Alper ile Amsterdam’da (1)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Alper ile Amsterdam’da (1)
Ben Türkiye’ye döndükten sonra tamamen işe konsantre olmuştum. Çok büyük bir şans yakalamıştım ve bunu kaçıramazdım. İşyerinde gerek yaşıtlarım, gerekse üst pozisyondakiler bile beni kıskanıyor ve herkes ayağımı kaydırmaya, işi benden almaya çalışıyordu. Bir yandan iş ile ilgilenirken bir yandan da bu tiplerle uğraşmak sinirlerimi yıpratmıştı. En ufak hata yapmama izin yoktu şu an. E maillerde, toplantılarda laf sokuluyor, hep bir açığım bekleniyordu. Alperle her gün görüşüyorduk. O çok neşeliydi ama bende ki sıkıntıyı da hemen anlamıştı. İlişkimizi kesinlikle bu iş için kullanmak istemezdim ama üzerime de çok geliyorlardı. Milletle ilgilenmekten Belçikalıları ihmal etmeye başlamıştım. Hatta ilk defa Osman Bey’den fırça da yemiştim bu yüzden. Sonunda Alpere açıldım ve tek tek anlattım herşeyi. Şakaya vurması sinirlendirdi beni. Yok söyle onlara Belçikaya geleni 22 santim yarak bekliyor, yok götüne güvenen gelsin senin yerine falan derken neşelendirmeye çalışıyordu beni.

Bu arada ilişkimiz artık belliydi onunla. O iri siki, azgınlığı ve baskın tarafı ile aktif taraf kesinlikle oydu. O arabada ağlamaklı suratı ile kalmak isteyen oğlandan pek birşey kalmamıştı artık. 180’nin üstünde boyu, geniş omuzları ile çok yakışıklı biri olmuştu. Benim sayemde o da spor yapıyordu ve kasları bütün kadınların ve gaylerin aklını alıyordu. Konuşurken pek ilgilenmemiş görünmesi sinirimi bozsa da birşey demedim. Pabuç bırakmazdı bu tiplere. Zaten aileden gelen bir gelenekle şirketle bu yaşta bile çok ilgiliydi. Acayip aşıktık birbirimize o günlerde. Ertesi gün işe gittiğimde Belçikaya kardeşini yollamak isteyen müdür, kendi gitmek isteyen bir kız ve bir diğer çalışanın olduğu bir toplantı ayarlandı. Şaşırmıştım. Toplantı salonunda ki laptoptan Alperle skype bağlantısı yapıldığında bir an eyvah dedim, bizim ki fena girecek, ortalık bombok olacak. Hiç beklediğim gibi olmadı. İnanılmaz güzel bir konuşma yaptı Alper. Belçikaya benim en kısa zamanda gelmem gerektiğini, herkesin bana yardımcı olmasını, eğer bu iş herhangi bir şekilde bozulursa da sorumlularının başının belaya gireceğini söyledi güzelce. Osman Beyi bile devreye sokmamış, hepsinin ağzına çok güzel sıçmıştı. 22 yaşından çocuktan hiç beklemedikleri tepki görünce süklümpüklüm oldu hepsi.
“ Emre Bey biraz bekler misiniz ? Bazı konularda da sizinle konuşmam lazım “ diye toplantıyı bitirdi. Ben ağzım kulaklarımda beklerken herkesin çıkmasıyla Alper bir anda kamerayı aşağıya doğru indirdi. Taş gibi yarağı elindeydi. Çok azmış görünüyordu. Bütün toplantıyı bu halde yapmıştı manyak. Arada sırada konuşurken niye teklediğini anlamıştım. Artık dayanamadığını söylüyor, sıvazlarken hadi bana yardım et diyordu. Bütün çalışanları geniş pencereden görebiliyordum. Buluştuğumuzda ona neler yapacağımı, nasıl ağzıma alacağımı, o güzel götünü uzun uzun sikeceğimi anlatırken o da zevkle inleyip 31 çekiyordu. Fazla uzatmadı ve boşaldıktan sonra “ hadi bekletme çok artık beni “ dedi gülerek ve kapattı piç hemen.

Herşey çok iyi gidiyordu. Belçikada Alper şehrin biraz dışında bir villa bulmuştu ve ortaklar da onay vermişti. Alt katta büyük bir salon ve 2 oda vardı. Burası ofis olarak kullanılacaktı. Üst katta ise 4 yatak odası vardı. Biri benim için, biri Alper ( sanki kullanacaktık o odayı ? ) kalan ikisi de misafir odası olarak hazırlanacaktı. Evin içinde sauna ve büyük bir bir jakuzi de vardı. İşler bitmiş, projeler hazırlanmış, üretim için beklenirken ben de 1 senelik vizemi almıştım. Her an gidebilirdim artık. 6-7 aydır ikimiz de kimseyle olmamıştık ve heyecanın yanında azgınlığımız da üst durumdaydı artık. Esk**en bu kadar süre pek etkilemezdi ama şimdi yerimde duramıyordum. Hele Alper nerdeyse her gece 31 çekip bana izletiyordu.

Eh herşey güzel giderken mutlaka bir bokluk olur. İbne şansı işte. Gitmeme 1 hafta kala Belçikalı şirkette bazı değişiklikler oldu. Şirket satıldı. Eski sahibi küçük ortak oldu falan. Birşey değişmemişti ama 2-3 ay daha beklemek lazımdı. Alper ben geliyorum zaten 3 güne siktir et falan diyordu ama onun da çok canı sıkılmıştı. Bu arada o da boş durmamış, hayatında ilk defa bir kızla olmuştu. Hiç hoşuna gitmemiş, kız da götten vermeyince sıkılıp çekip gitmiş bana anlattığına göre. Sonra da okuldan bazen takıldığı biriyle olmuş. Ama sadece pasif olduğu için pek tatmin olamamış. Ben de bir kızla olmuştum. Aslında çok da fena değildi. Tatmin de oldum, tatmin de ettim. Zevkliydi yani.
Bir gün işyerindeyken canım birden çok sıkıldı. Aylardır gece gündüz çalışıyordum ve bu son problem beni çok kötü yapmıştı. İzin kullanmak istiyordum ama 1 sene daha yeni olmuşken de izin kullanmak pek işime gelmiyordu. Sonunda dayanamayıp çok sevdiğim müdürüme giderek durumumu anlattım. 19 mayıs zaten perşembeye geliyordu. Çarşamba gününden Cuma dahil izin verdi bana. Salı günü de zaten pek işim yoktu erken çıkabilecektim. Alpere hiç bahsetmedim bu durumdan. Niyetim Çeşmeye gidip bol bol içip kafayı boşaltmaktı. Belki biri denk gelirse sex de olabilirdi aslında. Salı günü işten çıkıp hemen Çeşmeye giderim derken birden durdum ve düşündüm. Güzel para kazanıyordum. Ailemle yaşadığım ve karıya kıza da para yedirmediğim için fena sayılmayacak bir param da vardı. Hazır vizem de var, kaç para lan bir uçak bileti amk diye düşündüm. Alperi ararsam mı yoksa sürpriz mi olsa diye düşünürken olayı daha da güzelleştirmeye karar verdim. Önce Alperi aradım. Belçikadaymış. Okul falan normal gidiyormuş ama azgınlıktan delirecek durumdaymış. Arada sırada seviştiği Chris diye bir İngiliz vardı. O da kırk yılın başı kabul ediyordu benimkini ve sadece aktif oluyordu. O bile olmamış. Haftasonu Amsterdama falan gitsene bulursun birini diyordum gülerek. Sonrasında izin aldığımı ve Amsterdama gitmek istediğimi söylediğimde bir an konuşamadı. Hemen uçak biletini almamı, gece 1’de ki uçağa binip gelmemi, beni havaalanında karşılayacağını söylerken sanki Çeşmeye cumadan gidelim abi diye yalvaran çocuk gibiydi sesi. Konuşurken ben bile sertleşmiştim. Eve gelip biletimi aldım internetten. Güzel, uzun bir duş alıp kendimi hazırladım. Tatilim başladığına göre eğlenmeye de şimdiden başlayabilirdim. Ufak bir sırt çantasına 2 pantalon, 3-4 kazak ve iç çamaşırı falan koymam yetmişti bile. Alsancağa gidip bir yerde oturdum. Bir bira ikincisini, sonra üçüncüsünü izledi. Alper de yola çıkmıştı bile. Biradan viskiye döndüm. Hayatımı düşünürken ne kadar şanslı olduğumu da düşünüyordum. Çok güzel bir işim vardı. Yurtdışına yerleşiyordum. Gay olmaktan çok mutluydum. Beni çok seven ve heyecanla gelmemi bekleyen bir sevgilim bile vardı. Gelecek neler getirirdi bilinmez ama bu günlerin zevkini çıkarmak çok güzeldi. Taksiye binip havaalanına giderken kafam da güzelleşmişti iyice. Havaalanında paraya kıyıp bir bira içtim. Uçakta devam etmekten de kendimi alamadım. İndiğimizde hava güzeldi. Hafif sallanıyordum yürürken. Giriş işlemlerimi yapıp çıkışa yönelirken Alperi gördüm. Bana doğru geliyordu gülerek. Sarıldık uzun uzun. Sonra da dudaklarıma yapıştı birden ve herkesin ortasında güzelce öptü. Kafam zaten iyiydi de bir an için Amsterdam’da olduğumuzu unutup heyecanlandım. İngilizce konuşuyorduk gene. Bazı Türklerin “ vay amk olaya bak len “ falan diye konuşması da çok komiğimize gitmişti.

Merkezde güzel bir otel tutmuştu Alper. İçkili olduğumu anladığı için istersen dışarıda takılalım biraz diyordu ama daha otele girdiğimizde belime sarıldığı eli kalçalarıma inmişti bile. Odaya girdiğimizde onun eşyalarını çoktan yerleştirdiğini fark ettim. O yatağa uzanmış beni seyrederken ben de az olan eşyalarımı yerleştirirken beni seyrediyordu. “ siktir et yerleştirirsin sonra, gel hadi yanıma artık “ diyor, beni izliyordu. Bekletmedim fazla. Yanına uzandım ben de elbiselerimle. Sarıldık birbirimize. Hafif, hafif öpüşürken konuşuyorduk. “ Çok özledim seni Emrem. Kimseyle olmak istemedim sen yokken. Çok uzun sürdü “ derken yavaş yavaş okşuyordu her yerimi. Ben de onun dudaklarını, boynunu öperken elimi pantalonunun önüne götürmüştüm bile çoktan. Üstümü çıkardık ve birbirimize sarılıp uzun uzun öpüşmeye devam ettik. Eskisi gibi değildi sevişmelerimiz. Elbiseleri yırtarcasına saldırırdık birbirimize o zamanlar. Şimdi ise çok daha tutkulu ve sabırlıydık. Emrenin üstüne çıktığımda kalçalarımı sıktı. Pantalonumu çıkartmaya başlamıştı yavaş yavaş. O sırada ben onun kaslı, taş gibi göğüslerini yalıyordum yavaş yavaş. Pantalonumu çıkartıp sıyırtırken kulotumun içine soktu avuçları. Ben de onu soymaya başladım yavaşça. Kemerini çıkartıp pantalonunun düğmelerini açarken Alper de popomu yoğuruyordu resmen. Parmağını ağzıma sokmuş ıslatarak sokup çıkarmaya başlamıştı yavaş yavaş. Sıyırıp attık pantalonları daha fazla dayanamayarak. Vaktimiz vardı, acele etmiyorduk hiç. Özlemiştik birbirimizi. Dudaklarımız bedenimizde dolaşırken tekrar keşifler yapıyordu. Alper üzerime çıkıp göğüslerimden göbeğime inerken artık dayanacak halim kalmamıştı. Bu halim onun çok hoşuna gidiyor olmalıydı ki beklediğim şeyi yapmıyor, külotumu çıkarmamakta ısrar ediyordu. Kasıklarımı, baldırlarımı yalarken külotumu sıyırdı ve artık çatlayacak durumdaki sikimi tek hamlede ağzına soktu. Ohhhhh işte bu iyi gelmişti. Yavaş yavaş yalıyor, hepsi sokup çıkartıyordu. Taşaklarımı deliğimi yalıyordu. Kıvranıyordum zevkten yatakta. Dudaklarını ve dilini çok iyi kullanıyordu. Tutamayacaktım kendimi daha fazla. Tutmama da gerek yoktu zaten. Taşaklarıma kadar ağzına alırken ve parmağını da sokup çıkartırken inleyerek boşaldım sevgilimin ağzına. Hiç çıkarmadı ağzından ve yalamaya devam etti. Üstüme uzanıp dudaklarımı öperken kendi döllerim de ağzıma geliyordu hala. “ ohhh aşkım harikasın sen. Hala çok hoşuma gidiyor seni boşaltmak. Hayatımın en güzel sürprizini yaptın bana gelerek “ derken o kocaman siki taş gibi olmuş her yerime sürtünüyordu. Ben kendime gelirken o okşuyordu her yerimi hala. Ben sırtımı duvara dayayıp yatakta otururken o da önümde oturdu. Dizlerinin arasındaydım ve o kocaman yarağı dokunsam patlayacak haldeydi. Kontrolü bana bırakmadan kendi verdi ağzıma. Ağzımı sikiyordu zevkini çıkarta çıkarta. Eliyle dudaklarımı hafifçe sıkıp bırakıyor ve bırakırken sokuyordu ağzıma. Emiyordum ben de zevkle. Taşaklarını okşuyordum. Biraz daha kaldırdı kendini. Taşakları ağzıma girerken deliğini okşuyor, parmaklıyordum. Sonra deliğini yalamaya başladım uzun uzun. İnlemeye başladı. Tekrar soktu ağzıma daha fazla dayanamayıp. O da tutmadı kendini hiç. Ağzımdan çıkartıp yüzüme oluk oluk boşalırken ben de dudaklarımla kafasını yakalamaya çalışıyordum. Offf çok çok fazla boşalmıştı gene. Göğsüme doğru akıyordu. “ ohhhh Emree iştee buu, bunun zevkini hiç kimseyle yaşayamam ben. “ diye nefes nefese inliyordu hala yanımda. Ben kalkıp ağzımı yüzümü yıkarken o da içecek birşeyler hazırladı. “ hayatım sabahın altısı oldu ya. Ne votkası, manyak mısın “ dediğimde “ tatilde değil miyiz ibne, rahat bırak artık kendini, sanki işe gideceksin 2 gün sonra “ dediğinde sırıttım zevkten. Yatağa uzanıp sigaraları yakarak içkileri içtik. İş falan konuşmuyorduk hiç. Belçikada neler yapacağımızı bile konuşmadık. O bana sık sık geldiği Amsterdamda ki ortamları, bazı tanıştığı ve sikiştiği gayleri anlatırken ben de ona ilk buluştuğumuz günü anlatıyordum kahkahalarla. Plan yapıyorduk nereye gidelim, ne yapalım diye. Seviştik, oral sex yaptık gene ve uyuduk biraz sonra.

Öğlene doğru uyandığımızda hiç konuşmayıp birbirimizi ufak ufak öperek hazırladık. Üstüne çıkıp yavaşça içine girdiğimde zevkle inlemesi ve adımı sayıklaması ile çok büyük bir zevkle siktim onu. Bacaklarını belime doluyor ve kendine çekiyordu beni sokup çıkartırken. Bir süre sonra bacaklarını omuzuma alıp sertçe sokup çıkarmaya başladığımda iyice sertleşmişti o da. İçinden çıktım ve kucağına oturup yavaş yavaş aldım hepsini. Dizlerini kırıp sikmeye başladı beni. Bağırıyorduk zevkten ikimiz de. İnliyor, birbirimize küfrederek aşkımızı söylüyorduk. Ohhhh o kocaman yarağı tamamen dolduruyordu deliğimi. Prostatıma baskı yapmıyor, eziyordu. Beni yatakta ters çevirip üstüme çıkarken sarılması çok farklıydı. Sikerken de çok sertti ama her hareketinde, her soktuğunda bana zevk vermek istediğini anlıyordum. İçime boşalırken aynı anda geldik.

Banyoya beraber girdik ve duş alırken öpüşmekten de alıkoyamıyorduk birbirimizi. Rahat durmuyordu hiç. Bir daha istiyordu. Ben de istiyordum. Doyamıyorduk birbirimize. Beni duvara dayayıp sarıldı arkamdan ve ben kalçalarımı geriye atarken sikmeye başladı. İnleye inleye sikilirken bu sahne bir an tanıdık gelmişti bana. Spor salonunun duşunda Hakan da aynı şekilde sikmişti beni ki tam bir sikilmeydi o. Tam anlamıyla onun pasif, zevk oyuncağı durumundaydım o an. Bu durumu da kabullendiğim için çok zevk almıştım. Alper ile çok farklıydı. O da sertçe sikiyordu ama her hareketinde, kasıklarımda dolaşan eliyle, dudaklarımı öpmesiyle bana çok daha büyük bir zevk veriyordu. Belimden çekip ellerimden tutarak köküne kadar hızlı hızlı sokup çıkarmaya başladı. “ Ohhh Alpeer, Alper sok hepsini aşkım, sik beni, çok özledim seni, durma sakın geçir hepsini “ diye bağırırken beni sike sike boşalttı. Sonrasında ağzıma verdi suyun altında ve yavaş yavaş boğazıma kadar sokup çıkartırken büyük bir zevkle yuttum döllerini.

İyice rahatlamıştık doğrusu. Giyinip saat 3 gibi dışarı çıktığımızda önce birşeyler yedik. Ne kadar acıktığımı fark etmemiştim doğrusu. İngilizce konuşuyorduk gene. Birbirimize olan duygularımız dışarıdan da belli oluyordu ki bazı gay çiftler de çok yakışıyorsunuz birbirinize diye laf atıyordu gülerek. Şehrin her yerini çok iyi biliyordu Alper. Gittiğimiz yerlerde CD garsonlar, bear gayler falan vardı. Normalde hiç hoşuma gitmezdi gay barlar falan ama Alper’in elinden tutup yürürken hadi cehenneme gidelim dese tamam aşkım derdim. Red Light da çok eğlendik. Coffee Shopa girmek istiyordum ama Alperden de çekiniyordum biraz. Ohooo bizimki meğerse gediklisi olmuş. İçeri girdiğinde kankasını görmüş gibi selamladı içeridekileri. Orada bir sigarayı paylaşıp 2-3 tane de yanımıza alarak çıktığımızda kafamız da çok iyiydi. Yorulmuştum da biraz. Kolay değil o koca yarağı yedikten sonra yürümek. Kanal yanında bir mekana oturduk ve bir şişe şarap ile aperatifler söyledik. Geceyarısına doğru underground bir cluba götürecekti Alper beni. Daha 4-5 saat vardı. Otele mi gitsek yoksa daha gezsek mi diye düşünüyorduk. Ben yorgundum biraz ve esrar da iyice ağırlık vermişti. Otele gidersek de olacakları biliyorduk gerçi. Club falan yalan olurdu büyük ihtimalle. Akşam olduğunda biraz yürüdük ve bir parkta oturup enerji içeceği içerken kendime gelmeye başlamıştım.

