doğru döndü, masamı silmeye başladı. Üzerindeki bluzunun altından içine giydiği atleti ve sutyeni görünüyordu. Bunu kasten yaptığını düşünüyordum. Elim telefonda, gözlerim ise Dilber’deydi. Ben ayağa kalktım, Dilber masamın önünü ve koltuğu da güzelce sildi, yerlere paspas attı. Tüm bunları yaparken gözlerim sürekli ondaydı ve o da bunun farkındaydı. Bana yan yan baktığını seziyordum.

Öğlene güzel bir yemek yapmıştı, kendisi elinde tepsiyle odama getirdi. Bütün gün, çay kahve için odamın kapısını çalıp durdu, hizmet etti. Dilber’in çalışmaya başlaması Refiye’yi biraz olsun unutturdu bana. Akşam işyerini kapadıktan sonra Dilber’i evine yakın bir yerde indirip, Özge ile eve döndüm.

Gece karımla rutin hale gelen sikişimizi yaptık. Sikişten sonra karım, “Dilber abla nasıl, iyi çalışıyor mu?” diye sordu. “Evet, iyi bir kadın, güzel de yemek yapmıştı!” dedim. “Öyledir, kocası kıymetini bilemedi, kadına sen bakımsızsın, kendine bakmıyorsun deyip duruyormuş devamlı. En sonunda da bırakıp gitmiş!” dedi.

Ertesi sabah Dilber dünkü gibi, “Odanızı sileyim mi?” dediğinde “Olur!” dedim. Bugün de dünkü kıyafetleri üzerindeydi. Yine götünü sallaya sallaya, önümde domalarak temizlik yapmaya başladı. O sırada MSN’de Refiye online göründü. Sürekli bana mesaj yazıyordu, ama ben odada Dilber olduğundan cevap yazamıyordum. Masamı silmesine izin vermedim, Dilber de, “Sonra gelirim!” dedi. O çıkınca Refiye ile yazışmaya başladım. Refiye’ye, “Hafta sonu geliyorum, müsaitsin değil mi?” dediğimde, “Evet, ama evime gelirken kimse görmesin seni, lütfen kimseye görünme!” diye yazdı. Ben de, “Merak etme, görünmem kimseye!” dedim. Başka bir şey yazmadan çıktı MSN’den.

Akşama doğru Dilber elinde bezle yine geldi, “Sabah masanızı silememiştim, isterseniz şimdi sileyim?” dediğinde, “Tamam!” dedim. Yanımda eğilmiş masamı silmeye başlamıştı. Eteğinin içine soktuğu bluzu biraz dışarı sarktığından, eğildikçe sırtı görünüyordu. Siyah tüylerle kaplı bel çukuru görünüyordu. O sırada bir numara yapıp elimdeki kalemi yere düşürdüm. Almak için eğildim, kalkarken elimi kalçalarına sürttüm biraz. Yumuşacık ve dolgun kalçalarını hissettim. Dilber ise bir şey olmamış gibi masamı silmeye devam ediyordu. Bluzunun altında koca memeleri sallanıyordu. Kendini bana sunduğuna kuşkum yoktu. Masamı silip çıktı.

Akşam yine Dilber’i evine yakın bir yerde indirdim. Özge ile eve döndük. Özge arabada yalnız kalınca, “Benimle ilgilenmiyorsun!” demeye başladı yine. “Annen için hassas zamanlar, bunu biliyorsun, biraz sabırlı olmalısın!” dedim. “Biliyorum, bize bir kardeş vermek istiyorsunuz. Onun için de annemi devamlı sikmen gerekiyor!” dedi. Daha sonra tek laf etmedi.

Ben erkenden yatmıştım. Karımın dürtmesiyle uyandım. Elinde bir tabak vardı, geçen Aysel’in evinde yediğim bulamaca benziyordu. Bana uzatıp, “Hadi aslanım, şundan ye biraz, bak sana gürbüz bir oğlan doğurucam! Hadi ye şundan bir iki lokma!” diyerek tabağı neredeyse ağzımın içine sokacaktı. “Bu ne? Nerden buldun bunu?” dediğimde, “Aysel hoca gönderdi bunu, kocana devamlı yedir diye tembihlemiş!” dedi. “Ona mı gittin?” dediğimde, “Yok, kızla gönderdi bugün, çocukların yanında söyleyemezdim ya bunu!” dedi. “Nedir bu?” diye sordum, aslında ne olduğunu biliyordum. Karım biraz kızardı, “Şeyy, ayıptır söylemesi, kuvvet macunuymuş bu!” dedi. Yemem için sürekli baskı yapıyordu.

Elindeki kaşıkla kendisi yedirdi bana. Çocuğunun ağzına mamasını zorla tıkıştıran bir anne gibiydi. Ben yerken, “Ohh yarasın aslanıma, hadi yiğidim az kaldı, şunu da ye, ohh belin kuvvetlensin, döllerin çoğalsın, ye aslanım, ye birtanem!” deyip duruyordu. Tabakta kalan artığını da parmağıyla sıyırdı, parmağını emdirdi. Üzerine de bir bardak ayran içirdi. Sonra, “Ben birazdan gelirim, kızların yanına bir gideyim.” dedi.

Ben tekrar yatağa uzandım. 5-10 dakikaya kalmadan büyük bir enerjiyle dolduğumu hissettim. Kalbim güm güm atıyordu. Az önce uyuklarken şimdi uyku yanımdan bile geçmiyordu. Birkaç dakika sonra salonun ışığı da söndü. Karımın ayak seslerini duyuyordum. Kapıyı yavaşça açıp içeri girdiğinde yataktan fırladım. Karım, “Ay, ne oldu, ne yapıyorsun?” dedi fısıltıyla. Bense, “Gece gece yedirdin bana macunu, yarağım tavan yaptı!” dedim. Onu kolundan tuttum ve başını karyolanın demirleri arasına sıkıştırdım.

Karım, “Ay, yapma, dur ben de yatağa gireyim, çok mu azdın?” deyip dururken, ben üzerimdeki külotumu çıkartmış, arkasında çırılçıplak duruyordum. Karım karyola demirlerinden sıkıca tutunmuştu. Artık ses etmiyor, fısıltıyla, “Hadi sik beni, sik aslanım, hadi yiğidim!” diyordu. Eteğini beline sıyırdım, altında pamuklu külotu vardı. Onu da bacaklarından sıyırıp çıkardım. Şimdi karşımda hafif kıllı amıyla duruyordu. Elimle amına atıp, şiddetle yoğurmaya başladım. Karım derin derin, “Iğmm, oğhh, ığhh!” demeye başlamış, götünü sağa sola oynatıyordu. Bacaklarını iki yana iyice açtı, ben de götünün yanaklarını tutup ayırdım. Amı içi boş bir çukur gibi açıldı, açılan çukura yarağımı tek hamlede soktum. Karım, “Iğhh, ığmm, ağhh!” derken, yarağımı hızlı hızlı sokup çıkartmaya başlamıştım bile.

Karımı şiddetle sikmeye başladım. Tüm vücudum, kaslarım enerjiyle dolmuştu. Bütün gücümle karımın amına yükleniyordum. Karım, “Ağhh, ağhh, ığhh, yavaş ol, ağhh, çocuklar uyanacak, ayy, uff!” deyip duruyordu. Ama çocuklar istedikleri kadar uyansın, umurumda değildi. Karım karyolanın demirlerinden sıkıca tutmuştu, karyola ileri geri sallanmaya başlamış, karımın omuzları kemik sesleri çıkararak karyolanın demirlerine vurup duruyordu. Karımın kalçalarındansa şiddetli ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri yükseliyor, odanın içinde adeta ses patlamaları yaratıyordu. Karım, “Iğhh, ağhh, yavaş, oğhh!” derken, kaslarımdaki tüm gücümle amına pompalıyordum.

Dakikalar geçmesine rağmen boşalmamıştım, karım aynı şekilde inlemeye devam ediyordu. Amından bir hamlede çıktım, başını tutup karyola demirleri arasından çıkardım. “Uğhh, omzum, kemiklerim!” diyordu. Sonra, “Boşaldın mı?” dedi. “Hayır, daha var!” dedim. Onu yatağa fırlattım, eteği kalçalarına kadar açıldı. Yatağa çıkıp bacaklarını havaya kaldırdım ve omzuma attım. Alttan amına girdim ve yine şiddetle pompalamaya başladım. Karım, “Iğhh, oğhh, ağhh!” diyerek kollarıyla yataktan destek alıyor, başını sağa sola oynatıyordu. Amının içi fırın gibiydi ve iyice kayganlaşmıştı, sanki amının içine yağ sürülmüş gibiydi. Yarağım amının içinde ileri geri piston gibi çalışıyordu. Onu belinden sıkıca tutmuştum, her bir yarak darbemle vücudu ileri doğru fırlıyor, ama onu kendime tekrar çekiyordum. Naylon çoraplı bacakları başımın iki yanında sallanıp duruyordu.

Gözlerimi kapadım ve bütün enerjimle sikmeye başladım. O anda Refiye’yi siktiğimi, altımda inlediğini, (Devam et, hadi aslanım, oğhh, sik beni!) dediğini hayal ettim. Ama bu hayalim fazla sürmedi, “Oğhh, ağhh!” sesleri eşliğinde sarsılarak patladım, döllerimi karımın amına boşalttım. Karım inliyor, ağlamaklı sesler çıkartıyordu. Amında bir süre daha gidip geldim. Amından çıkıp yatağa uzandım. Karım yanımda gözlerini tavana dikmiş halde, hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Göğsü bir inip bir çıkıyordu. Birbirimize sarıldık. Karım, “Macun işe yaradı, bundan sonra kendi ellerimle yedireceğim sana!” diyordu. Karım yataktan kalkıp üzerini çıkardı, onu soyundurmadan sikmiştim, geceliğini giyindi. Ben de külotumu giydim. İkimiz de tatlı bir uykuya daldık.

Sabaha karşıydı, ortalık yeni yeni aydınlanıyordu. Üst kattan sesler geliyordu. Gerdek gecemizin sabahındaki gibi, yine annemle babam sikişiyorlardı. Yatağın parke zemin üzerinde çıkardığı ‘Tak tuk!’ seslerini yatağımda kolayca duyabiliyordum. Sesler gittikçe çoğalmaya ve hızlanmaya başladı. Ardından yavaş yavaş azaldı, parke zemin üzerinde ayak seslerini duyuyordum şimdi. Karım başı kolumun üzerinde horul horul uyuyordu. Üst kattaki sikişme uykumu kaçırdı. Kolumu yavaşça çektim, uyuşan kolumu sallamaya başladım.

Yatak odasının kapısını kapatıp salona geçtim, banyonun ışığı yanıyordu. Kızlardan biri kalkmıştı. Odalarının kapısı aralıktı, içeri bakınca Özge’nin banyoda olduğunu anladım. Esra yatağında mışıl mışıl uyuyordu çünkü. Banyonun önüne geldiğimde içerden sifonun sesini duydum, o sırada kapı da açıldı. Özge beni karşısında görünce korktu, ama ses çıkartmadı. Üzerinde minik bir şortla ip askılı bluz vardı, memelerinin çatalı meydandaydı. Benim de üzerimde sadece külotum vardı ve Özge önümde sertleşmiş halde duran yarağıma bakıyordu. Özge’yi kolundan tutup banyoya soktum tekrar, kapıyı yavaşça kapadım. Işığı açmadığım için içerisi biraz karanlık kalmıştı. Üst katta annemle babamın yıkandıklarını anladım, su sesi ile konuşmalarını duyuyordum. Ama ne konuştuklarını anlayamıyordum.

Özge hiç sesini çıkartmıyordu. Onu lavabo dolabına domalttım, arkasına geçtim. Külotumu sıyırdım, sertleşen yarağımı sıvazlamaya başladım. Özge’nin minik şortu ile altındaki minik külotunu sıyırdım, göt yanaklarını yoğurmaya başladım. Dizlerimin üzerine çöktüm, elime bir miktar tuvalet kağıdı aldım. Amını, göt deliğinin ağzını iyice sildim. Dilimi göt deliğine değdirmeye başladığımda, Özge, “Uğhh, ımm!” demeye başlamıştı. Özge akıllı bir kızdı, sessiz olması gerektiğini biliyordu. Dilimi amında, götünde gezdiriyordum, am dudaklarını emiyor, amının içine sokuyordum. Amı sulanmaya başlamıştı. Başparmağımı götüne sokup çıkartmaya başlamamla beraber Özge bir elini saçlarıma attı. Fısıltıyla inlediğini duyuyordum.

Üst katımızdaki banyodan su sesi ile birlikte ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri gelmeye başlamıştı. Babam annemi banyoda sikiyordu. Yukardaki sikişme beni iyice azdırdı. Doğruldum, Özge’nin göt yanaklarını iki yana iyice açtım. Yarağımı açılmış göt deliğine sokmaya uğraştım bir süre, ama nedendir bilmem bu kez olmuyordu. Elime bir miktar şampuan döktüm ve yarağıma sürdüm. O sırada yukardan annemin, “Ağhh, ağhh!” sesleri ile beraber, babamın, “Oğhh!” diye homurtu benzeri seslerini duyuyorduk. Şampuanlı yarağımı Özge’nin götüne elimle bastırmaya başladım bu kez. Özge götüne rahatça girmem için bacaklarını iki yana iyice açıp, belini de aşağı doğru eğdi. Karnı lavabonun üzerindeydi şimdi.

Yarağım içine kolayca girmişti şimdi. Yavaş yavaş bastırmaya başlamamla beraber Özge’den derin inlemeler, hırıltılar gelmeye başladı. Yukarda da şiddetli bir sikiş yaşanıyordu. Banyo havalandırmasından tüm sesleri duyabiliyorduk. Özge kenarda duran el havlusunu ağzına soktu ve var gücüyle ısırmaya başladı. Ben de kayganlaşan yarağımı götüne var gücümle sokuyordum bu arada. Yarağım taşaklarıma kadar götüne girip çıktıkça götü genişliyor, açılıyordu. Yarağımı götüne tamamen sokup çıkarıyordum.

Yukarda annemin, “Ağhh, bey, ağhh, ığhh, geliyorum, ığhh, bey!” lafları, babamın homurtulu sesleri çoğalmıştı. Annemin tiz sesleri geldi önce, babamdansa uzun uzun, “Oğhhh!” seslerini duyduk. İkisi de boşalmıştı. Bense devamlı Özge’nin götüne pompalıyordum. Özge ağzında havlu, boğuk sesler çıkartıyordu. Ama ikimiz de sessiz olmaya çalışıyorduk. Annemle babamın sikişmeleri, Özge’nin yarağımı sıkan götü beni bir süre sonra boşalttı. Götüne biraz daha girip çıktım. Döllerimi akıttım. Götünden tamamen çıktığımda Özge yavaşça doğruldu, “Ay, belim ağrıyor!” dedi sessizce. Ardından dizlerine sıyırdığım külotunu ve şortunu giyindi, birşey demeden çıktı. Ben de çişimi yaptım ve yatak odasına geçtim. Karım halen uyuyordu.

Bir saat kadar sonraydı herhalde, karımın dürtmesiyle uyandım. “Kalk hadi, kahvaltı hazır!” diyordu. Banyoya geçip duşun altına girdim. Az önce burada Özge’yi sikmiştim. Sıcak suyun altında kaldım bir süre. Mutfağa geçtiğimde Özge’yi neşeyle kahvaltısını yaparken buldum. Sabah sabah yediği yarak onu neşelendirmişti. Çıkarken, “Bu akşam işim var, geç gelirim ben!” dediğimde, karım, “Ne işin var?” diye çıkıştı. “İşle ilgili be kadın, başka ne işim olacak?” diye çıkıştım ben de. Bu sözüm üzerine dudaklarını büktü, ağlayacak gibi oldu. Yanağından öptüm, gönlünü almaya çalıştım biraz.

Özge’yle birlikte işe giderken, Özge, “Yengemle eniştem de banyoda sikişiyordu di mi?” diye sorunca ses etmedim. Birkaç saniye sonra Özge, “Sonuçta onlar da evli, çok normal tabii!” dedi, başka da birşey söylemedi.

Dilber yine aynı şekilde içerinin temizliğini bitirip, odamın temizliğine başlamıştı. Etrafın tozunu alırken götü şiddetle sallanıyordu. Bense masamda oturmuş onu izliyordum. Masamın üzerini silerken bluzunun üst düğmesinin açık olduğunu gördüm. Beyaz koynu ile birlikte içindeki atleti, atletin içindeki beyaz sutyeni, memelerinin üstü görünüyordu. Gözlerim sürekli oraya takılıyordu. Derken Dilber bunu fark etmiş olacak ki, bir şey demeden sırtını bana dönerek, açık kalan düğmesini ilikledi. Bana yüzünü döndüğünde, yüzünün kızardığını gördüm. Kısa süre sonra bir şey demeden çıktı.

O gün ay sonu yaklaştığından hesapları incelemek için mali müşavir arkadaşım gelecekti. Genelde akşamüzeri gelirdi. Dediğim gibi akşamüzeri arkadaşım geldi. Herkesi evine gönderdim, bizim işimiz birkaç saat sürerdi çünkü. Dilber’e de gitmesini söyledim, ama Dilber, “Ben kalayım, bir ihtiyacınız olur belki?” dedi. Ben de ısrarcı olmadım daha fazla.

Arkadaşımla çalışırken, Dilber bize ara ara, çay, kahve, atıştırmalık birşeyler getiriyordu. Arkadaşım saat 22:00’ye doğru çıktı. Ben de Dilber’le çıkacaktım, kendisine, “Siz hazırlanın, çıkalım!” dedim. Ben yazıhanemin kapısını kilitledim. Dilber banyoda üzerini değiştiriyor sanmıştım, arkadaki küçük mutfakta onu üzerinde sadece sutyen ve külotla görünce donakaldım. Elimde çantayla ona bakıyordum. Dilber beni görünce, “Ay Osman Bey!” diyerek elbiseleri ile üzerini örtmeye çalıştı. Bense hemen oradan uzaklaşıp dışarıya çıktım. Dilber’in gün yüzü görmemiş bembeyaz dolgun vücudu sikimi sertleştirmişti. Üzerinde pamuklu beyaz bir sutyenle külot vardı. Koca memeleri sutyenin içinde zor duruyordu, külotu da büyüktü. İri bir kadın olduğundan büyük beden giyiniyordu. Kocası onu bakımsız diye terk etmiş demişti karım, ama bana göre bakımsız bir kadın değildi.

Bir sigara yakmış, Dilber’i bekliyordum. Derken Dilber kapıda göründü. Yüzü kızarmıştı, bana bakmamaya çalışıyordu. Kapıyı kilitleyip kepengi çektim. Birlikte arabaya bindik. Dilber hiç sesini çıkartmıyordu. Ben, “Kusura bakmayın, sizi öyle gördüm. Ben herhalde banyoda giyiniyorsunuz zannettim!” dediğimde, Dilber, “Benim hatam. Kimse yok diye mutfakta giyineyim dedim…” dedi ürkekçe. Onu çıplak görmeme kızmadığını anladım. Evine yakın bir yerde indirdim Dilber’i. “İyi geceler!” diyerek arabadan indi.

Gece karımla altlı üstlü bir sikiş yaşadım yine. Ama bu sefer kuvvet macunu yememe gerek kalmamıştı. Karımı altıma alıp dakikalarca siktim. Bacaklarını belime sıkıca dolamış, kollarıyla sırtımı sarmıştı. Devamlı, “Oğhh, sik beni, oğhh!” deyip duruyordu. Amına sarsılarak boşaldığımda, bütün döllerimi akıttım.

Sabah işe gittiğimde telefonuma Refiye’den bir mesaj geldi. “Bu akşam beni işten alırmısın?” diye yazmıştı. “Olur!” diye yanıtladım. Dilber artık klasikleşen temizliğini yapmak için odama girdi yine. Üzerinde bu sefer aynı etekle beraber kısa kollu bir tişört vardı. Eğildiği zaman tişörtün yakasından sutyeni ve hatta göbeği görünüyordu. Bu kez içinde atlet yoktu. Götü sağa sola löpür löpür sallanıyordu, bunu kasten yaptığına emindim artık. Dilber kendisine baktığımı biliyor, ama ses etmiyordu.

Geçen günkü gibi numarayla kalemi yere düşürdüm. Dilber yanımda domalmış dolabı silerken, eğilip kalemi alma bahanesiyle kalçalarını avuçladım. Dilber birşey olmamış gibi çalışıyordu. Bana döndüğünde yanaklarının kızardığını gördüm. “Başka bir isteğiniz var mı Osman Bey?” dediğinde, “Yok sağ olun!” dedim. Başını önüne eğip dışarı çıktı. Biraz sonra elinde bir Türk kahvesiyle geldi. Kahveyi elinden alıp, “Çok teşekkür ederim, zahmet ettiniz!” dediğimde, “Ne zahmeti, siz isteyin yeter ki!” diyerek çıktı.

Öğle yemeğini yerken Semanur geldi. Annesini ziyarete gelmişti. Yemekten sonra elemanlar mal sevkiyatı için dışarı çıkmışlardı. İçerde dördümüz kalmıştık. Özge yanıma gelip, “Şeyy, ben erken çıkabilir miyim?” deyince, “Hayırdır?” dedim. “Semanur’la biraz gezmek istiyoruz…” dedi. “İşlerini ona göre ayarlayıp çık o zaman!” dediğimde çok sevindi. Semanur bu sırada odama gelip, “Osman abi sana çok teşekkür ederim, Ahmet’le barıştırdın beni, sağ ol!” dedi. “Önemli değil. Birdaha böyle yaramazlıklar yapmayın, yakında evleneceksiniz!” dedim. Semanur gülerek yanımdan ayrıldı.

Semanur’un üzerinde uzun ama dar bir etek vardı. Yürürken kalçaları ve götü iyice belli oluyordu. Onlar çıkınca ben Dilber’le tek kaldım. Elemanlar akşamüstü gibi dönecekleri için, daha yaklaşık 2 – 3 saat vardı. Ben odama girip çalışırken, Dilber de mutfağa geçmiş bulaşıkları yıkıyordu. Aklım dün akşamki görüntüde kalmıştı. Onu yarı çıplak görmüştüm ve bu görüntü aklımdan çıkmıyordu.

Sessizce mutfağa doğru yürüdüm. Dilber ayakta bulaşıkları yıkıyordu. Beni fark etmemişti, işine dalmış, sessizce kendi kendine şarkı mırıldanıyordu. İyice yaklaşınca beni fark etti, “Ay, Osman Bey, korkuttunuz beni!” dedi gülerek. “Öyle bir niyetim yoktu!” dedim. Ayakta durmuş ona bakıyordum. Uzun ve geniş eteğinin içinde götü belli oluyordu, kısa kollu tişörtü kollarını gösteriyordu. Kollarında alınmamış siyah tüyler vardı, neredeyse bir erkek kolu gibiydi sanki. Belki de kocası bakımsız derken bunu kastediyordu.

