seks

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

seks

En Son Eklenen & | & En Çok Okunan & | & En Çok Beğenilen

milli oldum ceren le
Yazar :Gizli Hit : 1450
Slmss bn serdar. İzmirde oturuorum, 17 yaşında, 1. 80 Boylarında kumral yakışıklı ve lise 2 ye giden biriyim. Bu olay geçen sene okulun son günlerinde gelişti. Şimdi anlatacağım olay isimler dışında tamamen gerçektir. Bn ceren adında iri, dik göğüslü 1. 70 Boylarında kumral bi hatunla, arkadaşım burakda selin diye sarışın . yeşil gözlü çok güzel bir kızla çıkıyordu. O gün okoulun kapanmasına 2 gün kaldığı için çok az kişi vardı. Dersler boş geçiyordu. 4. Derste ben, burak, ceren, selin ve arkadaşı tülin oturduk ve şişe çevirmece oynamaya başladık. Şişeyi ilk çevirdiğimizde bna gelmişti. Burak bna gidip3 dakika boyunca tülini öpmemi söyledi. Tülin önce istemese de bunun oyun olduğunu söyledik o da sonunda kabul etti. Ama ceren buna çok kızmıştı. Çıktığımın önünde başka bi kızla öpüşmüştüm. Şişeyi 2. Kez çevirdiğimizde bna gelmişti. Ceren bnden göğüslerini yalamamı söyledi. Burak ve ben şoktaydık. Bu kadar ileri gidebileceğimizi tahmin etmiyorduk. aslında bn dünden razıydım cerenin o muhteşem göğüslerini yalamaya. Ceren şaşkınlığımı görünce ” madem bu bir oyun o zmn bunu da yapacaksın. “Dedi. Bende tabi ki cereni kırmadım :). Sonunda cerenin o muhteşem göğüsleri karşımdaydı. Yaladıkça uçlardı daha da dikleşmişti. Bu fırsat kaçmazdı. Birden ceren benimkini çıkarıp ağzına aldı. Daha tecrübesiz olmasına rağmen çok güzle yalıyordu. Her dil darbesinde bn biraz daha kendimden geçiyordum. O arada baktığımda burakta selinin amını yalıyordu. Selinde kendinden geçmişti. Onları görünce daha bir azmıştım. Ani bir hareketle cerenin külodunu çıkardım ve okul eteği üstündeyken kucağıma oturttum ve amına sürtmeye başladım. Cerenden zevk suları geliyordu ve bu bni daha da delirtiyordu. Tam girmeye hazırlanıyordum ki ceren bakire olduğunu söyledi bende artk bakireliğin bitme zamanı gelmedi mi sence dedim o da şehvetle dudaklarıma yapıştı ve birden amına girdim dudaklarımı öyle bi ısırdı ki nerdeyse kopacak sandım. Kucağımda amına giriyordum. Deli gibi sikişiyoduk. Tam boşalmak üzereyken benimkini çıkarttım ve göbeğine boşaldım. Buraka baktığımda . tülin buraka sakso çekiordu. Burakta selinin götünü parmaklıyordu. İlk postayı attıktan sonra benimki sönmüştü. Hemen cerenin ağzına verdim. Ceren öyle bir yalıyordu ki bni çıldırtıyortu. Sonunda ağzına boşaldım ve bütün menilerimi yuttu. Cereni orgazm ettirmeye karar vermiştim. Amını yalamaya başladım. Öyle bir yalıyordum ki cerenin çıkardığı seslerden acayip zevk aldığı belliydi. İçime gir diye haykırıyordu. Bende sıraya dayayarak domalttım ve arkadan daracık amına girdim. Bi kaç dakka sonra ceren titreyerek boşaldı. Burakta seline iki posta atmıştı. Sonra tülinide aldım ve onuda yalamaya başladım. Cerene arkadan veriken tülini yalıyordum. Burakta selini sikiyordu. Tam olarak grup yapıyorduk ama zil çaldı. Birileri gelebilirdi o yüzden hemen toparlandık. Burak ve ben amacımıza ulaştığımız için çok mutluyduk. O gün eve gittiğim gibi yattım. Bu bize en güzel karne hediyesi olmuştu :).

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KARISINI KOCASININ YANINDA İNİM İNİM İNLETTİ

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KARISINI KOCASININ YANINDA İNİM İNİM İNLETTİ
Merhaba ismim mert 38 yaşında fizyonomik olarak fena görünmeyen dürüst güvenilir oturaklı ve olgun biriyim istanbulda yaşar kendi işimle uğraşırım.Başımdan geçen ilginç ve bir o kadarda kudurtucu anımın başlangıcı şöyle oldu; bundan yaklaşık 15 gün evvel bir akşam üzeri masamın çekmecesinde daima bulundurduğum minik jack daniels şişesinden tam birkaç yudum çekmiştim ki cafenin kapısından iri yarı kirli sakallı ama kaliteli ve pahalı giyiminden varlıklı biri olduğunu sezinlediğim bir beyefendi girdi…ve içeri girer girmez selam sabah vermeden direkt masamın yanındaki koltuğa oturduğu için içimden hayıflanırken hemen peşinden içeri giren afet-i devranı görünce birden yumuşayıverdim.Aman Allah ım o ne güzellik ve zarafetti.Öncelikle söyleyebilirim ki tam bir hanımefendiydi.Oturuşundan konuşmasından tavırlarından soylu bir aileye mensup olduğu veya sosyal psikoloji konusunda sıkı bir eğitim aldığı hemen anlaşılıyordu.Her kadında rastlanmayan bu özelliklerinin yanı sıra fizik olarak ta muhteşem bir kadındı..zenci kadınlara has yuvarlak ve çıkıntılı bir kalça,oldukça iri bembeyaz bir göğüs,ela gözler,dolgun dudaklar ve harikulade bacaklar her erkeğin hayallerini süsleyen nitelikteydi. gizler h o t m a i l c o m
Kolay kolay hiçbir müşterime bu gözle bakmadığım halde nedense farkında olmadan çileden çıkıvermiştim.Sohbetimiz ilerledikçe 35-45 yaşlarında 18 yıllık evli ve 2 çocuklarının olduğunu öğrendiğim çiftin cafeme gelme sebepleri evdeki bilgisayarlarına taktıkları pc cameranın çalışmamasıydı.Cafenin karşısında bulunan avukatlık bürosundan çıkınca tesadüfen burayı görmüşler ve fikir almak için uğramışlardı.İşyerime fazla uzak olmayan bir sitede oturduklarını öğrenince,camerayı benim tamir edebileceğimi,büyük ihtimalle driver ini yüklerken hata yaptıklarını açıkladım.Bunun üzerine ertesi gün Pazar olduğu için ikisinin de evde olduklarını ve saat 3 gibi gelmemde mahsur olmadığını söylediler.Ertesi gün yani Pazar günü saat 3 civarı evlerinin kapısını çaldım.Kapıyı melih bey açtı beni güler yüzle karşılayıp içeri buyur etti.Evin atmosferini buram buram harika bir kadın parfümü kaplamıştı ama neşe hanım henüz görünürlerde yoktu.Melih beyle ayak üstü biraz sohbet ettikten sonra bilgisayarın olduğu yeri göstermesini rica ederek o tarafa doğru yöneldik.Bilgisayar çiftin yatak odasındaydı.Laf arasında çocuklarının nerede olduğunu sorduğumda ise birisinin Bursa da diğerinin de İzmir de üniversite okuduklarını,çocukları büyüttükten sonra rahat ettiklerini söyledi.Bilgisayarın başına geçip kamerayı taktıktan sonra driver cd sini istediğimde ben yerini bilmiyorum neşe şimdi banyodan çıkar o getirir dediğinde eşinin banyodaki çıplak hali gayri ihtiyari gözlerimin önüne gelince benim azman kafasını şöyle bir kaldırdı.Neşe nin banyodan çıkmasını beklerken belki klasörlerin içinde cameranın driver i vardır diye Melih le birlikte bilgisayardaki klasörleri karıştırmaya başladık.Seri bir şekilde klasörleri açarken birden bire karşımıza eşiyle sevişirken cameraya çektikleri sahneler çıkınca melih şaşırarak kızarıp bozardı ama belli etmemeye çalışarak başka konularla olayı geçiştirmeye çalıştı.Müsade isteyip su içmek için biraz odadan dışarı çıkınca klasörü yeniden açıp neşe nin muhteşem vücudunu doya doya seyretmeyi düşündüysem de saygısızlık olur diye vazgeçtim.Az sonra melih kapıdan içeriye eşi neşe hanımla birlikte girince sanki gözlerim yuvalarından fırlayacak gibi oldu..zira henüz tam kurumamış saçları ve vücuduna yapışan pembe bornozuyla muhteşem görünüyordu neşe.Driver cd sini bilgisayara takıp çalıştırmaya başlayınca neşe nasıl yaptığımı daha yakından görebilmek için enseme iyice sokulmuş sıcak nefesi ılık bir yaz meltemi gibi ensemden kasıklarıma oradan benim paşaya doğru esinti yaparak kan dolaşımımı aşırı şekilde hızlandırmıştı.Ellerim klavyenin tuşlarına basarken heyecandan titriyor,ara sıra yanlış tuşlara dokunuyordu.Tam bu esnada melih ben bir kadeh bir şeyler içeceğim bana sende istermisin güven diye sorunca gayri ihtiyari evet cavabı verdim.Melih odadan çıkınca eşi banada getirirmisin sevgilim diye peşinden seslenirken bir yandanda arkamdan bana dahada yaklaşmış,muhteşem meme uçlarını sırtımda hisseder olmuştum.Az sonra melih üç kadeh içkiyle çıkagelince,ben neşe nin aramıza biraz mesafe koyacağını düşünürken o hiç istifini bozmamış kocasına aldırmadan iyice sokulduğu arkamdan bazı şeyler sormaya devam ediyordu.Bilgisayardaki işim bitip camerayı test etme aşamasına geldiğimizde Melih hadi sevgilim aramızda en güzel sensin ilk seni görelim kamerada deyince neşe kamerayı kendine çevirip komik mimikler yapmaya başladı.Melih,karıcığım eski kamera uzağı iyi çekmiyordu biraz uzaklaşırmısın kameradan bakalım nasıl görüneceksin dediğinde neşe yatağa doğru geri geri giderken farkında olmadan baldırları yatağın kenarına çarpınca birden bire yatağın üzerine geriye doğru oturakaldı bu hareket ani bir reflex sonucu olduğu için zaten fluarı gevşek bağlanmış olan bornoz iki yana açılarak neşenin iri göğüslerini ve amının arasına iyice girmiş siyah tangasını bütün ihtişam ve çekiciliğiyle gözler önüne sermişti.Melih ve ben bu harikulade manzaraya şaşkınlık ve hayranlıkla bakarken neşe kendini toparlamış ama tatlı ve muzip bir gülücük atmaktan da geri kalmamıştı.İçkinin de verdiği yumuşaklıkla şakayla karışık ne bakıyorsunuz beğenmediniz mi Diye sorunca kocası,olurmu sevgilim harika görünüyordun deyiverdi.Bende bundan cesaret alıp evet bende katılıyorum melih beyin düşüncesine diye yarım yamalak mırıldanırken arzu dolu ela gözlerini benim yeşil gözlerime dikmiş diliyle dolgun dudaklarını ıslatıyordu.Melih bey ise bu olanlardan kıskançlık bazında hiç etkilenmemiş gibi sevgi ve arzu dolu gözlerle eşine bakıyor heyecandan derin derin soluyordu.Bir ara lavabonun yerini sorunca melih bana koridorun sonunda solda diye tarif etti.Lavaboya giderek hem ihtiyacımı gidermeyi hem de çifti biraz yalnız bırakmayı planlıyordum.Beş dakika sonra yanlarına geldiğimde bornozunu çıkarıp sadece tangasıyla kalan karısını kendisi sırt üstü yatarak üzerine oturtmuş bir yandan memelerini yiyecek gibi somururken bir yandan da kalçalarını hoyratça avuçluyordu.Her avuçladığında karısının (gizler hotmail com)minicik tangası kenara kayıyor tertemiz balkutusu ve daracık Karaincisi gözlerimin önüne seriliyordu.Bu duruma daha fazla kayıtsız kalamayacağımı anlayınca neşe ye arkadan yaklaşıp kocasıyla birlikte bende onun harika poposunu avuçlamaya okşamaya başladım.Beni arkasında hissedince inlemeleri çoğaldı ve daha iyi domalarak hazinesini bana sunmaya başladı.Hayatım boyunca yüzlerce kadınla birlikte olmama rağmen hiçbirinin amını götünü yalamayı bu kadar çok istememiştim.Daha fazla dayanamayıp bir hamlede minicik tangasını en ince yerinden sertçe çekip kopartarak gizli mücevherlerini ortaya çıkardım ve aç kurtların ete saldırması gibi kana kana amını götünü yalamaya başladım.Amının harika bir tadı ve eşsiz bir kokusu vardı ben yaladıkça daha çok zevk sıvısı salgılıyor kesik kesik çığlıklar atarak poposunu yüzüme doğru daha çok bastırıyordu.Amından aldığım zevk sıvılarını dilimle götüne sürüyor minicik deliğinin derinliklerine hünerli dilimi sokarak zevkten kudurtuyordum.İki erkeğin arasında olmak neşeyi çıldırtmış erkeklerim canlarım kocalarım benim diye naralar atmasına sebep olmuştu.Yarım saatten fazla bu şekilde seviştikten,ben neşenin am sıvılarını doya doya zevkle içtikten sonra melih eşofmanının altını sıyırıp o muhteşem amı sikinin üzerine oturtunca karısından derin bir ohhh sesi yükseldi.Melih alttan pompaladıkça karısının dilimle iyice yumuşattığım Karaincisi davetkar bir şekilde açılıp kapanıyor adeta sikimi içine davet ediyordu.Zaten bulunduğu yerde iyice sıkılan benim azmanı bir hamlede dışarı salarak neşenin göt deliğine dayadım.Sikmeden önce dilimle iyice yumuşatıp kayganlaştırarak yarağa hazırladığım şeker gibi deliğine sikimin kafasını yavaş yavaş sokmaya başladım.Önceleri poposunu geriye çekip irkilmesine acı çığlıkları atmasına rağmen yarağım yarısına kadar götüne girince poposunu bana doğru iterek hepsini içine almayı arzuladığını belli ederek hem amına hem götüne giren siklerin verdiği hazla cezbedici inlemeler ve buram buran kadın kokan zevk çığlıkları atmaya başladı.Neşenin bu arzu dolu davranışlarına kayıtsız kalamayarak sikimi sıkı sıkı kavrayan Karaincisinin derinliklerine köküne kadar geçirince öyle içten ve keskin bir çığlık attı ki hayatı boyunca böyle bir sikiş ve zevk yaşamadığı belli oluyordu.Bir süre sonra üçümüz birden çılgınlar gibi orgazm olduk ama neşe hala doymamış bu sefer benim sikimi amına istiyordu…ama maalesef meşgul biri olduğum için o günü kısa keserek başka bir zaman doya doya sikişmek için üçümüzde sözleşip ayrıldık. gizler h o t m a i l c o m 0543 537 14 88

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Düğün İçin Geldim Yengemi Siktim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Düğün İçin Geldim Yengemi Siktim
Yurt dışından 4 yıl sonra ilk defa memleketime dönmüştüm.Amcam’ın büyük oğlunun düğünü olacağı için dönmüştüm yoksa dönme planı yoktu.Aslında Amcam’ı çok sevmem.Neredeyse en son 10 yıl önce görüşmüştük fakat amcamın evlenecek olan oğlu yani kuzenim benim için bir taneydi.Onu çok severdim,yurt dışındayken sürekli onunla konuşurduk bilgisayardan,telefondan ve o beni çağırınca da kıramamazlık yapmadım.Önce İzmir’e indim uçakla ve babam beni garajdan aldı.Onu da bayadır görmemiştim.Gözden ırak olan gönülden de ırak oluyordu gerçekten.Çok özlemediğimi düşündüğüm babamı birden karşımda görünce elim ayağım boşaldı resmen.Ağlamamak için kendimi zor tutsamda gözümden birkaç damla yaş süzüldü.

Babam ise daha profesyoneldi.Ne kadar duygulansa bile göz yaşlarını tuttu.Şakayla karışık omuzlarımdan silkerek “Sana yurt dışı yaramış.Aslan gibi olmuşsun.” dedi.Arabaya atladık ve eve gittik.Resmen evimin yolunu bile unutmuştum.Mahalleye bir yabancı gibi bakarken bakkaldan bir adam çıktı.Bana doğru geldi ve birden sarılarak “Koçum benim be hoş geldin.” dedi.O an tanıdım onu bizim bakkal İrfan amcaydı.Ben görmeyeli çok değişmişti.4 sene de resmen saçlarına aklar düşmüştü.Biraz muhabbet ettikten sonra eve çıktım.Annem ile hasret giderdikten sonra yemek yedim ve odama çekildim.Odamı özlemiştim gerçekten biraz vakit geçirdim odamda.

Akşam yemeğine oturduk.Masada güzel bir sohbet dönüyordu.Babam “Oğlum erkenden yat şimdi.Yarın saat 6’da havalaanına gideceğiz.Oradan da Erzurum’a.Hayret sen Amcan’ı pek görmezdin nereden esti de biz davet etmeden düğüne geldin?” dedi.Bende “Amcam ile hala görüşmüyorum da kuzenim benim için farklı.Yurt dışında hep onunla konuştum.Davet edince kıramadım.” dedim.Babam “Aferin bak yurt dışına gitti ailesini unuttu demesinler.Gelmen iyi oldu.” dedi.Yemekler yendi,babam rakısını içmeye başladı.Haziran ayında olduğumuzdan balkona kurdurdu sofrasını.Bende odama gidip uyudum.Saat 4.30 gibi annem’in dürtmesiyle uyandım.Yaklaşık 30 saat ayakta kaldığımdan erken yatsam bile uyku bana yetmemişti.

Açılmak için duşa girdim ve soğuk su ile duş alıp giyindikten sonra evden çıktık.Uçak işlemlerini hallettikten sonra yaklaşık 20 dakika kalmıştı kalkışa.Kapılara yöneldik saati geldiğinde ve yerimize geçtik.Ben uçakta biraz daha uyudum.İnişe yakın Annem uyandırdı beni.Erzurum’a indik en sonunda ve taksi tutarak Amcam’ın evine gittik.Ufak bir köyde yaşıyorlardı.Zamanında babamlar Erzurum’dan göç etmişti,Amcamlar ise dedemden kalan arsaları sürmeye devam ettiler orada o yüzden gelmediler.Amcamların evine geldiğimizde selamlaşmalar bitti ve kuzenimle birlikte onun odasına çekildik.Yengem yoktu nedense evde ve bizde kuzenimle sohbet ettik.

Kuzenim sürekli bana “Sağ ol ya işlerini bıraktın ta Amerika’dan buraya geldin.” dedi.Bende “Önemli değil ya kuzenimiz bir kere evleniyor ona da gelmeyeceksek ne anladım ben o işten.” dedim.Saat 15.30 gibi kapı çalındı.Bir süre sonra kapıyı çocuklardan biri açtı.Bir kadın sesi “Geldi mi Amcan?” dedi.Kuzenim “Annemlerde geldi.” dedi.Odadan çıktık ve yengem ile koridorda karşılaştık.Yengem birden “Aslanım.” dedi ve boynuma sarıldı.Göğüslerini bana bastırdıkça ufaktan tahrik oluyordum.Yengem hala değişmemiş,hiç kilo almamıştı.Yengem Nurhan,49 yaşındaydı ama yaşını çok göstermezdi.Gerçekten süt gibi bembeyaz bir teni ve siyah saçları vardı.Göğüsleri büyük ve yaşına rağmen sarkmamıştı.Kalçaları da tam ayarında büyüklükte ve çıkıklıktaydı.Hafiften balık etliydi ama şişman değildi.

Yengem’i görünce yine bende bir hareketlenme olmuştu.Arkasından gelen kızını gördüğümde tanıyamadım.Ben en son gördüğümde küçüktü ama şimdi 19 yaşında bir kız olmuştu.İsmi Dilan’dı onunda.1.75 boylarında,beyaz tenli ve siyah saçlı yengemin aynı gençlik haliydi.Göğüsleri orta boylarda dik,kalçalarıda biraz ufak ama dolgundu.Yengemlerin evi müstakil iki katlı bir evdi ve üst katı kuzenimle gelinlerine vereceklerdi.Yengem beni salona çekti ve “Ee bakalım seni ne zaman evlendiriyoruz?” dedi.Gülümsedim ve “Daha var yenge.” dedim.Güldü ve “Ne daha varı be? 30 yaşına geldin neredeyse.” dedi.Bende “Bakarız ya daha yaşımız genç.” dedim.Yengem “Anladım senin orada görüştüğün kızlar var tabii.Evlenmek istemiyorsun.” dedi ve omzuma hafifçe vurarak güldü.

Yengem’in bu bel altı esprisine şaşırmıştım.Gerçi ortamda sadece ikimiz vardık belki yalnız olduğumuzdan mı yaptı diye düşündüm.Yengem güldükten sonra “Ben yemeğe bakayım.” dedi ve kalktı.Kalçalarını kıvırta kıvırta gitti mutfağa.Dilan’da,Yengem’de normalde türbanlıydılar ama evin içinde biz olmamıza rağmen türbansız dolaşıp,rahat kıyafetler giyiyorlardı.2 gün boyunca yedik,içtik ve en sonunda düğün akşamına geldik.Yengem dar bir mor elbise giymişti uzun kollu ve etek kısmı ayak bileklerine kadar inen.Ama dardı kalçalarının yarığı belli oluyordu rahatça.Düğünde eğlenirken bir yandan da yengemin o müthiş kalçalarını kesiyordum.

Yengem bir ara “Benimle gelsene Mert.” dedi.Evin içine girdik ve “Pastalara yardım et.” dedi.Yerdeki tepsileri alırken domalıyordu ve uzun bir süre öyle kalıyordu.Sikim yine kalktı ama yengemdir diyerek bakmamaya çalıştım.Fakat Amerika’da bile bu kadar güzel kalçalı bir kadın görmemiştim.Hemde yengem 50’sine merdiven dayamıştı.Fakat artık dayanamıyordum ve yengem ile muhabbeti hafiften sekse getirmeye çalıştım.Önceleri normal muhabbet ederken “Yenge 6 tane çocuk doğurdun ama hala vücudun harika.Nasıl koruyorsun formunu?” dedim.Eğer ters çıkarsa bende merak ettiğim için sordum diyerek geçiştirecektim ama cevap veriyorsa ilerletecektim konuyu.Yengem gülümseyerek “Bizimde kendi sırlarımız var tabii.” dedi.Tam muhabbeti ilerletecekken içeriye çocuklar girdi ve muhabbet bozuldu.O gece düğün saat 1’e doğru bitti ve ben de odama girdiğimde hemen soyunup yatağa attım kendimi.

Fakat uyuyamıyordum.Yarrağım kalkık bir şekildeydi ve uyutmuyordu beni.Sürekli kendini hatırlatıyordu.Saat 2’ye yaklaşmışken yan tarafta kuzenim ve karısının sevişme sesleri bana gelince iyice zıvanadan çıktım.31 çekmek için kalktım ve lavaboya gidecektim ki kapıyı açar açmaz yengem’i bir sandalye ile kuzenimin kapısının önünde otururken buldum.Yanına gittim ve fısıldayarak “Yenge ne yapıyorsun bu saatte burada?” dedim.Yengem “Kuzenini dinliyorum.” dedi.Bende “Niye?” dedim.Yengem “O işi iyi yapıyor mu diye.” dedi ve güldü.Bende “Burada bekleme çok.Amcam’ın ihtiyaçları vardır belki.” dedim.Gülerek “Ah! Ah! Amcan emekli oldu o işten.” dedi.Yengem gerçekten profesyoneldi ben onu sıkıştırayım derken öyle laflar söylüyordu ki ben şaşırıyordum.

Türbanlı yengemde böyle laflar beklemezdim asla.Yengem ben bir şey diyemeden “Ama senin ihtiyaçların var her halde.” dedi ve gözüyle sikimi gösterdi.Eşofmanımın altından kabak gibi belli oluyordu.Yengem’e “İhtiyacım var ama karşılayacak kız yok.” dedim.Yengem gülümseyerek kalktı ayaktan ve elimden tutarak “Gel.” dedi.

Odama girdik ve yengem kapıyı kilitleyip direkt dudaklarıma yumuldu.Yengem’in bu şekilde cesaretli olacağı aklıma bile gelmezdi.Öpüşerek yatağıma kadar gittik ve sırtüstü yatağa attım kendimi.Yengem de kucağıma oturduktan sonra dudaklarıma yapıştı tekrardan.Uzunca bir süre öpüştük.Ellerim yengemin büyük kalçalarındaydı ve yanaklarını doyasıya okşuyor,sıkıyor ve tokatlıyordum.Yengem öpüşmeyi bitirince üzerimdeki atleti çıkartıp kenara attı ve göğüs uçlarımı hafiften emdi.Sonra ayağa kalktı,beni de kaldırıp duvara sırtımı dayadı ve eşofmanımı boxerımla birlikte indirip çıkarttı.Sikimi tutarak “Ooo bizim yeğende iyi yarrak varmış.” dedi ve emmeye başladı.Yengem resmen bir porno filmi yıldızı gibi sikimi emiyordu.

O kadar iyi emiyordu ki resmen boşalmamak için zor tutuyordum kendimi.Yengem ellerini taşaklarıma götürüp okşamaya başladığında tutamadım ve ağzına boşaldım.Yengem döllerimi yutmaya başladı ama çok boşalınca bir kısmı ağzından aktı.Onları da toparlayıp yuttuktan sonra gülümseyerek bir daha sikime yumuldu.Çok kısa bir süre emdikten sonra ayağa kalktı.Arkasını döndü ve “Fermuarımı indir.” dedi.Fermuarı boynundan tam beline kadardı.Yavaş yavaş indirdiğimde yengemin bembeyaz sırtı karşımdaydı.Yengem,elbisenin omuz kısımlarını indirince elbise üzerinden kaydı gitti.Siyah bir sütyen ve siyah bir külot vardı altında.Önce sütyenini çözdüm.Yengem’i kendime doğru döndürdüm ve göğüslerini emmeye başladım.

Yengem beni göğüslerine doğru bastırıyordu.Ben de boğulacak gibi olsamda emiyordum o yumuşacık beyaz göğüsleri.Yengem “Oohhhh.” diyordu ben daha fazla azıyordum.Daha sonra yengemi dayanamayıp birden bacaklarından tutarak kucağıma aldım ve duvara yaslayıp yine göğüslerini emmeye başladım.Yengem gülüyordu ve “Hadi koçum.” diyordu.Göğüslerini bıraktığımda yengem hemen yatağa koştu.Sırt üstü yatarak “Külotumu çıkart aslanım.Hadi yengenin amını yala.” dedi.Külotunu çıkarttığımda amcığı kaymak gibi karşımdaydı.Tüy bile yoktu üzerinde ve emmeye başladım.Yengem o anda “Ihhh! Ahhh!” diye inledi.Yengem inledikçe ben daha hızlı yalamaya başladım.

Yengem türbanını çözecekken “Dur,çözme yenge.” dedim.Sinirli bir şekilde baktı ve “Yenge deme bana.” diyip tokat attı.Bende ona “Çözme aşkım.” dedim.Güldü ve “Tamam aşkım.” dedi.Yengem’in amını 10 dakika yaladım ve yengem anca orgazm oldu.Fakat öyle bir boşaldı ki resmen çarşaf su oldu.Yengem’in amından akan zevk suları ile yatağım ve suratım yıkandı resmen.Yengem uzun süredir boşalmıyordu anlaşıldığı üzere.Boşalması bittiğinde “Ohh!” dedi ve “Hadi aslanım sik karını.Parçala.” dedi.Sikimin damarlı iyice belirginleşmişti ve patlayacak gibiydi.Hemen rahatlamam lazımdı ve sikimi yengem’in amına birden soktum.Yengem “Ahhh!” diye bağırınca ağzını elimle kapattım.Yengem bir yandan değişik sesler çıkartıyordu ama gözleri dönmüştü zevkten.