– Emrecim club falan güzel de aslında Cumartesi günü daha güzel olur ya
– Yoruldum zaten ben de hayatım. Nasıl birşey içtiysek kafam hala taşak gibi ya
– Hahaha buranın malzemesi çok sağlamdır. Hiç tahmin etmezdim içtiğini ama
– Ya bazen içerim de esas senin halin neydi öyle yaa, Adamlarla kanka bile olmuşsun
– Oradaki kızı gördün mü nasıl bakıyordu bana, he desem gelirdi bu gece bizimle. Sikerdik ikimiz de
– Siktir len ibne gelse sikebilecen sanki, bilmiyoruz sanki seni
– Hala doyamadım ki sana. Hem biraz performans bekliyorum senden bu gece ona göre. Yok öyle uzanayım da Alper ilgilensin benimle. Biz de ibneyiz, biz de istiyoruz hayret birşey yaa

Öpüştük biraz parkta. Sonra bu gece için club falan siktir edip eğlenmeye bir bara gittik. 2-3 ay sonra gene gelirdik zaten. Gerçi bu mekan da çok iyiydi. Dansçıları, son derece fetiş elbiseler giymiş travestileri, ortalıkla tanga ile dolaşan zenci garsonları ile yanıyordu ortalık. Jager shotlar, votkalar, esrar derken bir hayli kaldık orada. Alper sürekli el atıp önümü okşuyordu. İlk defa dans ettik onunla orada. Çıktığımızda otele yürürken sarmaş dolaş ve zil zurna sarhoştuk. İngilizceyi falan da bırakmıştık artık.

Odaya girdiğimizde Alper adeta saldırdı bana. Üzerimi soymakla uğraşmayıp direk pantalonumu yöneldi. Pantalonumu çıkartırken o da çıkarmış beni bacaklarının arasına almıştı bile. Offf yumuldum resmen deliğine. Çok istiyordu. Domalttım dizlerinin üstüne ve köpek gibi yalamaya emmeye başladım. Koca bir kutu jel almıştı Alper. Sapladım götüne hızla. Haykırdı zevkten ve acıdan. Hiç durmadan hızlı hızlı sikmeye başladığımda daha soyunmamıştık bile. Sikerken deliğini kasıp bırakıyor ve kalçalarını bana yaslıyordu. Ben mi onu sikiyordum o mu kendini siktiriyordu karışmıştı biraz. “ ohhh amına kodumun çocuğu seni. Yarak mı istedin sen, al o zaman istediğini “ diye diye sertçe sikiyordum. Alper iyice kıvranıyordu zevkten ve daha hızlı sikmem için yalvarıyordu bana. İçine boşaldığımda da durmadım hiç. Hızla soyunduk ve ağzına verdim. Bütün ustalığını kullanarak vakum gibi emip kısa sürede kaldırdı ve kucağıma oturup zıplamaya başladı üstümde. Ohhh hiçbir kadın bu zevki veremezdi bana. Vahşi bir kedi gibiydi üstümde. İnmek istemiyordu üstümden. Kendimi tutmam lazımdı biraz. Yuvarlak, kaslı, irice poposundan tutup ikiye ayırmıştım ellerimle. Üstümde zıpladıkça siki de sallanıyordu önünde. Kaldırdım üstümden ve altına yastık koyup üstüne çıkıtığımda abana abana sikmeye başladım bu sefer. Hiç ellemiyordum sikini. Zevk suları akıyordu hiç durmadan. Kasılmaya, titremeye başladığında “ Ohhh Emree eveet haadii ohhh sik benii aşkım, doyur beni yarağınaa, ohhh geliyorumm sik benii “ diye bağırıyordu altımda. Offf durduramıyordum kendimi. Üstünde zıplıyordum sanki sikerken. İkimizde aynı anda boşalırken bağırıyoduk zevkten. Kendimize geldiğimizde duvara vuruyorlardı. 2 dakika sonra odanın telefonu çaldı. Alper konuştu ve özür dilerken güldü biraz. Öylece uzandık yatağa. Ter içindeydik. Dudaklarımı öpüyor teşekkür ediyordu Alper bana. Kalkıp soğuk bira getirdi. Biramızı içerken elini atmış oynuyordu yavaş yavaş. Coffe shoptan kalan son sarma sigarayı çıkardı. İçmeye başladığımda ağzına aldı. Ohhh şaka yapmıyormuş, doyamıyordu bu gece sikilmeye. Yavaş yavaş yalıyordu. Fazla sürmedi sertleşmem. Kafam da çok iyiydi. Yavaşça altıma aldım onu ve içine girmeye başladım tekrar. O içiyordu bu sefer sikilirken. Uzun uzun siktim onu altımda. Kolları ve bacaklarıyla sarmıştı beni iyice. Zevk içinde inlerken altımda iyice sertleşen sikini hissedebiliyordum. Boşalmamıza yakınken de o aldı beni altına ve son derece nazik bir şekilde soktu. Hafif hafif sokup çıkartıyordu köklemeden. Her seferinde daha çok sokmaya başlarken kökledi birden. Çok büyük bir zevkle boşaldım altında. Bir iki defa daha sokup çıkardı ve İçime boşaldığında çıkarmadı bile. Öylece uyuduk, sızdık daha doğrusu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bölüm – 1 Otobüste Tacizden Grup Birlikteliğine

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bölüm – 1 Otobüste Tacizden Grup Birlikteliğine
Fuat çalan telefonunu açtığında Kenan’ın heyecanlı sesiyle irkildi; “Oğlum bir çiftle tanıştım az önce. Kadının adı Yeliz. Otobüste yanlışlıkla poposuna dokundum. Bana baktı ve güldü. Fuat, çok güzel kadın. Türbanlı hem de. Daracık uzun elbise giyiyordu. İncecik belinin altında yusyuvarlak poposu muhteşem! O gülünce ben de cesaret ettim bu kez okşadım poposunu. Yanında da kocası varmış. Gördü ve öğrenci misin diye sordu. Evet dedim. İki öğrenci arkadaşını daha bul ve bize gidelim dedi. Adam karısına grup yaptıracakmış. Söz vermiş. Oğlum Turgut’u da ara. Bu fırsatı kaçırmayalım. Ama adam önce bizim üçümüzü de görüp karısı beğenirse götürecek. Acele et, Beşiktaş’taki AVM ye gel hemen”.

Kenan, Fuat ve Turgut üniversiteye yeni başlayan üç genç arkadaş. İlk cinsel deneyimlerini üniversite yurdunda tanıştıktan sonra birbirlerini gaza getirerek gittikleri masaj salonunda yaşamışlardı. Gerçi oraya harcadıkları para fazla olunca iki ay sıkıntı çekmişlerdi ama üçü de durumlarından memnundu. Sonrasında Turgut bir kız arkadaş edindi kendisine. İkinci haftasında üniversitedeki başka bir erkekle aldatılınca intikamını farklı bir yolla almayı seçti. Sevgilisinin telefon ve facebook gibi bilgilerini Fuat ve Kenan’la paylaştı. Kızın zaaflarını ve ilgi alanlarını anlatarak ikisinin de onunla birlikte olmasını sağlamıştı. Birinci yılın sonuna geldikleri şu günlerde bu olay başlarına gelen en müthiş seks deneyimi olacaktı. Aynı kızla ayrı ayrı birlikte olunca içlerinde grup seks yapma merakı gizliden gizliye uyanmıştı zaten. Şimdi hiç beklenmedik bir şekilde bu fırsat ayaklarına gelmişti.

Yeliz zengin ve olgun yaşta bir iş adamının genç ve güzel karısıydı. Kocası iyi biriydi ama Yeliz’i cinsel olarak tatmin etmekte yetersiz kalıyordu. Son zamanlarda porno izlemeye ve bu filmlerin konuları nedeniyle birlikte fanteziler kurmaya başlamışlardı. Bir gün Yeliz “beni bir grup erkekle seks yaparken hayal eder misin?” diye sorduğunda başlattıkları düşler onları bugüne getirdi. Kalabalık bir otobüsü seçip bindiler ve eli yüzü düzgün ve genç birisini aramaya koyuldular. Yeliz’i gözüyle soyan çok insan vardı ama hiçbiri onlara uygun değildi. En son Kenan ile tanıştıklarında öğrenci bir genç grubun en iyisi olacağına karar vermişlerdi. Üç genç AVM önünde buluştuğunda Yeliz kocasının lüks arabasında ön koltukta oturuyordu. Kocası da şoför koltuğundaydı. Yeliz üç genci de süzdükten sonra “Olur” dedi. Kocası dışarı çıkıp üç gençle de tanıştı ve arabaya geçmelerini söyledi. Genç kafadarlar cinsel zevkin sarhoşluğuna şimdiden yakalanmışlardı. İki katlı, geniş bahçeli villaya geldiklerinde önde Yeliz ve kocası, arkada gençler girdi evin büyük kapısından.

Evde kimse yoktu. Burası arada kafa dinlemek için geldikleri Beykoz’da bulunan bir villaydı. Yeliz salona geçti. Kocası gençleri durdurdu ve “Gençler sizden sadece doğal olmanızı, gerektiği kadar sert gerektiği kadar yumuşak davranmanızı istiyorum. Ben sizi izliyor olacağım. Girin ve karımı memnun edin.” dedikten sonra yandaki odaya geçti. Burada salona açılan aynalı bir cam vardı. Yani salondakiler bu odayı göremiyordu. Üç arkadaş odaya girdiklerinde karşılarında kelimenin tam anlamıyla bir afet duruyordu. Türbanlıydı, kapalıydı her yanı. Ama öyle bir elbise giymişti ki, göğüslerinin harika şekli, poposunun yuvarlaklığı, omuz hatları tüm mükemmelliğini sunuyordu seyredene. Yeliz de heyecanlıydı gençler gibi. Önce Kenan yanına geldi. Yüzüne biraz baktıktan sonra dudaklarına yapıştı. Sarıldı sımsıkı. Sevgilisini öper gibi öpüyorlardı birbirlerini. Derken Turgut Yeliz’in arkasına geçti ve sırtını, poposunu okşamaya başladı. Onun elinin nezaketi altında etkilenen Yeliz döndü ve bu kez Turgut’la öpüşmeye başladı. Fuat biraz onları seyrettikten sonra Yeliz’in nefes almak için ayrılmasını fırsat bilip elinden çekti ve o da başladı öpüşmeye. Üç genç ve yakışıklı erkeğin dudaklarında eriyen Yeliz zevk yorgunluğuyla kendini kanepeye bıraktı. Turgut yanına oturup elbisesinin üstünden memelerini okşamaya başlarken diğer yanına oturan Fuat dudaklarında eksik kalan buselerini tamamlıyordu. Kenan da Yeliz’in önüne diz çökmüş, ayak ucundan başladığı, elbise üzerinden okşama hareketleri diz ve baldırları geçerek bacak arasına gelmişti. Bu harika yeri okşuyor ve arada da burnunu dayayıp kokluyordu kadınlığını Yeliz’in. Turgut aşama atlamaları gerektiğine karar vermiş olacak ki Yeliz’i biraz eğip sırtındaki fermuarını açtı. Bembeyaz teni V harfi gibi açılan koyu sarı elbisenin altında, ortada siyah bir sutyenin sırt bağlantısı ve kopçasıyla parlıyordu. İpek gibi bir teni vardı Yeliz’in. Elbisenin arkasının açıldığını gören Fuat, Yeliz’e kollarını çıkartması için yardım ederek üst kısmını soydu. Dizleri dibindeki Kenan da elbiseyi poposunun altından sıyırıp bacaklarından çıkarttı ve attı arkasındaki boşluğa. Üzerinde siyah bir külot, siyah bir sutyen, siyah bir türbanla ve bembeyaz teniyle Yeliz üç gencin arasında oturuyordu. Turgut bu sonuçla da yetinmedi ve siyah sutyeni bir çırpıda çıkartarak güzel, orta büyüklükteki sert ve diri göğüsleri özgürlüğüne kavuşturdu. Meme uçları dimdik olmuştu Yeliz’in. Turgut ve Fuat bu güzelliğe seyirci kalamayıp birer göğsü emmeye başladılar. Bu arada Kenan da önündeki külotu yana doğru kaydırıp, Yeliz’in bembeyaz, âdete dokunulmamış gibi tertemiz duran, ıslanmış vajinasını açmış, biraz okşadıktan sonra yalamaya başlamıştı. Az sonra Yeliz’in vücudunun her noktasında ya bir dil ya da bir el geziniyor, bedeninin her yerindeki zevk noktaları en yüksek sinyalleri gönderiyordu beynine.

Fuat daha fazla dayanamayıp pantolonunu ve baksırını çıkarttı. Kanepenin üstünde ayağa kalktı ve sem sert olmuş penisini Yeliz’in ağzına dayadı. Bir elini Fuat’ın poposuna koyan Yeliz poposundan kendine çekerek hayatında canlı olarak gördüğü ikinci penisi büyük bir zevkle ağzına doğru bastırıyordu. Vajinasına sokulan dilin etkisiyle iki kez boşalmış, yeni boşalmalar için hazırlanıyordu. Turgut da pantolon ve baksırını çıkartmış, penisini Yeliz’in diğer eline vermiş okşatıyordu, onun muhteşem meme uçlarını ısırırken. Derken Kenan da altındakileri çıkartıp büyük penisini sıvazlarken “Yeliz Hanımı yere alalım” dedi arkadaşlarına ve yere uzandı. Kenan Yeliz’in elinden tutup önce penisine oturmasını sonra üzerine doğru yatmasını sağladı. Yeliz yerde oturmuş ve Kenan’a doğru eğilmiş şekilde ileri geri hareket ederken, Fuat da Yeliz’in popo deliğine sehpanın üzerinde bulunan kayganlaştırıcıyı sürüp penisini soktu. Yeliz, Fuat ve Kenan arasında tost olmuştu adeta. Yeliz Kenan üzerinde gidip gelirken aynı zamanda Fuat’ın penisi de arkasına girip çıkıyordu. Turgut da Yeliz’in baş hizasına gelmiş bu git geller sırasında penisini ağzına sokuyordu.

Karısının üç üniversite öğrencisinin arasında becerilmesini izleyen Yeliz’in kocası da aynalı camın arkasında otururken penisini çıkartmış mastürbasyon yapıyordu. Yaptığının yanlış olduğunu biliyordu. Aslında çok kıskanırdı karısını. Bir başkasına gülümsediğini görse o kişinin yerinde olmak isterdi. Sadece ona gülsün, sadece onunla sohbet etsin isterdi. Ama asla böyle bir kısıtlama da getirmemişti. Onu çok seviyordu. O derece seviyordu ki, onun istediği zevki yaşamasına engel olmamıştı. Seks hayatları çok da kötü sayılmazdı. Ama karısı çok gençti ve istekleri, onun verebildiğinden fazlaydı. Bu şekilde en azından kendisini aldatmadan, sadece zevk almak için istediği zevki doruklarda yaşayabileceği bir ortam sunmuştu ona. Ve hala kendisini seveceğinden de emindi.

Üç arkadaş Yeliz’in vajinasına, poposuna ve ağzına boşalmış ve Yeliz’in etrafında buldukları yere uzanıp kalmışlardı. Az sonra Yeliz yerden kalktı ve banyoya gitti. Geldiğinde sanki hiç seks yapmamış gibi şık duruyordu. Yeni bir elbise giymişti üzerine. Kocası da salonda gençlerle konuşuyordu. Yeliz üç gençle de tek tek öpüşüp vedalaştı. Kocası gençleri kapıya kadar uğurladı ve sonradan çağrıldığı belli olan şoföre misafirleri istedikleri yere bırakmasını tembihleyerek villaya geri döndü.

Bu üç genç için de hayatları boyunca unutamayacakları bir deneyim olmuştu. Hatta hayatlarını belki de kökten etkileyecek ve değiştirecek bir deneyim. Üç arkadaş da bundan sonra türbanlı kızlardan hoşlanacak ve evliliklerini de Yeliz’i hatırlatacak kızlarla yapacaklardı mesela.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

TURİZM’DE YAŞADIKLARIM

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

TURİZM’DE YAŞADIKLARIM
(ALINTI)

Merhabalar,adım Ozan.27 yaşındayım ve şuan Muğla’da oturuyorum.Size anlatacağım olay bundan 4 yıl önce ben 23 yaşımdayken başımdan geçmeye başladı.Turizm bölümünü bitirmiştim ve bitirene kadar da dışarıdan aldığım kurslar ile İngilizce,Fransızca ve Rusça öğrenip 3 yabancı dili öğrenmiştim.En sonunda herkesin yaptığı gibi bende bir otele başvurmuştum.İstanbul’da okumama rağmen otelim Antalya’da çıkmıştı ve otele alınmıştım.İlk olarak bir gemiye verilecektim ve seyahat gemilerinde hizmet edecek daha sonra da beğenilirsem otele alınacak veya tekrardan daha büyük gemiler ile devam edecektim çalışmaya.Mayıs ayının son haftasındaydık ve benim ilk işim olacaktı,sabahın çok erken saatlerinde bindik gemiye.