Dilber bulaşıkları bitirmişti. “İsterseniz bir kahve yapayım?” dediğinde, “Olur, ama kendine de yap!” dedim. Yanakları pembeleşti, kahve yapmaya başladı. Kahveler piştiğinde, “Odanıza getireyim!” dedi. O sırada ben dükkanın kapısını içerden kilitledim, odama geçtim. Az sonra Dilber elinde bir tepsi ile geldi. Birlikte kahvemizi içmeye başladık. Ben koltuğumda, o ise karşı ikili koltukta oturuyordu. Kahvemi bitirince, “Faldan anlar mısın?” diye sordum. “Ay, pek bilmiyorum, ama gene de bakayım!” dedi. Fincanı ters çevirdim, yerimden kalkıp yanındaki koltuğa oturdum. Dilber elinde kahve fincanı ile çekingen bir halde oturuyordu.

Kendi kahvesini bitirmişti, elinden alıp sehpanın üzerine koydum. Koltuğu ortalar şekilde oturmuştu, kalktım ve yavaşça yanına oturdum. Yana doğru kaydı, “Ay Osman Bey, ne yapıyorsunuz?” demeye başlamıştı. “Birşey yapmıyorum! Hem şu bey lafını da bırak, yalnız kaldığımız zaman bana sadece ismimle hitap et!” dedim ve yanağından öpmeye başladım. Tüylü yanaklarına öpücükler konduruyordum. Sol elim koltuğun arkasında kalmıştı, sağ elimi kalçasının üzerine koydum. Eteğinin üzerinden okşamaya başladım. Ses etmeden oturuyor, başı öne bakıyordu. Elimi eteğinin içine soktuğum zaman, bacaklarında ve kalçalarında alınmamış tüyler elime batıyordu. Dilber gerçekten de bakımsız çıkmıştı. Ama yine de dolgun kalçalarını avuçluyordum.

Bu arada boynunu, yanaklarını sürekli öpüyordum. Dilber, “Ay, yapmayın, çok günah, yapmayın!” deyip duruyordu. Onu dinleyecek halde değildim, üzerine çullandım. Dilber ikili koltukta sırt üstü uzanmıştı şimdi. Sol elim sırtında, sağ elim kalçalarında geziniyordu. Yüzünü, yanaklarını, boynunu emiyor, öpüyordum. Kendimi kaybetmiştim sanki. Dilber sadece, “Yapmayın, çok günah, lütfen!” diyor, ama başkaca birşey yapmıyordu. Sol elimi tişörtünün içinden soktum, çıplak vücuduna değen elim onu biraz irkiltti belli ki. Elimi sutyeninin içine soktuğum zaman, koca memelerini hissetmek yarağımı kazık gibi yapmaya yetmişti. Meme uçlarını avuçlayıp, sıkmaya, yoğurmaya başladım. Memeleri hamur gibiydi. Diğer elimse kalçalarında gezinmeye devam ediyordu. Derken külotunu tuttum ve aşağı sıyırmaya başladım. Dilber, “Lütfen Osman Bey, yapmayın, çok günah!” deyip duruyor, kollarıyla bana mukavemet gösteriyordu. O sırada, ‘Cartt!’ diye bir ses geldi. Sıyırmaya çalıştığım beyaz pamuklu külotu Dilber’in altında kalmıştı, ben de çıkartmak için zorlayınca kenarından yırtılmıştı.

Üzerinden doğruldum. Dilber ağlıyor gibiydi, üzerini toparlamaya çalışıyordu. Yüzü kızarmıştı, “Lütfen böyle yapmayın, çok günah. Böyle olmaz!” diyordu. “Peki nasıl olacak? Seninle olmak istiyorum!” dediğimde, “Aramızda nikah olmadan böyle bir şey olmaz! Beni nikahlaman gerek!” dedi. Başka bir şey demeden odadan çıktı. Yarağım pantolonun içinde kazık gibi olmuştu, önüm bir miktar ıslanmıştı. Üzerimi toparladım, kilitlediğim dükkanın kapısını açtım tekrar. Dilber’i kolayca sikebileceğimi sanırken, başımıza bir de nikah çıkmıştı. Yarım saat kadar sonra odama geldi fincanları almak için. Dilber’e, “Şimdi sana nikah mı kıymam gerek?” dediğimde, “Beni istiyorsan evet, o zaman kendimi sana veririm!” dedi.

Akşam arabada Dilber’e, “Biliyorsun ki ben evliyim, nasıl olacak bu nikah işi?” diye sorunca, “Karının bilmesine gerek yok zaten. Namusumu iki paralık edemem ben. Bana imam nikahı kıyarsan o zaman senin karın olurum. Gizli bir nikah yaparız olur biter!” dedi. Onu evinin yakınında indirdim. Aklım karışmıştı. Zaten bir karım vardı, şimdi bir de ikincisi olacaktı. Böyle saçmalık olmaz diyerek Refiye’yi almaya gittim.

İşyerinin önüne gelince Refiye’yi aradım. Refiye ise, “Ben henüz çıkamadım, içeri gelsene!” dedi. İşyerine gittiğimde Refiye dediği gibi halen çalışıyordu. Beraberinde sekreter kız da vardı. Kız mini bir etek giymiş, bana bakarak, sarı uzun ve dalgalı saçlarıyla oynuyordu. Önümdeki dergileri karıştırırken ben de ona bakıyordum ara ara. Refiye bu durumu fark etmişti ki, kendi kendine öksürmeye başladı ve kıza, “Bana bir su getirsene!” diyerek, adeta odadan kovdu. Kız kalkıp gidince, bana, “Neredeyse ağzına düşeceksin kızın!” dedi. “Ne oldu? Kıskandın mı?” dediğimde, “Ne kıskanması? Aman çok da umurumdaydı!” dedi. Belli ki kıskanmıştı.

Orada yarım saat kadar bekledim. Ardından Refiye ile çıktık. Refiye uzun siyah pileli bir etekle siyah bir tunik giymişti. Başını da beyaz bir türbanla arkadan bağlamıştı, yüksek topuklu beyaz ayakkabıları ile salına salına önümde gidiyordu arabaya doğru. Esen hafif rüzgarla birlikte eteğinin altındaki götü sağa sola sallanıyordu. Arabaya bindiğimizde ona, “Çocukların yarın kesin gidiyor mu?” diye sordum. “Sen git sekreterle ilgilen!” dedi. Kahkaha atmaya başladım. Refiye bir süre sonra, “Yarın gidiyorlar! Karına ne söyleyeceksin peki?” dediğinde, “Karımı sen merak etme, ben ayarlarım bir şeyler!” dedim.

Refiye, “Yalvarırım kimseye görünme, zile de basma, geldiğinde beni ara, ben kapıyı açarım!” dedi. “Korkmana gerek yok, merak etme! Hem o kadar korkuyorsan neden benimle birlikte olmak istiyorsun?” dedim. “Senden hoşlanıyorum, seni istiyorum! Kocamdan sonra hayatımdaki ilk erkek sen olacaksın, senden başkasıyla da olmaz!” dedi. Refiye’nin bu cevabı çok hoşuma gitmişti. Sağ elimi eteğinin üzerinden kalçasına attım. Elimi tuttu, elimi bacağının üzerinde gezdirmeye başladı kendisi.

Refiye çok arzulu, şehvetli bir kadındı. Onunla çok güzel bir sikiş yaşayacağıma emindim. Elim dolgun kalçasını hissettikçe yarağım sertleşiyordu. Onu şimdi Sedat’ın evine atmayı ve çatır çatır sikmeyi çok istiyordum. O sırada telefonum çaldı, karım arıyordu. Mecburen elimi Refiye’nin kalçasından çektim, telefonu açtım. Karım, “Nerde kaldın, gelmiyor musun?” dediğinde, “Siz yiyin, benim işim var!” diyerek kapadım telefonu. Refiye ile geçen akşam gittiğimiz alışveriş merkezine gittik. Ama bu kez arabada boşaltamadım onu, etrafta bir hayli hareket vardı. Koluma girdi tekrar, memeleri koluma değiyordu. Birlikte restoran katına çıktık, güzelce karnımızı doyurduk. Yemekten sonra kol kola dolaştık biraz. Bir iç çamaşırı mağazasının önünden geçerken, Refiye kulağıma eğilip, “Ben şuradan alışveriş yapacağım, sen biraz dolaş istersen!” dedi. Götünü sallaya sallaya mağazaya girdiğinde, ben de arkasından bakıyordum.

Tek başıma bir süre dolaştım. Derken telefonum çaldı, Refiye arıyordu, “Benim işim bitti, nerdesin?” dedi. “Bekle geliyorum!” dedim. İç çamaşırı mağazasının önünde elinde iki tane poşetle bekliyordu beni.

Birlikte arabaya giderken, “Neler aldın öyle?” diye sorunca, “Yarın akşam görürsün!” dedi kulağıma. Bu cevap yarağımı sertleştirdi yeniden. Otoparka indik, bu kez etraf sessizdi. Arabaya bindik, elimi hemen eteğinin içine soktum. Çorapsız, süt beyazı kalçalarını avuçladım. Refiye, “Iğh, ımm, biri görecek, ay, yapma!” deyip duruyor, ama aynı zamanda elimi sıkıca tutuyordu. Sağ elimi kasıklarına yaklaştırdım iyice, Refiye geçen akşamki gibi bacaklarını sıkmaya başladı. Elimi yine mengene gibi sıkıştırdı. Refiye kendini kasıyor, “Hığhh, hığhh!” diye hırıltılı boğuk sesler çıkartıyordu. Elim pürüzsüz kalçalarını hissettikçe yarağım tavan yapıyordu. Refiye’nin nefes alışları hızlandı, en sonunda, “Imm, uhh!” sesleri eşliğinde boşaldı. Bacaklarını serbest bıraktığında elimi çektim. Refiye’nin yüzü kıpkırmızı olmuş, dudaklarını emiyordu. Göğsü şiddetle bir inip bir kalkıyordu. Bana, “Beni azdırıyorsun!” diyebildi sadece. Arabayı çalıştırdım, otoparktan çıktık. Onu evine gelmeden indirdim. “Dediğim gibi, gelince beni ara, ben kapıyı açarım!” dedi. “Merak etme!” dedim sadece.

Eve gittiğimde karım bir karış suratla bana bakıyordu. “Nerde kaldın?” diye çıkıştı. “İşim vardı be kadın, ne oldu gene?” dedim. Bozulmuştu, cevap vermedi. Sonra, “Yemek ısıtayım mı?” diye sordu. “Ben yedim, ama meyve varsa getir!” dedim. Birlikte televizyonun karşısında meyve yerken, karım ara ara, “Çok yeme, mideni doldurma meyveyle, gece yatamazsın sonra!” deyip duruyordu.

Yatağa girip uyumaya çalışıyordum ki, karım gene elinde bir tabak kuvvet macunuyla çıkageldi. “Hadi aslanım, ye şunu, belin kuvvetlensin, hadi yiğidim!” demeye başladı gene. Eliyle yedirdi yine, kalanı da parmağıyla sıyırıp ağzıma tıkıştırdı. Boş tabakla gitti, 5-10 dakika sonra odaya geldi tekrar. Karşıma geçip soyundu. Onu çıplak görmek yarağımı sertleştirdi. Üzerimdeki battaniyeyi çekip yere attı. Ben de külotumu sıyırıp çıkardım. Karım üzerimde ters döndü, birbirimize 69 çekmeye başladık. Karım yarağımı müthiş bir iştahla yalıyordu.

Amı vıcık vıcık sulanmıştı daha şimdiden. Dilimi amının içine sokuyor, am dudaklarını vakum gibi içime çekiyordum. Başparmağımı terli göt deliğine soktum, ardından sokup çıkarmaya başladım. Yarağım patlayacak gibiydi. Karım yarağımı boğazına kadar sokup çıkartıyor, deli gibi somuruyordu. Karımın götüne bir iki şaplak attım. Mesajımı almıştı, yarağımı emmeyi bıraktı. Üzerimde doğruldu, yüzünü bana döndü. Dizlerinin üzerine çökerek yarağımı amına hizaladı. Derken yarağım yavaş yavaş amına girmişti. Karım üzerimde yaylanmaya, ileri geri hareket etmeye başladı. Gözlerini kapatmış, saçlarını sağa sola sallayarak, “Iğhh, ığhh, oğhh, aslanım, oğhh!” diyordu. Ellerini göğsüme koymuştu, kendini ileri geri oynattıkça yarağım amına taşaklarıma kadar girip çıkıyordu. Kontrol karımdaydı. Karım ilk evlendiğimizde sikiş konusunda bilgisiz, içine kapanıkken, şimdi tamamen kendisi her şeyi kontrol ediyordu.

Memeleri aşağı yukarı sallanıyordu. Onları avuçladım, yoğurmaya başladım. Karımın inlemeleri çoğaldı, nefes alışları hızlandı. Kısa süre sonunda boğuk sesler eşliğinde boşaldı. Bense henüz boşalmamıştım. Karım üzerimde yarı baygın yatarken göt yanaklarını avuçladım sıkıca. Alttan amına var gücümle pompalamaya başladım. Karım, “Ağhh, ağhh, oğhh!” demeye başlamıştı yeniden. Yarak darbeleri onu kendine getirmişti. Alttan amına pompaladıkça kasıklarım tombul göt yanaklarında şiddetli sesler çıkarmaya başlamıştı. Memeleri ağzımın kenarına geliyordu. Onları koparacak gibi dişlemeye, emmeye başladım. Yarak darbelerim karımı üzerimde hoplatıp duruyordu. Karım vahşi bir atın üzerindeymiş gibi sallanıyordu. Bir eliyle yataktan destek alırken, diğeriyle memelerini ağzıma emmem için sunuyordu adeta. Saçlarını savurup duruyordu. Vücudum sarsılmaya başladı, “Ağhh, oğhh!” sesleri eşliğinde deli gibi boşaldım.

Amından çıktığım zaman, karım üzerimden kayıp yanıma düştü. Baygın gibiydik ikimiz de. Dakikalar sonra kendimize geldiğimizde birbirimize sıkıca sarıldık. Karım, “Yiğidim, erkeğim benim, beni hep böyle sikmeni istiyorum!” dediğinde dudaklarına yumuldum. Kanatırcasına emdim, ısırdım. Dilimi ağzının içine soktuğumda, karım dilimi biberon gibi emiyordu. Bir süre sonunda karım, “Benim uykum geldi!” dedi, kalkıp geceliğini giyindi. Ben de külotumu giydim. Birbirimize sarılarak uyuduk. Aslında uykum yoktu, karımı yeniden sikmek istiyordum, ama ertesi gün Refiye’yi sikeceğim için gücümü çok harcamamam gerekiyordu…

Devam edecek

ALINTIDIR…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çınarın Hikayesi, Bölüm – 20

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çınarın Hikayesi, Bölüm – 20
Çınarın Hikayesi

Çınarın Hikayesi 7 Kardeş, Ablam Nalan (20)

Kız yataktan kalktı., ayakta bile güçlükle durabiliyordu. Yalpalayarak jakuziye
doğru gitti. Jakuzinin kenarından tutunup destek alarak, kıçının yarısını
jakuzinin kenarına koyarak derin bir nefes aldı. Jakuzi fokurdayarak suyla
dolmaya başlayınca, dönerek yatağa doğru gelirken, ablam kıza bakarak
., yaaa küçük fahişe, artık bu sikişini ömrün boyunca unutmazsın deyince,
hep birlikte gülmeye başladık.

Ablam Türkçe konuştuğu için kız ne olduğu anlamamıştı. Ama bize bakarak
o kadar tatlı tebessüm ettiki, kollarımı ona doğru açarak gülünce, birden
canlanarak koşup üzerime atlayınca, sarmaş dolaş yatağın üzerinde yuvarlanıp,
öpüşmeye başladık.

Kızla birbirimize koala gibi sarılarak alt alta üst üste yatakta sevişiyorduk.
Bir ara duvardaki saate baktığımda, Saat‘in dörde geldiğini gördüm. Kendimi
sırt üstü yatağa bıraktığımda, kızda yanıma uzanmıştı. Hepimiz ölü gibi yatağın
üzerine yıkılmıştık. Ama her ne hikmetse, herkes bir şekilde birbirine sarılıp
öpüşüyordu. Birbirimize doymuyorduk adeta. Benimde gerçekten hiç halim
kalmamıştı. Ama yinede kızları öpüp mıncıklamaya doyamıyordum…

O kadar oynaşınca sikim yine kalkmıştı. Kıza adın ne demiştin diye sorduğumda,
Hanna diye güldü. Dudaklarına yapışıp hanna sen çok ateşlisin dedim. Kırıtarak
biliyorum ne yapayım, benim yapım böyle dedi. Hanna öğrencimisin? Kız hayır
ben liseden sonra evlendim, Sonrada burda çalışmaya başladım dedi. Ben ne
sen evlimisin, dedim hayretle. Kız evet ama problem yok. Kocam çok saf biridir,
böyle bir şey yapacağım ne aklına gelir. Nede ihtimal verir.

Kocam otelin mutfağında çalışıyor, kendisi otelin aşçılarından biridir deyince.
Bu otelmi..! dedim. Kız evet dedi. Ablamla alevnaz bize bakarak gülüyorlardı.
Alevnaz anlaşılan kocan seni çoktandır sikmemiş deyince, hanna evet önceleri
her gün sevişirdik., Ama son zamanlarda ayda bir iki sefere düştü. Ablam maden
kocanı sevmiyosun ayrıl dedi. Kız yok kocamı seviyorum ayrılmam deyince,
ablam gülerek türkçe konuşarak, kız kocasını boynuzlayıp sonrada seviyorum
diyo. Bu nasıl sevgi anlamadım. Demekki aldatmak bunlarda normal dedi.

Alevnaz hannaya sana samimi bir soru sorabilirmiyim dedi. Kız tabiki çekinme
sor dedi. Şimdiye kadar kaç kere kocanı aldattın dedi. Kız gülerek bu ilkti dedi.
Alevnaz demekki fırsatın olmadı dedi. Kız gülerek yok burası otel bir sürü insan
geliyor, kimisi para teklif ediyor. Kimisi kocanı bırak gel sana lux bir hayat sunayım,
yani ihtimaller her zaman var. Hem aldatmak istesem, kocamla her diskoya
gittiğimde şarhoş olup sızar mutlaka. İstesem kocamı istediğimle aldatır,
istediğimle yatardım.

Ama yapmadım çünkü istemedim. Ama sizi ilk gördüğüm andan itibaren sizinle
birlikte olmak istedim. Bunun için herşeyi yapardım. Bunu çok istedim. Alevnaz
kıza bakarak ”en çok kimi istedin ”? Hanna, hepinizi, Hepiniz öyle uyumlu öyle
sexi,öyle naziktinizki. Belki biriniz eksik olsa, bütün yaşananlar yaşanmayacaktı
ble, kim bilir.dedi. Ama etkinizin altına giren, inanın o an köleniz gibi size itat eder.
O derece yani dedi.

Ama inanın yaptığımdan hiç pişmanlık duymuyorum. Hayatımdaki en güzel saatleri
daha doğrusu ”hayatımın sexini ” sizin sayenizde yaptım.. Bunun için hepinize
teşekkür ederim dedi.

Sonra benim gitmem lazım, siz jakuziye geçin, bende çarşafları değiştireyim.
Sonrada jakuziyi temizlerim dedi. Ablam öyle yağma yok, sende bizimle birlikte
jakuziye gireceksin, seninle işim daha bitmedi dedi.

Hepimiz jakuziye girince, yine birbirimizi okşayarak yıkamaya başladık. Ablamla
alevnaz, hannayı ortalarına alarak her tarafını sıkarak, öperek, okşayarak doruklara
çıkartıp, jakuzinin içinde bağırta, bağırta orgazm ettikten sonra,. Kıza, şimdi gönül
rahtlığıyla, hayatının Sexi Plus oldu… Umarım içinde O gün keşke şunuda
yapsaydım dediğin birşey kalmamıştır, dedi gülerek. Kızın kıçına vurarak
gönderdiklerinde, Kız yatağın çarşaflarını değiştirmeye giderken, hala arkasına
dönüp, dönüp bakıyordu…

Ben her tarafım ağrıyo deyince, ablam., al bendende o kadar dedi. Alevnaz,
vallahi benimde hiç halim yok., adım atacak halim kalmadı dedi.

Ben merakla vallahi kızlar bu gün rekor kırdınız, Orgazm üzerine orgazm yaşadınız
deyince, ablam kollarıyla bana sarılarak, dudaklarımdan öperek, hepisi senin sayende
aşkım dedi. Ben, asıl senin sayende prensesim dedim. Alevnazın yine gözleri
dolmuştu, ablam kolunu açarak, gel kız zilli diyerek çağırınca, ablamın boynuna
sarılarak, ya ben sizi yanımdayken özlüyorum, bundan sonra hayatıma nasıl devam
edecem dedi…

Ablam üzülme herşeye bir çare bulunur sen şimdi tatilinin tadını çıkarmaya bak
dedi. Hannah çıkabilirsiniz deyince, hepimiz ilk defa hayluyla kurulanıp yatağa geçip
uzandık. Çarşaflar tertemiz mis, üzerimize bir ağırlık çökmüştü. Ben ablama,
ablacım deyince, ablam söyle aşkım dedi. Bu gün çok harika bir gün geçirdik
deyilmi dediğimde, sarılarak evet aşkım, gerçektende harika bir gündü dedi.

Size bir sorum var kızlar ama gülmek yok, sırf merak ettiğimden soruyorum dediğimde,..
Ablam sor aşkım. Sen bu gün kaç ker orgazm oldun dediğimde, ablam oyyyy vallah
iyi soru. Alevnaz sen dedim. Alevnaz ben altıdan sonra saymayı bıraktım dedi.
Ablama bakarak kafa sallarken, Ablam bilmiyorum aşkım öyle çokki, dinlendikten
sonra sakin bir kafayla sayarım belki dedi, dudaklarımdan öperken…

Ablama sex shoptakileride say unutma deyince, alevnaz ne sexshopu dedi. Ablam
birden canlanarak, yatağın üstünde bağdaş kurarak, şimdi anlatmayla uğraşamam,
gel dedi. Ablam bana, Aşkım telefon nerde dedi. Ben telefonu almaya giderken,
hanna domalmış jakuziyi silerken, o harika kıçını gözümün önünde öyle bir sallıyorki,
birden amının tadı aklıma glerek, ağzımı sulandırırken, kokusu içimin titremesine
sebep oldu…

Anlaşılan bunu uzunca bir zaman unutamayarak hatırlayacaktım, şimdi olduğu gibi.
Hatırladıkcada tüylerim diken diken olacaktı., Arkasından sessizce giderek kıçından
yakladığım gibi havaya kaldırdım. Hanna önce korktu., Sonra beni görünce gülerek,
kırıtırken civeyle sen miydin dedi. Hannayı jakuzije doğru domaltarak kafamı kıçına
gömerek şapırdata şapırdata yalayarak tadına bakarken,. Kıçını iki elimle ayırarak,
göt deliğini dilimi değdirmemle, hanna ıhhhhh diye inledi. Her tarafını yalıyor aşağıya
inerek am dudaklarını somuruyordum.