Bir süre sonra alışınca ağzını açtım.Yengem inlerken bende hızlı hızlı amına giriyordum.Öyle zevki en güzel kadından almadım Amerika’da.Resmen yengem’de ki gizli hazine’yi bulmuştum.Yengem’i sikerken “Kuzen sen yanda karını sikiyorsun,bende burada ananı sikiyorum.” dedim.Yengem iyice zevke gelerek “Sik koçum sik,dağıt kuzeninin anasının amını.” dedi.Artık iyice küfürlü konuşmalarımız artıyordu ve 15 dakika sonra yengemin amına işer gibi boşalmıştım.Yengem’in amına akıttığım döllerle 1.5 çay bardağını doldururdum.Boşalmam bitince ikimizde “Ohh!” dedik.Resmen zevkten dört köşe olduk ikimizde ama yetmemişti bu.Yengem’in yanına uzandım ve “Dünya varmış aşkım,acayip rahatladım.” dedim.

Yengem “Süperdi.” dedi sadece.İkimizde soluk soluğayken yan taraftan biraz inleme sesi geldi.Kuzenim boşalmıştı.Yengem gülerek “Bizimkilerde boşaldı.” dedi.Gülüştükten sonra tekrardan yengem’in üzerine çıktım ve “Götünden sikebilir miyim aşkım?” dedim.Gülerek “Tabii.” dedi.Yengem domalma pozisyonuna geçti.Kalça yanaklarını ayırdığımda karşımda göt deliği duruyordu.Hemen tükürükleyip biraz parmakladım.İki parmağımda rahatça girmeye başladığında bırakıp götüne dayadım sikimi.Bastırmamla birlikte yengem “Ahh!” dedi.Türbanını çıkartıp attım ve siyah saçlarını elime dolayıp yastığa bastırdım.Yengem’in götünü hızlı hızlı sikerken bir yandan da kalçalarına tokatlar atıyordum.

Hiç bitmesin istiyordum ama boşalacağımı anladığımda içinden çıktım ve kalçalarına doğru boşalmaya başladım.Kalçalarını da dölledikten sonra kendimi yatağa sırt üstü attım.Resmen eriyip bitmiştim.Yengem kalktı ve dölleri iç çamaşırına sildikten sonra üzerine elbiseyi geçirip “Ben gidiyorum.” dedi.Dudağımdan öperek odamdan çıktı ve bende uykuya daldım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KOCAM BAŞKA ŞEHİRE GÖREVLİ GİDİNCE

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KOCAM BAŞKA ŞEHİRE GÖREVLİ GİDİNCE
(Asagidaki yasam öyküsü softcore/erotik bir anlatimla sunulmustur. Aşırı hardcore ögeler arayanlar icin baska hikayeler tavsiye olunur.)

Ben Gulsen, tekrar merhaba…

Kocamin calistigi firmanin, Anadolu’da ki bir subesindeki bir eleman aniden ayrilinca, firma, kocami gecici gorevle, o sehre gonderdi. Ben de, evde tek basima korktugum ve hem de daha kolay olacagini dusundugumuz icin kayinpederimin evine tasininca, nazarcidan oldukca uzak bir semte gecmis oldum ve bir daha nazarci efendiyi gormek kismet olmadi.

Kayinpederim 55, 60 yaslarinda ama dinc bir adamdir. Saclari simsiyah olduguna gore boyattigini tahmin ediyorum. Iri yari ve esmerdir. Her Turk erkegi gibi gobegi vardir.

Kaynanam Nesrin, kayinpederimin ikinci karisi. Yani adamin iki oglunun annesi degil. Ilk karisi yillar once vefat etmis, adam da, daha once iki kere evlenmis olan bu kadini almis. Kaynanam vamp bir kadin. Yasi 40 dan fazla degil. Saclari sariya boyali, ama aslinda kumral. Vucudu, tam balik eti denilecek cinsten. Etli butlu, neresine dokunsan hosuna gidecek turden. Bazen ben kalcalarim cok genis, goguslerim iri diye dert yanarim, ama kaynanamin kalcalarida, gogusleride bana fark atar. Kalcalari, erkeklerin deyimiyle valiz gibi. Yururken bir o yana, bir bu yana atmaya bayiliyor.

Evin icinde bile, genellikle seksi kiyafetler giyer, makyajini, bakimini hic eksik etmez. Kayinpederim oldukca zengin. Eee, tabiki boyle yagli kocayi yakalamak ve elde tutmak icin biraz isveli, cilveli, seksi olmak gerekiyor herhalde. Kayinpederim de, anlasilan, bu yastan sonra kadinin bu hallerine hayir diyememis.

Kaynanamin tirnaklari daima cilali, yuzu her zaman, hafifte olsa makyajli, giydigi seyler, ozellikle evin icinde, acik saciktir. Sabah kalkinca once seffaf geceligi ile evin icinde bir dolasir. Kapiciya kapiyi, seffaf geceliginin uzerine aldigi seffaf sabahligi ile acar, kapicinin faltasi gibi acilmis gozlerine aldirmadan siparisini yazdirir. Banyodan cikinca, benim evde olup olmadigima aldirmadan, uzerinde bornozla, önü acik bir vaziyette, orasi ve gogusleri ortada evin icinde dolanir, sonra da kapisini kapatmadan soyunup, giyinir. Genelde etek giyer, etekleri hep diz ustunde, derin yirtmacli, ya da minidir. icine cogunlukla, sanki yokmus hissi veren ten rengi, seffaf kulot ve bacaklarina kulotlu olsun veya lastikli olsun, ten rengi corap giyer. Kadin olmama ragmen, sanki erkekmisim gibi, bazen ben bile bu seksi kadina hayranlik ve belki de arzu ile bakarken bulurum kendimi.

Eve yerlestikten bir kac gun sonra, yatmis uyumaya calisirken, kaynanamla kayinpederimin sevisme seslerini duydum. Benim varligimdan hic etkilenmeden, sanki yokmusum gibi, bir saate yakin, inleyerek sevisip, odalarindaki banyoya gittiler. Bu daha sonralari da bu sekilde devam etti. Bir keresinde kaynanam bana seslerini duyup duymadigimi sordu. Onceden olsa “hayir hic duymadim” derdim, ama nazarci beni acinca isler degismisti, “evet duyuyorum” dedim. Kaynanam piskinlikle “sekerim, kayinpederin aygir gibi, inletiyor beni altinda. Bu yasta oyle guzel, hem de uzun, uzun sevisiyor ki sorma valla” diyince ne diyecegimi sasirdim, kipkirmizi oldum. Bu ne bicim kadin boyle diye dusundum.

ISPANYA’DA TATIL KOYU MACERALARIMIZ

Yaz gelmisti. Tasindigimin ikinci ayinda kayinpederim eve mujdeyle geldi. Onumuzdeki ay karisini Ispanya’nin meshur adalarindan birisine goturecekti. Butun Avrupali zenginler bu adalara gidip, cilginca hayatlarini yasiyorlardi. Kayinpederim beni de unutmamisti. Beni de goturuyorlardi. Kaynanam bozulur sandim, ama kadin “aa bak ne iyi oldu, sen oralarda yine mac falan seyredersin, biz de gidip denize girer, alisveris falan yapariz” diyince rahatladim.

Kaldigimiz yer cok guzel bir tatil koyuydu. Ilk gun otelin onunden kumsalda denize girdik. Etraf Alman, Ingiliz, Fransiz her milletten insanla, seksi kadinlar ve erkeklerle doluydu. Kadinlarin hemen hepsi ustlerini cikartmislardi. Yaslisi, genci, guzeli, cirkini ustsuz ve kucucuk tangalarla gunesleniyorlardi. Sahile iner, inmez kaynanam da hemen ustunu cikardi. Kocaman memeleri yatinca saga sola yayildilar. Ben daha ilk gunden boyle bir sey yapamadim. Hem kayinpederimden utandim, hem de bir sey der diye cekindim. Sahilde ustu ile guneslenen tek kadin bendim herhalde. Kaynatam deli gibi bir o yana, bir bu yana, guzel kadinlara bakiyordu. Bir yandan da uzandigi sezlongunda, sozde caktirmadan, sortunun uzerinden orasi ile oynuyordu. Kaynanam bunu gorunce, “Huseyin, Avrupali karilari gorunce azdin vallahi” diye kaynatama takildi. Bu kadinin hic dilinin kemigi yoktu valla. Kaynatam da “guzele bakmak sevaptir” falan diye lafi gecistirmeye cabaladi, ama orasi belirgin bir bicimde dikilmisti. Kaynanam devam edip, “Huseyin, bak sen oynayip dikelttin ama, herifler kucucuk mayolari cekmisler, seyleri de icinde yilan gibi, sanma ki ben de etrafi seyretmiyorum” diyip kahkahayi basti. Kaynatamin yuzu, esmer tenine ragmen, benim yanimda kizarmisti.

Aksam yemeginden sonra, beni herhalde gunes carpmis olacak ki fena halde uykum geldi. Kaynanam yasina basina bakmadan, koca adama gece kulubune gidelim diye tutturdu. O da ne yapsin, genc karisini memnun etmek icin kabul etti. Bunlar kulube gitti, ben de yataga.

Hic bilmedigim bir memlekette, tek basima bir odada kalacagim icin epey tedirgin olmustum ama, neyse odalari ayarlarken kayinpederim de oyle dusunmus, “simdi sen lisan falan bilmiyorsun, onun icin suit daire, yani iki oda yan yana tuttum. Ama, yine de soyle, eger yalniz kalmak istersen odalari ayiririz.” diyince bu ise cok sevinmis “yok, yok suit daire iyi olmus” demistim.
Ben salon gibi olan odada, onlar da bu odadan gecilen ve icinde banyosuda olan yandaki odada kaliyorlardi.
Tam uyumak uzereydim ki kapi acildi, bunlar hafif dilleri surcerek konusarak iceri girdiler. Saat 1 falandi. Ben uyuyormusum gibi yapip hic kipirdamadim. Odalarina gecip, soyunup, tuvalet islerini halledip yattilar.

Yattigim yerin, asil basimi vermem gereken kismina klima vurdugu icin, ayak tarafina yastigimi koyup, yataga ters yatmistim. Buradan odalarini ve yataklarini oldugu gibi goruyordum. Sarhos kafayla, kapilarini bile kapamadilar. Ikisi de yan yatiyorlardi. Kaynanam, kayinima sirtini donmus, o da kaynanamin arkasina yaslanmisti. Kayinpederim, kaynanama “ne karilar vardi be Nesrin” diye basladi fisiltiyla konusmaya. Ama gecenin o sessizliginde butun konustuklarini duyuyordum. Kaynanam da “seni kart zampara. Tren dansinda ne yaptin oyle, onundeki o genc alman karisina” diyince kayinpederim “valla sen niye onume degilde arkama gectin anlamadim, n’apim o kari da onume dustu. Bak n’oldu; simdi herkes onundekini belinden tutuyor ya, ben de bunu belinden tutarken, bir ara sanki elim yorulmus gibi asagiya saldim, bu arada caktirmadan bacaklarina elimi deydirdim. Baktim bir tepki yok, bu sefer sanki oylesine oluyormus gibi, elimi yandan bacaklarina surtturmeye basladim. Yine tepki vermeyince, bu sefer obur elimi de indirip, yandan bacaklarini oksamaya basladim. Zaten isiklar habire yanip, sonuyor, hic bir sey gozukmuyor. Boyle yapinca, kadin basini cevirdi “hah simdi tokadi yedik” derken yuzume gulumsemesin mi? Ben de, onden ellerimi atip amini minciklamaya kalksam, bu sefer onun onundeki herifin gotunu oksuyor gibi olacagimi dusunerek, arkadan etegini kaldirip, baldirlarini, kalcalarini oksamaya basladim. Tam bu sirada, orada oturan bir herifin onunden gecerken, bu adama bir seyler dedi. Ikiside bana bakip gulumsediler. Ben de, o cesaretle ve o kafayla, bosver diyip, elimi kadinin kalcalarinin arasindan asagiya indirmeye basladim. Donunu kenara cekeyim derken, anladim ki donu falan yok. Iyice azmistim. Abaza herifler gibi, arkadan amini avuclayiverdim. Boyle tren gibi dansedip, yururken, parmaklarim kadinin amina girip cikiyordu. Kadin da kizismis, benim ritmime sehvetle uyum sagliyordu. Dans bitince de, bunun tam karsisina oturduk. Sonrasini biliyorsun. O oturup bunu bekleyen herif kocasiymis.” Kaynanam sozu alip “ama Kadin, kocasi ile sarmas dolas opusurken nasil sana orasini aciyordu. Valla da hic bir sey giymemis altina Alman karisi. Sende iyi goz banyosu yaptin ama.”
Kaynatam sordu, “simdi de sen anlat bakalim, napiyordun arkamda” diyince kaynanam da “valla kocacim, arkamdaki beceriksiz, butun cabalarima karsin beni bir turlu sikemedi” diyip, agzini kapatip, yine kahkahayi patlatti. “Herifin boyu benden kisa, kalcalarima yaslanicam diye habire arkadan pompaliyor, ben de, devam etsin, tedirgin olmasin diye hic basimi cevirmedim. Sonra bunun cuku kocaman oldu, gotumde hissediyorum. Boyu da kucuk, arkamda gidip, geldikce, benim etegim yukari siyrildi. Bunun siki ile aramizda yalnizca pantolonu kaldi. Ama cesaretsiz herif, fermuari acipta cikartamadi. Aletini, pantolonunun icinden, kalcalarimin arasina soka, cikara bosaldi.” Kaynatam “bosaldigini nereden biliyorsun” diye sorunca “e herif, bir anda arkamdan kayboldu. Donup baktim hizla tuvalete gidiyor. Sonra da gelip yanimiza oturdu biliyorsun.” Kaynatam “belki odamiza davet ederiz sanmistir” dedi. Kaynanam; “Ama bak bizi yarin plaja davet etti. Arabasi ile goturecekmis. Ispanyol, ama iyi Almanca konusuyor.”

Bu arada, kaynanam birden irkildi, “Huseyin sen bir sey giymedin mi?” diye sordu, “uff, bu ne olmus boyle?? N’apican simdi, iceride gelinin uyuyor, ayip olur, sonra yapariz. O denize gidince.” falan diyince kayinpederim “birak simdi gelini, dayanamicam artik” diyip kaynanamin arkasinda gidip, gelmeye basladi. Gidip, geldikce uzerlerindeki pike yere dustu. Kaynatam gercekten cirilciplak yatmisti. Sirti sanki ayi gibi killiydi, hirlayarak seksi kaynanami beceriyordu. Kaynanam “git bari kapiyi kapa, rezil olucaz” diyince “birak simdi, hic cikamicam senin firin gibi amindan. Bosver, o simdi kimbilir kacinci uykusundadir.” dedi. Halbuki ben tamamen uyanmis, onlari dinlemis, simdi de son derece tahrik olmus bir vaziyette, sehvetle sikisen, azgin kayinlarimi seyrediyor ve pikenin altindan, elimle orami oksayip masturbasyon yapiyordum. Kaynanam yine fisildiyla, “sana, neredeyse herif beni arkadan beceriyordu, dedim, hic sesini bile cikarmadin. Hosuna gitmedi mi?” diyince kaynim “ohh! Benim seksi karima feda olsun. Simdi o herifin yarragini mi hayal ediyorsun, amcigina sokup, cikartirken, soyle bakim?” diyince kaynanam “evet valla Huseyin, o pistin ortasinda, senin sirtina yaslanip domalirken, herif bana arkadan geciriyor. Uff cok zevkli” diye ahlaksizca konusa, konusa bosaldilar. En sonunda, banyoya giderken kapilarini kapadilar ve o gece oyle uyuduk.

PLAJ

Ertesi gun kahvaltidan sonra, bunlarin gece kulupte karsilastiklari Ispanyol, arabasi ile gelip bizi aldi. Kaynim bir sure Almanya’da kaldigi icin adamla Almanca konusuyordu. Kaynanam da cat pat onlara katiliyordu. Adam bizi doga harikasi bir plaja goturdu. Sahile yaklastigimizda, kaynanam hayretle “aaa burasi ciplaklar plaji valla” diyince asil durum anlasildi. Bir semsiye alti bulup, sezlonglarimizi ayarladik. Kaynanam plaj elbisesini bir cirpida cikardi. Zaten memelerine bir sey giymeye tenezzul etmemisti. Altindaki ip tangayi da, Ispanyol adamdan hic cekinmeden, seksi hereketlerle cikarip, kumun uzerine havlusunu serdi ve yuz ustu uzandi. Ispanyol da tisortunu ve sortunu onumuzde cikarip cirilciplak kaldi. Kaynim sortunu cikarmadi. Ben en fazla ustumu cikartip, utanarak etrafi seyretmeye koyuldum. Sirayla en ucta kaynatam ve yaninda ben sezlongta, kaynanam ve Ispanyol kumun uzerinde, yatiyorduk. Ispanyol, kaynanama Almanca bir seyler soyluyor, o da yarim yamalak cevaplar veriyordu. Bir ara kaynatam kalkip kaynanamin yanina geldi. Kulagina egilip “gordun mu Ispanyol’unkini” dedi. Sozde kulagina soyluyordu ama ben duymustum. Kaynanam da “gordum, gordum. inik hali boyleyse, kalkmisi kimbilir nasil azman olur.” diye cevapladi. Kaynatam, karisina “ben soyle bir dolasip gelicem” diyince, kaynanam bana donup “kart horoz, ciplak kadinlara bakmaya gidiyor” diyip guldu.

Kocasi gider gitmez, kaynanam, gunes yagini Ispanyol’a verip, sirtina surmesini istedi. Ispanyol’da avucuna yagi dokup, kaynanamin sirtina surmeye basladi. Sirti bitince, anladigim kadariyla, kalcalarina da sureyim mi, diye sordu. Kaynanam da, “evet” anlaminda basini salladi. Ispanyol basladi kaynanamin bacaklarina, oksar gibi yag surmeye. Yavas, yavas yukarilara cikip kalcalarinin uzerine geldi. Kalcalarini yogurmaya basladi. Eli, ara, sira kaynanamin apus arasina gidiyor, sozde bacaklarinin icine suruyor gibi yapip, yagli ellerini orasina surtturup, oksuyordu. Herif elleri ile kaynanamin amini parmaklarken, kaynanam bana dogru donup isveli, isveli “kiz bu beni cok tahrik etti. Simdi kocacim gelecek, ayip olacak valla” diyip, birden onunu donup, sirt ustu yatti. Adam sanki normal bir sey yapiyormus gibi, yine avucuna yagi dokup, kaynanamin memelerini oksamaya basladi. Resmen kadinin memelerini mincikliyordu. Sonra asagilara inip, yine bacaklarini yagladi. Eliyle kaynanamin bacaklarini aralayip, yagli elleri ile amini oksamaya basladi. Kadinin kocasi gelir, bu manzarayi gorurse hir cikar falan gibi bir korkusu yoktu. Ben, yattigim yerde, donmus kalmis bir vaziyette, agzim acik bu erotik show’u seyrediyordum. Herif benim seyrettigimi gorunce bana da siritti. Kaynanam gozlerini kapatmis, adamin eli aminin uzerindeyken bacaklarini sıkıp, aciyordu. Adam, kaynanama acikca masturbasyon yapiyordu. Kendi siki kabarmis, dev gibi olmus, kaynanamin bacaklarina surtunuyordu. Sonra egilip bir seyler soyledi. Bunun uzerine, kaynanam yine yuz ustu dondu. Bu da, kaynanamin genis kalcalari uzerine oturup, sozde sirtina masaj yapmaya basladi. Bu arada, siki, kaynanamin kalcalarinin kivrimi arasina gomulmus, sozde masaj yapar gibi yapip, gidip geliyordu. Kaynanam bacaklarini acinca, herifin tasaklari kaynanamin ami ile bulustu. Kaynanam da ileri, geri gidip, gelmeye basladi. Yani, bir tek sikismiyorlardi o anda. Birden tepelerinde kayinpederim bitti. Kaynanama, “hadi Nesrin denize girelim. Bu herifin niyeti bozuk” diyip, bana da goz kirpti. Adam uzerinden kalkinca, kaynanam isteksizce yerinden dogrulup kalkti. Kaynatam “dur, ben sana simdi denizde gosteririm” diyordu giderlerken. Denize giderlerken kaynatam da sortunu cikartinca, kocaminkinden cok daha buyuk olan seyini gordum.

Denize girince kari, koca opusup, oynasmaya basladilar. Deniz, sanki seks yapma yeri gibiydi. Onlardan baska, kumsalla denizin birlestigi yerde, suyun icinde yuvarlana, yuvarlana bir cift daha sevisiyorlardi. Hemen onlarin ilerisinde, adamin biri denizin icinde esini ya da her neyse, domaltmis, belli ki o isi yapiyorlardi. Bizimkiler, gogus seviyesine kadar olan derinlige yerlestirilmis dubalara kadar gittiler. Kaynatam, kaynanami kucagina aldi. Kaynanam arkasindaki dubalarin iplerine yaslandi. Cok beligin bir sekilde, kayinpederim karisini hizli darbelerle sikiyordu. Oturdugumuz yerde,Ispanyol da onlari seyrediyordu ve bana da bir seyler soyledi, ama ben ne dedigini hic anlamadim. Sadece soguk, soguk gulumsedim. Sonra yerinden kalkip, denize dogru yurumeye basladi. Siki hala dimdikti. O sekilde yururken bir asagi, bir yukari sallaniyor, diger cibildak karilar da herifin kocaman sikine bakiyorlardi. Ispanyol yuzerek bizimkilerin yanina gitti. Cok garip bir durum olmustu. Adam, kaynatamla konusurken, kaynatam bir yandan karisini sikiyordu. Hic istiflerini bozmamis,herifin yaninda sikismeye devam ediyorlardi. Ispanyol yavas, yavas kaynanama arkadan yanasti ve iyice vucudunu yapistirdi. Kizismis kaynanam, sanki dayanamamis gibi kafasini cevirip, Ispanyol’la opusmeye basladi. Ispanyol elini suyun icine sokup, biraz bir seyler yapti. Kaynanam biraz irkildi ve ardindan, üçü birden, ritmik olarak suyun isinde hoplayip duruyorlardi. Azgin Ispanyol, kocasina hic aldirmadan, kaynanama arkadan sokmustu anlasilan. Kaynanam kafasini arkaya atmis, kendinden gecmis bir haldeydi. Iki erkegin arasinda tam sandvic olmustu. Iki adam, seksi kaynanami, denizin icinde sıkıştıra, sıkıştıra sehvetle sikiyorlardi. Kaynatam, anlasilan aska gelmis, Ispanyol adam karisina arkadan sokunca bir sey diyememisti. Bu sekilde beraberce kaynanami bir sure zevkle siktiler. Sonra, belli ki ikisi birden bosaldilar. Birbirlerinden ayrilip, suyun icine gomulduler. Kaynanam herhalde kendini temizliyordu. O gunumuz, bu doga harikasi plajda, boyle etrafta sevisenleri izlemekle gecti.

SAUNA

Bir kac gun sonra hava bulutlanip, yagmur ciselemeye baslayinca, kaynanam, “bu havada denize girmenin bir zevki yok” deyip, masaja gidecegini soyledi, bana “istersen sen de gel” dedi. Kayinpederim de “iyi o zaman siz masaja gidin. Ben de inip kasabayi dolasayim” dedi. Kaynanam “oh, yine gidiyorsun cibildak karilara bakmaya, degil mi?” diyince, kayinpederim, “eh, n’apalim hanim, guzele bakmak sevaptir” diye cevap verdi. Biz, altimiza bikinilerimizi giyip spa’ya indik. Masaj yaptiracagimizi soyledik. Bir saat kadar beklememiz gerektigini, istersek vakit gecirmek icin, masaj oncesi, saunada ter atabilecegimizi soylediler.

Biz de saunaya gittik. Saunanin kapisini acinca, iceride bir adamla karsilastik. Yuksek siralarin birisinde oturuyordu. Saclari beyaz, teni gunesten iyice yanmis, derileri artik porsumeye baslamis, masmavi gozlu, 60 yaslarinda bir adamdi. Altinda hic bir sey yoktu. Bize selam verir gibi bir seyler soyledi, kaynanam da cevapladi. Demek ki adam Alman’di. Yasliydi ama yakisikliydi. Gencliginde kimbilir ne canlar yakmisti. Tam karsisina oturduk. Oturunca gozum adamin cukune kaydi. Adam,iki kolunu dizlerine yaslamis, belden egilmis bir vaziyette oturuyordu. Çükü iki bacaginin arasindan asagi sallaniyordu. Yasina gore kocaman bir sikti. Gozumu alamiyordum. Kafami kaldirinca birden adamla yuz yuze geldik ve bana gulumsuyordu. Cok utandim, kipkirmizi olup baska yerlere bakmaya calistim. Kaynanam son derece pervasizca, “gordum kiz seni! Herifin seyine bakarken yakalandin, di mi? Bosver utanma. Bunlarda oyle seyler ayip degil” dedi ve devam etti; “Hem haklisin valla bakmakta. Bu yasta adamdaki sopaya bak! Bak, parmaginda yuzukte var. Karisini cok mutlu ediyordur eminim”. Ve bikinisinin altini, ustunu cikardi. Bu arada kapi acildi ve genc bir kadin iceri girdi. Hepimizi selamladi. Gecip karsimiza, adamin oturdugu siralarin bir ustune oturdu. Havlusunu cozdu. Bu da cirilciplakti. Kizin sapsari saclari, yine mavi gozleri vardi. Cok guzel bir Almandi. Gogusleri irice, ama dipdiri, vucudu cok bicimliydi. Hani, manken gibi, derler ya, aynen oyleydi. Baktim herkes ciplak, ben boyle bikinilerle oturursam ayip olacak, iki dakika sonra ben de ustumdekileri fora edip ciplak kaldim.
Genc Alman kadin, bir bacagini tahta siranin uzerine koymus, birisini sallandirmis, orasi, heryeri tamamen acilmis, oylece oturuyordu. Adam tam altindaydi. Bir ara, yasli adam donup, kizla konusmaya basladi. Adam donunce, goz hizasi tam kizin orasina denk geliyordu. Kiz hic istifini bozmadan adamla sohbet ediyordu. Adam, ara, sira, gozunu kizin orasina kaydiriyor, hatta sanki mahsus bakiyordu. Adam baktikca, kiz bacaklarini oynatiyor, şuh şuh gulumsuyordu. Kaynanam bana dogru egilip, konusulanlari tercume etmeye basladi. Adamin, kiza, surekli guzelligi ile ilgili komplimanlar yaptigini, hatta isi ilerletip, “bu gune kadar cok kadinla birlikte oldum, ama hic sizinki kadar bicimli ve seksi bir vajina gormedim” dedigini aktardi. Artik kiz kikir kikir guluyordu. Kiz, yasli adama evli odugunu soyleyince, adam kocasinin nerede oldugunu sormus. Kiz da odada yattigini soylemis. Adam da “bos ver, bak, ben de evliyim. Hem, karim senin kadar genc ve tabii ki bazen cani genc erkekler de cekiyor. Ona hic zorluk cikartmiyorum. Hatta bazen ben kendim buluyorum” diyince, kaynanam, belli ki iyice tahrik olup, elini orasina goturdu. Bana da, konusulanlari tercume etmeyi ihmal etmiyordu. Kiz da, adama, “senin yasin ileri, ama bazi seyler hala iyi is goruyor anlasilan” diyince tekrar adamin cüküne baktim. Az once asagiya sallanan siki, simdi dimdik olmus, iyice irilesmisti. Yasli adam, bu arada, yavasca kizin bacaklarini oksuyor, kiz hic bir olumsuz tepki vermiyordu.

