mayo alırken

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

mayo alırken
Yaz başlarıydı. Tatile gidecektik. Hanım bikini almak istedi. İstanbul?da çok katlı bir mayo ve iç çamaşırı mağazasına gittik. O bayanlar katına bakıyordu. Ben de erkeklere ait olan kata çıktım. Mayom vardı ama güzel bir şey bulursan yedekleme alırım diye düşündüm. Gözüme hoş gelen 2 tane mayoyu denemek için kabine girdim.
Giyince bir tanesini beğenmedim. İkincisi güzeldi ama dar geldi. Kabinden başımı çıkardım ve tezgahtara seslendim. Mayonun bir büyük bedenini istedim. Hafta içi olduğu için mağaza boştu. Bizim katta 2 tane tezgahtar ve benim dışımda bir müşteri daha vardı. Tezgahtar benim istediğim mayoyu bulup getirdi. Giydim. güzeldi. Kendime aynada bakmak için dışarı çıktım. Mayonun duruşunu görmek için üzerimdekileri de çıkarmıştım. Tezgahtar da bana bakıyordu. Ben beğenmiştim. Ama bana siz üzerinizdekini çıkartın ben size başka modeller getireceğim? dedi ve gitti. Ben kabinde üzerimdeki mayoyu çıkartırken birden kabin perdesi açıldı ve tezgahtarla çırıl çıplak karşı karşıya kaldım. Ne kadar toparlanmaya çalışsam da beni o halimle görmüştü.
Pardon dedi ve perdeyi kapattı. Aralıktan getirdiği mayoyu uzattı. Giydim. güzeldi ama bana küçük geldi. Perdeyi aralayıp tezgahtara söyledim. ?Bir de ben bakayım? dedi. Perdeyi açtı. Taşaklarım kenarlardan dışarı taşmıştı. Eğildi ve elleriyle taşaklarımı içeri tıkıştırmaya çalıştı. O anda ben bitmiştim. Benim taşaklar ellerindeydi.
Bana sizin mal da büyükmüş bu mayo olmadı dedi ve mayoyu sıyırdı. Ben şok üstüne şok yaşıyordum. Mayoyu çıkardı ve elindeki 2.mayoyu bana giydirdi. Ben kontrolu kaybetmiştim. Kontrol tezgahtardaydı. Bana ikinci giydirdiğinin tanga olduğunu giyince anladım. Hayatımda ilk kez tanga giyiyordum.

Okşarcasına benimkini tanganın içine yerleştirdi. ?Nasıl? dedi. güzeldi. Ama o tangayı almam mümkün değildi. Bunu söyledim. Tangayı da o çıkardı. Elindeki civciv sarısı 3.mayoyu bana giydirdi. Bu arada benim malın hareketi artırmıştı. Mayoyu yine özenle düzeltti. Kısa bel tarzında strech bir şort mayoydu bu. Hafif baş kaldırmış olan benim aleti eliyle mayonun içinde sağa doğru yan yatırdı. ? Bu mayolarda stil böyle ? dedi. Stil öyle ama benim alet stil felan dinlemedi. Artık baş kaldırdı. Ve başı kısa bel olan mayodan dışarı fırladı. Artık ok yaydan fırlamıştı. Hakim olamıyordum. İşi şakaya vurma ihtiyacı hissettim.

Tezgahtara Ne olacak şimdi, uyuyan yılanı uyandırdın? dedim. Hiç bozuntuya vermedi ve ?siz merak etmeyin ben hallederim? dedi ve bir hamleyle mayonun dışında duran başını ağzına aldı. Bir an kendimi toplama ihtiyacı hissederek irkildim. Ama hoşuma da gidiyordu. Bu arada tezgahtar mayoyu çoktan indirmişti bile.Tüm şehvetiyle elma şekeri yalar gibi yalayıp emiyordu. Dilinin ucunu benimkinin ucunda dolaştırdıkça başım tavana vuracak gibi oluyordum. .

Benim 17 liği sonuna kadar ağzına alıp çıkarıyor ritmik hareketlerle emiyordu. Elleri de taşaklarımı ve bacaklarımı okşamakta idi. Dişleriyle göbeğimdeki ve kasığımdaki kılları tutup çekiştiriyordu. Bir ara benim taşaklar tümüyle ağzındaydı. Nasıl aldığını hala düşünemiyorum. Elleri hiç boş durmuyordu.

Ya göğüs uçlarımı tutuyor, ya popomu okşuyor yada taşaklarımı avuçluyordu. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Patlamak üzereydim. ?Geliyorum? dedim. Eliyle ağzını işaret etti. Zaten ben çoktan ağzına patlamıştım bile. Hem de oluk oluk. Benim fışkıran menilerimi yutmaya yetişemiyor bir kısmı ağzının kenarından dışarı akıyordu. Ben ise kan ter içinde kalmıştım. Tam bu sırada hanımın sesini duydum. Diğer tezgahtarla konuşuyordu. Daha ben ?Eyvah hanım geliyor? derken tezgahtar kabinden yok olmuştu. Aceleyle üzerimi giydim. O son giydiğim şort mayoyu elime alarak dışarı çıktım. Hanımla karşı karşıya geldik. ? Ne oldu sana terlemişsin ve kızarmışsın? dedi. Ben de kabinin çok sıcak olduğunu söyleyerek kıvırttım. Elimdeki mayoyu gösterdim. Beğenmişti.Durumu kurtarmıştım.Tatilde ilk günü o mayoyu giydiğimde tün gözler benim üzerimdeydi tabi. Bundan rahatsız olan hanım o mayoyu giymemi yasakladı. Tatilin geri kalan kısmını eski mayomla tamamlamak zorunda kaldım. Tatil dönüşü o mağazaya gittim. Tezgahtara baktım. Ama bulamadım. Adını bilmediğim için soramadım da. O günden sonra nerede bir mayo mağazası görsem girip mayo deniyorum. Ama aradığımı hala bulamadım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yasak Aşkım 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yasak Aşkım 1
Adım Mert,anneme olan hislerim lise çağlarımda başlamıştı.Annem otuzlu yaşların sonların da modern,çok açık olmasa da rahat giyinen,dikkat çekici bir kadındı.Fakat evde oldukça rahattı,benden kendini hiç sakınmaz,sütyensiz memeleri ile evde dolaşır,eğilip kalktıkça uçlarına kadar gördüğüm olurdu.Tabii ki o benim annemdi ve onun hakkında yanlış bir şey düşünmem doğru olmazdı,Dikkatimi çekse de hep bakışlarımı kaçırır,aklıma kötü düşüncelerin gelmesini engellerdim.Taki okul çıkışı arkadaşım Ahmet’le birlikte bizim eve ders çalışmaya gelinceye kadar.
Kapının zilini çaldığımızda her zaman ki gibi kapıyı annem açtı,evde yalnızdı.Saat öğleden sonra üç civarıydı.Kış olmasına rağmen evimiz kaloriferli olduğu için oldukça sıcaktı.Annemin altında beyaz teninin rengini belli eden oldukça dar ve ince siyah bir tayt,üzerinde de tam bel hizasında elini az bir şey yukarı kaldırsa göbeğini açık bırakacak bir tişört vardı.Beyaz renk yakası yuvarlak oldukça açıktı.Omuzlarından içindeki siyah sütyenin askıları görünüyordu.Bizi karşılayıp arkasını döndüğü anda Ahmet onun kalçalarına kilitlenmişti.Bir kaç saniye sonra yanında benim olduğumu hatırlayıp gözlerini kaçırdı.O anda suratının ortasına bir tane patlatmamak için kendimi zor tuttum ama oda haklı olabilirdi.Ben de onun annesini kaçamak bakışlarla çok izlemiştim.Hatta çok kereler otuz birler imin malzemesi olmuştur.Bir anda onun da annemi hayal ederek otuz bir çekeceği düşüncesi beni tahrik etmiş,sikim hareketlenmeye başlamıştı.Çok şaşırmış ve kendimden utanmıştım,hemen bu düşünceleri aklımdan uzaklaştırmıştım.
”Çocuklar mutfağa gelin,çaylarınızı koydum” Annem kek,kuru pasta,bir iki atıştırmalık hazırlamış,bizi çağırmıştı.Çaktırmadan arada Ahmet’i takip ediyor,anneme bakıp bakmadığını kolluyordum.Gözleri aralıklı olarak sürekli annemin üzerindeydi.Bir ara eğildin de açılan geniş yakasından bırak memeleri,göbek deliği bile görünmüştü.İçinde ki dantelli siyah seksi sütyen iri memelerini taşımakta zorlanıyor,hareket ettiğinde istemsiz olarak bir sağa bir sola dalgalanıyorlardı.Annem çok dikkatsiz davranıyor,beni rezil ediyordu.Arkadaşım yarın gidip bütün okula ballandıra ballandıra annemi anlata bilirdi.Neyse ki bir çok frikikten sonra annem onun bakışlarını fark edip,kendine biraz çeki düzen verdi.
Çok sinirlenmiştim.Çaylarımız bittikten sonra bir şeyler uydurup arkadaşımı yolladım.
”Arkadaşın neden erken gitti oğlum?”
”Senin yüzünden”
”Neden?” Diyerek hayretle yüzüme baktı.
”Anlamadın mı?Adama neyin var neyin yok gösterdin.Dikkatli olsana beni rezil ettin.Şuna bak her yerin meydanda,geldiğinden beri gözlerini senden ayırmadı.Ağzını burnunu kırmamak için zor tuttum kendimi”
”Ne biçim konuşuyorsun benimle öyle,ben senin annenim,sapık arkadaşlarını getirme o zaman eve”
”Sen fahişe kadınlar gibi giyinirsen bakarlar tabii”dediğim anda annem tokadı suratıma patlatmıştı,hemde oldukça okkalıydı,bunu hiç beklemiyordum.Hayatımda ilk defa bana vurmuştu.Dudakları düşmüş gözlerinde yaşlar belirmeye başlamıştı.
”Öküz babandan hiç bir farkın yok,sende aynı soyun boku değilmisin”diyerek hıçkırarak odasına koşup çarparak kapıyı kapadı.Çok pişman olmuştum.En kıymetli varlığımı gereksiz yere çok kırmıştım.Ne yapacağımı bilemedim,hemen peşinden odasına gittim.Onu gördüğümde mahvolmuştum.Oda da bir köşeye sinmiş hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.Sarılıp özür dileyip onu yatıştırmaya çalıştım ama birden beni kolumdan tutup dışarıya atıp kapısını kilitledi.
”Defol seni görmek,sesini bile duymak istemiyorum”Yerin dibine geçmiştim.Kapısına oturup bir süre bekledim.Yaklaşık yarım saat sonra hıçkırık,iç çekme sesleri kesilmişti sanırım uyumuştu.Bende kalkıp odama gittim ama çaresizdim ne yapacağımı annemin yüzüne nasıl bakacağımı bilemiyordum.Az sonra babamda gelecekti.Babama bu konudan bahsetmeyeceğinden emindim.Çünkü babamda arada dışarıya çıkacakları zaman kıyafeti yüzünden onu uyarırdı.Ama evde yada aile içindeyken hiç karışmazdı.
‘Bunları düşünürken bende uyuya kalmışım.Kapı zilinin çalmasıyla uyandım,babam gelmişti.Annem onu karşılamıştı.Üzerinde boğazlı bir kazak,altında bol bir eşofman vardı.Her yeri kapalıydı.Beni protesto ediyordu.
”İyimisin hayatım?kalın giyinmişsin?”Annemin bu şekilde giyinmesine alışık değildik.Ağlamaktan gözleri şişmiş,rengi solgunlaşmıştı.
”Pek iyi değilim ufak bir soğuk algınlığı,ilaç içtim,geçer,yemekten sonra hemen yatıcam zaten”Olaylardan habersiz babam doktora götürmekte ısrar etse de annem kabul etmedi ve dediği gibi yemekten sonra hemen odasına çekildi.Bense bu durumu nasıl düzelteceğimi düşünerek,uyuyup kalmışım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hemşire Karımın Götüne Kabuklu İtalyan Yarrağı! (T

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hemşire Karımın Götüne Kabuklu İtalyan Yarrağı! (T

Merhaba sex severler, ben Erzincandan Talip. 34 yaşında, 1.72 boyunda, kumral, hafif göbekli bir beyim. Erzincana yakın illerin birinde, özel bir hastanede sağlık memuru olarak çalışıyorum. Eşim Hatice ise hemşiredir ve aynı hastanede çalışırız. Eşim 31 yaşında, 1.70 boyunda, esmer, balık etli, sokakta kapalı giyinen, başı örtülü bir kadındır. Ama o kapalı giyinmesinin altında ne orusbuluklar yatar, bunu bir tek ben bilirim. Haticem benim orusbumdur. Eşimle 6 yıllık bir evliliğimiz var ve çalışırken hiç açık vermez, gayet ciddidir. Sokakta başı örtülü ve pardesü giyen eşim, hastanede hep dar etekler, dar pantolonlar giymekten ve mükemmel vücudunu sergilemekten kaçınmaz. Külotlarının çoğu beyaz tangadır, eşim için tanga külot giymek bir tutkudur. Hastanede genellikle hemşirelerin götüne bakılır. Eşim de hastanede beyaz etek ve pantolonla gezerken, her gören erkek mutlaka arkasını dönüp birdaha bakar. Güzel bir götün arasına girmiş tanga küloda bakmaycak erkek tanımıyorum, bakmayan erkek varsa söylesin!

Bunların hepsi hastanede hergün benim gözümün önünde gerçekleşiyor. Ve bu olaylar bana garip bir zevk veriyor, yani erkeklerin karımın götüne bakmaları. Tanrı var şimdi, eşimin götü de bakılmayacak gibi değil hani. Eşimin götünün güzelliği ise sikilmekten geliyor. Eşim götten sikilirken deli olur, ben de hiçbir zaman kırmam onu, bir amından bir götünden sikerim her seferinde. Hikayemin başında yazdığım gibi, eşim benim orusbumdur, evimize girdik mi, o dışarıya karşı kapalı tutucu karım tam bir orusbu olur. (Nöbetler hariç) Eve girer girmez eşim üzerinde ne varsda çıkartıp atar ve rahat birşeyler giyer, bazen sadece tanga ile evin içinde dolaştığı bile olur. Eşim yarak yalamaya ve amını yalatmaya bayılır. Eşimin en beğendiğim tarafı, ben TV izlerken, maç seyrederken falan mutlaka yarağımı yalamasıdır. Bundan büyük zevk duyarım. Gerçi yarağı yalanırken zevk almayacak erkek var mı aranızda bilmiyorum?

Eşim benimle evlendiğinde kız oğlan kızdı. Ama bekarlığında anal sex yapmış, yani amını kurtarmak için götünü feda etmiş. Bana bunu yıllar sonra açıkladı. Başlarda biraz kızdım ve kıskandım, ama sonraları karımın başkaları tarafından sadece götten bile olsa sikilmiş olduğunu düşündükçe bu bana ayrı bir zevk verdi. Eşimle bir gece yatağımızda sikişirken, eşim bir hastanın sikini gördüğünü ve sikinin çok büyük olduğunu anlatıyordu. Eşim heyecanlı heyecanlı adamın sikini anlattıkça benim sikim daha da sertleşiyor, taş gibi oluyordu ve eşimi daha hızlı sikiyordum. Eşimin amı da ayrı bir sıcaktı o gün, yakıyordu sikimi ve eşim de kudurmuş gibi sikişiyordu benimle. O gece anladım ki eşim başka yarak yeme özlemiyle yanıp tutuşuyordu. İşin ilginç yanı, eşimi bir başka erkeğin siktiğini düşünmek beni de müthiş heyecanlandırıyordu. Artık ikimiz de değişiklik istiyorduk fakat bunu birbirimize açıklayamıyorduk.

Yaz tatili zamanı yaklaşmış ve nereye gideceğimizi düşünüyorduk. Ben eşime, “Deniz kenarına gidelim, mesela Antalyaya, Sideye gidelim. Orda özgürce ne istiyorsak yapalım, nasılsa kimse kimseyi tanımaz!” dedim. Eşim, “Ne demek istiyorsun?” dedi. “Ne demek istediğimi anladın, sen ne istersen yapabiliriz! Deniz kenarında heyecan arayan, değişiklik arayan birçok çift vardır!” dedim. Eşim, “Açık konuş ne diyorsan!” dedi. Ben de, “Geçenlerde sikişirken, sen hastanın sikini gördüm derken nasıl heyecanlandığını, amının nasıl sulandığını ve nasıl yandığını farketmedim mi sanıyorsun?” dedim. Eşim de, “Yaaa? Peki ben adamın sikini anlatırken senin azdığından niye bahsetmiyorsun? Yarağın kazık gibi olmuştu, parçalayacaktın o gece beni! Hadi itiraf et!” dedi. “Evet karıcığım, seni başka bir yarrağın siktiğini düşünmek beni azdırıyor! Tatilde bunu gerçekleştirme fırsatımız olursa yapalım mı?” deyince, karım yelkenleri suya indirdi ve “Tamam, yapalım!” dedi.

İzin günü geldi ve arabamıza atladığımız gibi Antalyanın yolunu tuttuk. Erzincanı çıkar çıkmaz karım başörtüsünü fora etti ve askılı tişörtle mini etek giydi. O uzun yol karımın bana arabada sakso çekmesi ile geçti desem yeridir. Eşim iliğimi kurutana kadar, dölüm bitene kadar yarağımı yalıyor, ben de eşimin götünü okşayarak araba kullanıyordum. Sonunda Sideye vardık, otelimize yerleştik, bir duş aldık, yemek yeyip hemen uyuduk. Öğleye dogru eşimin yarağımı yalamasıyla uyandım ve eşimi bir posta siktikten sonra öğle yemeği yedik ve otelin plajına indik. Plaj çok kalabalıktı, yer bulmakta zorlandık. Ama sonuçta bizim otelde konaklayan turistlerin yanında bir yer bulduk. Eşimin İngilizcesi iyidir. Yanında güneşlendiğimiz çift bir İtalyan karı koca idi, eşim konuşuyordu onlarla. Onlar da bizim gibi yeni gelmişler ve 3 hafta kalacaklarmış. Eşime, “Bunlar kafadar insanlara benziyor, bunlarla samimiyeti ilerletelim!” dedim. Eşim erkeği beğenmişti, yakışıklıydı ve yarağının büyük olduğu mayosunun üzerinden belli oluyordu. Karısı ise taş gibi idi ve amının kıllarının bikinisinden taşmasına aldırış etmeden amını gere gere uzanmıştı. Erkeğin ismi Matteo, karısının ismi ise Gina idi.

Matteo ve Gina ile biraz sohbet ettikten sonra denize girdik yüzdük, suda eğlendik. Gina benim boynuma, eşim ise Matteonun buynuna çıktı, hem şakalaşıyor hem deve güreşi oynuyorduk. Ginanın amının sıcacıklığını suyun içinde bile farkediyordum, boynumu yakmıştı. Eşime Türkçe, “Bunlarla olur bu iş!” dedim. Eşim anlamıştı ne demek istediğimi. Sudan çıkıp havlularımızın üzerinde güneşlenirken, eşim direk konuya girdi, bizim buraya değişik insanlarla sex yapmak için geldiğimizi anlattı. Matteo ve Gina da, Türk erkeklerinin ve kadınlarının methini duyduklarını ve açıkçası Türkiyeye sikişmek için geldiklerini anlattılar. Bize birer içecek ısmarladıktan sonra hemen otele dönmeyi teklif ettiler. Toparlanıp kalktık. Onların odası bizim odadan daha büyükmüş ve direkt onların odasına geçtik…

Önce hep beraber duşa girdik, herkes birbirini sabunladı, yıkadı. Ben Ginanın amını sabunlayıp göğüslerini okşarken, eşim de fırsatı kaçırmadı ve Matteonun kabuklu yarağına yapıştı ve yalamaya başladı. Biz de Gina ile dudak dudağa emişiyorduk. Gina sanki dudaklarımı yiyecekmiş gibi emiyordu. Eşim ise on gündür aç kalmış gibi yalıyordu kabuklu yarağı. Benim yarağım da kalın ve uzundur, ama Matteonun yarrak benim yarağımdan daha uzundu. Eşimle Matteoyu banyoda bırakıp, biz Gina ile yatağa geçtik. Gina beni yatağa yatırdı ve amını ağzıma gelecek şekilde yüzüme oturdu. Amını ağzıma ileri geri sürtüyordu, ben de götünü okşuyordum. Biraz sürttükten sonra birden yüzümden kalkarak yarağımın üzerine oturdu. Yarağımın üzerinde atın üzerinde zıplar gibi zıplıyordu. Biraz bu şekilde sikiştikten sonra Ginayı altıma aldım. Kıllarla kaplı amı çok güzel görünüyordu, yarağımla biraz amına fırça çekmek istedim, ama Gina yarağımı tuttuğu gibi amına soktu. Biraz siktikten sonra Ginayı domalttım ve arkasına geçerek amını götünü yalamaya başladım. Ben yaladıkça Gina inliyordu ve götünün deliği nefes alır gibi açılıp kapanıyordu. Arkadan amını sikerken parmağımı da götüne soktum. Bu şekilde 10 dakika falan siktim. Boşalacağım sırada yarağımı Ginanın ağzına vererek ağzına boşaldım.

Gina afiyetle döllerimi yuttuktan sonra banyoya gittik. Banyoda Matteo karımı domaltmış, o kabuklu yarağını karımın götüne sokmuş ve karımı götünden sikiyordu. Karım ise zevkten dört köşe idi, beni yarağımdan tuttuğu gibi kendine çekti ve yarağımı yalamaya başladı. Karımın zevkine diyecek yoktu, hem götten sikiliyor, hem de yarak yalıyordu. Benim yarak yeni boşaldığım için yumuşaktı, ama karım yaladıkça çelik gibi oldu. Matteo karımı sikerken ben ilk sanıyordum, meğer ikinci postayı atıyormuş, ilk amından sikmiş. Yarağımı kaldırdıktan sonra karım, “Sen de amıma sok kocacığım!” deyince, Matteo karımı götten sikerken ben de altına uzandım ve yarağımı karımın amına soktum. Karım aramızda tost olmuştu. Karımın hem amında hem götünde yarak, çok mutluydu ve bir yandan da bana teşekkür ediyor, “Benim anlayışlı kocammmm!” diye inliyordu. Gina da amını ağzıma getirdi ve bana yalatmaya başladı. Bir süre bu şekilde sikiştikten sonra Matteo ile yer degiştirdik. Matteo karımın amını sikerken, ben de karımın götüne soktum. Yaraklarımız içerde resmen birbirine sürtüyordu. Önce Matteo boşaldı karımın amına, sonra ben karımın götünü suladım. Gina ikimizin yarağını yalayarak temizledikten sonra hep birlikte duş alıp yatağa geçtik ve Matteonun oda servisine ısmarladığı içkilerimizi içerek bir süre dinlendik.