Ablam aşk olsun çınar biz burda seni bekliyelim sen orda küçük fahişeyle fingirde
diye, söylenerek telefonu almaya gitti. Kızın elindeki bezi yere atıp, yeter bu kadar
diyerek, kızı kucakladığım gibi ablamların yanına, yatağa götürüp, attım yatağın
üstüne…

Sonra ablamın boynundan öperek, prensesim benimi kıskanmış deyince, ablam tabi
kıskanırım., Ben burda heycanlı, heycanlı bir şey anlatıyorum, sen kızı görünce
bizi nerdeyse tamamen unutuyosun dedi,. Sitem ederek. Bende aşkım kızın götünü
öyle domalmış görünce dayanamadım, ne yapıyım deyince. Ablam madem öyle,
al bak istediğin kadar, oda göt., buda göt, diye, önümde domalınca, kafamı ablamın
kıçının arasına sokarak, yalamaya başlayınca, ay ayyy dur, deli diyerek kikirdedi.

Ablamın sex shopta kaydettiğim videoyu açınca,. Hanna zıplayarak ablamın diğer
yanına gecerek videoyu izlemeye başladı. Alevnaz meraklı gözlerle seyrederken,
hayretle büyüyen gözlerini ablama dikerken, ayyy inanmıyorum sana, bu sensin
deyince. Ablam evet kameramanımda çınar deyince. Alevnaz ablama iyice sokularak
izlemeye devam etti… Ablam yaşadığı anları ballandıra ballandıra kızlara anlatırken
aldığı zevk, gözlerinden okunuyordu…

Ablamla beraber otelin lobisine indiğimizde, Saat beşe geliyordu,. Koruma bizi
görünce ayağa kalkarak yanımıza geldi. Ablam hazırsan çıkalım dediğinde.
Korumamız buyurun efendim diye eliyle otelin çıkışını gösterdi. Ablamla yürürken
bacaklarımda derman kalmadığını anladığımda, ablama vallaha otele kadar
yıkılmadan gidersem ne ala dedim., Ablam al bendende o kadar dedi.

Dönerek korumaya el ettiğimde. Hızlıca yanımıza geldi. Senin adın neydi diye
sorduğumda. Ocak dedi. Hımmm dedi ablam değişik güzel isim. Ben otelde diye
başlayınca, ocak çınar bey sizin özel hayatınız sorgulamak benim ne haddime.
diyerek noktayı koydu.

Şimşeklerin sadakatle bağlı olduğu tek aile sizink**ir. Sadakatimiz yanlızca sizedir.
Ya babam dediğimde. Ocak bu kurallar, 6 kuşak önce büyük dedelerinizden biri
tarafından konulmuş. Şu anda tek hesap vereceğimiz merci babanızdır. Ama oda
böyle bir şey sormaz. Bende demek o yüzden bütün korumaların kolunda şimsek
dövmesi var dedim. Oda dikkat ederseniz, diye kolundaki dövmeyi göstererek,
şimşeğin ucu alt tarafından yıldırıma bağlı dedi. Yani size…

Ben senelerden beri gördüğüm dövmenin anlamını daha yeni öğreniyordum.

Ben soran olursa sen yinede, çarşıyı gezdik felan dersin deyince, gülerek tebessüm
etti. Otele geldiğimizde kulaklarımız donmuştu. Ben ablama vallaha ben gidip, akşam
yemeğine kadar yatacam dedim. Ablam bende dedi.

Telefonum çalıyodu sanki kafamın içinde. Yok ya gerçektende çalıyodu.Yatakta
doğrulularak, gözlerimi açmaya çalıştığımda saate baktım sekiz olmuştu. Kütük gibi
yattığım gibi uyuya kalmıştım. Baktığımda arayan elif ablamdı. Efendim dediğimde
aşkım nerde kaldın dedi. Ne var,. ne oldu dediğimde, babam gelmek üzere sen hala
yemeğe gelmedin deyince, yataktan fırlayarak tamam abla hemen geliyorum…

Gercektende uçarak gitmiştim otelin restaurantına. Babam hala gelmemişti. Herkes
cıvıl cıvıldı nedense. Bir tek nalan ablamla ben bitik durumdaydık. Annem hayrola
sizin neyiniz var deyince, herkes bize baktı. Ben ya anne bütün gün gez, gez her
tarafım dökülüyo deyince, Annem ayyy ben kıyamam oğluşuma diyerek şapur şupur
öpmeye başlayınca hiç ses çıkarmadım. Normalde yapma ya şunu diye terslerdim,
ama annem inadına devam ederdi.

Yok yok bu gercektende çok yorulmuş, baksana benimle uğraşacak hali bile
kalmamış deyince. Sultan abla gülmeye başladı. Bende sultan teyze masaj
nasıldı. Çek gençleri masajı iyi yapıyorlarmış, doğrumu deyince herkes gülmeye
başladı. Annem sen nasıl konuşuyosun öyle diye bana çıkışınca.

Ben devam ederek, Sultan abla umarım her yanını çürütmemişlerdir dedim.
Annem sen arsızlığı iyice ele aldın diye bana söylenirken. Sultan abla vallaha
bu güne kadarki mesaj yapanlardan bin kat daha iyiydi dedi. Bende yani hemfikiriz
çek delikanlılarının mesajı iyi yaptığına deyince, masadakiler gülmekten kırılmaya
başladı.

Babam gelmiş yemeğe başlamıştık. Babam nasıl geçti gününüz diye ortaya
konuşunca, herkes şöyle iyiydi böyle iyiydi diye anlatmaya başladı. Benim
yarında işlerim var herkes halinden memnunsa sorun yok deyince, herkes
yok babacım hatta süper olur felan dedi. Babacım herşey yolundamı diye
sorunca bana bakarak güldü. Sonra göz kırparak iş güç ne olacak oğlum dedi.

Elif ablam baktım bana birşey soracak. Ben hemen, eee abla sizin gününüz
nasıldı deyince, hemen anlatmaya başladı. Nalan ablam kolumu çimdikleyerek,
sen ne ara bu kadar uyanık oldun diye kulağıma fısıldadı. Baktım elif ablamın
susacağı yok. Anneme ayşe sultan sen neler yaptın, zeynep ablamla bütün gün
deyince, hiç ne olsun diyerek gülüp alışveriş felan işte dedi.

Sabahleyin kahvaltyı yapıp otelin lobisinde toplandığımızda. Annem gurupları
değişmek isteyen varmı diye sorunca, kimseden çıt çıkmadı. Tamam o zaman
akşama kimse geç kalmasın dediğinde. Ocak arkamızda biz önde çarşıya doğru
giderken, ben durup abla bi yerde oturalım, senle konuşalım dedim. Tamam aşkım
dedi. Alışveriş merkezinde bir kafeye oturduğumuzda, Ocak yine köşede bir
yerde masaya oturup, uzaktan bize bakıyordu…

Yaş pastayla, kafe söyledik. Dedim ablacım seninle kouşacam ama kesin bana
kızıp köpüreceksin. Ablam aşkım sıkma kendini neymiş şu önemli mesele dedi.
Bir bir şirin ve selvi ablayla aramda gecenleri ablama anlattım. Ablam ağzı açık
dinledikten sonra, şapur şupur beni öperek, gülmeye, başlayınca, Ocağın bize
bakarak tebessüm ettiğini gördüm. Çok sert demir gibi mizacı olmasına karşın
kanım ısınmaya başlamıştı bu adama.

Ablam bak sen şu zillilere diyerek durup durup gülüyordu. Annemle aramda
geçenleri söyleyip, söylememekte bir türlü karar veremiyordum. Ama anneme
kimseye söylemeyecegime dair verdiğim sözden dolayı,ablama söylememeye
karar verdim.

Ablam gülerek yanağımdan öptü sonra peki nasıldı dedi. Ben ne nasıldı deyince.
Dur önce kiminle dedi. Sonra yok şimdi deyil bunları sonra konuşalım, başka bir
şey varmı dedi gözlerimin içine bakarak. Bende var dedim. Ablam yok artık deyince,
ya abla, hani şu oteldeki temizlikçi kız deyince, ablam hanna dedi. Ben yok ya
bizim oteldeki ”Vera” dedim. Bak sen şuna ya dedi. Çucuk mocuk diyoruz ama
sen maşallah önüne geleni skip bırakmışsın…

Ben gülerek yok daha sikmedim ama bu gün buluşup duruma göre bakacaz
dedim. Ablam nerde dedi. Bende bilmiyorum dedim. Sen şunu baştan anlat
deyince. Hepsini anlatıp kızla bugün öğlen yemekte buluşup yemekten sonrada
duruma göre artık dedim. Ablam tamam gidelim deyince, sendemi gelecen dedim.
Ablamda o kız sana, otelin koridorunda baktığında anlamıştım dedi. Ama bu kadar
çabuk kızın seni ayartacağına ihtimal vermedim dedi.

Ablamla hastanede tanıştığım asaf amcanın sekreterinin kızı filize kadar herşeyi
anlattım. Ablam vay anasına ya biz 21 yaşına kadar kendimizi parmaklaya
parmaklaya ne hale geldik. Çocuk daha 16 da önüne geleni sikiyo dedi. Sonrada,
Teşekkür ederim aşkım bana güvenip bütün bu olanları anlattığın için dedi. Ablacım
seni gercektende ne kadar sevdiğimi iyice anlamışsındır artık dedim.

Seninle herşeyi paylaşıyoruz ve güzel zevkli zamanlar geciriyoruz dedim. Ama
merak ettiğim bazı konular var., mesela alevnaz dedim, Onunla beni mutlu etmek
içinmi seviştin yoksa gercektende istediğin içinmi.? Ablam aşkım, ruhum, seninleyken
yaptığım her şeyden çok zevk alıyorum. Mesela sexshop‘ta sen olmasan öyle bir yere
hayatta giremezdim. Hele tanımadığım erkeklerin siklerine saldırarak onları bir, bir
boşaltmak,. Böyle bir şeyi rüyamda bile göremezdim. Ama senin yanında her şeyi
yapabilecek gücü ve cesareti buluyorum kendimde.

Şimdi sen söyle sende zevk almadınmı benimle birlikte orda.? Bende aldım
ablacım, hemide çok zevk aldım dedim.

Ablama bak gördünmü sikimi yine kaldırdın,. Bunu ben şimdi nasıl indirecem diye
gülünce, ablam nerdeyse dudaklarıma yapışacaktı son anda çark edip yanağımdan
öptü.

Sonra kızla kaçta randevun dedi. Ben saat birde dedim. Nerde dedi. Telefonu
çıkartıp, garsona adresi sorduk. Neyseki yakınlarda bir yerdi. 15 dakikalık yol.

Birazda çarşıda dolaşıp, Vltava nehrinin hemen yanında beş yıldızlı ufak bir
otelden bir oda kiraladık. Ben işi sağlama almak istiyordum. Eğer kızla
buluşursak hiç ortalarda dolaşmadan, kızı otele atmak istiyordum. Ablamla
lobide birer çay içip, kızla buluşmak için kızın okuluna gittik. Kıza mesaj attım
geliyorum diye.

Fakülteye yakın ufak ve sevimli bir restauranta geldik. İçerde taştan yapılma
büyük bir fırın vardı. Aynı bizim pidecilerdeki gibi. Ama bu firin birz daha yuvarlaktı.
Girdiğmizde içerisi cıvıl cıvıl, öğrencilerle doluydu. Sonunda kızı gördüm., Kız beni
görünce elini havaya kaldırarak, buraya diye bayağı sevindi. Yanında üç tane kız
daha vardı. Vera yanımda ablamı görünce morali biraz bozuldu. Korumamız boş
yer olmadığından, üç masa kadar yanımızdaki, yüksekçe bir masaya oturdu, tam
karşımızdaydı.

Vera arkadaşlarını tanıştırdı. Bizde kendimizi tanıttık. Herkes pizza söyledi.
Pizzaların gelmesini beklerken, bayağı muhbbeti ilerlettik. Hepisi turizm ve otelcilik
öğrencileri olduğu için, ingilizceleri ileri derecedeydi. İlk defa o zaman, Çek kızlarının
bizim Türk kızlarına hiç benzemediğini farkettim. Ben ne merak ettiğimi soruyordum
onlara., Onlarda gayet normal hiç utanmadan, sıkılmadan cevap veriyorladı bana.

Tabi benim sorularım hep sexle ilgili olduğu için, her cevaptan sonra katıla katıla
gülüyorduk. Onlarda ablama soruyorladı. Ablam cevapladıkca şaşırarak bakıyorlardı.
Öyle neşeyle eyleniyordukki , yan masalardan kızlar bana, Türko diye laf atmaya
başlamışlardı.

Ben sonunda kızlara içinizden kim benimle yatmak ister diye makarasına sorunca,
kızların hepsi el kaldırınca., Ablamın bayağı bozulduğunu kızlar görünce, korkma
almayız elinden sevgilini., yanlızca sikişeceğiz diye bide üstüne üstlük ablamı teselli
etmeye çalışıyorlardı.

Yemeklerizi yedikten sonra, hesap için masaya gelen garson kıza hesap ne kadar
dedim. Kız ne vardı sizin dedi. Pizza dedim neyli dedi. Bende sana ne neyliyse neyli
dedim. Sonra ablama dönerek şuna bak ayrıca bide kıza, yediğimizin hesabını
verecez dedim.

Sonra kıza dönerek,hesap ne kadar dedim. Kız neyli olduğunu söylemezseniz
nerden bilecem ne kadar tuttuğunu dedi. Baktım herkesin elinde para ödemek
için bekliyor. Bende jeton düştü, alman usulü herkes kendi yediğini ödeyecek.
Ben kıza hepsi ne kadar deyince. Kız masanın adisyonunu alıp tek tek hesapladı,
Şu kadar diye adisyonun altına yazdı.. Bende hiç çek parası yoktu. Dedim euro
ödeyebilirmiyiz.

Kız zaten bana ayar olmuştu, döviz bürosunamı benziyorum deyince. Bende
kusura bakmayın deminki kabalığım için., Arkadaşlar benim misafirim hesabı
o yüzden ben ödeyecem dedim. Hepsi birden itiraz ederek olmaz felan demeye
başladılar.

Yan masada durmadan laf atan iki kız vardı. Onlarda yakışıklı bizim hesabıda
ödesene diye şakayla karışık laf atınca bende, O masayıda ben ödeyecem dedim.
Kız ben şefi çağırıyorum diye gidince. Adisyonu alıp şöyle bir yuvarlak hesap
yapınca, koca masa yandak**e dahil otuz euro felan tutuyodu.

Kız şefle birlikte gelince içeri baktım nerden baksan 60 kişiye yakın öğrenci var..
Pizzanın tanesini iki euroya yakın tutuyor. Öğrenci uğrak yeriydi mekan. O yüzden
pahalı bir yer deyildi. Aklıma o an süper bi fikir gelince gözlerim parladı. Ablama
türkçe, aksiyona hazırmısın dedim. Ablam ne var aklında deyince sen hazır ol ve
beni dinle dedim. Hepsi öğrenciydi onlara güzellik yapmanın tam zamanıydı.

Sandalyenin üzerine çıkarak., Herkes beni dinleyebilirmi dedim. Öyle deyince bütün
masalar bana dündü. Ben dedim yanımdaki bu güzel bayanla iddiaya girdim. Ablamı
göstererek. İddia şu, masalardaki herkes bir dakika boyunca dudaktan öpüşürse bütün
herkesin hesabını ben ödeyecem deyince, herkes ıslık çalıp alkışladı. Ama içinizden biri
bile öpüşmezse herkes kendi hesabını kendi öder dedim. Varmısınız iddiaya dedim.

Millet alkışlayarak varız dedi. Ablama ayağa kalk telefonuna kaydet bu anı dedim.

Kızlardan biri bizim masamızın hepsi kız dedi. Bende daha önce hiç kızla öpüşmedinmi
diye sorunca kız hayır dedi. Bende iyiya bu ilk öpüşmen olur daha heyecanlı deyince
millet gülerek alkışladı.

Ben Veraya eğer öpüşmezseniz, bu millet sizi döverek dışarı atar., haberiniz olsun
deyince gülerek sen orasını merak etme dedi.

Ben herkes anladımı…. Hazırmıyız diyerek…. Iddiayı başlattım. , Restaurantta herkes
birbiriyle öpüşmeye başladı. Ablamla herkesi telefonun videosuna kaydederken, baktım
birileri beni ve ablamı aşağı çekerek öpmeye başladı.

Sonunda millet alkışlayarak zaferlerini kutladılar….

Tekrar sandalyenın üzerüne çıkarak., Arkadaşlar bütün herkesin hesabını ben
ödüyorum, dediğimde,, ıslıklar ve bravoolar havalarda uçuştu.

Patron beş dakika sonra gelip upuzun fişi masaya bırakınca, Çek parsıyla 5270 krone,
öğrenciler heman hesabı euroya cevirdi. 230 euro. Ben adama 250 verdim. Dedim
20 euro garsonun bahşişi. Herkes alkışladı. Çıkan masamıza gelip Tşk edip gidiyo.
Ablam yanağıma yapışıp., Aşkım seni seviyorum diye şapur şupur öpünce. Masadaki
kızlarda yanaklarımdan öpmeye başladı. Baktım Ocak bize bakarak nasıl gülüyo…

Kafe biraz boşalmaya başlayınca Ocak yüksek masada sap gibi meydana çıktı.
Ocak devamlı bizim masaya baktığı için kızlar aralarında konuşup gülüşüyolar.
Ama kızlardan biri öyle bir bakıyorki sanki çocuğu yiyecek. Aralarında konuşuyolar.
Kız kalkıp ocağın masasına gidip konuştu. Sonra acayip hayal kırıklığıyla geri geldi.
Ben ne oldu hayırdır deyince.

Ya Almanmış, benimde almancam hiçy ok bi şey anlamadım dedi. Ablamla güldük.
Halbuki Ocak‘ın hemi almanca hemide ingilizcesi vardı. Bende kıza yatakta zaten
konuşmayacaksınızki dedim.

Kızda Ocak‘a bakarak iç çekerek, bi gidebilsek yatağa kadar, gerisi kolaydı zaten
deyince. Hepimiz gülmeye başladık.

İstermisin sana ayarlayım dedim. Kız sevinerek gerçektenmi dedi. Sonra nasıl dedi.
Almancan varmı. Bende sen orasını merak etme ben ayarlarsam çocuğu nereye
götüreceksin deyince… Kız eve tabiki dedi saf saf. Bende direk yatak diyosun yani
dedim. Kızda iç çekerek evet ya şuna baksana nasıl yakışıklı.

Masadan kalkarak ocağın yanına gittiğimde ayağa kaltı hemen. Ben otur işaret
yapınca önce anlamadı. Sonra kolundan tutarak oturttum tekrar. Abi dedim kaç
yaşındasın. 24 dedi. Abi bak benden sekiz yaş büyüksün. Kız ayağına kadar geliyo
sen kızı geri göderiyosun dedim.

Çınar bey ben buraya eğlenmeye gelmedim dedi. Ben biliyorum. Ama hiçmi içine
oturmadı kızı geri yollayınca, bide kıza almanım demişssin. Gülerek yok yanlızca
almanca konuştum. Almanım demedim dedi.,,

Bak abi şimdi burdan kalkacaz bereber bu gün öğlen gittiğimiz otele geldiğimizde
al kızı çık odaya.., Bak ben yanındaki kızı çoktan ayarladım. Otelde odam zaten
hazır. Ama çınar bey dedi. Bak ocak abi zaten dışarda değiliz ha aşağıda lobide
beklemişsin ha odada dedim. Ben çıkmadan yarım saat önce seni arar haber veririm
dedim.. Abi bu olanlar her zamanki gibi yanlızca seninle benim aramda…

Masaya geri geldiğimde kız merakla ne dedi. Bende vallaha çok naz yaptı. Kabul
edecek ama bir şartı var dedim. Kız merakla neymiş dedi. Seni ve yanındaki kız
istiyo, ikinizi birden sikecekmiş yoksa kabul etmiyor deyince, Ablam gülmeye başladı.

Kızlara dedim benimle kim otele gelmek istiyorsa , kalkın gidelim fazla zamanımız
yok dedim.. Baktım hepiside gelmek istiyo. Hadi o zaman deyince,. Ablamı aldım
koltuğumun altına biz önden ocak her zamanki gibi hemen arkamızda bizi izliyo.
Kız öbür koluma giren.,Veranın yanından bana kafayı uzatarak, gercektende bizi
takip ediyo ne dedin dedi. Bende sen orasını merak etme ben herşeyi ayarladım.
Kız sevinçten resmen çocuk gibi zıplamaya başladı.

Ablama, görüyomusun abla bizim kızlar olsa cocuğa kırk takla atlattırır. Burda
kızlar kırk takla atıyo cocuk için. Ablamda vallaha haklısın bu çek kızları bayağı
tehlikeli dedi. Bende gülerek kıskandınmı yoksa dedim. Ablam aşkım ben bu gün
göreceğimi gördüm. Bunlar rahat millet hemide cok rahat dedi.

Bende ablama ablacım bu ocak abiyede iyi oldu adam kaç gündür peşimizde
deyince. Ablam aferim bunu gerçekten iyi düşündün dedi. Ablama yine üçlümü
yapacağız yoksa dörtlümü dedim gülerek. Sen Veranın yanında
başka kimi istersin deyice, şu arkadaki sarışını dedi. Sonra bana dönerek,
Ama aşkım bütün kontrolü bana bırak. Onlarla önce ben sevişmek istiyorum.
Bunun seni azdırdığını biliyorum dedi. Bende emrin olur sultanım dedim.

Otele gelince lobide oturun ben geliyorum dedim. Resepsiyona gidip bizim
odanın yanındaki odayıda tutmak istiyoruz dedim. Sonra her oda için meyve
tabağı ve ikişer adet şampanya dedim hemen odaya yollayın dedim.

Kızların yanına gelmeden ocak abiye oda kartını verip. Abi saat şu an iki
üç saatin var, beline kuvvet diyerek omuzuna vururken. Ocak abi bak bütün
sırrımızı biliyosun, ablamın lezbiyen olduğunu babam öğrenirse senide beni
duman eder dedim. Bekle önce biz çıkalım sonra sen çıkarsın…

Ocak çınar bey size söylemiştim sizin özel hayatınızn mahremiyetini sorgulamak
bize düşmez dedi. Bende sana güveniyorum dedim. Sonra ablamla iki kızı alarak
odaya çıkarken dönüp baktığımda.,Diğer kızlar ocak abinin yanına gidiyorlardı.