Adam hic vakit kaybetmeden, buyuk bir cesaretle, bir sira yukari cikti ve kizin bir bacagini kucagindan asirip kendi bacaklari uzerine koydu. Bacaklari ayrilinca, kizin orasi kabak gibi ortaya cikmisti. Adam kizin bacaklarini bastan cikartici bir sekilde oksayarak, elleriyle kizin apus arasina dogru yaklasiyordu. Bu arada konusmaya devam ediyorlardi. Parmaklari, tam kizin orasina gelmisti. Pervasizca iceri sokmaya basladi. Kiz, konusulanlardan, oksamalardan sehvete gelmis olacak ki, adam, kizin sulanmis amina parmaklarini rahatca sokup cikarmaya basladi. Bu arada, kizin uzerine dogru egilip, tutkuyla dudaklarindan opmeye basladi. Ikiside evli, birbirleri ile en az 30 yas, yas farki bulunan iki Alman, bizim onumuzde, hic utanmadan sevisiyorlardi. Kaynanam bile, agzi acik, gozlerini dikmis bu manzarayi seyrediyordu. Adam, bu arada, kizin iri ve dik goguslerini adeta yiyordu. Agzindan cikan sapirtilari biz bile duyuyorduk. Kizin meme uclari ceviz iriliginde olmustu. Adam, kizin memelerini dondurma yalar gibi yaliyor, gogus uclarini agzina alip, ihtirasla emiyordu. Bir eliyle de kizin orasini oksuyor, iki parmagini kizin amina, birisini gotune sokup cikartiyordu. Kiz, neredeyse kendinden gecmis bir vaziyette, zevkle inliyordu. Adam, oturdugu yerden bir kademe asagi inip, tekrar kafasini, kizin aminin hizasina getirdi ve kizin amini yalamaya basladi. Hic boyle bir yalama gormemistim. Adam, sanki istahla, sapir, supur, yemek yer gibiydi. Kizin, aminin sulari, adamin tukurukleriyle birlesmis, akiyordu. Adam, ara, sira, dilini kizin amina sokuyor, cikarinca, firca gibi, asagi, yukari sivazlayarak yaliyor, ardindan, kizin bizirini ufak, ufak isiriyordu. Kiz, perisan olmus, kafasini arkaya atmis, ellerini adamin basina koymus, adamin basini amina bastiriyordu. Adam, herhalde am yalama ustasiydi. Uzun, uzun kizin aminin bir o dudagini, bir bu dudagini yaladiktan sonra, kiz, sarsila, sarsila, sanki aglarmis gibi sesler cikartarak bosaldi.

Kiz bosalinca, adam, kizin oturdugu kademeye cikip, ayakta dikildi. Simdi, yasli adamin kocaman siki, dimdik, tam kizin agiz seviyesindeydi. Kiz, once, diliyle, adamin yarraginin basinin etrafinda daireler cizdirerek, adami iyice tahrik etti. Sonra, yarragin basini agzina alip, emzik emer gibi emmeye basladi. Agzinin icinde, diliyle, yarragin etrafinda dolaniyor, yanaklarindan belli olacak sekilde, tam anlamiyla adamin sikini emiyordu. Adam gozlerini kapamis, zevkle hislayip duruyordu. Herhalde bosalacagini anlamis olacak ki, bir telasla kizin agzindan cikti.

Kizin yanina oturup, kizi kucagina cekmeye baslayinca, kiz, “dur, o kadar da degil. Ya kocam gelirse ne olacak?” diye mirildandi. Adam, kiza “gelsin. Bak, ona da bir tecrube olur. Ne yani, bu adaya geldiniz, siz ikiniz hic baskalariyla birlikte olmadiniz mi?” diye sordu. Kiz da “biz daha yeni geldik. Ama, baskalari ile birlikte olmak icin gelmedik. Baskalarini seyredip, tahrik olup, birbirimizi tutkuyla becermek icin geldik” dedi. Ahlaksiz adam “gel, itiraz etme. Bak, sen de nasil kizistin. Ustelik, ben olsam, gider, bunu bir de kocama anlatirdim. Bak bakalim, sana kizacak mi, yoksa seni, hic bu gune kadar olmadigi gibi azginca sikecek mi, o zaman gorursun” diyip, ani bir hareketle, kizi koltuk altlarindan tutarak, bir hamlede kaldirip, kucagina oturttu. Kiz, bos bulunmustu, birden ne yapacagini sasirdi. Herifin yarragi bacak arasina girmis, amina surtunuyordu. Adam bir hamle daha yapinca, kizi one dogru egip, hafif kaldirip, koca yarragini, arkadan, kizin sehvetten sirilsiklam olmus amina, zorlanmadan soktu. Kiz bir sey diyememisti. Ama simdi adamin kucaginda oturup, kalkiyor, belli ki cok zevk aliyordu. Adam, kiza “bak, hic kocanla boyle ihtirasla sevistin mi? Soyle, zevk almiyor musun” diye sorunca, kiz kendinden gecmis bir vaziyette, “ohh, cok zevk aliyorum, sik, daha derine sok” diye inledi. Adam kollarini one dolamis, kizin iri memelerini avuclamis, sehvetle yoguruyordu. Kiz, basini cevirip, adama donup, adamin dudaklarini azginca yalayip, cikardigi dili tutkuyla emmeye basladi. Ahlaksiz herif, kizi kucaginda zevkle hoplatirken, kiz isterik bir sekilde “hic bu kadar buyuk yarrak almamistim icime. Sikin, amimin heryerine degiyor. Zevkten olucem simdi” diyince, adam da “ohh yavrum, ben de senin sıkı amina bayildim” diye konusa, konusa sikistiler. Adam, kiza “korunman var mi? Yoksa cikartayim” diyince, kiz, “yok, ama sakin cikartma, bosal icime” diyince ikisi de inleye, inleye bosaldilar.

Biz, gozlerimiz faltasi gibi acilmis, onumuzde sikisen bu Almanlar’i seyrediyorduk. Adam, bosalmasina ragmen, sikini kizin amindan bir sure cikarmadi ve icinde cevirirken, kizin dudaklarini emmeye devam etti. Kaynanam, bana “Kiz, kalk gidelim. Cok kizistim valla. Kopek gibi, beni yapacak birilerini ariyorum. Hemen orama iri bir sik sokmam lazim. Bu Huseyin’de tam kasabaya gidecek zamani buldu yani. Yuru kizim, gidip masajimizi yaptiralim. Siramiz gelmistir herhalde. Biraz rahatlarim hic olmazsa” dedi ve cikip, masaj yapilan salona gectik.

MASAJ

Kapidaki kiz, dus alip, masaj yapilan salona gecebilecegimizi soyledi. Dus alirken, oramdan akan sulari temizledim. Havluya sarinip, iceri gectik. Bize gosterilen masaj masalarina yattik. Bulundugumuz mekan, bir suru masaj masasinin oldugu ve bu masalarin birbirinden yari seffaf tul perdelerle ayrildigi, buyuk bir salondu. Biz salonun bir ucuna yerlestik. Salonun diger koselerinde de kadinlar, adamlar masaj yaptiriyorlardi. Ustumuzde havlularla yuz ustu uzandik. Havlu goguslerimizi, kalcalarimizi kapliyordu ama, yuz ustu yatinca, ayni hizada yatan baska biri rahatca apus aramizi gorebilirdi. Yattigim masanin ayak ucu hizasinda, baska bir adam yuz ustu yatmis, masaj yaptiriyordu. Tul perdeyi cekmemistim. Hinzirlik yapip bacaklarimi iyice iyice acip, dizlerimden yukari kivirdim. Butun amim ortaya cikmisti. Basimi adamdan tarafa dondurunce gordum; adam benim orama mihlanmis, bakiyordu. Bir masor kadin, adama masaj yapiyordu. Orama bakarken adaminki ne bicim kalkmistir simdi, diye dusunurken, adam, masaj yapan kizin bacaklarina elini atti. Ama kiz nazikce adamin elini bacaklarindan cekti. Demek ki adami tahrik etmistim.

Tam boyle pozlar verirken masorlerimiz geldi. Kaynanamla yan yana yatiyorduk, ama aramisdaki tul perde cekiliydi. Bana 45 – 50 yaslarinda, sisko, gobekli bir adam dustu. Sansli kaynanama, esmer, 30 yaslarinda, yapili, bir Ispanyol delikanli dustu. Masor adam, selam verip, Ispanyolca bir seyler soyledikten sonra, sirtima masaj yapmaya basladi. Cok iyi gelmisti. Sonra bacaklarima indi. Cok guzel masaj yapiyordu. Bana yine Ispanyolca bir seyler soyledi. Ben anlamayinca yandaki kayinvalidemi gosterdi. Kaynanam, havluyu fora etmis, yuz ustu ciriciplak yatiyordu. Adam, ben bir sey yapmadan, havluyu sirtimdan asagiya dogru siyirdi. Simdi havlu sadece popolarimi ortuyordu ama, aslinda, amim tamamen aciktaydi. Adam, sirtima, belime masaj yapinca oyle rahatladim ki, neredeyse uyuyacaktim. Adamin elinin, orama surtunmesiyle kendime geldim. Adam, baldirlarimi yogururken, oksamalari, kalcalarima yaklastikca, parmaklari orama degiyordu. Hic bir sey diyemedim, bacaklarimin bagi cozulmustu. Adam havluyu uzerimden alinca, tamamen cirilciplak kaldim. Ayakucu tarafimdaki adam, yuz ustu yatmis, hem masajini yaptiriyor, bir yandan da benim cirilciplak vucudumu ve masorun oksamalarini seyrediyordu. Adam parmaklarini amima surttukce icim bir hos oluyor ve zevkle vucudumu oynatiyordum. Kendimden oyle bir gecmisim ki, yanibasimda masaj yaptiran kaynanami unutmustum.

O sirada, onun telefonu calinca kendime geldim. Egilip plaj cantasindan telefonunu aldi. Kayinpederim ariyordu. Ne yaptigimizi falan soruyordu her halde. Kaynanam, sehvetli bir sekilde gulumseyerek, saunada gorduklerimizi anlatti. Bu sirada, kaynanam sirt ustu yatiyordu. Masoru, kaynanamin ayakucuna giderek, bacaklarindan tutup, masaj tablasinin uzerinde kaydirarak, kendine dogru cekti. Kaynanamin kalcalari, masorun belinin hizasina degince, masor kaynanamin bacaklarini omuzlarina aldi. Oyle olunca, adamin orasi, tam kaynanamin apus arasina denk geldi. Bacaklarina yumusakca masaj yapiyordu. Kaynanam, kocasina, saunada gorduklerinden sonra cok azdigini ve şu masorle sikismemek icin kendini zor tuttugunu soyledi. Bunlari, nasil olsa kimse anlamiyor diye Turkce anlatiyordu. Su anda masorun bacaklarini yogurdugunu, cok zevk aldigini falan soyledi. Kaynanamin masaj yaptirdigi masayla, aramizda bir tek tul perde vardi ve herseyi oldugu gibi goruyordum. Onun, yapili, esmer masoru, kaynanamin bacaklarini yogururken, bir yandan da, caktirmadan, vucudunu ileri, geri hareket ettirip, kaynanamin orasina bastirip, surtturup duruyordu. Kaynanamin canina minnet! Hemen masorun hareketlerine cevap verdi ve kendini yakisikli gence daha da yaklastirip, amini, pantolonunun uzerinden, adamin cukune bastirmaya basladi. Masor, bundan cesaret alarak, kaynanamin bacaklarini opmeye, yalamaya basladi. Bu gizli sevisme, benim ayak ucu hizamda, masaj yaptiran adam haric, kimsenin dikkatini cekmiyordu. Kaynanam, gozleri kapali, kocasiyla sehvetli, sehvetli konusurken, masoru bir ara elini asagiya atip, pantolonunun fermuarini indirdi. Kocaman ve dimdik siki, serbest kalinca, şlap diye kaynanamin aminin uzerine carpti. Kaynanam, ne oluyor! gibisinden gozlerini acinca, adamin sertlesmis, iri yarragini aminin uzerinde gordu ve bir an telefonda konusamadi. Kaynatam ne oldugunu sorunca “yok bisey. Dur bak, devam edeyim anlatmaya” diyip, esmer masore bastan cikartici bir edayla gulumsedi. Bunu, acikca, “beni sikebilirsin” diye anlayan masor, yavasca, sikini kaynanamin sulanmis amina sokmaya basladi. Anlasilan, kayinpederim “ne o! Yoksa herifle sikisiyor musun?” gibilerinden bir sey sormus olacak ki, ahlaksiz kaynanam da “olur mu canim. Sen yanimda olmadan kimseyle bir sey yapmam. Merak etme” diye cevap verdi. Kafasini bana cevirip goz kirpti. Yakisikli masor etrafa caktirmadan yavas, yavas , sikini kaynanamin aminin icinde dondure, dondure kaynanami oracikta, koca salonun bir kosesinde, masaj tablasinin uzerinde, tutkuyla sikiyordu. Kaynanam, kocasina” ohh sikismiyorum, ama herif kocaman olmus yarragini pantolonunun uzerinden orama surtuyor. Huseyin deliricem valla” diye, telefonda kocasina inleyip duruyordu. Yalanci kaynanam telefonda kocasiyla konusurken, bir yandan da masorle nasil bu kadar rahat sikisebiliyordu, vallahi saskinlik icindeydim.

Ama bu beni iyice heyecanlandirdi. Bu arada, benim sisko masor, kalcalarimi yoguruyordu. Eline doktugu yagla, amimi, gotumu bariz bir sekilde avuclayip, oksuyordu. Benden ters bir tepki gormeyince, iyice kayganlasmis parmaklarindan birisini gotume sokmaya basladi. Icim bir hos olmustu. Sonra, beni sirtustu cevirip, kendine dogru cekti ve kaynanamin, masorunun ona uyguladigi, ayni bacak oksamalarina basladi. Amimi, herifin kabarip kocaman olmus sikine yasladim ve gidip gelmeye basladim. Amim sirsiklam olmustu. Adamin, pantolonunun orasi da kimbilir ne bicim islanmisti. Adamin tipi hic umurumda degildi. Isterik karilar gibi, canim muthis yarrak istiyordu. Amim, sikle dolsun istiyordum. Nasil oldu anlamadim! Benim tiknaz, yaslica masor de sikini pantolunundan cikarmis. Herif, bir anda, yarragini, sirilsiklam amcigima sokuverdi. Adamin sikini, hic zorlanmadan icime aldim, yag gibi kayarak girdi. Sisko herifin yarragi, kocaman kabarmisti, ama kaynanami siken masorun ki gibi, tas gibi ve sert degildi. Ama olsun, her turlu yarraga raziydim. Sisko, sikini sokup cikarttikca, gobegi kasiklarima carpiyordu. Simdi, kaynanamla beraber, ihtirasla sikiliyorduk. Azgin masorler bizi perisan etmislerdi. Cok heyecenlaniyordum, cunki etrafta, diger masaj yaptiranlarin yaninda boyle bir sey yasamak cok zevkliydi. Kaynanam belli, belirsiz inliyordu. Bende ciglik atmamak icin dudaklarimi isiriyordum. Sisko masor, icimde, etrafa caktirmadan, gidip gelirken, bir yandan da masaj yapar gibi goguslerimi oksuyor, meme uclarimi sikistiriyordu. Tiknaz masorumun yarragi, amcigima girdikce, amimin dudaklari yaniyor, sehvetle herifin altinda kivraniyordum. Benim masor, beni sikmeye, kaynanamin sikicisinden cok daha sonra baslamasina ragmen, onunla hemen, hemen ayni anda geldi. Ikisi de siklerini disari cikartip, havlulara bosaldilar. Sonra, bizim de amlarimizi havlu ile temizleyip, uzerimize birer genis havlu verip, bizi duslara goturduler ve oradan ayrildilar. Sanki, siradan bir masaj seansi bitmis, hic bir sey olmamis gibiydi. Gunlerdir seksle icice olup, bir turlu bir sikin tadini alamadigimdan, herif igrenc de olsa, nazarci efendi’nin sikislerinden beri, ne zamandir hic bu kadar sehvetle sikismemistim.

DUS

Masaj sonrasi dus alirken, benim masaj tablamin ayak ucu tarafinda masaj yaptiran ve sanirim bizi sikilirken goren ve seyreden adam, dus aldigimiz bolume geldi. O da dus almaya basladi. Hepimiz cirilciplaktik. Dus yaptigimiz yerde her hangi bir bolme yoktu. Kaynanama yaklasip, usulca, “bak, masorler bizi sikerken, bu herif seyrediyordu” dedim. Zaten, adam da, anlasilan bizi takip edip gelmisti.

Bize dogru bakip, basiyla selam verdi. Kaynanam, “gel sunu biraz tahrik edelim” dedi. Kaynanama “n’apicaz yani?” diye sordum. Bana “sen kendini bana birak” dedi. Yere mahsustan sabunu dusurup, adama arkasini donup, domalarak sabunu yerden aldi. Adam, gozlerini dogrudan kaynanamin orasina dikmis, bakiyordu. Sonra, sabunla benim vucudumu sabunlamaya basladi. Memelerimi oksuyor, sabunu vucudumda dolastiriyordu. Ne yalan soyleyeyim, cok hosuma gitmisti. Ardindan, sabunu birakip, arkama gecti. Adam, yikanmayi falan birakmis, agzi acik, bizi seyrediyordu. Siki dikilmis, sepsert olmustu. Arkamdan, kaynanam ellrini dolayip, sabunlu vucudumu oksamaya basladi. Elleri vucudumda kayiyordu. Kendini bana yaslamisti, amini kalcalarimin uzerinde hissediyordum. Amini popoma surtuyordu. Sonra, beni adama dogru dondurup, elleriyle, bastan cikartici bir sekilde, amimi oksamaya basladi. Gozlerimi kapatmis, zevkten kizismaya baslamistim. Derken, herifin onunde, adamin bakislarina aldirmadan, parmaklarini amima sokup cikarmaya basladi. Vucudumu iyice arkamdaki kaynanama yasladim, sehvetle kivraniyordum. Zaten, masor herif erken bosalinca, ben bosalamadan kalmistim. Kaynanam, beni tekrar kendine cevirdi ve yuz yuze geldik. “Nasil hosuna gidiyor mu?” diye sorunca, kipkirmizi oldum. “Evet, ama herifin agzi sulandi. Saldirmasin ustumuze simdi!” diyince, kaynanam, “bosver, bak elini sikine atti, masturbasyon yapiyor.” dedi. Ve dudaklarimdan yavasca optu. Goguslerimiz birbirine surtunuyordu. Daha once hic tatmadigim duygular yasiyordum. Yumusacik kadin vucudu da cok tatli oluyormus. Yine gozlerimi kapadim. Ahlaksiz kaynanam, tutkuyla dudaklarimi emmeye basladi. Yanaklarimi, kulak memelerimi opuyor, yaliyor, emiyor, beni sehvetten cilgina ceviriyordu. Yumusacik kadin dudagini opmek cok hosuma gitti. Ben de zevkten iyize azmistim. Bir elimle onun amiyla oynuyordum.

Biz sehvetle opusurken, birden arkamda birisini hissedip, ürktüm. Anlasilan dus alan herif gelmisti, sepsert penisi popoma surtunuyordu. Kaynanamin “korkma ben cagirdim. Bak, o masor olacak siskoyla bosalamamissin, ben gelinimi bu zevkten mahrum birakir miyim hic? Bak simdi, bu herifle beraber seni nasil sikicez!” demesiyle, arkamdaki herifin sikini apus aramda hissetmem bir oldu. Bir an irkildim, ama kaynanam yine dudaklarima yapisinca, gevsedim. Bu arada, basimin yanindan, kaynanam, herifle de opusuyordu. Adam, ellerini dolamis, bir benim, bir kaynanamin gotunu yoguruyordu. Kaynanam, herifle beraber, dusun altinda, ayak ustu, aralarinda beni sehvetle sıkıştırıp duruyorlardi. Adam beni sirtimdan hafifce one dogru egdi ve sikini amima surtmeye basladi. Kaynanam da eliyle, herifin sikini alttan destekleyip, benim amimda surtturuyordu. Ara, ara da eliyle kavrayip, isterik bir bicimde, koca siki oksuyordu. Herifin siki tas gibi olmustu. Ikisinin arasinda, deli gibi kizismis, inanilmaz tahrik olmustum. Amcigim vicik, vicik olmustu. Kaynanam, herifin iyice irilesen yarragini, iki eliyle kavrayip, amima yerlestirdi. “Ohh, benim guzel gelinim, uvey oglum giderken seni bize emanet etti. Ben sana iyi bakmaz miyim? N’apalim, o askerde diye sen yarrak yuzu gormeyecek misin? Al bak, sana zevklerin en guzeli. Sikiş doya, doya” diye beni iyice azdririyordu. Bir an, kocami dusundum ve beni tam adamina emanet etmis dedim. Kaynanam bana gercekten iyi bakiyordu! Adam, abazalar gibi, hizla icimde gidip, gelirken, kaynanam da vucudumu oksadikca, aldigim zevk inanilmaz olmustu. Kaynanamin dilini, dudaklarini emiyor, yaliyordum. Bu arada, amcigina neredeyse butun parmaklarimi sokuyordum. Orospu kaynanam, beni de orospu yapmisti. Hic utanmadan, uvey oglunun karisini, hic tanimadigimiz, elin herifine siktiriyordu. Ben de, hem, her an birileri gelip, bizi bu halde sikisirken gorecek diye, hem de, daha once hic tanimadigim, tamamen yabanci bir herifle sikismekten, buyuk bir heyecan duyuyordum. Bu heyecanla aldigim zevk, azgin bir sehvete donusmustu. Herifin yarragini, buyuk bir zevkle amcigima sokup, cikartiyordum. Derken, neredeyse kucuk cigliklar atarak, bosaldim. Adam da, bir kac kere daha gidip, gelip sikini, amimdan cikardi, kaynanamin eline verdi. Simdi ucumuz, yuz, yuze, ucgen yapmis, opusuyorduk. Dillerimiz birbirine karismisti. Adamin sikini, kaynanamla beraber, elimizle oksaya, oksaya, vucudumuza sure, sure bosalttik. Iyice yikanip, yine bir sey olmamis gibi odalarimiza ciktik. Yururken, yorgunluktan bacaklarim kesiliyordu.

Devami var..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ilk 3`lüm -2-

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ilk 3`lüm -2-
Göt deliğine dilimi sokmak için uğraşırken amını parmaklamamla boşalmaya başladı. Kocası ağzına boşaldı ve Ayfer bada dönüp koltuğa oturttu. Gözlerindeki ateşi ve o andaki vahşiliği düşünün. Oturduğum gibi kucağıma yerleşti. Ben içine alacak diye beklerken öpüşmeye başladık. Ağzıma tuzlu tuzlu kocasının spermlerini akıttı ve onu paylaşmaya başladık ben karşı koyamıyordum bu ana. Evet garip olacak ve birçoğunuza ters gelecek bu iş ama hoşuma gidiyordu. Ellerim sırtında kalçalarında dolaşırken sikimin kafasında bir dil dolaştığını fark ettim. İşler garipleşiyordu ve daha karşı koymaya fırsat bulamadan kocası sikimi ağzına almış emiyordu. Ve çok iyiydi. Köküne kadar değil kafasını okşayacak kadar ağzına almış ve ağzının içinde diliyle okşuyordu yarağımı. Ben olaya kendimi kaptırmış ayferin badesini çıkarmış memelerini okşuyordum. Ayfer kulak mememi emmeye başlamıştı. Bun nasıl bir zevk. Ayfer kulağıma fısıldamaya başladı
Bu geceyi hiç unutamayacaksın. Hiçbir şeye itiraz etme ve bize katıl dediğinde sadece geliyoruuuum diyebildim ve kadirin ağzına patlattım her şeyi.. yığıldım kaldım koltukta yaşadıklarıma inanamıyorum derken kadir yanımıza geldi ve ayfere spermlerimi ağzına boşaltmaya başladı. Ayfer hepsini yuttu ve üzerimden kalktı. Çok yoğun anlar yaşamış daha neler olacak diye merak ediyordum bir sigara yaktım ve ayferle kadir ayakta dans eder gibi sevişirken onları izlemeye başladım. Ayfer kadirin üzerindeki gömleği ve atleti çıkardı kadir çırılçıplak kalmıştı. Kadir ise ayferin eteği fora ettiğinde artık hiç birimizin üstünde bir şey yoktu. Onlar kendilerine birer kadeh içki koyduktan sonra konuşmaya başladık. Kadir anlatmaya başladı;
Biz hayatımıza renk katmak için yılda iki üç kez yapıyoruz bunu. Seks hayatımız gayet renkli ve seninde az önce gördüğün gibi sınırsız. Ben biseksüelim yani hem sikmeyi hem sikilmeyi seviyorum karımda. bazen aramıza3. olarak kadın da aldığımız oluyor. Ama ikimizin tercihi de erkeklerden yana buları söylerken Ayfer yerinden kalkmış önümde diz çökmüş ve benim ufaklığı kaldırmaya çalışıyordu. Ufaklık diyorum çünkü gerçekten şoktaydın ve asıl geceye daha başlamadığımızı anlamıştım. Ayferin uğraşlarıyla sikim yeniden şahlandı ve yatak odasına geçtik. Oldukça şık ve şuh düzenlenmiş odanın her yeri ayna dolu büyük yataklı yatak başı parmaklıklı geniş güzel bir odaydı. Ayfer beni yatağa yatırdı ve sikimi ağzına almaya devam etti kadir oradaki bir sandalyeye oturdu ve bizi izlemeye başladı. Ayfer sikimi yalarken aynadan görünen manzara müthişti. Kocasının yanında bir kadın sikimi yalıyor ve amının sulanmışlı parlaklığı belli oluyordu.
Kurtuldun o çekingenlikten ve ayferi altıma aldım. Öpüşmeye başladık dudaklarını emiyor koparacak gibi çekiştiriyordum oda karşılıksız bırakmıyor saçlarımı çekiştirip tırnaklarını sırtıma batırıyordu. Boynuna indim yalayıp öperek devam ediyordum. Kafamı aşağıya bastırmaya başladı göğüslerine indim uçlarına yalamadan göğsünü yalamaya okşamaya başladım. Ara sıra uçlarından çekiştiriyordum. Bir göğsünün ucunu kaldırıp memesinin vücüdüylya birleştiği yeri dişlemeye başlayınca iyice zıvanadan çıktı. Böyle olmuyordu ellerini yatağa bağlamasını istedim kadirden o bağlarken bende dilimle kasıklarına doğru indim amının üstünde kasıklarının olduğu bölgeyi yalarken parmağımla da klitorisiyle oynuyordum. Daha amına dokunmadan vıcık vıcık olmuştu amı. Kızmıştı. Kadire bağırıyordu. Söyle şu orospu çocuğuna amıma insin siksin onu diye bağırıyordu. O da bende gülüyorduk.
Amına dokunmadan amıyla bacaklarının birleştiği kısımı ufaktan dişliyordum. Ayfer çığlık çığlığa kocası ise altıma yatmış taşaklarımı emiyor götüme dil atıyordu. Artık yeterince azmış olduğunu anlayınca doğruldum ve ayferin üstüne uzandım. Elleri bağlıyken çok kızgın görünüyordu. Sikimle amına dilimle dudaklarını okşamaya başladığında gözlerindeki kızgın ateşi görebiliyor vücudundaki ateşi hissedebiliyordun ve artık amının sularının akmaya başladığı belli oluyordu daha fazla bekletmeden tek seferde ve hızlıca amına girdiğimde Ayfer tiz bir çığlık attı ve ve bir ohh çekti gidip gelmeye başlamıştım. Bu arda kadirde gelmiş ayferin ağzına vermeye başlamıştı. Ayfer o zevkle kadirin sikini koparırcasına emmeye başlamış ellerini hareket ettiremediğinden hareketleri kısıtlanmıştı. Amının içindeyken durdum ve ellerini çözdüm. Deli gibi kadirin sikine yapıştı bana SAKIN DURMA HAYVAN diye bağırmaya başlamıştı. Bende gidişi gelişlerimi hızlandırmış bir yandan da ayferin titreşimlerini takip edemez olmuştum. Kaçıncıya boşaldığını anlayamamış ama halinden ilk olmadığını anlamıştım. Titriyordu resmen bende gelmek üzereydim ve iyice hızlanmış girip çıkarken taşaklarımın ıslanmış kasıklarına vururkenki şak şak sesleri odayı kaplamıştı. Ayferin çığlıkları arasında amını sulamıştım. Kenara çekildim ama ateşim geçmemişti.