Geminin sorumlu müdürü bizi önüne dizdi ve toplam 4 kişi olduğumuzu gördüm.Sorumlu müdür konuşmaya başladı “Arkadaşlar,birkaç arkadaşımız son anda çıkan pürüzler yüzünden aramıza katılamayacağından bu sefer ki turu birkaç kişi daha az yürüteceğiz.O yüzden size burada büyük iş düşüyor. “ dedikten sonra herkese görevlerini dağıtmaya başladı.Bana geldiğinde “Sen,geminin en üst katından ve masaj salonundan sorumlusun.Eğer masaj isteyen birden fazla kişi olursa telefon ile bana ulaşıyorsun ben hemen oraya birini göndereceğim. “ dedi.Herkese görevi dağıtıldıktan sonra “İlk defa gemide çalışacak kim var?” diye sordu.Bende “Ben varım efendim. “

Müdür,diğerlerine dönerek “Siz gidebilirsiniz. “ dedi.Bana yaklaştı ve “Seninle konuşalım biraz,takip et beni. “ dedi.Kendi odasına gelmiştik.O masasına geçti ve bende önünde ki koltuğa oturdum.Bana “Bak evlat,gençsin ve kanın kaynıyor olabilir ama asla müşterileri rahatsız edecek hareketler yapma. Onlara sulanma,olacağı varsa olur ama asla yavşama. “ dedi.Bende “Tamam efendim. “ dedim.Müdür “Senin gemide yeni olduğunu biliyordum zaten o yüzden masaj bölümünü sana verdim.Orada işini hakkınla yaparsan çok güzel bahşiş alırsın. “ dedi.Teşekkür ederek kalktım ve en üst kata kendi bölümüme çıktım.En üst katta ki odalar suit odalardı ve sadece 2 tane vardı.Az odaya bakacaktım ama odalarda ki insanlar daha zengin olacaklardı.

Saat 11.00 gibi gemiye yavaş yavaş gelmeye başladılar yolcular ve bende kendi bölümüme gelecekleri bekliyordum.En sonunda bir çift geldi bizim kata,hemen bavullarını aldım ve taşımaya başladım.Genç bir çifte benziyorlardı ve büyük ihtimal daha yeni evlenmişlerdi.Bavullarını odalarına bıraktıktan sonra “Başka bir isteğiniz var mı?” dedim.Erkek olan elime 20 lira sıkıştırıp “Yok kardeşim sağol. “ dedi ve bende odadan çıktım.Biz aylık üzerinden değil çıktığımız gemi seyahati üzerinden para alıyorduk.Bende ilk seferimde tam 2 hafta çalışacaktım ve 2 hafta boyunca 800 TL alacaktım.Odadan çıktıktan sonra hemen dosyadan kayıtlara baktım merak ettiğim için.Gelenler daha yeni evli çiftmiş ve özel balayı için yer ayırtmışlar.Erkek olanın ismi Mehmetmiş ve 23 yaşındaymış,kızın ismi ise Ecem ve 22 yaşındaymış.

Odaya çok hızlı girip çıktığım için kızı tam süzme fırsatım olmamıştı.Diğer odada yatacak kişiler gelememişler ve o oda bu seferlik boş kalacakmış.Çok sevinmiştim çünkü boş kalan odalarda o katın görevlisi kalabiliyordu o yüzden o odada bana kalmıştı.Öğlen yemeğinden sonra aşağıya masaj salonuna indim ve beklemeye başladım.Birkaç saat geçmişti aradan ki kapı açıldı ve “Kimse var mı?” diye bir ses duydum.Hemen kapıya yöneldim ve “Hoş geldiniz. “ dedim.Kapıda yaşı en fazla 16-17 olan genç bir kız duruyordu.Kız “Ben masaj yaptırmak istiyorum. “ dedi.Bende “Tabi,buyrun.Önce isminizi almam gerekiyor. “ dedim.Gülümseyerek “Ceren. “ dedi.Bende “Buyrun Ceren hanım 3 numaralı odaya geçin. “ dedim.Ceren geçti odaya ve bende hazırlanıp havlumu ve yağlarımı aldıktan sonra 3 numaralı odaya girdim.

İçeriye girdiğimde Ceren çıplak bir şekilde yatıyordu ve sadece kalçalarını kapatacak bir havlu örtülüydü.İçeriye girdim,yağı elime sürdükten sonra vücuduna masajımı yapmaya başladım.Öncelikle sırtından başladım.Ceren ile konuşmaya başladık,kendisi sürekli bana sorular soruyordu ve kendisini anlatıyordu. erkek arkadaşı ile gelmiş buraya.1.70 boylarında,buğday tenli,kumral saçlı,çıkık ve yusyuvarlak kalçaları olan bir kızdı.Havlunun arasından amı ortam loş bir ışıkta olduğu için görünmese bile onun vücuduna dokunmak yetiyordu bana.

45 dakikalık bir masajdan sonra bitirmiştim.Ceren çok teşekkür etti.Bende hemen odadan çıktım ve ellerimi yıkadıktan sonra Ceren masaj salonunun duşuna girdi.Yıkandıktan sonra teşekkür etti ve elime bir para sıkıştırıp “Parmaklarını harika kullanıyorsun.Çok rahatladım teşekkürler. “ dedi.Daha sonra gülerek masaj salonundan çıktı gitti.Bıraktığı para da 50 TL gibi bir paraydı.Oturmuş dinleniyordum ki 20 dakika geçmeden bir telefon daha çaldı.Özel olarak odada masaj istediğini söyleyen bir kadın vardı.Oda numarasını aldığımda bu benim kat görevlisi olduğum yere gelen daha yeni evli çiftti.Birazdan geleceğimi söyleyerek kapattım ve yine hazırlığımı yapıp odanın önüne gittim.Kapıyı tıklattım ve kapıyı Mehmet açtı.

Beni görünce “Geç. “ dedi.İçeriye geçtiğimde Mehmet,Ecem’e “Ben duşa giriyorum. “ diye seslendi ve duşa girdi.Büyük ihtimal ben gelmeden önce seks yapmışlardı ki zaten odanın içerisine girdiğimde anlamıştım.Yerde boxer vardı ve çarşaflar dağılmıştı resmen.Ecem yatakta sırt üstü yatıyordu apar topar giyindiği belliydi.Altında mini kırmızı bir etek üzerinde ise askılı bir body vardı.Bana bakarak “Hemen başlayabilir misin masaja?” dedi.Bende “Tabii ki. “ dedim.Bacaklarının birini kaldırdım ve altına havlu koyarken gördüğüm manzara müthişti.Apar topar hazırlandığı için altına külot giymemişti ve bacaklarını ayırınca hafiften amını tamamen gördüm.Hafif kızarıklık vardı ve daha tam kapanmamıştı şimdi seks yaptıklarından emindim.Mehmet bey bir süre sonra dışarıya çıktı ve yanımıza gelip eşini dudağından öpüp “Hayatım ben havuza gidiyorum. “ dedi ve çıktı odadan.

Eşini benimle odada yalnız bırakabilmişti.Ya gerçekten çok güveniyordu ya da eşinin başkasıyla birlikte olması onun umrunda değildi.Artık odada ikimiz baş başa kalmıştık ve ben masajıma devam ediyordum.Yorgunluk,seks ve rahatlatıcı masaj birleşince bir süre sonra Ecem hanım uyumuştu ve bende bunu fark edince aklıma birkaç şey geldi.Öncelikle omzundan sarsarak “Ecem hanım,Ecem hanım. “ diye seslendim fakat ses gelmeyince işime koyuldum.Öncelikle eteğini beline kadar sıyırdım ve kalçalarını tamamen çıplak bıraktıktan sonra okşamaya başladım.Kalçalarını ayırarak göt deliğine ve amına bakmaya başladım.Hafifçe okşuyordum fakat uyanır diye çok ileriye de gitmek istemiyordum.Biraz okşadıktan sonra tekrardan mini eteğini indirdim ve çekmecesini açtım.

Külotları karşımdaydı ve biraz baktıktan sonra kırmızı dantelli külot ile siyah bir tanga alarak odadan toparlanıp çıktım. Tangayı hemen kendi odama bıraktıktan sonra masaj salonuna inerek malzemeleri oraya bıraktım.O gün başka bir olay olmamıştı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sarhoş Yengem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sarhoş Yengem

60 yaşındaki dayım daha çok karı kız meselelerinden dolayı eşinden boşanmış, bir süre sonra da bir oğlu olan ve eşi ölmüş 36 yaşındaki dul bir kadınla (Ayşe) evlenmişti. Ben de üniversite için Ankara’ya gelmiş ve yurtta kalmaya başlamıştım. Küçüklükten beri aramız iyi olan dayım sık sık beni evine çağırıyordu. Ben rahatsızlık vermemek için gitmemeye çalışsam da pek fazla kaçınamıyordum. Dayımın yeni eşi Ayşe abla samimi ve çok cana yakın bir kadındı ve hiç yabancılık çekmeden kendisine alıştım. İkinci sınıfın başından itibaren daha sık gitmeye ve onlarda kalmaya başladım. İkisi de çalıştıklarından bazen Ayşe ablanın ilkokula giden oğlunu okuldan alıp eve götürüyordum ve onlar gelene kadar çocukla ilgileniyor, derslerine yardım ediyordum ve o günlerin bazısında onlarda kalıyordum. Genelde yemeklerde içki içilir, onlar rakı bense bira içerdim. Bazen dayım erken yatar biz Ayşe ablayla içmeye devam eder havadan sudan konuşurduk. Bu içki sofralarında bazen tartıştıkları da oluyordu. Ben onlar tartışmaya başlayınca yatmaya giderdim çünkü bu tartışmaların ardından ateşli bir şekilde sevişeceklerini biliyordum artık. Dayım yaşına rağmen libidosu yüksek biriydi ve mekanizmasının hala sağlam çalıştığını biliyordum. Onlarda kaldığımda ben yatak odalarının bitişiğindeki odada kalıyordum. Dayım ve Ayşe abla seviştiklerinde bazen Ayşe ablanın derin iç çekişlerini, kesik çığlıklarını duyuyordum. Bir süre sonra Ayşe abla odadan seri adımlarla çıkıp yalpalayarak banyoya doğru koşturuyordu. Hatta bir gece yarı karanlıkta çıplak şekilde bacaklarının arasına sıkıştırdığı külotuyla koşarak gittiğini görmüştüm. Merakıma yenilip ben de bir süre sonra banyoya gittiğimde beyaz bir ıslaklığa bürünmüş ve sıcaklığı henüz üzerinde olan külotunu kirli çamaşırların en üstünde bulurdum.

Artık onlarda kaldığımda neredeyse sevişmedikleri gün olmuyordu. Dayım yaşına rağmen Ayşe ablayı inletebiliyordu zevkten. Ben cinsel olarak çok faal olsam da kız arkadaşım da olduğu için bunları olağan karşılıyordum. Ancak bir süre sonra Ayşe abla gözüme daha farklı görünmeye başladı. Hafif balık etli vücudu ve biraz büyük kalçaları ve buna rağmen küçük göğüsleriyle bana çok çekici ve seksi gelmeye başladı. Mastürbasyonlarımın kahramanı oluvermişti birden. Kız arkadaşımla sevişip geldikten sonra dahi onu düşleyerek mastürbasyon yapıyordum. Onlarda kaldığımda bir akşamın sabahında Ayşe ablanın iç çamaşırlarını keşfettim. Dantelli, beyaz, kırmızı ve siyah renkler ağırlıktaydı. Ben bazen bunlara bakarak bazen koklayarak mastürbasyon yapmaya ve bunların üzerine boşalmaya devam ettim. Bir süre sonra kirli çamaşırlarına merak saldım ve bunları koklayarak üzerlerine boşalıyordum. Temiz olanları kurutup tekrar yerine koyuyor, kirlileri öylece çamaşır sepetine atıyordum. Ayşe abla bende bir tutku haline gelmişti artık. Ancak kendisine hiçbir şey hissettirmiyordum ve aramızdaki ilişk**e değişiklik olmamıştı. Bana bazen dayımın kötü huylarından, kendisini sinir eden davranışlarından ve başka kadınlara muhtemel ilgisinden bahseder ve dert yanardı. Haklıydı da. Bir gün düzensiz bir şekilde eve geldiğimde kapıyı anahtar üzerinde olduğundan açamamıştım. Beş dakika sonra kapı açıldığında dayım telaşlı bir haldeydi. Evde başka bir kadının olduğunu anlamıştım ve bir şey unutmuş gibi yapıp geri dönmüştüm. Kadın olup olmadığını anlamak için biraz dışarıda beklediğimde önce bir kadın çıkmış, beş dakika sonra da dayım çıkmıştı evden. Daha sonra aracının anahtarını kaybeden dayım yedek anahtarını getirmemi istediğinde gittiğim yerde tesadüfen aynı kadını balkonda bize bakarken görmüştüm.

Dayım bazı günlerde şehir dışına çıktığında da onlarda kalıyordum. Böyle günlerde de birlikte yemek yer ve dayım olmadığı için o da benimle birlikte bira içerdi. Daha sonra da 7 yaşındaki oğluyla yatak odasında yatardı. Tüm bunları ben olumsuz yorumlayıp onunla bir macera yaşayamayacağıma yorardım ama kendisine de çok tutkun hale gelmiştim. Bazen kız arkadaşımla onların yatağında sevişirken Ayşe’yle seviştiğimi düşünüp daha azgın hale geliyordum. Yine dayımın olağan yokluklarından birinde ben Ayşe’nin oğluna ders çalıştırmış ve sonra da o sabah çıkardığı kirli külotuna boşalmıştım. Ayşe eve geldi yemek yedik ve ben tv’de bir film izlemeye başladım. Ayşe abla yemek ve bulaşık işlerini hallettikten sonra biraz işiyle ilgilendi ve uykusu gelen oğlunu dayım olmadığı için kendi yatak odalarına yatırdı. Sonra benden bira almamı istedi. Üçer tane bira alıp eve geldikten sonra fikir değiştirdiğini ve rakı içmek istediğini söyleyerek kendisine rakı koydu. Ben de bira içmeye başladım. Ve göz ucuyla kendisini süzüyordum ve yine kendisiyle deli gibi sevişme arzusu uyanmıştı bende. Bir süre sonra filmin heyecanına kapıldım ve arzu falan kalmadı. Film bittiğinde ben üç bira içmiştim Ayşe abla ise ikinci dubledeydi. Biranın da etkisiyle bende yine Ayşe Ablayla ilgili fanteziler uyandı. İşini bitirdikten sonra sohbet etmeye başladık. Bana yine dayımdan dert yanmaya başladı. Bu arada üçüncü dubleyi bitirmiş ve konuşurken ağzı yalpalamaya başlamıştı. Dördüncü rakıyı daha az koydu hızlı bir biçimde onu da içti. Rakının bittiğini görmüştüm. Ben isterse bira olduğunu, içebileceğini söyledim. Hayır diyerek konuşmaya devam etti ve konuşmanın bir yerinde dayımın bornozunun cebinde prezervatif bulduğunu, bu yüzden tartıştıklarını söyledi. Bu tür konular konuşulduğu için ben yadırgamadım ve başka şeye de yormadım ancak çok sertleşmiştim. Bu arada Ayşe abla dayımın kadınlar konusunda doyumsuz olduğunu ve tüm kadınlara asıldığından bahsetmeye başladı. Dayımı çözmüştü. İçk**en dolayı ağzı yamulmuş sözcükler anlaşılmıyordu; sarhoş olmuştu. Ancak zaten ben artık kendisini dinlemiyor, kendisiyle bu gece sevişip sevişemeyeceğimi düşünüyordum çünkü artık patlayacak hale gelmiştim. Nasıl oldu anlamadım ama birden elini tutarak kendisine bir şey göstereceğimi söyleyerek banyoya götürdüm. Sabah çıkardığı ve akşam üzerine boşaldığım ıslak külotu kirliden alarak kendisine gösterdim. Sarhoşluğuna rağmen bu çok şaşırmıştı. Kendisini çok arzuladığımı, bu arzumu da külotlarına boşalarak gidermeye çalıştığımı, beni sapık olarak görmemesini söyledim. Ayşe abla sallanmasına rağmen daha da çok şaşırmıştı. Birden yüzü asıldı ve anlatamayacağım bir hal aldı. Kendisinin eşi öldüğü için çocuğuyla ortada kaldığını, tek başına yapamayacağını, bu nedenle dayımla evlendiğini, kendisinin benim sandığı gibi bir kadın olmadığı anlamına gelen bir şeyler söylemeye çalıştı ve en son bunları konuşmamış kabul edeceğini belirtti. Bense acayip utanmıştım ve yaptığıma aklım almıyordu. Ellerini tutarak kendisine sarıldım ve özür diledim. Kendisine sadece tarif edilemez bir cinsel tutku duyduğumu ancak başka türlü değerlendirmediğimi ancak şu anda yaptığımdan utanç duyduğumu belirttim ve kendisine sarılmaya devam ettim. Ancak sarılma cinsel bir şey içermiyordu. Ayşe Abla ise bir şeyler söylemeye devam etti ama anlayamadım. Ellerini benden kurtulmak ister gibi belime götürdü ve beni ittirdi. Ancak gücü bittiğinden mi yoksa vazgeçtiğinden mi anlayamadım, ellerini serbest bıraktı. Ben sarılmış vaziyette sırtına baskı yaparken ellerim sırtında hafif hafif gezinmeye başladı. Ben konuşmuyordum ancak kesik kesik soluyordum ve penisim kemik gibi sertleşmişti. Bu arada Ayşe ablanın ağzından anlaşılmaz laflar çıkmaya devam ediyordu ve baktığımda gözlerini zor açıyordu. Anlaşılan iyice sarhoş olmuştu. Onun o halini görünce pişmanlık modundan çıkıp tekrar onu arzulamıştım. Kendisini yatıracağımı söyleyerek ve belinden tutarak yatak odasına götürdüm. Oğlu yatağın bir kenarında yatıyordu, Ayşe ablayı diğer kenara yatırarak biraz ittirdim ve kendisini izlemeye başladım.