Verayla kız arkadaşı anna odaya girince, Manzara harika diye camın kenarına
gidip dışarıya baktılar. Oda direk Vltava nehrine bakıyor. Burdan karşı kıyı olan
yeni prağ trafına baktığımızda havanın soğukluğu belli oluyordu. Vltava nehri
prağı eski prag yeni prag diye ikiye ayırmıştı. Ama odanın içi sıcak ve komforluydu.

Vera manken gibi kızdı. Ama anna hafif topluca ,hani derlerya ele gelen cinsten
ayne öyle sarışın güzel bir kızdı. Kapı çalınca sormadan açtım. Yanılmamışım
oda servisi gelmişti. Kocaman bir meyve tabağı ve şampanyalarımız gelmişti.
Adamın bahşişini verip yolladım.

Şampanyalardan birini açıp bardaklara doldurup, kızlara uzatarak hadi kızlar
şerefe dedim. Hep birlikte kadehleri kaldırarak, kafamıza dikince kızlar hemen
havaya girmişlerdi.

Ablam annaya sarılarak, ağzıyla tempo tutarak dans etmeye başladı. Odanın
içinde bir oyana bir bu yana dans ederek veranın yanına gelince, kolarını
uzatarak aralarına almıştı. Sonra ablam bir verayı öperken birde annayı öpmeyi
ihmal etmiyordu. Kızları bir öpüyor bir gülüyordu. Ablam annayı öperken kızın
göğüslerini sıkmaya başlamıştı.

Sonra kendi üstündeki kazağı çıkararak havaya atıp bir çırpıda çıkardığı sütyenini
bana fırlattı. Kızlar birbirlerinin üstündeki elbiseleri çıkarıyorlardı. Kızlar çırılçıplak
karşımdalardı. Ben tekli koltuğa oturmuş onları izlerken, kızlar yatağın üzerine
çıkarak sevişmeye başladılar. Sikim kazık gibi olmuştu.

Derken kapı güm, güm, güm vurmaya başladı..!

Kızlar ürkerek birbirlerine bakarken., Ben ayağa doğru kalkıp kapıya giderken,
ablam sakın kapıyı açma hemen Ocağı çağır dedi. Bende abla hemen panik yapma
diyerek, gözleme deliğinden dışarı baktığımda..!

Devam edecek…
yorum ve beğenilerinizi bekliyorum…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

les atiye 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

les atiye 2
herkese slm size ucakata tanistigim japon olgun kadinla yasadigim animi yazmistim les atiye 2 devam ediyim kendi odama gelmis dusumu alip cikmistim nagihan da ee anlat nasildi ne anlatiyim kiz hayatimin en guzel saatleriydi diye cevap veriyordum biliyorum kiz zaten her yyerini moratmis nasil basladiginizi soruyorum size anlatigim gibi nagihanada anlatim baya etkinenmisti ama beli etmek istmiyordu nagihandan beklenmedik bir sekilde waww waw demeye basladi kalkip lavobaya gitti bende uzerimde bornozu cikarim kirmizi kilodumu giyip kirmizi sutyenimi takip saks mavisi mini elbisemi giyindim lavobadan cikan nagihan hayirdir kiz nereye oyle hazirlaniyorsun hadi sende hazirlan ben baya aciktim asagi inip biseyler yiyelim eet haklisin bende baya aciktim nagihanda kendine biseyler bakarken ne giyinecek diye bende sacimi kurulayip hafif fon cektikten sonra makejimi yapiyordum ben hazirdim nagihanin hazilanmasini bekliyecektim ucu sivri cizmemi giyindim ve tam olak hazirdim kiz nasil olmusum nagihan wwaw harika olmuusun gulumseyerek tsk ettim hadi kiz acale et oldum acliktan siyah mini elbisesi giydi altinada kirmizi sivri ayakbisi giydi bayada guzel olmusutu ooo harika gorunuyon kiz nagihan asagiya asansorle indik otel sef servis veriyordun yiyeceklerimi alip kose biyer bulu oturduk yemegimizi yemeye basladik yerkende her kalkan japon kadinlar ilgimi cekiyordu kendimi bundan ali koyamiyordum nagihaninda herkese bakmam olgisini cekmisti kiz sende gordugun her kadini akina sanma herkese alici gozle bakiyorsun bir kac saat once okadar sevitin halami istiyorsun ne istah var sende deyip gulutuk yok oyle bakiniyorum sende aparma nagihan deyip yemegime devam ettim ama gercekten cok guzel kadinlar vardi olgun bizim yaslarda cok dogal ve guzellerdi aklimdan geciriken birden nagihan ayagiyla ayagima vurdu irkildim efendim kiz ne oldu kiz yan masadaki kadin devamli bize dogru bakiyor bende bakin ne olacak diyerek basimi hafif nagihanin bas ettigi tarafa cevirdim kadin baya hos bir kadindi dondum yemegime devem ettim hosmus kiz nagihanda ne kadar azgin deyisik bir kadin ciktin atiye deyip guluyordu nagihan her bize bakan kadinda lez olamaz ya aslinda sende az bis deyilsin kiz nagihan bak kadin kaldi bize dogru geliyor dediginde hafiften heycanlandim basini eyerek slm verdi bana donerek ef ederin sanlarinizi tokyodami boyadiniz diye sordu bende biraz durakladiktan sonra hmm yok turkiyede diyerek cevap verdim oda tsk edip tekrar basini one eyerek cekildi gordunmu kiz icin fesat diye nagihana takildim ayrica kadin bi erkekle yemek yiyordun ilk baktigida yokte bizim yanimizdan giderken baktigim bir erkek vardi eet demin yoktu diye cevap verdi nagihan bende bosver yemgimize bakalim diyerek aklimdan nagihan ona anlatiklarimdan sonra baya etkilenmis diye dusunmeye basladim kiz atiye bu kadin hala sana bakiyor kiz aparma sende valla basimi cevirip baktigimda gercekten bize dogru bakiyordu bi an goz goze geldik ve basimi cevirdim ki bilki sana bakiyordur diye gulumsedim kadin enin saclarina kizilina vurdu ne bana bacak ya bos ver tatli yiyelimi olur deyip kalkip tatlilarmi alip masamiza oturduk ya kiz ben lavobaya gidip geliyorum beni bekle baslama yemeye tmm deyip masadan kalkip lavoboya gittim bir kac kadin rujlarini tazeleyip japonca konusuyorlardi bende basimi eyerek slm verip iceri girdim isimi bitirdikten sonra kapiyi acip disari ciktigimda bize bakan kadin rujunu tazeleiyordu bende basimi eyerek slm verdim ellerimi yikiyordum rujuma bakiyordum goz ucuyla kadina baktigimda gozlerini bana dikmisiti bu beni acayip tahrik etmisti kadin 38 40 arasi gosteriyordu baya hos biseydi bende hala bana baktigi gorunce basimi cevirdim tekrar dondugumde hala bana bakiyordu bende ne olacak diye dudagimi hafif isirdim oda basini saladi istiyorum anlamina geliyordu ama lavobaya giren cikan oluyordu ben hala yavas harek ediyordum oda aynisini yapiyordu icerde ikimiz kadigimizda bana bisey demeden lavobonun kapinu acip iceri girip kapiyi kitlemeden bekledi bende ne yapak istedigini anlamistim biraz bekledikten sonra kendisin girdigi kabune girdim hic bisey demeden daklarimdan opmeye basladi bende karsilik vermeye basladim dudaklarimi deli gibi emiyordu baya hizli sekilde nefel almak icin cekildigimde yuzune bakiyordum oda bana ben birden dilimi hepsini disari cikardim oda gozlerini baya acarak dilimi somurmya basladi hepde ne somurma harikayadi bu seferde kendi dilini cikradi ben onu dilini emye basladim dilini somuruyordum birden gosuslerimi sikamya basladiginda ise direk bosaldim titreyerek bunu fark etmisti elimi tutup gosuslere koydu bande sert ekilde gogusleeriini sikmaya okamaya basladim birden durdu ve beni sardi sikica durdu ve bana cok guzelsin deyip ufak opucuk kondurarak disari cikti birkac dakika sonra bende ciktim nagihanin yani gittim kiz nerde kadin agac oldum burda sus kiz anlatirim dedim yuzume baktiginda hafif kizarmistim ne oldu kiz bidenimi bozdun kalkalim istersen yok kiz ya ne oldu soylesene deminki kadinla twc kabinde opustuk ne inanmiyorum ben demistim sana bu kadinda bisey var inanmamistin eet dediyin dogruymus yaniz opustunuzmu eet ne yapabilirdik baska sende sacmalama nagihan nasildi kiz peki harikayadi ayri bir heycandi ismi neydi hic konmadik sadece opustuk cikmadan oncede cok guzelsin dedi adece ismini bilmedigim biriyle sadece opustum harka bir dygudu benim icin nagihanda bana afal afal bakiyordu nuyyyyyyyyy boyle ama hadi kiz talilarimiz yiyelim kiz atiye kadin artik butarafa bakmiyor daha iyi ya yanindaki erkekge beli etmeye caliiyor dur haklisin ama ben cok azmistim beni acayip tahrik etmisti ne yapacagimi dusunurken bayada islanmistim ama tadi damagimda kalmisti diye dusunurken catalimi yere dustu catali cikarmaya eyildigimde nagihanin bacaklari cok sexy gorunuyordu beni baya tahrik etmislerde bimem baya azdigimdanmi oyle dusunuyorum aklimdan geciriyordum denemek istiyordum nagihani aklima koymustum cok azmistim gendimi rahatlatmam lazimdi cizmelerin ucuyla nagihana okundum birden ilkirne efedim dedi yok ayagim carpti hmm tamm deyip tatlimizi yemeye devam etik tekrar dokundum busefer cevap vermedi elimzi yikamak icin lavobaya kaktik rujumuzu tazeliyorduk kiz ne diyecem efendim nagihan seni istedigini nasil anladin ben elimi yikarken gozlerini bana dikmisti ee bende bakip cevirmistim sonra rujumu tazelerken hala bana bakiyordu nagihanda bana aynin sekilde bakiyordu eee bende dudagimi hafiften isirdim hmm ee bana bakip basini salaldi nagihanda basini saliyordu e sonra twc kabini girdi gitlemeden bekledi bende biraz bekldikten sonra iceri girdim kitledimm ewet hic bisey sormadan opmaye basladi boyle oldu dedim hmm anladim sonra birden tc kabine girdi nagihan ve kapiyi kitlemediben cok sasirmistim oda benimi istiyor aceba diye bende nagihanin girdigi kabine girdim kapiyi kitledim hic birey demeden nagihan dudaklarima yapiti dudaklari opmeye basladi deli gibi hizli hizli opuyordu bende karsilik veriyordum gogusleri oksuyordum bir mudet opustukten sonra birbirimize bakistik tan sonra bende seni cok istiyorum deyip dudagima opucuk kondurdu kapiyi acip cikti biraz bekledikten sonra ciktigim da yoktu kapinin onunde bekliyordu bende nereye kacitin diye bakiyordum kiz korkutun beni deyip gulumsuordum demin opusen biz deyilmisiz gibi davraniyordum odamiza cikalim ben yoruldum dinlecem yarin ucusumuz var haklisin deyip asansorle ciktik odamiza girer girmez nagihani kolundan tutup kapiyin arkasin dayarak dudaklarna yumuldum deliler gibi emiyordum dudaklarini oda bana karsilik veriyordu durduk gulmeye basladik kiz nasil hosuna gittimi nagihan benimle opusmek diye sordum hemde cok diye cevap verdi yataga oturup birbirimize bakiyorduk bunu yapak istediginden emin misin diye sordum sonuc en yakin ark simsin eet hemde cok istiyorum derdemez dudaklarimi opmeye basladi bu benim daha cok hosuma gitmeye baslamisti uzerime cikmisi elbisesi poposun uzerine cikmisti boynumu didaklarimi emiyordu biraz cekildigindede hem dilimi hepsini disari cikardim bana bakti ve dilimi somurmaya basladi bir yandada goguslerimi oksuyordu ben de deliler gibi inliyordum harikasin nagihanim bitir beni ye em her yerimi diye inliyordum ben booyle dedikce nagihan deliler gibi beni yaliyordu koltuk altimi kaldirip buralarima yalamsini istedim birden yumuldu emiyordu her yerimi artik dayanamiyordum sevkten dort kose olmustum tekrar dudaklarimdan opmeye basladi titredigi fark etmis bosaldigimi tadin cok guzel atiyem diye bana iltifat ediyordu kafasini kadirip bana bakiyordu talimat bekler gibiydi kendisine cizmelermi yavasca cikarmasini ayaklarimi yalmasini istedim hic teredut etmeden yapmaya basladi siyah ojeli parmaklarimi yaliyordu bu beni doruga cikariyordu teker teker hepsini yaliyordu yavasca yukari cikmaya basladi elbisemi belime dogru cekip kirmizi kilodumun uzerinde yalamya basladi harika birseydi nagihandan beklenmedik birseydi ve cok guzel yapaiyordu beni deli ediyordu kilodumu yana dogru ceklerek dil darbeleriye amcigima dokunuyordu birden kilodum sert sekilde asagi indirdi once parmaklariyla acigila oynuyordu karika bir amcigin var atiyecem ben sadece kafami saliyirdum artik ayalamsini istiyordum dayanamiyordum atiyenin amcigi seni onu parcala ye nagihanim biricik arkadasim diye inleyordum amcigimi emye baslamisti cilginlar gibi emiyordu kitliktan cikan kopek gibiydi bende fazla dayanamiyordum yalarken bosalmaya basladim balim akiyor nagihanda emiyordu hepsini bacak aramdan kalkip bana bakiyordu kalkacak halim yoktu maf olmustum kendisine sen kal onumde soyun ve gel agzima otur seni boyle yalamak istiyorum dedim sen nasil istersen efendim dedi o anda ben sok oldum bana efendim demesi hosuma gitmisti soyunarak yataga cikip amcigini agzima koydu dizlerini kirarak amcigi got deligi herseyi onumdeydi cok guzledi dilimi amcigiyla got deligikadar gidip geliyordum ben yaladikca nagihan inliyordu inledikvce bn bizirini emiyordum icime sert sekilde cekiyordum bizirini dlimi amcigina soktugumde oturup kalkiyordu birden agzima dogru akaya basladi baya cok akiyordu aktikca ben emiyordum ama hala akiyordu heryerini temizledikten sonra birden kendini yatagin kenarina birakti kalkip dudaklarindan opmeye basladim nagihan harika birseysin sen beni cok mutlu ettin bana bu zevki yasatigin icin sana tsk ederim yuzu oksayark konusuyordum nagihanla ama nagihan hala nefes nefeseydi atiyem sen bana bu zevki yatigin icin ben sana cooooook tsk ederim diyerek cevap verdi ve dudagima opucuk kondurdu ben yataga uzandim nagihanda kolumun uzerine uzandi ve bana biz hem en iyi ark hemde segliyiz artik seninle atiyem diyerek bana sarildio sekilde uyuya kalmisiz sabah 5 gibi nagihanin teli caliyordu baya caldiktan sonra kalkti arayel meltemdi bizlerden sorumlu kabin amiriydi buyrun meltem hanim diye cevap verirken hazirlanin birazdan otelden ciks yapacaz tmm diyerek kapati nagihan ben hala uykuluydum hadi atiyem kalk dus alip cikmamiz lazim deyip dudaklarimdan opuyordun bende beni oye uyandirmisi cok hosuma gidiyordu tmm kiz sen dusa gir ben senden sonra girerim kalk beraber girelim dediginde gozlerim birden acildi olur sen suyu hazirla geliyorum kiz ne azgin ciktin sen oyle diyerek gulmeye baladik arkasindan bende girdim dusa birbirimizi oksayarak opuserek dus aliyorduk ve cok mutluyduk dustan ciktik uzerimizi giyinirken ben kedisinin giyindigi turuncu kilodu cikarip bana vermesini istedim senin kilodu giymek istiyorum dedim gulerek olur deyip bir cirpida cikarim bana verdi bende ona acik yesil kilodumu verdim sende bunu giy ten rengi coraplarimizida giyinip hostes kiyafelerimizide giyinip ciktik otobus bizi bekliyordu herkez gele kadar bakledik hava alanaina girdik hic bisey olmamis gibi davraniyordun nagihanla meltem le karsilastik nasil tokyo gezdinizmi yok otelden cikacak aktimiz olmadi lobide takildik cogunlukla siz gezdinizmi meltem hanim biraz ciktim gezdim cok gezel sehirdi diyordu keske bizde ciksaydik dedik bir firas bulamadik yorgunluduk 13 saat uctuktan sonra dinlenelim dedik iyi yapatiniz meltem hanim bizden buyuktu 39 yasindaydi bize cok saygiliydi bizde ona saygiliydik yolculari aldiktan sonra ucmaya baladik ucak fazlla dolu deyildi buda bizim icin iyiydi en azindan dinlenirdik baya yorucu 2 gun gecirmistik benle nagihan yolculara servisi yaptiktan sonra arkaya gecip nagihanla konusmaya basladik gendisine direk yatigimizdan dolayi pismanmiisn diye sordum gercegi oylemek gerikirse hayatimin enguzel saatleriydi diye cevap vermesiyle cok mutlu olmustum sen peki ben zaten boyle hayat yasamak istiyordum ve cok mutluyum diye soyledim nagihan ozaman sorunumuz yok diyerek gulustuk kiz atiye nezaman kadinlar hosuna gitmeye basladi diye sorunce bilmem hep icmde olan biseydi ama hic aklimdan yapmak gecmemisti ya senin kiz icinde varmiydi yoktu taki senin akina yanindan gelince kadar cok berak etmistin kadin kadina nasil diye o andan sonra seni arzular olmustum ondan sonra her harkenin hosuma gidiyordu nasil acilacagimi bilmiyordum anladim peki sen hic beni arzuladinmi dogruyu soyle atiye hayir hic aklimdan gecmiyordun ama tatlimizi yerken ayagina birkackez dokundugumda arzulamistim seni pislik deyip gulustuk kiz ama senin okadar cok bosalabildigini dusunemiyordum zaten ilkdefa okdar cok akitim cok zevke gelmistim harika biseysin sen nagihan birden on taraftan kabin amiri meltem cikti bize dogru geliyordu o an kiz atiye buda lez olabilirmi sacmalama kadin kocasindan yeni ayridi sen diyordun sonra meltemin bir vip ten erkek ark buldugunu dedikodusunu yapiyorduk ya ewwet haklisin slm kizlar kimi cekistiriyosunuz yok ya kimseyi deyil havadan sundan konusuyorun iyi guzel meltem hanim tokyo baya beyendiniz sanirim ewet guzel bir sehirdi turkiyeden uzaklasmak iyi geldi aslinda neresi olmasi onemli deyildi hayirdir meltem hanim neden oyle dusunuyorunuz belki duymusunu n esmden ayrildim beni altatiyordu oranince baya kotu olmustum 1 aydir ucmuyordum iyi geldi eet haklisin duymustuk oyle bisey oldugunu senin gibi guzel bir kadina yapilmayacak biseyi yapmis it diyerek cevap verdim o anda nagihan it az kalirda neyse diye cevap verdi gulustuk nagihan berakina yenildi birden sordu meltem hanim ozel bir konda merak etgimden soruyorum ben o an ne soracak diye dondum kaldim dogrumu sizinde vip biriyle ciktiginiz yok nagihancim bunu erfsin cikaardi hakli ciksin diye nagihan vay serefsiz deyip guldu bende eslik ettim iyi sordun nagihancim kimsenin aklinda boyle iftiralar kalmaz herkez sizin kadar durust deyil gelip sormuyor arkamadan konusuyor olurmu meltem hanim biz zaten inanmamistik o yuzden sorduk bize bukonuyu acan olursa susturuz merak etmeyin ya keske bende tokyoda sizinle takilsaydim borelim yerine geldi baska sefer berber takilirin diye cevap verdik ben vip bakiyim bir istekleri olabilir ugrarim yaniniza sonra tmm deyip gitikten yazik kadina dedkodusu yapiyorlar diye konuyarduk nagihan kiz poposu iyimis baksana nasil cikmis kiz atiye sende meltem hanima sulaniyorrsun yok poposu ilgimi cekti sadece ewwet hakilsin atiye hos kadin nagihan ama iyiki bizimle takilmadi senin le o mutlulugu yaasamazdim haklisin tatdin damgimda sus kiz azdiracan beni perdeyi ceksene opmek istiyorum seni perdeyi cektikten sonra 10 dk opustuk sonra yine perdeyi actik kiz atiye sen harika biseysin sende oyle nagihancm gulustk kiz nagihan bana nelerden hoslandigini fantezileri soylese o seklide seviiriz sen cok pis deyilsin neden kiz nelerden holandini merak ediyorum sadece ya bilmem ki bak ikimiz kadiniz sonuca bunun ne anlama geldigini biliyorum utaniyorsun cekincelerin var hoslandigin seyler anlamina geliyor birbirimeze durust olalim bence tmm nagihanin hoslandigi seyler daha fazlasi les atiye 3 .anlatacam devam edecek

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir Kadın Yaratmak-1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir Kadın Yaratmak-1
11 yıldır evliyim. Eşim Aylin çok çekici bir kumral güzeli , çok iyi eğitimli ve zeki bir kadın ancak çok büyük bir problemimiz vardı. Aylin cinsel ilişki ile orgazm olamıyordu.

Mastürbasyonla bile çok uzun sürede ve ender olarak klitoral orgazma ulaşabiliyordu.

Bu sorununu daha sevgili olduğumuz zaman söylemişti bana ama ben eski tecrübelerimden bunu kolayca aşabileceğimi düşünerek üzerinde fazla durmamıştım. Orgazm olmasa da seks yapmak hoşuna gidiyordu ve ben mutluydum. Evlendik. Ancak aradan yıllar geçtikçe bu durum ikimizin de kendimizi yetersiz hissetmemize, seks sırasında suçluluk hissetmemize ve her ikimiz için de zevk almaktan çok Aylin’i orgazm yapma uğraşına dönmüştü.

Bu durum ikimizin de hayatını kötü etkiliyordu .

Aylin psikolojik tatmin dışında öyle çok büyük bir zevk almadığı için konvansiyonel seks dışındaki, fantezilere, oyunlara ve değişik arayışlara da kapalı kalıyordu ve bu aramızdaki görünmez gerginliği daha da arttırıyordu. Evli çiftleri birbirine bağlayan en önemli yakınlaşma aracı olan seks yapma sıklığımız azaldıkça, gündelik hayatın getirdiği gündelik sorunlar ve problemler arasında zamanla birbirimizden uzaklaşmaya başladık. Birbirimize duyduğumuz sevgi ve saygı hızla azaldı.