Kadir ayferin ağzına vermeye devam ediyorken yaklaştım ve taşaklarını okşamaya başladım. Bir yandan da götünün deliğini yalıyordum garip hafif kötü kokan ama bir o kadarda şehvetli bir andı benim için. Ben taşaklarını okşayıp götünü diledikçe kadir hırıldamaya başladı ve ayfere patlattı tekrar. Yana devrildi ayfere baktım soluk soluğaydı dudaklarının yanından döller akıyordu. Çok güzel bir görüntü vardı ve dayanamadım yalamaya başladım. Bir yandan göğüslerini okşarken bir yandan dudaklarını yalıyordum ve tuzlu sıvının tadına tekrar bakıyordum bir anda ayferi kucakladım ve yatakta ters döndük. Şimdi o benim üstümde ve amıyla sikime baskı yapıyordu. bu bir süre devam ettikten sonra sıyrıldım ve kalkıp bir şeyle içmeye gittim. Dolabı açtığımda soğuk bir şeyler bakınırken bir iki şey. Masanın üzerindeki nutella ve meyve suyu alıp tekrar odaya döndüm. Döndüğümde kadir biraz yorun görünüyordu. Ayfer ise dağılmış ve kendine gelmeye çalışıyordu orgazmlarını çok yoğun yaşadığını çok nadir bu kadar çok boşaldığını hatırladığını söylüyordu biraz soluklandık getirdiğimi içtik ve ayferle kadir oynaşmaya başladı. Bende izliyordum ayfer kadirisin sikini ağzına almış yalarken karşımda olan göt deliği beni çağırıyordu. Gittim. Onu muhteşem deliği yalamaya yalarken de amını parmaklamaya başladığımda ayfer daha da hızlandı ve kadirin iliğini emmeye başladı. Ayferin götüne baş parmağımı soktuğunda daha fazla dayanamadı ve kalkıp kadirin sikine oturdu. Üstünde zıplayışını görmenizi seslerini duymanızı isterdim. Kalktım ve ayferin eğdim. Anlamıştı. Sikimi tuttum ve götüne ağır ağır soktum. Bir ohh çekti ki kadirde ne olduğunu anladı ve başladık beraber sikmeye ayfer çığırından çıkmış SİKİN SİKİN BENİİİİ OHH DOYURUN YARRAĞA ASLAN SİKİCİLERİM AMIMI GÖTÜMÜ DOLDURUN OHH AHGG diyip kendinden geçiyordu her yüklenmemizde. Kadir hızlanmaya başladı belli ki gelecekti ve daha fazla tutamadan patladı. Altından kalktı ve bende ayferi domaltıp götünden sikmeye devam ettim.

Ayferin Arkasında gidip gelirken ara sıra göğüs uçlarını çekiştiriyor ara sıra da kalçasını tokatlıyordum ve çıkan sesler beni daha da zevke getiriyordu. Tam bu sırada kadir taşaklarımı emmeye başladı acayip bir zevkin içene düşmüştüm. Birden parmağını götümde hissettim ve irkildim ama ayfer DURMA PİÇ DURMA diye bağırınca kendime geldim ve çakmaya devam ettim ama götümdeki parmak nedense beni daha çok zevke getirdi ve dolu dolu boşaldım o kara deliğe. Yığıldım kenara ve bir süre dinlendim saate baktığımda 2 ye geliyordu. 5 saatte neler yaşamıştım ve kalan saatler de yaşayacaktım. Biraz konuşmaya başladık. Kadir ilk defamı götümün yoklandığını sordu bende evet ama devamı gelecek galiba dedim. Nasıl dediysem hala aklım almıyor. Bunu duyan ayfer kahkahayı patlattı. Desene sikilecek bir göt daha çıktı diyince hepimiz gülmeye başladık. Bu sefer ben sordum kadire sen ne zamandır siktiriyorsun diye. Durdu. Ayfer girdi söze. Bak sana ne göstereceğim diyerek kalktı ve yatağım altından strapon çıkardı ve KOCAMI İLK BEN SİKTİM diyerek neşeyle gülümsedi. Nasıl olduğunu sordum anlattılar. Bir gün sevişirken 69 posizyonun da ayfer kadirin sikini bırakmış ve göt deliğini yalamaya başlamış. Ve o o an olanlar olmuş kadirin bir oh çekmesi ayferin gözünü açmış ve deliği iyice ıslattıktan sonra parmağını kadirin götüne sokmuş. Kadirde daha iştahlı yalamaya başlayınca da üstüne gitmişler ve ilk fırsatta alıp denemişler ondan beri gerek guruplarında gerek baş başa kullanır olmuşlar. Ben bunları duydukça sikim yine kalktı. Kadire baktım tık yoktu. Ayferle göz göze geldik ve birden onu üstüme altım.

Çılgınca öpüşüyorduk. Kadir sikimi eline almış ayferin amına sokuyor biraz git gelden sonra çıkarıp yalıyor tekrar sokuyordu. Daha fazla dayanamadı ve yanımıza gelerek sikini uzattı ayfer aldı ve yalamaya başladı bana da taşağı düşmüştü. Bende yalamaya başladım bunu gören ayfer kalkmamış olan siki kendi ağzından çıkarıp benimkine verdi ve yalamaya başladım. Ne kadar tatlıydı. Artık olay değişmiş kadir tamamen benim yüzümdeyken ayfer aşağı inmiş becerebildiği kadar götümü yalamaya ve parmaklamaya başlamıştı. Off. Çok tatlıydı. Önce bir sonra iki parmağıyla git gel yaparken kadirin sik**e kalmıştı ağzımda. Ve doğrumdum ayferi alıp kadirin kucağına yüzü bana dönük olacak şekilde oturttum artık kadir ayferin götünde ve ben ayferin amını yalıyordum sonra aklıma dolaptan getirdiğim çikolata geldi. Uzunlamasına bir parça kırdım.. ayfer anlamaz gözlerle bakarken çikolatayı dişimle hafif ezerek ayferin amına sokup çıkarmaya başladım. Ayfer artık kadirin sikinde oturup kalkmıyor tamamen beni izliyordu. Bir süre sonra çikolata yumuşadı ve az bir kısmı içeride kaldı. Ayferi kadirin sikinden kaldırdım yatağa yatırdın ve bir süre amında gidip geldim. Sonra kadiri eğdim ve ayferin amına yaklaştırıp amını yalatmaya başladım. Çikolatanın tadını alan kadir çok iştahla yalamaya başladı. Ayferin gözler hafiften kayıyordu bu yalama karşısında. Bende sikimi ayferin ağzına verdim. Ve ayferde çikolatanın tadını aldı. Deli gibi yalamaya başladı. Ağzından zor zahmet kurtardığım sikimi ayfer yine şirazesinden çıkıp küfretmeye başladı ver onu piç diye. Ama ben kadirin arkasına geçtim ve onun götünü ıslatmaya başladım dilimle. Yeterinde ıslanınca da doğrulup kadirin götüne girmeye başladım. Kıl yok tertemiz parlak bir göt alışık olduğundan hemen almıştı içine ve bir ohh çekmişti. Yavaş yavaş tadını çıkararak sikiyordum kadiri. Ayfer gaza gelmiş ve nası kocacım iyi sikiyormu söyle benim ibne kocam. Yarak hastası kocam demeye başlamıştı. Ama kadirin hiç sikinde değildi o çikolatalı am yiyordu. Bunu fark edince ben daha hızlı vurmaya başladım 4. olacaktı ve baya bi geç gelecekti. Sonra pozisyon değiştirdik ayferin bacaklarını omzuna alarak sikmeye başladı kadir. Bende kadirin arkasına girdim ve birkaç git gelden sonra kadir titremeye başladı ölüyor zannettim ama boşalıyormuş meğersem. Ve yana yığıldı kaldı. Teşekkür etmeye başladı göğsü hızlıca inip kalkıyordu. Ayfer gülüyordu. Kadir ne kadar teşekkür etti ne kadar durduk bilmiyorum. Ama ben boşalmamıştım ve ağrımaya başlamıştı artık. Bi duşa gireceğimi söyledim ve ayferde bana eşlik etti. Birbirimiz okşar gibi sabunlamaya başladık ayferi çevirdim domalttım hiç konuşmuyordum. Tek seferde götüne soktum ve gidip gelmeye başladım bir elimle de amının ulaşabildiğim kısımlarını okşuyordum. Ne kadar sürdü bilmiyorum ama sarsılarak boşaldım içine ve çıktım arkasından sikimi taşağımı yıkadım küvete uzandım ayfer hala dikiliyordu ve birden üzerime işemeye başladı. Ve gülüyordu toparlandım hemen. Tekrar duş aldım hoşlanmamıştım. Oda duşunu aldı ve yatak odasına geçtik o arada özür diledi bende daha fazla uzatmadan yatalım dedim öpüştük uzunca. Ve odaya girdiğimizde kadir uyumaya başlamıştı. Bizde yanına uzandık. Saat 3:30 olmuştu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evli Çiftler Tatilde Seks

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evli Çiftler Tatilde Seks

Ben 40 eşim 35 yaşında 15 yıllık evliyiz seks hayatımız monotan ve sıkıcı olmaya başlamışdı degişiklik yapmaya renklendirmeye karar verdik ben ona internetteki seks hikayelerini okumaya başladım bu bizi bi süre idare etti ama pek iyi olmamıştı benim acımdan eşim 118d bu böyle ne kadar devam edecek dedi bizde icraat yapacagızmı diye agzımı aramaya başlamıştı bu beni tedirgin etti fantazi iyiydi anma gercek eşimi başkalarıyla paylaşmak beni tedirgin ediyordu

tatile side ye gitmiştik bu yaz tatilimiz inanılmaz keyifli geciyordu bu arada belcikalı bi kadınla inanılmaz samimi olmuştuk ama nefis bi yaratıktı inanılmaz arzuluyordum onu iki cocugu vardı ve benim kızla cok iyi arkadaş olmuşlardı denize beraber giriyor egleniyorduk ama ben onu her taraftan sıkıştırmaya onu arzuladıgımı belli etmeye calışıyordum tatilin altıncı günü eşi geldi istanbulda işleri oldugundan sonra katıldı ailesinin yanına 1-90 boyunda atletik inanılmaz yakışıklı bi adamdı cok espirili karizmatik bi adamdı bütün hatunlar onu kesiyordu baya kıllanmış karizmayı cizdirmiştik eşimde ne kadar yakışıklı degilmi diye bana devamlı soruyordu

bende adamın eşinden başkasını görmedigim icin umurama geliyordu denize beraber giriyor iyi egleniyorduk bi akşam iyice sarhoş olmuştuk artık birbirimize el şakası bile yapabiliyorduk cocuklar uyumaya cekilince bizde denizn kenarında icmeye devam ettik bi ara eric hadi denize girelim dedi tamam dedik ve denize girdik ama adam denizin icinde mayosunu cıkarmazmı eşide ona takıldı biz birimize bakıp afalldık eşim benden önce davrandı ve üstünü fora etti bende altımı dayanamıyarak cıkardım birbirimizle resmen oynaşıyorduk ben eşimi tutarak öpmeye başladım onlarda bi metre yanımızda sarılmış bize bakıyorlardı ama sahilde bi grup daha vardı ben bıraktım hadi cıkalım dedik ve cıktık yarım kalmıştı ama benim penisim şorttan cıkacakmış gibi dimdikti cok belli oluyordu eric bi anda penisimden tuutarak bagırmaya başladı kıpkırmızı olmuştum yokmu indirecek diye

cok komik duruma düşmüştüm eşim hadi odalararımıza gecelim dedi odalarımıza gecerken eric eşime dönerek onu indirmen zor olacak istersen eşimde gelsin yardımcı olur dedi gülerek odamısa gectik bu arada ben tuvalete girdim kapı caldı bizim odaya misafirlige geldiklerini merak ettikleri söylediler bende neyi merak ettiklerini siz yapmıyormusunuz diye sordum bu arada eşim kucagıma oyurmuştu ve israrla penisimle ugraşıyor onların gözü önünde beni azdırıyordu nasıl oldu anlamadım başladım eşimi soYmaya ve aldım bi anda altıma bu arada kendime inanamıyordum başkalarının önünde eşimle sevişiyordum bu arada eric yanımıza gelip cinsel organını eşimin agzına dayadı eşim bi bana baktı ok yaydan cıkmıştı artık adam sünnetsiz ve penisi benimki kadardı eşim iştahla yalamaya başladı

bu arada kadın benim dudaklarıma yapışmış adeta yiyordu ben eşimi kucagıma aldım kadında eşinin penisini agzına aldı bu arada ben dayanamadımve eşimi üstümden kaldırdım ve kadının arkasına o inanılmaz kalcalarının arasına gömüldüm öyle yalıyordum sanki ceşmeden su iciyordum inanılmaz bi lezzetti ve bu arada adam eşimi kucagına almış hoplatıyordu eşim cıglık cıglıga belk**e ücüncü defa boşalıyordu adam adam sarsıla sarsıla geldi menilerini eşimin üstüne boşalttı biz bu arada altalta üstüste sevişiyorduk herzaman erken gelen ben nerdeyse 15 dakikadır gidip geliyordum ve gelmiyordum ben bile şaşırmıştım müthiş bi zevkti bende artık dayanamadım ve icine patladım birer sigara yaktık onlar icmiyordu ama eşimin yüzüne bakamıyordum

bu arada eşim yanıma gelerek benimkini emmeye kaldırmaya calıştı bende onun vajinasını emiyordum karıştık birbirimize ben kadını üstüme aldımoda nesi adam bi anda karısının arkasına gecti ve benim girdigim yere zorlamaya başladı ikimizin penisini vajinaya sokmaya ugraşıyordu eliyle benimkiyle ugraşınca ben şaşırdım ve sertleşmem azaldı adam benimkini agzına almazmı ben şaşırmıştım ve adam benimkini bıraktıve arkadn eşinin arkasına giriş yaptı bende önden girmiştim ne oldugunu hale kavramamıştım yanlızca porno filmlerde gördügümüz olay gercekleşmişti kadını tost yapmıştık adam hemen geldi ben şaşırmıştım adam kadının üstünden kalkıp eşimin yanına gittive orda sevişmeye devam ettiler ben bu arada acılmış olan kalcalarınınarasına daldım ve emmeye başladım daha sonra kadınınarkasından giriş yaptım bu arada eric eşimle bizim gibi anal seks yapmak istiyordu ama eşim kabul etmedi daha önce biz denemiş fakat başarılı olmamıştık ama kadın inanılmazdı zaten adamınk**e tam sertleşmemişti ve adam bi süre sonra sızdı bende bu arada gelmiştim inanılmaz bi gece yaşadık iki gün sonrada otelden ayrıldık degişik ve zevkli bi tatildi…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 19 Ozge Yengem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 19 Ozge Yengem

Merdivenlerden hızlı hızlı atlayarak indim, salona gittiğimde; Yengem, annem, babam çok güzel bir sofranın başında oturmuş bana bakıyorlar, gülüyorlardı;

Annem;

– Hele şükür uyandın.
– Ya siz kavga etmiyor muydunuz?

Yengem;

– Kim?
– Sen, annem? Kavga ediyordunuz sesinize uyandım.

Babam;

– Hahaha seni korkutmak istediler.
– Kaç gündür az korktum ya birde siz korkutun.

Annem;

– Artık oğlumun karısı olacak, neden kavga edeyim ki?

Babam ile yengemin yüzüne bakakalmıştım. Hangi ara söylediniz gibisinden. Şok olmuştum. Annem karşı çıkacak diye beklerken, yengeme gelinim olacak diyordu.

Ben;

– Anne? Ciddisin değil mi? Bak sonradan kavga edeceksen eğer?
– Ne kavgası oğlum. Konuştuk babanla gece, sabah da yengenle yani artık müstakbel karınla oturup konuştuk, senin gibi birisi varken, birbirinize de seviyormuşsunuz. Neden tanımadığımız adamla evlendirelim özgeyi.
– Ne adamı ya? Vermem zaten kimseye.

Yengem masada oturmuş gülüyordu.

Annem;

– O zaman güllü ablalardan Özgeyi bu sefer sana isteyelim. Zeki ile birlikte çifte düğün yaparız.

İçtiğim suyu püskürtmüştüm;

– Oha o kadar erken mi?

Babam;

– Beklemenize bir sebep var mı?
– Yokta ne bileyim.

Yengemin surat düştü;

– İstemiyorsan yapmaya biliriz düğün falan.

Annem;

– Bir tanecik oğlum var ayrıca sen o gelinliği gerçekten sevdiğin, mutlu olduğun insanla giyeceksin. O düğün olacak ona göre Kuzey!
– Ya olmasın demedim şaşırdım sadece. Tamam yapalım.

Yengemin suratı tekrar güldü, annem dirseği ile “gördün mü bak” dercesine dürttü yengemi.

Babam;

– Paşam otur hadi sofraya.
– Yok baba Zeki’nin yanına gidecem hem İlayda’dan ayrılmam lazım daha.

Annem;

– Yazık o kıza ümit verdin o kadar.
– Ümit vermedim. Neyse kaçtım ben görüşürüz.

Özge seslendi arkamdan;

– Kuzey bir dakika bekle.
– Efendim?

Kapının önünde bekliyordum, yanıma geldi kolumdan tuttu. Gözleri dolu dolu yüzüme bakıyordu.

– Ben gerçekten senden özür dilerim. Sana en başından güvenmem lazımdı, belki de o zaman bu durumları yaşamazdık.

Yanaklarını okşadım. Dudaklarına öpücük kondurdum;

– Her şey kader kısmet işi. Ben seni karım yapacağımı en başından söyledim. Üzme kendini böyle olması gerekiyormuş.

Sarıldı boynuma. Öptü yanaklarımdan, içeriye girdi. Telefonumu çıkarttım Ferhat’ı arayacaktım. Araba ile kapının önüne geldiler bile.

Ferhat;

– Hişt kuzeyin oğlu hadi atla.
– Lan tam sizi arıyordum.

Mete;

– Hadi amına koyayım hastaneye geç kalacaz.
– Geldim hacıgülle.

Gülüyorduk, arkadaşımız artık hayati tehlikede değil, hastaneden de çıkınca düğün yapacaktık. Hem de çifte düğün. Arkadaşlarıma müjdeyi vermeliydim.

Ben;

– Beyler size iki iyi bir kötü haberim var.

Ferhat;

– Buda Zeki gibi oldu amına koyayım o nasıl oluyor lan?

Ben;

– Şöyle hacı gülle iyi haber düğün olacak.

Mete;

– Evet zeki ile melisa evlenecek biliyoruz onu.

Ben;

– İkinci iyi haber çifte düğün olacak.

Ferhat;

– Lan yoksa İlayda? Evleniyor musunuz oğlum.

Mete;

– Oha oğlum hangi ara teklif ettin çok sevindik

Ben;

– Kötü haber İlayda değil.

Ferhat;

– Kim peki? Melisayı mı alacan la yoksa?

Ben;

– Bana Zeki oldu diyene bak amına koyduğum. Hayır özge yengem ile evlenecem

Ferhat;

– Ananın amı!

Arabaya öyle bir fren bastı ki, arkadan gelen taksici dayı tosladı bize.

Ben;

– Yavaş amına koyayım öldürecen bizi,

Mete;

– Özge yengenle mi evlencen dedin? Ben mi yanlış duydum? Kulağımı sikseler yanlış duymam imkansız ama…
Ben;

– Abartmayın oğlum doğru duydunuz. Özge ile evleneceğiz.

Mete;

– E oğlum İlayda?
– Bugün ayrılacağımızı söyleyecem.

Taksici dayı geldi yanımıza;

– Öyle durulur mu ulan? Gitti arabanın tamponu.

Ferhat;

– Dayı yerim senin tamponunu al şu parayı uza hadi, bizim dünyamız yıkılmış, senin tamponun yamulmuş çokmu. Hadi dayıcım işine dön uğraştırma bizi.
– Eyvallah yeğenim. Dikkat edin kendinize.

Bir tomar para verdi adama.

Ben;

– Gömü mü buldun amına koyduğum? O para ne?
– Napayım şekerim? Sabah sabah Zeki’yi görmeye gidiyoruz. Tutanaktı polisti bilmem neydi uğraşamam.
– E senin arabanın arkası ne alemde bir bakaydık?
– Sikerim arabayı canımızdan kıymetli mi amına koyayım? Sen ne yarrak yiyecen onu düşün, yıkılacak kız. Melisa en yakın arkadaşı düğüne gelecek. Sizi yengenle evlenirken görecek.

Ben;

– Of amk sür hadi…

Hastaneye gittiğimiz de İlayda ile Melisa Zeki’nin yanındaydı.

Zeki;

– Ooo hacılar gelin gelin kız gelin! “diye bağırdı melisaya” zilli gelin”

Melisa;

– Efendim zeki.
– Yok bir şey gelin olmaya hazır mısın diye test ettim.

Gülüyorduk. Zeki’nin yanına gittik. İlayda boynuna sarılıyor, ben sarılmıyordum ona.

Ben;

– Ee Zeki nasılsın?
– Çok iyiyim kuzeyin oğlu, bu yeni ciğer baya ferah böyle nefes aldıkça içim açılıyor sanki.
– Bayandan ya ondandır Zeki.
– Aynen moruk. Bayan ciğeri sonuçta. Yalnız kadın ciğerliymiş, hani ciğersiz, ciğeri beş para etmez birisi değilmiş. Noldu acaba o kadına öldü mü?
– Yani öldüğü için ciğerini takmışlardır sana.
– Yazık. Neyse içimde bir parçasını yaşıyor… Lan! Bunun şeyini de kesip, sikini kestiren adamlara takmışlar mıdır?
– Ne alaka oğlum o takılmaz.
– Ne bileyim oğlum yabana gitmesin diye, kesip takarlar belki.
– Yok Zeki takmazlar merak etme.

Ferhat;

– Hadi iyileş kalk artık amına koyayım. Bıktım bu hastane kokusundan.

Zeki;

– Hişt lan fero, hemşireyi sana ayarlayak senle çifte düğün yapak bari.

Mete;

– Gerek yok oğlum zaten çifte düğün yapacaksınız.

Zeki;

– Vallaha mı lan! Ooo kız zilli sende mi evleniyon kuzeyin oğluyla teklif mi ettin?

Ben Mete’ye ters ters bakıyordum. Mete ağzını tutuyordu. İlayda gülerek yüzüme bakıyordu. Ben iyice stres oldum.

Ben;

– Hayır Zeki, yani tamam çifte düğün olacak ama evleneceğim kişi İlayda değil…

Zeki;

– Off acıdı ama, bak buradan hissettim o acıyı.

Melisa;

– Zeki sus…

İlayda;

– Ne diyorsun kuzey? Nasıl evleneceksin ama o kişi ben olmayacağım? Anlamadım.
– Aslında bu konuyu bugün burada konuşmak istemezdim ama Mete sağ olsun ağzından kaçırdı. Özge ile evleniyorum.

Zeki;

– Siktir deli…

Melisa;

– Çüş…
İlayda’nın gözleri doldu;

– Özge? Yengen Özge den mi bahsediyorsun?
– Evet, yani teknik olarak yengem değil, boşandı.
– Kuzey 6 yaş büyük senden, çocukları var.
– Olabilir. Ama onu seviyorum.
– Peki ben?
– İlayda lütfen.
– Ne lütfen? Sevmiyor musun beni?
– Seviyorum ama Özgeye olduğu kadar değil. Ben Özgeye aşığım İlayda.

İlayda ağlayarak çıktı odadan. Arkasından Melisa koştu.

Zeki sırıtıyordu.

– Şeytansın oğlum sen. Kuzeyin oğlu seni. Favorimsin oğlum. Manyak seni. Evde yenge, dışarıda İlayda. Bir el balda, diğer el amda. Am üstünde bal gibi.
– Zeki!
– Sustum amk bağırma bana vuruldum ben.

Odadan çıktım.

Zeki;

– Nereye lan! Oğlum bak kalkamıyorum. Gelin şurada konuşun çatlarım şimdi meraktan. Alo kime diyorum. Sikikler!

Kapının dışına çıktım. Ferhat ile Mete yanıma geldi. Telefonum çalıyordu. Arayan Zeki;

Zeki;

– Kuzeyin oğlu şimdi hoparlörü aç koy telefonu boş koltuğa, oturt beni. Özledim ulan sizi. Bende sohbete öyle devam edeyim hadi bakayım.

Zekinin dediğini kısmen yaptım. Hoparlörü açtım elimde tutuyordum telefonu.

Ferhat;

– Oğlum ne olacak şimdi? Kız çok üzüldü.

Mete;

– Abi keşke sınavdan sonra söyleseydin.

Zeki;

– Amcik gibi ağzını açtın. Susmadın ki iki dakika.

Ferhat;
– Zeki morfin mi çekti lan? Doğru bir şey söyledi.

Mete;

– Oğlum gelmeyin üstüme ağzımdan kaçtı işte.

Zeki;

– Ağzına sokam. Beyler sıkıntı yok, ,İlayda zaten deneme sınavı çok iyi geçince yurt dışında üniversiteden özel davet almış, kuzeyin oğlunu bırakıp oraya gidecekti.

Ben;

– Ne? Yurt dışında üniversite mi? Sen nerden duydun yanında mı konuştular.
– Hayır. Melisada sen gibi tuttu telefonu, kapatmayı unuttu kız aşık bana aklı bir karış hava da zillinin. Üzülme yani kuzeyin oğlu nasılsa yurt dışına gidecek, sana oradan buraya kadar boynuz takacaktı. Bir tane erkekle tanışmış o yardım etmiş zaten. Babasının arkadaşının oğlumuymuş neymiş.
– Niye ağlıyor lan o zaman?
– Zilli çünkü.

Mete;

– Aferin lan Zeki.
– Ne oldu ki?
– Boşver Zeki?
– Ne oldu oğlum neye aferin zeki?

Ben;

– Madem bu kız Yurt dışına gidecek? Bana neden trip atıyor, başkası ile evleneceğim için amk yürüyün gidip soralım.

Aşağıya indiğimiz de İlayda ile Melisa kantinde oturuyor, İlayda ağlıyordu. Yanına gittim;

– Madem yurt dışına gideceksin, neden ağlıyorsun? Daha ben evleneceğimi söylemeden önce sen hayatını çizmiş, beni kenarı atmışsın zaten İlayda?

İlayda daha çok ağlıyordu.

Melisa;

– Kuzey olay öyle değil? Nereden duydun sen bunu? Tamam yurt dışına çağırdılar, ama seni çağırmadılar, sensiz orada ne yapacağını düşündü, teklifi kabul etmedi. Geri çevirdi. Sırf seninle türkiye de senin seçeceğin üniversiteyi seçecek, orada okuyacaktı. Hangi bölüm, puanı ne kadar düşük olursa olsun.

Zeki;

– Hassiktiiir! Hacı gülle ben orasını duymadım sarjım bitti de.
Telefonun hoparlöründen Zeki’yi duyuyorduk.

Ferhat;

– Kapat Zeki kapat. Çok yazmasın.

Zeki;

– Aynen hacı, ben uyuyacam bak gelmeyin sikerim. Hadi by.