Gina karımla birşeyler konuştuktan sonra karımı sırtüstü uzatıp amını yalamaya başladı. Matteo da karımın göğüsleriyle ilgileniyordu. Ginanın arkası bana doğru domalık vaziyetteyken götü çok güzel görünüyordu, ben de Ginanın arkasına geçtim ve amını götünü yalamaya başladım. Sonra da yarağımı Ginanın götüne soktum. Ginanın götü de karımın götü gibi yarak yemeye alışkındı sanırım, çünkü yarağımı götüne alırken hiç zorlanmamıştı. Ben Ginayı götten sikerken kocası da yarağını karımın ağzına verdi yalatıyordu. Sonra karılarımız öpüşürken Matteo karımın amını sikmeye başladı. Durmadan pozisyon değiştiriyorduk ve değişik şeyler deniyorduk. Bazen ben onun karısını o benim karımı sikiyordu, bazen ikimiz benim karıyı sikiyorduk, bazen Ginayı tost ediyorduk. Ama açıkçası herkes halinden memnundu, am göt siken de memnundu, amı götü sikilen de…

3 hafta boyunca hemen hemen her gece sikiştik. Bazen karım gitti Matteo ile sabahladı, Gina da bizim odada benle sabahladı. Ama genelde 4’lü grup olarak sikiştik. Yani tatil bitene kadar bunlarla sexin her türlüsünü, her fantaziyi denedik ve karılarımızın amları götleri yarağa doydu, bizim de yarraklarımız bayram etti. Tatilin bittiğine üzülmüş bir şekilde herkes evine döndü, ama halen MSN’de webcamda karşılıklı sikişiyoruz. Bu yıl bizi İtalyaya davet ediyorlar, daha karar vermedik ama büyük ihtimal gideceğiz…

[Talip]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İs kadını Cananın dönüsümü (Foto’lu)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İs kadını Cananın dönüsümü (Foto’lu)
Canan 33 yaşında, 1.65 cm ve 53kg civarında beyaz tenli bir kadın. İstanbul’da ünlü bir giyim şirketinde satış danışmanı olarak çalışıyordu.Çalıştığı yer lüks mağazaların çokça bulunduğu Nişantaşı semtindeydi.Bu lüks mekanda Canan her gün giyimine özen gösteriyor, sade makyajını yaparak, genelde de giydiği minilerle ve özel seçtiği topuklularla göz kamaştırıcı oluyordu.Bu çekicilik ve müşterilerin beğenilerini duymak da onu bir hayli tatmin ediyordu.Çok naif olduğundan temiz duygularla yaklaşıyordu latifelere.

Herşey bir öğleden sonrasında gün ağarmaya yakınken saat 5-6 aralarında başladı.Canan günlük vardiyasını bitirdikten sonra her zamanki sevdiği bej rengi bluzunu ve çalıştığı mağazada beğendiği çiçekli kısa mavi eteğini giyip turuncu babetleriyle kendisini dışarıya atmıştı.(Fotodaki elbisesi).

Bugun çok sadeydi hiç makyajda yapmamıştı. Akşam sekiz’de Esra’nın Beylikdüzündeki evinde yemeğe davetliydi, kendini rahata hissedebileceği kıyafetlerle orada olmak istemişti ama biraz zamanı vardı.Yaklaşık yarım saat nişantaşı sokaklarında gezikten sonra beylikdüzü’ne otobüsle gitmek üzere durağa doğru gitmeye karar verdi. Esra’ya stajında cok emeği olmuştu ve yeni evinide onu ilk defa görecekti ve bu yüzden mutluydu.Ona Paşabahçeden de ev için küçük bir hediye almıştı. Yalnız evinin adresini tam olarak nereye yakın olup olmadığını bilmiyordu. Durağa vardığında gözüne ilişen birkaç kişiye yeri sordu ancak ne net cevap aldı ne de tam anladı ona söylenenleri, ancak kaçıncı durakta ineceğini Esra’dan öğrenmişti zaten, artık sonrasını varınca soracaktı. Otobüs 5 dk içinde durağa gelmişti ama anlaşılan bugun cok doluydu. Ayakta orta tarafda bir köşeye geçti.Sıcakda bilindik istanbul otobüsleri havasız olur. Otobüs dolu olunca da tabii ki hiç hoşlanmadığı ter kokusu yayılır, birkaç dakika geçmeden yanına geçen bir genç de buram buram kokan ter kokusu onu rahatsız etmişti ama tahammul etmesi gerektiğini biliyordu Canan. Telefonundaki haberlere bakmaya koyulmuştu ama bindikten belli süre sonra ona bakan bazı gözler belirdi. Onu uzun zamandır takip eden ve şu an uzun uzadıya bakıp yoklayan 27-28 yaşlarında bir genç ona yakın yerde ayakta duruyor ve ayak tabanlarından başlayarak, bembeyaz güzel bacaklarına, kalçasına bakıp duruyordu. Kendini kalabalıktan çıkarmış ve olabildiğince kadını kendi göz kadrajına almıştı ve telefonundan ara ara msj yazıyordu. Otobüs ilerlerken durakta inenlerin insanların sayısı artmış, otobusun içi biraz daha rahatlamıştı. 14-15 yaşlarında çocuk yaştaki iki ergen ise sanki hiç kadın görmemiş gibi hala ayakta duran Canan’ın diri vücuduna ve bacaklarını sulu ağızlarıyla bakıyorlardı. Aslında daha kadın girerken bembeyaz bacakları dikkatlerini çekmişti ama kalabalıktan göremiyorlardı. Otobüs giderken Canan bu iki ergenin bakışlarının farkında değildi, sadece yüzünü biran kaldırdığında bu iki çocuğu kendine bakarken farketti. Aslında buna benzer gözleri daha önce de görmüştü onun için isnifini bozmadan pencereden bakmaya devam etti. Yalnız hissettiği sanki sadece bu ergenler değil’de daha fazla kişinin ona baktığı olduğuydu.Bu sanki 6. his gibi bir şeydi ama biran rahatsız hissetti kendini, aslında giydikleri ona göre açık değildi, fazla dikkat uyandırmış olmasını anlayamadı ama begenilmek ne olursa olsun her zaman da hoşuna giderdi. İsnifini bozmadan hatta biraz sonra önünde boşalan boş koltuğa yerleştikten sonra rahat hareketlerle bacak bacak üzerine atmış pencereden dışarıya bakınmaya devam etmişti.Yaklaşık 1 saat sonra 13. durağa geldiklerinde Canan duraktan indi ve nereye gideceğini kestirmeye çalıştı, hava kararmıştı artık. Arkasından inen genç usulca sokulup “Pardon, size birşey sorabilir miyim? Kadri sk. nerededir?” dedi. Canan ” Burayı hiç bilmiyorum aslında. Peki siz Asuman sk.’ı bilir misiniz?” diye sorduktan ve arkadaşının adresini gösterdikten sonra inci pastanesinin yanındaki sokakdan ilerler ise, 5dk sonra Asuman sk’a çıkacağını oradan da hızlı domuşlarla 10-15dk içinde arkadaşının sitesine varacağını öğrenmişti bu gençten. Canan etrafına biraz bakındıktan sonra pastaneyi gördü ve yanından ilerleyerek biraz da yokuş yukarı çıkmaya başladı.Ergen telefonundan bir msj daha attı. Yol uzundu ve biraz daha yukarı çıktığında etraf sessizleşmiş, sağa doğru saptığı vakit ise yol iyice daralmıştı.Nereye gittiğini durup tereddüt etmeye başladığında arkada siyah bir jeep belirdi. İçerisinden gencin abi diye seslendiği Fatih yaklaşık 40’lı yaşlarda kır saçlı, bıyıklı, dağınık sakallı kısa boylu ama kilolu bir adamdı, Canan’a doğru yürüyerek “bayan nereye gidiyorsunuz, o yol kapalı buradan gelin lütfen” diyerek kadın’a yaklaştı, Canan tam adam’a adres sorarken, yanına yaklaşan adam birden Canan’a sert bir yumrukla yere indirdi. Çok aniden olanlar olmuştu, Jeep’in içinden 16-17 yaşında kaslı bir ergen daha inerek koşuyordu bu arada. Canan neye uğradığını şaşırmıştı, bir anda yerdeydi ve afallamıştı. Fatih ergene “Gel hmn taşıyalım karıyı” dedikten sonra kollarında 10sn içinde çok hızlıca jeep’in içerisine alınmıştı. Şimdi arka koltukda baygın yatarken, araba hızlıca yol alıyordu. Fatih ergene “Karının çantasını aç, cüzdanına bak hmn, nedir,kimdir” dedikten sonra kimlik kartından Cananın 33 yaşında olduğunu çıkardılar ve bekardı. Nakit parası nerdeyse cok azdı ama kredi kartları vardı. Fatih telefonda “Ağam daha önce söylediğim gibi, şimdi indirdik karıyı, kimliğine de baktım, karı 33 yaşında ve bekar, İstanbul’da bir senedir yaşıyor, müthiş bir birşey, orospunun fotosunu gönderiyorum, bembeyaz teni var, sana getirelim mi, hemen?” , Abdül Ağa biraz sessizlikten sonra “Eminsin değil mi takip edilmediğinden? “Evet ağam”, biraz durakladıktan sonra çok yavaş,biraz da boğuk sesle Ağa “Olur arkadan getir, çarşaf giydir istediğim çamaşırlarla, siyah şeffaf külotluçorabı da olsun,bir de 15cm topuklu”…Fatih istediği cvbı almıştı. Pazarlamıştı Cananı. Jeep’in içerisinde şimdi kendisiyle beraber şu an arabanın şöforu olan otobusteki genç, ergen ve Canan vardı. Ağayı biliyordu, kendisinden önce kadınına dokulunmasını istemezdi, dolayısıyla yapması gereken ağanın istediği şekilde giydirip sunmasıydı. Ağayı bildiğinden sevdiği kıyafetler,iç çamaşırları hep öncesinde hazırlardı. Karıyı sikmeden ağaya teslim etmek bu arada çok ağırına gidiyordu ama ödülünü biliyordu. Fatih ergen’e “Hadi getir şu çantamı, sonrada 37-38 numaralı mor topukluları deneyelim, olur orospuya kesin”. Ergen çantayı açtıkdan sonra giydirmek için Cananın bacaklarını ellemeye başladı, kendini tutmakda zorlandığı belliydi “Abi beni azdırıyor kevaşe,en azından ayaklarına boşalıyım”, Fatih ” Lan olum şimdi değil, hadi giydir çabuk” dedikten sonra iç çamaşırları ve çorabı giydirmişler, ayakkabı numarası 37 olan topukluyu da takmışlardı. Canan kendine geliyor gibiydi,suratına su attı Fatih.Ellerini ve ayaklarını bağladı arkasından. Neler olduğunu anlamaya çalışan Canan’ın tek gördüğü yanında 2 adam vardı, bir iki dakika sonrası kıpırdanmaya başladığında elinin ve ayaklarının bağlı olduğunu farketti, yanında ki kilolu adam kendisini izliyor, çarşafı giydiriyor ve küfrediyordu.

Jeep yaklaşık 20 dk. sonra bir dubleksin arka bahcesinden giriyordu artık. Park ettiğinde Ergen olan Cananı doğrulttu ve Fatih ile beraber ayağındaki ipi çözerek, topukluyu da giydirip jeep’den aldılar. Evin arka kapısı açıldı.Cananın gözleri ve ağzıda bağlanmıştı bu esnada ve nereye yürütüldüğünün farkında değildi.Bir eve, kapalı mekana girdiklerini farketmişti, kıpırdamaya çalışıyor ancak gücü yetmiyordu.

Şimdi Canan büyük bir odanın içinde siyah çarşaflı olarak köşede bir yerdeydi,elleri demire bağlanmıştı. 2 adam onu bıraktı ve kapı sesi duyuldu,kapanmıştı kapı.Yalnız mıydı odada…Birden bir ses geldi… “Ahh Natasha, ahh Natasha gel babana yavrum, dur önce gözlerini açıyım senin.” , Canan gözleri açılınca kendisinin büyükçe bir odada olduğunu farketti, karşısında yetmiş yaşı üstü bir adam vardı, ince vücutlu belki 65 kg civarlarında , 1.75 boyunda, uzun beyaz-gri sakallı, kafasında takkesi, elinde tesbihi olan bu adam onu süzüyordu.İğrendiğini hissetti. Arka tarafda büyükçe altın rengi döşemeli kral yatağını farketti.Ağa devam ediyordu dokunmaya ve konuşmaya “Natasham benim, gel babana yavrum, seni yavaş yavaş soyacağım..Natasham benim, senin ismin bu artık” derken Canan uğradığı şok karşısında donmuştu. Ağzındaki bantı Ağa çıkarırken ona uslu olmasını söylemişti şimdi de ama o birden acı acı bağırmaya başladı.2-3 sn. geçmeden tokat yedi suratına ve yalpalandı.Sonra bir tokat daha geldi ve ağlamaya başladı Canan. “Sana uslu olmanı söyledim ama Natasham benim.Bu anı bekliyordum ohh orospuuu, kevaşeee,sürtük,Natasham…” Küfretmeye başlamıştı ağa..Birden saçlarından çekerek tükürdü suratına, boğultulu sesiyle “Bana bak şimdi sürtük, ses çıkarma fazla ve gözlerime bak” diyerek çarşafını kavrayıp yukarı doğru çekti ve külotluçoraplı bacaklarını ellemeye başladı. Topuklularıyla Cananın bacakları sütun gibi görünüyordu ve kilodu ağanın istediği gibi kırmızı dantelli tangaydı. Ağa böylece bir müddet daha devam etti,çok zevk alıyordu, Canan ise dehşet yüz ifadesiyle kısık sesle ağlıyordu. Ağa üzerindekileri çıkardıktan sonra sadece beyaz kilotu kalmıştı. “Natasham benim şimdi senin ipini çözeceğim ama uslu ol,itaat et,kapı kilitli” dedikten sonra Ağa ipi çözdü. Canan’ın karşısında iğrendiği bir adam duruyordu ve karşı koyamadığı için çok öfkeliydi, ama yinede şansını denemek istedi. Canan elini hırsla ağaya yöneltirken bir tokat daha yedi ve yere düştü.Ağa “Eee yettin ama orospuu, gel buraya” diyerek kolundan çekip, sürükleyerek yatağın yanına getirdi.Bir tokat daha attıkdan sonra onu kaldırıp yatağa doğru domalttı.Yüzüstü yatağa yumulmuştu, topuklu ayakkabıları yere değişecek şekilde bitkin bir haldeydi.Şimdi artık zamanı geldiğini hissediyordu.Cananın çarşafını yine sadece kaldırarak külotluçoraplı götünü ve dantelli tangasınıda indirerek amını yalamaya sokuldu.Müthiş kokuyordu.Ağzını iyice amına doğru götürdü, yalıyor yalıyor azıyordu. Karının da ıslaklığını hissetmeye başladığında kilotunu indirdi, dirilmişti resmen. “Kevaşem benim, ağayı mutlu et şimdi, orospuuu” diyip önce penisini okşayan ağa “ah ah orospuu, senin namını bana çok anlattılar, minili gezip cocukları dahi kışkırtıyormuşşun kaltak, mutlu et şimdi ağayı, hadi Nataşham” diyerek Cananın türbanlı saçından tutup kendine çekiştirtikten sonra suratına tükürdü ve birden kadının’ın içine girdi, ve yatak ritme girip sallanmaya başlarken Canan altında ağlıyordu…

Devamı için yorumlarınızı beklerim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ANNEM VE BENNN

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ANNEM VE BENNN
ben Mert 25 yaşında yakışıklı, vücudu düzgün ve iyi giyinmeyi seven maddi yönden sıkıntısı olmayan biriyim.

Biz iki kardeşiz ablam Meral var oda benden üç yaş büyük ama çook güzel biridir vücut ölçüleri harika ve güzel giyinir. Annem 45 yaşında tam bir bombadır her gün aşık olurum anneme, babam işinle aşık biridir varmıdır yokmudur belli değil. Neyse hikayeme geleyim bundan tam üç sene önce başıma geldi kızların beğendiği yakışıklı biri olunca kız bulmak sorun olmuyor. Eve kız getirmiştim evin boş olduğunu düşünüp salonda sevişelim dedim kız arkadaşıma bir anda çıplak kalmıştık sakso çekmeye başladı benim sikim büyüdükçe büyüyor kalındır ve 21 cm uzunluğu var oldukça iridir ağzına sığmıyordu kız arkadaşımın yavaş sik ne olursun diye yalvarıyordu. Tamam diyordum ama bundan öncekiler gibi dağıtacaktım amını götünü bende yalamaya başladım amını suyunu yalıyordum harikaydı kucağıma aldım ve yavaş yavaş sikimle sıvazlıyordum amını alıştırıyordum zevkten havalara ucuyordu ve zaman gelmişti. Daracık amcığına sokma vakti bastırmaya başladım öyle bir çığlık attı ki apartman ayağa kalkacaktı içindeydim artık alışmaya başlıyordu pompalamaya başlamıştım ritmik bir şekilde sikiyordum acı bitmişti artık zevk alıyordu orospu boşalıyordu ve tekrar devam ediyordu içimde bir his kapıya bakmamı söyledi hafiften kafamı çevirdim ve kapının aralığından annemi gördüm annem bizi seyrediyordu.

Eyvah yandım derken aklıma güzellik dolusu annem geldi ben dahada sert sikiyordum şimdi altımda kıvranıyor ısırmadık yer bırakmıyordu boşalma zamanı bendeydi amından çıktım ve ağzına boşalıyordum hepsini yuttu sikimi yaladı ve tertemiz yaptı ama çok acıyor diyordu başka bir şey demiyordu. Ben sikmek istiyordum o istemiyordu bende evden kovdum.. Duşa girdim tabi anneme çaktırmıyordum evde olduğunu bilmiyorum ya ben duştayken gelmiş gibi yaptı bende çıktım anneme hayırdır anne erken geldin bugün dedim. Hiç sorma yakışıklım belim çook ağrıyor sırtım ve bacaklarım erken çıktım sende erkencisin gündüz vakti duş alıyorsun hayırdır deyince biraz spor yaptım da dedim ve giyinmeye gittim.. Az sonra annemin yanına geçtim şimdi nasılsın peki dediğimde aynı yakışıklı biraz masaj yapayım mı dedim annem olur valla süper olur hemde demez mi yere yatırdım sırtını ovalamaya başladım ben bastıdıkça ıhh ohh tam orası diyordu yuvarlar güzel poposunun hemen yanındaydım bacaklarına iniyordum altında tanga bir külot vardı. Onu fark etmem beni çıldırtmıştı benim sikim kalmaya başladı tamamı kalkarsa saklayamaz rezil olurdum. Biraz sonra bırakmak istedim olmaz bacaklarıma da yapman gerekiyor dedi tişortunun aldından sırtına krem sürdüm ama bacaklarına nasıl sürecektim anne kuru kuruya olmaz yanar bacakların deyince evet biraz aşağıya sıyırabilirsin deyince bende flim koptu sikim şahlandı.

İki elimle yavaşça iki yandan aşğıya indiriyordum sanki sikmek için indiriyor gibi yavaşça ve en seksi şekilde yapıyordum indirdikçe şok yaşıyor kırmızı ip tangası ortaya çıkıyordu sayısız kız sikmiştim ama ilk defa bu kadar güzel göt görüyordum. Dizine kadar sıyırmıştım ne yapacağımı şaşırmıştım öylece götüne bakıyordum annemin ve elim götünün üstünde hafiften daire çiziyordum dizlerimin üstüne oturunca annede yandan bana bakmaya çalışıyordu tabiki benim sikimi fark etmemek kör olmak demekti annem de benim sikime dalmıştı bir anda anne külotun çok güzel dedim ve annemde kız arkadaşların böyle külot giymiyorlarmı demez mi. Bende anne herkese böyle yakışmıyor sende harika durmuş dediğimde hıım dedi ve hafiften yana gelir gibi yaptı dirseğiyle sikime dokunmuştu arda ne oldu oğlum bu nee dedi artık ikimizde ne olacağını kimin önce başlıyacağını merak ediyorduk ben eğildim annemin taytını komple çıkarttım hafiften dizlerini kaldırdım ve amını yalamaya başladım. Yaklaşık 10 dakika yalamıştım annemin amından akan suları içiyordum belliki bayadır abazaydı sonra 69 pozisyonu aldık şortumu çıkartığımda bu ne güzel bir yarrak böyle benimsin artık diyordu ağzına almaya başladı orospular gibiydi doymak bilmiyordu sanki hayatında ilk defa yarrak görmüştü.

Bir ara saate baktığımda anne çabuk olmazsak yakalanabiliriz dediğimde bana yakalandığın gibi mi dedi annem bende evet kapıdan başka biri daha izlemesin dedim ve annemi sırt üstü yatırdın güzel kutu gibi amcığına yavaş yavaş sokmaya başladım annem altımda kıvranıyor hadi sik beni diye yalvarıyordu. Karımsın artık benim diyordum kocacım diyor parçalana anneni aşkım diyordu ohhh ahhh ıhhh süpersin diyordu pompalamaya devam ediyordum kucağıma aldım minyon tipli olduğu için ayakta kucağımda siktim biraz sonra kucağımda zıplamaya devam ediyordu bu güzellik ahh oohhhh aslanım kadınlığımı geri getirdin bana sik beni doyur beni diyordu arka arkaya boşalıyor her yerimi emiyordu sonunda boşalmaya gelmişti sıra içinden çıktım ağzını açtı hepsini suratına fışkırttım yaladı temizledi. Senin karınım, kölenim dedi ne istersen yaparım diyordu annem kucağıma aldım banyoya götürdüm benim sikim inmişi babamın kalkmışı kadarmış ben şanslıyım demekki. Bu gün yaşadıklarım benim için olağan üstüydü annem benimdi artık duşa girdiğimde ablam eve gelmişti annemle ikimiz duştaydık ablam sıkışmıştı ben giriyorum dedi ve daldı içeri beni fark etmedi ilk öncelerde annem ne haber nasılsın erkencisin derken ablamla göz göze geldik ablam bana bakıyor anneme bakıyor ikimizde çıplak nasıl yani diyordu. Annem her şeyin bir açıklaması var banu dedi ve bana dönerek ikinizide çok seviyorum dedi ablam ayağa kalmıştı ama donunu çekmemişti donmuştu kalmıştı.

Annem yanına gitti sarıldı ve ablamın üstünü çıkarttı ablam bir anda çıplak kalmıştı bana işaret ederek yanına çağırdı arkadan sarıldım ve boynundan öpmeye çalıştım annem ablamın göğüslerini yalıyordu ablam gözlerini kapatmış işi oluruna bırakıyordu benim sikim kazık gibi ve bu gün değişik üçüncü bir ama girmeye hazırlanıyordu bu gün benim günümdü ablamın göt deliğini yalıyor amını yalıyordum ablam ahhh ohhh çook güzel diyordu banyoda sıkışmıştık bize büyük bir yatak gerekiyordu annemlerin yatağına geçtik ablam sırt üstü yatıyor ben amını yalıyordum ablamda annemin amını yalıyordu ablam hazırdı pozisyonu aldım ve amına girmeye başlamıştım herkes gibi yırttın beni bu da neee diyordu ve sonunda içindeydim biraz bekledikten sonra pompalamaya başlamıştım annemle öpüşüyordum göğüslerini yalıyordum ablam şanslılardandı yarım saat boşalamazdım ben ablamı ters çevirip köpek pozisyonunda sikmeye başladım ablam çıldırıyordu annemin amını yemek bir yere parçalamıştı ara sıra göt deliğini zorluyordum artık iki parmağım giriyordu. Ablam da orospum olmuştu şaplak atarak sikiyordum tempoyu artırmıştım dayanacak gücü kalmamıştı ablamın defalarca boşalıyordu.