Artık en ufak şeyler için bile tartışıyorduk. Benim sevgim ve saygım da bitme noktasına gelmişti. Bir süre sonra onu bana hiçbir şey ifade etmeyen bir yabancı olarak görmeye hatta sıklıkla ondan nefret etmeye başlamıştım. Artık onu sadece yabancı bir kadın, yabancı bir vücut olarak görüyordum. İşte bu dönüşüm inanılmaz maceramızın başlangıç noktasıydı.

Aylin’i duygusal hazırlıklar, tavizler, ikna için uzun hazırlıklar ve sıkıcı, kontrollü bir seks olmadan, istediğim zaman, istediğim gibi sikmek için yollar ararken bir dergide Rohypnol hakkında bir makaleye denk geldim. Bu bir haptı ve amacının dışında tecavüz olaylarında kullanılmasıyla tanınıyordu. Türkiye’de satışı yasak olmasına rağmen kanun dışı yollarla temin edilebiliyordu.Okuduğum kadarıyla tam aradığım gibi bir çözümdü.

Bir süre araştırdıktan sonra Dolapdere’deki çingenelerden almayı başardım ve hafta sonu Üniversiteden arkadaşım Bora’yla çıktığımız gece kullanmaya karar verdim.

Bora yakın arkadaşımdı zaman zaman hep beraber dışarı çıkardık geceleri. İflah olmaz bir müzmin bekar ve çapkındı. Hepimiz aynı muhitte oturduğumuz için genelde Fenerbahçe civarında buluşurduk. O gece de Fenerbahçe Marina’da buluşacaktık, barları gezecek ve dans edecektik. Aylin içki içince, seks konusunda bir tık daha arzulu ve istekli olurdu, bir de üzerine dans ve canlı müzik eklenince iyi bir karışım olacaktı. Gece içkiler su gibi aktı, ilk gittiğimiz barda içkisine bir kere hap atmıştım. Çılgınca dans ettik. Gittiğimiz bir diğer barda garanti olsun diye yarım bir hapı da çaktırmadan içkisine attım. Bir süre sonra Aylin anlaşılan tam kıvama gelmiş inanılmaz seksi danslar yapmaya başlamıştı. Normalde asla yapmayacağı şekilde hiç kimseye aldırmadan adeta benimle ayakta sevişiyordu. Barlar kapanmaya başlamış, ben sabırsızlıkla eve gidip hapların tadını çıkarma planları yaparken Bora bizi evine davet etti.

Yeni aldığı pikabı ve funky plaklarını göstermek istiyordu. Aylin bu teklife bayıldı dili dolanarak “tabi gidelim bayılırım funk’a” deyince isteksizce tamam dedim.

Bora’nın arabasına bindik. Araba büyük bir pikaptı. Camları da koyu renk olduğu için içerisi oldukça karanlıktı

Biz Aylin’le arkaya oturduk, yolda gittikçe artan bir arzuyla öpüşmeye başladık, elimle bacaklarını aralayarak eteğini iyice geriye çektim ve külotunun arasından onunla oynamaya başladım. O ise elini pantolonumdan içeri sokmuş sikimi okşamaya başlamıştı bile! Allah’ım bu hap bir harikaydı! Normalde başkalarının yanında asla böyle şeyler yapmama izin vermezdi. Aynadan Bora’yla göz göze geldik gülümsüyordu ben de gülümsedim ve göz kırptım başımla nasıl gibisinden bir işaret yapınca o da kafasını arkaya çevirdi, Aylin’in açılmış bacaklarının arasındaki elimi görünce sırıttı ve devam edin gibisinden baş salladı. Bu arada Aylin iyice azmıştı elleriyle pantolonumun düğmelerini açtı ve eğilip taş gibi olmuş sikimi ağzına alarak yalamaya başladı OFFF harikaydı.

Sağ elimle eteğini iyice yukarı çekerek elimi külotunun arkasından kaydırarak klitorisini okşamaya başladım bir yandan da baş parmağımı amının içinde dolaştırıyordum. Araba sarsılınca kafamı kaldırdım ve Bora’nın yola değil bize bakmaya çalıştığını gördüm, göz göze geldik ve ben mutlu mutlu gülümsedim…

Sonunda iyice sarhoş bir halde, Bora’nın evindeydik işte.

Aylin Bora’nın gösterdiği plaklar arasından seçmeye çalışıyordu, ben de solunda durmuş kalçalarını okşuyordum, elimi yavaş yavaş aşağıya kaydırarak eteğinin içine soktum ve parmaklarımla Aylin’in klitorisiyle oynamaya başladım. Normalde Aylin buna asla izin vermezdi ama hiç sesini bile çıkarmamıştı. Hem şaşırmış hem de başka bir erkeğin yanında bunu yaptığım için çok heyecanlanmıştım. Aylin ise bana yardımcı olmak için bacaklarını hafif aralamıştı bile, belli ki onun da hoşuna gidiyordu. Sonunda Aylin bir tane plak seçti. Bora plağı pikaba yerleştirirken Aylin de bana doğru döndü ve sarılarak onu öpmeye başladım, dünyada bir tek biz kalmışız gibi öpüşüyorduk. Müziğin sesi bizi kendimize getirdi. Çalan Aylin’in çok sevdiği bir Temptations parçasıydı, ses sistemi harikaydı sanki bir konser alanında gibiydik. Aylin bir melek gibi salınarak dans etmeye başlarken ben tuvalete gittim. Ayılmak ve açılmak için yüzümü yıkadım ve bir kere daha rohypnol’ü bulan adama dua ettim saçımı başımı ve dimdik sikimi düzeltip banyodan çıktım.

Salonda Bora ve Aylin sarılmış dans ediyorlardı, loş ışıklar, harika ses sistemi ve Temptations’ın şarkısıyla ortam muhteşemdi, ben gelince yüzü bana dönük olan Bora hafifçe çekilerek Aylin’i bana devretmek isterken elimle hayır devam edin gibi bir işaret yaptım ve gülümseyerek yaklaştım, müzik harikaydı, ellerimi Aylin’in kalçalarının iki yanına koyarak dimdik sikimi kalçalarının arasına yerleştirerek dansa katıldım Aylin şaşırarak bana dönünce daha da yaklaşarak öptüm. Ellerim kalçalarını iki yanından kavramış dans ediyor ve öpüşüyorduk. Bora’yla yine göz göze geldik gülümsüyordu, dans ritminde Aylin’i Bora’ya doğru götürmeye başladım ve Aylin’in kalçaları Bora’ya yaslandı. O halde dans etmeyi sürdürdüm, Aylin’in kalçaları her harekette Bora’nın aletine sürtüyor olmalıydı, Aylin biraz şaşırmış halde bana bakmak istedi ama elimle ensesinden hafifçe bastırarak öpmeye devam ettim. Aylin hapın, içkilerin ve ortamın etkisiyle olacak kendini bana teslim etti. Artık Bora’da iyice yaslanmıştı, ellerim Aylin’in vücudunda dolaşıyordu Aylin ise kendini teslim etmiş aramızda yılan gibi kıvrılarak dans ediyordu. Aylin’i sert bir hareketle çevirerek arkadan sarıldım ve ellerimle saçlarını kenara çekerek dudaklarımla boynunu öpmeye, ellerimi göbeği ve göğüslerinde gezdirmeye başladım, Bora yeni pozisyona hemen adapte olup o da yaklaştı, bir elimle Aylin’in ensemdeki kolunu kaldırarak Bora’nın boynuna sarılmasını sağladım ve dudaklarımı boynundan çekerek kulağına hemen tuvalete gidip geleceğimi söyledim. Aylin artık Bora’nın kollarında dans ediyordu. Bora’yla göz göze gelince yine gülümsedim ve tuvalete doğru ilerledim.

İçeri girdiğimde heyecandan olacak tir tir titrediğimi fark ettim. Kalbim bir davul gibi atıyordu.

Neler yapıyordum? Gece nasıl devam edecekti…

Kendimi sakinleştirdim derin bir nefes aldım ve dışarı çıktım, salonda Aylin Bora’nın boynuna sarılmıştı, Bora’nın elleri ise hafif hafif Aylin’in kalçalarında dolaşıyordu. Beni görünce okşamayı bıraktı ama dansa devam ediyordu. Salonun elektrik anahtarına doğru ilerledim ve ışıkları yavaşça kısmaya başladım, içerisi artık iyice loş olmuştu, yine arkasından yaklaştım Aylin’e. Bütün vücudumla yaslandım, ellerimi belinden yukarıya doğru sürerek göğüslerini avuçladım ve boynunu öpmeye başladım, Bora’da yaklaşmıştı, Aylin gözlerini kapamış rahatça öpebilmem için başını arkaya omzuma yaslamıştı. Bora benim tepkimi anlayabilmek için çok yavaşça yaklaşarak Aylin’in boynunun diğer tarafından öpmeye başladığında Aylin derin bir nefes aldı, heyecanlandığında hep böyle yapardı. Bütün vücudunda dolaşan ellerimize teslim olmuştu, Bora yavaşça boynundan dudaklarına doğru ilerliyordu tam dudaklarından öpecekken Aylin başını bana doğru çevirdi, elimle çenesinden tuttum onu öpmeye başladım ve parmaklarımı da dudaklarında gezdiriyordum,

çenesinden tutarak yavaşça Bora’ya doğru çevirdim, Aylin parmaklarımı yalamaya devam ediyordu, Bora’ya doğru ilerlettim ve dudakları birleşti. İlk defa Aylin’i başka bir erkek öpüyor, dilini dudaklarının arasından sokup çıkarıyordu. Artık Aylin inlemeye başlamıştı, ellerimi göğüslerinden yukarıya doğru kaydırarak elbisesini askılarından tutarak omuzlarından aşağı indirmeye başladım, karşı koymuyordu. Yavaşça beline kadar indirdim elbisesini ve sonra askılarından tutarak sutyenini aşağıya çektim. Dolgun memeleri sütyeninden dışarı fırladı, meme uçları diken gibi dimdik olmuştu. Aylin kollarıyla göğüslerini kapatarak bana doğru döndü, utanmıştı. Kollarını tutarak boynuma doladım yeniden ve dans ederek Bora’ya yaklaştım. Aylin yine ikimizin arasındaydı, Bora ellerini Aylin’in çıplak omuzlarında gezdirmeye başlayınca Aylin’in titrediğini hissettim, göğüs uçlarını göğsümde hissediyordum taş gibiydi. Bora sütyeninin kopçasını açtı, ellerini sırtında gezdiriyordu, ben ise ellerimle kalçalarını yoğuruyor ve her hareketimde elbisesinin eteğini yukarıya topluyordum, sonunda bütün eteğini belinde topladım. Bora fırsatı kaçırmadan kendini arkadan Aylin’e sımsıkı yaslandı ve müziğin ritmiyle aletini çıplak kalçalarına sürtmeye başladı. Aylin’in çıplak kalçalarında başka bir erkeğin aletini düşünmek beni patlatacak kadar heyecanlandırmıştı. Bora şimdi ellerini Aylin’in omuzlarından öne doğru kaydırmış ve göğüslerini okşamaya başlamıştı, parmakları göğüs uçlarına değdiğinde ise Aylin’in nefesi hızlandı, Bora meme uçlarını parmakları arasına alıp sıktığında ise Aylin’in yüzü zevkle çarpıldı ve dudaklarını ısırmaya başladı. Dayanamıyordum hızla elbisesini aşağıya çektim. Elbisesi kayarak yere düştü ve sonra külotunu aşağı indirmeye başladım. Artık Aylin başka bir evde iki erkeğin arasında çırılçıplaktı.

Hemen ben de soyunmaya başladım Aylin gözlerini kapatmış, kollarıyla arkasından boynunu öpen Bora’ya sarılmış zevkten inliyordu. Artık sikmeliydim orospumu! Omuzlarından tutarak Bora’ya döndürdüm ve kalçalarından kavradım, Bora Aylin’in dudaklarına yapışmıştı bile. Arkadan karımın amını avuçlayınca dudaklarından “ıııhhh” diye bir inleme kaçtı, amı sırılsıklamdı, sular neredeyse bacaklarından akacaktı, parmağımı klitorisinin üstünden kaydırıp amına soktuğumda ise gelmeye başladı. Bacakları, kalçaları titriyordu Bora’ya sarılmış olmasa yere düşecekti sanki. 9 yıllık evliliğimizde hiç bu kadar kolay ve şiddetli geldiğini görmemiştim. İnanamıyordum! Bu ilaç yüzünden miydi? Yoksa iki erkekle beraber olmak mı bu kadar heyecanlandırmıştı Aylin’i? Daha fazla düşünmeden sikimi Aylin’in zaten sırılsıklam olan amına hızla soktum.

Aylin düşmemek için Bora’ya tutunmak zorunda kalmıştı. Yavaşça pompalamaya başladım. Bora’yla göz göze geldik başımla hadi der gibi işaret ettim anlamıştı, sırıtarak tek eliyle pantolonunun düğmesini açarak sikini çıkarttı ve diğer eliyle Aylin’i boynundan tutarak aşağıya bastırmaya başladı. Şimdi Bora’nın siki, neredeyse Aylin’in yüzüne değiyordu. Büyülenmiş gibi Aylin’in ağzını açışını ve o güzelim gül dudaklarının Bora’nın sikinin koca bir mantara benzeyen başına kapanışını seyrettim.

Tam o anda şaşkınlıkla Aylin’in yeniden gelmeye başladığını fark ettim. Bütün vücudu istemsiz bir şekilde titriyordu düşmemek için Bora’nın kalçalarına sarılmıştı. Başka bir erkeğin siki şimdi karımın ağzındaydı ve o titreyerek geliyordu.

Yüzlerce kez hayal ettiğim ve sadece hayallerimde olacağını sandığım şey gerçekleşmişti. Dayanamayarak Aylin’in içine fışkırmaya başladım. Aylin’in başı sürekli oynuyor, Bora’nın sikini ağzının derinliklerine alıp çıkarıyordu. Bora’nın yüzünde, ne kadar zevk almakta olduğunu açıkça belli eden bir ifade vardı. Başı hafifçe arkaya devrilmiş, gözlerini yarı kapatmıştı. İki eli, birer pençe gibi Aylin’in omuzlarını kavramıştı. Sonra kalçalarını ileri geri oynatmaya başladı. Artık sikini Aylin’in ağzına sokup çıkarıyor, onu ağzından adeta sikiyordu. Manzara müthişti.

– “Ohhh ağzın am gibi…” dedi Bora hırıldayan bir sesle. “Hadi iyice em bakayım sikimi… İyice em… Ohh şimdi fışkırtacağım ağzına… Gırtlağına fışkırtacağım şimdi… Ohh hadi yut tohumlarımı… Yut tohumlarımı…”

Kalçalarının titrediğini görebiliyordum. Sonra vücudu da kasılmaya başladı. Aynı anda Aylin’in boğazı da oynamaya başlamıştı. Tanrım, herif gerçekten de Aylin’in ağzında fışkırtıyor, o da büyük bir iştahla hepsini yutuyordu.

Yine patlama noktasına gelmiştim hemen içinden çıktım Aylin’in.

Bora Aylin’in omuzlarından tutarak kaldırdı ve dudaklarından öperek fısıldadı

-Benimle gelin

ve salonun kapısına doğru ilerlemeye başladı Aylin’in dizleri hala titriyordu onu kucağıma aldım kollarıyla boynuma sarılmış, bacaklarını da belime dolamıştı. Bora’yı takip ettim. Bora loş odasında yatakta dizlerinin üzerinde bekliyordu siki yay gibi dimdikti Aylin’i yavaşça yatağa indirirken Bora Aylin’e yaklaşarak

-Arkanı dön dedi, Aylin bana tutunarak arkasını Bora’ya döndü, dizlerinin üzerinde, yüzü yatağa dönük, kıçını dışarı çıkarmış, belini bükmüş bekliyordu. Tanrım, karım azgın bir orospuya dönmüştü O güzel yüzü ve şehvetle gerilmiş dudaklarıyla yeni bir siki içine almak için karşımda bekliyordu. Fazla bekletmedi Bora onu. Arkadan sokulup sikini önünde açılmış bekleyen o güzelim amın dudakları arasına yerleştirdi ve bir anda dibine kadar geçirdi Aylin’e. Aylin’in dudaklarından bir inleme kaçtı. Hiç itiraz etmeden, kendini yabancı bir adama siktiriyordu. İtiraz etmek ne kelime, zevkten bayıldığını görebiliyordum. Uzanarak sikimi yakaladı ve şehvetle yalamaya, ağzına sokup çıkarmaya başladı. Bora zevkten uçmuştu iki eliyle Aylin’i belinden kavramış, sikiyordu.

Birden belini getirmeye başladı. Vücudu sarsılıyordu. Kendini tutamamıştı. Tohumlarını Aylin’in amına dolduruyordu. İçindeki sikin fışkırdığını hissetmek de Aylin’e yetmişti tabii. Vücudunun dalga dalga sarsılıp çırpındığını, ağzının sessiz bir çığlıkla açıldığını, adeta kendinden geçerek belini getirdiğini görebiliyordum.

Aylin zevkten, içkiler ve haptan kaymış gözleriyle, hiçbir yere bakmıyor gibiydi şuursuzca vantuz gibi beni emiyor ve inliyordu. Bora, başını arkaya atmış, gözlerini kapamıştı. Ne kadar zevk aldığı yüzünden açıkça belli oluyordu. Durmadan pompalıyor, sikini, Aylin’in artık iyice şişmiş ve içi tıka basa bellerle dolmuş olması gereken amına sokup çıkarıyor, onu çıldırtıyordu. Manzara müthişti doğrusu. Hemen patlayacağımın farkındaydım. Bunu mümkün olduğu kadar geciktirmek istiyordum.

İçimden gelen bir ses, daha da müthiş şeyler olacağını söylüyordu. Daha bu düşünceler kafamın içinden geçerken, Bora’nın Aylin’in belindeki ellerinden birini çekip, hemen önündeki o yusyuvarlak kalçaların arasına götürdüğünü gördüm. Önce avuçladı. Sonra bana bir göz kırptı ve başparmağını ağzına sokup ıslattıktan sonra onayımı bekler gibi durarak bana baktı, başımı yavaşça eğince parmağını Aylin’in kalçalarının arasındaki yarığa sokuverdi. Aylin’in vücudunun elektrik çarpmış gibi titrediğini gördüm. Bana hiçbir zaman izin vermediği o küçük ve pembe göt deliğinde başka erkeğin parmağı vardı. Aylin kurtulmaya çalışır gibi kalçalarını öne itmeye çalışırken Bora bastırmaya başlamıştı bile Aylin sikimi ağzından çıkarmış yalvaran gözlerle bir bana bir Bora’ya bakarak “Hayır oradan olmaz…” demeye çalışırken

Bora

-“ŞŞşşşşş hiç acımayacak…bırak kendini…yoksa canını yakarım” diye fısıldıyordu.

Aylin sakinleşmiş gibiydi. Bora bir taraftan sikinin çevresine sımsıkı dolanmış olan amı sikmeyi sürdürüyor eli de boş durmuyor gittikçe hızlanan bir şekilde hareket ediyordu. Artık başparmağını Aylin’in götüne sokup çıkarıyordu. Aylin alışmış gibiydi. Sikimi daha bir hırsla yalıyor, boğazına kadar sokup çıkarıyor bir yandan da kalçaları çalkalanıyor, dalgalanıyor, kıvranıyordu.

– “Ohhhh… peki… götümden de sik beni…” diye hafifçe inledi birden. “Oh hadi götümden sik beni, götüme sok sikini…tamam mı…sok götüme”

Aylin gözümün önünde bir yabancıya götünü sikmesi için yalvarıyordu!!!

Bora’nın o ana kadarki niyeti neydi, pek emin değildim ama, Aylin’in son sözleri, eğer varsa, kontrolü elinden kaçırmasına neden olmaya yetmişti. Kalçalarını geri çekerek, am suları ve bellerle sırılsıklam ıslanmış, pırıl pırıl parlayan sikini Aylin’in amından çıkardığını gördüm. Sonra eliyle dibinden tutup, başını önündeki pembe göt deliğine dayayışını ve bastırmaya başlayışını büyülenmiş gibi izledim. Başı neredeyse girmişti bile. Bora şimdi iki eliyle Aylin’in kalçalarını ayırabildiği kadar ayırmış sikini yavaş yavaş sokuyordu Aylin’in götüne. Aylin’in yüzü çarpılmıştı. Bora’nın kasıkları kalçalarına yapışıp, o çelik gibi sik tümüyle götüne gömüldüğünde, tüm vücudu sarsılmaya başladı. Ağzından küçük çığlıklar kaçırarak, kim bilir kaçıncı kez belini getiriyordu. Götü, Bora’nın sikini bir mengene gibi sıkıştırmış olmalıydı. Sonra Bora, Aylin’in götünü sikmeye başladı. Yavaş ve uzun hareketlerle, sikini o yumuşacık, ateş gibi yanan deliğe sokup çıkarıyor, sokup çıkarıyordu. Manzara, tek kelimeyle müthişti.

Belimin her an gelebileceğinin bilincinde ve bütün gücümle bunu geciktirmeye çalışarak, Aylin’in sikilişini seyrediyordum. Sanki tepeden tırnağa, kocaman bir sik gibi hissediyordum kendimi. Tüm hayatım boyunca bu kadar çok tahrik olduğumu hatırlamıyordum.

Ben de Bora da iyice hızlanmıştık şimdi. Siklerimiz, birer piston gibi Aylin’in götüne ve ağzına girip çıkıyordu. Aylin ise bir yandan kendini parmaklıyordu. Gözleri sımsıkı kapalı, beli aşağı bükülmüş, kalçaları götüne girip çıkmakta olan sikin işini kolaylaştırmak için iyice havaya kalkmış, dudakları ağzına girip çıkmakta olan o sikimin çevresine bir vantuz gibi yapışmış, sikiliyordu. Hem de ne sikiliyordu. İnlemeleri gerçi burnundan geliyordu ama, o kadar şiddetliydi ki!

Belim gelmek üzereydi ama Bora benden çabuk davrandı. Birden dibine kadar geçirdi Aylin’in götüne. Hayvani sesler çıkarıyor, kalçaları kasılıyordu. Tanrım, Aylin’in götünün derinliklerine boşaltıyordu. Bir taraftan da iki eliyle Aylin’in dalgalanan,

çırpınan vücudunu kontrol altında tutmaya çalışıyordu.

Aylin, götüne fışkıran salvoyla birlikte kontrolden çıkıverdi. Sikim bir anda ağzından çıktı ve ikinci salvoyu yüzünün tam ortasına yedi. Bu onu daha da çıldırttı sanki.

Öyle ki, Bora da tutmayı beceremedi Aylin’i. Bir anda onun da siki çıktı dışarı. Ama hala fışkırmaya devam ediyordu. Beyaz erkeklik sıvılarının havada geniş bir kavis çizip Aylin’in o baştan çıkartıcı kalçalarına yağması öylesine tahrik edici bir manzaraydı ki!