Telefonu kapattım. İlayda’nın yanına gittim oturdum.

Ben;

– Çok özür dilerim. İnan böyle olsun istemezdim. Sen çok iyi bir kızsın benden de iyilerini hak ediyorsun. Üniversite de çok kişi çıkacak karşına. Ama benim durumum farklı İlayda. Ben yengeme yıllardır duygular besleyen insanım. Seninleyken beslemedim mi? Besledim. Onun yanında oldum. Ama hep ailelerimiz neder korkusu ile yakınlaşamadık uzak olduk. Şimdi herkes bizden yana. Ben aşık olduğum bir kadını ortada bırakamam. Özür dilerim lütfen geri ara ve teklifi kabul et.

Melisa ağlayarak boynuma sarıldı;

– Her şeyden önce senin bu kalbine aşık oldum, sevdim ben. Açıkçası yengene aşık olduğunu düşünemezdim bile. Teklifi kabul edeceğim. Düğün de de rahat olun yanınızda olacağım.

Melisa;

– Hayır çifte düğün falan istemiyorum o kadar da uzun boylu değil. Senin gözlerinin içine bakarak. Evlenemem ben.
– Hayır melisa lütfen. Belki de son kez bir arada olacağız. Yalvarırım bozma. Herkes üniversiteye gidecek, bak bana. Ben bile yurt dışına gideceğim. Dağılacağız. 4 yıllık arkadaşız. Sırf bir ilişki bozuldu diye bu düğün iptal olamaz. Ayrıca Kuzey kadar delikanlı birisini ben tanımadım. Teşekkür ederim yüzüme gelip söylediğin için.

Gözyaşlarını sildi. Kapıdan dışarıya çıktı. Arabasına binip gidiyor. Biz arkasından bakıyorduk.

Mete;

– Ah be abi. Neyse ben içmeye gidiyorum kimler geliyor?

Ferhat;

– Beni yaz.

Ben;

– Kambersiz düğün olmaz.

Melisa;

– Gelinsiz düğün hiç olmaz.

Ben, Ferhat ve Mete melisa’ya bakıyorduk.

Melisa;

– Ne bakıyorsunuz oğlum? Tek başıma mı içeyim?

Ferhat koluna girdi Melisa’nın;

– Zilliye bak hele zilliye içecekmiş. Yürü kız zilli seni.

Arabaya bindik. Her zaman takıldığımız bara. Kuşadasına gidiyorduk. Yolda sohbet ederek bara gelmiştik. İçeriye girip bir köşeye geçtik içkilerimizi söyledik.

Ferhat;

– Vay be Melisa ciddi ciddi evleneceksiniz demek Zeki ile

Melisa;

– Evet dedim de kafam karışık ya.

Ben;

– Ne kafan karışık? Kızım bak çocuğa tamam dedin istemiyorsan söyle üzülmesin sonra.

Melisa;

– Hayır istiyorum da Zeki’yi biliyorsunuz.

Mete;

– Zeki iyidir, bakma saf biraz ama altın gibi çocuk kızım 4 yıl beraberdik lan senide biliyorum onu da.

İçkilerimiz geldi, içiyorduk. Nur yanımıza geldi;

– Ooo kimleri görüyorum nerelerdesiniz siz?

Ben;

– Sorma gelemedik fırsat bugüneymiş.

Nur;

– Özledik valla.
– Hani Merve nerede?
– Bursa’ya gitti o. İşleri var biraz.
– Hadi ya iyi gel otur.
– Yok canım arkadaşlar var görüşürüz daha sonra.
– Peki.

Nur yanımızdan uzaklaştı. Melisa içkisini kafasına dikti.

Ben;

– İlayda iyi mi sence Melisa?
– Bilmem iyidir herhalde.

Baya bir süre barda içtik, telefonum çalıyordu Zeki arıyordu;

– Alo efendim Zeki.
– Hişt hacı gülle, bara gitmişsiniz, akıyormuşsunuz. Bak yengene güzel bak layn!
– Ne bağırıyon amk kulağımı siktin.
– Hacı Özge yengen gibi benim hatuna da kaymazsın değil mi lan?
– Ne alaka oğlum?
– Ne bileyim yengen ya Melisa bundan sonra.
– Merak etme Zeki eve geçeceğiz zaten şimdi.

Melisa elimden telefonu aldı;

– Zeki ne yapıyorsun iyi misin?
– İyiyim şekerim, götüm uyuştu sadece yatmaktan. Geç kalmayın eve geçin artık bensiz takılıyorsun barda ayıp oluyor yani, evli kadın sayılırsın sen artık.
– Merak etme Zeki üç tane kavalyem var bir şey olmaz bana.
– En çokta ondan korkuyorum ya kızım.

Telefonu kapatıp uzattı Melisa, arabaya gidiyorduk, Melisa yolda kusmaya başladı. Hastaneye gidelim dedik kabul etmedi, arabaya atladık, beni eve bıraktılar onlarda evlerine gitmek için ayrıldı. Kapıyı çaldım Özge açtı kapıyı.

Özge;

– Müstakbel kocam gelmiş!

Şaşırmıştım bu laf karşısında. Beline sarıldım;

– Ne yapıyorsun?
– İyiyim de dur sarılma evde herkes
– Herkes?
– Abimler geldi.
– Babam konuştu mu bizim durumu?
– Evet.
– Yüzün güldüğüne göre onlarda onayladı mı?
– Bilmem içeriye geç kendin gör.

Ayakkabılarımı çıkarttım, salona doğru yürümeye başladım. Tedirgindim. Veysel abi Aysel yenge güven abi salondaydı. Veysel abi çok sert bakıyordu bana. “Lan!” Diyerek ayaklandı üstüme yürümeye başladı.

Ben korkmuştum, geriye çekildim.

Veysel abi;

– Lan koçum benim bizim kızla mı evlenecen şimdi sen?

Yüzüme bakıp gülüyordu;

– Abi ne yapıyon dövecen sandım. İzniniz olursa evet.
– Baban tamam demiş bize laf mı düşer yeğenim. Hayırlı olsun.

Bana sarıldı, gözüm Aysel yengedeydi. Parmağını bana sallıyordu “göreceksin sen” dercesine gülüyordu. Salonda oturduk, konuştuk odama çıktım duş almak için. Üstümü çıkartıyordum ki Aysel yenge geldi kapıyı kilitledi.

Aysel yenge;

– Vay kuzey efendi vay, demek Özgeyi de sikiyordun ha? Hem de ona aşık olarak.
– Evet.

Yanıma kırıtarak geldi, dudaklarıma yapıştı, sikimi eliyle tuttu;

– Evlendiniz diye beni ihmal edecek değilsin değil mi? Zaten kaç haftadır aramıyorsun bile.
– Yenge dur herkes içeride.
– Sende ihmal etme yengeni, 2 gün sonra mal almaya gidecekler, köyde kimse olmayacak, ben olacam sadece gel yanıma.

Pantolonumu çıkartmış sikimi avuçluyordu;

– Özledim bu siki yemeyi.

Özge yengem seslendi;

– Kız Aysel neredesin?

Aysel yenge tam çömelmiş ağzına alacaktı. Ayağa kalktı tekrar dudaklarımdan öpüp, çıktı odadan. Duşa girdim, aşağıya indiğimde gidiyorlardı. Onları geçirdim. Babam ile annem uyumak için odalarına çıktı, Özge ile salonda ki tabakları topluyordum. Mutfakta beline sarıldım, dudaklarına yapıştım;

– Birlikte mi uyusak, ama uyumayalım
– Bence de uyumayalım. Özledim bende.

Dudaklarını öperken ayak sesi duyduk, geriye çektik kendimizi, annem su almak için mutfağa geldi, bizde ortalığı toplayıp çıktık yukarıya. Özge elimden tutup kendi odasına götürdü, onun odasında yatak daha büyük, daha yumuşaktı. Kapıyı kapatıp kilitledi. Ayakta sevişmeye başladık, üzerimizdekileri çıkartıyorduk. Yengem aşağıya çömelip şortumu, boxerımı çıkarttı, ağzına alıyordu. Ve konuşmaya çalışıyordu;

– Demek kocam olacaksın, her gün sikeceksin beni?
– Sen her gün sikilmek iste, ben her gün sikerim seni.
– İstiyorum. Hiç boş bırakma deliklerimi.

Ağzında sikimi iyice kaldırdıktan sonra altındaki şortunu ve külotunu sıyırıp attı kenarı, yatağa çıkıp domaldı,

– Arkamdan sikmeni istiyorum.
– Geçti mi yaraların? Bir şey olmasın?
– Olmaz, sok hadi.

Kalçalarını sallıyordu karşımda, yanına gittim. Kalçalarını ayırıp, amını ve götünü yalamaya başladım, çok sulanmıştı, sikimi amının sularına sürttüm, birkaç dakika amından girip çıktım, götünü zorluyordum. Yengem inliyor, canı acıyordu.

Ben;

– Acıyorsa yapmayalım.
– Hayır sik götümü.

İyice bastırdım, sikimin kafası girmişti. Yengemin canı çok acıyor, kendini öne atıyordu ama istiyordu. Bir süre bekledim sonra daha sert bastırıp sikimi komple soktum içine, git gel yapmaya başladım elimle kalçalarını tokatlıyordum. Saçlarından tutup kendime çektim. Hızlanmıştım, yengem inliyordu, ama sesini çok yükseltmiyordu. Uzun bir süre götünden siktikten sonra tüm döllerini götüne boşaldım. Yorulmuştu sırt üstü uzandı.

– Keşke içime akıtsaydın, hamile kalmak istiyorum.
– Dur yavrum daha erken, bir sikeyim doyasıya acelemiz ne?
– Olsun.

Yanına uzandım, sarıldı. ikimizde çıplaktık.

– Her şey o kadar güzel gidiyor ki Kuzi.
– Ya ne demezsin.
– Ne oldu?
– İlayda?
– Ne olmuş ona?
– Yurt dışından teklif gelmiş, benim için teklifi reddetmiş bugün, bende seninle evleneceğimi söyleyince yıkıldı kız.
– Tekrar kabul etsin. Hem erkek mi yok ona canım.

Yanına dönüp sarıldım;

– Hemen kıskan zaten.
– Kıskanırım. Bu siki ben yemek istiyorum sadece.

Üstüme çıkıp amını sürtmeye başladı sikime, dudaklarımı boynumu öpüyor, sik hadi diye inliyordu. Eliyle sikimi amına hizaladı, üstünde oturup kalkmaya zıplamaya başladı. O şekilde içine boşaldıktan sonra sarılıp uyuduk. Sabah olmuş güneş yüzüme vuruyordu. Duşa girdim. Yengem yorulmuş hala uyuyordu. Yanaklarından öpüp çıktım odadan. Odama geçtim giyindim. Mete arıyordu;

– Kanka okula gidiyoruz oraya gel
– Ne okulu lan? Zeki?
– Bir çok üniversiteden seçmen gelmiş, öğrenci seçecekler şu denemede başarılı olanları. Biz sonuncuyuz neden gidiyoruz dersen malız amk. Neyse gel hadi.
– Tamam.
Arabama binip okula gittim. Ferhat, Mete, Melisa kapıdaydı.

– İlayda nerede?

Melisa;

– Sınıfa girdi şekerim o, hadi bizde girelim artık.

Sınıfa girip oturduk yerlerimize, yanıma Melisa oturdu. Arkamda Ferhat ile Mete vardı. İlayda’nın gideceği Üniversiteden bir yetkili geldi. İlayda’yı övdü, onunla aynı dereceye sahip ben vardım, parmağı ile beni işaret etti;

– Çok üstün bir başarın var senide aramızda görmek isteriz.

Şaşırmıştım, herkes yüzüme bakıyordu.

– Ben mi?
– Evet sen delikanlı.
– Teşekkürler ama ben düşünmüyorum.
– Böyle bir fırsat eline sürekli geçmez.
– Biliyorum ama teşekkürler ben düşünmüyorum.

Mete arkadan lafa girdi;

– Arkadaşın yerine ben gidebilirim.
– Sıralamanız kaçtı?
– Matematiğim yetmiyor ki saymak için.

Gülüyorduk, İlayda bana bakıp üzülüyordu teklifi kabul etmediğim için. Özge’yi bırakıp hiçbir yere gidemezdim. Kapıdan Zeki elinde destek bastonu ile yürüyerek sınıfa geliyordu. Gözlerimize inanamadık. Hep bir ağızdan “Zeki!” diye seslendik.

Zeki;

– Oooo hacı gülleler, ben geldim. Hişt amca! Öğrenci seçiyormuşsun karpuz seçer gibi. Ben ne olacam? Unuttunuz beni, burada mı kalacam ben!

Melisa Zeki’ye bakıyordu;

– Zekicim zaten seçilsekte gidemeyiz hani evlenecektik falan?
– Ayyy ben onu unuttum kız, doğru dedin. Amca beni seçme ben yokum yok.

Ben;

– Ne bu hız lan? Ayaklanmışsın.
– Tabii hacı gülle, götüm dümdüz oldu şuraya bak.

Domalıp kıçını gösteriyordu. Melisaya baktı;

– Kız sıramıza geçelim biz.

Melisa Zeki’ye yardım ederek sırasına oturttu. Bir çok üniversite danışmanı başarılı öğrencilere teklifler sunuyor, konuşuyordu. Bizde arkada Zeki ile muhabbet ediyorduk. Düğünü planlamıştık. Ama bu 2 ay sonra dediğimiz partiye sadece 14 gün kalmıştı. Ve bekarlığa veda partimiz olacaktı bizim.

LÜTFEN DEĞERLİ YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİN!…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 29 Ozge Yengem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 29 Ozge Yengem

Gözlerini benden kaçırdı ve kapının önünden yürüyerek gitti. Özge’nin içinden çıkıp yanına yığılmıştım. Özge bir süre derin nefes alıp vererek yataktan kalktı ve yan tarafta duran peçeteyi alıp lavaboya gitti. İçine akıttığım dölleri temizleyecekti. Bende yataktan kalkıp şortumu giyip çıktım odadan. Aşağıya indiğimde Gülizar yemek masasında kahvaltısını yapıyordu. Yüzüme bakmıyor, konuşmuyordu. Bir çay katıp oturdum masaya. Kahvaltımı yapıyordum telefonum çalıyordu. Üst katta unutmuştum. Özge elinde telefonla merdivenlerden indi;

– Tatlım Zeki aradı seni açamadım.
– Tamam canım ararım onu sonra.

Gülizar gözlerini kaldırıp arada yüzüme bakıyordu. Kahvaltımı yaptım;

– Canım ben dışarıya çıkıyorum görüşürüz akşama.
– Tamam aşkım.

Mutfakta çay katan Özge’nin yanaklarından öpmüştüm. Gülizar kahvaltısını yapmaya devam ediyordu. Dışarıya çıktığımda salakça etrafıma bakınıyordum. Uzaklardan Zeki gözüktü yürüyerek geliyordu. Beni görünce el salladı;

– Aloow hacı gülle günaydın!
– Günaydın Zeki!

Bana doğru koşuyordu. Yanıma iyice yaklaştı;

– Kanka hadi gidiyoruz.
– Nereye?
– Yoruldum amına koyayım. İlayda gidiyor. Yolcu edeceğiz senide alıp gelmemi söylediler.
– Nereye gidiyor?
– Yurt dışına. Amerikaya gidiyor okul için. Vedalaşacağız.
– Yapma be gidiyor demek he.
– He hacı gülle gidiyor, gitmeden kayaydın kıza iyi olurdu da.
– Aramadı ki hiç.
– Neyse hadi atla arabaya geç kalacaz.

Arabaya geçtik, İlayda’nın evine doğru sürmeye başladım.

– Herkes orada mı?
– Ferhat, Mete, Melisa orada. Ailesi var birde.
– Bugün mü gidiyor.
– Aynen hacı gülle, akşam 5’te uçağı var.

İlayda’yı her ne kadar Özge’yi unutmak için kullanmış olsam da, güzel kızdı. Seviyordum kendisini. Özge’nin yerini kimse tutamadı tabii ki. Yolda giderken Zeki ile laflıyorduk.

Zeki;

– İnşallah aynı yerde yaparız askerliği.
– Aman tövbe de amına koyayım.
– Niye lan süper olmaz mı?
– Olmaz Zeki.
– Olur bence hacı gülle. Anılarımızı anlatırız yeni yetmelere.
– Sen anlatırsan kimse inanmaz ki oğlum.
– İşte o yüzden yanımda sizde olun. O zaman inanır hacı gülleler.
– Şans artık Zeki gidelim de bir.

İlayda’nın evinin kapısının önüne geldik. Arabayı durdurdum ve indim. Zeki önden gidip kapıyı çaldı. Melisa açmıştı kapıyı.

Melisa;

– Hoş geldiniz beyler.

Zeki melisa’nın yanağından makas aldı;

– Hoş bulduk şekerim.

Bende arkasından gittim.

– Ne haber Melisa?
– İyidir kuzey
– Sen ne yaptın üniversite işini?
– İstanbul’a yaptım tercihimi.
– He kazandın yani hangi bölüm?
– Hukuk.
– Çok sevindim. Tebrik ederim.
– Sizde askere gidiyormuşsunuz? İçeride İlayda’nın babası askerlik anılarını anlatıp duruyor bizimkilere. Ferhat melankoliğe bağladı.
– Sorma ya hindi gibi düşünüyor o.

Melisa ile yürüyerek bahçeye kadar gelmiş, sohbet etmiştik. İlayda’yı karşımda görünce çok şaşırmıştım. O genç kızlık görüntüsü yoktu üzerinde, hani sikildikçe güzelleşir, olgunlaşır ya kadın. İşte İlayda’da o kadınlık evresine girmiş, olgunlaşmıştı.

İlayda;

– Hoş geldin kuzey.

Bana gelip sarılmıştı. Çok güzel kokuyordu. Ellerimi sırtına attım ve karşılık verdim.

– Hoş bulduk canım gidiyorsun demek.
– Evet. Hadi gel.

Elimden tutup çocukların yanına götürdü beni. İlayda’nın babası beni gördü;

– Heyt be 4. Komando da geldi. Kırkağaç demek.
– Evet, baya kötü diyorlar orası için de.
– Kötü değil de, çok sıkı eğitimi var.

İlayda’nın babası askerlik anılarıyla bayacaktı artık bizi. Neyse ki İlayda gelip kurtardı bizi.

İlayda;

– Bu kadar sohbet yetmez mi baba? Bırak arkadaşlarımla son kez sohbet edeyim.
İlayda benim ve Mete’nin elinden tutup çekti, Zeki hala İlayda’nın babası ile sohbet ediyordu. Ferhat da arkamızdan düşünceli bir şekilde geldi.

İlayda;

– Ne içersiniz?

Ferhat;

– Ben getiririm siz oturun.

Ben;

– Kanka bira alayım ben.

Mete;

– Aynen bende.

Ferhat;

– Tamamdır.

Ben;

– Ne kadar kalacaksın orada? Gelecek misin türkiyeye?
– Tabii ki geleceğim. Özellikle sizin acemilik bittiği zaman tekrar görüşürüz.

Mete;

– Orada ortamın daha güzel olacak kızım, unutma bak sonra bizi.
– Aşk olsun Mete ya unutur muyum hiç sizleri.

Mete’ye sarılmak için hareket ettiğinde kucağıma doğru yatmak zorunda kalmış, o elbisesinin arasından güzel memelerini görüyordum. İlayda’nın annesi yanımıza geldi. Neredeyse ilk kez görüyordum annesini. Yani annesi demeye şahit lazım. Kadın ablası gibi duruyor, çok keskin vücut hatlarına sahipti. Siyah beyaz bir elbisesi vardı üzerinde. Kilolu değil, aksine zayıftı. Omuzları geniş, kolları kalındı. Beli ince, kalçaları çıkıntılıydı. Spor öğretmeniymiş. Salonu varmış. Böyle birisi olması gayet normal aslında.

İlayda’nın annesi;

– Hoş geldiniz gençler.

Hoş beş sohbet ettik, bahçede yemeğimizi yedik, sohbetlerimizi ettik. Artık İlayda’yı uğurlama saati geliyordu. Herkes ayaklanmıştı. Araçlarımıza binip havaalanına doğru gittik. Hep birlikte uğurlayacaktık İlayda’yı. İlayda tüm işlemlerini yaptırmış, eline küçük bir çantasını almış bize bakıyordu. Melisa duygulanmış Zeki ile birlikte ağlıyordu.

Hadi ben aralarına gireli bir sene oldu. Ama bu insanlar onunla en az 4 yıl geçirmişti. Melisa, İlayda’nın 8. Sınıftan beri arkadaşı, aile dostlarıydı ailesi. Ferhat, Mete, Zeki lise döneminden 4 yıllık bir arkadaşlıkları var, her anları birlikte geçiyordu. İlayda bakmakla yetinmedi ve bize doğru koştu. Melisa İlayda’ya koşarak sarıldılar. İlayda’da ağlıyordu. İlayda yanımıza geldi. Önce Zeki sonra Mete, Ferhat ile sarılarak son kez vedalaştı. Yanıma geldi ve göz yaşlarını sildi. Kollarını açtı ve sımsıkı sarılarak;

– Seni unutmayacağım kuzey. Her şey için teşekkür ederim. İrtibatı kopartmayalım olur mu? bol bol konuşuruz.
– Tabi canım merak etme. Şansın bol olsun

İlayda’nın bineceği uçak için anons yapılmıştı;

“Lütfen dikkat! Türk Hava Yolları, TK 2040 Sefer sayılı, İzmir, Los Angeles uçağı 312A Numaralı çıkış numaralı kapısından, yolcu alımına başlamıştır. Yolcuların çıkış kapısından, uçağa gelmeleri rica olunur.”

Bu anons üzerine İlayda bana sarılmayı bırakmış, ellerimden ellerini çekerek arkasına bakarak gidiyordu. Göz yaşlarına boğulmuş, eliyle yüzünü kapatarak koşmaya başladı. Son arayı dönmüş gözden kaybolmuştu artık. Melisa Zeki’ye sarılmış ağlıyor. Ferhat bağdaş kurmuş oturuyor. Mete eliyle sırtımı sıvazlıyordu. İstem dışı gözlerimden ince bir yaş süzüldü. Tüm o yaşadığımız iyi, kötü anılar film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyordu. Ferhat ayaklandı;

– Aa hadi ama abi, kız için sevinmemiz gerekirken, burada oturmuş göz yaşı döküyoruz. Telefon, internet denen bir şey var görüşürüz elbet hadi kalkın silkelenin.

Mete;

– Aynen abi hadi çıkalım.

İlayda’nın babası;

– Gençler geldiğiniz için teşekkür ederim kızımı yalnız bırakmadınız. Biz eve geçiyoruz. Var mı bir istediğiniz.

Mete;

– Teşekkürler, bizde bir kafeye gidip oturacağız.
– Peki görüşmek üzere hoşçakalın.

İlayda’nın babası karısının beline sarıldı ve ayrıldılar havaalanından.

Melisa’nın omzuna kolumu atıp sarıldım. Diğer kolumun altına da Zeki girmişti. Onlara sarılarak çıktık bizde havaalanından. Üstümüzden yeni havalanmış bir uçak geçiyordu. Hepimiz ona bakıp el salladık.

Zeki;

– Of hacı gülleler of. Keşke lise döneminde kalsak, hep bir arada olsaydık yine.

Melisa göz yaşlarını sildi;

– Aman allah korusun Zeki seninle bir dört sene daha çekemem.
– Hişt kız zilli, az daha karım oluyordun onu ne yapacan zilli ye bak ya.

Melisa gidiyor, arkasından Zeki onunla konuşarak arabaya doğru gidiyordu. Ferhat yanıma geldi;

– Vay be. İlayda’da gitti. 2 ay sonra bizde yokuz. Ekip dağıldı amına koyayım.

Mete;

– Nereye dağıldı lan! Askerden sonra yine bir aradayız.

Ben;

– Aynen öyle. Karartmayın enseyi hadi gidip bir şeyler içelim. Melisa! Melisa geliyor musun bizimle?
– Yok şekerim siz takılın, ben taksiye atlayıp eve gideceğim. Hazırlamam gereken birkaç evrak işlerim var.
– Tamam canım görüşürüz. Zeki! Gel lan buraya sen nereye?

Zeki gülerek geri geliyordu;

– Hasta oğlum bu kız bana, yanıyor ya!
– Ulan kız arkasına bakmadan gitti.
– İşte bunlar hep naz güzel kardeşim. Hem sen ne anlarsın ulen. Anca kızları sikmekten anlıyorsun hacı gülle.
– Adama bak ya. Yürü len totoş.

Ensesine tokat atmıştım. Araçlara geçip oturduk, telefonum çalıyor Cennet arıyordu;

– Alo kuzey neredesin?
– Arkadaşlarlayım ne bu telaş?
– Çabuk bize gel, ya eski eşim kapıda, bağırıyor, küfürler ediyor.
– Kızım polisi arasana ben nasıl yetişeyim havaalanındayız!
– Polislik mevzu değil Kuzey yalvarırım çabuk gel.
– Tamam, tamam geliyoruz hemen.

Bitmedi bir aksiyonlu hayatım amına koyayım! Arabadan indim. Ferhat ile Mete’nin aracına gittim.

– Beyler Cennet’in evine gidiyoruz kocası mı ne gelmiş, olaylar karışık hadi basın gidin hemen geliyoruz arkadan.

Ferhat arabaya gazlayıp uçtu gitti. Zeki direksiyondaydı;

– Kaç len kenara.
– Niye lan ben sürecem.
– Oğlum kaçıl Cennet’in başı dertte.
– Tamam amına koyayım gel.

Zeki yan tarafa geçmiş, direksiyona geçip çalıştırdım arabayı. Son gazla çıktık yola. Olabildiğince hızlı gidiyordum Zeki koltuğa yapışmış söyleniyordu;

– Yavaş git amına koyduğum ölmek istemiyorum, askere gideceğim ben daha.
– Sus Zeki sus. Kızın başı dertte diyorum amına koyayım.

Yolda Ferhat’lara yetişmiştim. Arkasından sellektör yaptım ve kornaya yüklenerek geçtim gittim yanlarından. Arkamdan onlarda hızlanmıştı. Trafik olmadığı için rahatça gidiyorduk. Yaklaşık yarım saat sonra Cennet’in evine anca varmıştık. Dışarıda her hangi bir araba göremedim. Evin dış kapısı, eve giren kapılar açıktı. Birkaç pencere kırılmıştı. Acı fren sesiyle, Ferhatlar da geldi yanıma. Ben koşarak eve girdim. Etraf çok dağılmış, sanki içeride savaş çıkmıştı, yerde cam kırıklarının olduğu yerde kanlar vardı. Ellerimi başıma atıp paniklemiştim. Üst kata çıktım, tüm odalara bakıyordum ama Cennet yoktu. Cebimden telefonu çıkarttım. Cennet’i arıyordum. Telefonu evin içinde çalıyordu. Yere düşmüş, koltuğun yanından geliyordu ses. Bağırarak telefonu fırlattım duvara.

Ferhat;

– Nerede abi bu kadın?

Mete;

– Polise gidelim abi. Bizi aşar bu durum.

Zeki;

– Hacı gülle, kağıt buldum. Not bırakmış Cennet.

Koşarak Zeki’nin elinden aldım kağıdı. Kağıtta alel, acele yazılmış, zor okunacak yazılar vardı. Zorda okumuştum. Şunlar yazıyordu;

“Kuzey Urla da ki dağ evine gidiyoruz, merak etme iyiyim. Beni orada arayıp bul lütfen.”

Kağıdı ellerimle buruşturup çocukların yüzüne öfkeyle bakıyordum.

Mete;

– Ne yazıyor?

Ben;

– Urla da nerede dağ evi var amına koyayım?

Zeki;

– Kanka bizim yazlığın oralarda olabilir, biliyorum o tarafları.
– Hadi o zaman gidiyoruz oraya çabuk.