Kış olmasına rağmen evin içi sıcaktı. Üzerinde bir tişört ve altında eşofman altı vardı. Biraz izledikten sonra yatağın kenarına oturdum ve yüzü koyun halde sırtını okşamaya başladım, kalçalarına doğru indiğimde sırtı benden yana olacak şekilde yan döndü. Kalçalarını eşofmanın üzerinden okşamaya devam ettim. Çok sertleşmiştim ve boxerımın önü çok ıslaktı. Elimi tişörtünün altına sokup tenine dokununca ürperdim. Bu arada Ayşe abla anlaşılmaz şeyler mırıldanıyordu. Ama kendinde olup olmadığından emin değildim. Tepki gelmemesi üzerine yanına uzandım ve sikimi kalçalarına dayadım ve tişörtünü sıyırıp göğüslerini okşamaya geçtim. Oğlu bir ara uyanır gibi oldu, durdum ama derin uykusuna devam etti. Ben artık kendimden geçmiş şekilde Ayşe ablayı okşuyordum. Eşofmanını dizlerine kadar sıyırdığımda altında siyah bir normal külot gördüm. Biraz da külotun üzerinden okşadıktan sonra külotu da dizlerine indirdim. Düşlediğim muhteşem kalçaları ve kadınlığı önümdeydi. Ben okşarken Ayşe abla inliyordu ancak sarhoşluktan mı, zevkten mi anlamadım. Elimle kalçalarını okşadıktan sonra parmaklarımı amına değdirince ıslaklığı hissettim. Parmaklarıma baktığımda koyu beyaz sıvıyı gördüm ve yaladım, ekşi ama baştan çıkarıcı bir tattı. Ben de yan yatar halde pantolonumu sıyırıp sikimi çıkardım ve Ayşe ablanın amına sürtmeye başladım. Sikimin ucu ıslak ve bembeyaz olmuştu. Yavaş yavaş ittirerek amına girdim, buna inanamıyordum, uzun süredir düşlediğim amın içindeydim. Yasak olanın zevkiyle düşler birleşmişti işte. Yavaş yavaş, sarsmadan gidip geliyordum içinde. Boşalacağımı hissedince durup sonra tekrar devam ediyordum. Ayşe abla inliyor ve anlaşılmaz şeyler mırıldanıyordu. Bir ara dayımla sevişirken çıkardığı seslerin aynısını çıkardı. Bunu duyunca irade dışı hızlandım ve deli gibi içine boşalmaya başladım. Yaklaşık bir dakika kesik kesik içine aktım. Kan ter içinde kalmıştım. Sikim içinde küçülünce çıkardım. Döllerim Ayşe ablanın amından kalçalarına doğru akmaya başladı. Bir süre daha kendisini seyrettikten sonra taşan dölleri peçeteyle temizledim ve külotuyla eşofmanını çektim. Salona gittiğimde müthiş bir pişmanlığa kapılmıştım. Ancak bir süre sonra tek yanlı olmadığı konusunda kendimi ikna ettim ve uyudum. Ertesi sabah uyandığımda Ayşe abla işe gitmişti. Kirli çamaşır sepetine baktığımda gece giydiği külotu ıslak bir şekilde duruyordu. Acaba durumu anlamış mıydı? Ancak hiçbir tepki görmedim. Ben sınavları bahane ederek bir süre görünmedim. İlk karşılaşmamızda ise hiçbir şey olmamış gibi davranınca rahatladım. Sonraki iki seneyi de okuldan bir arkadaşla çıktığım evde geçirince böyle bir fırsat daha doğmadı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Swinger Kavramı ve Kuralları.
Eş değiştirme eşini, katılımcıların izniyle, başka çiftlerle değiştirme pratiğidir. Genelde çiftler, cinsel ilişkiye aynı odada ve aynı yatakta girerler. Erkek, diğer çiftin kadınıyla, kadın da, diğer çiftin erkeğiyle ilişkiye girer. Partnerler arası ilişkiler de olabilir. Aynı zamanda teşhirciliği ve dikizciliği seven, partnerlerinin gözleri önünde zevk almasından hoşlanan çiftlerin tercih ettiği bir ilişk**ir. Çift değiştirmeyi bu şekilde uygulamaya koymak her türlü şekliyle fantezileri hayata geçirme olanağı verir çünkü grubun çeşitli cinsel oyun ve kombinasyonu gerçekleştirmesini sağlar. Ayrıca bu oyunlara iki çiftten daha fazlası da katılabilir. Eş değiştirmenin avantajları 1. Değiştirmeden sonra çiftler kendilerini birbirlerine daha yakin ve aşık hisseder ve bu etki az çok değişken bir süre sürer. 2. Cinsellik konusunda bilgiler ve sır açmalar daha gelişir. 3. Aktif sosyal hayat zenginleşir. 4. Çift birbirine karşı daha dürüst davranır. 5. Cinsellik, bazen tabu kabul edilen bölgenin dışına çıkar. Uyulması gereken kurallar İyi bir libertin olmak için gerçek anlamda oluşturulmuş kurallar yoktur, ancak, hoşça karşılanan bir partner olmak isteyen herkesin uyması gereken birkaç kural vardır. 1. Kibarlık Libertinlik ve eş değiştirme de bir tanışma biçimdir ve sonuçta kibar davranmak gerekir: kendinize ve eşinize nasıl davranılmasını bekliyorsanız, siz de başkalarına öyle davranın. 2. Dostane olun Size ilişki öneren bir çiftle ilgilenseniz de ilgilenmeseniz de kibarlık olmazsa olmaz. Bunu anlatmanın çeşitli yöntemleri vardır ve unutmayın ki beğenmediğiniz bir çift size daha ilginç çiftler tanıştırabilir. 3. Bütün tekliflere cevap vermeye çalışın. Bir teklif alırsanız mutlaka olumlu veya olumsuz cevap verin. 4. Temizlik Sizi kötü kokular, kirli vücutlar ve dişler, kararmış ayaklar rahatsız etmiyor olabilir ama çoğumuz için bunlar mide bulandırıcı. Su ve sabun pahalı şeyler değil… ve eğer temiz gelmezseniz, ringde geçirdiğiniz 2 saat sonundaki kokunuzu bir düşünün… 5. Başkalarının duygularına saygı Şunu iyi bilmeliyiz ki herkes her durumda rahat olmaz. Bir kişi rahat değilse onu telkin etmek gerekir. Eğer bir şey iyi gitmiyorsa nazik ve saygılı koşuluyla kişiyle konuşmak gerekir çünkü sessiz kalıp maruz kalmak bir işe yaramaz. 6. Çok baskıcı olmayın Bir çift ile ilişkiye girmekte ilgiliyseniz, düzgün bir şekilde ve insanların üzerine atlamadan bunu belli edin. Eğer teklifiniz ile ilgileniyorlarsa, şüphe etmeyin, size belli ederler. Şunu unutmayın ki red edilmenin değişik sebepleri vardır. Bazı kişiler formda olmayabilir, veya başka istekleri olabilir, başka bir gün belki olumlu yaklaşırlar. Ancak bir çok sefer red edilmişseniz, insanları rahatsız etmeyin. Size “Hayır” denmiş ise, “Neden” diye sormayın. Bu herkesin kendi özgürlüğü. 7. Sadece size zevk veren şeyleri yapın İstemediğiniz şeylere maruz kalmak gereksizdir. Bütün parametrelerine hakim olmadığınız bir oyuna girişmek hoş değildir. Maruz kalmanın hiç bir nedeni yok, özellikle kocanız bunu zorluyorsa. Herkes bilir, bazen kadınları “ayartmak” gerekir, ama zorlamak, asla. 8. HAYIR… Libertenliğin temelinde red vardır, ve hayır diyebilmenin olmadığı yerde libertinlik yoktur. Bu bir oyundur ve herkesin oynamayı red etme hakki vardır. Hoş olmasa da herkese, ve her an, hayır deme hakkimiz vardır. Gerçek libertin Hayır’ı anlayan ve niçin red ettiğimizi sorgulamayan kişidir (nedenlerimiz bize özgü ve kişiseldir). 9. Alkol ve uyuşturucu Küçük dozda alkolün sosyalleştirme etkisi olsa da, yüksek dozda etkisi yıkıcıdır. Bir libertin sarhoş olmaz ve uyuşturucu kullanmaz. Yaptığı her hareketten her an bilinçli olması gerekir. 10. Güvenli seks Cinsel ilişkiler her çeşit hastalık taşıyabilir. Asgari tedbirler almak sorumluluk duygunuzu gösterir. Almayanlar kendilerine, ailelerine ve arkadaşlarına karşı sorumsuzdurlar. Rus ruleti oynamak ister misiniz? 11. Teşekkür edin Güzel bir gece geçirdiniz, ortam çok hoştu. Katılımcılara teşekkür edin. Yeni başlamışsanız, başkalarına soru sormaktan çekinmeyin. Libertenler ‘yeni’ gelenleri severler, ama ayni zamanda bu durumdan faydalanmak isteyebilecek tilkilere dikkat edin. 12 İyi eğlenin En önemlisi iyi vakit geçirmek, cinselliğini, nefsini keşfetmek ve hayattan tam anlamayla istifade edebilmek için pozitif bir davranışa sahip olabilmek.
Posted by benimfantazim 10 months ago

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

cesaretimin bedeli (alıntı gay crossdresser gen&cc

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

cesaretimin bedeli (alıntı gay crossdresser gen&cc

Merhaba, ben 167 boyunda sarı saçlı yeşil gözlü balıketinde ve beyaz tenli biriyim

13-14 yaşından beri bayan kıyafetleri giymeyi çok seviyorum

Kendimi bayan kıyafetleri içerisinde ayna da seyretmek çok zevk veriyor bana.

17 yaşına kadar evde her yalnız kaldığımda annemin kıyafetlerini giyer kendimi seyreder hatta ev işi ve yemek yaparak keyifli zaman geçirirdim…

Ancak 17 yaşında artık annemin kıyafetleri bana olmamaya başladı. Birde istediğim kadar seksi kıyafetler değildi haliyle. Ne de olsa anne kıyafeti. Na kadar seksi olabilir ki ?

Artık kararımı vermiştim kendime özel elbiseler almalıydım ama nasıl yapacaktım. Bir kaç defa internetten almayı denedim ama bedenimi bir türlü tutturamıyordum. Bir şekilde görerek ve hatta deneyerek belki almam gerekirdi.

Oturduğumuz semtin biraz ilerisinde bir dükkan vardı her türlü bayan kıyafeti satan bir dükkan. Iki katlı idi alt katta normal kıyafetler üst katta ise iç çamaşırları ve makyaj malzemeleri satılırdı. Birkaç kez annem ile alışverişe gitmiştik. Üst kata fazla çıkmazdı annem.

Orada beğendiğim birkaç kıyafet vardı. Birgün tüm cesaretimi toplayıp alışveriş yapmaya karar verdim.
Akşam saat 8 gibi kapanıyordu dükkan. Saat 8’e çeyrek kala dükkana gittim. Gece geç saatlere kadar dışarıda kalmama alışık olan ailem için o saatlerin pek sorunu yoktu zaten.

Kapıdan girdim. Içeride 35-40 yaşlarında atletik hafif kırlaşmış sakallı yakışıklı bir adam duruyordu. Sanırım dükkanın sahibi idi. Beni görünce biraz şaşırmış bir şekilde sordu.

-merhaba delikanlı yardımcı olabilir miyim ?

Biraz utangaç biraz heyecanlı ses tonu ile sordum

-merhaba, bizim okulda sene sonu partisi yapılacak. Kostüm partisi. Bende düşündüm de belki dedim bayan kıyafeti ile gidersem farklı olabilir. O yüzden size geldim. Annem burada herşeyin bulunduğunu söylemişti.

Gülümsedi adam.

-ne yalan söyleyeyim böyle bir talep ilk defa geldi. Ama buyur bak istersen. Gerçi kapatacağım birazdan.
-hemen bakarım merak etmeyin.

Elbiselerin arasında dolaşmaya başladım. Heyecan doruktaydı. Bütün kıyafetler elimin altındaydı ve elleyip bakabiliyordum. Kendimden geçmiş şekilde bakarken elbiselere arkamdaki ses ile irkildim.

-ne giymeyi düşünüyorsun ?
-anlamadım nerede ?
-dedin ya kostüm partisi yapacakmışsınız
-aaa evet şeeeyy inanın hiç düşünmedim aslında. Yani sadece kadın elbisesi giysem yeterli olur diye düşünmüştüm.
-tamam da öyle üzerine sadece elbiseyi giymekle olmaz. Neyse şanslı günündesin. Akşama işim yok dur kapayayım dükkanın kapısını da sana yardımcı olayım.
-şeeey zahmet olmasın.
-yok canım ne zahmeti.

1-2 dakika sonra yanıma geldi. Dükkanın kepenglerini kapatmış kapıyı içerden kilitlemişti.
-eveeeettt, şimdi bakalım sana önce bir
-anlamadım
-sana bir bakayım da bedenini bulalım önce
-hııımm evet anladım