Sonra Bora kendini sırt üstü yatağa bırakıverdi tükenmiş olmalıydı ben de diğer tarafa yığıldım Aylin dizlerinin üstünde kafası yatağa dayanmış sarsılıyordu sonra titremeleri hala devam ederken başını yana çevirdi. Gözleri şehvetle kısılmış, belini kavisleştirmiş, kalçalarını havaya dikmiş, kıpır kıpır kalçalarıyla dönmüş bizi seyrediyordu.

Tanrım, hala doymamıştı galiba. Bizim aksimize, hiç de yorulmuş görünmüyordu. Başını yataktan kaldırarak yanaklarından aşağı akan bellerimle, kalçalarını kıvıra kıvıra aramıza doğru ilerledi. Ne kadar yetenekli olduğunu çok iyi bildiğim parmaklarıyla küçülüp yapış yapış olmuş siklerimizle oynamaya başladı. Bu kadarı bile yetti bize. Önce doğruldu yatağın üstünde, sonra da pozisyonunu değiştirip, başını Bora’nın kucağına götürdü. Her şey tam karşımda cereyan ediyordu ve en küçük ayrıntıları bile görebiliyordum. Aylin dilini çıkarıp elindeki sikin başını yalamaya başlamıştı. Bir yandan da gözlerimin içine bakıyordu. Sonra dudakları aralandı ve Bora’nın yarı kalkmış siki ağzında kayboluverdi. Yanakları yine içeri çökmüştü. Hırsla emiyordu. Amacı belliydi. Bir an önce kalkmış bir sike kavuşmak istiyor, başını Bora’nın kucağında yukarı aşağı hareket ettiriyordu. Doğrusu tahmin etmediğim kadar çabuk kalkıyordu Bora’nın siki. İlk başlarda, Aylin’in her başını aşağı bastırışında Bora’nın kasıklarındaki kıllara kadar inen dudakları, ağzının içindeki sik büyüdükçe, giderek daha yukarlarda kalmaya başlamıştı. Bunu görmek beni yeniden ve alabildiğine tahrik etmişti. Aylin de çok tahrik olmuştu bu durumdan. Yine burnundan gelen memnuniyet mırıltıları çıkarıyordu. Bora’nın yüzünde ise şaşırmış bir ifade vardı. Galiba sikinin yeniden ve bu kadar çabuk kalkmasına akıl erdirememişti.

Sonunda karım hareketlendi ve yüzünü Bora’ya dönerek, yatmakta olan Bora’nın üstüne çıktı. Dizleriyle, onun iki tarafında yere basmıştı. Bir elini uzatıp, az sonra içine alacağı siki, yeniden kavradı ve kalçaları onun artık mosmor kesilmiş kocaman başına doğru alçalmaya başladılar. Şişmiş amının hedefine ulaştığını, Bora’nın sikinin başının o kaygan deliğe değdiğini, Aylin’in vücudunun titremesinden anladım. Biraz daha oturdu sonra sikin üstüne. Yüzü birden gerildi. Ağzı alabildiğine açıldı ve derin bir inleme çıktı ağzından.

– “Offf ne kadar da büyük sikin…” dedi Ahhh çok hoşuma gidiyor… Çok hoşuma gidiyor… Ohhhhhhh…”

Birden olduğu gibi oturuverdi karım, Bora’nın sikini, köküne kadar almıştı içine. Hap ve içkiler bir mucizeye sebep olmuş, soğuk karım hayallerimin de ötesinde bir seks ilahesine dönüşmüştü. Bora’nın sikinin karımın amına sonuna kadar girdiğini, görebiliyordum ama ondan daha da müthiş bir manzara vardı gözlerimin önünde. Karımın yıllardır istediğim göt deliği, Bora’nın belleriyle parıl parıl, içine girecek siki bekler vaziyette, tam karşımdaydı.

Daha bekleyemezdim doğrularak sırtından bastırdım ve zaten kaygan olan deliğe dayayarak tek harekette götüne soktum sikimi.

– “Ohhhhhh….” diye inledi Aylin, “Ohhh sok bebeğim… Hepsini sok bana… O Ohhhh hadi sikin beni… Ohhh hadi ikiniz de sikin beni… İkiniz birden sikin beni… Hem amımdan, hem götümden sikin beni… Ohhhhh…. Immmhhhhh…”

Hepimiz çıldırmış gibiydik hızla pompalıyorduk iki sik, karımın amına, götüne girip çıkıyordu artık. İnanılmayacak kadar çok tahrik olmuştum.

Aylin, kelimenin tam anlamıyla çıldırmış gibiydi bu arada. İki erkeğin arasına sıkışmış çıplak vücudu dalgalanıyor, sarsılıyor, çırpınıyordu. Kalçaları aşağı yukarı hareket ediyor, bir amını altındakine bir götünü üstündekine veriyordu. Aylin uçmuştu, bir kadının olabileceği en yüksek noktada olmalıydı

Ohhhhh bak nasıl sikiyosunuz beni… Ohhhh sikin beni… Ohhhhhhh, amımdan götümden sikin beni… Immmhhh…”

Beli gelmeye başladı tekrar… Üstelik bu sefer, durulmak da bilmiyordu. Başını sağa sola sallıyor, çığlıklar atıyor, vücudu dalga dalga sarsılıyor, titriyordu. Sonra ikimiz de aynı anda gelmeye başladık. Odada çığlıklar, inlemeler, homurtular, bir anda birbirine karıştı.

Artık bitmişti… Bora sırt üstü devrilmiş gözlerini kapamıştı, Aylin ise fetüs pozisyonunda yan yatmış hala istemsiz bir şekilde zevk titremeleri geçirerek yarı baygın yatıyordu. Ben ise fiziksel olarak bitmiş olmama rağmen heyecan ve mutluluktan gevşeyemiyordum bile. Bütün bu yaşadıklarımız, aklımın köşesinden bir fantezi olarak bile geçmezdi her halde. Düşünemeyeceğim şeyleri, gerçek olarak yaşamıştık. Olup bitenler benim için kelimenin tam anlamıyla süper şeylerdi. Zerrece pişmanlık duymuyordum. Pişmanlık ne kelime, her şeyi baştan yaşamak için elimden geleni yapabileceğimin farkındaydım. Karımın durumunun da benden farklı olmadığı apaçık ortadaydı. Gerçi gece boyu yaptıklarında ona vermiş olduğum hapın büyük etkisi vardı mutlaka ama içinde bastırdığı, sikişmeye, aynı anda iki hatta belki daha çok erkek tarafından evrile çevrile sikilmeye hazır bir kadın olduğu da bir gerçekti.

Yıllarca orgazm olamamış kadın bir zambak gibi açılıvermişti.

Şimdi ne olacaktı? Hayatımız nasıl devam edecekti…

Sabah Bora ile, karım ile birbirimizin yüzüne nasıl bakacaktık?

Bir sürü soru kafamda dolaşıyordu ama bu saatten sonra ne yapabilirdim ki. Aylin’in yanına uzanarak uyudum. Sabah uyandığımda Aylin yanımda uyumaya devam ediyordu. Bora yoktu, kalktım, evde de yoktu. Salonda Pikabın üstünde adıma bir zarf vardı.

Merakla açtım.

devam edecek…

-Alıntıdır-

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evlilik Yildönümü 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evlilik Yildönümü 2

Gecenin devamı giderek kızışmış, odada nefes alamaz hale gelmiştik. Klima son seviyede çalışmasına rağmen bedenlerimizin alevini söndüremiyordu. Sürekli bir şeyler içerek serinleme ihtiyacı duyuyorduk. Ne kızlar duruyordu öpüşmeden ne ben sikimi indirebiliyordum zevkten.

İkinci durak odadaki ayna olmuştu. Özge aynanın önün oturup bacaklarını açtı. Defne de hemen ardından gelip dudaklarından öpmeye başladı. Eli Özge’nin amında dolanıyor, parmakları suların kayganlığı ile içine girip çıkıyordu. Özge’yi boynundan öpüp kulak memelerini emiyordu. Özge bir eliyle destek alırken diğer eli ile Defne’nin kıvrımlı kalçalarını hamur gibi yoğurup Defne’yi kendine doğru çekiyordu. Bir müddet sonra Defne Özge’nin önünde eğilip amını yalamaya başladı. Domalmış hali muhteşemdi bu kadının. Özge inim inim inlemeye ve gözleri kaymaya başlamıştı. Devreye girmem gerekiyordu. Yanına gittim ve kenardan onu öpmeye başladım. Havaya kaldırdığı bacağını bilekten kalçasına doğru öperek onu hazzın doruklarına ulaştırmaya çalışıyordum.

Kalçalara indiğimde Defne bana doğru dönüp dudaklarımdan öpmeye başladı. Dudaklarında Özge’nin amının tadını alabiliyordum. Derken bir eli Özge’nin amını avuçlamaya diğeri de sikimi kavramaya başladı. Bir müddet öpüştükten sonra yere diz çöküp sikimi yalamaya başladı. Özge de ona eşlik edince duble sakso keyfi neymiş o an anladım. Defne sikimi kafasından köküne kadar işleme tabi tutarken Özge taşaklarıma minik kuş muamelesi yapıyordu. Kasıklarımda iki dil ve dört el dolaşıyordu Hangisinden zevk aldığımı ya da nereme kimin dokunduğunu ayırt edecek durumda bile değildim. Hayatımda böyle bir şey yaşamadım ben arkadaş. Olamaz böyle bir zevk. O an bana sorsanız sikimle kaya parçalarım derdim herhalde. Öyle sert ve kalındı ki patlayacak gibi hissediyordum.

Ardından Özge ayağa kalkıp aynanın önünde konsola eğilip domaldı. Defne de sikimi iyice kıvama sokunca tutup beni Özge’nin içine soktu. Alev ateş yanan amında kış lastiğine zincir taksan kayardı. Öyle kaygan ve öyle yumuşaktı. Zevkle abana abana sikerken canının yandığını fark ettim. Bel kemikleri konsola çarpınca canı acıyordu. İçinden çıkıp kolundan tuttum ve camın önüne götürdüm. Boğaza karşı sikecektim Özge’yi. Koltuğu camın önüne çekip üzerinde Özge’yi domalttım. “Camdan dışarıyı seyrederken herkesin seni izlediğini hayal et, gelen geçenlerin sesini duyduğunu ve herkesin seni izlediğini düşün” dedim Özge’ye. “Gözlerimi açamıyorum ki” dedi bana.

Neyse ben Özge’yi memeleri koltuğun arka tarafından aşağı sarkarken sikmeye koyuldum. Sarkan göğüsleri Defne okşuyor o sırada da benimle öpüşüyordu. Odada Özge inliyor, ben ve Defne soluk soluğa nefes alıyorduk. Bir anda porno film sahnelerindeki seslere çok benzediğini aklımdan geçirdiğimi hatırlıyorum. Defne beni öperken eli kalçalarımda dolaşıyordu. Hoşuma da gidiyordu bu aslında. Defne aslında hem Özge’nin hem de benim zevk noktalarını keşfetmeye çalışıyordu. Ona göre ilgisini de o bölgelere yoğunlaştırıyordu. Sonra arkama geçip beni boynumdan ve omuzlarımdan öperek ellerini kasıklarıma doğru götürdü. Ben Özge’nin içinde dans ediyordum. Derken birden aşağı eğilip diliyle taşaklarımı yalamaya başladı. Aslında sadece dili dışarıda duruyordu ben Özge’nin içinde gidip geldikçe taşaklarım diline yalanıyordu. Felaket bir zevk veriyordu bu. Patlama noktasına gelim birkaç kez ama durdum. Daha iki kız hiç orgazm olmamışken ben ikinci kez boşalamazdım. Özge durmamı istemiyordu, ben Defne’nin yalamayı bırakmasını istemiyordum.

Son girişimde Defne beni bitiren hareketi yaptı. Tam boşalmamak için durmuştum ki dizlerinin üzerinde elleriyle taşaklarımı avuçlarken dilini götüme dayadı ve yavaş yavaş yalamaya başladı. Bir eskortun böyle bir şey yapabileceğine asla ihtimal vermezdim. Ama nasıl olduysa bizimle birlikte o da rayından çıkmış yüklü tren gibi nereye çarpacağını bilmeden oradan oraya savruluyordu. Göt deliğimin etrafında gezen yumuşacık dudakları ve dili beni mahvetti. Hareket edemiyordum. Edersem kesinlikle boşalacaktım. Öylece durdum ve bitirene kadar tadını çıkardım anın. Ayağa kalktı ve aynı şeyi Özge’ye yapmaya çalıştı. Ama hareket halinde pek başarılı olamayınca, kendi amındaki suya orta parmağını daldırıp Özge’nin göt deliğine parmağını sokmaya başladı. Özge’nin göt deliği gonca gül gibi açılıyordu o parmağını soktukça. Aynı anda Özge deliler gibi çığlık atıyordu. Özge iyice rüzgara kapılınca Defne iki parmağını birden sokmaya başladı Özge’nin göt deliğine. 10 saniye geçti mi bilmiyorum ama Özge koltuğun kenarlarını tırmalaya tırmalaya ağlayarak orgazm oldu.

Kalçaları hala sikimi içine çekerken Defne parmaklarını Özge’nin göt deliğinden çıkardı. Özge “Hayır çıkarma sok lütfen” dedi. İkimiz de Özge’nin deliklerinde hareket etmeye devam ettik. Birkaç dakika sonra Özge’nin kasılmaları kesilince içinden çıktık. Özge koltukta öylece domalmış vaziyette büzüldü kaldı. Hareket bile etmiyordu. Defne ise sıranın kendisine gelmesi için sabırsızlanıyordu. Ben Özge’nin amından çıkar çıkmaz elleriyle sikimi kavrayıp okşamaya başladı. Defne’nin ağzı var dili yoktu. Bütün iletişimi bedeniydi sanki. Uzun sarı saçları belinin ortasına kadar uzanıyordu. Belinden kavrayıp dudaklarından öpmeye başladım. Dudaklarımı ısırmaya başladı. Ateşinin had safhada olduğu belliydi. Memeleri yumuşacıktı. İnsanın sürekli dokunası geliyor ama sıkıp yoğurmaya kıyamıyordu.

O anda sikimde bir dil hissettim. Dönüp baktığımda Özge hala orgazm oluyor gibi sikimi yalamaya başladı. Ben Defne’yi öpmeye devam ettim. Sonra Özge beni bırakıp Defne’nin amını yalamaya başladı. Yalanırken titrediğini hissedebiliyordum. Biraz daha zevk almak için bir bacağını koltuğun kenarına uzattı. Özge alttan alttan dilini sokup çıkarıyordu Defne’ye. Ben de o yumuşacık memelerini yalamaya başlamıştım. Mis gibi kokuyorlardı. Sonra arkasına geçip memeleri avuçlarıma aldım. Yumuşak yumuşak okşarken sikimi de bacaklarının arasına doğru ittiriverdim. Amının dudakları arasında kayıyor Özge’nin dudaklarına da değiyordu. Defne prezervatifi bile unutmuş anın tadını çıkarıyordu. O anda Defne’nin orgazm olmasını ve aynı anda içine boşalmayı arzuluyordum. Amının dudakları arasında gidip gelen sikimin kafası bir anda Defne’nin hafifçe domalması ile deliğine takıldı. O şehvet ile bastırdım içine sikimi. Olur şey değildi. Az önce prezervatifle siktiğim kızın amını sikmeye başladığımda ne kadar şanslı olduğumuzu anlamıştım. Bu kız kesinlikle kaşar değildi. Yoksa böyle bir am sağlam kalamazdı. İçindeki her dokuyu hissedebiliyordum.

Ben kendimi kasa kasa altından yukarı doğru geçirmeye çalışıyordum sikimi Defne’ye. Aynı anda Özge’de hem Defne’nin klitorisini hem de benim taşaklarımı yalıyordu. Bu şekilde iyice sokamıyordum sikimi ona. Yatağa geçmek istedim. Özge’ye sırtüstü yatmasını söyledim. Defne’de onun üzerinde 69 pozisyonunda birbirlerini yalamaya başladılar. Defne’ye “İçine boşalmak istiyorum” dedim. “Hayır lütfen, bunu yapmayın” dedi. “Korkmana gerek yok, bir sürü ilaç var bunun için” dediğimde bana, “Lütfen, ben buna hazır değilim” diyerek istemediğini söyledi. Bize de saygı duymaktan başka çare kalmadı. “Peki o zaman en azından boşalana kadar bu şekilde sikmeme izin ver” dedim. “Olan oldu, içime boşalmayın yeter” dedi. Bende domalmış olan Defne’nin arkasına geçip kalçalarını kavradım ve hiç abartmıyorum pompalaya pompalaya basmaya başladım amına. Ben sikimi gömdükçe tok bir ses geliyordu amından. Tam anlamıyla kavrıyordu amı sikimi. Ben sikerken Özge’de klitorisini yalıyordu Defne’nin. Amacım daha farklıydı aslında. Ancak Defne iyice coşsun, kendinden geçsin istiyordum.

Bir müddet sonra Defne kalçalarını aşağı kastırmaya başlayınca zevkin son demlerine gelmeye başladığını andım. Özge’den altta ters dönerek Defne ile dudak dudağa pozisyon almasını istedim. O halde iken sanki Defne Özge’yi sikiyormuş gibi bacaklarını Defne’nin beline sarmasını söyledim. Defne’ye orgazm olmaya yaklaştığında beni durdurmasını söyledim. Biraz daha içinde gidip geldikten sonra Defne durmamı istedi. Ben de içinden çıkıp altta gül gibi açılmış Özgenin amına girmeye başladım. “Owwwwhhhh” diye derin bir zevk sesi ile içine aldı sikimi Özge. Bacaklarından tutup kendime doğru çekerek iyice amına yerleştim. Elinin de klitorisine uzandığını fark ettim. O bunu yapacağımı hiç düşünmemişti. 2-3 dakika Özge’yi siktikten sonra çıkıp yine seri biçimde Defne’nin amına giriş yaptım. Bu ani girişler can acıtıcı gibi gözükse de kızların amı öylesine suluydu ki acıdan çok zevk veriyordu ani girişlerim. Defne’yi sikmeye başladım 2-3 dakika sonra o da orgazma yaklaşınca beni durdurdu. Çıkıp Özge’ye girdim. Bu şekilde defalarca amdan ama girdim çıktım. Sonunda bokunu çıkarmadan orgazma ulaşmamız gerektiğini düşündüm ve Defne’den bir prezervatif aldım.

Ben kılıfı yırtarken ondan sikimi yalamasını istedim. Özge’de ona katılınca yine rüya gibi bir double sakso keyfi yaşadım. Defne’ye yatağın başlığına tutunup dizlerinin üzerinde durmasını istedim. Arkasından yaklaşarak alttan amına doğru kayıverdim. Özge’den de parmağını Defne’nin götüne sokmasını istedim. Aynı zevki ona da yaşatmalıydı. Kalçamı yukarı doğru ittirerek içine abanıyordum. Hafif geriye doğru yaslanarak sikimin daha da yukarı çıkmasını sağladım. Biraz yavaşlayarak Defne’nin sikime oturup kalkmasını sağladım. Ben geriye yaslanmış şekilde sikimi ileri uzatmış beklerken Defne yatağın başına tutunmuş kalçasını kaldırıp indirip sikimi emiyordu amıyla. Özge’nin incecik parmakları da Defne’nin göt deliğine masaj yaparak girip çıkıyordu adeta. O sırada Defne’nin kalçasını kaydıra kaydıra sikimi amının dibine değdirmeye çalıştığını fark ettim. “Defnecim eğer orgazm olmaya yaklaştıysan seni yara yara sikebilirim ne dersin” dedim. “Olur” demek için bile 3-4 kez derin nefes alması gerekti. Ellerimi arkaya koyarak iyice geri yaslandım ve bütün gücümle kasıklarımı Defne’nin amına vurmaya başladım. O kadar sert vuruyordum ki her vuruşumda Defne’nin kalça kemiklerinin kasıklarıma batarak canımı yaktığını hissediyordum. Ama duramazdım, böyle bir zevk durdurulamazdı. Özge’de orta parmağını Defne’nin götüne takmış içini kazıyordu resmen. Diğer eli ile de memelerini okşuyor, aynı anda Defne’nin kulağına bir şeyler söylüyordu. Asıla asıla öyle bir sikmeye başladım ki “Ben daha fazla dayanamayacağım boşalıyorum” dedim ve dememle birlikte Defne çığlık çığlığa orgazm oldu. Hayvani bir biçimde vuruyordum tüm gücümle. Yusyuvarlak kalçaları ben vurdukça dalga dalga oluyordu.

Patlamamla birlikte yavaşladım ve yumuşak yumuşak içinde gidip gelmeye devam ettim. Ben devam ettikçe kıvranıyordu. Derken kendini çekerek yan tarafa yığıldı kaldı. Bense dizlerimin üzerinde kalakaldım. Mecalim kalmamıştı artık. Özge sikimdeki prezervatifi çıkarıp uzanmamı istedi. Defne’nin yanına uzanıp gerilmeye başladım. Özge sikimi tutup yalamaya başladı. Beni temizliyordu resmen. Amacı sikimi kaldırmak değil beni sakinleştirmekti. Gerçekten de çok iyi geliyordu bu bana. İşi bitince de yanıma uzanıp bana sarıldı. Uzun uzun öpüştük. Defne’ye de kolumu sarıp kendime çektim. Saçlarından öperek kendisine çok teşekkür ettiğimi söyledim. Bize böyle bir geceyi yaşattığı için çok mutlu olduğumuzu ve kendisiyle her zaman bir arkadaş ve aile dostu olarak görüşmek istediğimizi söyledim. “ Memnun olurum, ancak nasıl bir hayatım olduğunu görüyorsunuz. Beni kendi hayatınıza almak istediğinize emin misiniz” dedi. Bizim için seksin ne kadar önemli ve hayatımızın ayrılmaz parçası olduğunu gördüğünü ama seksin bile uyum olmadan zevk veremeyeceğini söyledik. Bize bu kadar uyum gösterebileceğini hiç düşünmemiştik. Gerçekten olağanüstü bir geceydi. Tüm evli çiftlere tavsiye ederim. Hayata bakış açınız değişecek eminim.

O gece sabaha kadar üçümüz aynı yatakta uyuduk. Sabah beraber güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra Defne’ye tekrar teşekkür ederek yeniden görüşmek üzere sözleşerek ayrıldık. Arabada Özge’ye bana kızıp kızmadığını sorduğumda “başlangıçta kızmıştım ama kız iyi kız, öyle yırtık bişe değil” dedi. Hemfikirdik bu konuda. Umduğumuzdan daha sakin yapıda biri çıkmıştı karşımıza. “Peki tekrar onunla birlikte olma fikrine ne diyorsun” dediğimde, “sıra bende, önce bir erkek bulup beni başka bir erkekle birlikte sikmeni istiyorum” dedi. Ağzım açık kaldı. Acaba kötü mü etmiştim bu sürprizi yapmakla. Karımı başka birinin sikecek olması düşüncesi enteresan olmakla birlikte çok ama çok riskli bir fikirdi. O zamana kadar da fikir olarak kalmasını istiyorum. Henüz gerçekleşmiş değil.
(ALINTIDIR)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karımla Aşk Oyunları

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karımla Aşk Oyunları

Karım heyecanla “Sevgilim… Oh, yapma… Rezil olacağım…” diyerek inledi..