Evden koşarak çıktık, araçlara bindik. Zeki’nin arabasına direksiyona yine ben geçmiştim Zeki yolu tarif ediyordu. Ana yola çıktık son hızla kısa süre ilerlediğimde ileride trafik sıkışmış, yerde dubalar, ileride trafik polisi vardı. Yavaşlamış, yavaş gidiyorduk. Önümden araçlar çekilince sağ tarafta kaza olmuş, kamyonun altında kırmızı bir araba kalmıştı. Ona bakıyordum ama bu araç tanıdık geliyordu. Ferhat telefonla arıyordu;

– Kanka şu kaza yapan araba Cennet’in arabası lan!

Hemen sağa çektim durdum. Yanımıza polisler gelmiş, neden durduğumuzu ilerlememiz gerektiğini söylüyor, bırakmıyordu bizi. Yanımıza Ferhatlar geldi;

– Memur bey şu aracı tanıyoruz, hatta kendisi aradı bizi, başının dertte olduğunu söyledi. İçinden çıkan kişi Cennet isminde bir kadın mıydı?

Memur bizi süzüyordu;

– Siz kimsiniz?
– Ya o muydu değil miydi? Eski öğretmenimiz kendisi.
– Evet Cennet’ti ismi, yanında bir bey daha vardı. Beyefendi alkollü olduğu için kontrolü kaybetmiş, karşıdan gelen kamyonla çarpmışmış.

Ben iyice yıkılmış, yere oturmuş ağlıyordum. Mete dirayetliydi. Memura soru sormaya devam ediyor, benim kulağım uğulduyor zor duyuyordum onları;

– Peki durumları nedir? Yaşıyorlar mı?
– Çok ağır yaralılardı, ambulans ile gittiler, durumları hakkında bir bilgimiz yok şuan.
– Peki hangi hastane?

Ben hüngür, hüngür ağlıyordum. Zeki yanıma geldi kolumdan tutup kaldırdı.

– Hacı gülle kalk.
– Yetişemedim Zeki! Yetiş dedi ama yetişemedim!
– Kalk oğlum napacaksın ışınlanacakmısın kalk hadi gidiyoruz.

Kolumdan tutup yanına bindirdi beni. Ferhat ile konuştu Zeki. Hastanenin ismini öğrenmişti. Direksiyona geçti ve uzaklaştı oradan. Hastaneye doğru gidiyorduk. Benim resmen beynim durmuş, yaşaması için ümit ediyordum. Cennet’i kaybedemezdim. Hele ki kurtar beni kuzey dediği halde kurtaramadım yediremezdim bunu kendime. Hastaneye varmıştık, hemen girişte duran danışmaya koştum.

– Cennet nasıl? Durumu nedir? Yaşıyor mu? konuşsana be kadın? Ne durumda!

Bağırıyordum karşımda duran kadına. Kadın şaşkın gözle bana bakıyor Cennet’in kim olduğunu soruyordu. Zeki bana sarılarak uzaklaştırdı kadının yanından;

– Hacı gülle bir sakin ol lan! Bekle şurada!

Zeki kadının yanına gidip sakince konuşmaya başladı. Ferhatlar da gelmişti yanımıza. Zeki arkasını döndüğünde yüzünden düşen bin parçaydı. Ağzını bıçak açmıyordu. Gelip yanıma oturdu. Yere uzattı bacaklarını ve karşıyı izlemeye başladı. Hepimiz Zeki’nin yanına toplandık.

Ben;

– Zeki ne olmuş? Konuşsana lan söylesene ne olmuş! Konuş lan!

Ferhat;

– Zeki ne oldu oğlum?

Mete;

– Konuşsana abi ne durumda?

Zeki boş gözlerle yüzümüze bakıyordu;

– Abi Cennet, Cennet çok kötü durumda, üç kez kalbi durmuş, şuan hayata döndürmüşler ama hayati tehlikesi devam ediyor, yoğun bakımda. Kocası ölmüş kazada.

Ferhat ile Mete yanıma yığılmıştı. Ben bağıra, çağıra hastaneden çıktım. Etrafı yumrukluyor, sakinleşemiyordum. Zeki olduğu yerde çömelmiş boş gözlerle yerleri inceliyordu. Mete fırlayıp yanıma geldi. Kolumdan tutup çekti, belime sarılarak banka oturttu;

– Paşa sakin ol dur daha ölmedi kadın.
– Oğlum kurtaramadım onu lan! Kurtar beni dedin lan!

Hastanenin kapısında oturduk bekliyorduk. Kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Kafamı kaldırdığımda Esma sultanı gördüm karşımda. Yanıma gelmiş kafamı tutuyordu.

– Durumu nedir?

Mete anlatıyordu;

– Durumu çok kritik, her an kaybedebiliriz diyorlar, siz nereden duydunuz?
– Televizyonda gördüm şekerim, aracından tanıdım. Kıyamam kuzuma ya korkmayın güçlü kadındır bir şey olmaz Cennet’e kocası?

Ben;

– Öldü o şerefsiz! Neden böyle bir şey yaptı Cennet’e hani boşanmışlardı rahat bırakacaktı?
– Tatlım o adam ruh hastası. Öldüğü iyi olmuş pislik herif.

Esma sultan içeriye gitti tekrar bildi almak için. Zeki içeriden gelmiş, yüzünden düşen bin parçaydı;

– Cennet komada, ne zaman ayılacağı belli değil, komada yatıyor.

Boş gözlerle ona bakıyordum. Saatler böyle geçiyor, esma sultan gidiyordu. Akşam olmuştu. Kimse bir şey yememiş, sigaradan başka bir şey içmemişti. Hava kararmış telefonum çalıyordu. Özge arıyordu;

– Alo aşkım nerelerdesin? Ev satıldı, eşyaları da sattı baban, şuan babanların evindeyiz. Senin odanı hazırladım.
– Tamam canım bugün ben gelmeyeceğim Cennet kaza yaptı, hastanedeyim.
– Ne? Cennet mi? Şu TV de haberlerde gördük o kazamı yoksa?
– Evet o. İçinde cennet vardı.
– Of durumu nasıl?
– Komada yatıyor. Canım kapatıyorum şimdi sonra konuşuruz.
– Tamam aşkım…

Telefonu kapatmış cebime koymuştum. Saatler ilerliyor içeriden hiçbir haber gelmiyordu. Gece 12 olmak üzereydi saat. Çocuklar artık gidecekti, çok ısrar ettiler beklemenin anlamı yok gel birşeyler içelim o zaman diye, ama gelmeyeceğimi hastanede burada bekleyeceğimi söyledim. Ferhat ile Mete gitti. Yanıma Zeki elinde iki bardak çay ile geldi. Sigara uzattı;

– Yak hacı gülle.
– Sen neden gitmedin la?
– Ne yapacağım oğlum evde? Soru sorup durma yak işte amına koyayım!

Uzattığı sigaradan aldım ve yaktım. Gözlerim yanıyor, başım ağrıyordu. Çayımı yudumladım. Zeki ye çevirdim kafamı. Bankta yanıma oturmuş, telefonunda resimlere bakıyordu;

– O resimler ne lan?
– He bunlar mı? Partide çekmiştim hacı gülle, bak!

Yanına yaklaştım çekildiğimiz resimlere bakıyordum;

– Bu tip ne lan? Hangower gibi çoğunu hatırlamıyorum.
– Valla bende hatırlamıyorum. Bak dayının kestaneyi çizdiğim bölüm

Zeki sikini dayının götüne dayamış, gözleri bağlı eliyle işaretler yaparken fotosu vardı;

– Oğlum kim çekti bunları?
– Ben.
– Gözü kapalı selfie mi çektin amına koyayım?
– Özel yetenek kanka. Bak bak buda senin cenneti teknede siktiğin bölüm.

Telefonda Cennet’i görünce yüzüm gülüyordu. Kadın resmen aşkla bakıyormuş yüzüme. Elinden aldım fotoğrafı inceliyor, cennet’in yüzünü okşuyordum.

Zeki;

– Dur dur asıl bomba burada!

Zeki galeriden bir fotoğraf daha çıkarttı. Cennet Özge’ye amını yalatırken ki pozdu bu. 2. Gittiğimiz büyük parti.

– Oğlum her şeyi kayıt etmişsin lan!
– Tabbe lan! Bak bak nasılda zevke gelmiş Özge ahaha

Fotoğraflara bakıyordum Mehmet çarptı gözüme;

– Şu Mehmet mi la?
– Aynen kanka aha bak burda da Cennet Mehmet’i sikiyor dildoyla. Bak burada da dayıyı Özge sikiyor, yanda Cennet’i ben.

Resimlere bakarken ağlamaya başladım. Başımı Zeki’nin omzuna attım;

– Ölmez değil mi lan?
– Hacı gülle, ben bile ölmedim. Cennet hiç ölmez lan korkma. Şuan o rüya görüyordur. Ben çok rüya gördüm. O rüyalar döndürür onu hayata tekrar. Korkma yaşayacak sadece üzüyor bizi şimdilik. Hadi kalk bir çorba içelim.
– Yok be duralım işte.
– Kanka içim kıyıldı. Cennetle bir komada mı yatacan. Kalk hadi güçlü olmamız lazım.

Elimden tutup kaldırdı. Bir çorbacıya gidip çorba içtik, çayımızı söyledik dışaraya çıkıp sigaralarımı yaktık.

Zeki;

– Biliyor musun hacı gülle? Cennet gerçekten aşık sana.
– Ya bir git oğlum o nerden çıktı şimdi.
– Ya valla bak. Duydum oğlum, Esma sultanla konuşuyordu.
– Ne diyordu?
– Kuzey bir başka, kişiliği, duruşu, adamlığı yaşının adamı değil olgun bir kere, hani evlenmez benimle belki ama, hayatımda hep olsun istiyorum. Diyordu.
– Normal oğlum hepimiz seviyoruz Cenneti.
– Sen kadar değil hacı gülle. Neyse hadi yürüyek biraz.

Zeki ile yürümeye başladık. Hava esiyor, üşütmüyordu.

Zeki;

– Cennet’i çok iyi anlıyorum.
– Nasıl?
– Bende zor uyandım oğlum. Birde onunla aynıyız. Bir sevgi, şefkat görünce hemen bağlanıyoruz o insana.
– Ne diyon oğlum?
– Hacı gülle, sen bu kıza ilgi göstermedin mi gösterdin? Şevkat gösterdin.
– E ne var oğlum gösterdiysem sizde gösterdiniz. Yeri geldi siktiniz.
– Ya o ayrı. Demek istediğim bu kızın ailesi olmamış ki, böyle sevgi, şefkat, sahiplenme görmemiş. O yüzden seni ayrı tuttu hep.
– Senle ne alakası var bunun Zeki?
– Sende aynısın benim için kardo, diğer çocuklarla dört yılım geçti, sen ilk günden beri yakın davrandın bana, harbiden iyi bir adamsın sadece manyaklık var. Psikolojin bozuk, ayarın yok amına koyayım!
– Bana diyene bak senin psikolojin çok mu yerinde lan?
– Siktir et hacı gülle, akıllı insanları kim sevdi ki?
– Öyle moruk. Hadi hastaneye bakalım bir.

Sigaralarımızı tekrar yaktık ve hastaneye gittik, hiçbir haber yok, komada yatmaya devam ediyordu.

– Sıkıldım Zeki. Her şeyden sıkıldım. Bıktım lan artık.
– Bende kanka.
– Oğlum annem babamı aldattı lan. Medikalde iş bulmuş, adama kendini elletip duruyordu.
– Ciddi misin lan sen?
– Aynen. Yüzüne söyledim, konuşma benimle dedi tokat attı birde.
– Siktir et oğlum, askerden gelelim de, zaten görmeyeceğiz hiç birinin yüzünü.

Bankta uyuyakalmıştık. Zeki ile kafa kafaya vermiş, uyuyorduk. Sabah güneşinin yüzüme vurmasıyla içim ısınmıştı. Donmuşum resmen. Titreyerek uyandım. Zeki’nin kafası omzuma düşmüş, uyuyordu hala. Dürttüm;

– Zeki! Zeki! Uyan amına koyayım rahatlığa bak puştta ki.
– Ne var amına koyayım ya uyutmadın bir. Kıpır, kıpır.
– Ulan yatağında bu kadar rahat uyumazsın. Kalk len. Hastaneye giriyorum ben.
– Tamam git geliyom.

Banka uzandı, uyumaya devam ediyordu. Hastanenin kapısından girdim. Doktoruyla görüşmek istediğimi söyledim. Odasına girdim.

Bugün içerisinde birkaç doktorun daha göreceğini söyledi. Komadan çıkmadığını, uzun bir süre komada kalacağını, uyanmasını beklediklerini söyledi. Bu sürecin zorlu geçeceğini söylüyordu. Ben tamamen yıkılmıştım artık. Aylarca, belki de yıllarca güzelim kadın, hastanede koma da yatacaktı. Kimsesi de yoktu ki. Ben askere gidecektim. Kim bakacak? Kollayacaktı onu? Zeki de yoktu, doğru ya Merve ve Nur vardı? Hemen telefonuma sarıldım ve Nur’u aradım. Olayları anlattım. Hastaneye geldiler, benim olmadığım zamanlarda gözüm arkada kalmayacaktı. İkisi de Cennet’i çok seviyorlar. İçim bir nebze rahat etmişti.

Günler böyle, böyle geçiyordu. Artık babamla aynı evde Özge ile birlikte yaşıyorduk. Daha evlilikten vazgeçtiğimizden haberleri bile yok, sürekli pişmanlık duyuyordu düğünü ertelediği için. Biz hala anlatmadık düğünün olmayacağını. Askerlik günüm gelene kadar, her gün aralıksız hastaneye gittim. Saatlerce bekledim kapısında. Cennet uyanmıyordu. Tüm bu olaylar karşısında Gülizar ile yakınlaşmıyor, aklıma bile getirmiyordum onu. Özge ile olan seks hayatımız duraklamıştı. Tek tük, geceleri ufak kaçamaklar yapıyorduk o kadar. Annemle aram aynı evde yaşadığımız halde, normal konuşmalar dışına çıkmıyordu. Hala soğuk davranıyordum ona ve babamı aldattığından babamın daha haberi yoktu.

Artık büyük gün geliyor, askere gitmeme son bir haftam kalmıştı. Bizim eve Aysel yengemler, Cevat dede, Güllü nene sürekli gelip gidiyordu. Şu geçen zamanda sadece ve sadece Özge ile ufak kaçamaklar dışında gözüm hiçbir şey görmüyordu. Göremezdi. Aklım sürekli Cennette idi. Hala uyanmamış, komada yatıyordu. Bahçede oturmuş sohbet ediyorduk. Kapımızın önünde acı fren sesi duyuldu. Kaza olduğunu sanmıştık, kapımızın zili art arda çalıyor, alacaklı gibi kapıya vuruluyordu. Koşarak kapıya gittim. Mete karşımdaydı. Soluk soluğa kalmış, ağlıyordu. Yanında kimse yoktu;

– Kanka ne oldu? Bu halin ne?

Mete hüngür hüngür ağlıyordu. Kapının önüne yığıldı kaldı. Bahçede oturan babam, Aysel yengemler, cevat dede herkes kapıya gelmiş bakıyordu Mete’ye. Kolundan tutup içeriye çektim. Ayağa kalkmaya hali yok, konuşamıyordu.

– Kanka ne oldu lan söyle dur ağlama iki dakika söyle ne oldu?

Mete ağlayarak yüzüme baktı;

– Kanka Ferhat öldü!

Donmuş kalmış, elimde, ayağımda can gitmişti. Evdeki herkes büyük bir şok içindeydi. Boş gözlerle Mete’nin ağlamasını izliyordum. Mete kafasını omzuma dayadı, küçük bir çocuk gibi ağlıyordu. Nefes alamıyordum. Canımdan bir parça kopup gitmişti sanki. Ferhaat! Diye bağırarak kapının önüne attım kendimi. Nefes alamıyordum. Gömleğimi yırtıp attım kenara. Babam koştu yanıma geldi. Yere çömelmiş;

– Ferhat kardeşim yok ölemez askere gidecektik ferhat ölmedim de kardeşim ferhaat!

Ortalığı yırtıyordum. Güllü nenem ağlıyor, Özge ağzı açık kalmış gözlerinden yaş süzülüyordu. Mete’nin yanına koştum. Kolundan tutup sarsmaya başladım;

– Nasıl öldü lan! Askere gideceğiz oğlum nasıl öldü! Daha Cennet iyileşmedi o nasıl ölür oğlum ölmedi de lan!
– Öldü lan işte öldü! Motorla geziye çıkmış, baya hız yapmış, araba ya çarpmış. Uçmuş adam motordan, motor paramparça.

Mete zor konuşuyor, ağlamaktan kendini alamıyordu. Elimle ağzımı kapatıp hüngür hüngür ağlamaya devam ettim. İnanasım gelmiyordu Ferhat’ın motor kazasında öldüğüne.

– Mete kardeşimi göreceğim götür beni! Mete kalk kes ağlamayı kardeşime götür Mete!

Mete ağlayarak ayağa kalktı. Babam omzundan tutup sarıldı Mete’ye. Hastanenin adını sordu. Veysel abi ile babam götürecekti bizi. Bu halde araç kullanmamızı istemiyordu. Evdekiler gelmedi. Veysel abi ile babam Mete’nin arabasına atladık. Yola düştük. Yol boyunca ağlıyor, düşündükçe kahır oluyordum.

Başımızdan şu 2 ayda bela eksik olmadı resmen. Komada yatan Cennet. Askere gitmeye 1 hafta kala Vefat eden, canım gibi sevdiğim bir arkadaşım Ferhat. Kime üzüleceğimi artık şaşırmış, duygu patlaması yaşıyordum. Ağlamayı bıraktım ve derin bir nefes aldım.

– Zeki nerede?
– Hastanede, göstermiyorlar Ferhat’ı morga aldılar. Yırtıyordu kendini görmek için.

Hastaneye gittiğimizde ailesi ve o motorcu gruptan birkaç arkadaşı oradaydı. Ailesi perişan olmuş Morg kapısının önünde cenazeyi almak için bekliyorlardı. Morgun kapısına gittim ve ferhat’ı göreceğimi söyledim. İzin vermiyorlar, göstermiyorlardı. Zeki morg kapısına çömelmiş, hüngür hüngür ağlıyordu. Morg görevlisinin yakasından tutup içeriye soktum Mete ile Zeki arkamdan geldi. İçeride 2 adet görevli vardı. Morgun kapısını kapattı Mete. Adamın yakasından tuttum. Diğer adam bize doğru hareket etti. Zeki durması için eliyle işaret etti;

– Nere ulan kardeşim! Hangi morgda! Göster lan! Son kez göreceğim kardeşimi aç lan dolabı!

Babam ve Veysel abi morgun kapısına vuruyor, kuzey bir delilik yapma diye bağırıyordu. Morg görevlisi o sinirimden korkmuş olmalı. Yakasından tutup ittirdim ve şaşkın gözlerle dolabı açtı. Sedye gibi demiri çekti önüne. Uzunca bir çanta gibi birşeyin fermuarını açtı. Ferhat çok kötü durumdaydı. Gözlerim büyümüş, ferhat’ı izliyordum Morg görevlisi fermuarı tekrar kapatıp dolaba yerleştirmek için hareket etti. Elini tuttum ve izin vermedim;

– Çıkart onu buradan!

Morg görevlisi yüzüme baktı;

– Yapma kardeş.

Morgun kapısından babam ve Ferhatın aileside gelmiş, içerideydi. Annesinin ağlama seslerini duyuyordum.

Morg görevlisi tekrar fermuarı kapatıp, dolaba koymak için hareket etti ve ben yine kolundan tutup izin vermedim;

– Çıkart onu buradan dedim sana.

Babam;

– Kuzey…

Morg görevlisi;

– Ama yapma böyle.
– Hayır çıkart çıkart. Çıkart onu buradan.

Zeki kolumdan tutup çekiyordu;

– Kuzey…
– Dokunma.
– Kuzey gel gidelim.
– Lan nereye gidelim. Nereye gidelim lan! Nereye gidelim lan!… bir dakika ya bir dakika… nereye gidelim? Onu burada bırakıp nereye gidelim? Çıkart onu buradan. Çıkartın onu buradan. Ferhat’ı burada bırakıp nereye gidelim lan! Oğlum burası soğuk lan! Lan burası soğuk! Çıkartın lan! Oğlum ne yapıyorsun lan orada! Bir dakika ya baba!

Babam;

– Hadi oğlum hadi…
– Çıkartın onu yalvarırım. Ferhat! Ferhaat! Kardeşim gitti…

Babam kolumdan tutup Veysel abi ile birlikte dışarıya çıkarttı beni. Cenazeyi almak için ailesi bekliyordu. Babası işlemleri yaptırmış, babam bir şeye ihtiyacınız var mı? Diye soruyor, gerekli kalan işlemlere Veysel abi ile yardımcı oluyorlar, Ferhat’ın babası sadece imza atmak için hastaneye gidiyordu.

O gün Ferhat’ı ellerimizle toprağa koyduk. Mezarının başında akşama kadar Zeki ve Mete ile bekledik. Artık ağlamıyordum. Göz yaşlarım akmıyor, kurumuştu. Mezarda Merve ve Nur Ferhat’ı tanıyan herkes vardı ama gitmişlerdi. Ailesi bile gitmişti. Mete ayağa kalktı ve kolumdan tutup kaldırdı beni. Zeki’yi de oturduğu yerden kaldırdı. Başımız önümüze eğmiş gidiyorduk. Sahile gidip oturduk. Eski anılarımızı, Ferhat ile olan anlarımızı anlatıyorduk. Zeki elinde bir dolu içkiyle oturdu yanımıza. Sahile ayaklarımızı uzatmış oturuyorduk. Hepimize bir bira açtı, eline bir bira daha aldı ve yanına koydu;

– Ferhat hacı gülle, al buda senin için.

Kendine bir bira açtı ve yanımıza oturdu. Orada boş duran biraya bakıyorduk sadece. Saat gece 11 suları olmuştu ve telefonum çaldı. Alan kodlu numaraydı merak edip açtım;

– Efendim?
– Merhaba iyi geceler Kuzey bey ile mi görüşüyorum?
– Evet benim.
– ***** hastanesinden arıyorum Cennet hanım…

LÜTFEN DEĞERLİ YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİNİZ!..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Özlem’le Tatil