şöyle bir baştan aşağı süzdü.
-Medium beden giyersin sanırım. 38-40 olur diye düşünüyorum.
-ama ben 40 bedene nasıl girerim
-e bayan bedeni ile erkek beden ölçüleri aynı değil. Sen sanırım M yada ML giyersin bayan kıyafetinde bakarken öyle bak.
-anladııımm. Teşekkür ederim
-hangi okula gidiyorsun ?
Bu soruyu soracağnı daha önceden tahmin ettiğimden hazırlıklıydım. Cevap hazırdı ve hemen cevapladım.
-doğa koleji.
-anlamıştım zaten ancak öyle bir özel okullarda bu tipte partiler olur.
-adın ne peki delikanlı ?
-memduh
-memnun oldum memduh’cuğum. Benim adımda mustafa.
Uuff yaa amma konuşkan bir adam çıktı karşıma. Bıraksa da rahat rahat kıyafetleri baksam diye düşünürken
-hadi gel seni güzel bir bayan yapalımda herkes şaşırsın.
Bende şaşırmıştım. Yani tamam kıyafet almak istiyordum ama bu kadarını beklemiyordum.
-önceeee… nasıl bir kıyafet istediğine karar vermelisin. Hanım hanımcık mı olmak istersin, seksi mi, liseli mi?
Aslında hepsini birden istiyordum ama tabi söylemek doğru olmazdı.
-şey gerçekten karar vermedim. Ben birkaç tane alır bakarım diye düşünmüştüm. ama sexi olmak daha gerçekçi olabilir diye yüzüm kızararak söyledim.
-bana tebessüm ederek tamam öyle yapalım o zaman. Gel benimle.
Hızlıca mağazanın arka tarafına doğru ilerledi. Askılardaki bazı kıyafetler çıkardı bedenlerine baktı. Bir kaç tanesini bana uzattı.
-al bakalım bunları dene istersen.
-burada mı ?
-e tabi yani denemeden alman pek doğru olmaz ki !!!
-şey sizde haklısınız mustafa bey.
-bak üst katta deneme odaları var oraya çıkalım sen bir bak kıyafetlere
elimde 4 tane farklı farklı kıyafet ile üst kata çıktım. Mustafa Bey’de arkamdan geldi. yapmama rağmen sanki ister istemez arkamdan gelen mustafa ya kalçalarımı sallıyormuşum gibi geliyordu.Mağazann üst katındaki iç çamaşırlarının arasında geçip soyunma kabinlerine doğru giderken
-sadece kıyafet mi düşünüyorsun yoksa iç çamaşırı da alacak mısın memduh ? Diye sordu.
İnanın o anda kalbim o kadar hızlı atmaya başlamıştı ki dışarıdan sesi duyulmuştur. Zaten heyecan içerisindeydim. Bir de iç çamaşırıiçin izin verince kendimi çok mutlu hissettim.
-şeeeyy olabilir tabi neden olmasın ? Diye yanıtladım. Ama sesimi kendim bile zor duymuşumdur herhalde.
-o zaman her kıyafete ayrı bir çamaşır ayarlayalım. Dedi
inanamıyordum, yakışıklı bir adamla beraber kendime kadın kıyafeti hatta iççamaşırı seçiyordum. elllerim titriyor hatta pancar gibi kızardığımı hissediyordum.Yanıma geldi elimde tuttuğum kıyafetleri aldı ve tezgaha bıraktı. İçlerinden siyah uzun askılı olan tek parça elbiseyi kaldırıp.
-mesela bunun önden dern yırtmacı var. eğer altına siyah jartiyer giyersen çok güzel gözükebilir.
Heyecan içinde konuşmadan Mustafa beye bakıyordum. O yılların verdiği tezgahtarlık ağzı ile devam etti.
-tabi eğer seksi bir şey istiyorsan. Ama yok efendi olsun diyorsan normal siyah külotlu çorap yeter buna
-jartiyere bayılırım… diyebildim titrek bir ses ile.
-tamam o kolay o zaman dedi. Sonra diğer elbiseyi alıp devam etti.
-bak bu kırmızı mini olanın altına çorap giymemeni tavsiye ederim. Tabi bacakların kılsız ise. Kırmızı bir
g-string bunun altına harika olur.
-kılsız… dedim ve başımı salladım yine fısıldar bi şekilde. Hafifçe kaşlarını çatıp baktı. Ama kızma bakışı değil daha çok şaşırma bakışı olduğu belliydi. Sonra
-işteeee bu da liseli kız forması. Siyah gri pileli mini etek ve beyaz gömlek. Bunun altına soket çorap giymen gerekir. Bir de şu beyaz tayt ve kalçana kadar inen yarasa kol bluz var, içine beyazdan belli olacak bir g-stringde giyersen çok cekici olursun dedi
-bunlar gerçekten çok güzel seçimler. Diyebildim. biraz korkmaya başlamıştım, çünkü sanki ben elbise seçmiyor, mustafa beni kendisi için hazırlıyordu.
Mustafa bey gidip iç çamaşırlarını ve çorapları alıp geldi. O gelene kadar ben kıyafetlere hayran hayran bakıyor ve üstüme tutuyordum. Birazdan giyeck ve deneyecektim. Acaba kaç paraydı hepsini alamazdım. Ama aralarından en az iki tanesini almayı kafama koymuştum. Mustafa bey geldi ve iç çamaşırları ile çorapları verdi.
-ayakların kaç numara memduh’cuğum diye sordu.
-şey 39-40.
-hıımm bak bu çok iyi oldu. Bizimde deneme ayakkabılarımız yüksek numaradır zaten. Onları da giyersin.
-çok teşekkür ederim mustafa bey. Gerçekten harika olur.
-tamam sen git giyin. Giyinince beni haberdar et olur mu ?
-nasıl yani ?
-e giyinde bakalım potluk bolluk daralma vs var mı tam oturmuş mu üzerine değil mi ama ?
Bir şey söyleyemedim. Soyunma kabinine girdim. Önce hangisini giysem diye düşündüm ve lise kıyafetinde karar kıldım. Altıma mustafa bey’in getirdiği beyaz önü ve arkası transparan sayılacak kadar ince kumaştan şort külot şeklindeki iç çamaşırını giydim, beyaz renk gögüs kısmı transparan ve dantelli sütyeni taktım, bu sırada mustafa bey kabin aralığından al bunları sütyeninin içine yerleştir diyerek iki tane jel gögüs verdi. inanamıyordummeme ucu bile vardı verdiği dolguların ve üzerime beyaz gömleği giyip üstten bir kaç düğmeyi açık bıraktım. Bembeyaz soket çorapları giyip eteği de giyince heyecanım son noktaya ulaştı. Deneme odasındaki aynaya baktım çok tatlı olmuştum ve mustafa bey’in dediği gibi beden üzerime tam oturmuştu. Perdeyi aralayıp dışarı çıkacakken hayatımda ilk defa bir erkeğin beni bu şekilde göreceği aklıma geldi birden. Yüzümün kızardığını hissettim. Acaba mustafa bey benim beklediğim ilk erkeğim miydi ? Olabilir miydi. Çok nazik ve hoşgörülü biriydi. Ayrıca yakışıklı ve karizmatikti de. Perdeyi açıp dıları çıktığımda mustafa bey ile karşı karşıya geldik. Bana şöyle bir baktı.
-tam tahmin ettiğim gibi memduh’cuğum çok tatlı olmuşsun. Dedi.
İşte o anda içimdeki bütün yağların eridiğini tahmin edersiniz herhalde. Bir erkek vardı karşımda ve beni liseli sexi kız kıyafetleri içerisinde beğenmişti. Mustafa bey ayağa kalktı oturduğu yerden hemen yanındaki mankene doğru gidip mankenin başındaki sarı peruğu aldı bana uzattı.
-bunuda takarsan kimse seni tanıyamaz. Dedi. Aldım peruğu ilerideki boy aynasına bakarak taktım. Evet tam bir kız öğrenci olmuştum. Mustafa bey ilerleyerek mağazanın arka tarafında bulunan çift taraflı kapıyı açtı.
-memduh’cuğum istersen burada senin fotoğraflarını çekebiliriz. Biz aynı zamanda burada profesyonel çekim de yapıyoruz. Sen bilirsin ister misin ? Diye sordu. Gülümsedim.
-olabilir tabi şu heyecanımı biraz yensem daha iyi olacak tabii dedim. bunun üzerine mustafa bey odanın köşesindeki buzdolabına giderek iki miller kapıp geldi. bu seni rahatlatır memduhçum diyerek açıp birisini verdi. güzelliğine diyerek biraları tokuşturduk.meduhçum biraz sonra hafif bir makyaj yapalım sana ama bence seni makyajdan sonra annem bile tanıyamaz, bence partidekileri işletmek için isminide değiştirelim, merabalaştıkların tanımasın seni dedi. kıkırdadım, jale iyimi tatlım derken bir sigara çıkarıp yaktıönündeki sertlik gözümden kaçmıyordu. bayıldım mustafa bey diye sesimi iyice kız gibi yumuşattım.
-ama önce şu resmiyeti kaldıralım ortadan. Mustafa bey değil mustafa. Dedi
-hı hı olur mustafacım dedim . Dedim gülümseyerek.al bebeğim diyerek uzun Topuklu ve bilekten bağlamalı siyah bir çift ayakkabı uzattı
-bunları giy jalecim de de çorapların kirlenmesin Dedi.mustafacım bende sigara içebilirmiyim kızmazsan dedim, aa özür dilerim jalecim sana ikram etmeyi unuttum diyerek bir sigara uzattı, dudaklarıma koymamla çakmağıyla sigaramı yaktı. liseli sexi kız formam, bomba gibi dolgulu gögüslerim, elimde biram ve sigaramla tam bir liseli orospuya yani jaleye döndürmüştü beni mustafa. hafif etrafımda dönerek sigaramda bir nefes çekerek mustafanın yüzüne doğru üfledim, mustafacım acaba biraz makyaj yapsak mı diye hafif şımarıkça sordum , tamam ama önce topuklularını giy jalecim de arka tarafa stüdyoya geçelim dedi.
ayakkabıları giydim ve ayağa kalktım ama o güne kadar hiç topuklu ayakkabı giymemiştim. Biraz sendeler gibi oldum. Mustafa abi hemen gelip kolumdan tuttu. Belime doladı kolunu erkek kokusunu hissediyordum yanındayken
-dayan bana bunlarla yürümeye alışmak zordur biraz. Dedi
arka tarafta bulunan fotoğraf stüdyosuna girdik. Mağazanın yarısı fotoğraf stüdyosu idi. İçerde 2 tane video kamera ve br profesyonel fotoğraf makinesi vardı. Mustafa fotoğraf makinesini aldı
-hadi geç ortaya bakalım.
Makyaj masasının ışıklarını yaktı. İstemediğim kadar çok makyaj malzemesi masanın üzerindeydi. Masanın önüne gelip eteğimi bacaklarımın altına tutup oturdum. Tam bir kız gibi. Önce rimel sürdüm, sonra mavi bir far, pembe fondoten ve en son kırmızı bir ruj. dudağıma bir tane daha sigara alarak yaktım. aynadaki ben yani jaleye bakarak biramın sonunu da içerek üfledim dumanı Tam o sırada flaş patladı. Kafamı çevirip baktım mustafa abi fotoğrafımı çekmeye başlamıştı. Makyajım bitince ayağa kalktım. Daha rahat yürüyordum alışmıştım topuklu ayakkabıya. Ortaya geldim
-çok güzel oldun jalecim çok güzel. Diye fotoğraflarımı çekiyordu. Geç otur dedi. Ortadaki büyük tabureye oturdum.
-tamaaaammm şimdi bacak bacak üzerine at bakalım.
Bacak bacak üzerine attım karşıma geçmiş değişik açılardan fotoğrafımı çekiyordu.
-aferin sana güzel kız. Şimdide biraz seksi ol abakalım. Dedi
bana “güzel kız” diye hitap etmesi çok hoşuma gitmişti. Kendimden geçmiştim. Arada bacaklarımı aralıyor ufak firikikler veriyordum. Mustafa da ayakta oturarak çömelerek hatta yatarak fotoraflarımı çekiyordu. Arkadaki büyük sediri gösterdi.
-uzan bakalım bir de burada çekelim fotoğrafını dedi. Sedire uzandım. Eteğim sıyrılmıştı.
-ooo bak bu çok güzel bir poz oldu. Diyerek bir kaç foto daha çekti. havaya girmiştim. gömlek dügmelerimden bir kaçını açarak dışardan gerçek olmadığı belli olamayan gögüslerimi sundum. bu sırada mustafanın önündeki kabarıklığa gözlerimi dikerek dudaklaımı hafif ıslattım. mustafanında iyice azdığı belliydi.
-hadi bakalım diğer kıyafetleri dene bende biralaraımızı tazeleyim dedi.
Kalktım kıvırtarak soyunma odasına geçip tek parça olan siyah kıyafeti aldım. Onun içine giyeceğim jartiyeri siyah süper ince jartiyer çoraplarını ayarladım ve giydim siyah dantelli külot ve sütyeni dolgularımla birlikte taktım. Elbise omuzlarımı açıkta bırakacak şekilde askılı idi. vücudumda kıl olmadığı için tam bir kadın olmuştum, demin ki sexi liseli kız yerine , sexi ve sexe susamış bir kadın vardı karşımda Yanına gittiğimde musfaningözleri büyüdü. Yanıma yanaştı.
-çok ama çok güzel olmuşsun. Dedi. Elbisenin bel kısmını biraz sağa sola oynatarak üzerime tam oturmasını sağladı. Bu arada elleri hafifçe belime kalçama ve göbeğime değdi. “evet” diye düşündüm içimden “ ilk erkeğimi buldum”. Sonra gülümsedim.
Mustafa beni makyaj masasına kadar elimden tutarak getirdi. sana gece makyajı yapacam şimdi. dyerek daha kuyu renklerde makyajı yapmaya başladı. ben bu sırada yeni bir sigara yakarak tazelediği millerımı içmeye başladım.benim önüme geçerek makyaj yapmaya devam etti. ben taburede oturduğum için penisinin pantolonda yaptı kabarıklı tam yüzümün 10 cm önündeydi . sigaramı sönürmek için eğilince yanağım onun önüne temas etti.pantalonun içinde yanağıma 2 sn sürünen alet bu oyundan mustafanında ne kadar keyif aldığını gösteriyordu.elimden tutarak ayağa kaldırdı beni.
-hadi salla bakalım saçlarını güzel kız. Dedi. Saçlarımı sağasola savurarak poz veriyordum. Bacağımı öne çıkartıp derin yırtmaçtan dışarı çıkmasını ve jartiyerin görünmesini sağlıyordum.
-oohh çok iyi yyaaaa. Dedi
oturdum sedirin kenarına bacaklarımı açtım. Bir bacağımın üzerinde uzun etek duryor diğer bacağım açıkta kalıyordu.
-işte bu harika oldu. Dedi mustafa .
Pantalonun önü kabarmıştı rahatsız olduğu belliydi. Bana fark ettirmeden aletini düeltmeye çalışyordu. Hoşuma gitmişti karşımdaki erkeği azdırmak. Sedirin üzerine dizlerimin üzerinde çıktım ve hafifçe kalçamı geri çıkartarak pozlar vermeye başladım. Yırtmacı açıyor bacaklarımın görünmesini sağlıyordum.hafif domalarak yeni bir sigara yaktım, ve bir yudum bira aldım
-uufff çok güzel,
-harika
-işte bu
diyerek fotoğraflarımı çekmeye devam ediyordu. Bir ara durdum
-dans etmek istiyorum. Dedim.
-hayhay güzel kız emrin olur.diyerek müzik setini açtı. slow bir şarkı koydu cdye. Sonra gidip video kameraları çalıştırdı. Arkada 2 tane büyük ekran televizyon vardı. Kameralar çalışınca görüntü televizyona çıktı. Kendimi televizyonda görünce daha da çok heyecanlandım. boynuna sarılarak dans etmeye başladım. alkol ve bu kadar erotizm beni sarhş etmişti. bu ruj iz bırakıyormu diye yanağına bir öpücük koydum. bak bırakıyor diye kıkrdadım. bu hareketim üzerine mustafa önünü bana bastırdı. dans ederken aramızda sanki bir çubuk gibi duruyordu penisi. parça bitince yine şımarıkça
-müsadenle mustafacım diyer elbiseyidedenemek istiyoum dedim ve soyunma odasına geçtim. Artık sırada başka kıyafet vardı. Giyinirken aralık olan perdeden mustafa abiye baktım. Arkası bana dönüktü. Elleri önünde kalçasını oynatıyordu. Sonra bana doğru dönünce aletini çıkartmış olduğunu ve sıvazladığını gördüm. Aleti benim küçük pipim yanında kocamandı. Herhalde 18-19 santim kadardı kalın damarlı ve mantar gibi bir başi vardı. Biraz daha oynayıp yerine yerleştirdi. Pantalonunu düzeltti. Bende bu sırada kırmızı elbiseyi giymiştim. Mustafa abinin dediği gibi çorap giymemiştim altıma ve vermiş olduğu taşlı g-stringi içime giymiştim. Siyah sütyenimi içimdeydi. Yarım kollu önden etek ucuna kadar düğmeli kırmızı bir elbise. Üstteki 3 düğmeyi açtım, alttan da bir düğmeyi açınca zaten etekte birde yırtmaç yaratmış oldum. Dışarı çıktım ve mustafa abinin yanına gittim. Kameralar halen kayıttaydı. Mustafa abi oturmuş fotoğraf makinesinde çektiği fotoğraflara bakıyordu. Yanında beni görünce ayağa kalktı. Neredeyse yüz yüzeydik. Nefesini suratımda hissediyordum. Omuzlarımdan tutup elbiseyi düzeltme bahanesi ile omuzlarımı belimi ve kalçamı okşadı hafifçe. Gülümseyerek
-hadi bakalım dansa devam. Dedi.
Ortaya geçip kıvırmaya omuzlarımı sallamaya kalçamı oynatmaya başladım. Kendi etrafımda dünüyor eteğimin açılmasını sağlıyordum. Ayakta durarak bir kaç poz çektikten sonra mustafa abi yere bağdaş kurdu fotoğraf makinesini aşağıdan tutarak fotoğrafımı çekmeye başladı. Ben döndükçe eteğim açılıyor, eteğim açıldıkça flaşlar patlıyordu.
-ay yoruldum. Diyip bir sigara yakarak sedire atıverdim kendimi. Eteğim açılmış taşlı g-stringim görünmüştü. Mustafa abi ayağa kalktı. Fotoğraf makinesini bırakıp yanıma yaklaştı.
-canım burada bir sürü kızın fotoğrafını çektim hiç biri bu kadar seksi poslar vermemişti.dedi
-seksi mi olmuşum kiiiiiii ????
-seksi ne kelime afet oldun afet
-aaaaayyy mustafacım gerçekten miiiii ???
-bak bir de orospu karıılar gibi konuşuyor utanmaz kız. Dedi gülerek.
Artık okun yaydan çıktığı belli oluyordu. Bacaklarımı araladım. Mustafa bir adım atarak bacak aramda ayakta durdu. Tam karşımda ayakta duruyordu. Ortam artık su götüremez şekildeydi. Ne olacağı belli olmaya başlamıştı. Uzandım ve pantalonunun üzerinden kabaran aletini okşadım. Mustafa Bir şey demeden bana bakıyordu. Pantalonunun düğmesini açtım fermuarını indirdim. Islanmış boxerı ile birlikte fermuarın arasından aleti dışarı taştı bir anda. Güldüm eimde olmadan. Mustafa yanağımı okşadı. Bana bakarak
-iyi ki benden alışveriş yapmaya gelmişsin jalecim. Dedi.
Boxerın üzerinden aletini elime aldım. Yarı sert yarı yumuşak ve sıcacıktı. Hayatımda ilk defa porno film haricinde bir erkeğin aletine bakıyordum. Mustafa boxerı yavaşça aşagıya sıyırdı Aleti kalkmak ile kalkmamak arasında bir şekilde önğmde duruyordu.
-demek kadın olmak istedin he okulda ? Diye sordu.
-sende inandın mı ?diye cevapladım. bu sırada sigara tutan elimle utanmazca aletini sıvazlıyordum
Gözlerimi aletinden ayırmadan ama mustafacım ben daha önce hiç yaşamadım böyle bir şey
-merak etme çok zevklidir.
Kafamdan tutarak aletine doğru başımı bastırdı. Daha önce gerçekve canlı bir erkek aleti görmeyen biri için tarif edilemez bir heyecan olduğunu sanırım anlarsınız. Yaklaştım, biraz daha yaklaştım. Mustafa hiç zorlamıyor ama yön veriyordu. Garip bir kokusu vardı. herzaman hayal ettiğim keskin erkek kokusu gibi kokuyordu. sigaramdan derin bir nefes çekerek Dudaklarımı uzattım ve nihayet ucuna bi öpücük kondurdum. kırmızı koyu rujum onun penisinin mantar başında o şehvet izini yine bırakmıştı.
-eveeeeeeeeetttt. Dedi titrek bir ses ile mustafa
dudaklarımı araladım ve usulca filmlerde gördüğüm gibi öpmeye yalamaya başladım. Buraya gelirken bunları yapacağım ve bekaretimi vereceğim hiç aklımda yoktu. Ama artık duramazdım. Aleti ağzımda sanki sertleşiyor ve büyüyordu. Sadece mantarını ağzıma aldımve yalamaya başladım. Sünnet çizgisi üzerinde dilimi dolaştırıyordum. Tadı hoşuma gitmişti. Pütürlü yüzeyi dudaklarımda ve dilimde kadifemsi bir his bırakıyordu. Anlatılamaz şekilde keyf almaya başlamıştım ve kendimşi kaptırmış o güzel siki ağzımın her yerinde dolaştırmaya başlamıştım. Mustafa’nın penisiyle sevişiyordum benden 25 yaş büyük bir erkeğe resmen muamele çekiyordum ve içimdeki dişi tüm kontrolü ele geçirmiş tüm sınırları aşma talimatınn vermişti.
-ooohh jalecim orospu l****am benim harika yalıyorsun. Demesi ile bir an duraksadım. Evet ağzmda kocaman bir sik vardı. Dudaklarımın arasında dilimin ucunda zemberek gibi atışı sıcaklığı ve sertliği ile dudaklarımın arasındaydı.
-nihayet … dedim usulca
-oo bakıyorum bugünü bekliyormuşsun jalecim. Dedi. Kafamı kaldırıp yüzüne baktım. Gülümsedim. hafif ayağa kalkarak dudaklarını öpmeye başladım. sert sakalalrı benim yuşak dudaklarıma yanaklarıma deyiyor ve bana mustafa daha şehvetli öpücüklerle karşılık veriyordu
Mustafa omuzlarımdan tutup geriye doğru sırt üstü uzattı. Bacaklarımı bileklerimden ve dizlerimden tutup yukarı doğru kaldırdı. Bir bacağımı omzuna koydu. Eliyle kırmızı taşlı g-stringi yana doğru sıyırdı.
Parmaklarını yaladı ve popomu okşamaya başladı. Sanırım orta parmağı idi ilk giren irkildim. Usulca ve nazikçe ilk boğumunu deliğime soktu biraz durdu ve ilerledi.
-oo bu çok tatlı olacak, daracıksın jale
çıkardı busefer iki parmağını usulca dolaştırdı ve yavaşça soktu. Kendimden geçmiştim. Bu sefer daha da ileri gitti eli popoma değene kadar soktu. Parmakları tamamen içimdeydi. Dudaklarımı ısımayabaşladım. Farkında olmadan inliyordum. Pamaklarını usulca sokup çıkartmaya başladı. Önceleri acıyan deliğim çokkısa bir sürede alıştı. Parmak hareketleri ile doğru orantılı olarak kalçamı yukarı aşağı hareket ettirmeye başladım. Mustafa hiç konuşmuyor beni parmaklarken suratıma gözlerimin içine bakıyordu. Dudaklarımı büzerek inlemeye başladım. Parmaklarını çıkardı. Doğruldu. Eline tükürdü ve deliğime oldukça fazla şekilde sürttü tükürüklü elini. Sonra sikini sıvazladı. İşte en sonunda bekaretimi veriyordum. Parmaklarıile genişlettiği deliğimin üzerine sikini sürtmeye başladı. Harika idi. Sıcaklığı deliğimin çevresinde hissediyordum. Eliyle tuttu vedeliğime hizaladı. Bir bacağım halen omzunda diğeri yerdeydi. Gerildi ve yavaşça girmeye başladı.
-ııımmmhhhhh mustafaaaaaa.
Sıcacık kocaman sert kafası usulca deliğimi yararak içime girdi.
-ooohhh mustafa çok güzeeeell
bekledi ve hafifçe ileri gidip tekrar çıktı ama sikini çıkartmadı içimden. Tekrar ileri gitti biraz daha fazla biraz daha biraz daha. Durup geri çıktı tekrar. Ama sikinin kafası göt deliğimden asla dışarı çıkmadı. Bir kez daha ilerledi. Bu sefer göt deliğimde büyük bir acı hissettim. Evet göt bileziğim kırılmıştı işte. Sonuna kadar soktu sikini. Gözümden yaşlar geliyor gözüm kararıyordu ama çok hoşuma gitmişti. Durdu.
-işte şimdi tam istediğin gibi bir kadın oldun artık jale dedi.

devamı gelecek…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ev Arkadaşımın Türbanlı Annesi! (1) ALINTI

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ev Arkadaşımın Türbanlı Annesi! (1) ALINTI
Merhaba, ben Burak. 24 yaşında üniversite öğrencisiyim. Bir arkadaşla aynı evi paylaşıyordum ancak mezun olup gidince tek kaldım. İlk bir iki ay idare etmeye çalışsam da tek başıma kira ve diğer masrafların altından kalkamayacağım belli olmuştu. Mezun olmama en az bir sene vardı daha. O nedenle yeni bir ev arkadaşı bulmak için fakültenin panosuna ilan yapıştırdım.