Üstüme aldım zıplamaya başladı göz göze geldiğimizde bitirdin beni parçaladın diyordu şimdiye kadar neredeydin demez mi deliler gibi öpüşmeye başladık ve sonunda boşalcaktım üstümden aldım ve annemle ablamın yüzlerine fışkırtmaya başladım kavga ediyorlardı ama ikisine de vardı duş yaptık ve açıkmıştık akşam yemeği için güzel bir restoranta gittik kutlama yapıyorduk benim iki tane karım olmuştu biri sağ kolumda bir sol kolumda kimi ne zaman istersem sikecektim annem işlerini ayarlıcak ve hemen baş başa güzel bir tatil yapacaktık o gece ablam ve sevgililerimizden ayrıldık babamda annemi arayıp mısırda otel yapılacak ve uzun bir süre şirket orada bırakacakmış babamı annem benim yanımda kızım ve oğlum var sen bizi merak etme oğlumuz büyüdü adam artık kimseye ihtiyacımız yook dediğinde ben annemin amını yalıyordum bizim ilişkimiz bitmez bu şekilde devam eder üçümüz çok mutluyuz ikisinede yetiyor ve iyi beceriyorum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sikişmeye bu kadar aç olduğumu bilmiyordum

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sikişmeye bu kadar aç olduğumu bilmiyordum
Selamlar, ben Rana, 35 yaşındayım. Aslen İstanbul’luyum ama işimden dolayı İzmir’de yaşıyorum. 20 yaşımda ilk aşkımdan yediğim darbeden sonra, bir daha erkeklerle hiç ilişkim olmadı. İlk aşkımla evlenecektik ama o beni aldattı, hemde benim kızlığımı bozmasına rağmen. Ben de onu terk ettim. Bir daha da, hiç bir erkeğe aşık olmayacağıma ve hiç bir erkekle ilişkiye girmeyeceğime dair kendi kendime söz verdim. Bu sözümü de senelerce tuttum, taki günün birinde Mert benim çalıştığım işyerinde çalışmaya başlayıncaya kadar…

Mert’i bizim ofiste ilk gördüğüm an, derler ya hani “Amının suyu aktı” diye, aynen ben de öyle oldum işte, resmen amımın suyu akıyordu, onu her gördüğümde, ama yine de son derece resmi davranıyordum. Aklım çıkıyordu kendisine karşı hislerimi anlayacak diye.

Ofiste mesai arkadaşlarımla, hep kadın ve erkeklerin evlendikten sonra kendilerine bakmadıklarından bahseder, göbekli bay ve bayanları eleştirirdik. Birgün yine böyle bir muhabbet esnasında, Mert bana “Sizi tebrik etmek lazım Rana hanım, gerçekten de kendinize çok dikkat ediyorsunuz.” deyince, mesai arkadaşlarımın gözü üzerime çevrildi. Mert’in bana ettiği bu beklenmedik iltifat karşısında bir an şaşırdım ve “Fakat doğru olan da bu değil mi?” dedim.

O da “Valla çok doğru! Bakın ben eşimden yeni ayrıldım. Evlendikten sonra eşim kendinsini iyice dağıtmştı. Bir türlü kendisine bakmasını, spor yapmasını kabul ettiremedim. Buna rağmen evliliğimiz süresince kendisini hiç aldatmadım. Kendisi ile bir de aynı şirkette çalışıyorduk, eşimi nerdeyse 24 saat bakımsız halini görmeye dayanamadım ve boşandım. O yüzden de şirket değiştirdim, hayatıma bir yenilik gelsin istedim.” deyince, Mert’e olan ilgim daha da arttı. Gece gündüz onu düşünür olmuştum. Evlilikten korkuyordum ve birlikte yaşamayı ise örf ve adetlerimize aykırı buluyordum. Mert’ten de bana açıkca bir teklif gelmiyordu, sohbet sırasında sözleri beni övmekten ileri gitmiyordu. Ben de gurur meselesi yapıp, ona karşı hislerimi belli etmiyordum.

Çalıştığımız ofis, bir pasajın üzerinde bulunan 8 katlı bir işmerkezinin 7. katındaydı. Pasajda ve binada saat tam beş buçukta mesai biter, pasajın kapıları ve kepenkleri otomatik olarak kapanırdı, sadece en alt katta girişte, güvenlik kulübesinde bir tane güvenlikçi kalırdı. O gün ofiste halletmem gereken çok dosya vardı. Arkadaşlarla sohbet ederken ben biraz oflayıp poflayınca, Mert “Ben sana yardım ederim.” dedi. Arkadaşlar kendi dosyalarını bitirmişler, teker teker ofisi terkediyordu. Mert’le ben, dosyalara öylesine dalmışız ki, mesainin bittiğini ve kapıların kapandığını son anda fark ettik. Bu gibi durumlar için içerde güvenliğe ait düğme var, ona basayım derken Mert bana engel oldu, “Kalan son iki dosyayı da bitirelim, ondan sonra düğmeye basar çıkarız.” dedi. Ben de “Tamam.” dedim ve masaya, dosyaların başına döndük yeniden.

Dosyaların başında, ben işin bir an önce bitmesi için çabalarken, Mert’in çalışmadığını ve beni seyrettiğini gördüm. Bana “Sen hep böylemisin?” dedi. Ne demek istediğini anlamadım ve “Nasılım yani?” diye sordum. “Çok alımlı bir bayansın, başını işinden kaldırıp hiç etrafına bakmazmısın?” dedi. Ben de “Etrafımda bakacak doğru düzgün birşey göremiyorum.” dedim. O da “Peki ben yamuk yumuk’muyum? Neden beni görmüyorsun?” dediğinde, elim ayağım titremeye başladı. Mert ise yanıma iyice sokuldu, nefesini kulaklarımda ve boynumda hissettirerek konuşmasını sürdürdü, bir müddet sohbet ettik.

Bana ‘Benimle uzun zamandır konuşmak istediğini, ancak benim soğuk davranışımdan cesaret alamadığını’ söylediğinde çok hayecanlanmıştım. Birden beni ayağa kaldırıp, boynumdan öpmeye başladı. Ben sanki kukla gibiydim, itiraz edecek gücü kendimde bulamıyordum. Herşeyi oluruna bırakmıştım, sanki bir hayal dünyasındaydım, sanki büyük bir boşluktaydım. Nefesi nefesime vuruyor, dili ağzımın içinde bir vantuz gibi dilimi emiyordu. Bütün kontrol onun ellerindeydi sanki…

Az sonra memelermi avuçlarının içine alıp küçük ısırıklarla emiyordu. Heyecandan bacaklarım titremeye başladı, amım su içinde kaldı. Elini külotumdan içeri soktuğunda ve amımın ıslandığını farkettiğinde, nedendir bilmiyorum ama epeyce utandım. Beni masanın üzerine oturttu ve ani bir hareketle külotumu sıyırıp, çekti çıkardı. Kemerini çözüp pantolonunu indirdi ve bacak arama yanaştı. Sikini her tarafımda gezdiriyor ve “Beni istiyormusun?” diye soruyordu. Ben öylesine şaşkındım ki konuşmaya mecalim yoktu. Sadece onun öpüşlerine arzuyla karşılık veriyordum.

Bu şekilde bir süre öpüstükten sonra, beni masadan yere indirdi, ellerim masaya, arkam onun kucağına gelecek şekilde beni masaya dayadı ve domalttı. Sonra “İşte bu! Seni ilk gördüğüm andan itibaren, seni burda bu şekilde sikerken hayal ediyordum hep.” diyerek, sikini amım ve götüm etrafında dolandırmaya başladı. Ben heyecandan, korkudan ve zevkten inliyordum, amım iyice sulanmıştı ve amımın suları bacaklarımın içlerinden dizlerime kadar süzülüyordu. Bacaklarımı iyice ayırdım, sabırsızlıkla Mert’in sikini içime almayı bekliyordum. O ise, sikini eline almış, sikinin kafasını amımın ve götümüm deliğine sürtüp, beni daha da çileden çıkarıyordu…

Daha fazla dayanamadım ve “Ne olur sikişelim artık, hadi sok lütfen!” diye yalvardım. Mert’te “Tamam canım sikişecegiz, önce sikimi bir al ağzına.” dedi ve saçlarımdan tutarak beni doğrulttu, yüzümü kendisine doğru çevirdi, önüne diz çöktürerek, sikini ağzıma uzattı. Ben derhal sikini yalamaya ve emmeye başladım. Kafamı sikine doğru bastırıp, “Hepsini al ağzına!” dedikçe ben daha da heyecanlanıyordum ve sikini gırtlağıma kadar alıyordum. Mert gözlerini kapatmış, zevkten inlerken, ben de kendi kendime nasıl böyle birşey yapabildiğime şaşırıyordum…

“Yeter bu kadar sevgilim.” dedi ve beni yine saçlarımdan tutarak ayağa kaldırdı ve beni tekrar masaya domalttı. Parmağını ilk önce amıma, sonra da göt deliğime soktu çıkardı ve bana “Nerden istiyorsun?” dedi. O an “Sen nerden istersen ordan.” dedim, (ki ben eski sevgilimle sadece iki defa ilişk**e bulunmuştum, her iki defasında da beni amımdan sikmişti, götten hiç denememiştik).

Sikinin yavaş yavaş götüme girdiğini hissettim. Mert işini çok iyi biliyordu, biraz giriyor bekliyor, tekrar yavaşca derinlere kayıyordu. Sikinin götüme ilk girdiği anda duyduğum acı artık kaybolmuştu ve dahası götümün sikilmesinden zevk alıyordum. Beni götümden sikerken eliyle de klitorisimle oynuyordu ve ben zevk çığlıkarıyla titriyor defalarca orgazm yaşıyordum. Az sonra Mert de hayvani bir inlemeyle götüme boşaldı.

Ben tam ‘siki inmiştir’ diye düşünürken, sikini götümden çıkarıp amıma sokması bir oldu. Hiç beklemiyordum ve acayip derecede şaşırmıştım, siki taş gibiydi. Sikini sert bir şekilde amıma sokup çıkardıkça ben tekrar zevk çığlıkları atmaya başladım ve masanın kenarlarına sıkıca tutunup düşmemeye çalışıyordum. Amımı öyle sert sikiyordu ki masa yerinden oynuyor, “Tık, tık…” sesler çıkarıyordu. Mert amımı sikerken aynı zamanda da “Sen benim orospumsun, kaltağımsın, benim karımsın. Götünden de amından da sadece ben sikerim seni, benden başkası sikemez bu harika amı ve götü.” dedikçe, ben daha da zevke geliyordum ve durmadan orgazm oluyordum…

Mert bir ara iyice hızlanınca, ben tam kendi kendime “Şimdi boşalacak.” diye aklımdan geçirdim ki, sikini amımdan çekti çıkardı, beni çevirdi ve sırtüstü masaya yatırdı ve üzerime eğildi. Dudaklarımız yine vakum gibi birbirine yapışmıştı. Vücutlarımız arzudan yanıp kavruluyordu. Her tarafımı yalıyor, öpüyor ve kokluyordu. Sanki sikişmeye yeni başlamıştık. Sanki on dakika önce beni götten sikerken bağıra bağıra boşalan biz değildik…

Bacaklarımı ayırıp sikini amıma sokmak istediğinde, siki amıma girmekte zorlanıyordu. Amım boşalmalarımdan dolayı kurumuştu. “Şimdi sulanır merak etme.” dedi ve belimin altına ceketini koydu, başladı amımı yalamaya. Klitorisimi emdikçe ben zevkten bağırıyordum, çığlıklar atıyordum. Nasıl olsa sesimizi duyan olamazdı. Yedinci kattaydık ve kos-koca işmerkezinde bizden başka kimse yoktu. Herşeyde özgürdük. Ben zevkten inleyip bağırdıkça, Mert de “İşte bu! Kadın dediğin sikişirken altında yılan gibi kıvranacak, inleyecek bağıracak!” diyordu.

Amım hafiften nemlenince, ayaklarımı omuzunun üstüne yerleştirdi, bacaklarımdan çekerek amımı sikine iyice yanaştırdı. Sikini amımın dudakları arasında bir ileri bir geri gezdirmeye başladı, sikinin kafasını amımın deliğine değdirip geri çekiyordu. Amım öylesine sulanmıştı ki, sanki amımı diliyle yalıyormuş gibi zevk almaya başladım ve inleyerek “Hadi…” dedim ve sikini amıma sokmasını bekledim.

Mert ise duraksadı ve “Hadi, ne?” diye sordu. Ne demek istediğimi bal gibi de anlamıştı, ama benden müstehcen sözler kullanmamı bekliyordu. “Benden yapmamı istediğin şeyi açıkça söyle.” diyordu. Ben de ne isterse onu yapıyor onu söylüyordum, altında inleyerek “Amımı sikmeni istiyorum.” dedim. Bütün bunları nasıl söyleyebiliyordum ve dahası nasıl yapabiliyordum bilmiyorum, ama bedenimi ona teslim etmiştim seviştikce vücudum acaip gevşiyordu…

Ben bunları düşünürken, sikini amıma öyle bir soktu ki, ben resmen bir hayvan gibi böğürdüm. Sikini amıma sokuyor çıkarıyor ve bana inlemeyle karışık müstehcen sözler söylüyordu. Sikini amıma kökledikçe benim iniltilerim daha da çoğalıyor ve ofisin duvarlarında yankılanıyordu. Arada bir duracakmış gibi yapıyor ve “Söyle orospu, seni sikmemi istiyormusun? Bırakalım istersen?” deyip benimle oynuyordu.

Ben de “Hayır, durma! Sikmeye devam et! Ne olursun sik beni!” diye ona yalvardıkça o bundan büyük zevk alıyordu ve daha sert ve hızlı sikiyordu. Artık ikmizin de haykırısları ve iniltileri değişmişti, resmen hayvanlar gibi sesler çıkarıyorduk. Hareketleri daha da sertleşmişti, artık sikini tamamen içimde hissediyorum. O kökledikçe ben inliyordum, ben inledikçe o köklüyordu. Hareketleri hızlandıkça taşaklarının amıma çarpma sesleri gelmeye başladı. Birlikte “Evet evet, çok güzel, harika, ohhhh, yes, yes…” sesleriyle aynı anda sarsıla sarsıla boşaldık ve birbirimize kenetlendik…

Mert’le ilk sikişmemiz işte böyle oldu. Daha sonra Mert’le evlendik ve sikişmelerimiz halen aynı hızla devam ediyor…

Düşünüyorum da, iyi ki o gün halletmem gereken çok dosya varmış, iyi ki Mert bana yardım etmek için kalmış, ve iyi ki mesai bitimini kaçırmışız ve akşam pasajın kapıları kilitlenmiş…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocam sikmeyince, otobüste sikici buldum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocam sikmeyince, otobüste sikici buldum.
Otobüs sallana sallana ilerliyordu. Akşamüzeri iş çıkışının bütün kalabalığı dolmuştu otobüse… Keşke bir saat önce çıksaydım annemden diye düşündüm pişmanlıkla… Son duraktan binmeme rağmen oturacak yer kalmamıştı, ayakta gidiyordum.
Başımı cama dayadım, yanımızdan sollayarak geçen otomobillerdeki insanları, kadın şoförleri, kocasının yanında kurulmuş etrafı seyrede seyrede giden kadınları gıptayla izlerken düşünmeye başladım.

25 yaşında, sarışın, güzel bir kadın olarak onlardan neyim eksikti benim de, bu otobüste, bu kalabalığın içinde sıkış tepiş yolculuk yapmak zorunda kalıyordum. Kocam bir fabrikada çalışıyor. Bense o kadar iş aramama rağmen iş bulamadım bir türlü… Sevgili kocamın maaşıyla geçinmeye çalışıyoruz. Değil otomobil, bisikletimiz bile yok.

Sonra otobüsün geçiş süresince görebildiğim yollardaki, parklardaki öpüşüp koklaşan çiftleri görünce aklıma geçim derdinden sonraki en büyük derdim geldi yine… Kocamı seviyordum, sevişerek evlenmiştik. Ama cicim ayları bitip zorluklarla karşılaşınca yalpalamaya başlamıştı evliliğimiz…

Adam fabrikada yorulup eve geliyor ve hemen yatıp uyuyor. Haftada en fazla bir, bazen çok seyrek iki sefer ancak sevişiyor benimle, ona da sevişmek denirse. Öyle yorgun, bezgin ki, boşalmayı mekanik bir vücut gereksinimi olarak görüyor sanki… En fazla 2-3 dakikada boşalıp, hemen arkasını dönüp yatıyor, ben de kendimle oynayıp boşalıyorum.

image

Geçen hafta arkadaşım Jale bana oturmaya gelmişti. Jale de evliydi, laf lafı açtı, oradan buradan derken, konu nasıl olduysa cinsel yaşamımıza geldi. Ben de ona derdimi anlattım. Dikkatle dinledi beni… Sonra da bana,
“Kızım niye dert ediyorsun? Madem seviyorsun, kocanı sevmeye devam et yine… Ayrılma. Ama hayatı kendine zindan edeceğine, bul kendine sağlam bir sikici, siktir kendini!” dedi.

“Saçmalama Jale. Ne yani, kocamı mı aldatayım?”

“Kızım bu aldatmak sayılmaz ki, seninki kendini tatmin etmek sayılır! Nasıl kocan seni beş dakikalık tatmin aracı olarak görüyorsa, sen de kendine öyle birini buluver gitsin. Kocan olacak herif adam gibi sikseydi seni! Ben bile kendimi siktiriyorum! Bakma öyle yüzüme aval aval… Napayım, kocam doyurmuyor beni!” dedi. Şok olmuştum,

“Ciddi ciddi kocandan başkasıyla mı yatıyorsun?”

“Evet canım… Hem de ne yatma… Sadece yatma değil, kalkma, dikme, amuda kaldırma, köprüye getirme… Herif resmen parçalıyor amımı götümü, yarım saat sikmeden boşalmıyor! Geçen hafta bir saati geçmiş…” dedi.

“Yuh yani, Jale sen ne diyorsun? Beni yarım saat sikseler delirirdim herhalde!” dedim.

“Yani… Neler kaçırıyorsun bir bilsen canım arkadaşım… Onun için diyorum, kendine hayatı zindan etme diye… Bırak bu eski teraneleri… Aldatmaymış, boynuzmuş, namusmuş… Hayatını yaşa biraz… Cennete git…”

image
Bu arada bu konuşmalar bile amımın sulanmasına yetmişti. Biraz daha konuştuktan sonra Jale gitti, ben de hemen yatak odasına gidip, amımı parmaklayarak boşaldım. Akşam kocam işten çıkıp geldi, yemeğini yedi, yorgunluktan hemen yatıp uyudu. Ben yine elim amımda, horlayan kocam yanımda, yarraksız öylece kalmıştım.

Aradan bir hafta kadar geçmiş, Jale’nin söyledikleri kulağımda çınlıyordu. O gün öğleden sonra annemi ziyarete gitmiştim, kocam da gece mesaisine gidecekti. Annemlerden geri dönerken de bu otobüse binmiştim. Otobüsün en arkasında, başım cama dayalı dalgın dalgın sallana sallana gidiyordum.

Otobüs duraklarda durup yolcu aldıkça kalabalıklaşmaya başladı. Sağdan soldan itmeler, sıkıştırmalar da arttı iyice… O sıkıntılı vaziyette birden kalçama bir el dokundu. Önce umursamadım, yanlışlıkla değmiştir diye düşündüm. Ama ben herhangi bir tepki göstermeyince dokunmalar gitgide okşamaya dönüştü. Eteğimin ince kumaşından, arkamı okşayan elin sıcaklığını hissedebiliyordum.

image
Her kalabalık otobüste aynı şey oluyordu, bıkmıştım bir yerde… Erkek milleti değil mi? Genci de aynı bok, yaşlısı da… Yeter ki etekli bir kadın olsun, genç yaşlı demeden fırsatını buldular mı tacize başlıyorlar. Hele benim gibi uzun bacaklı, kısa etekli güzel bir kadın görmeleri sinek gibi çekiyordu onları… Aslında şimdi de normalde her zaman yaptığım gibi dönüp müdahale etmem gerekiyordu, ama yapmadım nedense…

İçinde bulunduğum cinsel açlığın etkisi midir ne, hoşuma gitmişti taciz edilmek. Arkamdaki el kalçamı okşadıkça, teninin sıcaklığını benim tenime geçirmeye devam ettikçe kasıklarım yanmaya, amım sulanmaya başladı.

Elin sahibi iyice cüretini arttırınca buna bir son vermek gerek diye düşündüm. Yoksa herif biraz sonra üstüme çıkacaktı. Kafamı çevirip baktığımda çarpıldım. Arkamdaki erkek 30 yaşlarında, son derece yakışıklı biriydi. İri yarı, üçgen vücut, geniş omuzlar, uzun, kıvırcık saçlar… Gülümseyen, okşayıcı yeşil, evet yeşil bakışlar, kendinden emin gülümsemesi, etli, kalın dudaklar… Fırça atıp kızmak yerine ben de ona gülümseyerek önüme döndüm.

image

Hata mı yapmıştım bilmiyorum, fakat bayılmıştım adama… Popomdaki el okşaya okşaya yana kaydı. Yanımda duran elimi tuttu, arkaya çekti. Ben heyecanla ne yapmak istiyor bu adam diye düşünürken, elimi zorlayarak kendi önüne götürüverdi.

Elimin tersinde pantolon kumaşının altındaki sert şeyi hisseder etmek ateşe değmiş gibi refleksle anında elimi geri çektim. Ama tekrar elimi tuttu, erkek gücünü kullanarak tekrar pantolonun önündeki kabarıklığa bastırdı. Bu kez avuç içiyle temas ediyordum orasına… Parmaklarımı kapattırdı, kalkmış, taş gibi olmuş yarrağını tutturdu.