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Özlem’le Tatil
Merhaba ben Deniz, 25 yaşında 1.89 boyunda çevremdekilerce yakışıklı bulunan biriyim. Sizlere daha önce sevgilim Kübra ve ev arkadaşı Tuğba ile yaşadıklarımı yazmıştım. Bugün de yakın arkadaşım Özlem ile tatilde yaşadıklarımızı anlatacağım. Özlem beyaz tenli kalçası ve göğüsleri gayet iyi fakat kısa boylu biri. Özlem’le yakınlığımızdan dolayı oldukça rahat davranır ve rahat konuşuruz. İstanbul’dan bunaldığımız için Avşa’ya 2-3 günlük tatile gitmeye karar verdik. Özlem yalnız kalmak istemediğinden aynı odada kalacaktık. Avşa’ya gidip bir pansiyondan oda kiralıkdık. Odada bir çift kişilik bir de tek kişilik yatak vardı. Uzun boylu olduğumdan çift kişilikte ben kalacaktım. Odaya yerleşip hemen yakınımızdaki sahile indik. Daha önce Özlem’i hiç bikini ile görmemiştim. İlk gördüğüm zamanda yakın arkadaş olduğumuzdan içimde ona karşı bir cinsel istek yoktu. Beraber denize girdik. Su ilk başlarda soğuk olduğundan Özlem girmek istemedi. Elinden tuttum ve beraberce girmeye başladık. Üşüdüğünü söylediği için bana sarılmasını istedim. Çıplak bedeni vücuduma değdiği zaman etkilendim. Sonuçta bir kızın bedeni bedene dokunuyorum. Fakat Özlem bana güvendiğinden olsa gerek oldukça rahattı. İyice sarılmasını istedim ayaklarınla da belime dolan dedim ve bacaklarından tuttum. Elim kalçasına çok yakın bir yerde bacaklarındaydı derine doğru yürüdüm öylece. Daha sonra tamam dedim şu an iyice ilerledik rahatlayabilirsin dedim. Benden ayrılırken vücudu bedenimden aşağı doğru kaydı ve sikim kalkmış olduğundan bacaklarının arasına takıldı. Ben biraz rahatsızlık hissettim ama Özlem hiç bozuntuya vermeden yüzmeye başladı. Denizde biraz vakit geçirdikten sonra güneşlenmeye çıktık. Özlem bana oğlum çok dikkat çekiyorsun lan, millet iyi bakıyor dedi. Sakallarım olduğundan dolayı ve boyumun uzunluğundan dikkat çekiyordum.Özlemin beyaz teninin üzerinde kırmızı bikinisi oldukça seksi duruyordu. Bikini ipli olduğundan kalçaları oldukça güzel görünüyordu. Özlem’in boyu kısa olmazsa peşinden koşacak kişi sayısı oldukça fazla olurdu. Şezlonga uzandık ve Özlem onu kremlememi istedi. Sırt üstü uzandı ve kremlemeye başladım. Sırtını hızlı bir şekilde kremleyip bacaklarına geçtim orada oldukça yavaş davranıyordum. Çünkü etkilenmiştim. Ayaklarından başlayıp kalçasından bitimine doğru hızlıca gelip o noktada uzun zaman geçiriyordum. Rahatsız olsa hemen tepki vereceğini bildiğim için bu rahat tavırları daha da hoşuma gitti. Gülerek kızım kalçanada benim mi sürmemi istiyorsun kalkıp sürsene dedim. O da ne olacak be altı üstü krem sür gitsin dedi. Sen bilirsin dedikten sonra kremi kalçasına döküp sürmeye başladım elimi de bikinisinin altına kadar sokuyordum. Bu kızın kendini elletmekten zevk alacağını tahmin etmiyordum. Sonra ön tarafına da kendisi sürdü ve ben de kremlendim sırtımı kremlemesini istedim Özlem’den ellerini sırtımda o kadar yavaş gezdiriyordu ki sikim taş gibi olmuştu. Sonra güneşlenmeye başladık. Şezlonglarda yan dönüp sohbete başladık. Yan durduğumuzdan göğüsleri sıkıştığı için karşımda muhteşem bir manzara vardı. Kırmızı bikini ve beyaz ten uyumunu hayal edin. Benim arada göğüslerine baktığımı fark etti. Hayırdır dedi. Ne var lan bakıyoruz güzeller bende bakıyorum dedim gülerek. O da güldü ve sırt üstü uzandı. Biraz daha güneşlendikten sonra denize son kez girip çıktık ve pansiyona geldik. Özlem duş alırken ben de alış verişe gittim. Sonra o yemeği hazırlarken ben de du ş aldım. Üzerime sadece şort geçirip çıktım altıma bir şey giymedim. Yürürken sikimin sağa sola sallanmasına Özlem’in gözleri takılıyordu bu da benim hoşuma gitti. Özlem’in de üzerinde kalça çizgilerini gösteren pembe bir şort vardı boxer tarzı üzerinde ise siyah atlet. Ben ona bakıyordum kaçamak bakışlarla o da bana. Bir ara bakışını yakalayıp hayır dedim sinsice gülerek. Sabah senin durumundan farklı bir durum yok dedi. Rahat olduğumuz için birbirimize bu şekilde takılmamız yeni bir şey değil ama nedense denizdeki olaydan dolayı bu durum beni etkilemeye başlamıştı. Akşam olduğunda dışarı mı çıkalım film mi izleyelim diye düşünmeye başladık çıkıp bir tur atalım dedi. Özlem sen balkonda bekle ben hazırlanayım dedi tamam dedim ben de. İçeriden seslendiğinde gidip süper olmuşsun güzellik dedim. Sağol dedi. Üzerinde mini bir etek ve atlet vardı. Yalnız dikkatimi bir şey çekti Özlem ilk kez sütyen giymemişti. 8 yıllık arkadaşız ilk kez onu sütyensiz bir şeyler giymiş olarak gördüm. Sonra onu balkona gönderip ben de hazırlandım ve turlamaya çıktık. Sahil boyunca geyik muhabbeti edip derleşip geri döndük. Sinema ile oldukça fazla ilgilendiğim için hadi film izleyelim yeter artık dedim. İyi seç bakalım güzel bir şeyler dedi. Ne tarz bir film istersin dedim. Zevkine güveniyorum dedi. Ben de içinde sevişme sahneleri de olduğundan Michael Winterbottom I Want You filmini açtım. Daha önceki hikayemi okuyanlarında bildiği gibi Kübra ve Tuğba ile yaşadılarımızda da filmlerin etkileri büyüktü. Kızlarında sevişme sahnelerinde yanlarında bir erkek varsa etkileneceklerini unutmayın. Hayatta bana en çok zevk veren üç şeyden biri sinema diğer kitaplar ve kadınların göğüsleri. Kadınlarda en çok göğüslere dikkat ederim. Neyse filmi açıp izlemeye başladık Özlem yatağında ben yatağımdaydım dolayısıyla bilgisayar uzakta kalıyordu. Kızım böyle olmaz buraya gel sen bilgisayarı da yaklaştıralım dedim. Bilgisayarı yatağa yaklaştırdım Özlem’in arkasına geçtim. Üstlerimizi hiç çıkarmadığımız için Özlem mini eteği ve atleti ile bende şort ve t-shirt ile yataktaydım. Özlem önümde uzanmış ben de arkasında elimi yastığa dayayarak kafamı elimle sabitleyip ekrana kilitlenmiştim. Filmin 9.dakikasında başlayan sevişme sahnesiyle beraber Özlem’i süzmeye başladım. Üst taraftan bakınca göğüslerinin büyük bir kısmı görünüyordu. Meme ucu hariç tamamıyla görebiliyordu. O yuvarlaklık beni benden aldı. Aşağı doğru baktığımda mini eteği biraz yukarı doğru çekilmiş muhteşem gözüküyordu. Artık Özlem’i arzulamaya başlamıştım. Özlem birden Kübra ile nasıl film izliyorsunuz dedi. Nasıl yani dedim. Biz Gökhan’la birbirimize sarılarak izleriz filmleri dedi. Ben de biz de aynı şekilde izleriz dedim. Zaten şu anda acayip rahatsızım normalde ben ona arkadan sarılırım o da başını benim kolumdan geçirir sımsıkı sarılarak izleri dedim. Şu halime bak elim uyuştu lan bu şekilde dedim. O da güldü hakikaten ben rahat rahat uzanırken sen arkada sıkıntı çekiyorsun diyip güldü. Sultanımızın keyfine diyecek yok bir de dalga geçiyor dedim gülerek. Gel sarılarak izleyelim dedi sıkıntı olmaz dedim. Başını kaldırdı elimi başının altından uzattım ve arkadan sarıldım ona. Filmi bu şekilde izlemeye başladık. Sikim kalkmıştı hissetmemesi imkânsız. Filmdeki diğer sahnede Özlem başının altındaki kolumu kendine doğru çekerek koluma sarıldı. Bende diğer elimi karnına koydum. Tek vücut olurmuşçasına birbirimize sarılmıştık tıpkı iki sevgili gibi. Sonra Kübra’yla film izlerken aynı bu şekilde olduğumuzu söyledim. Sadece elimi karnına koyarken atletin üzerinden değil de direk karnına koyduğumu söyledim. Özlem hafif gülümseyerek elimi alıp atletini sıyırarak karnına koydu ve böyle mi dedi. Evet dedim. Diğer koluma öyle sıkı sarılmıştı ki göğüslerinin yumuşaklığını hissedebiliyordum. Tam ortaladığı için dekolte olan kısmı koluma değiyordu. Çok seksi bir ortam oluşmuştu. En yakın bayan arkadaşlarımdan bir tanesi ile birlikteydim ve onunla sanki sevgiliymiş gibi birbirimize sarılıyorduk. Filmi bu şekilde izlemeye devam ediyorduk. Filmin başrolündeki kızda sağlam göğüs varmış dedim. Özlem de tam ben söyleyecektim dedi. Diğer sevişme sahnesinde Özlem kendi bana iyice yasladı sikim kalçasına değiyordu. Bana Gökhan’la bu kadar sımsıkı sarılıp film izlemediğini sadece hafifçe sarıldıklarını, Kübra’yla beni kıskandığını söyledi. Ben de gülerek Kübra’yla daha fazla sıkı sarıldığımızı söyledim. Öyle sarılsana bana dedi. Kızarsın güzelim boş ver dedi. Yok be ne kızacağım altı üstü sarılma dedi. Ben de biraz daha ilerisi dedim. Sorun olmaz merak ettim dedi. Sarılıp göğüslerine sardığı kolumu hafif çekerek atletinden içeri sokacakken elimi tuttu ne yapıyorsun dedi. Gösteriyorum dedim. O kadar da değil dedi. Ben de sana söyledim sen sorun yok dedin dedim. Gülümseyip siz de iyi sarılıyormuşsunuz birbirinize dedi. Ben de öyle her an birbirimizi hissederek yaşıyoruz dedim. Güldü eski halimize döndük. Ama kafama koymuştum Özlem’e de aynı Kübra’ya sarıldığım gibi sarılacaktım. Filmdeki diğer sevişme sahnesinde yine kolumu oynattım Özlem bırakınca atletten içeri soktum bu sefer tepki vermedi. Elimi sol göğsünün üzerine getirerek hafifçe sıktım diğer elimle de karın bölgesine iyice sarıldım. İşte bu şekilde sarılıyoruz dedim. İyiymiş dedi. Filme devam ettik. Elimin altında meme ucu dimdik olmuştu. Kübra’nın memelerinden biraz daha büyüktü Özlem’inki. Sevgilim Kübra esmer tenli olduğu için beyaz tenli kızlar hep cezp etmiştir beni. Çünkü esmer tene doymuştum artık. Film bittikten sonra Özlem yatağına geçti ben de yatağımda. Gece boyunca Özlem’i düşündüm. Sabah kalkıp kahvaltımızı edip sahile indik. Özlem bu sefer pembe bir bikini giymişti. Bikinisi tanga ve üst tarafı oldukça açıktı. Su değdiği zaman meme uçlarının belli olacağını düşünüyordum. Hemen denize girdik. İlk dalıp çıkmamızda tahin ettiğim gibi Özlem’in meme uçları belli olmuştu. Sonra Özlem birden gelip arkamdan sırtıma sarıldı. Ben de onu tutmak için elimle bacaklarını tuttum. Kasti olarak da kalçasına yakın yerden tuttum. Özlem birden boynumu öptü ve akşam tekrar film izleyelim bugün dışarı çıkmayalım dedi. Olur ama diskoya gidecektik hani dedim. Yarın gideriz yarın zaten son gecemiz gidip eğlenip tatili sonlandırırız dedi. Tamam dedim. Bir müddet yüzdükten sonra Özlem’le birbirimize yüzdük ve sarıldık. Geçen sefer olduğu gibi Özlem bu sefer ben söylemeden ayaklarını da belime doadı ve sarıldık. Ben de elimi direk kalçalarına koyarak tuttum onu. Hiç tepki vermedi. Tanga bikini olduğu için elim çıplak kalçasına değiyordu. Bu durum beni fena tahrik etti. Bir müddet o şekilde kalarak muhabbet ettik denizin içerisinde. Özlem çıkalım mı dedi olur dedim. Benden uzaklaşmadan aşağı doğru kaydı yine sikim bacak arasına takılmıştı. Fakat bu sefer kasti yaptığını düşündüm. Denizden çıkarken Özlem’i arkadan seyrettim kalçaları muhteşemdi. Pansiyona geldik. Özlem duşa girdi ben de nette takıldım. Özlem havluya sarılmış bir şekilde çıktı banyodan sen girmeyecek misin dedi. Birazdan dedim. Gir de ben de giyineyim dedi. Tamam diyip duşa girdim. Özlem’i hayal ederek mastürbasyon yaptım. Çıktığımda Özlem yemek hazırlamıştı. Üzerinde küçük şortu ve atlet vardı. Yine sütyen giymemişti. Yemeği yedikten sonra Özlem hadi film izleyelim dedi. Tamam, ne tarz istersin dedim. Geçen sefer iyiydi o tarz bir şeyler olabilir dedi. Hemen bilgisayardaki filmlere baktım sevişme sahneleri bol bir film seçmeliydim. Uzakdoğu sineması sever misin dedim. Sen bilirsin dedi. Dae-woo Kim’in The Servant filmini açtım. Daha önce izlediğim için filmde cesur sahneler olduğunu biliyordum. Özlem yatağıma geldi ve filmi açtım arkasına geçtim. Kafasını kaldırdı kolumu uzattım ve elimi bu sefer ben atletinin içine soktum. O da kendini bana doğru itti ve sımsıkı sarılarak filmi seyretmeye başladık. Yarım saat geçmişti ki Özlem Kübra’ya sarıldığın gibi neden sarılmıyorsun dedi. Ben de rahatsız olmuşsundur belki geçen sefer dedim o yüzden sarılmadım. Yo hayır sarılabilirsin dedi. Elimi atletin içeri soktum ve yine sol göğsünün üzerine koyup yavaşça sıktım. Filmi o şekilde izlemeye başladık. İlk sevişme sahnesi kırklı dakikalardı. Sevişme sahnesinde elimi diğer göğsüne doğru kaydırıp ikisini birden tuttum. Hiç tepki vermedi. Diğer sahne daha ateşliydi o yüzden hamle yapmak için onu bekledim. Sikim taş gibi olmuştu. Kendimi ayarlayıp tam kalçasının arasına doğru ittirdim. Şortu oldukça küçük ve inceydi sikimi tamamıyla hissettiğini biliyordum. 2-3 dakika sonra diğer sahneyle beraber Özlem’in göğsünü okşamaya başladım. Tepki vermedi. Ben okşarken sahneden onunda etkilendiği belliydi çünkü gözlerini kapamıştı. Sonra açıp ekrana baktı ve karnındaki elimi tutup bacak arasına götürdü. Birbirimizin yüzüne hiç bakmıyorduk ikimizde bilgisayara bakıyorduk. Elimi bacaklarının arasında oynatmaya başladım ve altına bir şey giymemiş olduğunu fark ettim. Bu beni daha da cesaretlendirdi. Şortunu tutup aşağı indirdim ve parmağımı amına soktum. Sokmamla Özlem ohhh diyip hafiften inlemeye başladı. Bana doğru çevirip şortunu çıkardım ve amını yalamaya başladım. Özlem saçlarımı sıkıyor ve amına doğru bastırıyordu başını. Sonra beni aşağı çekti. Şortumu ve boxerımı aynı anda çıkarıp sikimi ağzına aldı ve yalamaya başladı. Fena zevk alıyordum çünkü en yakın arkadaşım sikimi yalıyordu. Sonra doğruldu gözlerimin içine bakarak atletini çıkardı ve sikimi tutup üstüne oturdu. Otururken gözlerini kapayıp kafasını arkaya doğru atmıştı. Yavaş yavaş kalkıp oturmaya başladı. Sonra dizlerinin üstünde doğrulup ayaklarının üstüne doğru oturdu ve hızlı hızlı zıplamaya başladı. İkimizde zevkten inliyorduk. Kalkmasını ve ters oturmasını söyledim dediğimi yaptı. Altan amına hızlı hızlı girip çıkıyordum. Bir elimle de amını okşuyordum. Özlem de elleriyle göğüslerini sıkıyordu. Sonra onu sırt üstü yatırıp sikmeye başladım. Elleriyle kalçamı tutup bana ritm vermeye başladı. O sırada kalçamı sıkmaya başladı boşaldığını anlamıştım. Daha da hızlandım hızlanmamla beraber ben de boşalmaya yaklaştım. Tam boşalacakken çıkıp karnına boşaldım Özlem’in. Sonra yan yana uzandık. Öylece uyumuşuz. Sabah Özlem uyanıp hemen duşa girdi. Ardından ben de girdim. Duştayken acaba çıktığımda nasıl tepki verecek diye düşünüyordum. Duştan çıktığımda Özlem hiçbir şey yokmuş gibi kahvaltıyı hazırlamış ve bana hadi bakalım genç kahvaltı edip denize gidelim dedi. Bu son günümüzü de oldukça iyi geçireceğimizin bir göstergesiydi. Bunu da bir başka yazı da yazacağım…

semsnit

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocam sabaha kadar başka biriyle beni sikti. (A