Birkaç kişi ilgilendi ancak evi gelip gördüklerinde vazgeçtiler. Ev eski bir binanın girişinin iki kat altındaydı. İki oda bir salondan ibaret, küçük ve bakımsız bir daireydi. Sadece tek bir odasının o da küçük bir penceresi vardı. Gündüz vakti bile evde lamba yakmak gerekiyordu. Isıtma sistemi ise yoktu, kışın elektrik sobası ile idare ediyordum. Yine de merkezi bir yerde olduğundan epey bir para veriyordum kira olarak.

Birkaç gün sonra telefonum çaldı. Arayan Cemil adında birinci sınıf öğrencisi bir çocuktu. Yurtta kaldığını ama eve çıkmak istediğini söyledi. Eve baktı, ben beğenmeyeceğini zannederken, “Tamam, tutuyorum!” dedi. “Yurtta çok sıkıldım, yapamıyorum orada, en azından burada kendi evimde olurum. Bir haftaya kadar taşınırım!” deyince çok sevindim.

Cemil dediği gibi bir hafta sonra taşındı. Pencereli odada ben kalıyordum, yandaki odayı ona verdim. Aramızdaki yaş farkından dolayı saygıda kusur etmemeye çalışan, kendi halinde, efendi ve temiz bir çocuktu. Ailesinin tek çocuğuydu. Anne ve babası Sivas’ta yaşıyordu.

Bir ay kadar sonra memleketten anne ve babasının bir akrabalarının düğünü için geleceğini ve burada kalıp kalamayacaklarını sordu. “Ne demek oğlum, söylemen bile ayıp. Benim için problem değil!” dedim. Eski ev arkadaşımın annesi ve babası da zaman zaman gelir gider, kalırdı.

Birkaç gün sonra anne ve babası geldi. Babası Hamit adında, kırklı yaşlarında orta boylu, zayıf biriydi. Annesi ise Meryem isminde bir kadındı. Kocasından daha genç gösteren, onun gibi orta boylu, tesettürlü bir kadındı. Annesi ben gelince Cemil’in odasına geçip kapısını kapattı ve bütün akşam odadan hiç çıkmadı. Tutucu, mutaassıp bir kadın olduğunu hemen belli etmiş, yabancı bir erkeğin yanında oturmaktan çekinmişti.

Hamit Bey efendi ve ağırbaşlı bir adamdı. Nakliyecilik yapıyordu, zaten daha önce Cemil bahsetmişti bundan. O da karısı gibi tutucu biriydi. Uzun saçlarımdan rahatsız olduğunu anladım ancak bir şey diyemiyordu.

Cemil anne ve babasına odasını vermişti, kendisi salondaki çekyatta yatacaktı. Ertesi gün okuldan döndüğümde evin pırıl pırıl olduğunu, her yerin temizlendiğini gördüm. Aynı zamanda mutfaktan çok güzel kokular geliyordu. Meryem Hanım evi temizlemiş, yemek yapmıştı. Kendisine teşekkür ettim ancak kadın bana cevap vermek yerine yüzüme bile bakmadan Cemil’in odasına geçti ve kapıyı kapattı. Bu şekilde davranmasına bozuldum ama neticede Anadolu insanıydı ve bu da onların hayat şekliydi.

Bir sonraki akşam Hamit Bey ve Cemil’le yemek yedikten sonra odama geçtim. Meryem Hanım yine Cemil’in odasına girmiş, yemeğini de orada yemişti. Yaklaşan sınavlara hazırlanmam gerekiyordu. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar ders çalıştım. Saat iki gibi yattım ama gözüme uyku girmiyordu. Bir saat kadar sonra küçük küçük sesler, takırtılar duymaya başladım. Daha önce evde fare olmuştu, acaba yeniden ortaya mı çıktılar diye düşündüm.

Kulak kabarttım, duvar dibinden geliyor gibiydi sesler. Yavaşça kalktım yataktan, cep telefonunun ışığı ile yerlere baktım ama görünürde fare falan yoktu. Ancak sesler bir azalıp bir çoğalarak gelmeye devam ediyordu. Kulağımı duvara dayadım bu kez. Nefesimi tuttum ve seslerin yan odadan gelip gelmediğini anlamaya çalıştım.

Evet, sesler yan odadan geliyordu ama bunlar farenin sesi değildi. Cemil’in anne ve babası gecenin bu saatinde sikişiyorlardı, çıkan ses yataktan geliyordu. Kalbimin atışları hızlanmaya başladı birden. Oğullarının tek kişilik yatağının üzerinde sikişiyordu anne ve babası.

Yarağımın sertleşmeye başladığını hissettim. Daha önce yaşamadığım bir deneyimdi bu. Yaylı yatağın gıcırdama seslerine zaman zaman yatak ayağının zeminde çıkardığı sesler ekleniyordu. Hamit Bey ve Meryem hanımdan çıt çıkmıyor, bu işi sessiz sedasız yapıyorlardı. Ancak yatak onlar gibi sessiz kalamıyordu üzerinde yaşananlara.

Bir elimi yarağıma atıp okşamaya başladım. Kalbimin atışlarını boyun damarlarımda hissediyordum. İçerden gelebilecek en ufak sesi bile duymak için nefesimi olabildiğince tutmaya çalışıyordum. Sesler zaman zaman artıyor, azalıyordu. Bense yarağımı okşayıp yutkunuyordum sürekli. Ayakta 31 çekecek hale gelmiştim.

Derken yaylı yatağın sesleri daha hızlı ve seri şekilde gelmeye başladı. Aynı zamanda ‘Tak, tuk!’ sesleri de eşlik ediyordu bu seslere. Hamit Bey gittikçe hızlanmaya başlamıştı anlaşılan. Sesler 10-15 saniye kadar bu şekilde devam ettikten sonra yavaş yavaş azalmaya başladı. Hamit Bey boşalmıştı demek ki.

Bir süre daha kaldım o halde ve içeriyi dinledim, ancak sesler kesilmişti. Yarağım patlayacak hale gelmişti. Çırılçıplak bir halde yatağa uzandım, yan tarafımda çatır çatır bir sikişmeye kulak misafiri olmuştum. Yarağımı okşarken aklım Meryem hanımdaydı. Kapalı, tutucu bir kadın da olsa sonuçta bir kadındı ve kendini erkeğine teslim etmişti bu gece. Hem de oğlunun yatağında.

Yarağımı okşaya okşaya sonunda döllerim akmaya başladı. Gecenin karanlığında ev arkadaşımın annesini düşünerek boşalmıştım. Yere attığım külotumla döllerimi sildim. Boşalmanın verdiği rahatlıkla uyudum. Sabah erkenden çıkıp okula gittiğimden Hamit Bey ve Meryem hanımı göremedim. Akşama doğru eve geldiğimdeyse evde kimse yoktu.

Hamit Bey ve Meryem hanımın bavulları Cemil’in odasındaydı. Aklıma bir hinlik geldi o anda. Bavulu açtım. İçini karıştırırken aradığım şeyleri buldum kolayca. Meryem hanımın iç çamaşırlarıydı bunlar. Farklı renklerde kimisi pamuklu kimisi parlak saten, dantelli külotlar ve sutyenler vardı. Külotları alıp kokladım, bazılarında kırmızımsı lekeler vardı, adet izleriydi bunlar. Sutyenlerinse iç kısımlarında meme uçları iz yapmıştı, dilimle yaladım o kısımlarını.

Tesettürlü bir kadındı, uzun ve bol pardesüsünü üzerinden hiç çıkartmıyor, başını büyük eşarplarla bağlıyordu. O nedenle vücut hatları belli olmuyordu hiç. Ama o bol ve kendini gizleyen giysilerinin altında bir hazine taşıyordu Meryem Hanım. Sutyenlere bakılırsa top güllesi gibi memeleri vardı. Külotlarsa iri bir göte sahip olduğunu gösteriyordu.

Yarağım demir gibi sertleşmişti. Saten külotlardan birini alıp yarağıma sürtmeye başladım. Külot yarağımın üzerinde gidip geldikçe sanki Meryem hanımı sikiyor gibiydim. Gözlerimi kapatmış, o zevkle kendimden geçmiştim. Ne ara nasıl boşaldığımı anlayamadım ancak bir çuval inciri berbat etmiştim. Külotun üzeri döllerimle kaplanmıştı.

Az önceki heyecanın yerini bu kez bir telaş ve korku aldı. Ne yapsam, ne etsem diye düşündüm, külotu almaktan başka bir çare bulamadım. Diğer külot ve sutyenleri eskisi gibi yerlerine koyarken üzeri döllerimle kaplı olan mavi külotu odamda yatağın altına sakladım.

Akşam geldikleri zaman Meryem Hanım doğrudan odaya geçti yine. Hamit Bey ve Cemil’le bir süre sohbet ettim. Hamit beyin dün gece karısını çatır çutur siktiğini düşünüyordum o bana bakıp konuşurken. Aklım hep oradaydı. Cemil ise annesiyle babasının kendi yatağında sikiştiklerinden habersiz babasının sözlerine başıyla onay veriyordu sürekli.

Ertesi sabah Meryem hanımla göz göze geldim tuvaletin kapısının önünde. Sabahın erken bir saati olmasına rağmen kalkmış ve aynı şekilde giyinmişti yine. Beni görür görmez yüzü kızardı. Acaba külotlarından birini aldığımı anlamış mıydı? Gülümseyip, “Günaydın!” dedim. Ancak kuru bir, “Hayırlı sabahlar!” dedikten sonra hızlıca odaya girdi. Kadının yüz ifadesinden bir şey anlayamamıştım.

Düğünün ardından Hamit Bey ve Meryem Hanım evden ayrıldı. Giderlerken Meryem Hanım gözlerini benden kaçırıyordu sürekli. Bense acaba anlamış mıdır diye düşünmeden edemiyordum. Hamit Bey ise, “Evladım, bu oğlan sana emanet, sen bunun abisisin. Bir yaramazlığını görürsen hiç düşünmeden kulağını çek, sen de benim bir oğlumsun artık!” dedi yanağımı okşayıp. Ama saçlarımı daha kısa kestirmem gerektiğini de söylemeden edemedi.

Akşam odama girince yatağın altına sakladığım külotu çıkarıp yeniden onunla 31 çekmek istedim. Ancak yatağı kaldırınca büyük bir sürprizle karşılaştım. Yatağın altında külot falan yoktu. Bir anda yumruk yemiş gibi oldum. Odanın altını üstüne getirdim, ama külottan eser yoktu. Meryem Hanım külotunu aldığımı anlamış ve belli ki onu yatağımın altında bulduktan sonra almıştı. Ev arkadaşımın annesine rezil olmuştum. Ancak yapacak bir şeyim yoktu.

Bir ay kadar sonra Cemil annesinin geleceğini söyleyince heyecanlandım. Meryem Hanım bu kez tek başına gelecek ve bir aya yakın kalacaktı. Babası yüklü bir nakliye işi almış, karısını evde tek başına bırakmaktansa İstanbul’a oğlunun yanına göndermeyi tercih etmişti.

Bir akşam eve geldiğimde Meryem hanımı salonda Cemil’le otururken buldum. Beni görür görmez yüzü pembeleşti, gözlerini kaçırıyordu yine. Ben de en az onun kadar utangaçtım, ama yine de, “Hoş geldiniz!” dedim. Yüzüme hiç bakmadan, “Hoş bulduk!” dedi, ardından da, “Oğlum bir şey olursa ben odadayım!” dedi ve kalkıp Cemil’in odasına geçti, kapıyı kapattı.

Bir ay önceki davranışını devam ettiriyordu, ancak giyiminde farklılık vardı Meryem hanımın. Geçen sefer uzun ve bol gri pardesüsünü üzerinden hiç çıkartmamıştı evde kaldığı süre boyunca, ama şimdi altında çiçekli uzun bir etek, üstünde ise beyaz, uzun kollu bir bluz vardı. Başını da büyük bir türbanla bağlamıştı çene altından sıkıca. Beyaz bluzunun altında ise tahmin ettiğim gibi iri memelerini taşımakta zorlanan beyaz sutyeni belli oluyordu. Aynı zamanda hafif göbeği de vücudunu saran bluzun altında açığa çıkmıştı. Önümden geçip Cemil’in odasına girerken arkasından baktığımda eteğinin altında sallanan götünün yanakları beni saten külotuna boşaldığım zamandaki gibi heyecanlandırdı.

O gece yan odamda yine Meryem Hanım yatıyordu, ama bu sefer tekti. Bunu bilmenin heyecanıyla eşofmanımı indirip 31 çektim. Bu beyaz tenli, kara kalın kaşlı taşra güzelini hayal ederek boşaldım ve ardından derin bir uykuya daldım.

Sabah erkenden bir sınavım vardı ve başka da dersim yoktu o gün. Sınavın ardından eve geçtim. Kafayı vurup yatmak istiyordum. Hem böylece Meryem Hanım da evin içinde biraz olsun rahat ederdi.

Cemil evde yoktu, o da benim gibi erkenden gitmişti okula. Meryem Hanım da görünmüyordu, sonra tuvalette olduğunu anladım. İçerden su sesi geliyordu. Evde olmadığımı bildiğinden banyo yapıyordu anlaşılan.

Yavaşça kapının önüne ilerledim. Anahtar deliğinden baktım, ama simsiyah bir karanlıktan başka bir şey yoktu. Odama geçerken yan odada çalan telefon dikkatimi çekti. Yatağın üzerinde eski model bir cep telefonu sürekli olarak çalıyor, titreşiyordu. Meryem Hanımın telefonuydu bu.

Odama girdim ve kapıyı kapattım. Yan odada ise telefon çalmaya devam ediyordu. Acil bir çağrı mı acaba, Meryem Hanıma haber versem mi diye düşünmeden edemedim. Ancak haber verirsem daha büyük bir hata ederdim. Kadın benim evde olmadığımı sanıp yıkanırken bir anda karşısına çıkarsam düşüp bayılabilirdi.

On dakika kadar sonra tuvaletin kapısı açıldı. Meryem Hanım kapımın önünden geçip yan odaya girdi. Telefon çalmaya devam ediyordu bu sırada, derken Meryem hanımın telefonu açtığını ve konuştuğunu duydum. Hemen kalktım yataktan ve kulağımı dayadım duvara.

“Tamam tamam, patladın mı? Banyodaydım diyorum banyoda. Ölmezsin ya, bekle!” diyordu sinirli bir sesle. Konuşma bittikten 10 dakika kadar sonra bizim dairenin zili çaldı. Kimdi bu? Cemil değildi. Belki de bir akrabasıydı. Odamda durup beklemek en iyisiydi.

Az sonra dairenin kapısının açıldığını ve bir adamın, “Neredesin be, sabahtan beri arıyorum açmıyorsun!” dediğini duydum. Meryem Hanım’ın, “Ölmedin ya, bekle ne olacak!” demesi izledi adamın sözlerini. Büyük bir merak kapladı içimi. Bu işte bir iş vardı ama ne?

Adam, “Bana bak, kimse yok değil mi?” diye sorunca, Meryem Hanım, “Korkma kimse yok. Oğlumun akşama kadar dersi var. Arkadaşı da okulda, o da kim bilir ne zaman gelir!” diye bir yanıt verdi. Bu konuşmalar heyecanımı büsbütün artırırken az sonra şahit olacaklarımın da habercisiydi.

Gelen adam Meryem Hanım’ın aşığı ve sikicisiydi…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Cinsel Hayat-1 (Lise)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Cinsel Hayat-1 (Lise)

Herkese merhabalar. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu benim ilk yazım olacağı için baya bi amatör hikaye olacak. Size lisede ergenlik yıllarımdan başlayarak sex hayatımı sırasıyla anlatmak istiyorum. Tamamiyle yaşamış olduğum anılardan oluşacak ve hiç bir abartma veya yalan şeyler yazmayacağım. Baştan söyleyeyim uzun olacak.

Adım Cenk. 1.81 boylarındayım.İzmirin şirin güzel bir ilçesinde yaşıyorum. Öyle çok ahım şahım yakışıklılığım yok. Hatta bana göre tipsiz biriyim ama arkadaşlarımdan ve kızlardan duyduğum kadarıyla sempatik ve tatlı geliyormuşum insanlara. Gülüşüme kızlar hasta denir ya öyleymiş gülerken çıkan gamzelerim kızları cezbediyormuş. Öyle diyorlar :D. Neyse kendimden çok bahsettim anılara başlıyorum.