Bir süre öylece durduk. Heyecan doluydu içim, kıpır kıpır, yüreğim ağzımdan çıkacak gibiydi. Dudaklarım aralanmıştı heyecandan… Arkamdaki erkeğin bu cesaretine şaşırmış vaziyetteydim. Bundan önceki kaba saba tacizci adamların mıncıklamaları, çimdiklemeleri hatta, dediğim gibi bıktırmıştı. Ama bu… Bu farklıydı…

El el üstünde duruyorduk. Benim elim onun sikinin üstünde, avuçlarımın içinde… Benim elim onun avucunun içinde… Parmaklarını sıktı, benim parmaklarımı kapattı. Dolayısıyla ben de onun sikini sıkmış oldum onun zoruyla… Cinsel isteklerim, şehvet tavan yapmıştı, içim kaynıyordu, yanaklarımın yandığını hissediyordum. Diğer eli de eteğimin altından bacaklarımı okşuyordu.

image

Durdum, sonra nasıl yaptığımı hala bilmiyorum, ben de elimi hareket ettirip biraz okşadım, hafif sıktım. Anında kulağımın dibinden bir inleme sesi geldi. Sonra yönümü ona döndüm, bir an onun yeşil gözleriyle göz göze geldik. Kararımı vermiştim. Jale’nin öğüdünü tutacak, kendimi ona siktirecektim. Arzuyla kısılan gözlerimden o da verdiğim kararı anlamış olmalıydı. Kulağıma doğru eğilip,

“İnelim mi?” dedi. Hiç, bir an bile tereddüt etmedim. Dudaklarımdan fısıltıyla çıktı cevabım,

“Evet!”

İlk durakta indik, ama beni bir heyecan kaplamıştı, elim ayağım titriyordu. Elini uzattı,

“Ben Fikret…” dedi, kendine yakışan tok, kalın erkek sesiyle… Sesine de bayılmıştım herifin… Altına yatmasam bile sesiyle sikebilirdi beni… Dizlerim titredi yeni yetme kızlar gibi… Kendime şaşırıyordum. Ne oluyordu bana böyle… Bu yakışıklı köpek nasıl etkiliyordu bir anda beni… Bu arada parmaklarında nikah yüzüğü olmadığı da dikkatimden kaçmadı tabi… Zaten olsa ne fark ederdi ki, hipnotize olmuş gibiydim. Ne istese karşı çıkamayacak haldeydim.

”Ben de Gül!” dedim.

Konuşmadık hiç… Birbirimize bakışlarımız her şeyi anlatıyordu zaten… Daha otobüste inelim mi diye sorduğunda biliyorduk ne olacağını… Bana hiç bir şey söylemeden, sormadan eliyle işaret ederek bir taksi çevirdi, taksiye binip yola çıktık, ama hiç konuşmuyorduk. Elini uzatıp, elimi tuttu bir ara… Ellerimin titrediğini fark etti. Bir bayinin önünde taksiyi durdurdu,

“Sen çok heyecanlısın Gül, içecek bir şeyler alayım!” diyerek indi, bir şeyler alıp geldi. Tekrar hareket ettiğimizde ramızda bir parmak boşluk bırakmadan oturmuştu yanıma… Kısa eteğimin açıkta bıraktığı bacaklarım onun bacaklarına temas ediyordu. Elini uzatıp bacağımı okşadı yatıştırmak ister gibi…

Fazla gitmeden bir apartmanın önünde durduk, taksiden inip apartmana girdik. Kendime hayret ediyordum, hiç tanımadığım, kim olduğunu, neci olduğunu bilmediğim bir adamın evine o adamla sevişmeye, kendimi siktirmeye giriyordum.

image
Eve girdiğimizde şöyle bir taradım, bekar evi olduğu belliydi, ortalık karma karışıktı. Salona geçip oturdum. Fikret de iki tane kadeh alıp geldi. Bayiden aldığı votka ve enerji içeceğini çıkarıp kadehlere doldurdu. Benimkini uzatıp sohbete başladı benimle… Bir yandan içkilerimizi yudumluyor bir yandan konuşuyorduk.

Aradan fazla geçmeden benim hayat hikayemi öğrenmişti bile… Farkında olmadan birinci kadehi bitirmiştim, ikinciyi dolduruvermişti hemen… Alışkın olmadığım votka dilimi çözmüş, anlatmadık ne kocamı bırakmıştım, ne cinsel sorunlarımızı… İkinci kadehi de içtikten sonra heyecanım gitmiş, her yerimi ateş basmaya başlamıştı. Bülbül gibi şakıyor, sürekli bir şeyler anlatıyordum. Biraz sonra olacakların farkındaydım ve merakla ilk hareketin ondan gelmesini bekliyordum.

Fikret de sonunda zamanının geldiğine karar vermiş olmalı ki, çenemden tutup kendine çevirdi başımı… Sustum. Göz göze bakıştık bir an… Boşalmış votka kadehi hala elimde duruyordu. Gözlerini gözlerimden ayırmadan elini uzattı, elimdeki kadehi alıp kenara koydu. Yaklaştı, yaklaştı, dudaklarımı öpmeye başladı.

image
Önce hafif, okşarcasına, dudaklarımızı değdirircesine başlayan öpüşmemiz her saniye şiddetlendi. Ben de karşılık veriyordum. O etli dudaklar dudaklarımın üzerine kapanmış, adeta somuruyordu. Elleri de boş durmuyordu bu arada… Bluzumun üzerinden göğüslerimi okşuyordu. Dudaklarımı yeterince kemiren Fikret yanaklarımı, boynumu dolaşıyordu dudaklarıyla…

Bir yandan her yerimi öperken bluzumda dolaşan becerikli elleriyle bir anda yukarıya sıyırıp fırlattı bluzumu… Bir an tedirgin oldum. İlk defa yabancı bir erkeğin yanında bu vaziyette kalıyordum. Fakat dudakları tedirginliğimi bir anda aldı. Elleri sütyenimin üzerinden okşamaya başlamıştı göğüslerimi… Az sonra o da çıkarıldı.

image
Refleksle ellerimi çıplacık kalan göğüslerimi kapatmaya, o yabancı erkeğin aç bakışlarından korumaya çalıştım. Zorla tutup aşağıya indirdi ellerimi büyük bir ciddiyetle, kocamın fazla elleyip koklamadığı, dimdik kalmış iri göğüslerimi büyük bir hayranlıkla seyretti. Onun delici bakışları karşısında ürperiyordum. Meme uçlarım kabarmış, pembe uçların etrafındaki minik kabarcıklar meydana çıkmıştı.

“Offf… Gül… Harikasın bebeğim… Şu göğüslere bak…” diye inledi. O an utandım nedense… Kocamın yüzü geldi gözümün önüne geldi bir anda… Her şey bitmeden, o dönülmez yola girmeden bir fırsat, son bir çıkış belki… Vaz geçsem… Pişmanlık duygusu yükselmeye başladı zevkin yanı sıra…

“Şeyy… Fikret… Ben… Yapamam…” dedim. Gözlerini memelerimden kaldırıp yüzüme baktı.

“Neden bebeğim?” dedi o yumuşak, ikna edici, kışkırtıcı sesiyle… “Otobüsteki halini bir görseydin kendin… İstedin sen de… Benimle beraber geldin. Evimdesin. Çıplaksın. Şu anda da istiyorsun. Zorla değil, salt ben istediğim için değil, sen istediğin için buradayız bebeğim… Gülüm…”

“Biliyorum, biliyorum. Ama… Bilmiyorum… İlk defa böyle bir şey…” Parmağını dudaklarıma koydu, susturdu beni, devam edemedim.

“Ben otobüs zamparası değilim Gül. Ben de ilk defa böyle bir şey yapıyorum. İlk anda kazayla elim değdi, sonra senin güzelliğini görünce dayanamadım, devam ettirdim. İyi ki yapmışım. Anlattıklarına baksana, mutlu değilsin. Kendini bana bırak lütfen…”

Bir anda konuşmayı bırakıp göğüslerime eğildi, dudaklarıyla teker teker öpmeye başladı. Dudaklarının sıcaklığını meme uçlarımda hissetmek, o son itiraz kırıntılarını da, beni de bitirdi. “Ohhh…” diye bir inilti koptu dudaklarımdan… Bir anda her şey silindi gitti aklımdan… Ellerimi başına götürdüm, saçlarını tutup kendime çektim. Parmaklarımı saçlarının arasında dolaştırıyor, o memelerimle ilgilenirken kendimden geçiyordum.

Memelerimi öperken, bir yandan da eteğimin fermuarını indirmişti. Elimden tuttu, ayağa kaldırdı. Fermuarı açık eteğimi indirmeye çalıştı, yuvarlak kalçalarım engel oluyordu. Elimi omzuna koyup destek aldım, kalçalarımı kıvırarak eteğimi aşağıya sıyırmasına yardım ettim. Tanga külodumla kalmıştım.

Oturduğu yerde, bacaklarını aralamış, ben de dizlerinin arasında duruyordum ayakta, çıplak… Az sonra üzerimdeki tek giysi olan tangayı da koparırcasına çekti, çıkardı. Her zaman bakımlı tuttuğum kadınlığıma bakıyordu bu kez… Islanmıştım.

Elimle örtmeye çalıştım, engel oldu. Elini uzatıp parmağının ucunu kasıklarımda dolaştırdı. Zevkle inledim. Başını gömdü sonra kasıklarıma… Üçgenimi öpücüklere boğuyordu. Elleri kalçalarımda, bacaklarımda, önümde dolaşıyordu sürekli…

Kalçamdan tutup arkamı çevirdi, yuvarlaklarıma baktı, sonra iki yuvarlağımın arasına yüzünü gömdü hırsla… “Ayyy…” diye bir çığlık koptu ağzımdan, beklemiyordum bunu… Tekrar önüne çevirdi, pençelerini geçirip kendine çekti beni, yanına, koltuğa oturttu. Kendi de yere kayıp önümde diz çöktü. Bir anda, yumuşak, doğal hareketlerle yapmıştı bunu…

Dizlerimden tutup iki yana ayırdı bacaklarımı… Islak amımın dudakları aralandı hafifçe… Ellerimi arkaya koyup koltukta kaykıldım. Bacaklarımı kendim ayırdım bu kez… Bir inlemeyle amımın dudaklarına kapandı. Dudaklarını değdirdi, dilinin ucuyla yaladı biraz, sonra şişmiş klitorisimi emmeye başladı.

“Ohhhh…” diye inilti koptu benden… “Fikret… Ne yapıyorsun?”

“Amını yalıyorum bebeğim… Senin güzel, sulu amını yalıyorum. Harikasın güzelim… Her yerin gibi, amın da harika… Tadı nefis… Sularını içerim ben senin aşkım…” diyerek somurmaya başladı amımı…

Sürekli zevkten inliyor, bir yandan da kocamın ne zamandır amımı yalamadığını düşünüyordum. Sonunda Fikret ayağa kalktı, bir çırpıda üzerinde ne varsa çıkarıp attı, soyundu. Çırılçıplak kalmıştı önümde… İlk kez tanışan iki yabancı, çırılçıplak birbirimizi süzdük.

İkimiz de gördüklerimizden memnun kalmıştık. Önündeki kocaman alet dimdik beni gösteriyordu. Başı da kendi gibi kocamandı. Koyu renk, damar damar, güzel bir penisti önündeki… Yaklaştı. Kalçasını itti. O koca şey ağzıma değiyordu. Benden beklenen şeyi yaptım ben de…

Elimi alttan uzatıp parmaklarımla sertliğine dokundum. Ortasından tutup ağzıma sokmaya çalıştım başını… Girmiyordu. Dilimle başının çevresini, kenarlarını dolaştım. Islattım. Ağzımı kocaman açıp sikinin başını ağzıma almaya çalıştım. Bu kez becermiştim. Ağzımın içinde dilimi dolaştıra dolaştıra eme yalaya işimi yapmaya başladım.

Sonunda dayanamadı. Ağzımdan çıkardı sikini… Beni ayağa kaldırıp koltuğun arkasını yatırıverdi bir anda… Üçlü koltuk, yumuşacık, genişçe bir yatak halini almıştı. O yatağa yatırdı beni nazikçe, sırt üstü uzattı. Başım koltuğun irice kırlentinde, heyecanla erkeğimi bekledim. Fikret önündeki mızrağıyla benim çıplaklığımı seyrediyordu hayran hayran…

Yeterince seyrettikten, beni beklentiyle kıvrandırdıktan sonra bacaklarımı aralayıp arasına girdi dizlerinin üzerinde… Uzandı, ağırlığını vermeden, çıplaklığını, önündeki sertliği bana hissettirerek dudaklarıma kapandı. Dayanamadım, boynuna sarıldım, kendime çektim. Göğüslerim onun göğsünde ezildi. Siki apış arama baskı yaptı.

Sert sikini am dudaklarımda hissetmek delirtti beni zevkten… Kalçalarımı havaya kaldırıyor, o kalın sikinin başını am dudaklarımın arasına girmesi için çıldırıyordum. Sikinin ucunda ıslaklığımı hissettiğinde Fikret’in hareketleri de değişti. Kalçalarını indirip o koca aletiyle içime girmeye çalıştı.

Boynuna sımsıkı sarılmış, Fikret’le burun buruna, gözlerimiz birbirine kenetlenmiş vaziyette, dudaklarımı ısırarak içime girmesini bekliyordum. Başı girmiyordu. Ben bacaklarımı sonuna kadar açtım. O sikinin başını milim milim bastırdı. Zorlukla başı girdi amıma… Islaklığım artmaya başlamıştı. Milim milim çekmeye, tekrar sokmaya başladı. Sürekli bu hareketi yapa yapa ilerledi, yarısına kadar soktu sikini… Dudaklarını ısırarak,

“Off harika! Daracık amın varmış bebeğim!” dedi ve birden yüklendi. O anda gözümde şimşek çaktı sanki…

“Ahhhhh!” diye bir feryat kopardım. Koca siki bir anda köküne kadar amıma girmişti. Biraz bekledi. Dudaklarımı öpücüklere boğuyor, beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Bense içimdeki kalınlığa alışmaya çalışıyordum. Benim zavallı, daracık amcığım ilk kez bu kalınlıkta bir yarak yiyordu. Sanki bacaklarımın arasına koca bir patlıcan sokmuştum.

Fikret kalçasını bir iki kaldırıp indirdi hafifçe… Zevk sularım vajinamı kayganlaştırmıştı iyice… Zorluk çekmiyordu. Gidip gelmeye başladı. O kalın baş vajina duvarlarımı yara yara içimde ilerliyor, geri çektiğindeyse boşluk hissediyordum oramda… Hareketleri hızlandı gitgide… Zevkle inliyor, kısık kısık feryatlar halinde içimdeki kalın sikin tadını çıkarıyordum. Bir yandan da kocamın yaptığı gibi hemen boşalacak mı diye merak ediyordum.

Boşalmak ne kelime… Daracık amcığımda bana verdiği ve benden aldığı büyük zevke rağmen hala gidip geliyordu. Bir yandan da boynumu, dudaklarımı öpüyor, eğilip meme uçlarımı yalamaya çalışıyordu. Zevkten öldürüyordu adam beni…

image
İçimden çekip çıkardı silahını… Onun yönlendirmesiyle pozisyon değiştirdik. Sırt üstü yattı, beni de üzerine çekti. Bacaklarımı aralayıp sikini zorlukla içime aldım. Dudaklarımı ısırıyordum. Yarağının üzerine tam oturduğumda belimden tuttu, indirip kaldırmaya başladı. Alışınca bu kez ben zıplamaya başladım üstünde… Ellerimi göğsüne dayamış, destek alıyor, kalçalarımı indirip kaldırıyordum.

image
Hele orgazm dalgaları başladığında kendimi kaybettim iyice… Hayatımda böyle bir zevk yaşamamıştım diyebilirim… Dakikalarca sürdü kasılmalarım… Neden sonra sakinleştim. Fikret beni üstünden attı, koltuğun üzerinde domalttı. Belimden tutup kendine çekti, arkamdan girdi bu kez…

O kalın sik bu kez başka bir açıdan giriyordu amıma… Belime bastırıp çukurlaştırıyor, kalçamı ise havaya kaldırıyordu. Siki şimdiye kadar hiç tatmadığım zevkler veriyor, hiç ellenmeyen köşe bucaklara temas ediyordu sanki… Hızlandı… Taşakları, kasıkları çarpıp duruyordu şak şak sesler çıkarıyordu. Tekrar zevk almaya, yükselmeye başladım. Az önce orgazm olmama rağmen tekrar boşalmak üzereydim. Kendime inanamıyordum.

“Ohhh… Fikret… Harika… Sik beni canım… Erkeğim… Ohhh…” diye inliyordum sürekli… Utanmayı, çekinmeyi, yasakları, ahlak duygularını bir kenara bırakmıştım. Amcığımdan başlayıp tüm vücuduma yayılan zevk dalgalarının tepesinde alçala yüksele kendimden geçiyordum.

Tekrar kasıldım, tekrar orgazm oldum. Yorgunluktan kendimi yüzükoyun koltuğa attım güçlükle… Fikret hala içimdeydi. Çıkarmamıştı sikini… Hala gidip geliyordu arkamda… Yan yatırdı beni, bir bacağımı havaya kaldırıp o pozisyonda sikini amıma gömdü, pompalamaya, sikmeye başladı. Ben resmen orgazm üstüne orgazm olup, zevk denizinde yüzüyordum.

Bir müddet sonra bacağımı indirdi ve beni tekrar sırtüstü yatırıp bacak arama girdi, amıma girip o kadar süratli gidip gelmeye başladı ki, herhalde o da boşalmak üzereydi. Bacaklarımı beline doladım. Kollarımı boynuna sarmış,

“Sik beni aşkım, sik beni erkeğim!” diye inliyordum. Fikret kasılarak içime döllerini fışkırtmaya başlamıştı. Aslında içime boşalmasını istemiyordum, ama aldığım zevkten söyleyemedim bunu ona.

Fikret’in boşalması bitmiş, üzerime uzanmıştı. Yarrağı halen içimdeydi ve sertliğinden bir şey kaybetmemişti. Az sonra doğrulup tekrar sokup çıkarmaya başladı. Ben şaşkın şaşkın bakarak,

“N’apıyorsun, boşalmadın mı sen?” dedim.

“Dur bakalım yavrum, daha yeni başladık!” diyerek dudaklarıma yapıştı, aynı zamanda da amıma pompalamaya devam etti. Hayran kalmıştım sevgilimin gücüne… Kendi kendime keşke kocam da böyle sikseydi diye düşündüm. Böyle boktan bir hayata daha güzel katlanabilirdim.

O gün aralıklarla, dura dinlene, mola vere vere Fikret beni üç posta daha sikti. Bitmiştim yorgunluktan… Duş alıp zorlukla giyinebildim. Merdivenlerden inerken koluma girip yardım etmek zorunda kaldı. Dizlerim öyle titriyordu ki… Ayakta durmakta zorlanıyordum. Apartmanın kapısında öpüşerek vedalaştık en son… Bir taksi çevirdi bana… Ellerimiz zorlukla ayrıldı birbirinden…

Gece yarısına doğru taksi beni evimin sokağının başında indirdiğinde biraz kendime gelebilmiştim. Evime girdim, hemen geceliğimi giyip yatağa girdim. Yaşadığım müthiş geceyi düşünürken uyuyup kalmışım. Sabah kocam eve geldiğinde, ben yorgunluktan yerimden kalkamadım. Kocam pijamalarını giyip yatağa gelerek,

“Ne oldu aşkım, neyin var?” diye sordu.

“Rahatsızlandım dün gece kocacım…” dedim kırık bir sesle… Üzüldü,

“Aman kendine dikkat et, şu aralar grip salgını var ortalıkta!” diyerek yanıma yattı ve uykuya daldı.

Gözümü açıp yanımda horlayan kocama baktım. (Sen zaten başka bir şey bilmezsin ki!) diyerek, ben de ona arkamı dönüp tekrar uyudum.

Uykumu iyice alarak uyandım öğleden sonra… Kocam tekrar işe gitmişti beni uyandırmadan… Üzerimdeki geceliği sıyırıp attım. Çırılçıplak, yatağımın içinde mutlulukla gerindim. Artık kocamın beni sikip sikmemesi umurumda değildi. Artık sikicimi bulmuştum.

image
Fikret’le birbirimizi ne zaman özlersek, canımız ne zaman seks isterse, bir telefon yetiyor. Atlayıp gidiyorum evine, her pozisyonda kendimi siktiriyorum. Hem onun arabası var. İstediğim gibi gezdiriyor beni… Tabi, gezdiğimiz yerlerin çoğunlukla tenha, kuytu, fantezilere uygun yerler olduğunu söylememe gerek yok…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hızlı seksin zevki 4

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hızlı seksin zevki 4
Elimdeki kira gelirleri ile boş boş oturmaktan ve aylak aylak internette gezinmekten bunaldığım bir gün ablama gittim. Can sıkıntıma çare ararken aklımıza babamdan kalan dükkanlardan birinde bir iş yapmak geldi. Böyle bir anda başlayan bir sevda ile, eniştemin iş bağlantılarını da kullanarak bir ay içinde basit bir menüsü olan ama şık bir kafe açtık. Işin çok para kazandırmayacağını biliyorduk zaten kazandırmıyor da hala. Ama bana oyalanacak bir konu, sabahları evden çıkıp iki insan görmek için de bir neden olmuştu. Ablam sabahları açılışa geliyor akşam ben kapatıyordum kasayı.

Gün içinde de eski kız arkadaşlarım geliyor. Kız kıza kaynatıyorduk. Üç aşağı beş yukarı hepsi pek mutlu değildi evliliklerinde. Kimisi parası için kimisi çocuk için katlanıyordu.

Her gün dokuz buçuk on gibi kapatıyorduk servisi. Bir akşam kapatmaya yarım saat kala bir anda eniştem geldi yanında kendisi yaşlarında bir iş arkadaşı ile. On gündür o yurtdışında ben de erkeksizdim. Biraz onlarla sohbet edip kasayı kapatmak için ayrıldım. Hesabı vermek bahanesiyle yanıma geldi eniştem. “ Sana bir teklifim var, iki hafta sonra Hollanda’ya gidiyorum. Sen de bir yolunu bul beraber gidelim” “ Ne bulacam, dükkanı kime bırakacam” “ Uydur bir şeyler, çok yoruldum kızlar ile bir yerlere kaçacaz gibi, ablandan rica edersin akşamları da uğrar ”

Adamı oteline bırakmak için fazla oturmadan kalktılar. Işıkları kapatıp çıkacakken kapıyı tıklattı. İçeri aldım. “Yanımdaki Kuveytli herif vuruldu sana, yol boyu senden bahsetti, canım çekti benim de taş gibi oldu sikim” diyerek içeri doğru itekleyip dudaklarıma yapıştı. Kapıyı zor kilitleyip beni kuytuda kalan mutfak masalarından birine doğru sürükledi.

O kadar azmıştı ki kumaş pantolondan kalın siki belli oluyor ve beni geri geri duvara doğru götürürken dudaklarımı ısırıyor gömleğimin üzerinden göğüslerimi eziyordu. En sonunda mutfak tezgahının kenarındaki bir masanın üzerine beni domaltıp ceketini üzerinden attı, fermuarını indirme sesini duydum. Dar eteğim nedeniyle bacaklarımı ayıramadığı için eteğimi kalçalarıma doğru topladı ve elini direk amıma attı.