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocam sabaha kadar başka biriyle beni sikti. (A
25 yaşında 5 yıllık evli bir kadınım. Kocamla aynı yaştayız. Mükemmel bir evliliğimiz var, mutluyum, anlayışlı, her isteğimi yerine getiren bir kocam var. Ama tek sorunumuz cinselliğe bakış açımız. Kocam tam anlamıyla azgın bir erkek. Bense, onun kadar sekse meraklı değilim. Yetiştiriliş tarzım, seksi umacı gibi gösteren ailem, kendimi bakire olarak kocama saklayıp her şeyden kendimi soyutlamam, her şey bir araya geldi, neredeyse Frijit bir kadın oldum çıktım. Yıldırım aşkına tutulup birbirimizi sevdik, flört dönemini kısa tutup evlendik, birbirimizi yeteri kadar tanıyamadan. Sadece, ben ona ilk erkeğim olduğunu anlattım, o da buluğ çağından beri seks yaptığından bahsetti. Sayısız kız ve kadınla yatmış, ama tanıştıktan sonra sadece ben varmışım. Her şeyi bana o öğretecekmiş. Seviştiği hiçbir kadın benim kadar güzel, seksi, gösterişli değilmiş. Gerdek gecesinden başlayarak öğretmeye başladı da. İlk defa bir erkeği çırılçıplak gördüm, kalkmış bir erkekliğe ilk kez yakından bakıp dokundum, bacaklarımın arasına ilk kez bir yabancı el, bir erkek organı değdi. Zifaf
korkumu, anlayışlı, sevecen kocamın yardımıyla atlatabildim, tüm gece uğraştıktan sonra, sabaha karşı bekaretimi verdim.
Sonrası da hep böyle devam etti. Sürekli kocam istedi, ben verdim. Sadece içki içtiğim nadir günlerde bazen azıp ilk hareketi ben yaptım. Tek kadeh bile beni sarhoş etmeye yeter, rahatlar, gülmeye başlarım. İkinci kadehte hareketlerimi kontrol edemem, o Seks’i görev gibi gören kadın gider, kocama azgın bir fahişe olurum, sonra da sızar kalırım. Sabah başımın ağrısıyla, bacaklarımın arasında kocamın kurumuş dölleriyle, yanımda mutlu mesut yatan kocamla uyanırım.
Bundan bir ay önce Antalya’ya tatile gittik. Güzel bir tatil köyüydü. Geniş bir arazinin içinde yayılmış Bungalow tipi, içleri çok güzel dekore edilmiş müstakil evlerden oluşmuştu. Her şey harikaydı, gülüyor, eğleniyorduk. Gündüzleri ortadaki büyük yüzme havuzuna, geceleri köyün içindeki diskoya gidiyorduk. Günlerimiz harika geçiyordu. Üçüncü günün sonunda havuz başında eğlenceler düzenleyen animatör gençle samimi olduk. Adı Hakan’dı ve hep bizimle takılmaya başlamıştı. Kocamla kafaları uyuyor, ben de onlara katılıyordum.
Kısa sürede Hakan’ın asıl amacının bana asılmak olduğunu anladım. Hareketleri, bana bakışları değişikti. Tamam yakışıklı çocuktu, güçlü kuvvetli, gösterişli kasları, sportmen vücuduyla güzel bir erkekti. Ama kocam varken ona yüz veremezdim. Kocama birkaç kez ima ederek anlatmaya çalıştım. Gece yatağımızda sevişirken kocama, “Kadir… Şu Hakan… Gözü hep üzerimde… Yiyecek gibi bakıyor. Havuzda iki parça bez var üstümde, onları da gözleriyle soyuyor. Çekiniyorum…” falan dedim.
Aldırmadı bile. Güldü, “Sikecek gibi mi bakıyor? Aldırma aşkım… Yanında ben varım. Öyle güzelsin ki, hele o minik bikinilerini giydiğinde öyle seksi oluyorsun ki, zavallı Hakan da her erkek gibi sana bakmadan yapamıyor. Boş ver! Sana bakan diğer erkeklerin yanında, o da, benim güzel, seksi karıma biraz bakıversin! Bence sakıncası yok, biz tatilimizin tadını çıkaralım!” diyerek sevişmeye devam etti.
Ne geniş kocam vardı benim. Kendine o kadar güveniyordu ki, kıskanmak kelimesini bilmiyordu bile. Kocam her zamanki gibi misyoner pozisyonunda üstümde gidip gelirken, bu kadar rahatlığın iyi bir şey olup olmadığını sorgulayarak yattım altında. Bir parça kıskansa daha mı hoşuma gidecekti? Kısıtlasa, her şeyime karışsa, kızsa. Karar veremedim bir türlü. Boş verdim ben de. Dikkatimi içime girip çıkan kocamın sikine verdim, bir parça zevk duymaya çalıştım.
Ertesi gün tatilimiz yine aynı şekilde devam etti. Yine havuz başı. Yine her boş anında yanımızda biten Hakan. Kocamın olmadığı anlarda onun beni yer gibi bakışları. Bir yandan çekiniyordum, pek yüz vermiyordum, bir yandan da böylesine beğenilmekten, istenilmekten gizli gizli bir mutluluk duyuyor, içim bir hoş oluyordu. Bir yanımda kocam, diğer yanımda Hakan. Bana hayran iki erkeğin arasında kendimi prenses gibi hissediyordum.
Beşinci gün akşamı diskoya gittik. Harika bir ortam vardı. İnsanın kanını kaynatan canlı, gürültülü bir müzik, etrafta dünyaya aldırmaksızın dans edenler, öpüşenler, sevişenler… Sütyensiz, dik memelerimi ortaya seren kısacık, askılı bir tişört, altımda mini etek, ayaklarımda yüksek topuklu sandaletler vardı. Yanımda müziğe uygun kıpırdayıp duran kocamla ayakta dikilip etrafı seyrediyorduk.
Hakan elinde kokteyl kadehleriyle yanımızda bitti. İçkiye dayanıksız olduğumu bildiğimden pek içmek istemiyordum. Ama hem Hakan’ın, hem kocamın ısrarlarını kıramadım, getirdiği kadehi aldım, içmeye başladık. İşte yine aynı şey oluyordu. Birkaç yudum sonra alkol damarlarımda dolaşmaya başladı. Benim de o evli, ağırbaşlı, ev kadını maskem bir anda çıt diye kırıldı, içimdeki kadın ortaya çıkıverdi.
Birinci kadehlerimiz bittiğinde Hakan hemen gidip ikincileri getirdi. Ben de onlara katılmaya, olduğum yerde kıpırdayıp dans etmeye başladım. İkinci kadehlerimizi fondip yapıp kocamla kendimizi dans pistine attık. Loş ışığın altında yanıp sönen, dönüp duran ışıklar, gümbür gümbür çalan hareketli müzikler…
Biraz sonra Hakan yanımıza geldi, yanımızda dans etmeye başladı. İki erkekle beraber dans ediyordum. Oryantal müzik başladı. En sevdiğim müzik. Kıvrılıyor, bükülüyor, uzun saçlarımı, mini eteğimi savurarak, müziğin ritmini içimde duyarak dans ediyordum. Hakan ve kocam da karşımda alkışlarıyla tempo tutuyorlardı. İkisinin de gözleri benim her yerimde dolaşıyor, bense onların arzulu bakışlarının altında bir profesyonel dansöz gibi kıvırıyordum.
Müzik bitti, masamıza döndük. Hakan tekrar içki getirdi. Ben artık kendimi iyice koyvermiştim. Bir dikişte onu da içtim. Olduğum yerde devam eden çılgın dans müziğinin etkisinde masada oturan erkeklerin önünde dans ediyordum. Öyle coşmuştum ki, oturduğum koltuğun üzerine bile çıktığımı hatırlıyorum. İkisi de, hatta etraftaki erkekler de aşağıdan beni izliyorlardı. Savrulan minicik eteğimin altına giydiğim tanga külodu bile görüyorlardı eminim…
Ve alkolün verdiği cesaretle buna aldırmıyordum bile. Hatta hoşuma gidiyordu bana öyle bakmaları… Kocam da beni durdurmak, aşağıya indirmek için hiçbir hareket yapmıyordu. Sanırım bana bakmaları kocamın da hoşuna gidiyordu. Bir süre sonra yoruldum. Hareketli dans, fazla kaçırdığım alkol iyice etkilemiş, ayakta duramıyordum. Başım dönüyordu. Gülüyor, saçma sapan konuşuyordum. Kocam koluma girdi, “Hadi gidelim hayatım, sen iyice zom oldun. Hakan bana yardım eder misin, karımı odamıza çıkaralım…” dedi.
İki yanıma geçip kollarımı boyunlarına attılar, beni kaldırıp diskodan çıkardılar. Aslında onların da benden farkları yoktu, onlar da iyi içmişlerdi. Kahkahalarla gülüyorlar, konuşuyorlar, dengelerini zor sağlıyorlardı. Ama ne de olsa erkek olduklarından içkiye daha dayanıklıydılar. Diskodan çıktık. Odamıza kadar olan yol boyunca kocamın eli sırtımda, Hakan’ın eli ise belimde, kalçalarımdaydı. Ben yürüdükçe elini kalçalarımda okşarcasına oynatıyordu. Öyle sarhoştum ki, tepki veremiyordum, o da okşamalarına devam ediyordu.
Odamıza geldik, kapıyı açtılar, içeri girdik hep birlikte. Beni yatağın yanına kadar getirdiler. Önce oturdum, sonra başım dönünce sırt üstü attım kendimi. Altımdaki mini etek sıyrılmış, küloduma kadar meydandaydı, biliyordum fakat aldırmıyordum. Bu kafayla, gecenin bu saatinde etek düzeltmekle uğraşacak halim yoktu hiç…
Hakan da ayakta, hemen önümde duruyor bana bakıyordu. Sanırım tanga külodumun manzarası hoşuna gitmiş olmalıydı, gözlerini ayıramıyordu benden. Kocam yandaki koltuğa oturmuş, mini buzdolabından içecek bir şeyler aranıyordu sarhoş sarhoş. Hakan bana bakmayı bırakıp, isteksizce iyi geceler diledi. Kapıya yönelmişti ki, kocam elinde içki şişesiyle seslendi, “Nereye Hakancım? Gel birer içki daha alalım dostum, cila olur!” diye davet etti.
Hakan da üstüne atladı, teklifi hemen kabul etti. Beni izlemeye doyamamıştı anlaşılan. Daha ilk içkilerini içerken kocam esnemeye başlamıştı. Bu arada Hakan’ın telefonu çaldı. Balkona çıkıp bir süre konuştu. Konuşurken bile gözleri benim üzerimden ayrılmıyordu, görüyordum. Hakan balkondayken kocam içkisini bitirmiş, koltukta kaykılıp horlamaya başlamıştı. Konuşmasını bitiren Hakan kocamın yanına geldi, “Kadir abi!” diye seslendi, horlayarak uyuklayan kocamı dürttü birkaç kez, uyandırmaya çalıştı.
Kocam halen uyumaya devam ediyordu. Onu bıraktı, benim yanıma geldi. Ben kolumu bile kaldıramıyordum, kısık gözlerimin arasından etrafımda fıldır fıldır dönen odada olup bitenleri izlemeye çalışmakla yetiniyordum sadece. Yanıma oturdu. Uzun uzun beni seyretti. Her zamankinden farklı, boğuk bir sesle, “Bukeett!” diye seslendi bana. Başımı hafif kaldırıp aynı tonda, peltek peltek yanıtladım, “Efendiimmm?” diye. Gülüyordum bir yandan da. “Sen niye bir içki daha içmiyorsun Buket?” dedi. Elimi tutmuş okşuyordu bunu sorarken.
“Çok sarhoş oldum Hakancım. İçki istemiyorum artık…” dedim. O da, “Canım, daha çok soda var bunun içinde. Bak, bu hapı da içine atıyorum. Bu ilaç baş dönmesine, sarhoşluğa birebirdir, etkilerini azaltır!” dedi. “Azaltır mı? Heyy, güzelmiş. Ver bari içeyim!” dedim, kolumu zorla kaldırıp kadehi aldım elinden, sırtımı yatağın başlığına dayayıp yudum yudum içtim.
O da benimle beraber kendi içkisini yudumlarken havadan sudan konuşup duruyordu. Bu arada benden taraftaki elini de dizime atmıştı. Sonra o konuşmaya devam ederken, dizimdeki eli çok yavaş hareketlerle bacağımı okşamaya, hafif hafif yukarılara doğru ilerlemeye başladı. Umursamadım. Zaten bir şey yapacak, karşı koyacak halim de, niyetim de yoktu.
Biraz sonra okşamaların dozu arttı, bacağımdaki el yine okşaya okşaya eteğimin altına girdi. Adeta bir yılanın süzülmesi gibi ilerliyordu bacaklarımda. Hoşuma da gidiyordu okşaması. Kedi gibi gerindim uzandığım yerde. İçimde bir şeyler akmaya, kaynamaya başladı. Bacaklarımın arasında okşayarak ilerleyen eli şimdi küloduma ulaşmış, amımı okşuyordu tanga külodumun üzerinden. Yarım ağızla itiraz ederek doğrulmaya çalıştım, “Aaa… Ne yapıyorsun Hakan?” dedim peltek peltek.
“Şşşş! Sakin ol canım. Seni sikmek istiyorum sadece!” diyerek omuzlarımdan tutup geriye bastırdı beni. Direkt olarak sikmekten bahsetmesi komiğime gitmişti. Kızacağım yerde gülerek, “Terbiyesiz!” dedim. Elimi eteğimin altında kıpırdayıp duran elinin üstüne koydum ve “Ahh Hakan… Çok terbiyesizsin, biliyor musun? Hem terbiyesiz, hem yakışıklısın! Sana, heykel gibi vücuduna, kaslarına, mayonu kabartan sikine baktıkça bakasım geliyor! Bitiyorum Hakan! Yağlarım eriyor! Islanıyorum!” dedim. Sarhoşluğun verdiği cesaretle kelimeler istemsizce ağzımdan dökülüyordu. İçimden geçirdiğim, kendime bile söylemediğim şeyleri dile getiriyor, duygularımı, hayranlığımı itiraf ediyordum ona…
Hakan, “Ben de sana hayranım aşkım! Bu güzel, biçimli vücuduna, gülüşüne, seksiliğine. Hastayım sana. Seni ilk gördüğüm anda da, her gördüğümde de sikim kalkıyor! Seni sevmek, okşamak, sikmek için deliriyorum! Ohhh! Çok güzelsin yavrum! O gün bu gün! Şimdi seni sikmek üzereyim! İsteğim oldu! Kocanın yanında sikecem seni! Onun gözlerinin önünde! Her yerini sikecem! Bu gece benimsin! Benim kadınımsın! Benim!” dedi ve elimi tutup kucağına koydu. Pantolonunun altında sertleşmiş, kazık gibi olmuş aletini tutturdu bana. “Şuna baksana! Nasıl istiyor seni! Amına girmek için sabırsızlanıyor yarağım! Ohhhh! Bebeğim benim! Canımmm!” dedi.
Cevap verecek halim bile kalmamıştı. Onun böyle kaba, müstehcen, amlı, sikli, yaraklı kelimeler kullanarak konuşması da ayrı delirtiyordu beni. Tahrik oluyordum. Kocamdan pek duymadığım, konuşmasına izin vermediğim, susturduğum sözcüklerdi bunlar. Kendimi bıraktım ben de. Beni seven, okşayan eline karşı koyacak gücüm yoktu. Tam tersine, karşı koymak şöyle dursun, daha da ilerlesin, okşasın, sevsin istiyordum. Kanım kaynıyordu. Amımı okşayan el iyice cüretini arttırmış, külodumu çekip çıkarıvermişti. Parmaklarını içime sokmuştu. Islanmaya başlayan amımın dudaklarını, klitorisimi okşuyordu parmaklarıyla…
Kocama bakmayı akıl edebildim o durumdayken. Halen koltuğun üzerinde kaykılmış horlayıp duruyordu. Top atılsa duyacak hali yoktu. Sonra, bir şeyin farkına vardım. Kasıklarımda bir yanma başlamıştı. Alev alev yanıyordu amım, etrafı, içleri kaşınıyordu. Sanki vücudumun bütün kanı oramda toplanmıştı. Adeta tüm kanımın damarlarımda oraya doğru ilerlediğini hissedebiliyordum. “Ne oluyor bana böyle?” diye sormaya çalıştım. Hakan cevap bile vermedi bana. Eteğimi belime kadar sıvamış, başını kasıklarıma eğmiş, tüm dikkatini amıma vermişti. Dirseklerimin üzerinde doğrulmuş, ne yaptığını anlamaya çalışıyordum sarhoş kafayla. Dudaklarını yapıştırdı amıma. Dilini çıkarmış, bir köpek yavrusu gibi yalıyor, dudaklarıyla somuruyordu amımı.
“Mmmmhhh!” diye inledim, “Ohhh, Hakan! Ne yapıyorsun sen?” dedim fısıltıyla. Yalamayı bırakıp bana baktı başını kaldırıp, “Amcığını yalıyorum canım! Güzel amcığını! İstemiyorsan bırakayım? Ne diyorsun? Bırakayım mı?” dedi. “Yoo! Hayır! Sakın bırakma! Çok güzel! Devam et!” diye atıldım hemen, “Yalaman hoşuma gidiyor, amımın ateşini alıyor sanki. Ne oluyor bana böyle Hakan? Amım yanıyor sanki. Ne yaptın bana sen? Yoksa… Koyduğun hap…” dediğimde, gülümsedi, “Sadece içkine azdırıcı koydum güzelim. Bu gece seni sikmem için yalvaracaksın bana! Sikimi sokmam için, amından götünden sikmem için, sikimi yalayabilmek için bana yalvaracaksın!” dedi.
“Yoo! Hayır! Asla yapmam, yapamam senin dediklerini! Ben evli bir kadınım, kocamın yanında nasıl yaparsın bunu bana Hakan?” diye itiraz ettim gücümün kalan son kırıntılarıyla. Beni bıraktı, ayağa kalkıp üzerindeki pantolon ve gömleği hızla çıkarıp atıverdi. Sadece slip küloduyla kaldı. Külodun önünde kocaman bir kabarıklık vardı. Sonra külodunu da indirip çıkardı. Havuzda mayosu ıslandığında kabarıklığını gördüğüm ve hep merak ettiğim yarağı fırlayıverdi dışarıya. Kocamınkiyle aynı boyutta, biraz kalınca bir yarağı vardı, taş gibi olmuş, yukarıya doğru kalkmış haldeydi.
Bana yaklaştı, yattığım yerden saçımı tutup canımı yakarak kendine çekti. Kasıklarına, yarağına yaklaştırdı dudaklarımı. Ne istediğini biliyordum. Çaresiz dilimi çıkarıp ucunu yaladım yavaşça. Bana, “Bu gece kocan benim tatlım! Yala onu!” dedi sert bir sesle. “Yala ve em!” dedi, sikinin başını ağzıma soktu haşince. Çaresizce dudaklarımı açıp içeriye kabul ettim. Saçımdan asılarak sikini sokup çıkarmaya başladı ağzıma. Diğer elini de uzatıp tişörtümün dekoltesinden soktu, sütyensiz göğüslerimin üzerinde dolaştırmaya, sıkıp avuçlamaya başladı. İnledim. Hoşuma gidiyordu onu yalamak. Kasıklarının erkek kokusu Afrodizyak gibi daha çok tahrik ediyor, delirtiyordu beni, sanki içkime koyduğu ilaç yetmezmiş gibi.
Elimi kasıklarıma, apış arama götürdüm. Orada yanan ateşi parmaklarımla okşayıp söndürmeye çalıştım. Ne mümkün! Yanıyordum alev alev. İnce parmaklarım yangını söndürmekte yetersiz kalıyordu. Bir de göğüslerimi avuçlayıp duran el daha da arttırıyordu ateşimi. Sonra ağzımdaki yarağını çıkarıverdi, onu tutan elimden kurtarıp geri çekildi. Yarağını emmekten yalamaktan ıslanmış dudaklarıma yumuldu. Hırsla karşılık verdim dudaklarına. Nefessiz bırakıncaya kadar öptü beni. Sonra dudaklarımı da bırakıp beni yatağa itti, kendisi doğrulup geri çekildi. Yatağın yanında ayakta beni izliyordu ıslak yarağını okşayarak…
Elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi kalakaldım. Kasıklarımdaki o yanma, amımdaki şişkinlik, kaşıntı hissi halen devam ettiği gibi, sanki şiddeti daha da artıyordu. İki elimi de apış arama götürdüm, sıkıyor, okşuyor, yatağın içinde bacaklarım sımsıkı kapalı kıvranıyordum…
Başımı yana çevirdiğimde birden gözüm kocama ilişti! Korktuğum başıma gelmişti. Gözleri açıktı. Bana bakıyordu. Yanıbaşında çırılçıplak bir erkekle beraber yatakta yatan karısına. Dünya başıma yıkıldı sanki. Utandım, yerin dibine geçtim. “Kadir!” diyebildim.
Bu arada Hakan üzerime eğilmiş, üzerimde ne varsa bir bir çıkarıp atıyordu. Kısa sürede ben de çırılçıplak kaldım, yatakta kıvranır haldeydim. Duramıyor, içimde yükselen seks isteğini durduramıyordum. Kocamın ifadesiz bakışları parlamaya başladı sanki. Anlayamıyordum. Olan biteni kavrayamıyordum. Neler oluyordu bana böyle? Her zamanki alkol azgınlığı değildi bu. İçime bir şey girmesi, bir yarağın girip beni çılgınca becermesi için deliriyordum adeta. İçimdeki kaşıntıyı, yangını ancak böyle giderebilirdim. Öyle geliyordu bana…
Kocama yalvardım, elimi uzatıp çağırdım, “Kadir… Kocam… Yanıma gel… Yatağa… Seni istiyorum… Hemen…” dedim. Kocam ise sarhoş, kolunu kaldıramayacak vaziyette, koltukta beni, bizi izlemekle yetiniyordu. Peltek peltek, tipik sarhoş konuşmasıyla, dilini ağzının içinde zor döndürerek cevap verdi bana, “Karıjımm… Harika görünüyorsun… İkiniz de öyle… Sanki pornolardaki sikişen artistler gibisiniz… Hadi sevişin… Ben sizi seyredeyim…” dedi. Pantolonunu indirmiş, yarı sertleşen sikini eliyle sıvazlayarak bize bakıyordu bunu söylerken. Kulaklarıma inanamıyordum, neler söylüyordu bu adam?
Hakan atılıp söze karıştı, “Kadir abiden sana hayır yok. Benim seni sikmemi istiyor. Öyle değil mi Kadir abi? Karını becermemi ister misin? Şimdi, şurada, gözünün önünde sikeyim mi güzel karını? Seksi karını?” dedi. Kocam başını salladı onaylayarak, “Evet, karımı sik Hakan! Becer onu! Sik kaltağı! Amına koy karımın! Seksin ne olduğunu öğrensin! İsteyip de alamamak neymiş öğrensin! Yalvarmayı öğrensin!” dedi.
Hakan bana döndü bu kez, “Sen ne diyorsun aşkım? Sikilmek istiyorsun değil mi? Oh, yavrum benim! Nasıl da kıvranıyorsun seks için, sikilmek için. Amcığından sular akıyor. Deli gibi sikilmek istiyorsun, biliyorum. Şu anda kim gelse sikilmeye razı vaziyettesin. Defalarca denedim bu hapı, etkilerini çok iyi biliyorum. Sabaha kadar siksem doymayacaksın artık! Durmadan sevişmek istiyorsun şu anda. Ama hayır, yalvar bana! Sikmem için yalvar! Amına koymam için, yarağımı amına sokmam için yalvar! Yoksa düzmem seni, sikmem!” dedi.
Doğru söylüyordu. Öyle bir istekle kıvranıyordum, öyle bir çılgınca sevişme arzusu, sikilme isteği sarmıştı ki bedenimi. Bacaklarımı sımsıkı kapayıp amımı kıstırıyor, kollarımı kendime sarıp içimdeki kahredici isteği gidermek istiyordum. Ama nafile, dediğini yapmaktan başka çarem yoktu. Kısık sesle istediğini yaptım, “Lütfen Hakan…” diye kekeledim. Elini kulağına götürdü, gülerek, “Efendim? Duyamadım tatlım! Yüksek sesle söyle! Ben de, kocan da duyamıyoruz. Ne istiyorsun benden?” dedi. Artık sabrımın sonuna gelmiştim. Dayanamıyordum. Ne isterse yapmaya hazırdım, yeter ki siksin…
“Piç herif, seni istiyorum!” diye bağırdım, “Sik beni alçak! Ne istediğimi biliyorsun orospu çocuğu! O hapı atarken bu duruma düşeceğimi biliyordun. Becer beni artık! Sik! Ne istersen yaparım, gel artık!” deyip, bacaklarımı olabildiğince ikiye ayırdım. Elimle amımın dudaklarından tutup açtım. İçinden sular akan pembe çiçeğimi ona gösterdim. Umutsuzca yalvardım. Onun sözcükleriyle, “Lütfenn… Seni istiyorum… O şeyini sok içime… Sikini… Yarrağını sok… Yalvarıyorum!” dedim. Gözlerimden yaş gelmeye başlamıştı, bayağı ağlıyordum istemsizce…
“Peki aşkım, madem çok istiyorsun sikmemi, istediğini vereyim ben de! Öyle değil mi Kadir abi? Bak nasıl ağlıyor karıcığın! Sikmemi istiyor benden! Sikmem için yalvarıyor bana!” dedi. Elini uzatıp yanaklarımdan akan gözyaşlarımı sildi, “Canım benim, kıyamam sana! Nasıl da ağlıyor, şuna bak Kadir abi!” dedi. Kocam da, “Hadi artık Hakan! Sen de yalvartma artık. İstediğini ver karıma! Bak ben de bekliyorum, sik artık şunu!” dedi.
Hakan sonunda dediğini yaptırmış, sikilmek için yalvartmıştı beni. Gözyaşlarımdan ıslanan yanağımı okşayan elini tutup avuçlarını öptüm, kendime çektim umutsuzca. Gülümseyerek geldi, bacaklarımı aralayıp arasına girdi. Sertleşmiş sikini tutup amıma sürttü. “Ohhhh!” diye inledim kıvranarak. Gerisinin gelmesini bekledim. Gelmedi. Sikini su içinde kalmış, ıslak yarığım boyunca ileri geri sürtüyor, klitorisimi sikiyle okşuyor, delirtiyordu beni. Sikinin bu ilk teması bile yetmişti bana. İlk kasılmalarımı yaşadım. Daha içime girmeden orgazm oluyordum. Amımdan sular fışkırıyordu adeta…
Tişörtümü alıp bacak arama sürdü, amımın ıslaklığını aldı. Amımın sularıyla ıslanmış tişörtümü burnuna götürüp kokladı. Sonra yavaş hareketlerle sikini amımın girişine nişanladı, başını dayadı. Dışı kuruyan amıma zorla sokmaya başladı. Acıyla inledim. Aldırmadı bile. Amımın dudaklarını ikiye ayırıp sokmaya devam etti. İçimden gelen zevk suları tekrar akmaya, amımı kayganlaştırmaya başlamıştı hemen. Yarıya kadar soktu, geriye çıkardı. Tekrar soktu. Bu kez bir hamlede dibime kadar girmişti yarağı. Boynuna sarıldım sımsıkı. Kendime çektim. Öyle bir zevk alıyordum ki, “Ahhh! Çok güzel!” diye inledim. Öylece kaldı içimde. Hareket etmiyordu. “Hadii! Devam et! Sik beni Hakan!” dedim…
Başını ellerimle tutmuş, dudaklarına çılgınca öpücükler konduruyordum. Gidip gelmesini istiyordum içimde, ama o hareketsiz duruyordu. Bu kez ben kalçalarımı kaldırıp indirmeye, sert yarağının amımda gidip gelmesini sağlamaya başladım. Delirmiştim adeta. Deli kuvveti gelmişti bana. Bacaklarımı beline dolayıp yana devrildim, erkeğimi sırt üstü yatırıp üzerine çıktım bir anda. Şimdi üstünlük bendeydi. İstediğim gibi hareket edebilirdim. O içimi kavuran istekle, inip kalkmaya başladım. Dizlerimin üzerinde yükseliyor, başı dışarıya çıkana kadar durmuyordum. Sonra hızla oturuyor, içimi yaran yarağı dibime kadar dayanıyor, kasıklarımız birbirine yapışıyordu…
Bir makine gibi devamlı tekrarlıyordum bu hareketi. Kasıklarındaki kılların klitorisime sürtünmesi öldürüyordu zevkten. Tekrar boşaldım o zevkle. Hakan’da ise tık yoktu. Boşalmamıştı. Dimdik yarağı içimde, emrime hazır bir asker gibiydi. Boşalmam bitince beni yana devirdi. Kalktı, belimi tutup domalttı yatağın üzerinde. Arkamdan girdi bu kez amıma. Dakikalarca gidip geldi. Zevk sularım bacaklarımdan yatağa süzülüyordu. Elimi araya sokup parmağımı klitorisime götürdüm. Başım yastıkta, domalmış vaziyette, parmaklarımla klitorisimi okşayıp sıkarken, Hakan da piston gibi gidip geliyordu içimde…
İyice hızlandırdı hareketlerini. Ben yine yükselmeye, orgazma yaklaşmıştım ki, aniden çıkıverdi içimden. Böğürüyordu adeta. Belimde, sırtımda sıcak dölleri hissettim yağmur gibi. Boşalıyordu. Tam orgazma yaklaştığım anda aniden içimden çıkması delirtmişti beni. Yatağa attım kendimi. Parmaklarımla kendimi okşamaya, klitorisimi hırpalamaya devam ettim. Beni heyecanla izleyen iki erkeğin önünde, yatakta kıvrana kıvrana kendimi tatmin ediyordum. Bağıra bağıra boşalmaya başladım az sonra. Dakikalarca kasıldım, titredim, inledim…
Kasılmalarım bittiğinde çarmıha gerilmiş gibi kollarım, bacaklarım açık kala kaldım. Bitmiştim. Kollarım tutmuyordu. Nefes nefese, soluk almaya çalışıyordum. Göğsüm körük gibi inip kalkıyordu. Ter içindeydim. Sırtımda Hakan’ın dölleri vardı, yattığım yerde ıslaklığını hissediyordum. Hakan elimden tuttu, kaldırıp koluma girdi, banyoya götürdü beni. Duşun altına soktu, bir güzel yıkadı, çıkarıp kuruladı. Tekrar yatağa getirip yatırdı. Gidip kendisi duşun altına girdi. Benimse parmağımı kıpırdatacak halim yoktu. Sırt üstü serilip kalmıştım yatakta…
Birden bacaklarımın arasında bir temas hissettim. Zorla gözlerimi açıp baktım. Kocamdı. İnledim, “Yoo! Hayır!” dedim. Kocam bana aldırmıyordu bile. Teni ıslaktı, su damlacıkları süzülüyordu. O da duşa girmiş, sarhoşluğunu atmış gibiydi. Bu kez kocam bacaklarımı araladı, kalkmış sikini amımasoktu. O tanıdık zevk ateşi anında tüm vücudumu sardı yine. Kendime inanamıyordum. Az önce boşalmıştım. On dakika olmamıştı daha. Ama içime giren kocamın sikini iştahla, sevişmeye yeni başlamış gibi alıyordum amıma…
Bacaklarımı ayırıp içimde yükselen şehvetin kollarına bıraktım kendimi. Gözlerim kapalı, kocamın içimde gidip gelen sikini hissetmeye çalışıyordum. Dudaklarıma temas eden bir sıcaklıkla gözlerimi açtım. Duştan çıkan Hakan yanımıza gelmiş, belindeki havluyu eliyle tutup tekrar sertleşmiş sikini dudaklarıma sürüyordu. “Aç ağzını! Yarrağımı ağzına al! Yala canım!” dedi. Dediğini yaptım hemen. Ağzımı kocaman açtım, sikini dudaklarımın arasından kaydırıverdi. Dudaklarımı kapatıp ağzıma alabildiğim kadarını somurmaya başladım. Dilimle de ağzımın içindeki kısmını okşuyor, emiyordum. Kocam da içimde gidip gelirken gözlerini benden ayırmıyor, karısını paylaştığı adamın sikini nasıl yaladığıma bakıyordu. Zevk aldığı belliydi, bizi izledikçe içimde gidip gelen sikinin daha da büyüdüğünü hissediyordum…
Kendime, yaptıklarıma, yaşadıklarıma inanamıyordum. Bir rüyada, bir porno filmde gibi hissediyordum kendimi. Kocam bacaklarımın arasında, içimde gidip geliyor, ben elin adamının sikini ağzıma almış her tarafını yalayıp emiyordum. Bir elimle de alttan sarkan taşaklarını okşuyordum sürekli. Sikini bana emdiren Hakan’ın eli memelerimde dolaşıyor, okşuyor, uçlarını sıkıyordu. Kocamsa ayak bileklerimi tek eliyle tutup bacaklarımı havaya kaldırmış, iyice daralan amımda gidip gelirken, zevk sularımla ıslattığı parmağıyla götümün deliğini okşuyordu…
O seks yapmayı görev gibi gören kadın mazide kalmıştı. Onun yerine azgın bir fahişe gelmişti. Azgın. Doyumsuz. Her yerimden, her deliğimden ayrı zevk alıyordum. Sürekli. Durmaksızın. Zevkten delirmek üzereydim…
Önce Hakan’ın ağzımın içinde emerek, dilimle okşayarak emdiğim siki kasılmaya, ayı gibi homurdanmaya, boşalmaya başladı. Saçlarımdan tutup sikini dibine kadar ağzıma soktu. Midem bulanıyor, öğürmek, sikini çıkarmak istiyordum. Ama bırakmadı. Aksine bastırıyor, bademciklerime kadar sokuyordu sikini. Sıcak spermlerinin boğazımdan aşağıya kaydığını hissettim. Hiç bitmeyecek gibiydi boşalması. Sanki az önce boşalan o değildi…
Kocam da hiç durmadan içimde gidip geliyordu, hızlanmaya başlamıştı. Hakan’ın orgazm iniltileri onu da ateşlemiş, o da kasılmaya başlamıştı. Gerilen vücudunu, daha da büyüyen sikinin amımda gidip gelmelerini hissediyordum. Hakan’ın ağzımın içine boşalması bitmeden, kocam da amıma boşalmaya başladı. Aynı anda, iki erkek birden döllerini akıtıyordu içime. Biri ağzıma, biri amıma. Bu da beni ateşledi. Tekrar orgazm olmaya, kocamın sikini amımla sağmaya başladım. Üçümüz birden boşalıyorduk. Odanın içini inlemeler, zevk feryatları kaplamıştı. Müthiş bir koro halinde, devinip duran, kasılan, şehvet ateşiyle yanan çırılçıplak bedenlerimizle yatağın üzerinde birbirimize karıştık sonunda…
Ateşimize otel odasının kliması bile yetersiz kalmış, ter içindeydik hepimiz. Nefes nefeseydik. Hala yattığımız yerde kasılıp duruyor, kim, neremize denk gelirse birbirimizi okşuyorduk. Kollarımız, bacaklarımız birbirine dolanmıştı. Dakikalarca bu durumda yattık. Sonra kocam kalktı. İkimizin de elimizden tutup bizi kaldırdı, banyoya girdik hep beraber. İki erkek, bir kadın tepemizden akan ılık suyun altında birbirimize sarıldık. Ben ortalarında, kocamın dudaklarını öperken, Hakan arkamda boynumu, omuzlarımı öpüyordu. Suyun dinlendirici etkisiyle kendine gelen bedenlerimiz birbirine yapışmış gibiydi. Erkeklerimin tekrar kıpırdanmaya başlayan siklerinin temasını, vücudumda dolaştıklarını hissediyordum. Biri önden, diğeri arkamdan, bacaklarımın arasına girmişti.
Hakan banyo rafına uzanıp duş şampuanını aldı, avucuna bolca döktü, bedenimin her yerini köpükler içinde bıraktı. Kocam da ön tarafımda aynı şeyi yaptı. Gözlerimi kapattım. Kendimi onların vücutlarının kaygan temasının, köpüklü ellerinin tüm vücudumda dolaşmasının verdiği zevke bıraktım. Kedi gibi mırıldanıyor, zevkten inliyordum aralarında…
Döndüm, ikisine birden sarıldım. Ortada değildim şimdi, onlardan biriydim, birbirine sarılmış, köpükler içinde üç bedenden oluşmuş tek bir varlık gibiydik. Zevk içinde birbirimize sarılıyor, okşuyor, öpüşüyorduk. Dudaklarımız, dillerimiz birbirini okşuyordu. Erkeklerim bana sarılıp okşadıkları gibi birbirlerini de okşuyorlardı. Kocam kulaklarımı, dudaklarımı öpücük yağmuruna tutarken, eli Hakan’ın gelişmiş kaslarında dolaşıyor, göğsünü okşayarak aşağıya inip dimdik havaya dikilmiş yarağını sıvazlıyor, oradan bana geçiyor, okşayarak kasılan karnımdan yukarıya, memelerime kadar çıkıyor, memelerimi avuçlayıp beni zevkten inletiyordu. Ardından aynı şeyi Hakan da kocama ve bana uyguluyordu. Katıksız, saf bir şehvet duygusu kaplamıştı üçümüzü de…
Hakan okşamayı bırakıp, güçlü kollarıyla beni havaya kaldırdı. Kaygan sikini altımdan amıma sürtmeye başladı. Bacaklarımı beline, kollarımı boynuna sarıp işini kolaylaştırmaya çalıştım. Yavaş yavaş aşağıya indirdi, çengel gibi beni yarağına astı adeta. Sikinin hepsi içimdeydi. Boynuna sarıldım sımsıkı…
O arada kocam da arkamda ikimize birden sarılmış durumdaydı. Onun da kalkmış sikini götümün deliğinde hissettim. Hakan’ın kalçalarımı kavrayan elleri onları ikiye ayırmış, minik göt deliğimi kocamın girişine hazır hale getirmişti. Kocam duş şampuanının köpükleriyle kayganlaşan sikinin başını göt deliğime sürtüyor, beni delirtiyordu. Hiç yapmadığım bir şeydi bu. Kocama değil götümü siktirmek, sözünü bile ettirmemiştim. Şimdiyse, göt deliğimin kenarlarında dolaşıp duran, okşayan kocamın sikinin verdiği zevk, Hakan’ın amımdaki sertliğinin verdiği zevke karışmış durumdaydı. Merakla bekliyordum başıma gelecekleri…
Kocam yüklenip bastırdı, kaygan sikinin başını yine köpükle kayganlaşmış minik göt deliğime soktu. Dudaklarımı ısırıp inledim. Hakan’ın dudaklarına kapandım. Pek beklediğim gibi acımamıştı. Sanırım köpüklerin etkisiyle olmuştu bu. Başı giren sik artık pek zorlukla karşılaşmadan yavaş yavaş girdi, girdi, sonunda kocamın kasıklarını kaba etlerimde hissettim. İki deliğim de dolmuştu şimdi. İçimdeki sikler sanki birbirlerine sürtünüyorlardı. Dudaklarımı ısırdım. Biraz acı. Çokça zevk…
Önde Hakan belini oynattı, kalçalarımı indirip kaldırdı, içimde gidip geldi, durdu. Bu kez kocam arkamda, götümde gidip geldi birkaç kez, o da durdu. İnanamıyordum. Aldığım zevk bitirmişti beni. Hem amımdan, hem götümden sikilmek. Bayılmıştım buna. Hayatımda tatmadığım zevkleri tadıyordum…
Ardından kocalarım bir makine ritminde çalışmaya başladı. Biri giriyor, diğeri çıkıyor, arkamdaki boşaltırken, önümdeki dolduruyordu zevk bölgemi. Dayanamıyordum, öylesine bir zevk alıyordum ki, inlemeye, feryat etmeye başladım. Hakan hemen dudaklarıma yapıştı, sesimi boğdu. Şimdi onun ağzının içinde boğuk boğuk inliyordum…
Bir süre sonra yoruldular, dinlenmek için durdular. Bu kez Hakan’ın boynuna asıldım, kalçamı indirip kaldırmaya başladım. İçimde hareketsiz duran taş gibi sikler, içimde alçalıp yükseliyor, aynı anda deliklerime girip, aynı anda çıkıyorlardı. Bu da zorluyordu beni. Bacak aram patlayacak gibi geriliyor, zorlanıyordum…
Sonra onlar harekete geçti, tekrar pompalamaya başladılar. Banyonun içinde vücutlarımızın çarpışmasıyla çıkan sesler, üçümüzün zevk inlemeleri yankılanıyor, bu sesler bizi daha çok baştan çıkarıyordu. Kocam bir süre sonra götümden çıktı, “Çocuklar, ben çok yoruldum!” dedi. Hakan amımdan çıkmadan, “Sen şurda yere yat Kadir abi! Biz sana gelelim!” dedi. Kocam duşun altından çıktı, sırt üstü banyonun fayanslarının üzerine sırtüstü uzandı. Siki dimdik havadaydı. Hakan beni kucakladı, kocamın yanına gittik. Arzudan titreyerek kocamın üzerine çıktım, sikini bir hamlede amıma aldım. Birkaç kez oturup kalktım…
Hakan arkamdan yanaştı, butlarımı ikiye ayırdı. Gçtümün deliğini iyice açıp sikini dayadı. Bu kez yer değiştirmiş oldular. Biraz daha kalın olan Hakan’ın sikini zorlanarak alabildim götüme. Yine dolmuştum. Yine harekete başladık. Zevk makineleri önümde, arkamda çalışmaya başladılar. Zevkten çıldırıyordum. Taş gibi siklerin içimde kayarak ilerlemeleri, girip çıkarken içerilerimi okşamaları, içimde çarpışmaları, iki deliğimin arasındaki etleri ezmeleri delirtiyordu beni…
Sonunda kaçınılmaz sonuç. Orgazm. Katıksız zevk. Küçük ölüm. Gözlerim kaydı, titremeler, kasılmalar başladı. Ben kasılırken içimdeki sikleri de ezmeye başladım. Girip çıkmakta zorlanıyorlardı. Kocam alttan bağırmaya başladı, “Ohhhh Aşkımmm! Amcığın delirtiyor beni! Geliyorum!” diye. Hakan da arkamda biteviye hareket halindeydi. Belimi tutan parmakları kasılıyor, kalçalarının hareketi artıyor, götümde gidip gelen siki daha çok girip çıkıyordu. Yine aynı anda boşalıyorduk, üçümüz birden. Kocam altımda amımın içine, Hakan arkamda götümün içine döllerini boşalttılar bağıra bağıra…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

kurtköy escort mardin escort uşak escort van escort tekirdağ escort samsun escort sakarya escort niğde escort kütahya escort tunceli escort tekirdağ escort diyarbakır escort edirne escort aydın escort afyon escort play casino kaçak bahis kaçak bahis canlı bahis bahis bahis canlı bahis geyve travesti bursa escort kocaeli escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort kayseri escort sakarya escort bayan sakarya escort bayan webmaster forum sikiş izle