Lise1e ilçenin en iyi en güzel anadolu liselerinden birinde başladım. Anadolu lisesi değil adeta özel kolej gibiydi özel yapılmıştı. Sabahtan öğleye kadar ders, 1 saatlik öğle arası. Sonra akşam üstüne kadar tekrar ders saati vardı. sınıfım 24 kişilik bir sınıftı bir çok arkadaşım vardı ilkokuldan dershaneden tanışıklığım olan. O yüzden hiç yabancılık çekmedik hemen kaynaştık bütün sınıfça . Dersler artık ciddileşmiş 1.sınıf olduğu için ingilizceyi yoğun olarak alıyorduk. (Anadolu Lisesi okuyan bilir 1.sınıfta ingilizce yoğunluktadır.) Benim ingilizceyle aram iyi olmuştur her zaman ama gel gelelim bunu sınava dökememiştim dersi iyi dinliyordum gramerim çok iyidi ama kelimede çok kötüydüm.Sınıfımda Pelin diye bir kız vardı. İlkokuldan tanımıyordum lisede tanıştık. Zamanla kaynaştık bu kızla . Uzun boylu incecik çıtı pıtı bi kızdı çok konuşkan çok sevimliydi. Sevimli olduğu kadar hızlıydı da 1 hafta içinde 2 manita yaptığı oluyordu.. Hakkında dedikodular çıkmıştı kaşar diye . Derslerde bacaklarını kesiyor etek altı frikiğini gözlüyordum hep. Ergenliğin yoğun yılları en ufak bacak görsen bile gidip asılıyor insan 31e malmeze depoluyor her yerde . Ve ben daha önce hiç ilişkiye girmemiştim öpüştüğüm olmuştu ama ilişki yoktu abazalıkta tavan yapıyordum yani 😀

Ön sıramda oturuyordu pelin derslerde ve ders aralarında hep konuşur olduk ve o kadar iyi anlaşmıştık ki benim gibi sessiz bi insanı bile konuşturuyordu. Ona karşı içimde bir şeyler oluşmaya başlamıştı ama o tam tersine beni hep en yakın arkadaşı olarak gördü. Sırlarını sorunlarını hep benimle paylaştı. Hiç bir zaman ona açılamadım ve beni kardeşi olarak gördüğü içinde öyle kaldı. Pelini anlatıyorum çünkü cinsel hayatımda ne kadar önemli bir yeri olduğunu göreceksiniz arkadaşlar 🙂

Pelinin ingilizcesi çok çok iyi. Ona bana ingilizce çalıştırması için yalvarır olmuştum. 1.dönemin sonuna yaklaşmıştık ve 1 tane ingilizce sınavı kalmıştı. O sınavdan iyi not almam lazımdı ki karneme 1 gelmesin. Peline ne zaman ingilizce çalıştırcan beni dedim ve hiç beklemediğim bi cevap verdi okuldan sonra diye. Şaşırdım çünkü pelin beni evine davet etmişti. Çıkışta evine gittik. Ben onla yalnız kalma planları yaparken evde annesini görünce hayallerim suya düştü.Annesi ile babası ayrıydı pelin annesiyle kalıyordu. Annesiyle daha önce tanışmıştım okulda beni de en yakın arkadaşı olarak bildiği için hiç ters tepki vermedi gelmeme. seviyordu galiba beni. Ev çok sıcaktı beni okul kıyafetimden dolayı sıcak başmıştı. Pelin ben üstümü değiştireyim diyerek gitti. Geldiğinde adeta auuuvv diye uludum resmen içimden tabi. Askılı body daracık kısa şort. Çok rahat bi kızdı pelin otururken eteği açılmış mı açılmamış mı umrunda değildi. 1 1 buçuk saat çalıştırdı beni ama o beni çalıştırdı yoksa ben onu hayallerimde mi çalıştırdım belli değil. Eve gidince 31in dibine vurucaktım ama evi beklememeye karar verdim. Tuvalete diyerek izin aldım.Yeteri kadar malzeme toplamıştım.Wcye girdim. İşte tam da aradığım şey oradaydı KİRLİ SEPETİ :D. Hemen sessizce açtım biraz karıştırdıktan sonra kırmızı dantelli bi külot buldum annesinin mi pelinin mi kararsız kalmak üzereyken bi tane daha buldum beyaz ,pembe desenli, kurdeleli falan bu kesin pelinindi çünkü yetişkin bir insanın giyemiyeceği kadar çocuksuydu. Külodu öyle koklayarak azan insanlardan değilim sadece hayal için arayıp bulmuştum. Pelini o külodun içinde hayal ederek asıldım ve hemen boşaldım. İlk defa böyle bişey yapıyordum. Ne kadar kıza dokunmamış olsam da dolaylı yoldan ilkti. Evden çıktıktan sonra pelinle maceramın daha ilki olduğunu anlamıştım.

Günler geçti dönem bitti ikinci dönem başladı artık(unutmadan sınavdan çaktım amk 😀 ) 23 nisana yaklaşıyordu ve evet yanlış okumadınız 23 nisan. 23 nisan benim için level atlama dönemi olmuştu.23 nisan için gösteri yapmaya yunanistandan ekip gelecekmiş. Normalde ilkokullara dağıtılır çocuklar ama gelecek ekip bizimle yaşıt olduğu için bizim okulu seçmişlerdi gelenleri almak için. Müdür duyuru yaptıktan sonra pelin ben alcam bi çocuk ingilizcemi geliştiririm diyince bende alıyım bari dedim. Başvurulardan sonra pelinede bana da çocuk gelecek ve 1 hafta misafir olacaktı. Çocukları almaya pelin ben ve bi kaç arkadaş gittik belediyenin toplantı salonunda hepsiyle tanıştık. 12 kız 6 erkeklik bi grup gelmişti. Peline gelen kız çok da güzel değil ama aynı pelin gibi konuşkan sempatik bir tip gibi duruyodu.Adı Elena. Tanışma faslını hızlıca atlatıp geceleri gündüzleri beraber geçirmeye başlamıştık. Okulda bu grubu alanlara izin vermişti. Gündüz aldığım çocukla evdeyken Pelin mesaj attı bize gelin otururuz diye.Elenanın bana asıldığını hissetmiştim ama benden ona karşı bir girişim olmamıştı. Hemen Kostas’a(bende kalan çocuğun adı) söyledim. Peline asılıyordu kostas da ama dövsen dövülmez bişey yapamıyordum. Neyse giyindik gittik annesi yoktu pelinin.pelin ben elena ve kostas oturduk muhabbet ediyoruz etmeye çalışıyoruz daha doğrusu elena içeri gitti nedenini anlamadığım bir şekilde. Daha sonra pelinde gitsene elenanın yanına dedi . Ben neden falan derken git işte konuşcak senle dedi. Açıkçası gitsem pelinle bu kostas yavşağını yalnız bırakmak istemiyordum ama içimden de git olum ilk defa bir kızla bu kadar yakınlaşacaksın diye söyleniyordu.

Odaya girdim. Elena yatakta yatmış bir şekilde duruyordu. Beni görünce gülümsedi come here dedi. Oturdum yanına. I wanna tell you something dedi. Yes tell you dedim ingilizcemi sikeyim öyle mi denir amk. Heyecandan olsa gerek.I really like you cümlesi benim heyecanı ikiye katladı. Bi süre bişey diyemedim sonra me too dedim. Bunu duyunca tekrar gülmeye başladı iyice yanıma yaklaştı ve dudağımdan öpmeye başladı. Bunlar bizim amınakodumunun kezbanları gibi değilki rahatlar ilk hareketi bizden beklemiyorlar. Rahat yaşıyorlar. İstedikleri gibi özgürce davranıyorlar. Öpüşmeye başladık kız gerçekten tecrübeliydi. Çok iyi öpüşüyordu dilini çok iyi kullanıyordu. Ben bizim kezbanlar durumuna düşmüştüm gerçekten. Bütün hareketleri o yapıyordu. Öpüşürken önce elini saçlarını attı. Ardından yavaş yavaş elini aşağıya indirdi. Ve oldu eli sikimin üstündeydi. İlkleri yaşadığım yer olmuştu bu ev. İlk defa bir kız sikimi tutuyordu. Resmen kitlenmiştim. Ne yapacağımı bilmiyordum sanki milyonlarca porno izlemiş olan ben değilmişim gibi. Elleri dahada sıkmaya başlamıştı sikimi. Sonra çekildi. Baktı gene gülümsedi relax dedi. Yerin dibine girmiştim resmen ama kendimi toparlamasını bildim.Bende onu ellemeye başladım.Tshirtünün üstünden memelerini ellemeye başladım.Sütyeninden olsa gerek pek bişey hissetmedim. Anlamış olacakki elimi tutup thirtünün üstünden sütyeninin içine soktu. oh my god sözleri ağzımdan istemsizce kaçtı. O kadar yumuşaktıki resmen ellemiyor inek sağar gibi sağmaya başladım amk 😀 Pantolonun düğmelerini açtı bu esnada o da ayağa kaldırdı beni boxerimla beraber indirdi. yes diyerek gülümsedi . önce dudaklarıma sonra boynuma bi öpücük kondurduktan sonra çömeldi aşağıya. Sıkıca kavradı aletimi. Başını öptü sonra yanlarını aşağıları öptü. Dilini çıkardı.Etrafını yalamaya başladı. Ağzını açtı ve kafasını içeri aldı. Zevkten ölmek üzereydim sıcacık ağzı zevkin doruklarına çıkardı. İlk defa saxo keyfini yaşıyordum. Zaten doluydum ve ilk olduğu için çok fazla dayanamadım. Elenanın fazla bişey yapmasına gerek kalmadan boşalmak üzereydim.I’m cumming demeyi akıl edemediğim için gözlerimi kapattım ve zevk çığlıkları atarak boşalmaya başladım. O yaşıma kadar hiç bu kadar çok boşalmamıştım. Harikaydı. Gözlerimi yavaş yavaş açtığımda önce elenayı gördüm son kalan döllerimi elleriyle sıvazlayarak çıkarıyordu ve gülüyordu .Suratında döllerim vardı. Ağzının kenarlarından da geri kalanları akıyordu. Bacaklarımı hissetmiyordum resmen.Yaşadığım en büyük zevkin tadını çıkarmak için tam yatağa oturacakken kapıda duran pelini gördüm. Suratımdaki gülme ifadesi bi anda değişiverdi. Peline sahip olma hayalimin cam gibi kırıldığını anladım o an. Yarım dakikaya kadar göz göze kaldık pelinle.Sikimi görmüş ve boşalma anımı izlemişti. Gülmeye başladı birden vay vay vay etrafı batırmayın sakın ha dedi . Sonra kapıyı çekti ve gitti. Elena da anladı yakalandığını.I’ll talk to her later dedi. Bişey diyemedim.Elena wcye gidip temizlenerek geldi. Bu sefer ben olan oldu amk dedim hemde pelinin sikimi görmesi beni azdırmaya yetmişti. elenayı ellemeye başladım. Gülüyordu ama gönülsüz olduğu belliydi. Öptü ve later dedi..

Giydirdi beni. Sonra elimden tutarak içeri götürdü. Oturduk yanlarına. Kostas yavşağı bişey yapmamıştı peline rahatladım. yunanca bişeyler söyledi elenaya konuştular anlamadım ama benim hakkımdaydı. Sonra kostas büyük gülereek oo congratulations dedi. Hepimiz gülüyorduk ama aklım pelindeydi hep.

Yoruldum amk. Bırakıyorum burda yazmayı uzun oldu. Sonuna kadar okuyanlara teşekkürler. Okumayanda siktirsin gitsin sikime kadar yolu var. Kaldığım yerden devam edeceğim daha güzel şeyler var…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nasıl yarrak yenir öğrettiler !! 4 bl.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nasıl yarrak yenir öğrettiler !! 4 bl.
Öğleden sonraya kadar kasabadaydık. Durmuş ağa beni el üstünde tutuyor, bu da benim çok hoşuma gidiyordu. Fırsat buldukça kulağıma, “Sen beni memnu et dediklerimi yap, ben seni hep böyle mutlu edeceğim!” gibi sözler fısıldıyordu. Tabi bulmuş cahil körpe kızı, siki bayram ediyor. Ben o zamanlar yaptığım hatanın, kararan geleceğimin farkında değildim. Nereden bilecektim ki o yaşlarda sex bağımlısı bir sikişme manyağı olacağımı?

Öğleden sonra kahya ve diğer adamlarla buluştuk. Yine bir lokantada birşeyler yeyip köye döndük. Köye varınca Durmuş ağa, “Ben seni eve bırakayım. Pazartesi sabah kahya alır seni çiftliğe getirir, işe başlarsın. Akşamları da eve bırakırız!” diye, hem beni, hem kahyayı tembihledi. Sonra adamları çiftlik yolunda indirip, ikimiz yola devam ettik. Biraz uzaklaşınca Durmuş ağa sikini çıkartıp elime tutuşturuverdi. Bir yandan yavaş yavaş arabayı kullanıyor, bir yandanda bana sikini okşatıyordu.

Köye girmeden tenha bir köşeye arabayı çekip, “Hadi bakalım minik yosmam, ağanı bir boşaltıver!” dedi. Artık alışmıştım, hemen eğilip sikini emip yalamaya başladım. O an aklımda onu memnun etmekten başka bir şey yoktu. Beni kullandığının körpeliğimden küçük bedenimden faydalandığının farkında bile değildim. Deli gibi sikini emiyor ucunu dilliyor ellerimle gövdesini okşayıp duruyordum. Kısa bir süre sonra Durmuş ağa, “Ohhhh iç ağanın döllerini, hepsini yut!” dedikten sonra saçlarımdan kavrayıp sikine bastırması ile ağzıma boşalmaya başladı. Gırtlağımdan aşağı döllerinin akışını hissederken yutkunmaya çalışıyordum.

Boşalması bitince ağzımdan çıkarttı. Bu sırada ben halen sikinin gövdesini iki elimle kavramış okşuyordum, ben sıkıp okşadıkça sikin ucundan biraz döl süzülmüştü. Durmuş ağa iyice arkasına yaslanıp, “Hadi bakalım yalayıp temizle erkeğinin sikini!” diye talimatı verince, ben küçücük ağımla yalaya yalaya temizledim sikini. Onun mutlu olduğunu görmek çok hoşuma gidiyordu. (Halen de erkeğimin sikini emip yalamaktan, döllerini yutup sikini yalaya yalaya temizlemekten zevk alırım, alışkanlıklarım çok eskilere dayanıyor nede olsa.)

“Aferin sana küçük kaltak, çok iyi yapıyorsun bu işi!” dedikten sonra toparlanıp yola çıktık. Tam köy girişinde babamı görünce Durmuş ağa durdu, “Senin kızı eve götürüyorum, gel seni de atayım!” diyerek babamı da arabaya aldı. Yol boyunca, “Senin kız çok iyi, bir dediğimi iki etmiyor, çok akıllı uslu, çiftlikte beni çok memnun ederse, ben de onu çok memnu ederim!” gibi iltifatlar ediyor, babam da mutlu bir ifadeyle onu dinliyordu. Ne bilsin küçük kızının Durmuş ağanın seks oyuncağı haline geldiğini.

Eve gelince anneme yeni aldıklarımı gösterdim, “Durmuş ağa çiftlikte temiz ve yeni elbiseler giymemi istiyor!” dedim. Babam da anneme, Durmuş amcanın beni nasıl met ettiğini anlatıp duruyordu. Hem annem hem babam, iki gün boyunca, “Kızım Durmuş beyi mutlu et, dediklerinden dışarı çıkma!” diye sürekli söyleyip durdular.

Pazartesi günü kahya sabah erkenden beni alıp çiftliğe götürdü. Durmuş ağanın çifliğine daha önce birkaç kez bayram için gitmiştik, ama bu sefer faklıydı. Sabah iş bölümü yapılırken, Durmuş ağa, “Nilüfer, kızım sen benimle gel, ben sana yapacağın işleri anlatacağım!” diye, beni alıp çiftliği gezdirdi. Fırsat buldukça tenha yerlerde kalçalarımı yoğurup, göğüslerimi sıkıştırıyordu. Ben de sikine elimi atıyordum, artık bu bende alışkanlık olmuştu. Durmuş ağa ise, “Şimdi olmaz!” diye elimi uzaklaştırıyordu. Çiflikte yapacağım fazla bir iş yoktu, kasaların etiketlerini yazıyor, toplanacak mahsülün listesini yapıyordum. Herkesin yapacağı işlerdi aslında.

Öğle yemeğinde Durmuş ağa beni eve götürdü. Karısına durumu anlattıktan sonra, bana, “Boş zamanlarında yengene de yardım et!” dedi. Durmuş ağanın karısı yıllardır hastaydı. Tek çocukları da benle yaşıt olan kızları Hülya idi. Onu da okumaya devam etmesi için şehire mektebe göndereceklerdi.

Öğleden sonra bahçeye gideceğim sırada, Durmuş ağanın ileriden ‘Gel!’ işareti yaptığını gördüm, sonra evin bitişiğindeki kulübeye girdi. Ben de peşinden kulübeye gittim. İçeride geniş bir sedir ve birkaç eski koltuk vardı. (Burası benim durmuş ağaya karılık yapacağım yerdi!). Hemen kapıyı kapatıp, “Burası esk**en işçilerin gece kaldıkları yerdi. Bundan sonra öğle yemeğinden sonra buraya geleceksin, anahtar dışarıda asılı olur!” dedikten sonra aşağı eğilip dudaklarıma yapıştı. Kısacık boyumla ona yetişebilmek için parmak uçlarımda duruyordum.

Beni bir çırpıda soyup sedirin kenarına oturttu. Kendisi de soyunduktan sonra yanımda ayakta duruyordu. “Daha sana neler öğretecem küçük yosma, bundan sonra elimin altındasın, fırsat buldukça geçirecem o minik amına!” deyip sikini dudaklarıma yüzüme sürtmeye başladı. Ne yapmam gerektiğini artık çok iyi biliyordum, erkeğimin sikini yemeli, onu mutlu etmeliydim. Hemen sikinin gövdesini kavrayıp, ağzıma aldım. Bir süre bu şekilde sikini yalattıktan sonra Durmuş ağa sedire sırt üstü uzandı. “Şimdi üzerime gel bakalım, sana 69 olmayı öğretecem!” dedi ve beni üzerine ters olarak çekti. Şimdi onun üzerinde yatıyordum, amım tam ağzının üstünde idi.

“Hadi bakalım yosma, devam et!” dedi. Ancak ben üzerinde ufacık kalmıştım, sikini kavrayıp kendime çektiğimde ucu ağzıma zor yetişiyordu. Bu sırada durmuş ağa amımı yalamaya başlamıştı. Kalçalarımı okşuyor, bazen dilini minik amıma kokup çıkarıyordu. Vücudumu ateş basmaya başladı, öylesine zevk alıyordum ki, sikinin ucunu dilimle deli gibi yalıyordum. Durmuş ağa, “Gel bakalım, amına geçirme zamanı!” deyip, beni kendine çevirdi. Kucağında o kadar ufacık kalıyordum ki, benimle oyuncak gibi oynuyordu. Bir süre öpüştükten sonra, “Şimdi yarağımın üzerine otur!” deyip sikini gövdesinden tuttu.