“Sırılsıklamsın yine orospu” diye fısıldadı. Haklıydı. Külodumu bile çıkarmakla uğraşmayıp ağını kenara doğru ayırdı ve sikinin başını bir çırpıda içime soktu. “ Çok sertsin” dedim. “On gündür sikişemiyorum Arabistan’da feci azdım” Hiç ön sevişmesiz iki sokuşta dibimi bulmasına rağmen amımdan vıcık vıcık sesler çıkmaya başlamıştı. Taşaklarına kadar içime sertçe giriyor sonra kıçımı tokatlayarak geri çekiyordu kalın sikini. Gerçekten siki beni viagra alıp siktiği günkü kadar sertti. Sadece siki değil, az evvel kıçımı tokatlayarak kızarttığı elleri ile de sertçe kalçalarımı sıkıyor, beni iyice masaya bastırıyor hınçla sikiyordu. Hiç bu kadar sert sikilmemiştim ama bir anda içime girmesi, kıçımı dayak atar gibi tokatlaması benim için yeni bir deneyimdi. Çok hoşuma giden bir deneyim.

Üzerimdeki baskıya rağmen bacaklarım kıvrınmaya başladı. Orgazma doğru yolculuğum başlamışken birden geri çekildi “ gel buraya dayanamıyorum” diyerek beni kendine çevirdi. Am sularımdan parlamış sike doğru kafamı bastırdı ve sadece ucuna dilimi değdirmemle ağzımın içine hortum gibi fışkırmaya başladı. Günlerdi birikmiş döller üzerimdeki gömleğe damlamış o ise nefes nefese kendini sandalyeye bırakmıştı.

Sikten son damlayanları temizledim kendi ağzımın kenarındaki spermleri lavaboda yıkayıp ona döndüm. “ Ben boşalmamıştım ama” diyerek nazlı nazlı amımı gösterdim. Tekrar ayağa kalktı ve bu sefer beni az evvel siktiği masanın üstüne sırtüstü yatırdı. Kalçalarımı biraz kaldırarak külodumu çıkardı ve dilini göt deliğime değdirerek yukarı doğru yalamaya başladı. Kalın yarağı içimdeyken boşalmayı daha çok seviyordum ama dilini ve parmaklarını aynı anda kullanması kısa sürede sınıra yaklaşmamı sağladı tekrar. Dudakları ve dişleri ile hafif uzamış kıllarımı çekiştiriyor iki parmağı ile makine gibi amıma girip çıkıyordu. Amımı hafif kıllı sevdiğinden avuç içi gibi tertemiz yapmıyordum artık.

Beklediği an çabuk geldi. Ben “Yeteerr” diye bağırarak kıvranmaya kalçamı yukarı kaldırmaya başladığımda kafasını daha da gömdü bacaklarımın arasına, amımın fışkıran sularını daha da artırmayı ve orgazm anında deliye dönmemi sadistçe seviyordu. Dili içimde kasılmalarımın bitmesini bekleyip ayağa kalktı. Bacaklarım masadan sarkarak dururken dudaklarıma eğilip bir öpücük kondurdu. “ Yarın sana mesaj atarım uçak saati için ben senden bir gün önceki uçak ile giderim. Aldırırım seni alandan”

Eve dönerken yolda beni niye bir posta daha sikmediğini düşündüm. Sonra on gündür evde olmadığı için şimdi ufak tefek ablamı bağırttığı gözümün önüne geldi ve güldüm.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ne hayal gücü ama film tadında… :)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ne hayal gücü ama film tadında… 🙂
Geçti?imiz a?ustos ay?nda s?cak bir ö?le üzeriydi,kar??dan esen s?cak meltem saçlar?m? savuruyor,az ilerimdeki in?aat?n önündeki kum tepeci?inden ald??? kum tanelerini gözümün içine serpi?tiriyordu.Bende bir yandan caddeden kar??ya geçmeye çal???rken bir yandan da kum yüzünden yanan gözlerimi ovu?turuyordum. Sonra birdenbire sanki kafama balyozla ?iddetle vurmu?lar gibi bir alg?laman?n ard?ndan her ?ey bir anda etraf?mda döndü ve adeta ku?tüyü bir yata??n üzerine dü?üyormu?um gibi garip bir hisle kald?r?ma dü?tüm.Yana??m sert kald?r?ma yap??m?? ?ekilde bir ara gözlerimi aralad???mda beyaz bir kad?n ayakkab?s?n?n burnumun dibine kadar girdi?ini fark ettim.Size enteresan gelecek ama o vaziyetteyken yan?ma gelen kad?n?n parfüm kokusunu alg?l?yor,hatta parfümünün markas? hakk?nda kafamda dü?ünceler bile olu?uyordu.. Sonra etraf?mda ko?u?malar ve sesli konu?malar duydum..en son hissetti?im ?ey ise bir araban?n içinin bo?ucu s?cakl???yd?.Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum,gözlerimi açt???mda ilk gördü?üm ?ey tepemde yuvarlak beyaz bir avizenin üzerinde çiftle?en iki tane kara sinekti.S?rt üstü yatt???m yerden kafam? kald?r?p etrafa göz att???mda ise bir hastane odas?nda oldu?umu fark ettim.Kafamdan çe?itli dü?ünceler geçiyor,buraya nas?l geldi?imi hat?rlamaya çal???yordum ki odan?n kap?s? sessizce aç?ld?..içeriye bir afet-i devran girdi ki, benim babayi?it hasta halimizi umursamadan yerini yad?rgay?p ?öyle bir kafas?n? kald?rd?.Kad?n,30-35 ya?lar?nda sar? saçl?,ye?il gözlü, memeleri üzerindeki darac?k bodysini delip geçecekmi? gibi duran bal?k etli mükemmel bir varl?kt?.Bana’’geçmi? olsun Ferdi bey,kendinizi nas?l hissediyorsunuz’’derken bir yandan ac?kl? ac?kl? gözlerimin içine bak?yor bir yandan üzerimdeki nevresimi düzeltmeye çal???yordu.Belliki cebimdeki kimli?imi buldular diye dü?ündüm.Fakat bu güzel kad?n?n hem?ire olmad??? k?l???ndan k?yafetinden her ?eyinden belliydi..Ben yinede ihtiyatl? davranarak doktor musunuz acaba diye sorunca,yüzünde ?eker çalan küçük çocuklar?n tak?nd??? masum bir ifadeyle hay?r diye cevap verdi ve aç?klama yapmaya devam etti..bir yere acil yeti?mesi gerekti?i için arabas?yla biraz h?zl? gitti?ini,aniden kar??s?na ben ç?k?nca fren yapt???n? ama bana vurmaktan kurtulamad???n?,hastane masraflar?n? pe?in ödedi?ini hiçbir yerimde k?r?k ç?k?k olmad???n? ertesi gün taburcu olabilece?imi uzun uzun anlatt?..demekki kald?r?mda yatarken beyaz ayakkab?s?n? gördü?üm bu kad?nd?.?lerleyen saatlerde ise sohbetimiz büsbütün koyula?t?,ad?n?n Aysun oldu?unu, bir ithalat firmas?n?n orta?? oldu?unu 12 y?ll?k evlilikten sonra e?inden geçen y?l bo?and???n? hiç çocuklar? olmad???n? ama sorunun kocas?ndan kaynakland???n?,eski vekillerden olan babas?n?n miras b?rakt??? büyük bir evde kendisi gibi yeni bo?anan çocukluk arkada?? bir bayanla birlikte ya?ad???n? söyledi.O anda akl?ma bana arabas?yla vuran bu güzel kad?na bir oyun oynamak geldi.Otuz y?ld?r ?stanbul da ya?amama ra?men ona aslen ?zmirli oldu?umu ?stanbul a i? için geldi?imi,?stanbul da hiç akrabam olmad???n?,bana arabas?yla vurdu?u gün ?zmire gitmek için haz?rland???m? ama bu talihsiz kazan?n gerçekle?ti?ini söyledim.Bana bu vaziyette ?zmir e gidip gidemeyece?imi sordu?unda imkans?z gidemem..ayakta duracak halim yok birkaç gün bir otelde dinlenirim herhalde diye cevap verince bekledi?im tepkiyi verdi ve istersen benim evde birkaç gün kalabilirsin ev çok büyük,bir sürü odas? var dedi.Tabi bu ,biraz nazdan tuzdan sonra raz?#61514;teklife bal?klama atlamak bana yak??mazd? oldum.Ertesi gün Aysun hastanedeki odama,beni evine götürmek için geldi?inde yan?nda birlikte ya?ad??? arkada??n? da getirmi?ti.Aman tanr?m o ne güzellikti…Aysun kadar iri memeleri olmasada mükemmel güzelli?e sahip bir poposu vard?.Angelina Jolly e benzeyen yüzüne k?sa siyah saçlar? o kadar yak??m??t? ki gözlerimi alam?yordum.Yar?m saat sonra iki güzel kad?n birer koluma girip beni hastane koridorundan geçirirken insanlar?n k?skanç bak??lar? adeta beni delik de?ik ediyordu.Aysun un kulland??? lüx arabayla yakla??k 45 dakikal?k bir yolculuktan sonra büyük demir kap? ve güzel bir bahçenin çevreledi?i eski konak biçimli triplex bir yap?n?n önüne geldik.?ki f?st?k hemen odam? haz?rlay?p yata??m? yapt?lar ve dikkatle beni yata??ma yat?rd?lar, benim telefonum kazada k?r?ld???ndan gerekti?inde onlar? ça??rabileyim diye Aysun kendi cep telefonunu ba?ucuma koydu.O andan itibaren tek dü?ündü?üm ?ey bu yavrular? nas?l sikebilece?imdi…hastal???m? falan unutmu?,bütün benli?imi dayan?lmaz bir sex arzusu kaplam??t?.Eve geldi?im gün vukuats?z geçti,üzerime o kadar dü?üyorlard? ki ak?am yeme?imi bile yata??ma kadar getirmi?lerdi.Ertesi sabah ikisi de i?lerine gidip evde yaln?z kald???mda ak?ama kadar bu yavrular? nas?l edipte sikebilece?imi dü?ünüp kafa patlatt?m ama sonunda dahiyane bir plan yapmaya muvaffak oldum.Onlar gelmeden hemen üzerimi giyinip bir cd dükkan?ndan Takashi Miike nin Cevaps?z Arama isimli gerilim filmini sat?n ald?m ve ard?ndan Aysun un telefonuna kendi kart?m? tak?p yak?n bir arkada??m? arad?m.Ona Aysun ve Nihal in cep telefon numaralar?n? vererek ak?am saat 10 dan sonra her 45 dakikada bir bu numaralar? aramas?n?,kaba de?il ama ürkütücü kelimeler kullanarak telefona ç?kanlar? korkutmas?n? tembihledim.Geriye yavrular?n eve gelmelerini beklemek kal?yordu.Aysun ve Nihal ak?am 8 gibi geldiler…hemen yan?ma gelip halimi hatr?m? sorduktan sonra du? al?p yemek haz?rlayacaklar?n? söylediler..benide salonda bir kanepeye alarak televizyon seyredersin dediler.Nihal e,sizde Vcd Player varm??diye sordu?umda evet cevab?n? al?nca derin bir oh çektim.Onlar?n du? almalar?,yemek haz?rlamalar? ve yemek yememizin ard?ndan saat 9.30 olmu?tu bile.Elimi çabuk tutmal?y?m diye dü?ündüm ve han?mlara..bu gün çok can?m s?k?ld???n?,biraz evin bahçesine ç?kt???m?,seyyar bir vcd sat?c?s? gördü?ümü ve seyretmek için bir film sat?n ald???m? ama sonra birlikte seyrederiz diye vazgeçip ak?am? bekledi?imi söyledim.Bunun üzerine Aysun elimdeki filmi al?p vcd player a takt?…arkada??m her an telefonlardan birini arayabilece?i için filmin ba??ndaki reklamlar? seyredecek vakit yoktu hemen kalk?p cd yi ileri sard?m ve film ba?lad?.Daha önce filmi seyretti?im için filme de?il han?mlar?n filme verdi?i tepkilere dikkat ediyordum.?kiside tam filmin etkisine girmi?lerdi ki Nihalin telefonu çald?.Telefonda neler konu?uldu?unu bilmiyordum ama nihalin yüzü ?ekilden ?ekle giriyordu.Ben neler oldu?unu,neden endi?elendi?ini sorunca..sap???n biridir önemli de?il diye cevap verdi ve tekrar filme geri döndük.Yar?m saat sonra bu kezde Aysunun telefonu çald? ayn? endi?e ve korkuyu Aysunun yüzündede görünce plan?m?n iyi i?ledi?ini anlam??t?m.Aysun ve Nihale telefonlar?n? kapatmalar?n? söyledi?imde bütün e? dost akraba ve i? ba?lant?lar?n?n bu telefonlar?n ucunda oldu?unu kapatamayacaklar?n? söylediklarinde benda yang?na körükle gidip hakl?s?n?z her ?ey olabilir dünyayla ba?lant?y? kesmemek gerek deyiverdim.Film bitti?inde saat 12 civar?yd? ama sexy dullar?n yüzlerindeki endi?eyide görebiliyordum..Sabah yine i?e gitmeleri gerekti?i için fazla sohbet edemeden ikiside yatmak istediklerini söyleyip odalar?na gittiler.Tabi bu arada telefonlara gelen ça?r?lar devam ediyordu.Ard?ndan bende odama çekilip üzerimde ne var ne yok ç?kartarak ç?r?lç?plak yata??ma yat?p olacaklar? beklemeye ba?lad?m.Aradan 45 dakika geçmi?tiki Aysun ve Nihal birlikte odam?n kap?s?n? çald?lar..telefonlar?n devam etti?ini,ikisininde ayr? odalar? oldu?unu,önce birlikte yatmaya karar verdiklerini ama yinede korktuklar?n? bu yüzden odama geldiklerini söylediklerinde neredeyse sevinçten uçacakt?m.Onlara bu gece ayn? odada kalabilece?imizi, ben varken hiçbir?eyden korkmamalar?n? iyice empoze ederken odada ba?ka yatacak yer olmad??? için ikisinide yata?a davet edip bu gece yan?mda emniyetle yatabileceklerini,hiç korkmamalar?n? söyledim.?ki kad?n benim ç?plak oldu?umu fark etmeden geldiler iki yan?ma yatt?lar..biraz sohbetten sonra ikiside bana arkas?n? dönüp uyumaya koyuldu ama k?p?rdanmalar?ndan uyumakta zorland?klar?n? anlayabiliyordum.bana ilk yüzünü dönen Aysun oldu.Bende ona yüzümü döndü?ümde nefeslerimiz birbirine kar??acak kadar yak?nla?m??,lo? ???kta birbirimizin gözlerine bak?yorduk.Bir süre bu ?ekilde bak??t?ktan sonra ben çar?af?n alt?ndan yava?ça Aysunun elini tutup sanki teselli eder gibi önce gö?süme koydum..oradan yava? yava? a?a??ya sikime do?ru götürdüm..ta? gibi olmu? dimdik sikime eli de?ince biraz tedirgin olup geri çekmek istedi ama elini bile?inden s?k?ca tuttu?um için kurtulamad? ve daha fazla direnmeyi b?rak?nca minicik,yumu?ak elini ta?aklar?ma kadar indirdim o da daha fazla dayanamam?? olacakki kendini koyverdi ve h?rsla ta?aklar?m? avuçlamaya sikimi s?vazlamaya ba?lad?.Ta? gibi kocaman olmu? yara??m?n ucundan s?zan zevk s?v?lar?n?n Aysunun eline bula?t???n? hissedebiliyordum.Sikimin ok?anmas? beni deliye çevirmi?ti hemen aysunun güzel dudaklar?na yumulup derin Frans?z öpücükleri kondurmaya ba?lad?m ç?lg?nlar gibi öpü?ürken bir yandanda iri melerini avuçluyor ucunu parmaklar?mla s?k?yordum di?er taraf?m?zda Nihal hiçbir?ey olmam?? gibi bize arkas?n? dönmü? yat?yordu ama onunda uyan?k oldu?undan emindim.Aysunun dudaklar?ndan yava? yava? boynuna oradan iri memelerine inip yalamaya ba?lad?m memelerinin misket gibi olmu? tatl? uçlar?n? ak**e ?ekeri gibi a?z?mda eritiyor onu zevkten inletiyor k?vrand?r?yordum yava?ça daha a?a??lara..göbe?ine ve oradanda tatl? am?na indim Aysunun balkutusu zevk s?v?lar?yla s?r?ls?klam olmu? alev alev yan?yordu.Kalçalar?na kadar indirdi?im mis kokulu külotunu bana daha fazla engel olmamas? için bir hamlede hoyratça çekip en ince yerinden kopartt?m art?k Aysunun kad?n kokan tatl? amc??? ve çiçek gibi göt deli?i dilime amadeydi.Dilimi bir am?na bir götüne sokuyor a?z?ma burnuma Aysunun zevk s?v?lar? bula??yordu bende onlar? zevkle yutuyordum.Ben Aysunun am?n? götünü dillerken yan?ba??mda arkas? bize dönük yatan Nihalin sol kolunun ritmik hareketler yapt???n? fark ettim çar?af?n alt?nda ne yapt???n? göremiyordum ama tahminim do?ruysa harika olacakt?. Aysunun zevkten v?c?k v?c?k olmu? am?n? yalarken sanki yanl??l?kla olmu? gibi elimi Nihalin ön taraf?na do?ru kayd?rd???mda elinin e?ofman?n?n içinde oldu?unu,onunda gizlice am?n? parmaklad???n? fark ettim.Dilimi Aysunun am?ndan çekerek Nihali nazikçe s?rt üstü çevirip bir hamlede e?ofman?yla birlikte külotunu a?a?? indirdim ve onunda zevkten s?r?ls?klam olmu? am?n? yalamaya ba?lad?m.Bir yandan parma??mla Aysunun göt deli?ine masaj yap?yor bir yandanda Nihalin buram buram sex kokan tatl? am?n? dilimle mest ediyordum.?ki azg?n dulun uzun zamand?r yara?a hasret kald?klar? her hallerinden belliydi.?kiside zevkten deliye dönmü? tatl? tatl? inliyor,kal?n ve damarl? yara??m? amlar?na bir an önce sokmam için telepatik olarak yalvar?yorlard?.Sikimin tad?na ilk Aysuna bakt?rmaya karar vererek Nihali b?rak?p Aysunun bacak aras?na geçtim kaz?k gibi olmu? kocaman sikimi am?n?n dudaklar? aras?nda biraz gezdirdikten sonra s?r?ls?klam amc???na birden kökledim Aysun derin bir oh çekip ba??n? geriye atmas?yla beni belimden s?k?ca yakalamas? bir oldu..yara??m? her kökleyi?imde nihayet..nihayet diye ç??l?klar at?yor ate? gibi amc???yla koca sikimi bo?luk b?rakmadan s?k?ca sar?yordu.Bu arada Nihal dizlerinin üzerinde do?rulmu?,ben Aysunu sikerken oda boynumu kula??m? yal?yor tatl? nefesiyle beni deliye çeviriyordu.Az sonra aysun sikimin alt?nda sars?la sars?la bo?al?rken,erke?immm..can?m kocac???mmm..diye yüksek sesle ç??l?klar at?yor sanki sikimi am?n?n içinde k?r?p oradan hiç ç?karmak istemiyorcas?na sert hareketler yap?yordu.Nihayet orgazm olup sakinle?ti?ini fark edince zevk s?v?lar?na bulanm?? sikimi Aysunun am?ndan çekip Nihal i saçlar?ndan tutarak yara??ma do?ru yakla?t?rd?m.Nihal yara??m? yüksek devirli bir elektrik süpürgesi gibi emiyor,sikimi a?z?na her soku?unda sanki içimden bir ?eyler kopuyormu? hissi veriyordu.Azg?n dul Nihali yaraktan daha fazla mahrum etmeye hakk?m olmad???n? dü?ünüp arkas?n? çevirip domaltt?m..am?n?n zevkten kabarm?? dudaklar? arkas?ndan ta?ak gibi ç?km??,içine girmesi için adeta sikime yalvar?yordu.Kar??mdaki arzulu ve sikilmeye haz?r am?c??? daha fazla bekletmedim..zevkten kaz?k gibi dikelip,kafas? kad?n yumru?u gibi kocaman olmu? yara??m? Nihalin uzun zamand?r yarak girmeyen am?na dayay?p ta?aklar?ma kadar kökledim.Nihal zevkten adeta kudurmu?,ben am?na kökledikçe kafas?n? sa?a sola sall?yor bir eliyle de a?a??dan ta?aklar?m? avuçlam?? can?m? ac?t?yordu.Az sonra Nihal de kal?n yara??m?n verdi?i sonsuz hazza boyun e?ip ç??l?klar atarak bo?al?p rahatlad?..ama benim azman siki?meye doymuyordu.Bu kez Nihali b?rak?p tekrar Aysun a döndüm..onu yüzükoyun yat?r?p göbe?inin alt?na iki tanede yast?k koyarak poposunu yükseltince karaincisi bütün ihti?am?yla hizmetime girdi..hemen e?ilip misler gibi göt deli?ini dilimle yumu?at?p yara??ma haz?rlamaya ba?lad?m.Göt deli?inin iyice yumu?ay?p kendini b?rakt???ndan emin olduktan sonra hala siki?e doymayan yara??m? muhte?em Karaincisine dayay?p yava?ça kafas?n? içeri soktum…azg?n dul sikimi götünden ç?karmam için yalvar?yor ac?yla kar???k zevk ç??l?klar? at?yordu.Onun ç??l?klar?na ald?rmay?p sikimi köküne kadar götüne soktum gidip geldikçe deli?ini kasmay? b?rak?p k?z??m?? azg?n bir k?srak gibi alt?mda dans etmeye ba?lad?.Ben Aysunun götünü sikerken Nihal de bo? durmuyordu. Arkama geçmi? popomu yal?yor küçük ?s?r?klar atarak beni kudurtuyo?du..anlad?mki daha yara?a doymam??t? esmer güzeli azg?n dul..Bir yandan Aysunun darac?k götünü sikerken bir yandan elimi arkaya at?p Nihalin k?sa saçlar?n? yakalad?m ve kendime çekip alev gibi yanan dolgun dudaklar?n? emmeye ba?lad?m..sonra bacaklar? aras?na Aysunun s?rt? gelecek ?ekilde önümde domalt?p onunda göt deli?ini doya doya yalamaya sikim içim ideal duruma getirmeye ba?lad?m..göt deli?ine her darbesi at???mda poposunu yüzüme daha çok bast?r?yor am?ndan s?zan zevk s?v?lar?n? çeneme bula?t?r?yordu.Bende zaman zaman dilimi götünden çekip salg?lad??? s?v?lar? kana kana yalay?p yutuyordum.Aysunun orgazm oldu?unu art?k poposunu alt?mda y?lan gibi k?vrand?rmamas?ndan anlad?m ve sikimi s?k? s?k? kavrayan s?cak götünden çekip onun s?rt?nda bana domalm?? duran Nihalin götüne dayad?m.Yara??m? Nihalin darac?k ama istekli götüne yava? yava? sokarken Aysun gibi ç?karmam için yalvarm?yor..aksine dahada köklemem için poposunu sikime do?ru bast?r?yordu.Nihalin güzel götünü Aysunun s?rt?nda yar?m saat kadar siktikten sonra art?k takatimin kalmad???n?,döllerimin d??ar? ç?kmak için sikimin s?n?rlar?n? zorlad???n? hissederek kendimi orgazm olmaya ?artland?rd?m.Nihalin s?cac?k ve dar götünü biraz daha siktikten sonra sikimi ç?kar?p Nihali ve Aysunu yan yana s?rt üstü yat?rarak bende üzerlerinde aya?a kalkt?m.Patlamak üzere olan sikimi birkaç saniye elimle s?vazlad?ktan sonra yara??m?n kafas?n? döl ya?muruyla sulan?p beslenmeyi bekleyen Aysun ve Nihalim yüzüne do?ru e?erek ?iddetle bo?ald?m.Spermlerim sikimin ucundan öyle tazyikli ve bol ç?k?yorlard?ki döllerimi azg?n dullar?n yüzüne itfaiye hortumuyla f??k?rt?r gibi f??k?rt?yordum…onlarda zevkle döllerimi yalay?p yutuyor,?ifal? bir iksir gibi elleriyle memelerine ve yüzlerine sürüyorlard?.Birlikte ya?ad???m?z bu mükemmel hazz?n ard?ndan azg?n dullar?n ortalar?na uzan?p onlar? birer koluma yat?rd?m.Bir yandan saçlar?n? öpüp kokluyor bir yandanda onlar? sikebilmek için ba?tan beri planlad???m muzipliklerimi anlat?yordum..ikisindende tek kelime tepki almay?nca bu maceran?n onlar?nda çok ho?una gitti?ini anlayarak rahat bir nefes al?p rahatlad?m.Beni affettiklerinin en bariz ispat?da ertesi gün ikisininde i?e gitmeyip sex partimize kald???m?z yerden devam etmemizdi. Burada anlatt???m an?m tamam? ile gerçek olup,söz konusu ki?ilerin isimleri de?i?tirilerek onlar?n müsaadesiyle yay?nlanm??t?r.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

AYÇA – HERŞEYIN BAŞLANGICI (4)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

AYÇA – HERŞEYIN BAŞLANGICI (4)
Ayça odasına dönünce bir süre televizyon izlemeye çalıştı. Aklını olanlardan başka şeylere yöneltmeye çalışıyordu. Sonra Piraye’nin odasında bu gece neler olduğunu merak etti. Televizyonu kapayıp balkona çıktı. Yavaşça ilerledi ve dün gece saklandığı yerden Piraye’nin odasına baktı. Hiç ışık yoktu. Biraz daha yaklaşıp daha dikkatli baktı. Oda tamamen boştu.