Karım, “Bana daha keyifli sikişler yaşat, hayal gücünü zorla… Yoksa ne yapacağım belli olmaz!” dediği zaman onu kaybedebileceğimi, başkaları ile sikişmek üzere olduğunu anladım. Derhal bir şeyler yapmalıydım, engin hayal gücümün hızla çalışması, yeni yeni fanteziler yaratması gerekirdi, öyle oldu…

Eşim Burcu çok güzeldir, özellikle vücudu daha da güzeldir. Yaz boyu, plajların en çok ilgi gören kadını Burcu’dur. Tüm erkekler peşinde dolaşır, onu sikmek, tavlayıp becerebilmek için sikleri havada arkasından ayrılmazlar. Karım da kıçını kıvırır, dişi bir köpek gibi kuyruğunu sallar, ardındaki abazanları kudurtur. Ben ona özel olarak birbirinden seksi, açık ve tahrik edici mayolar alırım, bizzat seçerim. Kızgın kumların üzerinde, götünü tamamen açıkta bırakan ip tanga mayosu, kırmızı renkli küçük bir üçgenden oluşan tangası, yeşil fosforlu ipli mayosu ve fora ettiği çıplak iri memeleri ile beni bile azdırıyor, çıldırtıyor.

Sokaklarda dolaştığı giysileri ya içini gösterir, ya çıplakmışçasına tüm bedenini sarar ya da külotuna kadar açıkta bırakır. Çoğunlukla göbeğini, belini açıkta bırakan büstiyerlerle gezinir, memeleri ise göğsünün açıklığından dışarı taşar. Üstüne üstlük tüm bedenini kıvırır, kırıtır, her adımında oynaşır, onu izleyen yabancılarla sikişir…

Karımın sikişte yeni fanteziler konusunda beni uyarmasından sonra, derhal kendimi toplayıp, onu elimde tutacak çeşitli fanteziler üretmem gerektiği kesindi. Uygulamaya hemen başlamalıydım…

Eşimin bol kloş eteğiyle kıçını oynatarak, götünün yuvarlaklığını, yarığını bana göstere göstere pencereye doğru yöneldiğini görünce sikimin direk gibi havalanmasını engelleyemedim. Pencereyi açtıktan sonra belinden yukarısını camdan dışarı sarkıtarak kocaman ve iri yuvarlaklı kıçını geriye çıkartıp, bahçedeki komşu hanımla konuşmaya başladı. Dolgun ve iri bacaklarını sallıyor, götünü oynatarak tüm bedenini tir tir titretiyor, arada bir saçlarını savurarak geriye dönüp bir an benimle göz göze geliyor ve sonra da yeniden muhabbete devam ediyordu…

Birden çılgın fantezimi uygulamamın tam zamanı diyerek pantolonumu süratle aşağıya indirdim, bacaklarım heyecandan titriyor, pantolonumu bir türlü tamamen çıkartıp atamıyordum. Karım bahçedeki komşu hamına,

“Hava kararıyor, yağmur geliyor galiba” derken ardında diz çöktüm ve bir süre muntazam ve dolgun bacaklarını, kocaman karpuzlarını iştahla seyrettim.

Elimi eteğinin üzerinden doğru, yuvarlak götüne bastırıp okşarken, sıcaklığı elimi yakıyor, içim bayılıyor, gözlerim kararıyordu. Yüzümü yaklaştırıp muhteşem karpuzlara sürtmeye, yanağımı yaslayıp incelemeye başladım. Burcu şaşırmış, kıçını sarsıp, bacaklarını sallayarak beni itmeye çalışıyordu.

İtmesine hiç aldırmadan yumuşak göt yanaklarını eteğin kumaşıyla birlikte ısırmaya, dişleyip canını yakmaya başladım. İki elimle de belinden, poposundan kavrayıp kaçmasını, pencerenin önünden çekilmesini önlüyordum. Kaba etlerini ısırırken canını yakmayı filan düşünmüyor, sadece zevkimden, dizginleyemediğim arzularımdan dolayı, içimden geldiği için dişliyordum. Karım,

“Yapma, aşağıdan görecekler, dur!” diye komşu kadına duyurmadan beni uyardı.

“Kim görürse görsün, umurumda bile değil” diyerek içimi çekip inledim.

Karımın etekliğini beline doğru sıyırırken uzaktan uzağa gök gürültüleri geliyor, yer yer çakan şimşek parıltıları odayı aydınlatıyordu… Ellerimin kontrolsüzce sallanmasını engelleyemiyordum. Titreyen parmaklarımla külotuna el attım, derhal çıkartıp kaba etlerinin güzelliğine dokunmalıydım. Önce parmaklarımı külotunun kenarından içeriye sokup nemli, ateş gibi yanan kıç aralığına yapıştırdım ve ileri geri sürterek tadına vardım.

Orta parmağımı am deliğinin üzerine getirerek aniden içeri ittim. Karım önce irkildi, sonra amını kasarak parmağımı sıkıca kavradı. Elimi hareket ettiremeyecek kadar sıkıyordu. Tek elimi kullanarak kıç yanağını ayırdım ve bastırarak elimi kurtarmaya çalıştım. Bir yandan da elimi geriye çekiyordum… Elimi dışarıya çıkarttığım zaman karımın deliği sırılsıklam ıslanmıştı…

“Yapma, burada olmaz” diye inledi.

“Fantezi aramıyor muydun, bundan güzeli olmaz” diyerek yeniden saldırdım.

Avucumu tümüyle kullanarak amını okşamaya, hırpalayıp daha fazla sulandırmaya başladım. Kesik kesik soluklanırken, kıçını geriye iterek beni durdurmaya çalışıyordu… Karımı dışarıdan gördüğümü hayal ederek, aldığım heyecanı arttırmaya çalışıyordum. Şu anda karımın belinden yukarısı tamamen dışarıya sarkıyor, memeleri pencerenin alt kenarına dayanıp eziliyordu. Yüzü pembeleşmiş, terlemeye başlamıştı. Komşu kadınla konuşurken kekeliyor, kadıncağız ona neler olduğunu anlamaya çalışıyordu.

Bu sırada da eşimin sıkı amı benim tarafımdan okşanıp sıkıştırılıyor, sulandırılıyordu… Az sonra amını aralayıp dudaklarımı yapıştıracak, sularını kana kana içecektim. Onu, yalanırken pencerenin dışından izlemeyi çok isterdim… Karım kekeleyerek komşu kadına bir şeyler söylemeye çalıştı ama bahçedeki kadın,

“Burcu hanım neyiniz var, yoksa rahatsız mısınız?“ diye meraklandı.

“Yo… Oh!… Hayır, iyiyim” diye cevap veren eşimin amının dudaklarını açabildiğim kadar aralayıp, dudaklarımı içine gömdüğüm zaman ne hale geldiğini anlatmak gerçekten zor olurdu. Vıcık vıcık sulanan amı doymak bilmeden yalıyor, içine girmeye çalışıyordum. Karım komşu kadının olayı fark edeceği korkusu ile hala çırpınıyor, bir yandan da aldığı zevkle kendisini kaybetmemeye çalışıyordu. Son bir ümitle yalvararak,

“Tamam… Oh! Çok zevkli ama… Ne olursun yapma… Şimdi anlayacak, lütfen bırak!…“ diye yavaşça fısıldadı. Söylediklerine aldırmadan,

“Canım benim, ne kadar güzelsin… Amın da ne kadar güzel kokuyor” dedim. Eşim heyecandan iyice boğuklaşan bir sesle,

“Sevgilim… Oh, yapma… Rezil olacağım…“ diyerek inledi. Eşimin amının dudaklarını arkadan yalamaya devam ediyordum.

“Tanrım!… Ah… Bırak beni, arkamdan çekil lütfen” dedi. Bir an işime ara verip,

“Seni asla bırakmam, bağırta çağırta boşaltacağım, amını da morarıncaya kadar yalayacağım” dedim ona. Bu sırada bahçedeki komşu kadın,

“Gerçekten iyi misiniz Burcu hanım?“ diye seslendi. Eşim güçlükle,

“Evet canım, oh, çok iyiyim” dedi. Yalamalarımı arttırdığım zaman eşimin bacakları titremeye başladı.

“Sevgilim… Tanrım!… Aslında böylesini istememiştim… Yapma…“ dedi güçlükle.

Baş edemeyeceğini anlayınca, kendisini tamamen bıraktı ve kendisini yaşayacağı zevke teslim etti diye düşündüğüm sırada, güçlü bir kıç darbesiyle yüzüme çarpıp beni geriye itti. Hızla düştüğüm yerden kalkıp yeniden arkasına geçtim ve kıçını sıkıca tutarak, tam göt deliğinden, aşırıya kaçmadan ısırmaya başladım. Götünün kaslı büzüğü ağzımda ıslanıyor, dişlerimin arasında eziliyor, ara sıra açılıp kapanıyordu. Uzunca bir süre hem dişledim, hem de amını ve götünü yaladım…

Ayağa kalktığım zaman karım kendisini tamamen pencerenin kenarına bırakmış, aptallaşmış bir halde komşu kadını dinliyordu, daha doğrusu dinler gözüküyordu. Oysa defalarca ve peş peşe orgazm olduğunu titremesinden biliyordum.

Havaya doğru uzanmış sikimi elimle bir süre sıvazladım ve ayak parmaklarımı kullanarak tamamen amına girebileceğim bir pozisyona geldim ve eşim yeni bir orgazm yaşarken dibine kadar amına girdim. Islak delikte kayarak dibe dayandığım zaman böyle bir zevki daha önce yaşadığımı hatırlamıyordum. Gidip gelirken bir yandan da çıplak göt yanaklarını tokatlıyordum. Öyle hızlı tokatlar atıyordum ki, çıkan şaklamaları dışarıdaki kadının duymaması mümkün değildi.

Karımın hemen beline inen tül perde benim dışarıdan görünmemi engelliyor, rahatlıkla karımı sikebiliyor, arkasında gidip gelebiliyordum. Karım komşu kadının sorularına cevap veremez hale gelince, kadıncağız “İyi günler” diyerek hızla evine girdi ama bahçenin kenarından geçen sokaktaki bazı meraklı gözler bizi izliyor, karımın kıvranmalarına, çırpınıp külçe gibi yığılmalarına tuhaf tuhaf bakıyorlardı.

Bu sırada çiseleyen yağmur eşimi yavaş yavaş ıslatmaya başlamış, hızlandıkça da suratına kırbaç gibi çarpar olmuştu. Islanmasına aldırmayarak hala sikmeye devam ediyordum. Belinden yukarısı sırılsıklam olmuş, sağanağa dönüşen yağmur iliklerine kadar ıslatmıştı. Karımın belinden yukarısını tülün ardından izliyor, suratına yapışıp öpmek, emmek için yanıp tutuşuyordum.

Belimin geleceğini anlayınca daha da hızlı gidip gelmeye başladım, parmaklarımın en uç noktasına kadar titriyor, ayakta sallanıyordum. Kasıklarımın, karnımın kıçını kızarttığını görüyor, daha da hırsla vuruyor, ağlata ağlata sikiyordum. Ani bir hamle yaptığım zaman belimin en son damlasına kadar fışkırmaya başlamasını engelleyemedim, zevkten ağlayabilir, bar bar bağırabilirdim ama bunu yapamazdım, aksi halde rezil olurduk…

Sikim hala inmemişti, karımın amı ise hala gevşememiş, sikimi sıkıca sarmaya devam ediyordu. Yeniden sokup çıkarmaya başladım. Burcu’nun amının darlığı, kısa bir süre sonra ikinci kez boşalmamı sağladı. Sikimden fışkıran beller karımın içinden geriye doğru akıyor, dizlerime, karımın bacaklarına damlıyor, halıya süzülüp ayaklarımın altında eziliyordu.

Dayanamayıp tülü üzerimden aşırttım ve ben de ön plana çıktım. Şu anda külçe gibi yığılı kalmış olan karımın arkasında dimdik ayakta duruyordum, sikim ise içinde capcanlı ve çivi gibi sıkışmış kalmıştı. Dışarıdan belli olmayacak şekilde kıçımı yedi-sekiz defa daha oynatarak içinde gidip geldim, daha sonra da elimi ince ve sıcacık beline dolayıp, onu içeriye aldım… Hemen pencerenin önünde ikimiz de yere yığıldık.

Karım hala külçe gibi gevşek, orgazmdan sarhoş kıvranıp duruyor, amından bellerim süzülmeye devam ediyordu. Sikim de içindeydi ve çıkartmaya da niyetim yoktu. Onu bu kadar çok sevdiğimi, bu kadar arzuladığımı inanın bilmiyordum. Deliler gibi yanağına, boynuna saldırıp öpüp yalamaya, ısırmaya koyuldum. Yanağına uzanmak için hamle yaptıkça sikim daha derine giriyor, neredeyse taşaklarım da içine kayıyordu…

Burcu kendine geldikten sonra üzerindeki ıslak elbisesini, daha doğrusu gömleğini çıkartmamı istedi. Gerçekten de yardıma ihtiyacı vardı. Bembeyaz memeleri ortaya çıkınca, sikimi dışarıya çıkartmadan meme uçlarını emmeye başladım. Bana,

“Gerçekten de harikaydın, çok iyi siktin” diye iltifat etmeye başlayınca, ona daha sıkı sarıldım ve

“Şimdi sıra sende, yarın da sen bana yapacaksın” diyerek cevabı yapıştırdım.

“Evet, evet yapacağım” dediği zaman her zamankinden şirin, her zamankinden daha seksi görünüyordu. Tüm geceyi onun içinde dimdik geçirdim. Akşam ayazı eve indiği zaman, sikim sıcak yuvasında uslu bir çocuk gibi uyuyordu…

Karım sikimi dibinden kavradığı zaman, elleri arasında iki kat büyüyüverdim…

Ertesi gün pencerenin önündeki yerimi aldığım zaman, sokağın en kalabalık zamanını seçmiştim. Tam karşı binada oturan sarışın liseli kız beni kesiyor, balkonda fırıl fırıl dönüyordu. Sık sık eğilip daracık kotunun sarmaladığı iri götünü bana gösteriyor, bunun için hiçbir fırsatı kaçırmıyordu. Sikim aniden havalanmış, direk gibi olmuştu. Belimden aşağısı çırılçıplaktı ve eşimin gelip emeceği anı heyecanla bekliyordum.

Karım sikimi dibinden kavradığı zaman, elleri arasında iki kat büyüyüverdim. Bir an önce ağzına alıp emmesini bekliyordum, ama Burcu eline aldığı bir lastik bandı sikimin üzerinden geçirip taşaklarımın dibine sardı ve öylece bıraktı. Sikime dolan kan müthiş bir ereksiyon sağlamış, yarağımı daha da kaldırmıştı. Dibinden sıkıca kavrayıp, uç tarafına doğru sıvazlayarak hareketlendi, aynı sıvazlama hareketini daha sonra geriye doğru yaptı ama öylesine sıkıyordu ki, camın yanmıştı.

Otuz bir faslı başlamıştı ama deri soyan bir otuz bir faslıydı bu… İkimiz de kendimizden geçmek üzereydik her halde, çünkü karım elini hızlandırıp beni sağmaya sabırsızca devam ediyordu. Şu anda karşı balkondaki kızın bana otuz bir çektirdiğini düşünüp zevkleniyordum. Sikimle oynaşırken sol elini kullanarak kıç yanaklarımı araladı ve kabak gibi ortaya çıkan göt deliğime okkalı bir ısırık attı. Sanki büzüğümü koparmak ister gibi ısırıyor, beni çıldırtıyordu.

Isırmayı kesip yalamaya, diliyle keskin darbeler vurmaya başladı. Şiddetli bir ısırığı beş-altı darbelik yalama, onu da dibine kadar giren bir parmak izliyordu. Sikimi ise şiddetle aşağı yukarı çekiştirmeyi sürdürüyordu. Sikim bel atmaya başladığı zaman, sikimin ucu karımın dudakları arasında, karımın sağ eli sikimin dibinde, sol elinin işaret parmağı ise götümdeydi. Sendeleyerek yere yıkıldığım zaman ise karım ağzının kenarından beller süzülerek hala dimdik olan sikimin üzerine oturmak üzereydi…

Amında titreşen vibratörü sokup çıkarmaya koyulduğum zaman kendini kaybetti…

Çok sevdiğim bir arkadaşım kısa bir yurt dışı seyahatinden dönüşünde sürpriz bir hediye getirmişti. Süslü paketi verdiği zaman merakla açtım ve kalın, üzeri damarlarla kaplı, uzunca bir zenci vibratörle karşılaştım. Üstelik son moda, uzaktan kumandalı olanlarındandı. Böyle bir hediyeyi ne yapacağımı düşünmeme fırsat kalmadan karımın dolgun kalçalarının arasındaki sıkı ve nemli delik aklıma geldi. Bu simsiyah ve titreyen yarağı karımın bacaklarının arasına soktuğum anda ne hale geleceğini merak ediyor, bir an önce yuvasına yerleştirmek için sabırsızlanıyordum.

İlk denemeyi yapacağımız akşam, karım da ben de müthiş bir heyecan içindeydik. Daha önce bu vibratör denen aleti hiç denememiş, ancak dergi ve kitaplardan, sikiş kasetlerinden tanımaya çalışmıştık. Nefis bir akşam yemeğinden sonra birer içki aldık ve kanepeye oturduk. Eşimden heyecanını yansıtan tahrik edici bir kadın kokusu yayılıyor, bacakları ve elleri hafif titriyordu.

Saçlarını okşamaya başladım, ardından da yanağına ateşli bir öpücük kondurdum. Yanağını güçlü bir vakumla emiyordum. Bıraktığım zaman yüzünün sağ tarafı tokat yemiş gibi kıpkırmızı olmuştu. Dudaklarına yumulduğum zaman zevkten donup kalmış, kımıldayamıyordu. Az sonra bacak arasına, amına sokacağımız vibratörün heyecanı perişan etmişti onu… Soyunmaya başladığım zaman kendisine yardım etmemi istedi.

“Çok fenayım, düğmelerimi açamayacağım” dedi.

Onu büyük bir zevkle, her saniyenin tadına vararak soydum. Beyaz ve aydınlık bedeni tüm yumuşaklığı, tüm diriliği ve tüm dolgunluğuyla çırılçıplak karşımda duruyordu. Bir süre, bu seks dolu bedeni zevkle izledim. Memeleri top gibi sallanıyor, ince belinin altına yapışmış gibi duran değirmen taşı yuvarlaklığındaki iri kalçaları ellenmeyi, ısırılıp yalanmayı bekliyordu. Dolgun bacakları gözlerimi kamaştırıyor sikimi zapt edilmez hale getiriyordu. Ama bu akşam sikimin yerine o kocaman zenci yarağını yiyecekti. Karımın bedenine el attığım zaman zorlukla,

“Hayır, çok ıslandım, hemen içime sok o hayvanı!…” diyerek itiraz etti. Anlaşılan bu kadar heyecana dayanamamış, boşalmak üzere olmalıydı… Bir süre nasıl bir pozisyon olması gerektiğini düşündüm. Bu konuda seçim yapamıyordum. Karım,

“Sevgilim, her pozisyonu deneriz, ama sen sadece benim dediklerimi yap” deyince, bu bana daha mantıklı ve daha heyecanlı geldi.

Eşim, sehpanın üzerinde duran siyah sike elini atıp bir süre küçük bir bebeği sevgiyle okşar gibi sevdi, ardından da damar damar imal edilmiş yumuşak dokulu siki öpüp, emmeye koyuldu. Süt emen bir bebeğin açlığıyla, emzik emer gibi içine çekiyor, siyah aleti taşak kısmına kadar boğazına gömüyordu. Ben karımı büyük bir zevkle, önümdeki kabarıklıkla izlerken zencinin sikini elime verdi ve uygun bir pozisyon almak için hareketlendi.

İlk aldığı pozisyon mükemmeldi. Kanepeye sırtüstü uzanmadan önce götünün altına yumuşak ve yüksekçe bir yastık yerleştirdi. Sırtüstü uzandıktan sonraysa dizlerini karnına doğru çekerek iki bacağını da sıkıca birbirine yapıştırdı. Muazzam görüntüsü beni allak bullak etmişti. Amı, kalın ve etli baldırlarının arasına sıkışmış, am dudakları iyice dışarıya fırlamış, yarığı ise ince bir çizgi şeklinde kapanıvermişti. Ona,

“Hayatım, böyle zor olmayacak mı? Bacaklarını biraz aralasaydın…” deyince yine itiraz etti.

“Hayır, böyle sok. o siyahi hayvanın amımı genişlettiğini hissetmek istiyorum. İçimi kanatsın, zorlasın, güçlükle dibime dalsın” dedi.

Böyle söylediği anda sikimin çatlayacakmış gibi ayaklandığını hissettim, daha fazlasına dayanamazdım. Zenci yarağını karımın çizgi görünümlü amına yaklaştırdım, uzaktan kumandanın düğmesine basarak çalıştırdım. Simsiyah kobra yılanı elimde titreşiyor, zıplıyordu. Birden bire, sallanan azmanı amının çevresinde dolandırmaya, bastırarak gezdirmeye başladım. Yarağın basınçlı titreşimi karımın amını ve çevresini, baldırlarını sarsıyor, onun çırpınmasına neden oluyordu. Onu hiçbir zaman bu kadar zevk almış, kıvranan, çırpınan bir halde görmemiştim.

“Evet… Evet, devam et!…” diye bağırıyor, ağlar gibi çığlıklar atıyordu. Amının kabarık, şişkin görüntüsü ve darlığı karşısında aptallaşmıştım, hızla amına atılıp ağzımı açabildiğim kadar açarak yarığının üzerini tümüyle örttüm. Bir süre kendimden geçmiş bir halde emdim, evet emdim, yalamıyor, dilimi kullanmıyor, sadece içime doğru çekerek emiyordum. Büyük dudaklarını, küçük dillerini ve kabarık kilitorisini dakikalarca emdikten sonra elimdeki zenci yarağını dibine kadar karımın amına yerleştirdim.

Amına yerleşen yarağın zevki karımı gerçekten de çıldırtmaya yetti. Kıçını hoplatarak debelenirken, vibratörü dışarı atmaya çalışıyor, aşırı zevke tahammül edemiyordu. Beyaz butlarına iki elimle bastırıp debelenmesini önledim, müthiş bir güçle direniyor, çıplık atıyordu. Ter içinde kalmıştı ama onu zapt etmeyi başarmıştım.