Ellerimi göğsüne koyup kalçamı kaldırarak amımın deliğini yarağın ucuna getirdim. Sikin kocaman kafasından amım gözükmüyordu. Yavaş yavaş üzerine oturmaya başladım, bu sırada bacak arama bakıyordum, amımın yanaklarının şişip ikiye ayrıldığını, amımın minik dudaklarının iki küçük yaprak gibi kıvrılıp esnediğini görebiliyordum. Biraz canım yanınca durdum. Durmuş ağa, “Devam et, alışırsın birazdan!” diyerek beni cesaretlendiriyordu. Kalçalarımı biraz daha indirince siki yarısına kadar yalanmaktan ıslanmış amıma kayıverdi. Bu sırada Durmuş ağa sürekli bedenimi okşuyor, küçük öpücükler konduruyordu.

“Şimdi yavaş yavaş otur kalk!” dedi, dediklerini yapmaktan kendimi alamıyordum. Bir süre sonra amım yarağa iyice alışmış, rahat oturup kalkmaya başlamıştım. Daha sonra Durmuş ağa kalçalarımdan aşağıya bastırmaya başladı, bir süre sonra yarağın tamamı artık içimde idi. Beni geriye doğru itip, dimdik üzerinde oturmamı sağladı. O anda sikinin içimde bir yerlere değdiğini hissedebiliyordum. “Harikasın meleğim, bayılıyorum sana, amın daracık, tüm sikimi mengene gibi sıkıp kavuruyor. Ohhh! Hadi şimdi kalçalarımı çalkala, hem beni mutlu et, hem de keyfini çıkar yediğin yarağın!” dedikten sonra minik göğüslerimi okşamaya başladı.

Ben hem kalçalarımı çalkalamaya, hem de minik hareketlerle oturup kalkmaya başladım. 5-6 dakika sonra durmuş ağa beni kendine doğru çekip, üzerinde zıplatmaya başladı. Zaten kucağınca küçücük kaldığımdan, her seferinde sikinin ucuna kadar geliyor, sonra tekrar dibine kadar otuyordum. Durmuş ağa ise sürekli kalçalarımı yoğuruyor, göğüslerimi öpüp, göğüslerimin Leblebi gibi olmuş başlarını kemiriyordu.

Minik bedenim daha fazla dayanamadı, amımın kasıldığını hissedebiliyordum. Bir anda boşalıp, durmuş ağanın üzerine yığıldım. Durmuş ağa halen seri hareketlere beni sikmeye devam ediyordu. Sonra bir çırpıda beni altına aldı, bacaklarımı omuzuna alıp üzerime yüklendi. Kalçam havada, iki büklüm olmuştum. Durmuş ağa ise delirmiş gibi dudaklarımı öpüp, boynumu yalıyor ve tüm gücü ile sikini dibine kadar amıma soka soka sikmeye devam ediyordu. Her sokuşunda kasıklarımda ve midemde müthiş bir baskı hissediyordum.

5 dakikaya yakın bu şekilde sikmeye devam etti, artık belim uyuşmaya başlamıştı. Durmuş ağa, “Daracıksın minik yosma, ohhhh orospuuuu, bu amcığa nasıl dayanılır!” diye inleyerek sikini dibine kadar amıma gömdü, yarağı kasılıp gevşemeye, sikin başı kalp gibi atmaya başladı. O anda yarağın tüm kıvrıklarını, kocaman başının her milimini amımın duvarlarının siki kavrayıp sarıldığını hissedebiliyordum. (O anı hiç unutmadım, inanın böyle bir şeyi hayatım boyunca 3-5 defa ancak yaşamışımdır!). Durmuş ağa sıcak döllerini içime akıtıyordu. Ben de bir kez daha tüm vücudum sarsılarak boşalmaya başladım.

Durmuş ağa yavaşça içimden çıkıp, sikini ağzıma getirdi ve “Yala orospu, daha senle işim bitmedi!” deyip yanıma uzandı. Minik bedenim iki kez boşalmanın etkisi ile uyuşmuş ve yorgun düşmüştü. Hafif inmiş siki, benim sularım ve döl artıkları ile kaplıydı. Başımı yana çevirip, sikinin gövdesini usulca kavradım, okşamaya ve yalamaya başladım. Bu sırada amımdan Durmuş ağanın döllerinin dışarı aktığını hissedebiliyordum. Kafamı kaldırıp amıma bakmaya çalıştım. Kasıklarım ve amımın yanakları kıpkırmızı olmuştu.

Durmuş ağanın siki, okşanmanın ve yalanmanın etkisiyle tekrar eski heybetli haline ulaştığında, beni sedirin ucunda dört ayak pozisyonuna getirip, ayakta arkama geçti. Yarağını amımın şişmiş dudaklarına ve minik kalçalarıma sürtmeye başladı. Bu sırada bir eli ile de küçük göğüslerimi okşayıp, uçlarını hafif hafif sıkıyordu. Vücudum bu hareketlere dayanamıyor, zevk duygusu bedenimi ele geçiriyordu. “Küçük yosmam benim harikasın, şimdi erkeğin yara yara sikecek o minik amını, sen de beni keyife getirmek için sana öğrettiğim gibi konuş, hiç susma, tamam mı?” dedi, ben de başımı çevirip evet anlamında salladım.

Durmuş Ağa yarağını başının amımın deliğime dayayıp, bir eli ile belimi sıkıca kavradı. Diğer eli halen göğüslerimde idi. Sırtıma öpücükler kondururken, “Sikeyim mi seni haaaa? Yarayım mı amını?” dedi. Ben de bana ne öğrettiyse söylüyor, onu mutlu etmeye çalışıyordum, “Yar erkeğim, geçir sikini küçük amıma!” diye cevap verdim. Durmuş Ağa sikini başını yavaşça amıma sokup çıkarıyor, ama tamamını sokmuyordu. “Hadi erkeğim sok hepsini, geçir bana yarağını!” diye söylenirken, bir anda dibine kadar girdi. Kasıkları kalçalarıma dayanmıştı, biraz canım yanmış ve “Durrr!” diye inlemiştim.

Durmuş Ağa, “Ohhhhh yardım amını yosmamm!” dedikten sonra yavaş yavaş girip çıkmaya başladı. “Nasıl iyi sikiyormuyum minik kaltak? Yarak yemek nasıl haaa?” dedi. “Harikasın, sik beni, seninim ağam, bulutlara çıkart beni!” dediğimde hızlanmaya başladı. O hızlandıkça bedenim kendinden geçiyor, zevkim arttıkça artıyordu. Kasıkları kalçalarıma çarparken sallanan taşakları amımın üstünü dövüyor, bu sırada çıkan ‘Şak, şak!’ sesleri kulübede yankılanıyordu. Birkaç dakika sonra deli gibi boşalmaya başladığımda, “Döşe ağam, döşeee sikicim, amım senin, ohhhhhh!” diye inlerken, Durmuş Ağa kalçalarıma tokatlar atıp, “Küçük orospu, tam orospu olacaksın sen, sike sike dağıtacam bu dar amını, sikimin kölesi olacaksın!” diye söyleniyordu.

Vücudum bu duruma daha fazla dayanamıyordu, dizlerim artık bedenimi taşıyamaz oldu. Kendimi yüz üstü sedire bırakınca ayaklarım hafif sedirden sarkık kaldı, ama Durmuş ağa halen amıma geçirmeye son sürat devam ediyordu. O an hatırladığım tek şey uyuşmuş olduğumdu. “Ne oldu, sikilmekten bayıldın mı? Çok mu hoşuna gidiyor?” dedi. “Evet, hep sik beni, heppp!” diye mırıldandım. Durmuş ağa bir kahkaha atıp, “Ben sana sikin tadını aldın mı vaz geçemezsin demedim mi minik yosma, söyle dölleyim mi amını haaa?” dedi. “Dölle, döllerini ver bana, boşal içime sikicim!” diye mırıldandım. Birkaç dakika geçmeden Durmuş ağa derin bir, “Ohhhhh!” çekip boşalmaya başladığında, bir kez daha sıcak döllerinin içime aktığını hissedebiliyordum.

Sonra öylece üzerime uzanıp kaldı. Altında kaybolmuştum, ağırlığından nefes alamıyordum. Sonra içimden çıkıp yanıma devriliverdi, soluk soluğa kalmıştı. Bir süre bedenimi okşamaya devam etti. Bense kendimde değildim. 5-10 dakika sonra ayağa kalktı, siki küçülmüş, önünde sallanıyordu. Beni yavaşça ayağa kaldırıp, boynumu memelerimi birkaç kez öpüp okşadı. Ancak küçük bedenim öyle uyuşmuştu ki, ayaklarım beni zor taşıyordu. “Harikasın!” dedikten sonra kenarda duran bir poşetten 3 tane gofretli büyük çikolata çıkarıp bana uzattı. Hemen alıp sedire oturacakken, “Yok, orada ayakta ye!” dedi ve sedire oturup bir sigara yaktı. Ayakta durmuş çikolatanın birini açmış yiyordum, o an duyduğum mutluluğun tarifi yoktu.

Durmuş ağa karşımda, suratında tebessümle, sedire yayılmış, beni izliyordu. “Bacaklarını biraz aç!” dediğinde, ayaklarımı hafif açıp, aşağıya doğru baktım. Amımdan ayak bileklerime doğru döller süzülmüş, amımsa mosmor olmuştu. Ben halen çikolatamı yemeye devam ediyordum. O an başıma gelenlerin, gelecekte bana nelere mal olacağının farkında bile değildim. Sonuçta genç kızlığı bile yaşamadan kadın olmuştum. Durmuş ağanın karşısında çırılçıplak durmuş, amımdan dölleri süzülürken, minik bedenimi ona sergiliyordum. Bana göre çok iyi bir iş yapmış, bir erkeği mutlu etmiştim, kendimi inanılmaz değerli hissediyordum. Durmuş ağanın, zevkleri için beni kullandığının, beni seks bağımlısına çevirip, geleceğimi çaldığının farkında bile değildim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Öğrencim-5

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Öğrencim-5

Batuhan’la sex hayatımıza pelinde girmişti. Hep birlikte ilk başlarda çok eğleniyorduk. Dışarda arkadaşlarına Pelini sevgilisi olarak tanıtıyordu. Pelinde giyimi arkadaş seçimi ve hayatını Batuhanın istediği şekilde yapmaya başlamıştı. En önemlisi Pelin Batuhanın kölesi olmayı kabul etmiş olsa da ona aşık olmuştu. Pelini ailesiyle tanıştırmıştı. Ben ise artık onların evleneceğini benim ise sadece Batuhanın bir oyuncağı olacağımı anlamıştım. Bundan kaçamazdım. Ben 36 yaşındaydım ve Batuhan 20 yaşındaydı. İki hafta aradan sonra Pelin Batuhanın kölesi olmuş olsa da benim üstümde de dominantlık kurmuştu. Batuhan olmadığında onun emirlerini yerine getiriyordum. Pazar günüydü Pelin ile evdeydik Peline gelen mesajla ile Pelini bir heyecan sardı.
-Ne oldu diye sordum
-Akşama efendimiz bir kişiyle gelecek, hazırlanmamızı istiyor dedi
Bizde hazırlıklara başladık ikimizde seksi kıyafetlerimizi giydik. Ben 90 kiloyu bulmuştum ve göbeğim ve kalçam biraz daha dışarılara çıkmıştı. Kıyafetlerimi Peline gösterdiğimde yanıma yaklaşıp bir tokat attı misafirimiz geliyor ve sen daha orospu gibi giyinmedin mi? Dedi. Elbise dolabımı açtı ve içinden dar bir elbise seçti. Kısalığı götümün hemen sonunda bitiyordu. O kadar dardı ki elbise meme ucum hariç dışarı fırlamıştı göğüslerim. İşte böyle tam bir kaşar gibisin şu an dedi bir tokat daha attı.
Pelin eline telefonu aldı ve mesaj geldiğini benim gidip mutfakta diz çökmemi ve sadece yere bakmamı söyledi. Batuhan gelene kadar kafamı kaldırmam gerektiğini söyledi. Dediği gibi yaptım mutfakta diz çökmüş şekilde 10 dakika bekledikten hemen sonra kapı çaldı pelin kapıyı açtı. Batuhan ve arkadaşı gelmişti. Batuhan mutfağa geldi. Başımı okşadı.
-kaldır kafanı orospu. İçerde arkadaşım var kendisinin bugün doğum günüsü var. Onu mutlu edeceksin. Etmezsen cezalandırılacaksın…
-Emredersiniz efendim dedim
Beni başka bir erkeğe sunması biraz gururumu kırmıştı ben onun malıydım halbuki…
İçeri girdik karşımda ortalama 130 kilo civarında bir erkek vardı.
Oturduğu koltuktan kalktı merhabalar ben uğur dedi. Bende ona karşılık verdim bende Azra. Geç bakalım Uğurun yanına dedi bana Batuhan. Yanına oturdum. Batuhan “bugün bu evde uğur Azrayı sikecek, ben ve Pelin sizi izleyeceğiz” dedi. Pelinde Uğura dönerek ne istersen yapabilirsin serbest dedi. Uğur ise yanına oturmamı işaret etti. Yanına oturduktan sonra üstünden gelen ter kokusu beni rahatsız etse de ben yine de güler yüzle yanına oturdum. Bana dokunmaya başladı bacaklarımı okşuyordu ve ben bu durumu biraz garipsemiştim. Yüzüme gülerek çok tatlısın Azra dedi. Artık olaya alışmıştım ve her ne kadar bir başkasıyla yatacak fikri olsa da Sahibimin istediği olacak ve bu beni ıslatmaya yetmişti amıma dokundu ve gülerek orospuya bak hemen ıslanmış dedi. Batuhan gülerek Uğur mal burada ve senin dedi. Bu arada Peline diz çökmesini ve emri verene kadar kalkmamasını söyledi. Uğur üstümdekileri çıkardı ve oda soyundu kanepeye tekrar oturdu ve yarağımı yala hadi orospu dedi. Önünde diz çöktüm. 14 cm penisi hatırı sayılır bir kalınlığa sahipti. Yaklaştığımda ağzıma almak için bir koku sardı etrafı o kadar kötü kokuyordu ki o an anladım ben bunu seviyorum. Kullanılmak, orospu gibi hissetmek ve daha fazlası ben bundan zevk alıyorum resmen daha da ıslanmış bir an önce altına yatıp beni sikmesini istiyordum. Az önce oluşan tüm kötü düşünceler gitti ve yerine onun bir an önce bana sahip olma arzusu isteğinin beni kapladığını gördüm. Ben penisinin büyük olması küçük olması değil beni nasıl kullandığı ile ilgileniyordum ve bu bana bir haz verdi. Emmeye başladım bir iştahla kafasını dilimle ıslatıp hepsini birden sokuyordum ağzıma dayanamadı ve ağzımın içine boşalmaya başladı. Ağzımın içi spermleri ile dolmuştu hepsini yuttum ve sıradaki isteğini bekliyordum. Yalnız boşalmasına rağmen inmemişti hala dimdikti. Kucağına oturmamı istedi ayağa kalktım üstüne oturdum ıslak olan amım iyice kayganlaşmış şekilde içime rahatça aldım. Biraz git gel yaptıktan sonra bana kendisini öpmemi ve öpüşürken gözlerimi kapatmamı istediğini söyledi. Gözlerimi kapatıp iştahlı bir şekilde öpüşmeye başladım bir müddet sonra yüzümde bir penis. Gözlerimi açmamı emretti gözlerimi açtığımda biraz da şok olarak Batuhanın penisi benim ve Uğurun yüzünde geziyordu. Ağzıma soktu yarağını iştahla emerken Uğurda daşaklarını emiyordu batuhanın. Batuhanda bir benim ağzıma sokuyordu bir Uğurun bu şekilde yaparak bütün yüzümüze ve ağzımıza boşaldı. Bu şekilde birbirimizi yalarken spermler eşliğinde öpüşüyorduk. Uğur bir müddet sonra içime boşaldı. Üstünden kalktım. Batuhanın emriyle diz çöktüm.
-Nasıl buldun Uğuru Orospum
-Efendim çok iyiydi.
-O Yarak yalamayı sever ama götüne hiç almadı, alacağını da düşünmüyorum.
– Evet Batuhan senin yarağının tadı da bir başka dedi Uğur.
-Şimdi gelelim asıl meseleye, Uğur artık senin yeni efendin. O ne derse yapacaksın.
Bu durum hoşuma gitse de ben gene de isyan eder gibi davrandım. Ama Uğurun daha eğlenceli ve daha beni köle gibi kullanabileceği aklıma geldi.
“Bana nasıl davranırsan ona da o şekilde itaat edeceksin. Ben bunu istiyorum ve bunu emrediyorum.” dedi. Ben ise evet efendim diyebildim sadece. “Bitmedi köle dedi bundan sonra Uğur senin kocan haftaya yıldırım nikahı ile evleniyorsun kendisiyle” dedi. Ben bir an evlendiğimi düşünerek olaya karşı gelmek istedim ancak yüzüme yediğim bir tokatla geri düştüm. “Hangi köle sahibinin sözünden çıkar söyle bana” dedi. Hayatımın dönüm noktasıydı. Sadece emredersiniz efendim diyebildim. Bütün bunların tek şartı Batuhan istediğinde gelip bizi kullanabilecekti. Batuhan son sözünü söylemek için konuştu. “Bu gece sabaha kadar sik kendisini o artık zaten senin ister sik ister siktir. Bir de istersen öğrencilerini bile sikebilirsin bak ben Pelini sikiyorum onun sayesinde” dedi.
Batuhan Pelini alıp çıktı. Uğur yerinden kalktı bende kalkmaya çalışırken yüzüme gelen tokat beni yine afallattı. “ben sana kalkabilirsin dedim mi?” diye sordu. “Hadi kalk duşa gidelim. Bir de artık ister beğen ister beğenme artık hem kölemsin hem karımsın bu yüzden beni mutlu etmek için çalışki birlikte güzel bir ömür geçirelim…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

kurtköy escort sakarya escort sakarya escort escort ümraniye gaziantep rus escort ataşehir escort kadıköy escort maltepe escort adapazarı escort adapazarı escort sakarya escort ankara escort izmir escort escort ankara beşiktaş escort izmir escort ensest hikayeler gaziantep escort ankara escort gaziantep escort kaçak bahis kaçak bahis canlı bahis bahis bahis canlı bahis bursa escort kocaeli escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort sakarya escort bayan webmaster forum