Yeniden odasının önüne döndü. Bir sigara yakıp uzaktan tatlı tatlı yankılanan denizin sesini dinledi. Sigarası bitince odasına döndü. Yatağının ucuna oturdu ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Sinirleri bozulmuştu. Şu son bir haftada yaşadıkları tüm dengesini altüst etmişti. 1-2 ay öncesine kadar çoğu kişinin gıpta edeceği bir hayatı vardı. Mutlu bir evliliği vardı Tolga’yla. İş hayatı gayet iyi gidiyordu. Artık bir bebek sahibi olmayı düşünüyorlardı ciddi ciddi. Şimdi ise herşey berbat olmuştu.

Kendini acınacak halde görüyordu Ayça. Kocası onu aldatmış, evliliği sona ermeye yüz tutmuştu. Haftalardır cep telefonunu ya hiç açmıyor, ya da Tolga’nın aramalarına cevap vermiyordu.

“Onu ellerimle Mirey’e itiyorum” diye düşündü. Kariyeri de son 1 haftada inanılmaz zarar görmüştü. Neredeyse hiç tanımadığı iki bayinin tecavüzüne uğramış, onların seks kölesi olmuştu. Belki de Sadık ve Mahmut olanları çarpıtarak, allandıra ballandıra her yerde Ayça’yı nasıl becerdiklerini anlatıyorlardı. Bunlar Erman bey’in kulağına giderse işini kaybederdi.

“İnsanların yüzüne nasıl bakarım” diye düşündü. “İstanbul’a döndüğümde belki herkes herşeyi biliyor olacak. Bana bir fahişe gözüyle bakacaklar. Tanrım!” Ve yeniden hıçkırıklara boğuldu.

Yarım saat kadar sonra kendine geldi. Gidip yüzünü yıkadı. Uyumak için yatağa uzandı. Fakat bu sefer de aklı akşam olanlara takıldı. Piraye sanki kendisiyle alay ediyormuş gibi gelmeye başlamıştı. Aptal durumuna düşüyordu.

“Ne biçim arkadaşım var, herkesin önünde beni zora sokuyor” diye düşünmeden edemedi. “Yarın Piraye’yle konuşacağım. Benim düşüncelerime, hayat tarzıma karışmasın. Kendi istediğini yapabilir ama benimle uğraşmasın!” Aklına Tamer geldi.

“Az kalsın, işleri daha da berbat edecektim. Herşey Tolga beni aldattı diye başladı. Şimdi benim yaptığıma bak.” Birden yataktan doğruldu. Tolga’ya telefon etmeye karar verdi. Onu affettiğini söyleyecekti. “Yarın İstanbul’a dönerim” diye düşündü, “Birlikte tatile çıkarız. Herşey yoluna girer.”

Santrali aradı ve İstanbul’daki evinin numarasını verdi. Saat çok geç olmuştu ama sabahı bekleyemiyordu. Çocuk gibi heyecanlanmıştı. Ne yazık ki, bu heyecan kısa sürdü. Santraldeki görevli numaranın yanıt vermediğini bildirdi.

“Nerede olabilir bu saatte. Allah Allah! Dur bir de cepten arayayım.” Günlerdir açmadığı cebini açtı ve Tolga’nın numarasını çevirdi. Telefon kapalıydı.

“Belki santraldeki kız yeterince çaldırmamıştır, Tolga’nın uykusu ağırdır” diyerek evi bir kez de cepten aradı. Defalarca çaldırmasına karşın telefon açılmadı.

Ayça birden büyük bir mutsuzluğa kapıldı. İçini Tolga’nın Mirey’le veya başka bir kadınla birlikte olduğu düşüncesi kemiriyordu. Kendini koca dünyada yapayalnız hissediyordu. Yapayalnız ve mutsuz. Kendi haline sinirlendi sonra.

“Ne yapıyorum ben?” diye düşündü, “Herkes keyfine bakıyor, benim halimse ortada. Ben miyim sanki tüm olanların sorumlusu?” Tolga’ya karşı büyük bir öfke duydu. “Beyefendi kimbilir nerede, kimlerle… Ben de oturmuş ağlıyorum. Hayır böyle devam edemem.”

Yataktan kalktı, yeniden balkona çıkıp temiz hava aldı. Sonra kararlı bir şekilde içeri girdi. Ayakkabılarını giydi ve kapıya yöneldi. Tamer oda kapısının çalınmasıyla uyandı.

– “Ne oluyoruz yahu bu saatte?” diyerek doğruldu, saatine baktı. Saat 3’ü geçiyordu. Çarşafı çıplak vücuduna sarıp kapıyı açmaya gitti. Kapıyı aralığından dışarı bakınca gözlerine inanamadı. Kapıdaki Ayça’ydı.

– “Aaa. Ayça! Hoşgeldin. Bişey mi oldu?”

– “Hayır, endişelenme. Uyku tutmadı. Belki biraz konuşuruz dedim.” Gözleri Tamer’in yarı çıplak vücuduna takılmıştı.

– “Uygun değilsen gideyim.”

– “Hayır hayır. Ne münasebet! Sadece biraz şaşırdım da. Gelsene içeri. Kusura bakma, oda biraz dağınık.”

– “Boşver dağınıklığı. Tatildeyiz.”

Ayça doğruca balkona yöneldi.

– “Senin odanın manzarası çok güzelmiş. Hem denizi görüyor, hem dağları. Kıskandım seni.”

– “Şey evet. Pek manzarayla ilgilenmedim ama…”

– “İçecek bişeylerin var mı? Keşke odadan getirseydim bişeyler.”

– “Alkollü bişey yok. Oda servisi unutmuş bu sabah. Kola var. İçer misin?”

– “Ok. Kola iyi gelir.”

Böylece gecenin üçünde Tamer’in yatağının kenarına oturup kola içmeye başladılar.

– “Söylesene Tamer, neden evlenmedin? Yanılmıyorsam 36 yaşındasın.”

– “Bilmem. Fırsat olmadı sanırım veya uygun birini bulamadım. Neden sordun?”

– “Yakışıklı bir erkeksin. Bekar olmanın cazibesi ne merak ettim.”

– “Bu işler şans işte. Ne bileyim. Senin gibi biri karşıma çıksa belki çoktan evlenirdim.”

– “Beni bu kadar beğeniyor musun?”

– “Evet. Hem de çok. Bu sabah seni plajda gördüğümde, ‘tamam’ dedim, ‘işte aradığım kız.”

– “Bana bu gece benden hoşlandığını söylemiştin ya…”

– “Evet. Bu seni kızdırdı mı?”

– “Hayır. Neden kızdırsın ki? Beğenilmek tüm kadınların hoşuna gider. Bilmeni istiyorum ki, ben de senden hoşlandım.”

– …..

– “Düşündüm de, hayat kısa ve birkaç gün sonra tatilimiz bitecek. Neden kendimizi rahat bırakmayalım? Birbirimizi mutlu edebiliriz.”

– “Demek beni mutlu edeceksin. Bunu nasıl yapmayı planlıyorsun?”

– “Şortunu çıkarmaya ne dersin?”

Bu teklife karşı koymak imkansızdı Tamer için. Bir çırpıda şortunu çıkardı. Penisi şimdiden sertleşmeye başlamıştı. Sırtüstü uzandı. Karşısına çıkan fırsata inanamıyordu. Ayça ağır hareketlerle bluzunu, pantolonunu ve ayakkabılarını çıkardı. Yatakta çırılçıplak yatan ve an be an penisi büyüyüp dikilen Tamer’in karşısında iç çamaşırlarıyla durdu. Tamer’le gözgözeydiler.

Yavaşça ilerledi, yatağın kenarına oturdu ve ağır hareketlerle Tamer’in penisini avucunun içine aldı. Tamer titredi ve kasıldı. İnanılmaz zevk aldığı belliydi. Ayça yumuşak hareketlerle Tamer’e mastürbasyon yaptırmaya başlamıştı. Tamer Ayça’nın saçlarını okşuyor, onu soyunmaya ikna etmek istiyordu.

– “Harikasın Ayça. Nefis! Okşa onu, evet. Devam et!”

Ayça birden avucundaki canavarı bırakınca Tamer’den bir hayalkırıklığı nidası yükseldi.

– “Neden durdun? Ne olur, devam et.”

Ayça’nın niyeti durmak değildi. Kısa bir süre yarattığı canavara baktıktan sonra ellerini sırtına götürdü ve sütyeninin klipsini açtı. Az sonra iri göğüsleri tüm ihtişamıyla Tamer’in karşısındaydı. Bu gece Tamer’e bişey yaptırmamaya niyetliydi herhalde ki, Tamer’in kucağına tırmandı ve göğüslerini emzirmek istercesine ağzına dayadı. İlk karşılaştıkları andan beri çıplak hayal ettiği göğüsleri dudaklarına sunulurken bulan Tamer, biberon isteyen bir bebek gibi saldırdı. İki eliyle yanlardan kavradı ve çılgınca emmeye başladı.

Ayça’nın gırtlağından bir zevk iniltisi yükseldi. Tamer sımsıkı tuttuğu göğüsleri iştahla yaladı, irileşmiş uçlarını emip-kemirdi, yumuşak etleri tatlı tatlı ısırdı, arzuyla yüzüne sürttü. Yaklaşık 5 dakika süren bu göğüslere tapınma seremonisinden sonra Ayça da iyice tahrik olmuş, her şeyi yapabilecek kıvama gelmişti.

Göğüslerini Tamer’in dudaklarından ve ellerinden kurtardı ve erkeğinin dudaklarına yapıştı. Çılgınca bir arzuyla ve müthiş bir açlıkla öpüşmeye başladılar. Birkaç saat önceki tutkulu öpüşmeleri bunun yanında solda sıfır kalırdı. Öpüşmüyorlar, adeta birbirlerini yiyorlar, içiyorlardı.

Artık kimin olduğu iyice karışan diller dans ediyor, genç çift dilleri yardımıyla birbirlerinin ağzının her noktasını keşfediyordu. Öpüşmenin şiddetinden çenelere kadar her yerleri, tükürük ve salya içinde kalmıştı. Nice sonra nefes nefese kalıp ayrıldıklarında Tamer,

– “Seni seviyorum Ayça. Daha önce böyle öpüşen bir kadın görmemiştim” dedi.

– “Ben de daha önce hiç kimseyle böyle öpüşmemiştim.”

– “Hadi Ayça, biraz önceki gibi küçük Tamer’le ilgilen. Ama bu sefer dudaklarınla.”

Oral sekse çok da meraklı olmayan Ayça bir an tereddüt ettiyse de kararını verdi ve Tamer’in bacaklarının arasına kaydı. Bu gece tüm sınırlarını aşacaktı. Kan basıncıyla kazık gibi ve başı kocaman olmuş penisin önce başını öpmeye başladı. Dudaklarının temasıyla Tamer kendine engel olamadı:

– “Ohh! Hadi sevgilim, em onu, yala! İyice hakkını ver!”

Ayça bu gece partnerinin bir dediğini iki etmemeye azimliydi. Hem şu an önünde nabız gibi atan ve gayet temiz, traşlı bu penise daha önce hiç kimseninkine istemediği kadar oral seks yapmak istiyordu. Yumuşak hareketlerle penisin iyice kızarmış başını dudaklarının arasına aldı ve emmeye başladı.

Ağzı alıştıkça gitgide daha büyük bir kısmını ağzının içine alıyordu. Arada bir emmeyi kesiyor, kayganlaşması için dilini penisin gövdesinde dolaştırıyor, uzun uzun yalıyordu. Böylece kısa sürede Tamer’in penisinin büyük bir kısmını rahatlıkla ağzına sokmaya başladı.

Ayça’nın ağzının nemli sıcaklığı, dilinin kaygan teması Tamer’i kendinden geçirmişti. İki eliyle birden Ayça’nın başına bastırıyor, kendi belirlediği ritimle emdirmek istiyordu. Ayça’yı dudaklarıyla kendine mastürbasyon yapmaya zorluyordu. Bu şekilde biraz daha devam ederlerse, Ayça’nın bir türlü aklından çıkaramadığı yüzüne boşalması an meselesiydi.

– “Devam et canım, devam et. Sakın ritmini bozma. Ohh! Kasıklarım patlayacak.”

Bu son sözlerle Ayça bir an durakladı. Tamer her an ağzına boşalabilirdi. Bu alışık olmadığı ve istemediği bir şeydi.

– “Neden durdun? Lütfen, lütfen emmeye devam et. Ağzınla boşalt beni.”

– “Tamer, buna emin değilim. Pek yapmadım da.”

– “Senin de hoşuna gidecek. Bunda çekinecek bişey yok ki! Gayet sağlıklı bişey.”

– “Bilmiyorum. Bu çok mu önemli?”

– “Evet! Çok istiyorum. Bak gör, senin de hoşuna gitmezse bir daha asla yapmayız. Hem beğenmezsen tükürürsün. Hadi şimdi devam et.”

Ve Ayça devam etti. Hem de bir an önce sonuca ulaşmak için bir yandan müthiş bir istekle emerken, eliyle de Tamer’in taşaklarını okşamaya, sıkıştırmaya başladı. Derken dilinde hafif bir acılık hissetti. Bu, Tamer’in önden kaçıveren sperm sıvılarıydı.

Penisin başını yalayarak iyice tadına baktı ve hiç te kötü olmadığını düşündü. Bunun üzerine Tamer’in penisini gitgide hızlanan bir tempoyla somurmaya başladı. Neredeyse gırtlağına kadar sokuyor, bir an durup, ağzının içinde pıt pıt atan penisi hissediyor, sonra yeniden emmeye devam ediyordu. Penisle dudakları ve dili arasında tükürükten köprüler, baloncuklar oluşuyordu.

– “Geliyorum Ayça. Geliyorum. Ağzına geliyorum, ohhhh!”

Tamer’in tüm vücudu elektriğe kapılmış gibi kasılmaya, zangır zangır titremeye başladı. Hareketleri kontrolünden çıkmıştı. Ayça hiç ara vermeden emmeyi sürdürdü. Birden ilk sperm dalgası gırtlağına kadar çarptı. Bir an boş bulunup durakladı. Tamer yalvaran gözlerle devam etmesini istedi. Zevkten sesi çıkmıyordu.

Bu ilk sperm dalgasını bir anda yutan ve tadı hoşuna giden Ayça, emmeye devam etti. Tamer önce katı katı, ardından fışkırırcasına boşaldı. Kaç zamandır biriktirdiği tüm spermlerini Ayça’nın sıcacık ağzına gönderdi. Ayça hiç ara vermeden, hem emiyor, hem yutuyordu. Tamer’in orgazmı yaklaşık 20 saniye sürdü ve sonunda Ayça ağzındaki penisi çıkardığında, ortada tek bir damla bile sperm yoktu. Penis, pırıl pırıl ve tertemizdi. Tamer minnettar gözlerle Ayça’ya baktı.

– “Teşekkür ederim Ayça. Bana hayatımın orgazmını yaşattın. Ben de altta kalmak istemem. Göreceksin seni uçuracağım.”

– “Buna hiç şüphem yok. Ama bana bu gecelik bu kadarı yetti. Neredeyse sabah oluyor. Biraz uyumalıyız. Yoksa yarın sersem gibi oluruz. Daha yapacak çok işimiz var.”

Ve erkeğinin penisinin başına ve ardından dudaklarına küçük birer öpücük kondurarak yatağa yüzükoyun uzandı. Gözlerini kapattı. Ağzından daha önceleri müthiş iğrendiği sperm tadı vardı. Ama artık iğrenmiyordu. Aksine yaptıkları çok hoşuna gitmişti.

“Daha hayatta öğreneceğim neler var kimbilir” diye düşündü. Az sonra iki sevgili derin bir uykuya dalmışlardı.

İki sevgili sabah kapının ısrarlı çalınmasıyla uyandılar. Şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Tamer beline çarşafı dolayıp kapıyı açmaya gitti.

– “Nerdesin ya! Merak ettik. Saat 11 oldu. Kahvaltıya inmedin. Ayça da yok ortalıkta. Odasında da değil.”

Sinan ve Piraye’nin seslerini duyan Ayça bir an panikledi. Tamer’in yatağında ve çırılçıplaktı. Bu inanılmaz bir rezalet olabilirdi. Tamer’in kemkümleri arasında Sinan arkadaşına aldırmaksızın odaya daldı. Yatakta çarşafları aceleyle üzerine çekmiş Ayçayla karşılaşınca, bir an şaşırdıysa da gülümseyerek,

– “Piraye gel bak kim var burada! Boşuna korkmuşuz.” Piraye de merakla odaya girdi ve Ayça’yı karşısında bulunca:

– “Off Ayça! Allah iyiliğini versin. Ödümü kopardın. Başına bir iş geldi sandım. Hadi kalk. Saat 11.”

– “Tamam, tamam. Niye bu kadar merak ettiniz ki? Çocuk değilim.”

– “Çocuk olmadığın her halinden belli.”

Sinan bu sözleri söylerken bir yandan da Piraye’ye çapkınca göz kırpmıştı.

Ayça hayatında bu kadar utandığını hatırlamıyordu. Evli barklı kadın başka bir erkeğin yatağında basılmış gibiydi. Kendini ucuz bir fahişe gibi hissediyordu. Durumun tuhaflığını farkeden Tamer,

– “Hadi çocuklar. Siz sahile gidin. Biz birazdan geliyoruz” diyerek Sinan ve Piraye’yi gönderdi. Ayça’nın yanına oturdu ve saçlarını okşayarak,

– “Hadi Ayça, asma suratını öyle. Hepimiz yetişkin insanlarız. Sinan’la da Piraye’nin birlikte olduklarını bilmediğini söyleme bana. Herkes istediğini yapmakta özgür.”

– “Evet ama.. Bilmiyorum. Ben evliyim.”

– “Olsun. Evliliğinde sorunlar olduğunu, ayrı yaşadığınızı Piraye anlatmıştı. Dert etme bunu.”

– “Demek Piraye herşeyi anlattı. Bravo! Onunla da konuşacak iki çift lafım olacak. Neyse, sanırım kimsenin kimseye bişey söyleyecek hali yok. Temiz havlun var mı?”

Böylece yarım saat sonra Ayça ve Tamer plaj kıyafetleriyle deniz kenarına indiler. Erkekler içecek birşeyler almak için uzaklaştıklarında Ayça,

– “Aferin sana Piraye! Tüm sırlarımızı anlatmışsın. Senin ağzında bakla ıslanmaz mı?”

– “Ne kızıyorsun ki! Kocandan ayrı yaşaman saklanacak bişey mi? Hem evli, hem de benimle tatilde olman kolay açıklanabilecek bir durum değildi.”

– “Boşversene. Sana güvenmiştim. Beni yanılttın.”

– “Kızım bırak şimdi namuslu taze pozlarını. Az önce gördük halinizi. Hah ha! Ay ilahi Ayça, hiç aklıma gelmezdi bu kadar çabuk yelkenleri indireceğin. Tebrik ederim. Doğru yolu buldun.”

– “Böyle konuşma. Kendimi fahişe gibi hissediyorum.”

– “Ne alakası var? İstediğinle yatarsın, bunda utanacak bişey yok. Ne demek fahişe gibi hissetmek, ben de Sinan’la yatıyorum. Fahişe mi oldum şimdi?”

– “Bu farklı. Sen bekarsın, ben evliyim.”

– “Farketmez. Senin evliliğin de bitmek üzere.”

– “Hayır. Ben Tolga’dan ayrılmayı düşünmüyorum.”

– “İyi ayrılma o zaman. Ama senin adına gerçekten seviniyorum. Güzel kadınsın. İnsan bu yaşları bir daha bulamaz. Hayatın tadını çıkarmak hakkın.”

Bu konuşmalar Ayça’nın biraz da olsa moralini düzeltmişti. Dörtlümüz bütün gün plajda kaldılar. Bol bol yüzdüler, kağıt oynadılar, uyukladılar, güneşlendiler. Kısacası iyi vakit geçirdiler. Saatler geçtikçe Ayça kendini rahatlamış hissediyordu. Neşesi yerine gelmişti. Tamer kendisine çok iyi ve centilmence davranıyor, onu rahatsız edecek hiç birşey yapmıyordu.

Böylece akşam üzeri güle eğlene odalarına yöneldiklerinde herkesin keyfi yerindeydi. Dün gece çok içip, yorulmuşlardı. Bu gece otelde kalacaklar, güzel bir akşam yemeği yiyip sohbet edeceklerdi. Bir saat sonra restoranda buluşmak üzere sözleşip odalarına dağıldılar.