Amında titreşen vibratörü sokup çıkarmaya koyulduğum zaman kendini kaybetti ve şuursuzca sayıklamaya başladı, biraz sonra da hareketsiz kaldı. Böylece ilk vibratörlü deneyimizde eşimi zevkten bayıltmış, bilincini yitirmesine neden olmuştum…

“Çılgınsın… Hiç bu kadar kızışmamıştım. Dişi bir köpek gibi kuduracağımı sandım”

Ertesi gün karımla bu müthiş aletin getirdiği yeni zevkleri uzunca bir şekilde konuşup daha da keyifli hale getirmenin yollarını aradık. Bir çok vibratörlü fantezi geliştirdik ama iki tane fantezimi eşime anlatmadım. Çünkü bu konuda ona sürpriz yapmak istiyordum. Bazı fantezilerimizi deneyip zevkin doruklarına ulaştıktan sonra vibratörü gardırobun bir köşesine yerleştirdik.

Eşimin çocukluk arkadaşı Müge ile eşi Aydın’ı yemeğe davet ettiğimiz bir akşam sürpriz fantezimi gerçekleştirmek üzere harekete geçtim. Mükemmel bir akşam yemeği, harika bir muhabbetle devam ederken eşim kahve yapmak için salondan çıkıp mutfağa geçti. Ben de bir bahaneyle salondan çıktım ve doğruca gardıroba gittim ve zenci vibratörü dinlendiği yerden aldım. Sonra da koridorda eşimin kahve tepsisi ile salona yöneleceği anı beklemeye başladım.

Çok geçmeden eşim dikkatlice taşıdığı tepsi ve kahvelerle mutfaktan çıktı, antreyi geçerek salonun kapısına yöneldi. Hızla hareket ederek arkasına geçtim. Eşim sol elini kullanarak kapıyı yarısına kadar açıp içeriye girmek üzereyken belinden tutarak içeri girmesine engel oldum. Salondaki misafirlerimiz eşimi biraz görebilirlerdi, ama televizyonu izliyorlardı.

Karım adeta kapıda donup kalmış, ne içeri girebiliyor, ne de dışarı çıkabiliyordu. Bir ara Müge bize doğru bakmış, ama hemen başını televizyona çevirmişti. Karıma sakin olmasını fısıldadım ve eteğinin arkasını yavaşça beline kadar sıyırdım. Yaptığımın çılgınlık olduğunu biliyordum ama bundan inanılmaz bir zevk alıyordum. Erkekliğimin kabarıklığını tarif edemeyeceğim…

Yumuşak sayılmayacak bir hareketle götünün yuvarlaklarını saran minik külotunu araladım, elimdeki simsiyah aleti karımın amına doğru yavaşça iterek sokmaya başladım. Çok kısa bir süre içinde sadece iki santimlik kısmı dışarıda kalmıştı. Parmaklarımı kullanarak kocaman suni yarağı karımın içine iyice yerleştirdim. Fazla itmiş olacağım ki, işaret ve orta parmağım da yarıyı geçecek kadar ıslak amının içine gömülüverdi.

Karım hafifçe inlemiş, bunun üzerine salondaki misafirler kapıya dönmüş bakmışlardı. Müge’nin yüzündeki gülümseme çok anlamlıydı… Aptallaşan eşim hareket etmeye fırsat bile bulamadan külotunu düzelttim, eteğini indirdim ve ona,

“Sakın geriye dönme lütfen, içeriye gir…” diye adeta yalvardım, tereddüt ettiğini görünce kıçından salona doğru itiverdim ve birlikte salona girdik…

Eşim kontrollü adımlarla salona girerken, elimdeki uzaktan kumandanını tuşuna basmış, zenci aleti eşimin amında titreştirmeye başlamıştım. Karımın halini anlatmak için ancak fotoğrafını çekmek veya filmini izlemek gerekirdi. Al basmış yüzüyle servisi yaparken elleri, dudakları titriyor, ayakta sallanıyordu. Misafirlerimiz tuhaf bakışlarla karımı izliyor, neler olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.

Sevgili eşim zorlukla kahve servisini yapıp koltuğuna yönelirken birden bire yere yıkılıverdi. Bereket versin koltuğa düşmüştü. Hemen kendini toparlamaya çalıştı ama beceremedi tabii. Ardından koltuğa yayılıp baygın görünümle sağa sola kıvranmaya başladı. Müge ve eşi Aydın atılıp panik içinde eşime yardıma koştular. Nasıl bir orgazm yaşadığını anlayamamışlardı. Yanlarına gelip eşimi kucağıma alırken,

“Çok kötü gripti, ayakta atlatmaya çalışıyordu ama dayanamadı her halde…” dedim onlara. Beni anlayışla karşılamışlardı. Karımı kollarımda yatak odasına götürürken hala derin bir orgazmın sarhoşluğunu yaşıyordu. Islak amından bu aleti çıkamadığım sürece de orgazm olacaktı… Amından vibratörü çıkarttığım zaman belki onuncu boşalmasını yaşıyordu. Rahatlayınca sürprizimi nasıl bulduğunu sordum.

“Çılgınsın ama perişan oldum. Hiç bu kadar kızışmamıştım. Dişi bir köpek gibi kuduracağımı sandım” dedi ve ekledi,“ Eğer irademi kullanmaya gücüm yetmeseydi, Aydın’a beni sik diye bağıracaktım.” Bu sözleri işitmek beni coşturmuş, heyecanlandırmıştı.

“Gerçekten onu ister miydin?” diye sordum, ama eşim gözlerini kapayarak cevap vermemişti.

Yabancı adamların karımı ellemeleri beni tahrik etmiş, kızıştırmıştı…

Bu müthiş akşamdan sonra ikinci sürpriz fantezimi gerçekleştirdim.Bir hafta kadar sonraydı. Akşam üzeri işten çıkacağı saate doğru eşimi işyerinden arayıp onu almaya geleceğimi, beni beklemesini söyledim. Sonrada doğruca eve gelip eşimin pardösüsünü aldım ve işyerine gittim. Eşim işten çıkmış beni bekliyordu. Elimdeki pardösüsünü görünce şaşırmıştı. Pardösüyü ona uzatırken,

“Bunu giy üzerine, sonra da altını tamamen çıkar. Çıplak olmanı istiyorum” dedim.

Eşim şaşkın şaşkın pardösüyü giydi, ortalığın alaca karanlık olmasından da yararlanarak önce eteğini, ardından da külotlu çorabını ve külotunu sıyırıp çıkarttı ve elimdeki poşete doldurdu. Binadan çıkınca eşim arabanın ne tarafta olduğunu sordu. Cevabım onun aklını durdurmuştu.

“Bu akşam arabamız yok, eve otobüsle gideceğiz” dedim. Hemen koluna girip biraz ilerideki otobüs durağına doğru onu adeta sürükledim. Peş peşe gelen iki otobüse binmemiştik. Karım ne beklediğimi sorunca,

“Kalabalık bir otobüs bekliyoruz” dedim.

Az sonra da tıklım tıklım dolu bir belediye otobüsü geldi ve zorlanarak bindik. Otobüs öylesine kalabalıktı ki, neredeyse ayaklarımız havada duruyorduk. Eşim, üzerindeki ince pardösü her an sıyrılacakmış gibi tedirgindi. Kendisini sıkıştıran heriflerden korunmaya çalışıyor, arkasına abanan pislik bir heriften uzaklaşmak isterken, önündeki adamın kucağına yapışıyor, ondan kaçarken yandaki adamın kollarına düşüyordu.

Karımın kucaktan kucağa gezdiğini hayal ederek sikimi büyütüyordum. Keyfim yerindeydi anlayacağınız. Hemen önümdeki zayıf ve kalın bıyıklı kumral adam karımı elliyor, resmen elini amına sokmaya çalışıyordu. Eşimin yanına sokuldum. Ona sahip çıkmalıydım ama bunu yapmayı istemiyordum. Eşimi yabancı adamların ellemeleri beni tahrik etmiş, kızıştırmıştı.

Sikimi karımın sağ kalçasına yandan değdirip bastırmaya başladım. Arkasında duran adam hala elliyor, bir yandan da sikini kurcalayarak belini getirmeye uğraşıyordu. Karımın yüzünün rengi değişmiş, kızarmıştı. Belli ki zevk alıyor, ellenmesine ses çıkarmıyordu. Adam titreyerek külotuna, pantolonuna boşalırken karımın kıçına iyice yapıştı ve bir süre öylece kaldı.

Adam ilk durakta inerken ben onun yerini aldım ve çevrenin yoğunluğundan yararlanarak zenci vibratörü poşetten çıkardım, beklemeden pardösünün arka yırtmacını hafifçe ayırıp karımın amına soktum. Çıplak kıçına temas eden elim, hiç zorlanmadan amını bulmuş, etraftakiler fark etmeden zenci yuvasına yerleşmişti…

Cebimdeki kumandadan aldığı emirle titremeye başlayan suni yarak görevini yaparken karım yine şaşırmış, kıpkırmızı olmuştu. Dudaklarını ısırıp ter içinde kalınca orgazm olacağını anladım. Önündeki adamın göğsüne başını yaslayarak yapışınca şaşırmak sırası bana gelmişti. Bir yandan da iki eliyle adama sıkıca sarıldı.

Çevreden bakanlar, adamla karımı çift sandılar ve aldırmadılar ama ben müthiş kıskanmıştım. Aralarına girip ayırmaya çalıştımsa da karım buna izin vermedi. Çünkü adama sülük gibi yapışmıştı. Anlaşılan zenci alet işini başarıyla yapıyordu.

Karımı bir hayli izledim ve izlerken de ölçüsüzce zevklendim. Yüzü sürekli olarak kırmızıydı. Alev alev yanıyor, kesik kesik soluyor, burun delikleri hızlı hızlı açılıp kapanıyordu. Amının da kasılıp gevşediğinden emindim, üstelik yapış yapış olmalıydı. Onu, orada, herkesin içinde çırılçıplak bırakıp doya doya okşamak, inleterek sikmek için yapmayacağım şey yoktu ama bu imkansızdı.

Otobüsten inerken karım hala kıpkırmızıydı ve ölçüsüzce titriyordu. Acele ile bir taksi çevirip evin yolunu tuttuk. Bir an önce eve ulaşıp karımı sikmek için sabırsızlanıyordum…

ALINTIDIR…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karıma Doğum Günü hediyem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karıma Doğum Günü hediyem

merhaba

Daha önce karımla MassageForWife.comweb sitesinden tanıştığımız masörle yaşadığımız bir hikayemizi paylaşmıştım. Artık güvenilir bir partnerimiz vardı. ve uzun bir sürede görüşme fırsatımız olmamıştı maalesef. karımın doğum gününe bir hafta vardı ve bende ona güzel bir sürpriz hazırlamak istedim bunun için masör emre ye massageforwife.com dan mesaj gönderdim ve randevu aldım “bunları özelikle belirtiyorum sizlerindi tanımasını isterim..” her neyse her şey planlanmıştı karımın doğum günü yaklaştıkça benim bir plan yapmadığımdan dolayı karımın huysuzlandığının farkındaydım son güne kadarda bir şey söylemi çektim karımın doğum günü geldiğinde sabah erkenden kapı çaldı karım kapıyı açmaya gittiğinde bir çığlık ve elinde bir demet gülle yanıma geldi ve teşekkür ederim aşkım unuttuğunu sandım diyerek bana öpücükler kondurdu. bu çiçekler işin başlangıcıydı her şeyden çok sevdiğim karımı mutlu görmek bana daha çok mutluluk veriyordu. aşkım daha bitmedi dedim kalktım ve dolaba sakladığım paketi çıkardım buda diğer hediyen diye uzatım paketi heyecanla açtı içinden çok sexy tek parça bir gece elbisesi çıktığını görünce de çok mutlu oldu ve tekrar öpüştük ona bunu bu gece giyin seninle yemeğe çıkıp otelde kalacağız ve çok güzel bir pasta keseceğiz dedim.. tamam dedi ama hemen elimden kurtulamasın diyerek beni yatağa attı ve saatlerce seviştik akşam dediğim gibi hazırlanmıştı çok sexydi elbise kalçalarını zor kapatıyordu. akşam yemeğimizi yedik karımın gözü yaş günü pastasındaydı fakrındaydım ona Pastasız yaş günü olmaz aşkım onu daha özel bir yerde keseceğiz dedim. heyecanlandığını saklamıyor sözleriyle ifade ediyordu. güzel geçen yemeğimizden sonra otelimize geldik odamız ayrılmıştı ve odamızın önüne geldiğimizde gözlerini kapatmasını söyledim odanın kapsını açtım kendisini içeri alıp kapıyı kapattım şimdi gözlerini açabilirsin dediğimde harika görünüyor dedi ve beni öptü.. fakat görebildiği üzerinde 2 tane mum yanan bir pastaydı sadece .. ona bekle daha aşkım dedim ve ışığı yaktım ve çığlık geldi harikasın kocacığım işte bu dur dedi evet yatakta masörümüz uzanmış tek katlı çikolatalı pastamızı sikinin üzerine koymuş bizi bekliyordu ışığı yakınca karıma hoş geldiniz doğum gününüz kutlu olsun dedi ve bende çakmağı yakarak maytap ve diğer mumları yaktım ve ışığı söndürdüm. masör karıma bir dilek tutun dedi karım gözlerini kapattı ve mumlara üfledi öpüştük karımla sonra karım peki nasıl yiyeceğiz dedi pastayı.. masörde direk üzerimde eğilerek ve ısırarak yemeniz gerekiyor maalesef çatal bıçak tabak yok dedi.. sonra ekledi kocanız sizi soyarsa güzel kıyafetiniz kirlenmez diye karımı ayağa kaldırdım fermuarını açmam kıyafetinin çıkmasına yeterli oldu. İkimizde yatağa oturduk ve ortasında masörümüzün siki olan pastayı afiyetle yemeye başladık karım masörün sikine çoktan gelmiş arada yalıyordu bende karımın yandan dudaklarını dilimle yalamaya çalışıyordum sonra pastadan kalanları kaldırdık ve çikolatalı bir şekilde masörümüz masajını yapmaya başladı. kalçalarına geldiğinde sikini elime aldım ve karıma işte doğum günü hediyen diye kendi ellerimle soktum karım teşekkür ederim kocacığım diyerek inliyordu. Karımın kalçalarını ellimle destekleyerek masöre yardım ettim sonra masör bugün karınızın bütün titreşimlerini his etmenizi istiyorum dedi ve benim yerde domalmamı istedi yaptım karımda üzerime yatırdı inanılmaz bir şeydi ben köpek gibi dururken karım üzerimdeydi ve masör karımı benim üzerimde sikiyordu gerçekten her şeyi aynen his ediyordum harika bir olaydı son noktaya geldiğimizde masör nereye boşalayım diye sorduğunda karımda bana sordu ve içine boşalmasını istedim masör sikini karımdan çıkarırken bütün spermlerde sikiyle birlikte çıkmış kalçalarıma damlamıştı bu his bu sıcaklık harikaydı sonra masörümüzü uğurladık ve karımla saatlerce seviştik gerçekten harika bir doğum günü olmuştu..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

tekrar istiyor insan…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

tekrar istiyor insan…
içinizde varsa birkez yaptıysanız kapı açılıyor işte rahat duramıyorsunuz..
gün boyu boşalma anını düşünüyorsun nefesinin hızlanmasını boşalırken çıkardığı sesleri . spermlerini bahşetmesini…
düşündükçe köleleşiyor insan resmen
tabi merakta etmeden duramıyor tekrar isteyecekmi ben yazmadan msj atma dediği için iletişimde yok.
Gece whatsapp sesini duydum saat 23.42
“SELAM”
selam yazdım ama ateşi verdi birkere
“AĞZINA İHTİYACIM VAR” mesajı geldi arkasından hemen
bana ihtiyacı olması erkekliğinin dinmesi için bana ihtiyacı olması düşünmesi bile tüm bariyerleri yıkıyor
pek kibar değil ama umrumda da değil açıkcası. şimdimi geleyim dedim
“HAYIR SABAH OLABİLDİĞİNCE ERKEN KALK GEL ” dedi

burayı kısaca kesecem sabah 8 de anlaştık çok saçma ama o anda ne dese kabul ettiriyo…
mecbur 6 da kalktım hazırlandım eşyalarımı aldım evine doğru yola çıktım .
artık bildiğim için finalde odaya vardım hızlıca.

lavaboda hazırlanmamı beklemesi lazımdı ama döllerin öle bikaç metre ötede olması insana herşeyı hızlı yaptırıyor.
ilk seferdeki gibi kırmızıları kuşandım tabiki oje takı ruj jartiyer arzuladığı ne varsa eksiksiz olacak.

yatak odasındaydı kapıdan girerken dizlerini titretiyor insanın adam öle baskın dominant
ne kadar savunman sessizliği ile varsa yıkıp geçiyor.
odaya girdim yatakta çırılçıplak uzanmış elinde telefon var biri ile yazışıyor .
bi an yanına gideyimmi gitmeyeyimmi meşgulmü arada kalıyorsun.
“GEL” dedi sadece ” İŞLE ALAKALI”

çok ciddi bir sabah sertliği yaşadığı ortadaydı iş sohbeti ama penisi ondan bağımsız çıldırmış durumdaydı

birazcık atak yapmak istedim sadece. yatağın yanında durup eğildim amacım kasıklarını koklamak dudaklarımı değdirmekti sadece öle oracıkta dururken insan kendine hakim olamıyor. devasa testisleri var .
ben dudaklarımı ve burnumu yapıştırınca testislerini bi an bacaklarını araladı hafifce. anladımki hareketim doğru 😉

deli gibi döl istiyororum ama testisleri ile oynaşmak istedim dudaklarımı sürdüm kokladım resmen testesteron kokusu derisini dışına fışkırıyor sabaın o saatinde.
Elini yatağa vurdu hafifce 2 kere . yanına oturdum ama biliyorumki dolunmamı cok istemiyor öğrendik artık 🙂
yavaştan emmeye başladım bildiğin bir sorunun çözüm aşamalarının doğru olduğunu görürsün ya sıra ile öyle bir duygu bu ses çıkarmıyor ama sıkıntı yok devam o zaman bir süre emdim minik minik vakumluyorum ama çok narince testislerini tek tek tabi öle ağza sığacak testisler değiller ikisi bir anda.

ee ama yeter buraya kadar testis emmeye gelmedim sabahın bu saatinde banada spermleri lazım sonuçta

dilimi çıkarıp bastıra bastıra penisinin başına ilerlerken işide bitti telefonla. artık benimle . süper

adamın sabah sertliği favorim oldu resmen direk sopa 🙂
başını ağzıma soktum hemen. tadından bahsedeyim biraz tükürüğümle ıslandığında oldukça kaygan bir yüzeyi var. farklı biraz tadi yabi öyle parmak emmek gibi değil bu iş . zaten penisi cıldırmış şekilde olduğundan tahminimce bi 5 dakika yaladıktan sonra ufak ufak zevk suyu sızmaya başladı ucundan delirdim resmen…

“HEPSİNİ ALMAYA ÇALIŞ” dedi.

bunu ilkindede denemiştim olmuyor işte. penisinin başı boğazıma sığacak buyutta değil . yapabileceğim birşey değil ağzıma sünnet çizgisine kadar olan yeri sokabiliyorum bitek 🙁
bunu neden istiyorki şimdi . denedim ama olacak gibi değil. ama ben deneyince inliyor
sonradan düşündüm aceba penisinin büyüklüğünün beni zorlaması yad acı çektirmesinden mi zevk alıyor
merak ettiğniiz kısmıda anlatayım öleyse :):)

başını azıma alıp olabildiğince dilime , dudaklarıma ve ağzımın içine sürtmeye çalışıyorum biliyorumki ıslak ağzıma ne kadar sürterse o penis başı o kadar zevk alacak ve bende hedefime o kadar hızlı ulaşacağım

ama öle spermlerini kolayınada verecek biri değil

iyice çabalamaya başladım alabildiğim kadarını ağzıma sokup sokul çıkarıyorum bi sol yanağıma yaslıyorum bir sağ yanağıma . arada gırtlağa zorluyorum . öğürerek çıkarıyorum ama hoşunada gidiyo belli artık.
bu sefer ara vermeden yorulmadan alacam o spermleri eminim .

elimlede sikini kavradım sevmiyor biliyorum ama ses çıkarmıyor

biraz 31 cektikten sonra testislerini okşamaya başladım penis başını yalıyorum bi yandanda
penisi sabah sertliğiyle birlikte bildiğniz kemik oldu resmen . penisinin başına baktım bi ara ağzımdan çıkarıp mora dönmüş rengi
Artık ne olacağı belli…
çok daha fazla zevk almasını istedim o an çünkü spermlerini verecekti belliki birazdan bana büyük bir lütuf
karşılıksız bırakamazdım.
hızlıca dizlerimin üstüne kaktım
sağ elimle testislerini kavradım sol elimle penisinin gövdesini . ağzımlada başına bildiğiniz masaj yapıyorum
geçen seferden biliyorumki boşalmadan kısa süre önce nefes alış verişi çok hızlanıyor.
ve tekrar hızlandı duyabiliyorum bende…

testislerini güzelce kavradım . penisinin gövdesini sıvazlamayı hızlandırdım penisinin başınıda ağzımda tutuyorum ama dilimi penisin başına sürüyorum bastıra bastıra .

ve oldu geliyorum bile demedi belk**e demek istemedi.
gövdesinin kasıldığını gördüm bi an sadece vücudu gerildi arkaya doğru ve kısık bir inleme…
ağzımın içinde fırtınalar kotu resmeni fışkırtıyor ama aşırı tazyikli. sanırım sabah sertliğinden kaynaklı
tekrardan o devasa testisler işini yapmıştı . bir ağız dolusu tuzlu acı ve bu seferki aşırı yoğun sperm
bu sefer saydım ama net olarak :):) 14 fışkırma hepside benim için hepside bana ait….
bitince penisi iner sandım ama öle hemen inmedi ağzım doluyken yalamasıda aşırı zor ve delicesine yutmak istiyorum..
ama ona eserinide göstermem lazım .
oda bunu yapacağımı biliyo gibi doğruldu biraz spermlerini ona gösterip yutmak için iznini aldım.
” TAMAM”
artık benimdi o spermler istediğmi yapabilirdim 🙂 inanılmazdı bir erkekten spermlerini bana vermesini sağlayabilmiştim hemde onun erkekliğine hizmet ederek..
yeni yeni başladığımız için hemen yutmak istedim yine . ve hepsi içimdeydi artık…

o sabah birkez daha aldım spermlerini ondan . bekleyin yakında…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

play casino kaçak bahis kaçak bahis canlı bahis bahis bahis canlı bahis bursa escort kocaeli escort bursa escort bursa escort bursa escort eskişehir escort bursa escort bursa escort kayseri escort sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan ümraniye escort bayan webmaster forum