Ayça odasında duşunu aldıktan sonra güneşte yanan vücuduna krem sürerken dün gece yaşadıklarını düşünüyordu. Bugüne dek yapacağını hiç düşünmediği birşey yapmıştı. Bir gün önce tanıştığı bir adamla birlikte olmuştu. Daha doğrusu birlikte olmamıştı da ona oral seks yapmıştı.

Üstelik daha önce kimseye yapmadığı birşeyi yapmış, Tamer’in spermlerini yutmuştu. Ve bundan da büyük zevk almıştı. Oral seks yaparken Tamer’in tam anlamıyla kendisine teslim oluşunu, çılgınlar gibi titremesini ve kasılmalarını unutamıyordu. Yaptığından pişmanlık duymadığını düşündü. Artık eski Ayça değildi ve bundan en küçük bir rahatsızlık hissetmiyordu. Yeni bir hayat, yeni olasılıklar, yeni heyecanlar ve zevkler kendisini bekliyorlardı.

Akşam yemeği çok neşeli bir havada geçti. Tamer ve Sinan sürekli espriler yaparak herkesi güldürüyorlardı. Ayça kendini uzun zamandır hissetmediği kadar mutlu ve keyifli hissediyordu. Piraye de halinden çok memnun görünüyor, Sinan’la kumrular gibi sevişiyordu. Ayça da Tamer’in arada elini tutmasına veya kolunu okşamasına izin veriyordu. Uzaktan izleyenler, masadakilerin yeni evli iki çift olduğunu düşünürdü.

Yemekten sonra bu akşam nereye gitsek muhabbetine geçildi. Bir süre karar veremeden konuştular. Sonunda Sinan,

– “Neden bir yere gitmek için bu kadar kasıyoruz ki? Bu gece de otelde kalalım. Birimizin odasında toplanalım. Mesela benim odamın manzarası çok iyi. Terasta sohbet ederiz. Kağıt oynayabiliriz. Ne bileyim, değişiklik olur.”

– Bu fikir herkesin hoşuna gitti. Bütün gün güneşin altında uzanmaktan, denize girmekten kendilerini biraz yorgun hissediyorlardı ve otelde kalma fikri gayet cazipti. Böylece kahvelerini Sinan’ın odasında içmeye karar verip, asansörle otelin en üst katındaki odaya çıktılar.

Terasın manzarası gerçekten güzeldi. Yaz akşamının tatlı serinliği yüzlerini okşuyordu. Kahvelerini içtiler. Havadan sudan konuştular. Saat 11’e doğru Sinan,

– “Bir fikrim var. Hadi bir oyun oynayalım” dedi.

– “Ne oyunu?”

– “Şişe çevirmece.”

– “Bildiğimiz şişe çevirmece mi?”

– “Aynen. Yıllardır oynamadım. Ne dersiniz, çok eğleniriz.”

– “Ben hiç oynamadım. Nasıl oynanıyor?”

– “Aman Ayça, nasıl bilmezsin? Herkes sırayla boş bir şişeyi yerde çevirecek. Şişenin ağzı kimi gösterirse, şişeyi çeviren ona bir soru soracak. Sorular konusu ne olursa olsun yanıtlanmak zorunda.”

– “Tüm sorular mı?”

– “Evet. İstisnasız. Hadi oynayalım.”

– “Ama önce boş bir şişe bulmamız lazım.”

– “Minibardan şarap alalım. Soğuk soğuk nefis gider.”

Böylece bizimkiler bir şişe beyaz şarabı aceleyle içtiler. Yaklaşık 20 dakika sonra hepsi Sinan’ın geniş yatağının kenarlarına yerleşmişlerdi. Piraye,

– “İlk ben çevirmek istiyorum” diye atıldı.

Diğerleri buna karşı çıkmadılar. Bunun üzerine Piraye şişeyi çevirdi, şişe epey bir dönüp, sonunda Sinan’ı gösterdi. Piraye şöyle bir düşündü.

– “Söyle bakalım Sinan. Bu oyunu neden oynamak istedin?”

– “Hmm. Aklıma geldi işte. Öylesine.”

– “Bu cevap sayılmaz. Adam gibi cevap ver.”

– “Ya, esk**en birkaç kere tatillerde oynamıştım arkadaşlarla. Çok eğlenmiştik. Hem bu oyun sayesinde insanlar birbirleriyle iyice kaynaşıyorlar.”

– “Sence biz yeterince kaynaşmadık mı?”

– “İyiyiz. Ama daha iyi olabiliriz.”

Sinan bu son cümleyi bariz bir gülümsemeyle söylemişti. Ardından şişeyi bu kez Sinan çevirdi. Şişe epey dönüp sonunda Ayça’yı gösterdi.

– “Ayça, şu konu artık netleşsin. Evli misin, boşandın mı? Kocanla birlikte mi yaşıyorsun, ayrı mısınız, yani nedir durumlar?”

– “Birden çok özel olmadı mı?”

– “Bu oyunun kuralı bu. Tüm sorular cevaplanmalı.”

– “Pekala. 6 yıllık evliyim. 2 aydır ayrı yaşıyoruz.”

– “Neden ayrı yaşıyorsunuz?”

– “Sorunu sordun, cevabını verdim. İki soru hakkın yok.”

– “Tamam.”

Bu sefer şişeyi Ayça çevirdi ve şişe Sinan’da kaldı.

– “Şimdi de sen söyle Sinan. Sorum bana sorduğunun aynısı.”

– “Ok. Ben de evliyim. Karımla birlikte yaşıyorum. That’s all!”

Şişe bu kez Tamer’de durdu. Sinan:

– “Tamer, eski dostum. Söylesene dün gece Ayça’la yattın mı?”

Bu soru üzerine, Ayça ayağa kalktı.

– “Saçmalama Sinan. Bu ne biçim soru? Kendine gel.”

– “Kızmasana Ayça. İstediğimi sorarım. Hem neden bu kadar tepki veriyorsun ki?”

– “İnsanların mahremiyetlerine tecavüz ediyorsun.”

– “Evet, ama bu oyunun güzelliği burada. Bekle gör, birazdan nasıl eğleneceğiz.”

– “Evet ama Ayça. Oyun bozanlık yapma. Şurada bizbizeyiz. Rahat olsana biraz.”

Bu son sözler Piraye’ye aitti. Ayça ne diyeceğini bilemedi. Hızla bir durum değerlendirmesi yaptı. Devam etmeye karar verdi. Nasıl olsa herşey ortadaydı. Sesini çıkarmadan oturdu.

– “Hadi bakalım Tamer. Cevabını bekliyoruz.”

– “Hayır. Yatmadım.”

– “Nasıl yani, yalan söyleme. O halde neydi sabahki durumunuz?”

– “Tek soru hakkın vardı. Başka zamana sakla.”

Ve şişeyi Tamer çevirdi. Şişe Ayça’da kaldı.

– “Bu akşam da çok şanslıyım. Tüm sorular bana soruluyor.”

– “Söylesene Ayça. Kocanla neden ayrı yaşıyorsunuz?”

– “Herhalde bu gece özel hayatımı didik didik etmeye karar verdiniz. Neyse, ne yapalım, bir kere başladık.”

– “Evet, cevabını alalım.”

– “Ayrı yaşıyoruz çünkü…Eee, çünkü beni aldattı.”

Bunun üzerine Tamer ve Sinan bir ağızdan,

– “Aaa. Olur mu öyle şey? Haksızlık bu. İnsan senin gibi birini nasıl aldatabilir?”

– “Oluyor işte!”

– “Hadi devam.”

Ayça şişeyi çevirdi ve sıra Piraye’ye geldi.

– “Evet Piraye hanım. Biraz da siz konuşun bakalım. Söyleyin bakalım, Sinan’la çıkıyor musunuz?”

– “Çıkmak mı? Birlikte olmayı kastediyorsan, evet. Sinan’la sevişiyoruz.”

– “Çok açık bir cevap oldu. Teşekkür ederim.”

– “Bişey değil.”

Piraye’nin sorusu Sinan’aydı.

– “Sinan, benimle birlikteyken kendini nasıl hissediyorsun? Sence biz yatakta iyi bir ikili miyiz?”

– “Piraye, bakıyorum direkt gidiyorsun. Güzel. Soruna gelince, seninle yatakta kendimi müthiş hissediyorum. Beni uçuruyorsun. Senin gibi muhteşem bir kadınla sevişmek beni inanılmaz mutlu ediyor. Umarım sen de benim performansımı beğeniyorsundur?”

Piraye sadece gülümsedi. Sinan şişeyi çevirdi ve şişe yine Ayça’da kaldı.

– “Evet Ayça. Yarım kalan hesabı görelim. Dün gece Tamer’le yatmadıysanız, ne yaptınız? Çok merak ettim.”

– “Korkunç bir adamsın Sinan. Bunu neden bu kadar merak ediyorsun?”

– “Boşver. Sen sadece soruma cevap ver.”

– “İyi. Tamer’le yatmadık. Oral seks yaptık.”

– “Wovvvv. Harika. Teşekkürler.”

Ayça kıpkırmızı olduğunu hissetti. Hepsi ona gülümseyerek bakıyorlar gibiydi. Konuyu dağıtmak için şişeyi çevirdi. Şişe Piraye’de durdu.

– “Piraye, az önce çok güldün. Sen söyle, Sinan’a oral seks yapıyor musun?”

– “Evet. Hem de her defasında. Oral sekse bayılırım. Laf aramızda bu konuda çok iyiyimdir. Değil mi Sinan?”

– “Evet canım. Ben hayatımda senin gibisini görmedim.”

Bizimkiler oyuna devam ederken, bir yandan da minibarı temizleme operasyonu yapıyorlardı. Kısa zamanda bu denli açılmalarında çakırkeyif olmalarının da payı vardı. Piraye’nin çevirdiği şişe Tamer’i işaret etti. Piraye,

– “Tamer. Sen hoş bir adamsın. Sanırım epey kadınla birlikte olmuşsundur. Söylesene Ayça’nın oral seksi kuvvetli mi?”

– “Piraye, bakıyorum sürekli belden aşağı çalışıyorsun. Neyse, sorunun cevabı evet. Hem de çok kuvvetli.”

– “Güzel.”

Şişeyi bu kez Tamer çevirdi ve tesadüf bu ya, şişe Ayça’da kaldı.

– “Ayça. Benden hoşlanıyor musun?”

– “Bence soru hakkını boşa kullandın. Bunun cevabını dün gece almıştın.”

– “Hahaha”.

Bir sonraki soruyu Ayça, Piraye’ye sordu.

– “Piraye, Sinan’la neden yatıyorsun?”

– “Çünkü beni tahrik ediyor. Müthiş bir kondisyonu var.”

Yeniden gülüşmeler. Ardından bir soru da Piraye’den Tamer’e geldi.

– “Tamer, sana oral seks yapmamı ister misin?”

Tamer kızardı. Ayça içten içe Piraye’ye müthiş bir öfke duydu. Resmen Tamer’e asılıyor diye düşündü.

– “Bilmiyorum. Sanırım evet. İsterim.”

Böylece bu sorudan itibaren Tamer’le Piraye açık açık oynaşmaya başladılar. Sinan bundan hiç rahatsız olmuyor, her halinden gayet eğlendiği belli oluyordu. Ayça herkese kızıyordu. Kadınsı güdüleri de ayaklanmıştı. Piraye’nin ilgi odağı olması, onun da havalara girmesi sinirine dokunuyordu.

Saat gece yarısını geçmişti. Minibar boşalmış, herkes ciddi ciddi sarhoş olma noktasına gelmişti. Sinan yeni bir öneri getirdi.

– “Bence oyunu biraz değiştirelim. Şişe kimde kalırsa hem soruyu cevaplasın, hem de üstündeki giysilerin bir parçasını çıkarsın.” Piraye hemen:

– “Bana uyar.” Tamer,

– “Bana da.”

Ayça işlerin kontrolden çıkmaya başladığını düşünüyordu. Şu anda kalkıp gitmeyi düşündü. Ama bunu yapamazdı. Korkan o olmamalıydı.

– “Bana da uyar.”

– “Harika. O halde devam edelim.”

Sıra Sinan’daydı ve soru Piraye’ye gitti.

– “Hiç grup seks yaptın mı?”

Piraye önce ayakkabılarını çıkardı, ardından cevapladı.

– “Hayır. Ama denemek isterim.”

Ardından sıra Tamer’e geldi.

– “Tamer, benimle ne zaman sevişmek istiyorsun?”

Ayça içinden “oha” demekten kendini alamadı.

– “Sen ne zaman istersen.”

Tamer t-shirtünü çıkardı. Şişeyi çevirdi ve soru Ayça’ya gitti.

– “Ayça, Piraye ile sevişirsem bana kızar mısın?”

– “Hayır. Neden kızayım? İstediğini yapmakta özgürsün.”

Ayça da ayakkabılarını çıkardı. Soru Piraye’ye gitti.

– “Piraye, neden bu kadar isteklisin?”

Piraye güldü ve gömleğini çıkardı. Siyah sütyeni dolgun göğüslerine çok davetkar bir görünüm veriyordu.

– “Sence ben çok mu istekliyim. Bence sen de en az benim kadar isteklisin. Neyse, istekliyim çünkü tatildeyiz ve eğlenmek istiyorum.”

Bir sonraki soru Sinan’aydı.

– “Sinan sen de Ayça’la sevişmek istiyor musun?”

Sinan direkt pantolonunu çıkardı. Slibinin içinden penisi kocaman görünüyordu. Bir an herkesin gözü ona takıldı.

– “Evet. Ayça’yı arzuluyorum. Belli olmuyor mu? Hahha!”

Şişe Ayça’yı gösterdi.

– “Ayça benimle sevişir misin?”

Ayça artık herşeyin kontrolden çıktığını biliyordu. Ama sonuna dek gitmeye kararlıydı. Küpelerini çıkardı.

– “Olabilir. Baksana, Piraye’yi çok mutlu etmişsin. Onun zevkine güvenirim.”

– “Vaay, iyi cevap.”

Ayça’nın çevirdiği şişe Piraye’ye yöneldi.

– “Piraye, söylesene nereye kadar soyunacaksın?”

– “Arkadaşlar, Ayça çok iyi oynamaya başladı. Ayçacığım, sonuna kadar diyorum sana.”

– Ve Piraye muhteşem bacaklarını zaten pek de gizlemeyen eteğini bir çırpıda çıkarıverdi. Artık üzerinde sadece siyah sütyeni ve g-stringi kalmıştı. İtiraf etmek gerekir ki, harika görünüyordu.

Erkeklerin nefes alış verişleri hızlanmıştı. Sıra Tamer’e geldi.

– “Tamer, hiç anal seks yaptın mı?”

– “Yapmadım. Denemek isterim ama fırsat olmadı.”

Tamer de pantolonunu çıkardı. O da kazık gibi olmuştu. Üzerinde sadece külodu ve ayakkabıları vardı. Şişe Piraye’ye gitti.

– “Piraye, merak ettim de. Seninle yapacağımız oral seksten sonra, bir ara, anal sekse izin verir misin?”

– “Al işte! Hahha. Hiç bu kadar eğlenmemiştim.”

Bu sözler Sinan’a aitti.

– “Olabilir. Bu biraz senin ikna kabiliyetine bağlı.”

Piraye ağır hareketlerle sütyenini kopçalarını çözdü ve askıları omuzlarından sıyırıp çıkardı. Şimdi herkes büyülenmiş gibi ona bakıyordu. Göğüsleri harika görünüyordu. Piraye’nin sorusu Sinan’a gitti.

– “Sinan, Tamer’le ikinizi birlikte istiyorum desem, ne dersin?”

– “Hmm. Sen ikimize birden yeteceğine inanıyorsan, neden olmasın?”

Sinan’ın sorusu Ayça’yaydı.

– “Ayça, bugüne dek kaç farklı erkekle yattın?” Ayça önce gömleğini çıkardı. İçinde beyaz renkli sütyeni vardı. Cevabını verdi

– “Dört…” Ayça, sorusunu Sinan’a yöneltti.

– “Sen bu kadar özgür hareket ederken, eşin de şu an senden daha yakışıklı olduğunu düşündüğü biriyle sevişiyor olsa, buna nasıl tepki verirdin?”

– “Güzel soru. Sanırım benden daha yakışıklı bir erkek onu istemezdi.”

– “Farketmez. Varsayalım dedim.”

– “Ok. Buna çok kızardım. Ama bilmiyorum. Belki de olabilir. Hiç düşünmemiştim.”

– “Ok.”

Bu arada Sinan t-shirt’ünü de çıkarıp, sadece külotla kaldı. Sorusu Piraye’ye gitti.

– “Piraye, sen, ben ve Tamer sevişirken, sence Ayça’da bize katılmalı mı?”

Piraye cevap vermeden önce kahkahayı koyverdi. Çok sarhoş olduğu her halinden belliydi. Ayağa kalktı; üzerinde sadece külodu vardı. Sinan ve Tamer nefeslerini tuttular. Ayça merakla ve ilgiyle izliyordu. Az sonra kendi başına da benzer bir durum gelecekti. Piraye arkasını döndü. G-string’inin saklamadığı poposu inanılmaz güzellikteydi. Eli g-string’in yan ipine gitti ve bir hamlede ipi çözdü. Siyah bez parçası kalçalarının arasından kayıp gitti. Artık çırılçıplaktı. Bir anda yüzünü gruba döndü. Aşk üçgeni muntazaman traşlanmıştı. Sadece dibe doğru simsiyah kıllar vardı. Bir an ayakta kalan Piraye yerine oturdu. Artık oyuna çırılçıplak devam edecekti.

– “Bence katılmalı. Halinizden anladığıma göre siz çok azdınız. Ben tek başıma sizinle başa çıkamam.”

Piraye’nin sorusu Sinanaydı. Tamer,

– “Ooo. Hile mi yapıyorsunuz? Sen ona, o sana.”

– “Merak etme, çıkaracak giysisi kalmayanların soruları bir yanlarındakine gider.”

Piraye sorusunu sordu.

– “Sinan, Ayça’la sevişirsen, sana en çok ne yapmasını istersin?”

Sinan cevap vermeden önce külodunu çıkardı. Ayça karanlıkta balkondan az buçuk görmüş olduğu penisin büyüklüğü karşısında şok oldu. Kocaman, kazık gibi sertleşmiş, kıllı bir şeydi.

Bir an aklından bu dev penisi emmek geldi. 2 gündür Piraye’yle birlik olup, kendisiyle dalga geçen Sinan’a bu işin nasıl yapıldığını göstermek istedi. Sinan’ın sesi düşüncelerini böldü.

– “Bence Ayça’nın muhteşem kalçaları var. Bana arkadan vermesini isterim.”

Ayça hariç herkes gülüştü. Ayça sesini çıkarmadı. Sıradaki soru Tamer’e yöneldi.

– “Tamerciğim, eski dostum, söyle bize dün gece Ayça sana oral seks yaparken neler hissettin?” Tamer cevabı bekletmeden verdi.

– “Zevkten öleceğimi sandım. İnanılmaz güzeldi. Bu kadar yetenekli olduğunu tahmin edemezdim.”

Ve Tamer de külodunu çıkardı. Sadece ayakkabıları kalmıştı. Onları da çıkardı. Artık Ayça hariç herkes çırılçıplaktı. Ayça sıranın her halükarda kendisine geldiğini biliyordu. Bu oyuna devam etmeye de pek gerek kalmamıştı. Ayağa kalktı. Herkes heyecanla kendisini izliyordu. Sessizlikten odadakilerin nefes alışları duyulabilirdi. Beyaz bermudasının düğmelerini açtı, bermudayı nefis kalçalarından sıyırıp çıkardı. Artık üzerinde külot ve sütyeni kalmıştı.

Ayça’nın içk**en başı dönüyordu. Olanları ve olacakları yargılama yeteneğini neredeyse kaybetmişti. Tek bildiği artık eski Ayça olmadığı, tüm duvarlarını yıktığı ve içinin seks isteğiyle tutuştuğuydu.

Bardağının dibinde kalan içkiyi yudumladı. Tamer’e doğru ilerledi. Arkasını döndü, eğildi ve hareketleriyle Tamer’den sütyeninin kopçalarını açmasını istediğini belli etti. Tamer elleri titreyerek Ayça’nın sırtına uzandı. Birkaç saniye becerip kopçaları açamadı. Piraye kıkırdamaya başlamıştı.

Sonunda kopçalar açıldı, Tamer ellerini Ayça’nın omuzlarındaki askılardan geçirdi, sütyeni hızla çıkarıp koltuğa fırlattı. Ayça’nın çıplak göğüsleri ortamda yeni bir heyecan dalgasına yol açtı. Sinan kendisini tutamayıp,

– “çok güzel” diye mırıldandı.

Ayça, Sinan’a döndü ve nefis biçimli göğüslerinin tüm güzelliğini sergileyerek ona doğru ilerledi. Bir an durakladı, şu yaptıklarına inanamıyordu. Para karşılığı tutulmuş bir fahişe gibi üç kişinin önünde striptiz yapıyordu. Lakin, vücudunu saran ateş bu tür düşüncelere fazla şans tanımıyordu. Yatağın en ucunda oturan ve penisi çatlayacakmış gibi sertleşmiş Sinan’ın yanına gitti.

– “Sen de kalanı çıkarır mısın?” Sinan kulaklarına inanamadı.

– “Memnuniyetle.”

Ve hiç oyalanmadan Ayça’nın külodunu bacaklarından aşağı kaydırıverdi. Artık Ayça da diğerleri gibi çırılçıplaktı. Sinan 30 cm önünde duran Ayça’nın pırılpırıl aşk üçgenine hayranlıkla baktı. Artık kendisine engel olamayacaktı. Kimseye aldırmadan Ayça’yı poposundan kavradı ve kendisine çekti. Açlıktan çıkan bir hayvan gibi başını Ayça’nın kadınlık organına gömdü ve tüm gücüyle öpmeye, yalamaya, emmeye başladı. Parmaklarını da kalçalara geçirmişti. Ayça inleyerek kendini koyverdi.

Yine de bir an kendini Sinan’dan kurtarmayı başardı. Yatağa sırtüstü uzandı, bacaklarını açtı ve kendini tamamen serbest bıraktı. Sinan hemen üzerine atladı ve kaldığı yerden Ayça’yı yalamaya başladı. Dilini vajinanın her yerinde gezdiriyor, salyalarını akıta akıta yalıyordu. Ayça zevkten kıvranıyordu.

Sinan, dilini vajinanın içine sokup çıkarmaya, Ayça’yı diliyle becermeye başlayınca, Ayça gırtlağından yükselen çığlığa engel olamadı. Doludizgin bir orgazma koşuyordu. Hayatının en hızlı orgazmına. Gözlerini sımsıkı kapadı. Karanlıkta tek ayrımsadığı, içine aşk temposuyla girip çıkan sıcacık, ıslak dildi.

Başı dönüyordu. Gözlerinin önünde bir kaleidoskopa bakar gibi renkler, şekiller uçuşmaya başladı. Daha fazla dayanamadı ve müthiş bir orgazm dalgasıyla zangır zangır titremeye başladı. Kadınlık sıvıları bir sel gibi Sinan’ın ağzına boşalıyordu. Sinan, bir yandan şapır şupur yalamaya devam ediyor, bir yandan da,

– “Bu ne hız be kızım? Meğer sen neymişsin? Çok da tatlıymışsın. Her kadının tadı bu kadar iyi olmaz. Kaç aydır boşalmadın sen? Ama dur bak, ben de sana herşeyi içireceğim” diyordu.

Sanki dakikalar süren bu orgazmın ardından Ayça’nın beyni boşalmıştı. Her yanını tatlı bir rehavet kaplamıştı. Fena halde çişi geldi. Toparlanıp kalktı. Sinan hemen,

– “Nereye?”

– “Tuvalete. Çok sıkıştım.”

– “Ha, tamam. Ben de bir an gitmeye niyetlendin sandım da.”

Ayça ayağa kalkarken dakikalardır ilk kez etrafına baktı. Piraye ve Tamer yerde halının üzerindeydiler. Tamer sırtüstü uzanmıştı. Piraye eğilmiş, vargücüyle Tamer’in penisini emiyordu. Ayça onları izlemekten kendini alamadı.

Piraye gerçekten bu işte çok iyiydi. Tamer kendinden geçmiş, mutlulukla gülümsüyor, dün Ayça’nın ağzına boşaldıktan sonra bugün de Piraye’nin dudaklarının arasında olmaktan müthiş bir zevk alıyordu. Piraye arada bir penisi ağzından çıkarıyor, çabucak nefes alıyor, ardından penise tükürüp kayganlaştırıyor, yeniden ağzına alıp emmeye devam ediyordu. Bir iki denemeden sonra penisi köküne kadar ağzına almayı başarmıştı.

Tamer titriyor, inliyordu. Sinan yerinden kalkıp, Piraye’nin arkasına geçti. İki eliyle Piraye’nin başını tutup, Tamer’in penisine bastırmaya, tempoyu ayarlamaya başladı. Piraye dünyayı umursamaksızın işine devam ediyordu. Gırtlağına kadar soktuğu penisi yutacakmış gibi iştahla emiyor, ağzının her noktasıyla penisi hissediyor, vantuzluyordu. Tamer kasılmaya başladı.

– “Aaahhhh! Durma Piraye, harika. Geliyorum. Geliyorum. Ohhhhh!”

Piraye bunun üzerine birden penisi ağzından çıkardı ve kendi haline bıraktı. Tamer’in gözleri yuvalarından oynadı. Ağzını açtı ama konuşamadı. Piraye Tamer’in dönülmez noktaya geldiğini anlamıştı ve alacağı zevki artırmak için penisi kendi haline bırakmıştı.

Tamer bir epilepsi hastası gibi kasıldı, sarsıldı ve bir anda spermlerini Piraye’nin yüzüne, dudaklarına fışkırtmaya başladı. Piraye hiç kıpırdaman yüzüne fışkıran, şiddetle adeta yüzünü tokatlayan spermleri izliyordu. Tamer o kadar yoğun ve uzun süre boşaldı ki, Piraye’nin dudakları, burnu, çenesi spermle kaplandı.

Tamer’in kasılmaları bitince Piraye hala kazık gibi sert olan penisi dudaklarının arasına aldı ve derin derin emerek içindeki son spermleri de çekip çıkardı. Ve ardından profesyonel bir porno oyuncusu gibi çenesindeki, burnundaki ve dudaklarındaki spermleri parmaklarıyla toplayıp, ağzına soktu. Bir damlasını bile ziyan etmeden hepsini yuttu. Gülümseyerek Tamer’e baktı. Tamer zevkten ve mutluluktan kendinden geçmişti. İki partner nefeslerini toplamak için hareketsiz kaldılar. Sinan,

– “Ben de istiyorum” diyerek dev penisini Ayça’ya uzattı. Ayça,

– “Bir dakika Sinan. Tuvalete gideyim” diyerek koşarcasına uzaklaştı.

Yarım dakika sonra geri döndü ve yatağa sırtüstü uzandı. Başını yatağın kenarından hafifçe aşağı sarkıttı. Sinan’a gelmesini işaret etti.

– “Hadi Sinan. Bekliyorum. O kocaman şeyi ağzıma sok.”

Sinan bir an bile tereddüt etmedi ve hızla denileni yaptı. Yatağın kenarına geldi ve bir hamlede penisinin yarısını Ayça’nın ağzına yerleştirdi. Zevkle titredi ve elleriyle de Ayça’nın göğüslerini yoğurmaya başladı. Ayça tüm maharetini göstermeye kararlıydı. Aldığı pozisyon sonucu Sinan’ın penisinin neredeyse tamamını hiç zorlanmadan ağzına alabiliyordu. Zaten kıpırdamasına da pek gerek yoktu; Sinan ritmik hareketlerle penisini Ayça’nın boğazına kadar sokup çıkarıyor, bir yandan da,

– “Ohh Ayça! Bak, nasıl da sikiyorum ağzını? Harikasın,” diye konuşup duruyordu.

Ayça arada sırada midesinin bulandığını, kusacak gibi olduğunu farkediyordu. Sinan’ın penisi bugüne dek gördüğü en büyük ve kalın penisti.

Arada ağzında biriken salyalara engel olamıyor, nefes alması için Sinan’ın verdiği kısa aralarda tükürerek ağzını boşaltıyordu. Bu sayede Sinan’ın penisi iyice kayganlaşıyor, Ayça’nın gırtlağına kadar rahatça giriyordu. Sinan ritmini hiç bozmadan penisini sokup çıkarmaya devam ederken, Ayça becerebildiği ölçüde penisin gövdesini yalıyordu. Sinan’ın kıllı taşakları burnuna ve gözlerine değiyor, görüş açısını neredeyse sıfırlıyordu.

Birden göğüslerinde sıcak bir temas hissetti. Bunlar Sinan’ın dakikalardır göğüslerini kavrayan elleri değildi. Güçlükle penisi ağzından çıkarıp, başını kaldırdı. Gördüklerine inanamadı. Piraye ve Tamer iki yanına uzanmışlar, göğüslerini aralarında paylaşmışlardı. Piraye sağ göğsünü, Tamer sol göğsünü emiyor, yalıyorlardı. Ayça şoke oldu. Bugüne dek başka bir kadının vücuduna seks amaçlı teması hiç olmamıştı. Ayrıca, aynı anda birden çok kişiyle hiç sevişmemişti. Ama şu an, sanki sözleşmişler gibi 3 kişi birden onunla sevişiyorlardı.

Piraye’nin dilinin meme uçlarına teması hiç de rahatsız edici değildi. Aksine, çok hoşuna gitmişti. Bu arada Sinan’ın dudaklarını dudaklarında hissetti. Sinan Ayça’nın üzerine eğilmiş, arzuyla dudaklarını öpüyordu.

Ayça müthiş bir heyecanla karşılık vermeye başladı. Sinan ve Ayça çılgınca öpüşüyorlardı. Sinan’ın dili Ayça’nın tüm yüzünde geziyor, sonunda yeniden ağzına giriyor, Ayça’nın ağzının her noktasını keşfediyordu. Ayça’da hırsla Sinan’ın dilini emiyor, tükürükleri birbirine karışıyor, dilleri çılgınca dansediyordu.

Bu arada Tamer Ayça’nın göğüslerinde aşağılara indi. Göbek deliğini uzun uzun yaladı. İlerledi, kadınlık organını pas geçti ve bacaklarına yöneldi. Şimdi Tamer Ayça’nın günlerdir hayranlıkla izlediği nefis bacaklarıyla ilgileniyordu. Bir santimetrekaresini bile atlamadan kasıklarından ayak bileklerine kadar tüm bacakları öptü, kokladı, yaladı. Baldırlarını, diz arkalarını uzun uzun emdi, hafif hafif ısırdı. Sonra, ayak parmaklarının tek tek emmeye, ağzına almaya başladı. Önce tek tek, sonra ikisini üçünü birden emiyordu. Dilini fırça gibi kullanarak, tabanlarını yalıyor, topuklarını ısırıyordu.

Bu arada Piraye’de boş durmuyordu. Yavaşça Ayça’nın kadınlık organına ilerledi. Usta hareketlerle vajinasının başlangıç noktasını, kanatların birleştiği yeri emmeye, yalamaya başladı. Dilini bastırarak Ayça’nın içine sokacakmış gibi yapıyor, sonra vazgeçip yalamaya devam ediyordu.

Ayça’nın ayaklarını uzun uzun tadan Tamer de Piraye’ye katıldı. Şimdi iki dil birden Ayça’yı yalamaya başladılar. Piraye Ayça’nın poposunun altına bir yastık koyarak yükseltti. Böylece iki deliği aralarında rahatça paylaştılar. Piraye, Ayça’nın vajinasını, Tamer ise arka deliğini iştahla yalamaya, emmeye, öpmeye devam ettiler.

Ayça çılgına dönmüştü. Başı dönüyor, zevkten gözleri kararıyordu. Sinan’ın yeniden ağzına verdiği penisini köküne kadar emmeye, ağzında uzunca bekletip yalamaya hız verdi. Bu arada Tamer ve Piraye bir yandan Ayça’yı yalıyorlar, bir yandan da tutkuyla öpüşüyorlardı.

Ayça’nın vajinası vıcık vıcık olmuştu. Kadınlık sıvıları Piraye ve Tamer’in dilleri arasında paylaşılıyor, ikili birbirlerinin dillerini çılgınca emiyordu.

Birden Piraye kendini Tamer’den ayırdı ve hızla yukarı yöneldi. Sinan’ın hızla pompaladığı Ayça’nın yüzüne yaklaştı ve salyalardan sırılsıklam olmuş yanaklarını, boynunu yalamaya başladı. Bunun üzerine Sinan penisini Ayça’nın ağzından güçlükle çıkardı ve iki kadının birbirlerini öpmelerini sağlamak için başlarını birbirlerine yaklaştırdı.

Ayça bir an tereddüt ettiyse de karşı koymadı ve arzuyla yanıp tutuşan iki kadının dudakları kenetlendi. Ayça hayatında ilk kez bir hemcinsiyle öpüşüyordu ve bundan müthiş zevk alıyordu. Dilini Piraye’nin sıcacık ağzına sokuyor, ıslak dilini emiyordu. Piraye’nin dilinde kendi kadınlık kokusunu, tadını hissediyordu ve bu da hoşuna gidiyordu. Piraye ise hem Ayça’yı büyük bir ateşle öpüyor, hem de arada dilini Ayça’nınkinden kurtarıp, Ayça’nın burnunu, yanaklarını, çenesini yalıyordu.

Bu muhteşem manzara karşısında kendinden geçen Sinan penisini kadınların dudaklarına uzattı. Böylece Sinan’ın penisini Ayça ve Piraye birlikte yalamaya başladılar. Hem öpüşüyorlar, hem yalıyorlardı. Sinan’ın koca penisi kazık gibi olmuş, çatlayacak gibi gerilmişti. İki kadının birbirine karışan tükürüklerinden yağ gibi kayganlaşmış, pırıl pırıl parlıyordu.

Bu arada Tamer de keyfine bakıyor, bir Ayça’nın, bir Piraye’nin deliklerine yöneliyordu. Biraz Ayça’nın kalçalarını öpüp, ısırıyor; bu arada Piraye’nin ön deliğine parmaklarını sokuyor, sonra bu sefer mesela Piraye’nin arka deliğini emerken, Ayça’yı parmaklarıyla beceriyordu.

Herkes çılgına dönmüştü. Ayça Sinan’ın penisinin kocaman olmuş, kıpkırmızı başını emiyor, Piraye ise gövdesini boydan boya yalıyor, taşaklarını ağzına alıp uzun uzun emiyordu. Sinan gerçekten kendini tutmakta çok zorlanıyor, bu anların zevkini doyasıya çıkarmak için kendini boşalmamaya zorluyordu.

Piraye birden arkasında sıkı bir acı hissetti. Tamer birkaç dakikadır yalayıp, tükürerek ıslattığı arka deliğine tüm gücüyle yüklenerek penisinin başını Piraye’nin arka deliğine yerleştirmişti.

Piraye acıyla inledi. Uzun zamandır anal seks yapmamıştı. Ama şu an hiçbir şeyi reddedecek halde değildi. Seks için her şeyi yapacak kadar azmıştı. Penisinin başını bir süre Piraye’nin arka deliğinde hareketsiz tutan Tamer,

– “Evet Piraye. Oyunda istediğimi şimdi alıyorum,” diyerek yeniden yüklendi ve penisinin neredeyse tamamını Piraye’nin arkasına gömdü.

Piraye o sırada Ayça’yla öpüştüğü için çığlık atamadı ama arkasında korkunç bir sızı duydu. Bu sızı kısa sürede yerini en az onun kadar güçlü bir zevk duygusuna bıraktı. Tamer ritmik bir şekilde arka deliğinde gidip gelirken tatlı tatlı yaylanmaya başladı.

Bu arada Piraye’nin konsantrasyonun bir süre için bile olsa Sinan’ın penisinden uzaklaşmasından yararlanan Ayça, bu harika penisi tek başına somurmaya başladı. Artık Sinan’ın spermlerini tatmak için sabırsızlanıyordu.

Tüm maharetini kullanarak penisin tamamını ağzına alıyor, hızlı hızlı başını oynatıyor, Sinan’a ağzıyla mastürbasyon yaptırıyordu. Sinan’ın penisinin ucunda beliren ilk sperm taneciklerini Ayça iştahla mideye indirdi.

Sinan’ın artık dayanacak hali kalmamıştı. Penisini Ayça’nın tutkulu ağzından ve dudaklarından kurtardı ve sadece başını yalamasına izin vererek 31 çekmeye başladı. Ayça merakla ve hevesle bekliyor, önündeki koca penisin başını tatlı tatlı yalıyordu.

Sinan birden inlemeye ve kasılmaya başladı. Ayça gelmekte olan sperm selini Piraye’yle paylaşmamak için hemen penisi ağzına aldı. Sinan başını arkaya attı ve muhteşem bir zevkle boşalmaya başladı.

Spermleri Ayça’nın damağına çarpıyordu. Ayça bir an yutkunamadı ve penisi ağzından çıkardı. Sinan fışkırırcasına gelmeye devam ediyordu. Spemleri Ayça’nın saçlarına kadar fırlıyordu.

Tamer’e zevkle arka deliğini becerten Piraye de bu selden payını almak için ağzını Sinan’ın penisine uzattı, bir an Ayça’nın uzaklaşmasını fırsat bildi ve penisi ağzına alarak Sinan’ın spermlerinin son dalgasını yakaladı.

Ayça zevkten kendini kaybetmişti ve Piraye’ye spermlerin bir kısmını kaptırmak hoşuna gitmemişti. Piraye’nin başını kendine çevirdi ve dilini dudaklarının arasından içeri soktu. Bu spermlerden yeterince alamamış olan Piraye’nin de işine geldi ve iki kadın aç kurtlar gibi birbirlerini yalamaya, ağızlarındaki henüz yutulmamış spermleri paylaşmaya başladılar.

Manzara muhteşemdi. Sinan’ın bol ve koyu kıvamlı spermleri Piraye ve Ayça’nın dilleri arasında köprüler oluşturuyordu. Sinan’ın kasılmaları ve inlemesi epey sürdü.

İki kadın birbirleriyle işlerini bitirdikten sonra, yeniden Sinan’a döndüler ve sırayla penisini emip, yalayarak pırıl pırıl temizlediler. Zevkten kendinden geçen Sinan yataktan uzaklaştı ve halının üzerine sırtüstü uzanarak dinlenmeye çalıştı.

Bu arada gördüğü sahneler karşısında aklı başından giden Tamer son derece seri hareketlerle Piraye’nin arkasını becermeye devam ediyordu. Piraye yüzünü yatağa gömmüş, gözlerini kapamış, kendini tamamen Tamer’in penisine teslim etmişti.

Ayça ise hızını alamamıştı. Piraye’nin arkasına yöneldi ve Tamer’in penisini çıkarıp kendi işaret ve orta parmaklarını Piraye’nin arkasına soktu. Bir yandan da Tamer’in penisini emmeye başladı. Penisi uzun uzun yalayıp emdi ve vıcık vıcık olana dek kayganlaştırdı. Sonra da bir hamlede yeniden Piraye’nin arkasına soktu. Hem de köküne kadar!

Tamer inleyerek bu muhteşem deliği becermeye devam etti. Çok kısa bir süre sonra dayanamaz oldu ve penisini çıkarmadan Piraye’nin arka deliğini sıcak sıcak doldurmaya başladı. Bu sırada Ayça da Tamer’in bacaklarını arasına başını sokmuş, önüne gelen her yeri istisnasız yalıyordu.

Tamer kendisine dakikalarca gelen bir süre boyunca boşaldı, boşaldı. Sanki iliklerinin kuruduğunu hissediyordu. Sonunda penisini Piraye’nin arka deliğinden çıkardı. Ayça bir hamlede penisi ağzına aldı ve emerek son damlaları da çıkardı ve yuttu. Sonra hiç iğrenmeden Piraye’nin arka deliğinden sızan spermleri de yalayarak temizledi. Az sonra ortada sperm niyetine hiç bişey kalmamıştı.

Kısa sürede iki kez boşalan Tamer sırtüstü yığıldı ve uyuklamaya başladı. Ayça ise iyice azmıştı ve hiç ara vermeden Piraye’yi kendine çekti. Vajinasını Piraye’nin ağzına uzattı ve Piraye de hiç itiraz etmeden Ayça’nın vajinası yalamaya başladı. Bir kaç dakika içinde Ayça zevkten çılgına dönmüştü. Mutlaka birleşmek istiyordu.

Olanları uzandığı yerden izleyen Sinan da çoktan sertleşmişti. Bunu farkeden Ayça yerinden kalktı ve doğru Sinan’ın yanına gitti. Bir çırpıda Sinan’ın penisini ağzına alarak ıslattı ve birleşmeye hazırladı. Çabucak kucağına çıktı ve penisini içine aldı.

Hayatında hiç bu kadar büyük bir penisi içine almadığından önce biraz zorlandı. Kısa sürede alıştı ve müthiş bir zevkle erkeğinin üzerinde yaylanmaya başladı. Sinan da sırtüstü uzanmış hayatın tadını çıkarıyordu. Piraye de geldi ve Sinan’ın başının üzerine çömeldi. Böylece ortaya yepyeni ve harika bir manzara çıktı.

Sinan bir yandan Piraye’nin önüne gelen iki deliğini yalıyor ve emiyor, bir yandan da Ayça’yı tatlı bir tempoyla beceriyordu. İki kadın ise zevk içinde birbirleriyle öpüşüp, dilleşiyorlardı.

Yaklaşık on dakika süren bu pozisyonun sonunda Sinan yeniden kasılmaya başladı. Ayça’yı üzerinde hoplatıyordu. Zevkten gözleri karardı. Piraye de boşalmaya başlamıştı ve kadınlık sıvıları Sinan’ın bütün yüzünü kaplamıştı. Ayça içinde yükselen müthiş bir orgazmı hissediyordu.

Az sonra Sinan ve Ayça neredeyse eşzamanlı olarak orgazm oldular. Ayça, Sinan’ın ılık spermlerinin içine aktığını, taa en derin noktalarına kadar fışkırdığını hissediyordu. Kendisi de zevkten kasılıyor, gözleri kararıyordu. Dakikalar süren bu orgazmlar sona erdiğinde herkes yorgunluktan tükenmişti. Zaten içk**en de fena halde sarhoş olmuşlardı.

Ayça en son üçünün birden yatağa çıktıklarını ve çoktan uyumuş Tamer’in yanında sarmaş dolaş uzanarak kendilerini uykuya teslim ettiklerini hatırlıyordu.

Ayça uyandığında saat 9’a geliyordu. Bir an nerede olduğunu anlayamadı. Sinan’ın odasında, onun yatağındaydı. Yanında Piraye, Sinan ve Tamer vardı. Herkes çırılçıplaktı. Sinan yüksek sesle horluyordu. Odanın havası sigara, içki, insan, ter, sperm kokuyordu. Ayça’nın fena halde başı ağrıyordu. Ses çıkarmadan yataktan çıktı. Hepsi derin bir uykuda olduklarından Ayça’yı duymadılar. Odanın çeşitli yerlerine dağılmış külodunu, sütyenini, bermudasını, gömleğini, küpelerini, ayakkabılarını aldı ve banyoya gitti.

Aynaya baktı, kendini hiç böyle görmemişti. Makyajı akmış, sarı saçları darmadağındı. Yüzünün her yanında kurumuş sperm ve salyalar vardı. Hali berbattı. Uzun uzun yüzünü yıkadı. Duş almak istiyordu ama bunun için kendi odasına gidecekti. Çabucak giyindi. Kimseyi uyandırmadan odadan çıktı ve kendi odasına gitti. Uzun bir duş aldı, vücudundaki dün geceye ait tüm kalıntıları temizledi. Yine de temizleyemeyeceği şeyler vardı. Kalçalarında, boynunda, göğüslerinde ve bacaklarında kimi belli belirsiz, kimi oldukça dikkat çekici diş izleri vardı.

“Yapacak bişey yok,” diye düşündü. Aceleyle toparlanmaya başladı. Eşyalarını bavula rastgele doldurdu. 15 dakika sonra resepsiyondaydı.

– “Check-out yapmak istiyorum. Numara 314.”

– “Henüz 3 gününüz daha var Ayça hanım.”

– “Evet biliyorum. Acele bir işim çıktı, ayrılmak zorundayım.”

– “Tabii. Lütfen bekleyin.”

10 dakika sonra Ayça otelin çağırdığı taksinin arka koltuğunda şehir merkezindeki THY acentasına doğru ilerliyordu.

Piraye, Tamer ve Sinan sabah Ayça’yı bulamayınca epey meraklandılar. Havuz kenarına, sahile, restoranlara baktılar. En sonunda akıllarına resepsiyona sormak geldi. Resepsiyondaki kız Piraye’ye adına yazılmış bir not verdi.

“Sevgili Piraye, Dün gece yaşadıklarımız benim için çok fazlaydı. Yalnız kalmak, düşünmek ve bazı kararlar almak istiyorum. Senden ricam adresimi, telefonumu filan Sinan ve Tamer’e vermemen. Onları bir daha görmek veya adlarını duymak istemiyorum. Kendine iyi bak. Ayça.”

– “Gitmiş.”

– “Nereye?”

– “Bilmiyorum, otelden ayrılmış.”

– “Dün gece pek neşeliydi oysa!…”

– “Kendi bilir. Hadi biz kahvaltıya gidelim. Kurt gibi acıktım.”

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

play casino kaçak bahis kaçak bahis canlı bahis bahis bahis canlı bahis bursa escort kocaeli escort bursa escort bursa escort bursa escort eskişehir escort bursa escort bursa escort kayseri escort sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan ümraniye escort bayan webmaster forum